logo
01 EYLÜL 2026

Bankalar 'kâr'dan para kulesi yapıyor


 
Bankacılık sektörünün net kârı Temmuz ayı sonu itibarıyla 596.4 milyar lira oldu. Sektörün toplam aktif büyüklüğü 53 trilyon 817 milyar 209 milyon lira, sermaye yeterliliği standart oranı yüzde 16,61 olarak kayıtlara geçti.

01.09.2026 00:22:00
Haber Merkezi/AA
 
Bankalar 'kâr'dan para kulesi yapıyor
Bankalar 'kâr'dan para kulesi yapıyor

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), Temmuz ayına ilişkin "Türk Bankacılık Sektörünün Konsolide Olmayan Ana Göstergeleri" raporunu yayımladı.
Verilere göre, Temmuz ayında Türk bankacılık sektörünün aktif büyüklüğü 53 trilyon 817 milyar 209 milyon lira oldu. Sektörün aktif toplamı 2025 yıl sonuna göre 6 trilyon 870 milyar 411 milyon lira arttı. Sektörün en büyük aktif kalemi olan krediler, Temmuz ayında 27 trilyon 448 milyar 319 milyon lira, menkul değerler 7 trilyon 790 milyar 424 milyon lira olarak kayıtlara geçti.

Böylece 2025 yılı sonuna göre sektörün toplam aktifi yüzde 14.6, krediler toplamı yüzde 18.7, menkul değerler toplamı yüzde 11.1 arttı. Bu dönemde kredilerin takibe dönüşüm oranı yüzde 2.86 oldu.

Mevduat artıyor

Bankaların kaynakları içinde, en büyük fon kaynağı durumunda olan mevduat 2025 yıl sonuna göre yüzde 13.6 artışla 30 trilyon 924 milyar 126 milyon lira oldu.

Bankacılık sektörünün öz kaynak toplamı geçen yıl sonuna göre yüzde 11.9 artışla 4 trilyon 649 milyar 885 milyon liraya çıktı. Bu dönemde sektörün dönem yani 7 aylık net kârı 596 milyar 395 milyon lira, sermaye yeterliliği standart oranı yüzde 16.61 oldu.

Yeni adli yıl 'soru'larla başlıyor

 
Yargıda toplu izin kullanımı anlamına gelen adli tatil dün sona erdi. Başta İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'na yönelik dava süreci olmak üzere çok sayıda kritik dosya gündemde yer alıyor. Yeni adli yılın en büyük sorusu ise 'adalet tecelli edecek' mi?

01.09.2026 00:06:00
Haber Merkezi
 
Yeni adli yıl 'soru'larla başlıyor
Yeni adli yıl 'soru'larla başlıyor

Yargıda toplu izin kullanımı anlamına gelen ve 20 Temmuz'da başlayan adli tatil dün sona erdi. 2026-2027 adli yılı 1 Eylül'de başlıyor. Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğinin genelgesiyle 20 Temmuz'da başlayan adli tatil boyunca, adliyelerde görev yapan nöbetçi mahkemeler, tutuklusu olan ve acil nitelik taşıyan davalara baktı. Diğer davalara ise yeni adli yıla kadar ara verildi. Yüksek yargı organları Danıştay ve Yargıtay'da da bu süreçte nöbetçi heyetler görev yaptı. Anayasa Mahkemesi ise adli tatil kapsamında yer almadı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan açılışta yer almayacak

Yeni adli yıl, bugün Yargıtay'daki İsmail Rüştü Cirit Konferans Salonu'nda düzenlenecek törenle başlayacak. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez ve Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan da programda konuşma yapacak. Şanghay İşbirliği Teşkilatı Zirvesi'ne katılmak üzere Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'te bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılış töreninde yer alamayacak.

Çok sayıda önemli dava var

Yeni adli yılın başlamasıyla kamuoyunca önemli görülen davaların görülmesine devam edilecek. Bu kapsamda, 3 Eylül'de Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne ilişkin istinaf mahkemesinin bozma kararının ardından 76 sanığın yargılandığı davaya devam edilecek.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, aralarında Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in de bulunduğu şüpheliler hakkında başlatılan "rüşvet" soruşturmasında, 27 şüpheli tutuklanmıştı. Yeni nesil suç örgütlerine yönelik çok sayıda soruşturma ve Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek hakkında da "yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı" iddialarına ilişkin tahkikat başlatılmıştı.
İstanbul'da ise başta İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'na yönelik yargı süreci olmak üzere çok sayıda kritik dosyanın yeni adli yılda karara bağlanması bekleniyor.

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Muhammad Asif ile görüştü

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Muhammad Asif ile görüştü

31.08.2026 11:29:00
AA
 
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Muhammad Asif ile görüştü
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Muhammad Asif ile görüştü
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Muhammad Asif ile görüştü.

Milli Savunma Bakanlığının sosyal medya hesabından yapılan açıklamaya göre, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında tesis edilen Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi'nin ilk toplantısı, bugün İstanbul'da yapılacak.

Milli Savunma Bakanı Güler ile Pakistan Savunma Bakanı Asif, toplantı öncesi bir araya geldi.

Görüşmede, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu da yer aldı.

Girne'de ailelerin acılı bekleyişi gece boyunca devam etti

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Girne'den, Mersin'e hareket eden yolcu feribotunun kazası sonrası kaybolan 18 kişiyi arama kurtarma çalışmalarına gece saatlerinde yapılırken, acılı ailelerin umut dolu bekleyişi Girne'de liman önünde sürdü

31.08.2026 05:54:00 / Güncelleme: 31.08.2026 06:35:43
İHA
 
Girne'de ailelerin acılı bekleyişi gece boyunca devam etti
Girne'de ailelerin acılı bekleyişi gece boyunca devam etti
Olay, bugün öğlen saatlerinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Girne kentinden Türkiye Mersin'e doğru hareket eden yolcu feribotunda yaşanmıştı. Henüz bilinmeyen bir nedenden dolayı feribot içerisindeki 267 kişiyle birlikte alabora olmuş 8 kişi hayatını kaybetmiş 18 kişi ise kaybolmuştu. Kaybolan yolcuları arama kurtarma çalışmaları gece de devam etti. Girne'de liman önünde ise yolcuların yakınları gece boyunca bekledi.

Mahmut ve Mustafa Demir isimli 2 yakınını beklediğini ifade eden Naif Ezer, "Sadece 1 arkadaşımız çıktı burada kimse yardım etmedi dedi. Yüzebilen yüzdü geldi yüzemeyen mahsur kaldı. Burada insanlar perişan halde. Bekliyoruz" dedi.

Suçlamalar sınırları aşınca düğmeye basıldı


Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkında yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı iddiaları üzerine resen soruşturma başlattı. İddialara ilişkin açıklama yapan Gökçek, "Türk adaletine güvendiğini" belirtti

30.08.2026 18:30:00 / Güncelleme: 31.08.2026 06:50:59
Haber Merkezi
 
Suçlamalar sınırları aşınca düğmeye basıldı
Suçlamalar sınırları aşınca düğmeye basıldı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkında yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı iddiaları üzerine resen soruşturma başlattı. İddialara ilişkin açıklama yapan Gökçek, "Türk adaletine güvendiğini" belirtti.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkında resen soruşturma başlattı.

Nedeni yurtdışına servet transferi

Soruşturmanın odağında, Gökçek'in "yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktardığı" yönündeki iddialar yer alıyor. Başsavcılık tarafından 29 Ağustos Cumartesi günü yapılan açıklamada, basında yer alan iddialar üzerine harekete geçildiği belirtilse de fazla detay paylaşılmadı.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Bazı basın ve yayın organlarında, İbrahim Melih Gökçek hakkında yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı yönünde öne sürülen iddialara ilişkin olarak, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla Cumhuriyet Başsavcılığımızca resen soruşturma başlatılmıştır."

Gelişmenin ardından sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yapan Melih Gökçek de soruşturmanın gazeteci Murat Ağırel'in kendisi hakkındaki iddiaları üzerine açıldığını söyledi.
Gökçek, "Allah'ın izniyle veremeyeceğim hesabım yoktur. Gerekli bilgileri savcılığa vereceğim… Kendimi Türk adaletine teslim ediyorum" değerlendirmesinde bulundu.

Ağırel tanık sıfatıyla ifadeye çağrıldı

İddiaları gündeme taşıyan gazeteci Murat Ağırel ise 30 Ağustos'ta X hesabından yaptığı paylaşımda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından arandığını bildirdi.
Ağırel, soruşturma kapsamında tanık olarak ifadesine başvurulmak üzere pazartesi günü Ankara Adliyesi'nde bulunacağını duyurdu. Gazeteci Ağırel, geçtiğimiz günlerde Gökçek ailesinin yurtdışındaki şirketlere kayıt dışı para aktardığına ilişkin bir haber yayınlamıştı. Haberde, Gökçek ailesinin Almanya'da kaynağı belirsiz finansmanla gayrimenkul yatırımları için anlaşmalar yaptığı öne sürülmüştü.

Ağırel'in iddiasına göre, 2022'de 30 bin Euro sermaye ile kurulan şirketin varlıkları kısa sürede milyonlarca Euro'ya ulaştı.
Şirketin bilançolarında Türkiye kaynaklı fonlar görüldüğünü belirten Ağırel, Düsseldorf'ta 15 daire ve iki dükkandan oluşan bir binanın satın alındığını aktardı. Şirketin ayrıca, Velbert kentinde 8.5 milyon Euro değerinde ticari bir kompleksi satın almak için sözleşme imzaladığını kaydetti.

Ağırel, şirketin kısa süredeki bu hızlı büyümesinin tek başına suç teşkil etmediğini ancak milyonlarca Euro'luk gayrimenkul yatırımlarının finansman kaynağının açıklanması gerektiğini ifade etti.

Ünlü komedyen Cem Yılmaz, Çanakkale Ayvacık'taki evinde yaşadığı göğüs rahatsızlığı nedeniyle hastaneye kaldırıldı

Ünlü komedyen Cem Yılmaz, Çanakkale Ayvacık'taki evinde yaşadığı göğüs rahatsızlığı nedeniyle hastaneye kaldırıldı. Stent takılan Yılmaz'ın sağlık durumuna ilişkin Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ve doktorundan açıklama geldi

30.08.2026 15:00:00
Haber Merkezi
 
 Ünlü komedyen Cem Yılmaz, Çanakkale Ayvacık'taki evinde yaşadığı göğüs rahatsızlığı nedeniyle hastaneye kaldırıldı
 Ünlü komedyen Cem Yılmaz, Çanakkale Ayvacık'taki evinde yaşadığı göğüs rahatsızlığı nedeniyle hastaneye kaldırıldı
Ayvacık'taki evinde rahatsızlanan Cem Yılmaz hastaneye kaldırıldı. Yılmaz'ın göğüs ağrısı şikayeti olduğu öğrenildi.

Kalp spazmı geçirdiği belirtilen ünlü sanatçıya ilk müdahale Ayvacık Devlet Hastanesi acil servisinde yapıldı.

Doktorların ilk müdahalesinin ardından durumu kontrol altına alınan Yılmaz, ileri tetkik ve tedavi amacıyla Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi'ne sevk edildi.

Yılmaz'a Prof. Dr. Ercan Akşit tarafından anjiyo yapıldığı öğrenildi.

Edinilen bilgilere göre, ünlü sanatçıya balon ve stent takıldı.

ANJİYOYU GERÇEKLEŞTİREN PROF. DR. AKŞİT: 2 GÜN HASTANEDE KALACAK

Cem Yılmaz'ın anjiyosunu gerçekleştiren Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Akşit, "Cem Bey bize bugün kalbin ön yüzünü ilgilendiren bir kalp kriziyle başvurdu. Geldiğinde bilinci açıktı. Hemen anjiyo laboratuvarına aldık. El bileğinden yaklaşık 40 dakikada balon ve stent işlemiyle ameliyatı tamamladık. Kendisi yoğun bakımda. Şu an durumu stabil. 2 gün boyunca takibini burada devam ettirmeyi planlıyoruz. Umarım sağlıcakla yakında ailesine kavuşur" dedi.

Açıklamanın ardından basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Akşit, şunları söyledi:

"Şu anda bütün işlemleri üniversitemizde başarıyla gerçekleştirildi. Buradan diğer hastalarımız gibi 2 gün sonra taburcu olabilir, durumu böyle stabil giderse. Şu anda tek damar, bir ufak yan damarı için ileride gerekir mi diye sonra bakıyoruz. Şu an biz, kalp krizini ilgilendiren damarı açıyoruz. Diğer yan damar için de ayrıntılı bakacağız. Belki ona hiç işlem yapmaya gerek kalmayacak. Orası ilaçla idare eder. Bizim kalp krizi türlerimiz var. Bir insanın geçirebileceği büyük kalp krizlerinden biriyle geldi. Sağ olsun Ayvacık Devlet Hastanesi'ndeki arkadaşlar çok güzel müdahale etmişler. 112 ambulansımız çok hızlı yönlendirmiş. Hastayı yaklaşık 2 saat içinde müdahale edince çoğu dokusu ölmeden, kalp yetersizliğine çevirmeden sağlıcakla yatağına aldık. Burada herkese teşekkür etmek istiyorum. Herkes Ayvacık'tan itibaren göğüs ağrısı başladığında beri güzel müdahale etmiş Cem Bey'e."

SAĞLIK BAKANLIĞI'NDAN AÇIKLAMA

Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu Cem Yılmaz'ın sağlık durumuna ilişkin açıklamada bulundu. Memişoğlu şunları ifade etti:

"Değerli sanatçımız Cem Yılmaz'ın geçirdiği rahatsızlık nedeniyle gerekli tıbbi müdahaleler başarıyla gerçekleştirilmiştir. Genel durumu iyi olup tedavisi ve takibi koroner yoğun bakımda devam etmektedir. Kendisine geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, en kısa sürede sağlığına kavuşmasını temenni ediyorum."

CEM YILMAZ'IN YARDIMCISINDAN AÇIKLAMA

Cem Yılmaz'ın yardımcısı ünlü ismin sağlık durumuna ilişkin açıklamada bulundu. Açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Arkadaşlar dostlar canlar... Cem Bey iyi, şu an her şey yolunda... Anjio yapılıyor. Güzel haber geldi. Telefonumu meşgul etmezseniz, daha sağlıklı bilgi vereceğim."

AĞABEYİNDEN AÇIKLAMA

Cem Yılmaz'ın ağabeyi Can Yılmaz, kardeşinin sağlık durumu hakkında açıklama yaptı. Yılmaz, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

"Cem Yılmaz'ın durumu iyi. Geçirdiği kalp spazmının ardından gerekli müdahale vakit kaybetmeden yapıldı ve tedavi süreci başarıyla tamamlandı. Kendisi şu anda doktorlarının kontrolünde dinleniyor. Bu süreçte arayan, mesaj atan, dua eden ve iyi dileklerini gönderen herkese ayrı ayrı teşekkür ederiz."

Taksim Meydanı'nda 30 Ağustos Zafer Bayramı töreni

30 Ağustos Zafer Bayramı'nın 104'üncü yıl dönümü dolayısıyla Taksim Meydanı'nda bulunan Cumhuriyet Anıtı'na çelenk sunuldu

30.08.2026 12:00:00
İHA
 
Taksim Meydanı'nda 30 Ağustos Zafer Bayramı töreni
Taksim Meydanı'nda 30 Ağustos Zafer Bayramı töreni
30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları kapsamında İstanbul Valiliği, 1. Ordu Komutanlığı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından Taksim Meydanı'ndaki Cumhuriyet Anıtı'na çelenk sunuldu.

Törene İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanvekili Nuri Aslan, 1. Ordu Komutanı ve İstanbul Garnizon Komutanı Orgeneral Bahtiyar Ersay, askeri personel ve vatandaşlar katıldı.

Tören, İstanbul Valisi Davut Gül'ün Cumhuriyet Anıtı'na çelenk bırakmasıyla başladı. Ardından 1. Ordu Komutanlığı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından anıta çelenk sunuldu.

Çelenk sunulmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kutlama mesajının okunmasının ardından tören sona erdi.

Baş Hocamızın son 30 Ağustos mesajı

30 Ağustos Zafer Bayramı münasebetiyle yazılı bir mesaj yayımlayan Prof. Dr. Haydar Baş, “30 Ağustos Zaferi, tarihte eşine az rastlanır bir kahramanlık destanıdır. Bu mücadele iki ordu arasında gerçekleşmiş olsa da gerçekte, Tevhit medeniyetiyle Teslis medeniyetinin mücadelesidir” dedi

30.08.2026 11:56:00
Haber Merkezi
 
Baş Hocamızın son 30 Ağustos mesajı
Baş Hocamızın son 30 Ağustos mesajı
30 Ağustos Zafer Bayramı münasebetiyle yazılı bir mesaj yayımlayan Prof. Dr. Haydar Baş, "30 Ağustos Zaferi, tarihte eşine az rastlanır bir kahramanlık destanıdır. Bu mücadele iki ordu arasında gerçekleşmiş olsa da gerçekte, Tevhit medeniyetiyle Teslis medeniyetinin mücadelesidir" dedi

30 Ağustos Zafer Bayramı münasebetiyle yazılı bir mesaj yayımlayan Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde Türk milletinin kanları ve canlarını ortaya koyarak kazandıkları 30 Ağustos Zaferi'nin, tarihte eşine az rastlanır bir kahramanlık destanı olduğunu söyledi.

Mesajında; "Türk milletinin 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı tebrik ediyor, bu bayramı ve Cumhuriyet mirasını bizlere bırakan Gazi Mustafa Kemal'in şahsında tüm gazilerimize ve aziz şehitlerimize rahmetler diliyorum" ifadelerini kullanan Prof. Dr. Baş, milli mücadele ve Büyük Taarruz günlerinin, Türk milletinin büyüklüğünün göstergesi olduğuna dikkat çekti.

30 Ağustos Zafer Bayramı münasebetiyle yayımladığı mesajında BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş mesajında şunları kaydetti: "Tarih boyunca Türk milletine karşı oynanan oyunlar başka hiçbir millete karşı oynanmamıştır. Hiçbir millet de işgallere karşı Türk milleti gibi büyük bir Kurtuluş Savaşı verememiştir.

Bu kahramanca mücadele milletimizin büyüklüğünün göstergelerinden bir tanesidir. 30 Ağustos, ekonomik, politik ve askeri olarak sömürgeleştirilerek bağımsızlığı elinden alınmak istenen Türk milletinin varlık-yokluk mücadelesi zaferi ve bayramıdır.

İki medeniyet mücadele etti

Sakarya Meydan Muharebesi ve Büyük Taarruz zaferleriyle bezenmiş 1921 ve 1922 Ağustos ayları, Türk Milletinin iradesi, imanı, kültürü ve siyasetinin Mustafa Kemal adı etrafında ortaya çıktığı günlerdir.

26 Ağustos'ta Başkumandan Mustafa Kemal riyasetinde şahlanan milli irade; 9 Eylül'de Haçlı ordularını İzmir'de denize döktü. Bu büyük mücadele iki ordu arasında gerçekleşmiş olsa da gerçekte iki medeniyetin çarpışmasıdır. Tevhit medeniyetiyle Teslis medeniyetinin mücadelesidir.

Dün Türk milletini esaret altına almak isteyen güçler, maalesef bugün de vatanımıza ve milletimize yönelik benzer planlar kurmaktadır. Bugün Türkiye'yi hedef alan planları, geçmişte olduğu gibi yine milletimizin azmi ve kararlılığı boşa çıkaracaktır. Bu bağlamda sivil–asker ve devlet-millet bütünlüğü, bu güçlü milli iradenin en önemli teminatıdır.

Şuna inancımız tamdır ki, yüce milletimizin bu azim ve kararlılığı, uluslararası kongrelerde bilim adamları tarafından baş tacı edilen Sosyal Devlet–Milli Devlet projesi ve Milli Ekonomi Modeli tezimizle bütünleştiği takdirde, ülkemizin önünde aşılamayacak engel, milletimizin ulaşamayacağı zafer yoktur."

Diyarbakır’da sokaklara PKK’lı teröristlerin fotoğrafları asıldı

Sokaklara PKK mensuplarına ait olduğu belirtilen fotoğrafların asılması tepki çekti

30.08.2026 11:14:00
Haber Merkezi
 
Diyarbakır’da sokaklara PKK’lı teröristlerin fotoğrafları asıldı
Diyarbakır’da sokaklara PKK’lı teröristlerin fotoğrafları asıldı
Sokaklara PKK mensuplarına ait olduğu belirtilen fotoğrafların asılması tepki çekti. Kimliği belirsiz kişilerce gerçekleştirildiği öne sürülen olay, "Terörle mücadelede yeni dönem ne anlama geliyor?" sorusunu yeniden gündeme taşıdı.

Diyarbakır'da sokaklara PKK mensuplarına ait olduğu belirtilen fotoğrafların asılması kamuoyunda tartışma yarattı. Görüntülerin sosyal medyada paylaşılmasıyla birlikte "Bu görüntülere nasıl gelindi?" ve "Devletin terörle mücadele politikasında yeni dönemin sınırları nereye kadar uzanıyor?" soruları gündeme geldi.

Buradaki asıl mesele yalnızca birkaç fotoğrafın bir yere asılması değildir. Asıl mesele, Türkiye'nin onlarca yıl boyunca ağır bedeller ödediği terör meselesinde sembollerin, algının ve kamu düzeninin nasıl yönetileceğidir.

On yılların bedeli unutulmamalı



PKK'nın Türkiye'deki silahlı faaliyetleri, binlerce insanın hayatını kaybetmesine, şehirlerin güvenlik sorunlarıyla karşı karşıya kalmasına ve toplumda derin yaraların oluşmasına neden oldu. PKK, Türkiye'nin yanı sıra birçok ülke ve uluslararası kuruluş tarafından terör örgütü olarak kabul ediliyor.

Bu nedenle terör örgütü mensuplarının fotoğraflarının kamusal alanda görünür hale gelmesi, özellikle şehit aileleri ve terörle mücadelede yakınlarını kaybeden vatandaşlar açısından sıradan bir görüntü olarak değerlendirilemez.

"Süreç"in sınırları nerede?

Türkiye son yıllarda terör meselesinde yeni bir siyasi dönemin kapısını aralayan gelişmelere sahne oldu. PKK'nın 2025 yılında fesih ve silahlı faaliyetleri durdurma yönünde açıklama yapması da bu sürecin önemli başlıklarından biri oldu.

Ancak silahların susması ile terörün sembollerinin normalleşmesi aynı şey değildir.

Türkiye'nin önündeki en kritik sınavlardan biri de burada ortaya çıkıyor:

Terörle mücadelede yeni bir sayfa açılırken, devlet otoritesi ve toplumun ortak hafızası nasıl korunacak?

Çünkü toplumsal barış; geçmişi unutturmak, yaşananları önemsizleştirmek veya terör örgütünün sembollerini sıradanlaştırmak anlamına gelmemelidir.

Devlet otoritesi zayıflarsa simgeler güçlenir

Sokakların, meydanların ve kamuya açık alanların hangi sembollerin görünür olacağı konusunda devletin hukuk çerçevesinde belirleyici olması gerekir.

Kimliği belirsiz kişilerin kamuya açık alanlara siyasi veya örgütsel anlam taşıyan fotoğraflar asabilmesi iddiası doğruysa, burada cevaplanması gereken soru açıktır:

Bunları kim astı, hangi amaçla astı ve kamu otoritesi neden buna izin verdi ya da zamanında müdahale etmedi?

Büyük zaferin 104. yıldönümü: Türk milletinin bağımsızlık destanı

26 Ağustos’ta Malazgirt’in yıl dönümünde başlayan Büyük Taarruz, bugün yıldönümünü kutladığımız 30 Ağustos 1922’de Dumlupınar’da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bizzat yönettiği Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile kesin bir zafere dönüştü. Zaferin ardından 9 Eylül’de İzmir’in kurtarılmasıyla Anadolu toprakları işgalden tamamen temizlendi

30.08.2026 07:00:00
Haber Merkezi
 
Büyük zaferin 104. yıldönümü: Türk milletinin bağımsızlık destanı
Büyük zaferin 104. yıldönümü: Türk milletinin bağımsızlık destanı
Türk milletinin varoluş mücadelesinin en kritik dönüm noktalarından biri olan Büyük Taarruz, sadece askerî bir askerî strateji değil; maddi ve manevi değerlerin birleştiği, bağımsızlık iradesinin mühürlendiği tarihi bir zaferdir. 26 Ağustos'ta Malazgirt'in yıl dönümünde başlayan bu büyük harekât, 30 Ağustos 1922'de Dumlupınar'da Mustafa Kemal Paşa'nın bizzat yönettiği Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile kesin bir zafere dönüştü.
 

Malazgirt'ten Kocatepe'ye uzanan manevi miras

 
26 Ağustos tarihi, Türk tarihi açısından çifte bir zafer anlamı taşır. 1071 yılında Sultan Alparslan'ın Malazgirt'te kazandığı zafer ile 1922'de Mustafa Kemal Paşa'nın Kocatepe'den başlattığı Büyük Taarruz aynı tarih şeridinde buluşur. Anadolu topraklarını vatan kılan bu sürecin arkasında, Horasan erenlerinden Hacı Bektaş-ı Veli geleneğine, Kuvayı Milliye ruhuna rehberlik eden din adamlarından milletin yekvücut oluşuna kadar uzanan derin bir manevi birikim yer almaktadır. Büyük Taarruz'un başladığı 26 Ağustos gününden itibaren yanında olan yaveri Muzaffer Kılıç Attaürk'ün Kocatepe'deki halini şu sözlerle anlatıyor: "28 Ağustos'ta bizim Kocatepe'deki topçu ateşimiz başladığı zaman, Mustafa Kemal, 'Ya Rabbi! Sen Türk ordusunu muzaffer et. Türklüğün, Müslümanlığın düşman ayakları altında, esaret zincirinde kalmasına müsaade etme' dedi. O anda gözlerinden birkaç damla yaşın süzüldüğünü gördüm."
 

30 Ağustos sabahı 'Türk'ün hakiki kurtuluş güneşi' doğdu

 
TBMM tarafından 20 Temmuz 1922'de kendisine dördüncü kez Başkomutanlık yetkisi verilen Mustafa Kemal Paşa, taarruz kararını haziran ayında alarak hazırlıkları büyük bir gizlilik içinde yürüttü. 26 Ağustos'ta Afyon'da başlayan harekât, adım adım düşman birliklerinin kuşatılmasıyla gelişti. 29 Ağustos'u 30 Ağustos'a bağlayan gece, Türk ordusu düşman kuvvetlerini Dumlupınar civarında tamamen çembere aldı. Mustafa Kemal Atatürk, 1924 yılında Çal köyünde yaptığı tarihi konuşmada o anları şu sözlerle dile getirir: "29/30 Ağustos gecesi sabaha karşı, ordularımız düşmanın mühim kuvvetlerini kuşatmaya müsait bir vaziyet almış bulunuyorlardı. Türk'ün hakiki kurtuluş güneşi 30 Ağustos sabahı ufuktan bütün şaşaası ile doğacaktır." Çal köyü civarında şiddetlenen çatışmalarda Türk süngüsünün hücumu karşısında düşman hatları dağıtılmış, süvari ve piyade birliklerinin kararlı takibiyle düşman ordusu imha edilmiştir. Zaferin ardından 9 Eylül'de İzmir'in kurtarılmasıyla Anadolu toprakları işgalden tamamen temizlenmiştir.
 

Sadece orduların değil, medeniyetlerin çarpışması

 
Atatürk'e göre 30 Ağustos, sadece iki ordunun cephede karşı karşıya gelmesi değildir. Meydan muharebeleri; milletlerin kültürleri, ahlakları, ilim ve fen sahasındaki seviyeleri ile tüm maddi ve manevi kudretlerinin sınandığı bir imtihan sahasıdır. Dumlupınar'da elde edilen netice, Türk milletinin kayıtsız şartsız hakimiyetini eline aldığını ve ahlaki üstünlüğünü tüm dünyaya ilan etmiştir. İlk olarak 1924 yılında Atatürk'ün katılımıyla Çal köyünde "Başkumandan Zaferi" adıyla anılan ve Meçhul Asker Abidesi'nin temeli atılan bu özel gün, 1926 yılında çıkarılan kanunla resmi olarak "Zafer Bayramı" ilan edilmiştir. Kara, deniz ve hava kuvvetlerinin ortak bayramı olan 30 Ağustos, aynı zamanda ordudaki rütbe terfileri ve askerî okulların mezuniyet günü olarak Türkiye Cumhuriyeti'nin ebedi muhafızlarının simgesi haline gelmiştir.
 

BTP lideri Hüseyin Baş'tan anlamlı mesaj


Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın 30 Ağustos Zafer Bayramı ile ilgili dün sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Evlere bayrak asın" çağrısında bulundu. BTP lideri mesajında şunları ifade etti: "Yarın 30 Ağustos Zafer Bayramı… Bize bu toprakları ebedi vatan kılan en büyük zaferin yıl dönümü. Bu kutlu zaferin ruhunu diri tutmak ve coşkusunu nesilden nesile taşımak adına merhum babam Prof. Dr. Haydar Baş'ın hafızalarımıza kazınan o tarihi çağrısını bir kez daha hatırlatmak istiyorum: 'Evlerinize bayrak asın; eğer siz asmazsanız, gelir başka milletler kendi bayrağını asar.' Bizler bu geceden itibaren balkonlarımızı, pencerelerimizi al bayrağımızla donatıyoruz. Allah bu millete bir daha esaret günleri yaşatmasın; vatanımızı ve bayrağımızı ilelebet payidar kılsın. Zafer Bayramımız kutlu olsun!"
 

BTP İstanbul'dan Avcılar'da Zafer Korteji daveti

 
BTP İstanbul Gençlik Kolları Başkanı Ümit Semerci, 30 Ağustos Zafer Bayramı'nın 104. yıl dönümünde tüm İstanbul gençliğini Avcılar'daki Zafer Korteji'ne davet etti. Semerci, paylaştığı mesajda, "Kocatepe'de yakılan bağımsızlık meşalesini gururla taşımak ve Cumhuriyetimize sahip çıkmak için sen de yerini al!" ifadelerini kullandı. Zafer yürüyüşü, 30 Ağustos saat 18.00'de Avcılar'da Marmara Caddesi Atatürk Anıtı Önü'nden başlayacak.

Çanakkale'de rahatsızlanan komedyen Cem Yılmaz'ın hastanedeki tedavisi sürüyor

Çanakkale'de rahatsızlanan komedyen Cem Yılmaz'ın anjiyosunun iyi geçtiği ve tedavisinin sürdüğü bildirildi

30.08.2026 01:23:00 / Güncelleme: 30.08.2026 04:52:13
AA
 
Çanakkale'de rahatsızlanan komedyen Cem Yılmaz'ın hastanedeki tedavisi sürüyor
Çanakkale'de rahatsızlanan komedyen Cem Yılmaz'ın hastanedeki tedavisi sürüyor

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Akşit, Ayvacık ilçesine bağlı Paşaköy'deki evinde rahatsızlanan ve ambulansla Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Hastanesi Koroner Yoğun Bakım Ünitesine kaldırılan Yılmaz'ın, hastaneye kalbin ön yüzünü ilgilendiren kalp kriziyle başvurduğunu söyledi.

Hastaneye geldiğinde Yılmaz'ın bilincinin açık olduğunu aktaran Akşit, şöyle konuştu: "Hemen anjiyo laboratuvarına aldık. El bileğinden yaklaşık 40 dakikada balon ve stent işlemini tamamladık. Kendisi yoğun bakımda. Şu an durumu stabil. Takibini burada 2 gün boyunca sürdürmeyi planlıyoruz. Umarım sağlıcakla yakında ailesine kavuşur. Anjiyosu çok güzel geçti. Kalp krizini ilgilendiren damara balon ve stent işlemleri uyguladık. Şu anda yatağında istirahat ediyor."

Damar açıldı


53 yaşındaki Cem Yılmaz'ın 2 gün sonra taburcu edilebileceğini ve durumunun stabil olduğunu ifade eden Akşit, şunları kaydetti: "Şu anda tek damar, bir ufak yan damarı için ileride gerekir mi diye sonra bakıyoruz. Şu an kalp krizini ilgilendiren damarı açıyoruz. Diğer yan damar için de ayrıntılı bakacağız. Belki ona hiç işlem yapmaya gerek kalmayacak. Orası ilaçla idare eder. Bizim kalp krizi türlerimiz var. Bir insanın geçirebileceği kalp krizlerinden biriyle geldi. Sağ olsun Ayvacık Devlet Hastanesindeki arkadaşlar çok güzel müdahale etmişler. 112 Acil Çağrı Merkezi, ambulansı çok hızlı yönlendirmiş. Herkes, Ayvacık'tan itibaren göğüs ağrısı başladığı andan beri Cem Bey'e güzel müdahale etmiş."

Açıklama sırasında Yılmaz'ın ağabeyi 57 yaşındaki Can Yılmaz, İl Sağlık Müdürü Hakan Görgülü, ÇOMÜ Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. İbrahim Eren Pek ve ÇOMÜ Genel Sekreteri Oğuz Ünal da yer aldı. 
 

Sağlık Bakanı'ndan açıklama
 
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Değerli sanatçımız Cem Yılmaz'ın geçirdiği rahatsızlık nedeniyle gerekli tıbbi müdahaleler başarıyla gerçekleştirilmiştir. Genel durumu iyi olup tedavisi ve takibi koroner yoğun bakımda devam etmektedir. Kendisine geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, en kısa sürede sağlığına kavuşmasını temenni ediyorum" dedi. 
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.