Suudi liderliğindeki koalisyon, Mescid-i Nebevi’ye elektrik veren Taibah istasyonunun drone saldırısına uğradığını açıkladı
Suudi liderliğindeki koalisyon, Mescid-i Nebevi’ye elektrik veren Taibah istasyonunun drone saldırısına uğradığını açıkladı. Husiler ise bunu, kendilerine yöneltilen suçlamaları desteklemek için uydurulmuş bir “yalan” olarak nitelendirdi
Haber Merkezi





Söz konusu saldırı iddiası, Yemen'de çatışmaların şiddetlendiği bir dönemde gündeme geldi. Uluslararası alanda tanınan hükümete bağlı güçler, Husi hedeflerine yönelik saldırılar düzenlediklerini bildirdi; Husi kontrolündeki başkent Sana'da patlamalar duyulduğunu tanıklar aktardı.
Koalisyon, perşembe günü yaptığı açıklamada, Medine'deki Mescid-i Nebevi'ye elektrik sağlayan Taibah elektrik dağıtım istasyonunun bir insansız hava aracı tarafından vurulduğunu duyurdu.
Hz. Muhammed'in kabrinin bulunduğu ve Mescid-i Nebevi'ye ev sahipliği yapan Medine, Mekke ile birlikte İslam'ın en kutsal şehirlerinden biri olarak kabul ediliyor.
Koalisyon sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, Taibah elektrik dağıtım istasyonunun salı günü saat 05.11'de (03.11 CEST) bir drone tarafından hedef alındığını söyledi.
Maliki, yaptığı açıklamada, "Yetkili makamların yürüttüğü soruşturma ve topladığı deliller, olay sonrası inceleme ve kullanılan drone'un enkazına dayanarak, bu korkakça terör eyleminin planlanması ve icrasında terörist Husi milislerinin rolünü teyit etmiştir" dedi.
Koalisyon, olayda bir trafonun devre dışı kaldığını, bunun daha geniş elektrik şebekesini etkilemediğini bildirdi. Maliki, tesisin Mescid-i Nebevi'ye elektrik sağladığını vurguladı.
Maliki, "Medine'deki Mescid-i Nebevi'ye elektrik sağlayan sivil bir tesisi hedef alan bu korkakça terör eylemi, bu radikal milisin iki kutsal camiyi hedef alma girişimlerinin devamıdır" ifadesini kullandı.
Perşembe günü üst düzey bir Husi yetkili, hareketin İslami kutsal mekânları hedef aldığı yönündeki suçlamaları bir kez daha reddederek, bunların önceki iddiaları desteklemeyi amaçlayan bir "yalan" olduğunu söyledi. Açıklama, Husi kontrolündeki Saba haber ajansına dayandırıldı.
Grup, eylül ortasında Mekke'de, İslam'ın en kutsal mekânında drone saldırısı düzenledikleri yönündeki Riyad suçlamalarını sert bir dille geri çevirmişti.
Husi askeri sözcü Yahya Saree o dönemde, "Operasyonlarımız, kutsal bölgelerden çok uzakta bulunan petrol tesislerini ve askeri üsleri hedef alıyor" diyerek, "Suçlu Suud rejimi tarafından yayılan uydurmalar ve yalanlar kimseyi kandıramaz" ifadelerini kullanmıştı.
Müslümanların ibadet için yöneldiği Kabe'nin bulunduğu Mekke, İslam'ın en kutsal merkezi ve dinin beş şartından biri olan hac ibadetinin yapıldığı yer olarak kabul ediliyor.
Suudi Arabistan'ın iddiası, Yemen'de çatışmaların yoğunlaştığı bir dönemde geldi. Uluslararası alanda tanınan hükümetin ordusu, Sana, Saada ve Taiz'deki Husi hedeflerine hava saldırıları düzenlediğini açıkladı.
Bir sözcü, ordunun Sana'da "yüksek değerli" hedeflere yönelik bir operasyon yürüttüğünü ve Saada'da 11 hedefi vurduğunu söyledi.
Sözcü, Taiz'de Husilere ait "entegre bir askeri sistemin" 27 hava saldırısıyla hedef alındığını sözlerine ekledi.
Sana'yı ve Yemen'in Kızıldeniz kıyısının büyük bölümünü kontrol eden Husiler, krallığın 2015'te Yemen iç savaşına müdahil olmasından bu yana defalarca Suudi Arabistan'a yönelik drone ve füze saldırıları düzenledi.
Mekke ya da Medine'yi hedef alan herhangi bir saldırının doğrulanması, failleri, Şii ve Sünni fark etmeksizin, neredeyse bütün İslam dünyasının gözünde kabul edilemez kılacaktır.
Ankara 'provokatif saldırıları' kınadı
Türkiye, söz konusu saldırı iddiasını sert bir dille kınayarak Suudi Arabistan'a destek verdi.
Dışişleri Bakanlığı, "Medine'deki sivil altyapıya yönelik Husi saldırısını güçlü bir şekilde kınıyoruz" açıklamasını yaptı.
"Suudi Arabistan'ın egemenliğini ve güvenliğini tehdit eden ve İslam dünyasının kutsal değerlerini hedef alan bu provokatif saldırılar derhal ve kayıtsız şartsız sona ermelidir."
Türkiye, Suudi Arabistan'a yönelik "güçlü desteğini" yinelediğini belirterek, daha fazla tırmanmanın önlenmesi için adımlar atılması çağrısında bulundu.
Katar da saldırıyı kınadı. Doha'dan yapılan açıklamada, saldırı "İslami kutsal mekânların dokunulmazlığına ağır bir saldırı", Suudi egemenliğinin ve uluslararası hukukun ihlali olarak nitelendirildi.
Katar, Riyad'la "tam dayanışma" içinde olduğunu vurgulayarak, krallığın güvenliğinin Körfez'in güvenliğinin ayrılmaz parçası olduğunu belirtti.
Arap Devletleri Ligi de saldırıyı kınayarak, olayın "kabul edilemez bir aşırılık" olduğunu söyledi.
Örgüt, saldırının "dünya genelindeki Müslümanların duygularını tahrik ettiğini" ve tehlikeli bir tırmanma anlamına geldiğini belirtti.
Kahire merkezli Sünni İslami eğitim kurumu El-Ezher de olayı kınayarak, "Medine'yi hedef almak dünya Müslümanlarının duygularını tahrik etmektedir" açıklamasını yaptı.
Husiler, tarihsel olarak Yemen'in kuzeyine kök salmış, hem İran'da hâkim olan On İmam Şiiliği'nden hem de Suudi Arabistan'ın Vahhabi etkili Sünni geleneğinden teolojik açıdan farklı, Zeydi Şii Müslümanlardan oluşuyor.
Resmi adı Ensarullah olan grup, Tahran'ın sözde "Direniş Ekseni" ile bağlantılı; Lübnan'daki Hizbullah, Gazze'deki Hamas ve Irak'taki milisler gibi, bölgedeki çeşitli ülkelerde faaliyet gösteren ve farklı düzeylerde İran Devrim Muhafızları Ordusu tarafından desteklenen, eğitilen ve silahlandırılan militan yapılarla gevşek bir ağ oluşturuyor.















































































