Türk futbolunda yaşanan başarısızlıkların ardından gözler Türkiye Futbol Federasyonu'na çevrildi. TFF Yönetim Kurulu, olağan seçimli genel kurula kadar görevini sürdürme kararı alırken A Millî Takım Teknik Direktörü Vincenzo Montella ile yolların ayrıldığını duyurdu.
Böylece teknik direktör değişikliğine gidilirken federasyon yönetimi koltuğunu korudu. Tartışma ise büyüyor: Millî takımın yaşadığı sorunların sorumlusu yalnızca teknik direktör mü?
HOCA GİTTİ, YÖNETİM GÖREVDE KALDI
TFF Yönetim Kurulu'nun toplantısından çıkan karara göre, daha önce istifa eden iki asil yönetim kurulu üyesinin yerine yedek üyeler İbrahim Özbay ve Metin Akyüz getirildi. İstifasını sunan TFF Genel Sekreteri Abdullah Ayaz'ın yerine de TFF Tescil İşleri Direktörü Ahmet Erzurumlu atandı.
Yönetim, olağan seçimli genel kurula kadar görevine devam edecek. Montella ile yolların ayrılması ise teknik sorumluluğun yeniden değerlendirilmesi anlamına geliyor.
Ancak futbol kamuoyunun yanıt beklediği soru şu: Millî takımın sonuçlarından teknik direktör sorumlu tutulurken federasyonun futbol politikası, kadro planlaması ve yönetim tercihleri de aynı ölçüde sorgulanacak mı?
BAŞARISIZLIĞIN FATURASI NEDEN TEK KİŞİYE KESİLİYOR?
Bir millî takımın başarısı yalnızca teknik direktörün taktik tercihleriyle belirlenmez. Oyuncu havuzunun niteliği, futbol altyapısı, liglerin rekabet seviyesi, oyuncuların gelişimi, hazırlık planlaması ve federasyonun uzun vadeli stratejisi de sonuçları etkiler.
Montella'nın tercihleri ve sahadaki performans elbette eleştirilebilir. Ancak teknik direktörün gönderilmesi, bu sorunların tamamının çözüldüğü anlamına gelmez.
Eğer sorun yalnızca teknik direktörse, federasyonun sorumluluğu nerede başlıyor, nerede bitiyor?
TFF yönetiminin görevi yalnızca teknik direktör seçmek değil; millî takımın başarısını destekleyecek futbol yapılanmasını kurmak, alınan kararların sonuçlarını değerlendirmek ve kamuoyuna hesap vermektir.
HACIOSMANOĞLU'NA SORULAR
TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu ve yönetiminin görevde kalma kararı, futbol kamuoyunda hesap verebilirlik tartışmasını da beraberinde getiriyor.
Millî takımın başarısı için hangi uzun vadeli plan uygulandı? Teknik direktör tercihlerinde hangi ölçütler esas alındı? Altyapıdan A Millî Takım'a uzanan oyuncu gelişim zincirinde hangi eksiklikler tespit edildi? Alınan kararların sonuçları hangi göstergelerle değerlendirildi?
Bu soruların yanıtlanması, yaşanan başarısızlıkların nedenlerini anlamak açısından önem taşıyor.
TÜRK FUTBOLU İSİM DEĞİŞİKLİĞİYLE KURTULUR MU?
Türk futbolunda her başarısızlığın ardından teknik direktör değişikliğine gitmek, yapısal sorunların gözden kaçmasına neden olabilir. Yeni bir teknik adam göreve gelse bile aynı altyapı, planlama ve yönetim sorunları devam ediyorsa beklenen sonuçların alınacağı garanti değildir.
Montella'nın ayrılığıyla birlikte şimdi asıl mesele, teknik direktör koltuğuna kimin oturacağından ibaret değil. Millî takımın neden istenen sonuçları alamadığı, federasyonun hangi sorumlulukları üstlendiği ve Türk futbolunun hangi yapısal adımlara ihtiyaç duyduğu açıklığa kavuşturulmalı.