logo
04 EYLÜL 2026

Bir düşmanın devlet içinde yeniden tanımlanması

04.09.2026 00:00:00
 
Tarihte bazı dönüşümler, bir devletin kimi tasfiye ettiğinden çok, kimi yeniden tanımladığıyla anlaşılır.

Suriye'de bugün yaşanan gelişme tam da böyle okunmalıdır.

SDG'nin bağımsız askerî yapısının sona ermesi, yalnızca bir silahlı örgütün askerî kapasitesini kaybetmesi değildir. Daha büyük bir değişim söz konusudur.

Yıllarca Suriye devletinin dışında ayrı bir askerî ve siyasî alan oluşturan yapı, yeniden devlet merkezli bir düzenin içine çekilmektedir.

Bu dönüşümün en dikkat çekici sembolü ise Mazlum Abdi'nin Ahmed el-Şara tarafından danışman olarak görevlendirilmesidir.

Dün devlet düzeninin dışında silahlı bir yapının başında bulunan aktör, bugün devletin merkezindeki mekanizmanın içerisinde yer almaktadır.

Burada tarihin bize gösterdiği önemli bir gerçek var:

Devlet düzenleri yalnızca düşmanlarını yenerek kurulmaz.

Bazen eski rakiplerini yeni bir hukuk ve siyaset düzeni içinde yeniden tanımlayarak kurulur.

İşte Suriye açısından asıl sınav şimdi başlamaktadır.

Çünkü silahların susması bir sonuçtur. Asıl mesele, silahı bırakan insanların ve onları temsil eden toplumsal kesimlerin devlet içerisinde kendilerine meşru bir yer bulabilmesidir.

Eğer bu başarılırsa Suriye'deki dönüşüm sadece askerî bir başarı olmaz.

Bir devletleşme sürecine dönüşür. Fakat burada başka bir soru ortaya çıkar.

Devlet, dışarıdaki silahlı rakibini kendi çatısı altında yeniden tanımlayabiliyorsa, içerideki aykırı seslere nasıl yaklaşacaktır?

Hukukun üstünlüğü tam burada önem kazanır. Çünkü devlet ile iktidar aynı şey değildir. İktidarlar değişir. Devlet devam eder.

Bu nedenle iktidarın kendisine yönelik her eleştiriyi tehdit, her aykırı sesi düşman ve her muhalifi cezalandırılması gereken bir unsur olarak görmesi, uzun vadede devletin gücünü artırmaz.

Tam tersine, devlet ile iktidar arasındaki sınırı zayıflatır.

Suriye'nin önündeki mesele de yalnızca eski silahlı yapıların devlet içine alınması değildir.

Yeni devlet düzeninin hangi hukuk anlayışı üzerine kurulacağıdır.

Türkiye açısından da ders buradadır.

Bölgesinde güçlü bir devlet düzenini savunan Türkiye, gücün hukukla sınırlandırılmasının da savunucusu olmalıdır.

Çünkü gerçek devlet aklı, rakibini yok etmekten önce onu hukuk içinde tanımlayabilme kabiliyetidir.

Mazlum Abdi'nin Şam'daki yeni konumu bu nedenle yalnızca bugünün haberi değildir.

Bir dönemin kapandığını ve başka bir dönemin başladığını gösteren sembollerden biridir.

Şimdi tarih şu sorunun cevabını arayacaktır:

Yeni devlet düzenleri yalnızca silahları mı susturacak, yoksa farklı seslerin de hukuk içinde yaşayabileceği bir düzen mi kuracak?

Belki de yeni Ortadoğu'nun gerçek ölçüsü budur. Vesselam…
 
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.