Şu anda herkesin gündeminde Pazar günü yapılan referandum var ama ben bugün bana göre daha önemli bir gündemi değerlendireceğim.
Daha sonraki günlerde referandumu da değerlendiririz.
Zaten bugüne kadar şu anlattıklarımızı dinlemediğiniz için "zifiri karanlık" kaderimiz oldu. Şimdi öyle bir durumdayız ki aşağı tükürsen sakal, yukarı türkürsen bıyık?
Hangi adımı atsanız çözüm olmuyor.
Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Cumartesi akşamı Meltem TV'deki "Gündem Özel" programına konuk oldu ve her zaman olduğu gibi çok önemli hususların altını çizdi.
Bu ülkeyi, bu milleti bölüp parçalamak isteyenlerin, bu ülke üzerinde vatan hesabı güdenlerin 1980 öncesi milletimizi sağ ve sol diye kamplara böldüklerini, birbiriyle çatıştırdıklarını ifade etti.
"80 öncesi ölen niçin öldü, öldüren niçin öldürdü kimse bilmiyor" diyen Sayın Baş, bu sebeple milleti yeniden barıştırmak, kaynaştırmak için 1980 sonrası, Türkiye'nin her ilinde Birlik Konferansları düzenlediklerini, Milli Basın Kurultayları organize ettiklerini belirtti.
Türk milletine empoze edilerek birbiriyle çatışmasına neden olan sağ-sol ayrımcılığının Kur'an'daki sağ-sol ifadelerinin karşılığı olmadığını belirten Sayın Baş, milletimizi kutuplaştıran sağ ve solun, materyalizmin sağ ve sol kanatları olduğunu, pratikte o dönemlerde kullanılan bu ifadelerin İslam'la uzaktan yakından bir alakası olmadığını vurguladı.
Kur'anda Allah'ın beyan buyurduğu sağ cennetlik olan Müslümanları, sol ise cehennemlikleri ifade ediyor.
80 öncesi ülkemizde kullanılan sağ ve sol tabirleri ise siyasi bir ayrım, Batıdan empoze edilen maksatlı bir ayrım; ve de her şeyden önemlisi, Sayın Baş'ın da örneklerle ifade ettiği gibi, dinsiz olarak suçlanan solun içinde birçok namaz kılan, ibadet eden insan var.
Buna karşın dindar olarak kabul edilen sağın içinde dini asla yaşamayan hatta karşı olan, alnı hiç sedeye değmemiş insanlar var.
Peki, Prof. Dr. Baş, özellikle bugünlerde bu gerçekleri neden ısrarla anlatıyor?
Çünkü 80 öncesi bu millet üzerinde oynanan oyun aynen devam ediyor. Dün sağ-sol diye bu milletin evlatlarını birbirine kırdıranlar, bugün farklı senaryolarla bunu hayata geçirmeye hazırlanıyorlar.
Dikkat ederseniz, sürekli kutuplaşıyoruz. Şu anda ABD'nin başını çektiği Batılıların Türkiye ajandasında, Türk-Kürt çatışması senaryosu var, Alevi-Sünni, Şii-Sünni çatışması senaryosu var, Laik-Antilaik çatışması senaryosu var, var oğlu var?
Belki de hepsi aynı anda devreye sokulacak. Öyle ya, Batı ne zaman Türk coğrafyasını işgale yeltense, içinden Mustafa Kemal çıktı. Çanakkale'de, Anafartalar'da, Dumlupınar'da, İzmir'de dersini almış bir Batı var karşımızda? Bütün senaryoları aynı anda devreye koyacak ki, başımızı kaldıracak dermanımız kalmasın. Proje bu?
İşte Sayın Baş, bunları öngördüğü için, geçmişte yaşadığımız sağ-sol çatışmasının anlamsızlığını ifade ederek, burada tarafların birbirlerine yaptıkları suçlamaların asılsızlığını vurgulayarak, hepsinin yalan olduğunu belirterek, bugün yaşayacağımız kapışmaların, çatışmaların önünü kesmeye çalışıyor. Ama anlayana?
Dışarıdakiler ayrılığı, çatışmayı empoze ediyor, içimizdekiler buna çanak tutuyor, ayrımcılığı körükleyecek adımlar atıyor, millet de alkışlıyor.
Ama sadece Prof. Dr. Haydar Baş ve kadrosu, "Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır" duruşu sergiliyor.
Sayın Baş, "Türkiye'de her güzelin önünü biz açtık. Allah bize nasip etti" derken abartmıyor, bir hakikati ortaya koyuyor.
"Ekonomide, siyasette, tarımda, hukukta, anayasada her sahada kabiliyetli bir kadrom var. Halkın bunu görmesi lazım, bu kadroya evet demeli" diyor Sayın Baş?
Ve milletin aydınlık bir yarına çıkmasının ancak bu kadroyla beraber olabileceğini de şu sözlerde ifade diyor:
"Bu kadro olmadan bu millet bir adım atamaz."
Her kapının bir anahtarı vardır, bu milletin kurtuluşunun anahtarı da Prof. Dr. Haydar Baş ve kadrosudur.
Daha sonraki günlerde referandumu da değerlendiririz.
Zaten bugüne kadar şu anlattıklarımızı dinlemediğiniz için "zifiri karanlık" kaderimiz oldu. Şimdi öyle bir durumdayız ki aşağı tükürsen sakal, yukarı türkürsen bıyık?
Hangi adımı atsanız çözüm olmuyor.
Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Cumartesi akşamı Meltem TV'deki "Gündem Özel" programına konuk oldu ve her zaman olduğu gibi çok önemli hususların altını çizdi.
Bu ülkeyi, bu milleti bölüp parçalamak isteyenlerin, bu ülke üzerinde vatan hesabı güdenlerin 1980 öncesi milletimizi sağ ve sol diye kamplara böldüklerini, birbiriyle çatıştırdıklarını ifade etti.
"80 öncesi ölen niçin öldü, öldüren niçin öldürdü kimse bilmiyor" diyen Sayın Baş, bu sebeple milleti yeniden barıştırmak, kaynaştırmak için 1980 sonrası, Türkiye'nin her ilinde Birlik Konferansları düzenlediklerini, Milli Basın Kurultayları organize ettiklerini belirtti.
Türk milletine empoze edilerek birbiriyle çatışmasına neden olan sağ-sol ayrımcılığının Kur'an'daki sağ-sol ifadelerinin karşılığı olmadığını belirten Sayın Baş, milletimizi kutuplaştıran sağ ve solun, materyalizmin sağ ve sol kanatları olduğunu, pratikte o dönemlerde kullanılan bu ifadelerin İslam'la uzaktan yakından bir alakası olmadığını vurguladı.
Kur'anda Allah'ın beyan buyurduğu sağ cennetlik olan Müslümanları, sol ise cehennemlikleri ifade ediyor.
80 öncesi ülkemizde kullanılan sağ ve sol tabirleri ise siyasi bir ayrım, Batıdan empoze edilen maksatlı bir ayrım; ve de her şeyden önemlisi, Sayın Baş'ın da örneklerle ifade ettiği gibi, dinsiz olarak suçlanan solun içinde birçok namaz kılan, ibadet eden insan var.
Buna karşın dindar olarak kabul edilen sağın içinde dini asla yaşamayan hatta karşı olan, alnı hiç sedeye değmemiş insanlar var.
Peki, Prof. Dr. Baş, özellikle bugünlerde bu gerçekleri neden ısrarla anlatıyor?
Çünkü 80 öncesi bu millet üzerinde oynanan oyun aynen devam ediyor. Dün sağ-sol diye bu milletin evlatlarını birbirine kırdıranlar, bugün farklı senaryolarla bunu hayata geçirmeye hazırlanıyorlar.
Dikkat ederseniz, sürekli kutuplaşıyoruz. Şu anda ABD'nin başını çektiği Batılıların Türkiye ajandasında, Türk-Kürt çatışması senaryosu var, Alevi-Sünni, Şii-Sünni çatışması senaryosu var, Laik-Antilaik çatışması senaryosu var, var oğlu var?
Belki de hepsi aynı anda devreye sokulacak. Öyle ya, Batı ne zaman Türk coğrafyasını işgale yeltense, içinden Mustafa Kemal çıktı. Çanakkale'de, Anafartalar'da, Dumlupınar'da, İzmir'de dersini almış bir Batı var karşımızda? Bütün senaryoları aynı anda devreye koyacak ki, başımızı kaldıracak dermanımız kalmasın. Proje bu?
İşte Sayın Baş, bunları öngördüğü için, geçmişte yaşadığımız sağ-sol çatışmasının anlamsızlığını ifade ederek, burada tarafların birbirlerine yaptıkları suçlamaların asılsızlığını vurgulayarak, hepsinin yalan olduğunu belirterek, bugün yaşayacağımız kapışmaların, çatışmaların önünü kesmeye çalışıyor. Ama anlayana?
Dışarıdakiler ayrılığı, çatışmayı empoze ediyor, içimizdekiler buna çanak tutuyor, ayrımcılığı körükleyecek adımlar atıyor, millet de alkışlıyor.
Ama sadece Prof. Dr. Haydar Baş ve kadrosu, "Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır" duruşu sergiliyor.
Sayın Baş, "Türkiye'de her güzelin önünü biz açtık. Allah bize nasip etti" derken abartmıyor, bir hakikati ortaya koyuyor.
"Ekonomide, siyasette, tarımda, hukukta, anayasada her sahada kabiliyetli bir kadrom var. Halkın bunu görmesi lazım, bu kadroya evet demeli" diyor Sayın Baş?
Ve milletin aydınlık bir yarına çıkmasının ancak bu kadroyla beraber olabileceğini de şu sözlerde ifade diyor:
"Bu kadro olmadan bu millet bir adım atamaz."
Her kapının bir anahtarı vardır, bu milletin kurtuluşunun anahtarı da Prof. Dr. Haydar Baş ve kadrosudur.
Murat Çabas / diğer yazıları
- ABD, İran’la kara savaşı yapabilir mi? / 27.03.2026
- BBC muhabiri: ‘Kimse ABD ve İsrail’e güvenmiyor’ / 25.03.2026
- Trump yönetimi bu yılın sonunu göremez! / 24.03.2026
- Riyad’da toplandılar; ABD ve İsrail’i değil, İran’ı kınadılar! / 20.03.2026
- İran cephesi, savaşa nasıl bakıyor? / 19.03.2026
- Trump yönetimine ABD ve dünya genelinde güven yok / 18.03.2026
- ABD bataklığa saplandı, çıkış arıyor / 17.03.2026
- Netanyahu, Ben Gvir ve Mossad Başkanı öldü mü? / 14.03.2026
- İran İsrail’i vurdukça, Trump’ın kafası karışıyor / 13.03.2026
- İran'ın vurulacak yeri kalmadıysa, bu balistik füzeler nereden ateşleniyor? / 12.03.2026
- BBC muhabiri: ‘Kimse ABD ve İsrail’e güvenmiyor’ / 25.03.2026
- Trump yönetimi bu yılın sonunu göremez! / 24.03.2026
- Riyad’da toplandılar; ABD ve İsrail’i değil, İran’ı kınadılar! / 20.03.2026
- İran cephesi, savaşa nasıl bakıyor? / 19.03.2026
- Trump yönetimine ABD ve dünya genelinde güven yok / 18.03.2026
- ABD bataklığa saplandı, çıkış arıyor / 17.03.2026
- Netanyahu, Ben Gvir ve Mossad Başkanı öldü mü? / 14.03.2026
- İran İsrail’i vurdukça, Trump’ın kafası karışıyor / 13.03.2026
- İran'ın vurulacak yeri kalmadıysa, bu balistik füzeler nereden ateşleniyor? / 12.03.2026
























































