HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 25 TEMMUZ 2021, PAZAR

Üretim etkenlerinden iklim ve rüzgâr

25.05.2021 00:00:00
'Üretim etkenlerinden iklim ve rüzgâr' seslendirme dosyası:

Üretim üzerinde oldukça etkili olan iklim hareketlerinin, önceden belirttiğimiz etkilerine aşağıdakilerini de ekleyebiliriz. Atmosfer olaylarının vejetasyon döneminde gösterdiği değişiklikler, bitkiler açısından yıllık ortalama değerlerinden çok daha önemli olmaktadır. Bununla beraber, kış mevsiminde ortaya çıkan aşırı soğuklar bazı türlerin ölmesine yol açabilir. Buna karşın, akasya, huş, sarıçam, akçaağaç, ıhlamur ve bazı kavak türlerinin, kışın bir süre aşırı soğuklara ihtiyaç duydukları da söylenmektedir. Ağaç kökleri vasıtasıyla kışın toprakta depo edilen yağış suları da vejetasyon döneminde bir süre bitkilerin su ihtiyacını karşılar. 

Bitkilerin gündüz fotosentez ile ürettikleri maddeler, geceleyin bitki doku ve hücrelerine taşınarak, hücrelerin bölünüp çoğalması sağlanır. Bu durum, bitkisel üretimin artmasına neden olur. Gündüzlerin uzunluğu ve gece-gündüz sıcaklık farkları da bitkilerin yaşamına ve üretimine etki etmektedir. Bu etkenler farklı türlere farklı şekillerde etki ederek, bitki yayılışlarına neden olurlar.

İklim hareketleri, ürünün kalitesinde de etkin olmaktadır. Kutuplara doğru gidildikçe ve deniz seviyesinden yukarılara çıkıldıkça, odunun özgül ağırlığında bir düşüş görülmektedir. Yine, ağaçların doğal yayılış gösterdiği alanların sınırlarına doğru yaklaştıkça, gövdedeki yıllık halkalar daralmakta ve halka içerisindeki yaz odunu oranı düşmektedir. Bir yetişme ortamında görülen aşırı iklim hareketleri aynı zamanda, ağaç gövdelerinde yalancı yıllık halka oluşumuna veya yıllık halkaların genişliğinde ve içindeki yaz odunu oranında önemli değişikliklere neden olmaktadır. Bu durum ise, yıllık halkalardaki homojenliği bozarak, odunun kalitesini düşürmektedir. Bunun yanında, ağaç gövdelerinde don çatlağı, rüzgâr ve kar kırıkları, eğrilik, pala büyümesi ve güneş yanığı gibi kalite düşürücü zararlar da söz konusu olabilmektedir.

Doğa yasalarının dikte ettiği atmosferik olaylar birer veri sayılır. Atmosferik olayların yapay olarak meydana getirilmesi veya yararlı olacak şekilde yönlendirilmesi bugünkü koşullarda pek mümkün görülmemektedir. Bugün birkaç suni yağmur oluşturma deneyi yapılmış olsa da bu konuda henüz bir başarıya ulaşılamamıştır. Öte yandan, Orman ekosistemi, atmosferik olayların zararlı etkilerini kendi içerisinde aldığı çeşitli koruyucu önlemlerle kısmen bertaraf edebilmektedir. Ormancının görevi de yapacağı plan ve uygulamalarla ekosisteme bu konuda yardımcı olmaktır. 

Bitkisel üretime, ısı, ışık, karbondioksit ve sudan başka etki eden diğer bir etken de rüzgârlardır. Karbondioksitin yapraklara ulaşmasına, buharlaşmanın artmasına ve sıcaklıkların değişmesine rüzgarlar neden olmaktadır. Bu olayların gerçekleşmesi ile, üretim olumlu veya olumsuz olarak etkilenmiş olur. Tek yönde esen şiddetli rüzgârlar, rüzgâra maruz kalan ağaçların gövdelerinin cılız, eğri, eksantrik ve kısa boylu olmasına neden olur. Bunlar da gövde kalitesini düşürücü kusurlardır. 

Rüzgarların kuvvetli fırtınalara dönüşmesi halinde, orman ekosisteminde çok önemli üretim kayıplarına neden olabileceği açıktır. Fırtınalar, orman yangınlarını geniş alanlara yayarak, orman ekosistemini tamamen yok edebilir. Ormancının ana görevlerinden birisi de planlı hareket ederek, orman yangınlarını en kısa sürede söndürmek ve geniş alanlara yayılmasını engellemektir. Fırtınaların diğer bir zararı da geniş orman alanlarında yüzbinlerce metre küp hacme varabilen, Bolu ve Kastamonu ormanlarında daha önce görüldüğü gibi, ağaç devriklerine neden olabilmesidir. Tabi bunun nedeni, bilinçsiz, aşırı ve plansız istihsal yapma sonucunda ekosistemdeki ağaçlar arası dayanışmanın yok edilmesidir. Diğer bir neden ise, siyasi amaçlarla ormanın verim kapasitesinin üzerinde plansız ve aşırı istihsal yapılmaya zorlanmasıdır. Tabi bunun sonucunda da ekosistemdeki üretim düşer ve ağaçlar arası dayanışma yok olur. Fırtınalar da böylece ormanı siler süpürür. 

Fırtınaların diğer bir zararı da ağaçların tepe ve dallarını kırarak, ağaçların kurumasına veya dejenere olmasına neden olmasıdır. Bu tamir edilemez zararlar sonucunda, bitkisel üretim aksamış olur.

 
Prof. Dr. Ömer Saraçoğlu / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.