logo
28 EYLÜL 2026

Tekstil sektörü umutlu

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), Türkiye tekstil ve hazır giyim sektörünün iki duayen ismini üyeleriyle buluşturdu. LC Waikiki Yönetim Kurulu Başkanı Vahap Küçük, Damat, Tween ve D'S Damat markalarını bünyesinde barındıran Orka Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu ve BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay'ın katılımıyla düzenlenen 'Tekstil Sektöründe Gelecek Vizyonu' toplantısında pandeminin sektöre etkileri ve gelecek stratejileri değerlendirildi

30.05.2021 18:23:00
 
Tekstil sektörü umutlu
Tekstil sektörü umutlu
BTSO'nun yeni ekonomide firmaların yol haritalarını belirlemek üzere düzenlediği sektörel vizyon toplantılarında, stratejik önemi ve istihdama katkısıyla Türkiye ekonomisinin lokomotifi olan tekstil sektörü ele alındı. Deneyimli gazeteci Vahap Munyar'ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen toplantıda BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, LC Waikiki Yönetim Kurulu Başkanı Vahap Küçük ile Orka Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu tekstil ve hazır giyim sektörünün mevcut durumunu ve gelecek stratejilerini değerlendirdi. Pandemi nedeniyle Avrupa'da birçok firmanın gelecek dönem için yeterli düzeyde üretim yapmadığını belirten sektörün duayen isimleri, Türk tekstil, hazır giyim ve perakende markaları için yılın ikinci yarısı itibariyle önemli bir fırsat döneminin başlayabileceğine dikkati çekti.

'Küresel ekonomi yeniden şekilleniyor'

BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, pandemi ile birlikte küresel ekonominin baştan sona yeniden şekillendiği bir dönemin başladığını söyledi. Tedarik zincirinde bölgesel çözümlerin ön planda olduğu bu yeni dönemin aynı zamanda yapay zeka ve dijital dönüşüm eksenli tekstil uygulamalarının önemini daha da artırdığını kaydeden Burkay, 'Endüstri 4.0'a uyumlu altyapısı bulunan ve üretim süreçlerinde dijitalleşmeyi önemseyen tekstil firmalarımız önemli bir rekabet avantajı sağladı. Diğer taraftan Yeşil Mutabakat konusunda yapılan çalışmalar da üretim ve ticaret sahasında köklü bir değişim ve dönüşümün yolunu açıyor. Yapılan düzenlemeler, yenilenebilir enerji, atık yönetimi ve emisyonların kontrolü konusunda hızla harekete geçmemize işaret etmektedir. KOBİ ölçeğindeki firmalarımızın tek başına üstesinden gelmekte zorlanacakları bu değişimin de kamu tarafından desteklenmesi özel sektörümüzün en önemli beklentisidir' dedi.

Tekstil ve hazır giyimde ana oyuncuların stratejilerinin çok önemli olduğunu ifade eden Başkan Burkay, Vahap Küçük ve Süleyman Orakçıoğlu'nun katılımcılar için ders niteliğinde çok güzel mesajlar verdiklerini belirterek, sektörel vizyon toplantılarına devam edeceklerini bildirdi.

'Pandemi ve kurdaki dalgalanma sektörü zorladı'

LC Waikiki Yönetim Kurulu Başkanı Vahap Küçük, 2000'li yıllarda alışveriş merkezi yatırımlarıyla birlikte perakende sektöründe yaşanan hızlı gelişim sürecinin 2018 yılına kadar sürdüğünü belirtti. Küçük, 'Türkiye'de perakende hızlı büyümesine rağmen sektörde sermaye birikimi yeterli kadar oluşmadı. Yatırımlar daha çok krediyle yapılıyordu. Ekonomide güneşli bir hava olduğu için bu yönetilebiliyordu. Ancak 2018 yılında başlayan döviz kurlarındaki yüksek dalgalanma ve bir yılı aşkın süredir devam eden pandemi süreci sektörü zorlamaya başladı. LC Waikiki olarak 2010 yılında verdiğimiz yurt dışına açılma kararı bu dönemde bizi biraz rahatlattı. 2020 yılı Mart ayında Türkiye'de kapanma başlamışken, yurt dışında birçok ülkede bizim faaliyetlerimiz devam ediyordu' dedi.

'E-ticarette 6 ayda 2023 hedefimize ulaştık'

Pandemi ile birlikte e-ticaret alanında yaşanan gelişmelere değinen Vahap Küçük, firma olarak pandeminin ilk 6 aylık döneminde 2023 yılı e-ticaret hedeflerini yakaladıklarını anlattı. Vahap Küçük, 'Pandemi öncesinde hazır giyimde e-ticaretin payı yüzde 7 ila 10 arasındaydı. Pandemi sonrasında ise tek kanal e-ticaret haline geldi. İnsanlar daha çok evde vakit geçirdikleri için örme grubu, rahat, basic kıyafetlere siparişleri kaydırdık. Öte yandan firma olarak bu dönemde radikal bir karar alarak diğer e-ticaret sitelerinden çıktık ve sadece kendi sitemizde satışa başladık. E-ticarette, alt markalarımızla birlikte pazaryeri olmayı hedefliyoruz.' dedi.

Mağazaların e-ticaretteki hızlı büyümeden etkileneceğini belirten Vahap Küçük, 'Türkiye'de e-ticaret payımız yüzde 15 civarlarına geldi. Mağazalarımız da doğal olarak bu gelişmeden payını alacak ve belli sayıda mağazamızı kapatmamız gerekecek. Artık bundan kaçış yok. Deneyim mağazaları ve daha büyük metrekare mağazalar açmaya yoğunlaşacağız' ifadelerini kullandı.

'Haftalık ziyaretçi sayısı Yunanistan nüfusunun iki katı'

LC Waikiki'nin hedeflerinden söz eden Vahap Küçük, 2023 yılına kadar Avrupa'nın en başarılı üç markasından biri olma vizyonuna sahip olduklarını vurguladı. 10 milyar dolar ciro eşiğini geçmek istediklerini kaydeden Küçük, 'Pandemi ciro hedeflerimizi geriye atsa da yeni mağaza ve e-ticaret yatırımlarıyla 2023 yılında hedefimize ulaşabileceğimize inanıyorum. Firma olarak yurt dışında ise öncelikle gelişmekte olan ülkeleri hedef aldık. Afrika, Balkanlar, Doğu Bloku ülkeleri, Türk cumhuriyetleri gibi bölgelerdeki fırsatları kaçırmak istemiyoruz. Buralarda sektör lideri olmayı hedefliyoruz. Şu anda 48 ülkeye gittik ve 20'sinde sektör lideri konumundayız. Bu ülkelerde tecrübe kazanıp Avrupa ülkeleri ve ABD'ye açılmayı hedefliyoruz. Pandemi döneminde de farklı pazarlarda olmanın avantajını yaşıyoruz. Satışımızın yüzde 50'si yurt dışından geliyor. Türkiye'deki mağazalarımızda haftalık ziyaretçi sayımız Yunanistan nüfusunun iki katı. Globalde ise bu rakam 20 milyona yaklaşıyor' dedi.

'Bayramdan sonra her gün arife yoğunluğunda geçiyor'

Pandemi sonrası için beklentilerini de açıklayan Küçük, 'Tüketici nabzını çok iyi tutan bir firmayız. Bayramdan sonra iyi sinyaller almaya başladık. Tüketiciler artık örmeden, tişört ve sweatshirtten bıktı. Denim stokları azalmaya başladı. Kadın elbise, gömlek ve keten ürünleri talep görmeye başladı. İnsanlar artık sokağa çıkmak istiyor. Örme de satıyor ama dokumaya ciddi bir dönüş var. Bayramdan sonra her gün işler arife günü gibi olmaya başladı. Bu tüm sektör için geçerli. Dünya genelinde ise pandemiden sonra bazı firmalar oyundan düşecek. Ayakta kalabilenler için ciddi fırsatlar olduğunu düşünüyorum. Avrupa şu anda yeterli kadar üretim yapamıyor. Önlerini göremedikleri için uzak yerlerden sipariş veremiyorlar. Daha yakın coğrafyalara yöneliyorlar. Tekstil, hazır giyim ve perakende alanında marka olan Türkiye'nin burada önemli bir avantajı olacak' diye konuştu.

'Sektör algısı ve imajı önemli'

Orka Holding'in Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, kendi firmasının yanı sıra sivil toplum kuruluşlarında da aktif görev üstlenerek sektörün son 25 yıllık tarihine tanıklık ettiğini söyledi. Almanya'da katıldığı bir fuarda yaşadığı hadise sonrasında sivil toplum kuruluşlarında aktif görev almayı istediğini anlatan Orakçıoğlu, 'Firma olarak iyi bir koleksiyonumuz ve fiyat kalite dengemiz vardı. Kendi markamızla bunu satmayı başarıyorduk. Köln'deki bir fuarda yaşadığımız deneyim ise bizi demoralize etti. Alman bir müşterimiz sipariş yazdırırken, adres kısmına geçildiğinde İstanbul ve Türkiye'yi görünce başka hiçbir sebep yokken siparişini iptal etti. Yani siz bireysel olarak en iyisini yapsanız da bu yeterli olmuyor. Sektör ve ülke algısı önünüzde bariyer olabiliyor. Bu yüzden STK'larda sektör algısına yönelik çok önemli çalışmalar yaptık. TİM ve İTHİB'de sektörün değişimi ve dönüşümü ile ilgili projeler gerçekleştirdik. Türk tasarımcılarını yurt dışına tanıtarak sektörün imajını ve algısını yukarıya taşıdık. İletişim stratejilerini değiştirdik. İstanbul Moda Akademisi'ni kurduk. Marka ve tasarım algısını eğitim olmadan ileriye taşımak mümkün değil. Bunun için Mimar Sinan Üniversitesi'nde 15 yıldan bu yana Marka Yönetimi dersleri de veriyorum' dedi.

Sektör için pandemi döneminde de yapılacak çok şey olduğunu vurgulayan Orakçıoğlu, 'Yeni nesil rekabet düzeninde güçleri birleştirmek lazım. Rakiplerle ilgili SWOT analizi yaparsak pandemide İtalya'da 30 bin mağaza kapandı. İngiltere'de yine 10 bin mağaza kapandı. Birçok firma önümüzdeki dönem için ürün yapmıyor. Bu dönemde oluşacak boşluğu değerlendirmek için doğru stratejiler kuralım. Yeni iş yapma süreçleri geliştirerek özellikle yazılımın iş modellerine uygulanması ile çok önemli işler yapabiliriz. Markalarımızla bir araya gelerek pazar payımızın yüzde 75'ini oluşturan Avrupa'da kolay satılabilecek nitelikteki belli stoklarımızı lager dediğimiz depolarda bulundurarak çok önemli şeyler yapabiliriz. Bunun için girişimlerimiz var. Yine online satışta da doğru pozisyon alırsak bizi çok önemli fırsatlar bekliyor. Firmalarımızın altyapıları hazır. Ülke içindeki mevcut potansiyelimizi bir anda yurt dışına taşıyabiliriz. Son bir iki yıldır şirketlerimizi varlık değerimizi korumayla pozisyonladık ama önümüzdeki dönemde Türk markalarını dünyada çok önemli fırsatlar bekliyor' diye konuştu.

'50 yaş üstü de e-ticaretle tanıştı'

Firmaların e-ticaret konusundaki gelişmeleri dikkatle izlemeleri gerektiğini söyleyen Orakçıoğlu, 'Bizim işimizde mağazaların online olarak da kullanılması yani 'only channel' olarak online alınan ürünü mağazadan müşterilere ulaştırabilmek önemli. E-ticarette amaç sadece satış yapmak değil, mağazadaymış gibi deneyim yaşatmak olmalı. Online alışverişte daha önceki yıllarda yüzde 57 olan artış geçen yıl yüzde 159 oldu. 50 yaş altı online alışveriş yapıyordu, 50 yaş üstünde de bu dönemde her iki kişiden biri e-ticaret deneyimi yaşadı. Özel günlerde ise teslimat sürelerinde problemler yaşanmaya başladı. Bunlarla ilgili yeme içme sektörlerindeki gibi hızlı teslimata yönelik birlikte bir güç oluşturabiliriz. Bu konuda büyük bir boşluk ve fırsat var. Pandemide ayrıca sadakat programları ve CRM çok önemliydi. Bundan sonrası için online satışta marketplace bağımlılığını azaltmak lazım. Sadece yurt içi değil yurt dışında da bunu yapmamız gerekiyor. Almanya'daki sektörün en bilindik pazaryerlerinden birinde iade oranları yüzde 70. Bu iade oranları iş yapmak gerçekten mümkün değil. Firma olarak biz bunu yüzde 18'lere getirmek için yapay zeka destekli birçok çalışma yaptık' diye konuştu.

'Perakende firmalarına aşıda öncelik verilmeli'

Pandemi döneminin şirket stratejilerine etkilerini değerlendiren Süleyman Orakçıoğlu, 'Bu dönemde adeta yerimizde durmadık. Klasik pazarlarımızın dışında ülkemizin serbest ticaret anlaşmalarının olduğu, pandemiden daha az etkilenen bölgelere yoğunlaştık. Mogadişu, Aşkabat, Mostar, Nairobi gibi noktalarda yeni mağazalar açtık. İşlerimizi devam ettirdik. Sevindirici bir diğer gelişme olarak dünyada departman store olarak ilk 5'te yer alan İspanya'daki El Corte'ye 6 tane çok önemli noktada giriyoruz. 10 gün sonra ürünlerimiz orada olacak. Yine yurt dışından bir markayla işbirliğimiz olacak. Modern-casual alanında dünyada bilinen bir markayı Türkiye'ye getiriyoruz. Pandemide bizim en önemli sorunumuz ise görselcilerimizi yurt dışına gönderemiyoruz. Müşteri ile temas edemiyoruz ve görüşemiyoruz. Bu konuda aşılama çok önemli. Sektördeki firmalarımıza aşılamada öncelik tanınması gerektiğini düşünüyorum' dedi. Orakçıoğlu, sektörün geleceği açısından teknik tekstillerin de önemli olduğunu belirterek, 'Müşteri artık 'bana ürün satma, değer sat' diyor. Kar ekonomisi değil değerler ekonomisine geçtik. Gelecek artık teknik tekstillerde. Bu noktada BTSO'nun hayata geçirdiği BUTEKOM ile işbirliği yapmaya talibiz' dedi.

İş dünyasının yanı sıra akademisyenler ve üniversite öğrencilerinin de yoğun ilgi gösterdiği programın tekrarı BTSO'nun Youtube kanalından izlenebiliyor.

Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor

28.09.2026 11:30:00
Haber Merkezi
 
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor.

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor.

İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen iddianameye göre bu suçlamalar, "cumhurbaşkanına hakaret", "halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama" ve "suçu ve suçluyu övme" olarak sıralanıyor.

Göktaş'ın X hesabından yapılan 27 Eylül'de yapılan bir paylaşımda komedyenin yeni bir mektubu yer aldı.

Duruşmayı hatırlatarak başlayan mektupta, "88 gün sonra ilk kez kelepçeleneceğim ve araba kornası duyacağım. Kelepçeyi özlemediğim kesin, bakalım araba kornasını özlemiş miyim? İyiyim. Güneş olmadan da yaşanıyormuş, güneş abartılmış bir balonmuş" ifadeleri yer aldı.

32 yaşındaki Göktaş, "kuyu tipi" olarak adlandırılan Tekirdağ Karatepe Cezaevi'nde güneş görmeyen bir hücrede tutuluyor.

Gösterisindeki ifadeleri nedeniyle 29 Haziran'da hakkında soruşturma başlatılan Göktaş, yurtdışı tatili dönüşünde 2 Temmuz'da havalimanında gözaltına alınmış ve 3 Temmuz'da tutuklanmıştı.

28 Ağustos'ta komedyen hakkında "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ve "cumhurbaşkanına hakaret" suçlamalarından tahliye kararı verilmiş ancak cezaevinden çıkmadan "suçu ve suçluyu övmek" suçlamasıyla yeniden tutuklanmıştı.

Ancak savcılık Göktaş'ın tahliye kararının kaldırılarak üzerine atılı suçlardan yeniden tutuklanmasını talep etti ve komedyenin "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ile "cumhurbaşkanına hakaret" suçlarından ayrı ayrı tutuklanmasına oy birliğiyle karar verildi.

Daltonlar isimli suç örgütünün eylemlerini övme suçu işlediği iddiasıyla mahkemeye çıkarılan Göktaş, SEGBİS ile yaptığı savunmada suçlamayı reddetmişti.

Göktaş uzun süredir sergilediği gösteriyi 24 Haziran'da YouTube'a yüklemişti.

Video üç ayda 15 milyondan fazla izlendi.

İddianamede neler var?
İddianamede Göktaş'ın "Ölü Deniz" adlı gösterisinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında kullandığı bazı ifadelerin eleştiri sınırlarını aştığı ve Cumhurbaşkanı'nın şeref ve saygınlığını zedelediği öne sürülüyor.

Savcılık ayrıca gösteride yer alan bazı bölümlerin, İslam dininin mensuplarını ve dini pratikleri konu alan ifadeler nedeniyle toplumun bir kesimini diğer kesimine karşı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği görüşünü dile getiriyor.

Bu bölümde özellikle oruç tutan canlı bombalar ve Kur'an konulu şakalar ile Göktaş'ın dalgıçlarla ilgili sözlerinin haşema giyen kadınlarla ilgili olduğu çıkarımı yer alıyor.

Bir diğer suçlama ise kamuoyunda "Daltonlar" olarak bilinen suç örgütüne ilişkin stand-up bölümüne dayanıyor.

Savcılık, bu bölümdeki ifadelerin suç örgütünün faaliyetlerini övücü ve meşrulaştırıcı nitelik taşıdığını savunarak "suçu ve suçluyu övme" suçunun oluştuğunu ileri sürüyor.

İddianamede, gösteriyle ilgili 500'den fazla CİMER başvurusu ve çok sayıda şikâyet dilekçesi verildiği belirtildi.

Söz konusu ifadelerin kamu düzeni açısından "açık ve yakın tehlike" oluşturduğu değerlendirmesi de yer aldı.

Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi

Emniyet Teşkilatı Sendikası’nın 28 Eylül’de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından “polisler greve gidiyor” iddiaları gündeme geldi

28.09.2026 10:37:00
Haber Merkezi
 
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın 28 Eylül'de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından "polisler greve gidiyor" iddiaları gündeme geldi. Emniyet Genel Müdürlüğü ise eylemin polisleri kapsamadığını açıkladı.

Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), sosyal medya ve bazı haber sitelerinde yayılan "polisler 28 Eylül'de iş bırakacak" iddialarına ilişkin açıklama yaptı. EGM, iş bırakma kararı alan sendikanın üyelerinin sivil personelden oluştuğunu belirterek polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

Sendika neden iş bırakma kararı aldı?

Tartışmanın başlangıcında ise Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın açıklaması bulunuyor. Sendika, 28 Eylül Pazartesi günü öğleden sonra Türkiye genelinde iş bırakma eylemi yapacağını duyurdu.

Sendika kararının gerekçeleri arasında emniyet teşkilatındaki intihar vakaları, ekonomik ve sosyal sorunlar, ağır çalışma koşulları, mobbing, emeklilikte yaşanan gelir kayıpları ve özlük haklarındaki eşitsizlikler gösterildi.

Sendika ayrıca son beş günde yedi emniyet teşkilatı mensubunun yaşamına son verdiğini, Bursa ve İstanbul'da iki teşkilat mensubunun ise intihar girişiminde bulunduğunu açıkladı. Anayasa Mahkemesi önündeki eylem sırasında emekli bir emniyet mensubunun yaşamına son vermesi de açıklamada hatırlatıldı.

"Bu tablo artık görmezden gelinemez"

Sendika, yaşananların ardından yalnızca sorunların dile getirilmesinin yeterli olmadığını belirterek eylem kararı aldığını duyurdu. Açıklamada 3600 ek gösterge, yardımcı hizmetler sınıfının sorunları, eşit işe eşit ücret ve Emniyet Meslek Kanunu gibi başlıklarda çözüm bekleyen sorunlara da dikkat çekildi.

EGM: Polisler eyleme katılmayacak

Tartışmaların "polisler bugün görev bırakacak" şeklinde yayılması üzerine EGM devreye girdi. Kurum, 28 Eylül'deki iş bırakma kararının sendika üyesi sivil personeli ilgilendirdiğini, polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların ise gerçeği yansıtmadığını açıkladı.

Böylece 28 Eylül'deki iş bırakma tartışmasının, emniyet teşkilatındaki çalışma koşulları ve özlük haklarına ilişkin sorunlardan kaynaklandığı; ancak EGM'ye göre eylemin görevdeki polisleri kapsamadığı ortaya konuldu.

İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

İstanbul'da, haftanın ilk iş günü sabah saatlerinde yağışın da etkisiyle bazı bölgelerde trafik yoğunluğu oluştu

28.09.2026 09:10:00 / Güncelleme: 28.09.2026 09:35:10
AA
 
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

Anadolu Yakası'nda, D-100 kara yolunda Tuzla'da başlayan yoğunluk Avrasya Tüneli girişine kadar ulaşıyor.

TEM Otoyolu'nda Sultanbeyli'de yoğunlaşan trafik, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne kadar devam ediyor.

Otoyolda Fatih Sultan Mehmet Köprüsü istikametinde, Şile Otoyolu'nda ise Altunizade'den Ümraniye'ye kadar araçlar ağır seyrediyor.

Avrupa Yakası'nda D-100 kara yolunda Haliç Köprüsü, Halıcıoğlu, Edirnekapı ve Cevizlibağ çevresinde trafik yoğunluğu yaşanıyor.

Mecidiyeköy'de yağışın da etkisiyle trafik yoğunluğu çift yönlü etkili oluyor.

TEM Otoyolu Bahçeşehir, Saadetdere ve Beylikdüzü'nde trafik ağır seyrediyor.

Öte yandan tramvay, metro, otobüs ve metrobüs duraklarında yolcu yoğunluğu yaşanıyor.

Zincirlikuyu, Cevizlibağ, Uzunçayır ve Altunizade gibi aktarma merkezlerine gelen vatandaşlar araçlara binmek için sıra bekliyor.

Metro İstanbul'un sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Hava muhalefeti nedeniyle TF1 Maçka-Taşkışla Teleferik Hattı'nda seferler yapılamamaktadır." ifadesi kullanıldı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Cep Trafik Haritası verilerine göre, kent genelindeki trafik yoğunluğu sabah saatlerinde yüzde 72'ye kadar çıktı.

Yoğunluk, Anadolu Yakası'nda yüzde 89, Avrupa Yakası'nda ise yüzde 58 olarak ölçüldü.
 

İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

İstanbul'da gök gürültülü sağanak hayatı olumsuz etkiledi, birçok ilçede su baskınları yaşandı

28.09.2026 06:30:00
AA
 
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde kısa süreli etkili olan kuvvetli yağış nedeniyle cadde ve sokaklarda su birikintileri oluşurken bazı alt geçitleri, evleri ve iş yerlerini su bastı.

Avrupa Yakası'nda Beşiktaş, Fatih, Şişli, Bakırköy, Sultangazi, Eyüpsultan, Esenler, Küçükçekmece ve Kağıthane ilçelerinde gök gürültülü sağanak etkisini gösterdi.

Yoğun yağış nedeniyle Zincirlikuyu'daki su basan alt geçitte ekiplerin çalışmaları devam ediyor. Araç trafiğine kapatılan alt geçidin su tahliyesinin sabah saatlerine kadar süreceği öğrenildi.

Fatih'teki Zeyrek Mahallesi Eski Mutaflar Caddesi'nde bir otomobil ile kamyonet çökme sonucu meydana gelen çukura girdi. Çevredeki vatandaşlar araçları iterek, bulundukları yerden çıkardı. Yola şerit çekilerek trafiğe kapatıldı.

Eyüpsultan Merkez Mahallesi Sayfiye Sokak'ta ise binaların arasında kalan arsada yağışın etkisiyle toprak kayması yaşandı. İhbar üzerine bölgeye gelen itfaiye ve AFAD ekiplerince çevredeki binalarda yaşayan 25 kişi tahliye edildi. Bölge, şerit çekilerek emniyete alındı.

Esenler'de Mehmet Akif İnan Caddesi'nde seyir halindeki motosiklet, yağış nedeniyle sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrildi. Kazada sürücü ve motosiklet savrulurken, olay anı güvenlik kamerasınca kaydedildi.

Küçükçekmece Kanarya Mahallesi Çalıkuşu Sokak'ta ise bir binanın bodrum katındaki otoparkı su bastı. Vatandaşlar otoparktaki araçlarını kendi imkanlarıyla dışarı çıkardı.

Yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor. 

Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 252. maddesi kapsamında resen soruşturma başlattı. Başsavcılığın açıklamasında soruşturmanın ayrıntılarına yer verilmedi

27.09.2026 21:00:00
Haber Merkezi
 
Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı
Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 252. maddesi kapsamında resen soruşturma başlattı. Başsavcılığın açıklamasında soruşturmanın ayrıntılarına yer verilmedi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında "rüşvet" suçundan resen soruşturma başlattı. Başsavcılık açıklamasında, soruşturmanın TCK'nin 252. maddesi uyarınca yürütüldüğü belirtildi.

Soruşturmayı ekonomik suçlar bürosu yürütüyor
Açıklamaya göre dosya, Başsavcılığın Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülüyor. Soruşturma kapsamında elde edilen deliller üzerine resen işlem başlatıldığı bildirildi.

Başsavcılık ayrıntı paylaşmadı
Başsavcılığın kamuoyuna duyurduğu açıklamada, iddianın dayanağına, soruşturmanın kapsamına veya izlenecek adımlara ilişkin ek bilgi verilmedi.

Kabine yarın Beştepe'de Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak

Kabine yarın Beştepe'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak

27.09.2026 19:57:00
Haber Merkezi
 
  Kabine yarın Beştepe'de Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak
  Kabine yarın Beştepe'de Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak
Kabine yarın Beştepe'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlık edeceği toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak. Konunun mali ve adli boyutlarına ilişkin son durum hakkında Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Adalet Bakanı Akın Gürlek'in kurul üyelerine bilgi vermesi bekleniyor.

Toplantıda fon krizi nedeniyle mağdur olanlar için atılacak adımlarla, benzer sorunların yaşanmaması için alınacak idari ve finansal tedbirler değerlendirilecek.

Toplantıda terörsüz Türkiye sürecinde terör örgütünün silah bırakma süreci de değerlendirilecek. Sincar dahil Irak'ın kuzeyindeki PKK unsurlarının silah bırakma süreci ile Suriye'de YPG'nin entegrasyonuna ilişkin süreçteki son durum istihbarat raporları eşliğinde masada olacak.

Kabine toplantısında dış politika başlıkları da konuşulacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler Zirvesi'nde gerçekleştirdiği görüşmeler konusunda kurul üyelerini bilgilendirmesi bekleniyor.

Ukrayna-Rusya savaşı ve Karadeniz'deki seyir güvenliği, ABD-İran gerilimi ve ateşkes çabaları, Husilerin Suudi Arabistan'a dönük saldırıları, ve Gazze gibi başlıkların da kabinede değerlendirileceği belirtiliyor.

Toplantıda 1 Ekim'de başlayacak yeni yasama yılı öncesinde meclis gündemine getirilecek öncelikli yasa teklifleri de masada olacak.

Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu

Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu

27.09.2026 19:06:00 / Güncelleme: 27.09.2026 19:08:31
Haber Merkezi
 
Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu
Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu
Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin olarak başlatılan soruşturmada daha önce gözaltına alınıp 4 gün önce serbest bırakılan cezaevi doktoru Turgay Tamer, Büyükçekmece'deki evinde ölü bulundu. Tamer'in kesin ölüm nedeni, otopsinin ardından belirlenecek.

Kozinoğlu'nun 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde ölümüne ilişkin olarak yeniden başlatılan soruşturmada cezaevi ve sağlık kayıtlarında dikkat çeken ayrıntılar ortaya çıkmış, Kozinoğlu'nun ilk yardım çağrısının ardından cezaevi görevlilerinin koğuş kapısını yaklaşık 10 dakika sonra açtığı, 112'ye ise olaydan yaklaşık 17 dakika sonra haber verildiği tespit edilmişti. Ayrıca Kozinoğlu'nun ilk yardım çağrısından sağlık ekibinin kendisine ulaşmasına kadar 29 dakika 36 saniye geçtiği belirlenirken, kampüste bulunması gereken ambulans ekibinin yemek için Silivri merkeze gittiği, nöbetçi doktorun ise olaydan haberdar edilmediğini söylediği belirtilmişti.

Başsavcılık tarafından yapılan bilgilendirmede, Tamer'in Kozinoğluna herhangi bir tıbbi müdahalede bulunmadığını belirtildi.

Serbest bırakıldı, 4 gün sonra öldü
Soruşturmada ikinci dalga operasyon düzenlenmiş, operasyonda cezaevi doktoru Tamer de gözaltına alınmıştı. Tamer, serbest bırakılmasından 4 gün sonra Büyükçekmece'deki evinde ölü bulundu.

Tamer'in hâlihazırda el ayak iltihabı rahatsızlığının bulunduğu ve iltihap şişliklerinden dolayı yürümekte dahi zorlandığı; bu sebeple bir süredir doktorluk mesleğini de yapamadığı belirtildi.

Milyarlık iddia yanıtsız kaldı

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, fon ve borsa işlemleriyle ilgili tartışmaların ardından görevlerinden istifa etti

27.09.2026 12:56:00
Haber Merkezi
 
Milyarlık iddia yanıtsız kaldı
Milyarlık iddia yanıtsız kaldı
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, fon ve borsa işlemleriyle ilgili tartışmaların ardından görevlerinden istifa etti. Kaya, hakkındaki iddiaların tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulması amacıyla görevlerinden ayrıldığını belirtti.

Ancak istifanın ardından gözler, YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre'nin Kaya ve eşi İlyas Kaya'nın Özata Denizcilik hisselerindeki işlemlerine ilişkin ortaya attığı milyarlık iddialara çevrildi.

Emre, Kaya'nın 8 Nisan'da yaklaşık 255 lira seviyesinden 250 bin adet Özata Denizcilik hissesi aldığını, bunun için yaklaşık 63 milyon 359 bin lira yatırdığını ve hisseleri eylül ayında yaklaşık 4 bin 482 liradan satarak 1 milyar 344 milyon lira çektiğini ileri sürdü. Emre, Kaya'nın eşi İlyas Kaya için de benzer işlemler yapıldığı ve yaklaşık 826 milyon lira çekildiği iddiasında bulundu.

Emre ayrıca işlemlerin fon soruşturmasının kamuoyuna yansımasından önce gerçekleştirildiğini savunarak, paraların eylül ayında peş peşe çekildiğini iddia etti.

Şamil Tayyar: "Doğruysa hemen istifa etmeli"

İddiaların ardından AK Parti eski Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar da dikkat çeken bir açıklama yaptı.

Tayyar, Kaya ve eşine ilişkin iddiaların "çok vahim" olduğunu belirterek, iddialar doğruysa istifa edilmesi gerektiğini, doğru değilse de iddiaların derhal yalanlanarak hukuki yollara başvurulması gerektiğini söyledi.

Tayyar ayrıca kamuoyuna yansıyan iddialara o aşamada Kaya ve eşinden açıklama gelmemesine dikkat çekerek, "Açıkçası yorum için biraz da onu bekledim" ifadelerini kullandı.

Tayyar'ın değerlendirmesinin ardından Kaya'nın istifa etmesi dikkat çekti.

"Neden ayrıntılı açıklama yapılmadı?"

Söz konusu iddialar kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, Kaya'nın ilk aşamadaki yanıtı ise ayrıntılı bir açıklama yerine "Müsait değilim" şeklinde oldu. Kaya'nın daha sonra yaptığı istifa açıklamasında da Emre'nin gündeme getirdiği 63 milyon liralık alım, 1 milyar 344 milyon liralık çekim ve işlem tarihleri gibi somut iddialara tek tek yanıt verilmedi.

Dolayısıyla kamuoyunun yanıt beklediği temel sorular arasında, hisse alım-satımlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, işlemlerin hangi tarihlerde yapıldığı, satışlardan ne kadar gelir elde edildiği ve iddialarda belirtilen para transferlerinin doğru olup olmadığı bulunuyor.

Öte yandan iddialar şu aşamada Zeynel Emre'nin açıklamalarına dayanıyor; kamuoyuna açık MKK veya aracı kurum kayıtlarıyla bağımsız biçimde doğrulanmış değil. Ayrıca SPK'nın 25 Eylül tarihli kararında OZATD pay piyasasındaki işlemler nedeniyle 11 kişi hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği, ancak Kaya ve eşinin isimlerinin bu kararda yer almadığı bildirildi.

Ömer Çelik: "Tavizsiz mücadele"

İstifanın ardından AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik ise fon tartışmasına ilişkin açıklamasında, "Her türlü yanlış, yolsuzluk, istismar ve usulsüzlükle mücadele tavizsiz verilecektir" mesajını verdi.

Çelik ayrıca fon krizi olarak adlandırılan gündemin her bir maddesinin, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla ilk andan itibaren partinin yetkili kurumlarınca takip edildiğini söyledi.

Kaya'nın istifasıyla siyasi sorumluluk tartışması yeni bir boyut kazanırken, kamuoyunda milyarlık hisse işlemi iddialarının belgeleri ve ayrıntıları konusunda yapılacak açıklamalar bekleniyor.

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 2 şüpheli hakkında yakalama kararı

İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında 2 şüpheli hakkında yakalama kararı çıkarıldı

27.09.2026 01:15:00
AA
 
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 2 şüpheli hakkında yakalama kararı
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 2 şüpheli hakkında yakalama kararı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar sürüyor.

Soruşturma kapsamında hakkında yurt dışı çıkış yasağı uygulanan Tera Yatırım CEO'su Emir Münir Sarpyener ve Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel hakkında yakalama kararı çıkarıldı.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temin edilmesi talep edilmişti.

Şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, bunların 2024'ten bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi istenmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yapılan soruşturmada, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi tutuklanmıştı.

Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya, savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan da adliyeye sevk edilmiş ve tutuklanmıştı.

Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Furkan Baki, Murat Keçeci, Ramazan Erbey, İlhan Aygül, Salih Can Bülbül, Selçuk Kahya, Uğur Akkafa, Samet Çetinel, Celal Yarız, İsmail Ege, Mehmet Yıldırım, Lütfi Çetinel, Berkan Gülen ve Mehmet Erbey'in tutuklanmasına, 3 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilmişti.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen 19 şüphelinin tutuklanmasına, 2 zanlının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verilmişti.

Devam eden soruşturmada 8 şüpheli daha gözaltına alınmış, 6'sının tutuklanmasına hükmedilmişti.

Böylece soruşturmada tutuklananların sayısı 51'e ulaşmıştı.

 

Kendilerini polis ve savcı diye tanıtıp milyonları dolandırdılar

Konya'da kendilerini polis ve savcı olarak tanıtan şüpheliler, telefonla aradıkları bir vatandaşın 27 bin dolar, 38 bin euro ve 500 bin TL'sini dolandırdı. Olayla ilgili 2 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi

26.09.2026 11:44:00 / Güncelleme: 26.09.2026 11:47:41
İHA
 
Kendilerini polis ve savcı diye tanıtıp milyonları dolandırdılar
Kendilerini polis ve savcı diye tanıtıp milyonları dolandırdılar
Edinilen bilgilere göre, Konya Emniyet Müdürlüğü ekipleri, vatandaşların dolandırıcılık olaylarından korunması, suçun önlenmesi ve faillerin yakalanmasına yönelik çalışmalarını sürdürüyor.

Bu kapsamda, kendilerini polis ve savcı olarak tanıtan ve "Eldenci" olarak tabir edilen şüphelilerin, bir vatandaşı telefonla arayarak korku ve panik oluşturmak suretiyle 500 bin TL, 38 bin euro ve 27 bin dolarını alarak dolandırdığı belirlendi.



Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ekiplerince yapılan çalışmalar sonucunda olayı gerçekleştirdiği tespit edilen 2 şüpheli, aynı gün Ankara'nın Etimesgut ilçesi girişinde yakalandı.

Şüphelilerin üst aramalarında 53 bin 260 euro, 26 bin 941 dolar ve 492 bin 600 TL olmak üzere toplam 4 milyon 778 bin 700 TL değerinde suça konu para ele geçirildi.



Ele geçirilen paralar sahibine teslim edilirken, gözaltına alınan 2 şüpheli, işlemlerin ardından sevk edildikleri adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.