logo
03 EKİM 2026

Tarihe ücretli ziyaret

10.04.2004 00:00:00
 
Müze Müdürü Ahmet Erdönmez, Bursa'nın M.Ö 5000 yılına uzanan tarihini ve bugününü, dokümanların yanı sıra görsel obje ve animasyonlarla yansıtan "Bursa Kent Müzesi"ni, açıldığı 14 Şubat tarihinden beri çoğunluğu öğrenci yaklaşık 160 bin kişinin ziyaret ettiğini bildirdi. Müzeyi günde ortalama 2 bin kişinin ziyaret ettiğini, ancak sayının hafta sonu 3-4 katına çıktığını anlatan Erdönmez, teknolojinin nimetlerinin de sunulduğu müzeyi gezenlerin şaşkınlık ve beğenilerini dile getirdiklerini söyledi.

Mumdan heykellere büyük ilgi

Ziyaretçilerin Osman Bey'in de aralarında bulunduğu Osmanlı Devleti'ni Bursa'dan yöneten 6 padişahın mumdan heykellerini çok beğendiklerini ifade eden Erdönmez, en çok ilgiyi müzenin bodrum katında bulunan, arabacılık, keçecilik, kalaycılık, bıçakçılık, at arabacılığı, semercilik, kebapçılık, ipekçilik gibi kentin geleneksel ticaret hayatının özgün dekor ve canlandırmalarla tanıtıldığı "Tarihi Esnaf Çarşısı"nın çektiğini belirtti. Erdönmez, "Ziyaretçilerin en çok etkilendikleri yer bu çarşı" dedi.

Tanıtım için ücretsizdi

Erdönmez, müzenin tanıtımı için başlangıçta "Bir süreliğine" vatandaşlardan ücret alınmamasının kararlaştırıldığını, ancak hem müzeye daha fazla sahip çıkılacağına inandıkları hem de bazı giderlerin karşılanması için 13 Nisan Salı gününden itibaren girişte ücret alınacağını kaydetti. Vatandaşlar için bir milyon, öğrenciler için ise 500 bin lira olarak belirlenen müze bilet fiyatlarının, öğrencilerin grup ziyaretlerinde kişi başına 250 bin lira olacağını anlatan Erdönmez, müzenin geçici sergi mekanı olarak kullanılan koridorlarda sergilenen "Naim Arnas Osmanlı Koleksiyonu" ve "Bursa fotoğrafları"nın yerine, Nisan ayı ortalarında kendisine ait "Derviş Çeyizi" ile "Osmanlı ve Bursa Haritaları" sergilerinin açılacağını sözlerine ekledi.

Yemekten sonra gözleriniz kapanıyorsa, aman dikkat!


 
Türkiye'de her 4 kişiden birinde insülin direnci görülüyor. İnsülin direnci, kendini bel çevresinde genişleme, sık acıkma, yemeklerden sonra uyku isteği, sürekli susama hissi gibi bazı sinyallerle gösteriyor.

03.10.2026 00:49:00
Murat Çorbacı
 
 Yemekten sonra gözleriniz kapanıyorsa, aman dikkat!
 Yemekten sonra gözleriniz kapanıyorsa, aman dikkat!

İnsülin direnci, vücudun kan şekerini düzenleyen insülin hormonuna karşı duyarlılığının azalmasıyla ortaya çıkıyor. Sağlıksız beslenme, hareketsiz yaşam tarzı ve fazla kilo gibi nedenlerle ülkemizde her 4 kişiden birinde insülin direnci görüldüğünü belirten İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Emrah Turunç, "İnsülin direnci çoğu zaman sessiz ilerleyen bir sorun olsa da, bel çevresinde genişleme, sık acıkma, yemeklerden sonra uyku isteği, sürekli susama hissi gibi bazı sinyallerle de kendini gösterebilir. Bunların hiçbiri tek başına insülin direncinin kanıtı olmadığı için, kişinin mutlaka bir hekim tarafından değerlendirilmesi gerekir. Çünkü erken tanı ve tedavi, ileride gelişebilecek tip 2 diyabet riskinin azaltılmasına yardımcı olabilir" dedi. Dr. Turunç, insülin direncinin 6 sinyalini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Bel çevresiniz genişliyorsa

Göbek çevresinde yağlanma, insülin direnci açısından dikkate alınması gereken önemli işaretlerden biridir. Özellikle iç organların çevresinde biriken yağ dokusu metabolik açıdan daha fazla risk taşır. Kilo artışıyla birlikte bel çevresinde genişleme, hareketsiz yaşam ve ailede diyabet öyküsü de varsa, metabolik durumunuzun değerlendirilmesi gerekir. Ancak bel çevresi tek başına tanı koydurmaz; diğer risk faktörleriyle birlikte ele alınmalıdır.

Yemekten kısa süre sonra yeniden acıkıyorsanız

Bazı kişiler insülin direnciyle birlikte öğünlerden kısa süre sonra yeniden acıktıklarını ve gün içerisinde daha sık yemek yeme ihtiyacı duyduklarını ifade edebiliyorlar. Porsiyonlarınız yeterli olmasına rağmen sürekli açlık hissediyorsanız, özellikle yoğun karbonhidrat içeren öğünlerin ardından açlık hissiniz tekrarlıyorsa bu durumu önemsemek gerekir.

Yemekten sonra gözleriniz kapanıyorsa…

Yemek sonrasında hafif rehavet çoğumuzun yaşadığı normal bir durum olabilir. Özellikle ağır ve yüksek kalorili öğünlerden sonra bu durum daha fazla hissedilebilir. Ancak her öğünden sonra belirgin halsizlik, uyku hali ve enerji düşüklüğü yaşanması; özellikle kilo artışı, sık acıkma veya kan şekeri yüksekliği gibi başka bulgular da varsa dikkate alınmalıdır.

Tatlıya karşı koyamıyorsanız

Tatlı ve karbonhidratlı yiyeceklere yönelik yoğun istek, insülin direncinde en sık dile getirilen yakınmalardan biridir. Ancak uzun süre aç kalmak, düzensiz beslenmek, yetersiz uyumak, stres gibi etkenler de tatlı isteğini artırabilir. Bu nedenle tatlı ve karbonhidratlı yiyeceklere yönelik aşırı tüketim isteği sadece insülin direncine bağlanamaz. Sık acıkma, kilo artışı ve bel çevresinde genişleme gibi başka belirtiler de eşlik ediyorsa hekime başvurulmalıdır. 

Boyun ve koltuk altınız koyulaştıysa

Cilt değişikliği, insülin direnci açısından diğer yakınmalara göre daha dikkat çekici bulgulardan biridir. Boyun, koltukaltı veya kasık bölgesinde cildin koyulaşması ve kalınlaşması şeklinde ortaya çıkabilir. Özellikle fazla kilolu kişilerde böyle bir değişiklik fark edildiğinde kan şekeri metabolizmasının değerlendirilmesi gerekir.

Kan yağlarınız yüksekse

İnsülin direnci yalnızca kan şekeriyle ilgili bir durum değildir. Trigliserid yüksekliği, HDL kolesterol (iyi kolesterol) düşük olması, yüksek tansiyon ve bel çevresinde yağlanma bir arada görülebilir. Kilonuz, bel çevreniz, tansiyonunuz, kan şekeriniz ve kan yağlarınızın bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekir. Birden fazla risk faktörünün aynı anda bulunması, metabolik açıdan daha dikkatli olunması gerektiğini gösterir. 

'Şekerim sınırda' deniyorsa

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Emrah Turunç, insülin direncinin uzun süre kan şekeri normalmiş gibi görünerek ilerleyebildiğini ancak zamanla prediyabetin ortaya çıkabildiğini belirterek, şunları söyledi: "Zamanla pankreasın artan insülin ihtiyacını karşılaması zorlaştığında kan şekeri yükselmeye başlayarak prediyabet ortaya çıkabilir. Bu nedenle açlık kan şekeri veya üç aylık şeker ortalamasını gösteren HbA1c değerlerinin prediyabet aralığına gelmesi önemli bir uyarıdır. Prediyabet, 'henüz diyabet değilim, dolayısıyla sorun yok' anlamına gelmez. Tam tersine diyabet riskinin ufukta görünmeye başladığı, yaşam tarzı değişiklikleri ve uygun takip ile müdahale edilmesi gereken kritik bir dönemdir."

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 20 şüpheliye tutuklama talebi

İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında gözaltına alınan 20 şüpheli tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi

03.10.2026 00:20:00
AA
 
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 20 şüpheliye tutuklama talebi
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 20 şüpheliye tutuklama talebi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında gözaltına alınan 20 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Zanlılar sağlık kontrolünün ardından Çağlayan'daki İstanbul Adliyesine getirildi.

Sevk edilen 20 şüphelinin isimleri şöyle:

"Ali Serhat Tüzün, Ali Yöney, Alper Tunga Sagu Burak, Burak Sevindik, Fırat Kerim Ersoy, Gökhan Koçyiğit, Gürsel Akça, İdris Çakır, Jeremy Etienne Debost, Tahir Fatih Mutlu, Mücahit Acaralp, Nil Özalp, Tuncer Köklü, Yasemin Yavuz Koçyiğit, Ali Göl, Hüseyin Emre Güner, İhsan Çimen, Mesut Yalım, Osman Sungur ve Erol Demirbaş"

Savcılıktaki ifadeleri tamamlanan şüphelilerin tamamı tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temin edilmesi talep edilmişti.

Müzekkerede, şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, bunların 2024'ten bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi istenmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturmada, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi tutuklanmıştı.

Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya, savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan da tutuklanmıştı.

Soruşturmanın devamında Tera Yatırım Üst Yöneticisi (CEO) Emir Münir Sarpyener ve Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel'in de arasında olduğu 53 şüphelinin daha tutuklanmasına karar verilmişti.

Böylece soruşturmada tutuklananların sayısı 65'e ulaşmıştı. 

5 işçinin öldüğü göçük faciasında 9 gözaltı

Manisa'nın Soma ilçesinde 5 işçinin hayatını yitirdiği, 2 işçinin de yaralandığı maden göçüğüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, maden şirketinin genel müdürünün de aralarında bulunduğu 9 yönetici gözaltına alındığı öğrenildi

02.10.2026 17:10:00
Haber Merkezi
 
5 işçinin öldüğü göçük faciasında 9 gözaltı
5 işçinin öldüğü göçük faciasında 9 gözaltı
Soma'da faaliyet gösteren İmbat maden ocağında meydana gelen göçüğün ardından başlatılan adli süreç çok yönlü olarak devam ediyor.

Adalet Bakanlığınca görevlendirilen 3 Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürüttüğü soruşturma kapsamında olayda sorumluluğu ve ihmali olabileceği değerlendirilen şirket yetkilileri hakkında gözaltı kararı verildi.

Aralarında işletmeci maden şirketinin genel müdürünün de bulunduğu 9 yöneticinin gözaltına alındığı öğrenildi.



Ölen işçiler son yolculuklarına uğurlandı


Manisa'nın Soma ilçesindeki maden işletmesinde meydana gelen göçükte yaşamını yitiren işçilerden Kerim Ören Kırkağaç ilçesinde, Halit Ersay ise Denizli'de son yolculuklarına uğurlandı.

Ören'in (37) cenazesi, İzmir Adli Tıp Kurumundaki otopsi işlemlerinin ardından Karakurt Mahallesi'ndeki Merkez Camisi'ne getirildi.

Burada öğle vakti kılınan cenaze namazının ardından Kerim Ören'in cenazesi mahalle mezarlığında defnedildi.

Cenaze törenine, Ören'in yakınlarının yanı sıra Manisa Valisi Vahdettin Özkan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Faruk Özçelik, AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan ve mahalle sakinleri katıldı.

Evli ve iki çocuk babası olan Ören'in 2010'dan bu yana madende çalıştığı ve emekli olmayı düşündüğü öğrenildi.


Halit Ersay'ın cenazesi memleketi Denizli'de defnedildi


Göçükte yaşamını yitiren Halit Ersay'ın (37) cenazesi, otopsi işlemlerinin ardından yakınlarına teslim edildi.

Ersay'ın Denizli'nin Çameli ilçesi Kirazlıyayla Mahallesi'ndeki evine getirilen cenazesi, helallik alınmasının ardından mahalle camisine taşındı.

Halit Ersay'ın naaşı kılınan cenaze namazının ardından mahalle mezarlığında toprağa verildi.

Cenaze törenine, baba Ramazan Ersay, aile yakınları ve Çameli Kaymakamı Mustafa Çelik, Belediye Başkanı Cengiz Arslan ve mahalleli katıldı.

Evli ve 3 çocuk babası olduğu belirtilen Ersay'ın 2017 yılında işe başladığı ve 10 gün önce memleketindeki ailesini ziyarete geldiği öğrenildi.

Öte yandan, ölen diğer işçiler Ramazan İnce'nin Balıkesir'de, Ömer Karakaya'nın Manisa'nın Kırkağaç ilçesinde ve İsa Olcay'ın Kütahya'da son yolculuklarına uğurlanacağı belirtildi.

Manisa'nın Soma ilçesinde bir madende dün öğle saatlerinde göçük meydana gelmiş, toprak altında kalan 7 işçiden 2'si kurtarılmış 5 işçinin cansız bedenlerine ulaşılmıştı.

Denizolgun soruşturmasında şok gelişme

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada çok konuşulacak bir perde aralandı. Savcılık, cinayet iddialarını aydınlatabilecek mesaj, fotoğraf ve notların yer aldığı cep telefonunun kasten ortadan kaldırıldığını belirledi. Olayla ilgili 3 ayrı kamu davası açılırken, Kuriş ailesinden iki ismin 5 yıla kadar hapsi isteniyor

02.10.2026 16:10:00
Haber Merkezi
 
Denizolgun soruşturmasında şok gelişme
Denizolgun soruşturmasında şok gelişme
7 Eylül 2016 tarihinde Beykoz'daki çiftliğinde ölü bulunan eski Ulaştırma Bakanı ve Süleymancılar cemaatinin eski lideri Arif Ahmet Denizolgun'un şüpheli vefatına dair yürütülen geniş çaplı soruşturma yeni bir boyut kazandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından yürütülen "kasten öldürme" soruşturması kapsamında, davanın en kritik materyali olan cep telefonunun akıbeti netleşti.

Savcılık tarafından hazırlanan ve mahkemece kabul edilen iddianameye göre, Denizolgun'un ölümünün ardından olay yerinden muhafaza altına alınan ve üzerinde hiçbir teknik ya da bilirkişi incelemesi yapılmayan cep telefonu aile bireyleri tarafından yok edildi.


Telefonun ortadan kaybolma kronolojisi iddianamede


Haber kaynaklarından edinilen bilgilere göre, telefonun adli emanetten yok edilme sürecine dair detaylar adım adım deşifre edildi.

Denizolgun'un vefatının ardından olay yerinden alınan cep telefonu üzerinde parmak izi incelemesi yapıldı ve cihaz Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturma dosyasına gönderildi.

Daha sonra başlayan miras (tereke) işlemleri kapsamında telefon, İstanbul Anadolu 13. Sulh Hukuk Mahkemesi'ne ulaştırıldı.

Mahkeme, 4 Mayıs 2017 tarihli kararıyla söz konusu telefonu diğer kişisel eşyalarla birlikte eski bakanın kız kardeşi Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş'e teslim etti.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ve Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın derinleştirdiği soruşturmalarda, telefonun izine bir daha rastlanamadı. Emniyetin yaptığı IMEI sorgulamaları ve fiziksel aramalara rağmen cihaz bulunamayınca, 30 Eylül tarihli tutanakla telefonun resmen "kayıp" olduğu ve yok edildiği kayda geçirildi.


"Telefondaki mesajlar ve notlar cinayeti aydınlatabilirdi"


Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, hazırladığı iddianamede yok edilen telefonun önemine dikkat çekti. Metinde, maktul Arif Ahmet Denizolgun'un telefonunda ele geçirilebilecek olası mesaj içerikleri, fotoğraflar ve kişisel notların olayın bir "kasten öldürme" vakası olup olmadığını kanıtlayacak nitelikte hayati birer delil olduğu vurgulandı.

Teknik analiz yapılmadan telefonun ortadan kaldırılmasının, doğrudan suç delillerini gizleme amacını taşıdığı ifade edildi.


Kuriş ailesine 5 yıla kadar hapis istemi


Soruşturma kapsamında, başka bir suçtan dolayı tutuklu bulunan Alihan Kuriş'in annesi Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş ve kardeşi Hilmi Tuna Kuriş hakkında kamu davası açıldı.

Tanık avukatların ifadelerine göre, mahkemeden çuvalla teslim alınan tereke eşyaları Hilmi Tuna Kuriş'in yönlendirmesiyle Kısıklı'daki eve götürülerek bir çalışana teslim edildi. Hilmi Tuna Kuriş ifadesinde telefonu kendisinin aldığını kabul ederken; anne Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş eşyalarla şahsen ilgilenmediğini savundu. Ancak savcılık, mahkeme kararıyla eşyayı bizzat teslim alan annenin adli muhafazadan hukuken sorumlu olduğunu kaydetti.

Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede, anne ve oğul hakkında "Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" (TCK 281/1) suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.


Soruşturma genişliyor: 3 ayrı kamu davası, 6 şüpheli


Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüne ilişkin yürütülen ana soruşturma sadece kayıp telefonla sınırlı değil. Savcılık, sürece ilişkin farklı suçlamalarla toplam 3 ayrı kamu davası açmış durumda. Davalarda, aralarında "yalan tanıklık" suçlamasıyla tutuklanan eski bakanın özel doktoru Nurettin Demirkol ile sahte rapor düzenledikleri iddia edilen 3 Adli Tıp Kurumu (ATK) görevlisinin de bulunduğu toplam 6 kişi yargılanıyor.

Daha önce Adli Tıp raporlarındaki çelişkiler ve yastıkla boğulma şüpheleri nedeniyle mezarı açılarak (fethi kabir) inceleme yapılan Denizolgun dosyası, delil niteliğindeki telefonun da yok edildiğinin kesinleşmesiyle önümüzdeki günlerde yargıda çok daha büyük tartışmaları beraberinde getireceğe benziyor.

Güngören'de tramvay ters dönüş yapan minibüse çarptı

İstanbul'un Güngören ilçesinde ters yönden dönüş yapan ticari minibüse tramvay çarptı. Kazada 4 kişi yaralandı

02.10.2026 14:11:00 / Güncelleme: 02.10.2026 14:13:57
İHA
 
Güngören'de tramvay ters dönüş yapan minibüse çarptı
Güngören'de tramvay ters dönüş yapan minibüse çarptı
Kaza, saat 11.00 sıralarında Güngören Abdi İpekçi Caddesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sürücüsünün kimliği henüz öğrenilemeyen 34 M 4556 plakalı ticari minibüs, ters yönden dönüş yaptığı sırada tramvayla çarpıştı.

Çarpışmanın etkisiyle minibüs savruldu. Kazada 4 kişi yaralanırken, ihbar üzerine bölgeye ekipler sevk edildi.

Sağlık ekiplerinin olay yerinde yaptığı ilk müdahale sonrası yaralılar ambulanslar ile hastaneye kaldırıldı.



Görüntülerde, tramvayın minibüse çarptığı ve minibüsün çarpmanın etkisiyle savrulduğu görüldü.

Dönüşü olmayan yerden dönüş yapıldığını ifade eden Ömer Aydın, "Burada sürekli aynı kazalar oluyor. Buradaki problemi çözsünler. Yol tramvayın yolu. Kırmızı ışık yanarken bunlar buradan dönüyor. Burada devamlı haftada 2-3 defa kaza oluyor. Buranın problemini çözsünler. Vatandaşa yazık günah değil mi" şeklinde konuştu.

Kaza ile ilgili inceleme sürüyor.

Doktor Özlem Gültekin Çelik'in ölümüne ilişkin 5 kişi gözaltına alındı

Spiker Erhan Çelik'in boşanma aşamasındaki eşi doktor Özlem Gültekin Çelik'in hayatını kaybetmesine ilişkin olayda 5 kişi gözaltına alındı. Şüphelilerin Çelik'in ölümüne neden olan maddeleri temin ettiği belirlendi

02.10.2026 13:57:00
İHA
 
Doktor Özlem Gültekin Çelik'in ölümüne ilişkin 5 kişi gözaltına alındı
Doktor Özlem Gültekin Çelik'in ölümüne ilişkin 5 kişi gözaltına alındı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Kaçakçılık, Narkotik Suçları Soruşturma Bürosu koordinesinde, spiker Erhan Çelik'in doktor olan eşi Özlem Gültekin Çelik'in 13 Ağustos'ta vefat etmesine ilişkin yürütülen soruşturma sürüyor.

Bu kapsamda kesin ölüm sebebinin tespiti amacıyla yapılan otopsi sonucu Çelik'in yüksek dozda propofol (genel anestezi) indüksiyonu sonucu vefat ettiği belirlendi.

Alınan gizli tanık beyanları ve cep telefonları üzerinde yapılan incelemeler sonucu olay günü Çelik'in ölümüne neden olan maddeleri temin ettiği belirlenen şüphelilere yönelik operasyon düzenlendi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesine verilen talimat doğrultusunda şüpheliler Ç.K, F.A, H.Ç, H.Y ve P.Ç gözaltına alındı.

Olaya ilişkin yürütülen soruşturma sürüyor.

Denizolgun'un ölümüne ilişkin 6 zanlı hakkında 3 ayrı dava

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, özel doktoru ile Adli Tıp Kurumu (ATK) görevlilerinin de aralarında olduğu 6 şüpheliye ilişkin farklı suçlardan 3 ayrı kamu davası açıldı

 

02.10.2026 11:42:00
Anadolu Ajansı
 
Denizolgun'un ölümüne ilişkin 6 zanlı hakkında 3 ayrı dava
Denizolgun'un ölümüne ilişkin 6 zanlı hakkında 3 ayrı dava

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Bürosunca, Arif Ahmet Denizolgun'un 7 Eylül 2016'daki vefatına ilişkin iddialar üzerine başlatılan soruşturma devam ediyor.

Elde edilen yeni deliller çerçevesinde, Denizolgun'un tutuklanan özel doktoru N.D. hakkında "yalan tanıklık", Adli Tıp Kurumu görevlileri İ.Ç, Ç.K. ve S.Ç. hakkında "belgede sahtecilik", şüpheliler A.G.D.K. ve H.T.K. hakkında ise "suç delillerini yok etme" suçlarından ayrı ayrı kamu davası açıldığı öğrenildi.

Şüpheli ölüm iddiasına ilişkin de soruşturmanın çok yönlü devam ettiği belirtildi.

Ne olmuştu?

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığından 18 Ağustos'ta yapılan açıklamada, Eylül 2016'da vefat eden Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünün ve otopsi işlemlerinin şüpheli olduğuna ilişkin iddia ve şikayette bulunulduğu, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ilgili hükümlerince maktulün gerçek ölüm sebebinin tespitine ilişkin yeniden inceleme yapılabilmesi amacıyla fethi kabir kararı alındığı kaydedilmişti.

Karar doğrultusunda başsavcı vekili, cumhuriyet savcısı, İstanbul Adli Tıp Kurumu uzmanları ve olay yeri inceleme ekipleri 19 Ağustos'ta Denizolgun'un kabrine gelmiş, görevlilerce açılan mezardan Denizolgun'un cesedine ait parçalar alınıp incelenmek üzere nakil aracıyla Adli Tıp Kurumuna götürülmüştü.

Mezardan çıkarılan örnekler, işlemlerin ardından 20 Ağustos'ta yeniden kabre konulmuştu.

Başsavcılıktan 26 Ağustos'ta yapılan açıklamada ise Denizolgun'un otopsisinde "şüpheli ölüm" tespiti yapıldığı, Alihan Kuriş'in de aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında "adam öldürme" suçundan soruşturmanın sürdürüldüğü bildirilmişti.

Denizolgun'un mezarının açılması sonrası yapılan ön inceleme neticesinde elde edilen bilgi ve belgeler, raporlama yapılması için Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kuruluna gönderilmişti.

Soruşturma kapsamında daha önce tanık sıfatıyla ifade veren N.D. hakkında "yalan tanıklık" suçundan soruşturma başlatılmıştı. Gözaltına alınan şüpheli N.D. tutuklanmıştı.

Ayrıca, Denizolgun'un ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmayla ilgili sosyal medyada gerçeğe aykırı ve manipülatif içerikler yayımlayan kişiler hakkında resen soruşturma başlatıldığı bildirilmişti. 

Eyüpsultan Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen dahil 28 kişi gözaltına alındı

Eyüpsultan Belediyesi'ne yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında sabah saatlerinde operasyonda CHP'li Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen gözaltına alındı

02.10.2026 11:20:00
Haber Merkezi
 
Eyüpsultan Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen dahil 28 kişi gözaltına alındı
Eyüpsultan Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen dahil 28 kişi gözaltına alındı
Eyüpsultan Belediyesi'ne yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında sabah saatlerinde operasyonda CHP'li Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen gözaltına alındı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada 23'ü kamu görevlisi toplam 28 kişi gözaltına alındı.

Eyüpsultan Belediyesi'nde arama işlemleri yapıldı.

Mithat Bülent Özmen kimdir?
Mithat Bülent Özmen Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde siyaset bilimi ve kamu yönetimi okudu.

Ardından Avrupa Birliği Jean Monnet bursuyla University of Kent, Brussels School of International Studies'de uluslararası ilişkiler yüksek lisansı yaptı.

Özmen'in bankacılık ve finans üzerine doktorası bulunuyor.

1992 yılında Dışişleri Bakanlığı'nda çalışmaya başlayan Özmen, 1994'de Türkiye İş Bankası Teftiş Kurulu'na katıldı.

Banka ve finans kuruluşlarının yanı sıra reel sektörde üst düzey yöneticilik yaptı.

Doğal Gaz İthalatçıları Derneği (GAZİD) yönetim kurulu başkanlığı yaptı.

2019'da İGDAŞ'ta CEO ve yönetim kurulu üyesi olarak göreve başladı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Enerji Grup Başkanlığı yaptı.

Özmen üniversitelerde MBA ve yüksek lisans programlarında konut politikaları, risk yönetimi, finansal piyasalar ve finansal yönetim üzerine ders veriyor.

Özmen, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde CHP'den Eyüpsultan Belediye Başkanı seçildi.

KPSS sınavı için nüfus müdürlükleri pazar günü açık olacak

Kamu Personel Seçme Sınavı'nın (2026-KPSS) ön lisans oturumu dolayısıyla belirlenen nüfus müdürlükleri 4 Ekim Pazar günü açık olacak

 

02.10.2026 10:47:00 / Güncelleme: 02.10.2026 13:37:21
Anadolu Ajansı
 
KPSS sınavı için nüfus müdürlükleri pazar günü açık olacak
KPSS sınavı için nüfus müdürlükleri pazar günü açık olacak

Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, sınav günü açık olacak nüfus müdürlüklerinde işlemlerin randevusuz gerçekleştirileceği belirtildi.

Sınava girecek adaylara başarı dilenen açıklamada, açık olacak nüfus müdürlüklerinin listesine ÖSYM'nin internet sitesinden ulaşılabileceği bildirildi.

Fon soruşturmasında dikkat çeken gelişme

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Borsa İstanbul'daki bazı hisselerde fonlar aracılığıyla manipülatif işlemler yapıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturmada dikkat çeken bir gelişme yaşandı

02.10.2026 10:10:00
Haber Merkezi
 
Fon soruşturmasında dikkat çeken gelişme
Fon soruşturmasında dikkat çeken gelişme
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Borsa İstanbul'daki bazı hisselerde fonlar aracılığıyla manipülatif işlemler yapıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturmada dikkat çeken bir gelişme yaşandı.

AKP Genel Başkan Yardımcısı ve eski bakan Hayati Yazıcı'nın oğlu Mustafa Yazıcı'nın mal varlığına yönelik tedbir kararı aynı gün içerisinde kaldırıldı. Yazıcı hakkında ise yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi.

Başsavcılığın daha önceki yazışmalarında, soruşturma kapsamında aralarında Mustafa Yazıcı'nın da bulunduğu kişilerin mal varlıklarını azaltabilecek devir, satış, bağış, hesap kapatma, yüksek miktarda nakit çekme ve para transferi gibi işlemlerinin durdurulması istenmişti. Tedbirin eş ve çocukları da kapsayacak şekilde geniş tutulduğu aktarılmıştı.

Ancak Mustafa Yazıcı'nın ifadesinin alınmasının ardından yapılan değerlendirmede, Yazıcı ile birlikte 5 kişi hakkındaki mal varlığı tedbirlerinin kaldırılmasına karar verildi. Savcılığın ilgili yazısında gerekçe olarak alınan ifadeler ve toplanan diğer delillerin değerlendirilmesi gösterildi.

YURT DIŞI YASAĞI DEVAM EDİYOR

Tedbirin kaldırılması, soruşturmanın tamamen sona erdiği anlamına gelmiyor. Mustafa Yazıcı hakkında yurt dışına çıkış yasağı uygulanıyor.

TBMM'nin 1 Ekim 2026'daki açılışının ardından gazeteciler, oğlu Mustafa Yazıcı hakkında verilen yurt dışına çıkış yasağını sordu. Hayati Yazıcı soruya: 'Açıklayacağım' cevabını verdi.

GÜRLEK: "HİÇ KİMSE KANUNLARIN YAPTIRIMINDAN MUAF OLAMAZ"

Tam da bu gelişmenin tartışıldığı günlerde Adalet Bakanı Akın Gürlek'in sözleri yeniden gündeme geliyor.

Gürlek, 7 Eylül 2026'daki Adli Yıl Açılış Programı'nda şu ifadeleri kullandı: "Hukuk karşısında herkes eşittir ve hiç kimse kanunların yaptırımından muaf olamaz. Adalet, herkese lazım olan can suyudur. Hiç kimse kendisini imtiyazlı veya ayrıcalıklı bir konumda göremez."

Bu sözler, Mustafa Yazıcı hakkında uygulanan tedbirin saatler içerisinde kaldırılması nedeniyle yeni bir tartışmanın önünü açtı.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.