logo
25 HAZİRAN 2026

Yaşam kalitesini artırmak elinizde

30.07.2008 00:00:00
Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu Müdürü Prof. Dr. Erdal Zorba, Gaziantep Üniversitesinin düzenlediği "Yaşam Kalitesinin Yükseltilmesinde Egzersizin Rolü" konulu toplantıda yaptığı konuşmada, tüm ülkelerde giderek artan kalp ve dolaşım sistemi rahatsızlıkları, kemik bozulmaları ve obeziteye yüksek oranda hareketsiz yaşamanın neden olduğunu belirtti.

 

Egzersizin bilinçli yapılması koşuluyla en etkili koruyucu sağlık hizmetleri arasında değerlendirilebileceğini kaydeden Prof. Dr. Erdal Zorba, "(Yarım doktor candan, yarım imam imandan eder) diye bir söz var. Yanlış beden eğitimi insanı hem bedeninden hem canından eder. Hareketsiz yaşamdan kaynaklanan sorunlardan korunmanın ve kurtulmanın yolu bilinçli olarak egzersiz yapmaktan geçiyor" dedi. Prof. Dr. Zorba, yaşam kalitesinin yüksek olmasında düzenli yaşama alışkanlığının önemli pay sahibi olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü: "Düzenli yaşama alışkanlığı içinde sağlıklı bir çevrede yaşamak var. Kişinin kendisiyle ve toplumla barışık olması var. Herhangi bir sağlık sorununun bulunmaması var. Düzenli yaşama alışkanlıkları içinde elbette spor yapmak var, egzersiz var. Hatta spor ve egzersiz düzenli yaşama alışkanlıkları içinde en önemli yeri tutuyor diyebiliriz".

Meteoroloji uzmanından kritik uyarı: Aşırı sıcaklar için tarih verdi, 'kıvılcım üreten tüm faaliyetler yasaklanmalı'

Avrupa'da etkisini artıran aşırı sıcak hava dalgası, hafta sonundan itibaren Türkiye'nin batı bölgelerini de etkileyecek. Meteoroloji uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen, "Kıvılcım üreten tüm faaliyetler yasaklanmalı" uyarısında bulundu. Özellikle pazartesi ve salı günlerine dikkat çekildi

25.06.2026 14:30:00
Haber Merkezi
Meteoroloji uzmanından kritik uyarı: Aşırı sıcaklar için tarih verdi, 'kıvılcım üreten tüm faaliyetler yasaklanmalı'
Meteoroloji uzmanından kritik uyarı: Aşırı sıcaklar için tarih verdi, 'kıvılcım üreten tüm faaliyetler yasaklanmalı'
Avrupa genelinde etkisini sürdüren aşırı sıcak hava dalgasının, hafta sonundan itibaren Türkiye'nin batı bölgelerine ulaşması bekleniyor.
Meteoroloji uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, bugün İç Ege, Akdeniz'in Toroslar mevkii, Karadeniz'in iç ve yüksek kesimleri, Doğu Anadolu'nun kuzeyi ile Tekirdağ'ın batısı, Edirne ve Kırklareli'nde öğle saatlerinde yerel yağış beklendiğini belirtti.
Şen, hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin 2-3 derece üzerinde seyrettiğini ifade ederek, İstanbul ve Ankara'da 32 derece, İzmir'de ise 35 derece sıcaklık beklendiğini kaydetti.

Deniz suyu sıcaklıklarını da paylaştı
Prof. Dr. Orhan Şen, açıklamasında deniz suyu sıcaklıklarına ilişkin de bilgi verdi.
Buna göre deniz suyu sıcaklığı Antalya'da 27, Marmaris'te 25, Bodrum ve Kuşadası'nda 24, Tekirdağ'da 23, Kilyos'ta 22 ve Çeşme'de 21 derece olarak ölçüldü.

'Avrupa'yı kavuran sıcaklar hafta sonu orta ve doğuya kayacak'
Şen, Avrupa'da etkili olan sıcak hava dalgasının hafta sonundan itibaren yön değiştireceğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Avrupa'yı kavuran sıcaklar hafta sonu orta ve doğuya kayacak. Özellikle Almanya, Polonya, Ukrayna, Romanya, Çek, Slovakya'da Pazar Pazartesi sokağa çıkmak bile yasaklanabilir."
Şen, Avrupa'daki sıcak hava bloğunun doğu (Omega Bloğu) sınırının Türkiye'nin batı bölgeleri olduğunu belirterek, Pazartesi ve Salı günleri sıcak hava dalgasının Avrupa'daki kadar olmasa da Trakya, Marmara, Ege, İç Anadolu ve Akdeniz bölgelerini etkileyeceğini ifade etti.

Prof. Dr. Orhan Şen'den orman yangını uyarısı
Artan sıcaklıklarla birlikte orman yangını riskinin de yükseleceğine dikkat çeken Prof. Dr. Orhan Şen, şu uyarıda bulundu:
"Orman yangınları riski artacak, kıvılcım üreten tüm faaliyetler yasaklanmalı."
Şen'in değerlendirmesine göre, hafta başından itibaren özellikle Türkiye'nin batı kesimlerinde sıcaklıkların etkisini artırmasıyla birlikte orman yangınlarına karşı dikkatli olunması gerekiyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan iki depremle sarsılan Venezuela için 'geçmiş olsun' mesajı

Cumhurbaşkanı Erdoğan peş peşe yaşanan iki depremle sarsılan Venezuela için geçmiş olsun mesajı yayımladı. 7.2 ve 7.5 büyüklüğündeki iki depremle sarsılan Venezuela için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan geçmiş olsun mesajı yayımladı

25.06.2026 13:45:00
Haber Merkezi
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan iki depremle sarsılan Venezuela için 'geçmiş olsun' mesajı
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan iki depremle sarsılan Venezuela için 'geçmiş olsun' mesajı
Cumhurbaşkanı Erdoğan peş peşe yaşanan iki depremle sarsılan Venezuela için geçmiş olsun mesajı yayımladı.
7.2 ve 7.5 büyüklüğündeki iki depremle sarsılan Venezuela için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan geçmiş olsun mesajı yayımladı.

Erdoğan, paylaştığı mesajında "Venezuela'da meydana gelen iki ayrı depremde hayatını kaybedenlerin acısını yürekten paylaşıyor, dost Venezuela halkına ve hükümetine başsağlığı ve geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, yaralılara acil şifalar temenni ediyorum. Türkiye olarak bu acı ve zor günlerinde Venezuelalı dostlarımızın yanındayız." ifadelerini kullandı.

Almanya'ya ait bir adet PATRIOT hava savunma sistemi Kürecik'e konuşlandırıldı

Millî Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Almanya'ya ait bir adet PATRIOT Hava Savunma Sistemi'nin Malatya'da bulunan Kürecik Üssü'ne konuşlandırıldığı duyuruldu

25.06.2026 13:30:00
AA
Almanya'ya ait bir adet PATRIOT hava savunma sistemi Kürecik'e konuşlandırıldı
Almanya'ya ait bir adet PATRIOT hava savunma sistemi Kürecik'e konuşlandırıldı
Millî Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Almanya'ya ait bir adet PATRIOT Hava Savunma Sistemi'nin Malatya'da bulunan Kürecik Üssü'ne konuşlandırıldığı duyuruldu.

Milli Savunma Bakanlığı'nın haftalık basın bilgilendirme toplantısında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne ilişkin açıklama yapıldı. Bakanlık, KKTC'nin güvenliğinin Türkiye açısından doğrudan milli güvenlik meselesi olduğunu vurgulayarak, Kıbrıs Türk halkının huzuru, güvenliği ve refahı için desteğin süreceğini bildirdi.

MSB kaynaklarından yapılan açıklamada, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin güvenliği Türkiye'nin güvenliğidir. Dün olduğu gibi bugün ve yarın da Kıbrıs Türk halkının güvenliğini, huzurunu ve refahını korumak için kararlılığımız tamdır" ifadelerine yer verildi.

Rum basını kaynaklarında Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin kişisel temsilcisi tarafından Kıbrıs meselesinin çözümüne dair yeni bir plan hazırlandığı yönündeki haberlerle ilgili "Ada'daki mevcut hassas dengeyi bozmayı amaçlayan hiçbir girişim Türkiye açısından kabul edilemez" ifadeleri kullanıldı.

BM'nin Kıbrıs çözümü için yeni bir plan hazırladığına ilişkin basına yansıyan haberlerin değerlendirildiği açıklamada "Ada'da kalıcı, adil ve sürdürülebilir bir çözüm ancak Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün teyit edilmesine dayanan iki devletli çözüm temelinde mümkündür. Bu temel gerçek göz ardı edilerek ortaya konulacak hiçbir girişim Kıbrıs Türk halkının iradesini yansıtmayacağı gibi bölgede kalıcı bir istikrar da sağlayamayacaktır.

Ülkemiz, garantör devlet sıfatıyla uluslararası anlaşmalardan ve uluslararası hukuktan kaynaklanan meşru hak ve yetkileri çerçevesinde Kıbrıs'ta barışın, güvenliğin ve istikrarın teminatı olmaya devam edecektir." ifadeleri yer aldı.

Almanya'ya ait bir PATRIOT, Kürecik'e konuşlandırıldı
MSB'nin açıklamasında NATO Daimi Savunma Planı Kapsamında ittifakın hava savunmasının güçlendirilmesi için Almanya'ya ait bir PATRIOT Hava Savunma Sistemi'nin Kürecik/Malatya'ya konuşlandırıldığı belirtildi.

Yarın yaklaşık 18 milyon öğrenci için "karne zili" çalacak

Milli Eğitim Bakanlığına (MEB) bağlı ilk ve ortaöğretim okullarındaki yaklaşık 18 milyon öğrenci, yarın karne alarak yaz tatiline girecek

25.06.2026 12:30:00
AA
Yarın yaklaşık 18 milyon öğrenci için "karne zili" çalacak
Yarın yaklaşık 18 milyon öğrenci için "karne zili" çalacak
Milli Eğitim Bakanlığına (MEB) bağlı ilk ve ortaöğretim okullarındaki yaklaşık 18 milyon öğrenci, yarın karne alarak yaz tatiline girecek.

İlk ve ortaöğretim kurumlarında eğitim alan yaklaşık 18 milyon öğrenci ile 1,2 milyona yakın öğretmen, 2025-2026 eğitim öğretim yılı için 8 Eylül 2025'te ders başı yaptı. Birinci dönem ara tatili 10-14 Kasım 2025, ikinci dönem ara tatili ise 16-20 Mart tarihlerinde yapıldı.

2 Şubat'ta başlayan ikinci dönem ise yarın sona erecek. Öğrenciler, eğitim öğretimin yorgunluğunu yarınki son ders zilinin ardından atacak.

Ortaokul son sınıf öğrencileri, 13 Haziran'da Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında yapılan merkezi sınavın sonuçlarını 10 Temmuz'da öğrenecek.

Lise son sınıf öğrencileri ile mezunlar, 20-21 Haziran'da Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) heyecanını yaşadı. 20 Haziran'da düzenlenen YKS birinci oturum Temel Yeterlilik Testi (TYT) ile 21 Haziran'da yapılan ikinci oturum Alan Yeterlilik Testleri (AYT) ve üçüncü oturum Yabancı Dil Testi'nin sonuçları 22 Temmuz'da açıklanacak.

Öğretmenlerin 2026 Haziran Dönemi Mesleki Çalışma Semineri ise 29-30 Haziran'da Öğretmen Bilişim Ağı (ÖBA) platformu üzerinden çevrim içi olarak gerçekleştirilecek.

2026-2027 eğitim öğretim yılı için 14 Eylül'de ders başı yapılacak.

Ölüm ve ölüm nedeni 2025 yılı istatistikleri açıklandı

Türkiye'de ölüm sayısı, 2024'te 489 bin 734 iken, geçen yıl 491 bin 684 oldu. Ölümler nedenlerine göre incelendiğinde, 2025'te yüzde 34,7 ile dolaşım sistemi hastalıkları ilk sırada yer aldı

 

25.06.2026 11:30:00
AA
Ölüm ve ölüm nedeni 2025 yılı istatistikleri açıklandı
Ölüm ve ölüm nedeni 2025 yılı istatistikleri açıklandı

Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin ölüm ve ölüm nedeni istatistiklerini açıkladı.

Buna göre, ölüm sayısı 2024'te 489 bin 734 iken, 2025'te 491 bin 684 olarak belirlendi. Ölen kişilerin yüzde 55,1'ini erkekler, yüzde 44,9'unu kadınlar oluşturdu.

Bin kişi başına düşen ölüm sayısını ifade eden kaba ölüm hızı, 2025'te bir önceki yıla göre değişim göstermeyerek binde 5,7 oldu. Diğer bir ifadeyle 2025'te bin kişi başına 5,7 ölüm düştü.

Kaba ölüm hızı en yüksek il, 2025'te binde 10,8 ile Sinop oldu. Bu ili binde 10,2 ile Kastamonu, binde 9,6 ile Giresun ve binde 9,5 ile Balıkesir izledi. Kaba ölüm hızının en düşük olduğu il ise binde 2,3 ile Şırnak olurken, bu ili binde 2,5 ile Hakkari, binde 3,1 ile Van, binde 3,2 ile Batman ve Şanlıurfa izledi.

İllere göre ölüm nedenleri

Ölümler nedenlerine göre incelendiğinde, 2025'te yüzde 34,7 ile dolaşım sistemi hastalıkları ilk sırada yer aldı. Bu ölüm nedenini yüzde 16,1 ile iyi huylu ve kötü huylu tümörler, yüzde 15,1 ile solunum sistemi hastalıkları takip etti.

Dolaşım sistemi hastalıklarından kaynaklı ölümler alt ölüm nedenlerine göre incelendiğinde, ölenlerin yüzde 42,3'ünün iskemik kalp hastalıklarından, yüzde 24,6'sının diğer kalp hastalıklarından, yüzde 18,2'sinin serebro-vasküler hastalıklardan kaynaklandığı belirlendi.

Dolaşım sistemi hastalıklarından ölümler illere göre incelendiğinde, 2025'te bu hastalıklara bağlı ölüm oranı en yüksek il yüzde 47,7 ile Çanakkale oldu. Bu ili yüzde 42,8 ile Balıkesir, yüzde 42,2 ile Hatay, yüzde 42 ile Burdur izledi.

Dolaşım sistemi hastalıklarına bağlı ölüm oranı en düşük iller ise yüzde 25,4 ile Kilis, yüzde 28,7 ile Hakkari, yüzde 28,9 ile İstanbul, yüzde 29 ile Kayseri şeklinde sıralandı.

Bebek ölüm hızı binde 7,8

İyi ve kötü huylu tümörlerden kaynaklı ölümler alt ölüm nedenlerine göre incelendiğinde, ölenlerin yüzde 28,9'unun gırtlak ve soluk borusu/bronş/akciğerin kötü huylu tümöründen, yüzde 8'inin kolonun kötü huylu tümörü, yüzde 7,6'sının lenfoid ve hematopoetik kötü huylu tümörü kaynaklı olduğu görüldü.

İyi ve kötü huylu tümörlerden ölenler illere göre incelendiğinde, 2025'te iyi ve kötü huylu tümörlerden kaynaklı ölüm oranı en yüksek il yüzde 22,4 ile Ağrı oldu. Bu ili yüzde 19,8 ile Van, yüzde 19,5 ile Kocaeli ve Ankara, yüzde 19,4 ile Elazığ izledi.

Bu hastalıklara bağlı ölüm oranı en düşük iller ise yüzde 9,7 ile Kilis, yüzde 10,9 ile Burdur, yüzde 11 ile Şanlıurfa, yüzde 11,2 ile Aydın olarak tespit edildi.

Bebek ölüm sayısı, 2024'te 8 bin 484 iken, 2025'te 6 bin 988'e geriledi. Bin canlı doğum başına düşen bebek ölüm sayısını ifade eden bebek ölüm hızı, 2024'te binde 9 iken, 2025'te binde 7,8 oldu.

Doğumdan sonraki beş yıl içinde ölme olasılığını ifade eden beş yaş altı ölüm hızı, 2024'te binde 11,1 iken, 2025'te binde 9,5 oldu. 

12. Yargı Paketi, TBMM Adalet Komisyonunda kabul edildi

TBMM Adalet Komisyonunda, kamuoyunda "12. Yargı Paketi" olarak bilinen Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edildi

25.06.2026 05:11:00 / Güncelleme: 25.06.2026 05:26:05
AA
12. Yargı Paketi, TBMM Adalet Komisyonunda kabul edildi
12. Yargı Paketi, TBMM Adalet Komisyonunda kabul edildi

Teklifle, İcra ve İflas Kanunu'nda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, Yargıtay, bölge adliye mahkemeleri ve ilk derece mahkemelerince verilen bir miktar para ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin ilamlar, idare tarafından gecikmeksizin yerine getirilecek.

Hükmedilen tutarın ödenmesine ilişkin alacaklı veya vekilinin idareye yazılı şekilde banka hesap numarasını bildirerek yapacağı başvuru tarihinden itibaren en geç 1 ay içinde ilamda belirtilen alacağın ilamda belirtildiği şekilde varsa ödeme tarihine kadar işleyecek faizi ve diğer ferileriyle birlikte ödenmediği takdirde ilamlı icra takibi yapılabilecek. Bu başvuru yapılmaksızın doğrudan doğruya ilamlı icra yoluna başvurulamayacak.

Kanun'daki diğer bir değişiklikle, tüm maliklerin miras yoluyla edindikleri ve mirasçılar dışında üçüncü kişilerin mülkiyet hakkının bulunmadığı taşınmazlar bakımından ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi halinde yapılacak açık artırmalarda birinci artırma sadece malik olan mirasçılar arasında yapılacak. Sadece malik olan mirasçılar arasında yapılacak bu artırma usulü bir defaya mahsus olmak üzere uygulanacak.

Elektronik satış portalında yapılacak ilanda da düzenlemelere gidilecek. Buna göre, elektronik satış portalında yapılacak ilanda satış talep eden ve artırmaya katılmak isteyen alacaklı, en geç artırma süresinin bitiminden önceki iş günü mesai bitimine kadar satışı yapan icra dairesine müracaat etmesi halinde alacağın teminatı karşıladığı miktar kadar kendisinden teminat alınmayacağı, açık artırmalarda Hazine'nin teminat göstermekten muaf olduğu belirtilecek.

Ayrıca söz konusu ilanda elektronik satış portalında verilecek tekliflerin haczedilen malın muhammen kıymetinin yüzde 50'si, ortaklığın satış suretiyle giderilmesinde birinci artırmanın sadece malik olan mirasçılar arasında yapıldığı durumlarda muhammen kıymetin yüzde 100'ü, ikinci artırmada ise muhammen kıymetin yüzde 50'si ile o malla güvence altına alınan ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından hangisi fazla ise bu miktarı ve ayrıca bu miktara ilave olarak paraya çevirme ve paylaştırma masraflarını geçmesi gerektiği yer alacak.

İlanda, ihale alıcısının en yüksek teklifi verip de süresi içinde ihale bedelini yatırmaması halinde, alınan teminatın iade edilmeyip öncelikle satış masraflarından mahsup edileceği, kalan miktarın icra dosyaları bakımından alacaklarına mahsuben hak sahiplerine ödeneceği, süresi içinde ihale bedelini yatırmayan ihale alıcısının satış isteyen alacaklı olması durumunda, muhammen bedelin yüzde 10'unun kendi alacağından mahsup edileceği ve bu satış için yapılan masrafın kendisi üzerinde bırakılarak borçluya yüklenmeyeceği, ortaklığın satış suretiyle giderilmesinde en yüksek teklifi verip de ihale bedelini süresi içinde yatırmayan ihale alıcısından alınan teminatın kendisine iade edilmeyerek satış masrafları mahsup edildikten sonra paydaşlara payları oranında ödeneceği, süresi içinde ihale bedelini yatırmayanın paydaş olması durumunda ise alınan teminatın tamamının diğer pay sahiplerine payları oranında ödeneceği, ayrıca en yüksek teklifi verip de süresi içinde ihale bedelini yatırmayan ihale alıcısına teklif ettiği bedelin yüzde 5'i oranında satışı yapan icra dairesince veya satış memurunca idari para cezası verileceği, verilen bu cezanın Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca tahsili için tahsil dairesine bildirileceği de bulunacak.

Noterlik Kanunu'ndaki değişiklikle, noterlik evrak ve defterleri, mahkeme, sulh ceza hakimliği ve cumhuriyet başsavcılıklarınca veya resmi daireler tarafından yahut konusu da belirtilmek suretiyle noterlikte soruşturmaya yetkili kılınan kimselerce incelenebilecek.

Mahkeme, sulh ceza hakimliği veya cumhuriyet başsavcılığı tarafından noterlik evrakının aslının istenmesi halinde ilgili noter, evrakın bir örneğini çıkarıp aslına uygunluğunu onaylayacak. Noter, onayladığı örneği yerinde saklayacak ve evrakın aslını ilgili merciye gönderecek.

Mahkeme, sulh ceza hakimliği, cumhuriyet başsavcılığı veya soruşturmaya yetkili kılınan resmi daire tarafından noterlik evrakının onaylı bir örneğinin istendiği durumlarda, noter istenilen evrakın aslını elektronik ortamda taramak ve güvenli elektronik imzayla imzalamak suretiyle oluşturduğu onaylı örneği ilgili merciye elektronik ortamda iletecek. Elektronik ortamda gönderme imkanı bulunmayan durumlarda evrakın aslına uygunluğunu onaylayarak onaylı örneği ilgili merciye gönderecek. Yapılan işlemler için yevmiye numarası verilmeyecek, posta masrafı ve yol masrafı hariç olmak üzere harç, vergi, değerli kağıt ücreti dahil herhangi bir ücret alınmayacak.

Danıştay Kanunu'ndaki değişiklikle, 2016'dan itibaren 10 yıl içinde Danıştay'daki daire sayısının 10'a düşürülmesine yönelik 23 Temmuz 2026'da sona erecek süre 4 yıl daha uzatılacak. Ayrıca Danıştay daire sayısının azalmayacak olması dolayısıyla boşalan her 2 üyelik için bir üye seçimi yapılması uygulamasından da 23 Temmuz 2030'a kadar vazgeçilecek.

İdare mahkemelerinde tek hakimle çözümlenecek davalar

Teklifle, Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'da düzenlemeye gidiliyor. Buna göre, idare mahkemelerinde tek hakimle çözümlenecek davaların kapsamı genişletilecek.

Düzenleyici işlemlere karşı açılanlar hariç, konusu 486 bin lirayı aşmayan idari işlemlere karşı açılan iptal davaları ve tam yargı davaları, ilköğretim, ortaöğretim ve yükseköğretim öğrencileri hakkında tesis edilen uzaklaştırma ve ilişik kesme sonucunu doğuranlar hariç disiplin cezası ile sınıf geçme, not tespiti, yurt, kredi ve burs işlemlerine karşı açılan davalar, kamu görevlileri hakkında tesis edilen geçici görevlendirme, yolluk, lojman ve izin işlemlerine karşı açılan davalar, kamu görevlilerine verilen uyarma cezasına karşı açılan davalar, mesleki faaliyeti geçici veya sürekli olarak engelleyenler hariç olmak üzere kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının üyeleri hakkında verdiği disiplin cezalarına karşı açılan davalar, 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun'un uygulanmasından doğan davalar, idare mahkemesi hakimlerinden biri tarafından çözümlenecek. Ayrıca 486 bin lirayı aşmayan davalar, vergi mahkemesi hakimlerinden biri tarafından karara bağlanacak.

İdari Yargılama Usulü Kanunu'ndaki değişiklikle, bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin yaptığı inceleme sonunda, kararı hukuka uygun bulursa, kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa kararın gerekçesini değiştirerek, karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak istinaf başvurusunun reddine karar verecek.

Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlar ile usule ilişkin verilen diğer nihai kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulması, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hakim tarafından bakılmış olması, dilekçenin reddine karar verilmesi gerekirken bu karar verilmeksizin dava hakkında karar verilmesi, dosyanın eksik veya yanlış hasımla tekemmül ettirilerek karar verilmesi, talep hakkında karar verilmemesi yahut eksik hükümle karar verilmesi, keşif veya bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği halde yaptırılmadan karar verilmesi, duruşma yapılması gerektiği halde duruşma yapılmadan karar verilmesi hallerinde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine kesin olarak karar verecek.

Ancak bölge idare mahkemesi, keşif veya bilirkişi incelemesi yaptırılması ile duruşma yapılması gerektiği halde duruşma yapılmadan karar verilmesi hallerinde eksikliği kendisi gidererek karar verebilecek. Bu düzenlemeler dışında kararın kaldırılarak dosyanın, kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilemeyecek.

İdari Yargılama Usulü Kanunu'ndaki diğer bir düzenlemeyle, temyizle ilgili belirlenen davalar dışında kalan davalarda bölge idare mahkemesinin istinaf kanun yolu incelemesinde ilk derece mahkemesi kararını kaldırması üzerine yeniden verdiği kararlar, tebliğinden itibaren 30 gün içinde Danıştay'da temyiz edilebilecek. Ancak idare ve vergi mahkemelerinde tek hakimle görülen davalarda, Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında Kanun'un uygulanmasından kaynaklanan davalarda, Taşınmaz Mal Zilyedliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanun'un uygulanmasından kaynaklanan davalarda, Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun uygulanmasından kaynaklanan davalarda, sadece vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin verilen kararlarda kaldırma kararı üzerine yeniden bir karar verilmiş olsa dahi temyiz yoluna başvurulamayacak.

Konusu 270 bin lirayı aşıp 920 bin lirayı aşmayan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan ve istinaf kanun yolu incelemesinde kaldırma kararı üzerine yeniden karar verilen davaların temyiz edilmesine ilişkin hüküm yürürlükten kaldırılacak.

Adli Tıp Kurumu ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'daki değişiklikle, adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeliklerine atanmak için en az tıpta veya diş hekimliğinde uzmanlık belgesi ya da alanında doktora derecesi almış olmak şartı aranacak. Adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeleri ile adli tıp grup başkanları ve adli tıp ihtisas dairesi başkanlarının görev süresi 4 yıl olacak. Yeni atanan veya görevlendirilenler göreve başlayıncaya kadar süresi dolanların görevi devam edecek.

Hakim ve savcı yardımcılarının eğitim süreçleri

Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararları doğrultusunda Hakimler ve Savcılar Kanunu'nda yapılan düzenlemeyle, adli yargı hakim ve savcı yardımcıları ile idari yargı hakim yardımcılarına, ilgisine göre, Anayasa ve insan hakları hukuku, ceza hukuku, özel hukuk, idare hukuku, vergi hukuku ve usul hukuku alanları ile duruşma yönetimi, karar ve gerekçeli karar yazımı, adalet hizmetlerinin yönetimi ve denetimi, uluslararası kuruluşlar ve sözleşmeler, sık karşılaşılan davalar ve kişisel gelişim konularında eğitim verilecek. Yazılı sınavlarda eğitim verilen konulardan soru sorulacak ve 100 tam puan üzerinden değerlendirilecek. Sonuçlar yazılı sınav kurulunca tutanağa bağlanacak ve Türkiye Adalet Akademisine teslim edilecek.

Sözlü sınavda hakim ve savcı yardımcısının, eğitim konularına ilişkin mevzuat, içtihat ve uygulama bilgisi, mesleki yeterliliği, hukuki meseleleri kavrama, çözme ve ifade etme yeteneği, özgüveni, temsil kabiliyeti ve davranışlarının mesleğe uygunluğu, Türkçeyi etkin bir şekilde kullanma becerisi ile genel kültür ve yetenek düzeyi değerlendirilecek.

Hakimler ve Savcılar Kanunu'ndaki diğer bir düzenlemeyle, hakimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulması halinde uyarma cezası verilecek.

TBMM Adalet Komisyonunda kabul edilen Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ne göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümler, işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa'nın "Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı" başlıklı 17'nci maddesi kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçlar hakkında uygulanmayacak.

Kamuoyunda "12. Yargı Paketi" olarak bilinen teklifle, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda, Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un "Kanuni Faiz"e ilişkin maddesi yeniden düzenleniyor. Buna göre, Türk Borçlar Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu'na göre faiz ödenmesi gereken hallerde, miktarı sözleşme ile tespit edilmemişse bu ödeme yıllık, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde 80'i üzerinden yapılacak. Söz konusu oran, 30 Haziran günü önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan reeskont oranından 5 puan veya daha çok farklı ise yılın ikinci yarısında 30 Haziran günü belirlenen oranın yüzde 80'i geçerli olacak.

Düzenlemeyle, Türk Medeni Kanunu'nun taşınırların satılmasını içeren hükmünde değişikliğe gidiliyor. Buna göre, vesayet altındaki kişinin menfaati gerektirirse değerli şeylerin dışındaki taşınırlar, vesayet makamının vereceği talimat uyarınca, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'ne entegre elektronik satış portalında açık artırma ile satılacak. Bu hüküm, düzenlemenin yayımı tarihinden itibaren 3 ay sonra yürürlüğe girecek.

Kanun'un taşınmazların satılmasını içeren hükmünde yapılan değişikliğe göre, satış, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'ne entegre elektronik satış portalında açık artırmayla yapılacak ve ihale, vesayet makamının onamasıyla tamam olacak. Onamaya ilişkin kararın ihale gününden başlayarak 10 gün içinde verilmesi gerekecek. Bu hüküm de düzenlemenin yayımı tarihinden itibaren 3 ay sonra yürürlüğe girecek.

Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "genetik inceleme sonuçlarının gizliliği"ni içeren hükmünde değişikliğe gidiliyor. Buna göre, inceleme sonuçları kimlik bilgilerinden arındırılmış şekilde mahsus bir sisteme kaydedilecek ve bir örneği dosyasında delil olarak saklanmak üzere soruşturma veya kovuşturma makamına gönderilecek. Sisteme kaydedilen ve dosyada delil olarak saklanan bilgiler, kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması, itirazın reddi, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının verilip kesinleşmesi hallerinde derhal, diğer hallerde mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren 20 yıl geçmesiyle cumhuriyet savcısının huzurunda yok edilecek ve bu husus dosyasında muhafaza edilmek üzere tutanağa geçirilecek.

Bilgisi sisteme kaydedilen kişi bu süre içinde kişisel verinin saklanmasını gerektiren amacın ortadan kalkması veya haklı bir nedenin bulunması halinde hakim veya mahkemeden bu bilgilerin silinmesini talep edebilecek.

Bu hüküm uyarınca sisteme kaydedilen bilgiler, yürütülmekte olan bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla mahkeme, hakim veya cumhuriyet savcısı kararıyla kullanılabilecek.

Sisteme kaydedilen bilgiler, yürütülmekte olan bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla mahkeme, hakim veya cumhuriyet savcısı kararıyla kullanılabilecek. Mahkeme veya hakim kararlarına karşı itiraz yoluna, cumhuriyet savcısının kararına karşı ise sulh ceza hakimliğine başvurulabilecek.

İnceleme sonuçlarının mahsus sistemde kaydedilmesi, saklanması ve imhası ile bu kayıtlardan yararlanmaya ilişkin esas ve usuller, Adalet ve İçişleri bakanlıklarınca müştereken çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.

Çözümü yapılan metinler derhal imha edilecek

Teklifle, Kanun'un "Bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama, kopyalama ve el koyma" hükmünde değişikliğe gidiliyor. Buna göre, bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmada somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette delil elde etme imkanının bulunmaması halinde, hakim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde cumhuriyet savcısı tarafından şüphelinin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılmasına, bu kayıtların çözülerek metin haline getirilmesine karar verilecek.

Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kararlar, 24 saat içinde hakim onayına sunulacak. Hakim, kararını en geç 24 saat içinde verecek. Sürenin dolması veya hakim tarafından aksine karar verilmesi halinde çıkarılan kopyalar ve çözümü yapılan metinler derhal imha edilecek.

Bilgisayar, bilgisayar programları ve bilgisayar kütüklerine şifrenin çözülememesinden dolayı girilememesi veya gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması ya da işlemin uzun sürecek olması halinde çözümün yapılabilmesi ve gerekli kopyaların alınabilmesi için bu araç ve gereçlere el konulabilecek.

Şifrenin çözümünün yapılması ve gerekli kopyaların alınması halinde, el konulan cihazlar gecikme olmaksızın iade edilecek. Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine el koyma işlemi sırasında sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılacak.

Alınan yedekten bir kopya çıkarılarak şüpheliye veya müdafiye verilecek ve bu husus tutanağa geçirilerek imza altına alınacak.

Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine el koymaksızın da sistemdeki verilerin tamamının veya bir kısmının kopyası alınabilecek. Kopyası alınan veriler kağıda yazdırılarak bu husus, tutanağa kaydedilecek ve ilgililer tarafından imza altına alınacak.

Bu tedbirin uygulanması suretiyle elde edilen veriler, adli emanette saklanacak ve korunması için gerekli tedbirler alınacak. Bu veriler, kovuşturmaya yer olmadığı kararı veya mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren 15 yıl sonunda cumhuriyet savcısının huzurunda yok edilecek ve bu husus, dosyasında muhafaza edilmek üzere tutanağa geçirilecek. İlgililer, bu süre içinde verilerin saklanmasını gerektiren amacın ortadan kalkması veya haklı bir nedenin bulunması halinde hakim veya mahkemeden verilerin silinmesini talep edebilecek.

Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması

Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması" düzenlemesinde yapılan değişikliğe göre, sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, 2 veya daha az süreli hapis veya adli para cezası ise mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilecek. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklı olacak. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereye ilişkin hükümler hariç, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade edecek.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekecek.

Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde mahkum olunan hapis cezası ertelenemeyecek ve kısa süreli olması halinde seçenek yaptırımlara çevrilemeyecek.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, 5 yıl süreyle denetime tabi tutulacak. Denetim süresi içinde kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyecek. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak, bir meslek veya sanat sahibi olmaması halinde, meslek veya sanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine, bir meslek veya sanat sahibi olması halinde, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına, belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine karar verilebilecek. Denetim süresi içinde dava zaman aşımı duracak.

Belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler halinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilecek.

Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesi kararı verilecek.

Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde mahkeme hükmü açıklayacak. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkumiyet hükmü kurabilecek. Açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz edilebilecek. İtiraz mercisi ancak bu fıkradaki koşullarla sınırlı olarak bir değerlendirme yapabilecek.

Kanun'da yer alan istinaf yoluna başvurulamayacağına ilişkin hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilecek.

Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında kanunda yer alan temyize ilişkin hükümler uygulanacak.

Kanun'da yer alan istinaf yoluna başvurulamayacağına ilişkin hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi halinde temyiz yoluna gidilebilecek. İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenecek.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilecek. Bu kayıtlar ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak cumhuriyet savcısı, hakim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde bu hükümde belirtilen amaç için kullanılabilecek.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümler, işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa'nın "Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı" başlıklı 17. maddesi kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçlar hakkında uygulanmayacak.

TBMM Adalet Komisyonunda kabul edilen Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ne göre, Yargıtay ceza dairelerinin yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları hariç olmak üzere tüm kararlarına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, resen veya istem üzerine dosyanın kendisine teslim edildiği tarihten itibaren 3 ay içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilecek.

Kamuoyunda "12. Yargı Paketi" olarak bilinen teklifle, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı doğrultusunda, Ceza Muhakemesi Kanunu'nda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilecek ancak daha önce sorgusu yapılmamış ise mahkumiyet ve ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemeyecek. Güvenlik tedbirine karar verilmesi halinde kaçak sanık, savunma hakkını kullanmak istediğini belirterek bizzat hazır bulunmak kaydıyla yargılamanın yenilenmesini talep edebilecek.

Yargıtay ceza dairelerinin yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları hariç olmak üzere tüm kararlarına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, resen veya istem üzerine, dosyanın kendisine teslim edildiği tarihten itibaren 3 ay içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilecek. Sanığın lehine itirazda süre aranmayacak. İstem, sanık veya sanık adına kanun yoluna başvurma hakkı olanlar ile katılan, katılma isteği karara bağlanmamış ya da katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar tarafından yapılacak.

Teklifle, Türk Borçlar Kanunu'nda yapılan değişikliğe göre, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar nedeniyle, zarar görenin veya destekte bulunan kişinin kazancının bilindiği döneme ilişkin hesaplanan tazminat miktarının toplamına haksız fiil veya zarar doğuran olayın meydana geldiği tarihten, zarar görenin veya destekte bulunan kişinin kazancının bilinemediği döneme ilişkin hesaplanan tazminat miktarının toplamına ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilecek.

Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplara bağlı tazminatlar için ifa amacıyla tahkikat başlayıncaya kadar ödenen bedel, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilecek.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na yönelik değişiklikler

Teklif, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'ndaki "Belirsiz alacak davası" başlıklı hükmü yürürlükten kaldırıyor.

Alacağın sadece bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilecek. Bu durumda zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılacak.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda yapılan değişikliğe göre, duruşmalar arasındaki süre 3 aydan daha uzun olamayacak. İşin niteliği gereği bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla tahkikat işlemlerinin yürütülmesi gibi zorunlu hallerde, hakim gerekçesini belirterek daha uzun bir süre belirleyebilecek.

Ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla bulundukları yerden duruşmaya katılmasına karar verilenler hakkında, ikrar, yeminin edası, davanın geri alınmasına muvafakat, davadan feragat, davayı kabul ile sulh olma halleri hariç olmak üzere, elle atılan imzaya ilişkin hükümler uygulanmayacak. Bu hüküm, düzenlemenin yayımı tarihinden itibaren 3 ay sonra yürürlüğe girecek.

Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda Kanun'un "Davaların birleştirilmesi" başlıklı hükmünde yapılan değişikliğe göre, ilk davanın açıldığı mahkeme birleştirme kararının kesinleşmesinden itibaren bununla bağlı olacak.

Teklife göre, aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülmekte olan davalar yönünden verilen birleştirme kararına karşı sadece istinaf yoluna başvurulabilecek. İlk derece mahkemelerince verilen ayırma kararlarına karşı istinaf yoluna, bölge adliye mahkemelerinin birleştirme ve ayırma kararları hakkında ise temyiz yoluna, ancak hükümle birlikte gidilebilecek. Bu husus tek başına, bölge adliye mahkemesinde hükmün kaldırılarak esastan incelenme, Yargıtay'da ise bozma sebebi teşkil etmeyecek.

Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda Kanun'da yapılan değişiklikle, bölge adliye mahkemesinin yaptığı inceleme sonucunda istinaf başvurusunun kısmen veya tamamen kabul edilerek yeniden esas hakkında verilen karar, miktar veya değeri itibarıyla ilgili hükümde belirtilen parasal sınırın üzerinde olması halinde temyiz edilebilecek. Bu kararın, miktar veya değerinin belirtilen parasal sınırı geçmemesi halinde temyiz yoluna başvurulamayacak.

Geçiş hükümleri

Kanun teklifiyle geçiş hükümleri de düzenleniyor. Buna göre, İcra ve İflas Kanunu'nda yer alan ve düzenlemeyle belirtilen taşınmazlara yönelik hükümdeki değişiklikler, teklifin yürürlüğe girdiği tarihten önce ilanı yapılmış açık artırmalar hakkında uygulanmayacak, değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam edilecek.

Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'daki idare mahkemeleri hakimlerine yönelik hüküm, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra açılan davalar bakımından uygulanacak.

İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda değişikliğe gidilen Danıştay'a temyiz başvurusuna ilişkin hüküm, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra bölge idare mahkemelerince verilen kararlar hakkında uygulanacak. Bu tarihten önce bölge idare mahkemelerince verilen kararlar hakkında, bu düzenlemeyle yapılan değişikliklerden önceki hükümler geçerli olacak.

Adli Tıp Kurumu ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'daki değişiklikle adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeliklerine atanmak için gereken şartların düzenlenmesine ilişkin hükümde, görev süresi belirlenen adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeleri ile adli tıp grup başkanları ve adli tıp ihtisas dairesi başkanlarından kanun teklifinin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 4 yıl veya daha fazla süreyle görev yapmış olanların görevleri sona erecek, 4 yıldan daha az süreyle görev yapmış olanlar kalan süreyi tamamlayacak. Bu hüküm kapsamında görev süresi sona erenler, yerlerine atama veya görevlendirme yapılıncaya kadar görevine devam edecek.

Türk Medeni Kanunu'nda vasinin görevleri arasında yer alan taşınırların ve taşınmazların satışına yönelik hükümler, açık artırma suretiyle satışına karar verilip de bu değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten önce ilanı yapılmış açık artırmalar hakkında uygulanmayacak. Bu açık artırmalar bakımından değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam edilecek.

Ceza Muhakemesi Kanunu'nda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın itiraz yetkisine yönelik düzenleme, hükmün yürürlüğe girdiği tarihten sonra teslim edilen dosyalar hakkında uygulanacak, yürürlüğe girdiği tarihten önce teslim edilmiş olan dosyalar hakkında önceki hükümlerin uygulanması sürdürülecek.

Türk Borçlar Kanunu'nda tazminata yönelik düzenleme, söz konusu değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra meydana gelen haksız fiiller veya zarar doğuran olaylar hakkında uygulanacak. Bu değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce meydana gelen haksız fiiller veya zarar doğuran olaylar bakımından değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam edilecek.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda belirsiz alacak davasına ilişkin yürürlükten kaldırılan hüküm, yürürlükten kaldırılma tarihinden önce açılan davalar bakımından uygulanacak.

"IBAN düzenlemesi" ihdas edildi

Komisyonda AK Parti ve MHP'nin kabul edilen önergesiyle teklife, kamuoyunda "IBAN mağdurları" olarak bilinen haksız menfaat için banka hesap bilgilerini başkalarıyla paylaşanlarla ilgili yeni madde ihdas edildi. Buna göre, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) nitelikli dolandırıcılığa yönelik 158. maddesine fıkra eklenecek.

Dolandırıcılık ile nitelikli dolandırıcılık suçlarına iştirakin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla, kendisine veya başkasına ait bankaya veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiili ile sınırlı olması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilecek.

Komisyonda kabul edilen önergeyle düzenlenen geçiş hükümlerine göre, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılıktan haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası kanun yolu incelemesinde bulunan sanıklardan eklenen fıkranın uygulanacağı sanıkların bölge adliye mahkemeleri ceza dairelerinde bulunan dosyaları hakkında bozma kararı verilecek ve dosya ilk derece mahkemelerine gönderilecek. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar ise gelişlerindeki usule uygun olarak ilk derece mahkemelerine iletilecek.

Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılıktan haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olan ve haklarında TCK'nin etkin pişmanlığa ilişkin 168. maddesi uygulanmamış hükümlülerden eklenen fıkranın uygulanacağı hükümlüler, mağdurun uğradığı zararı mahkemece yapılacak ihtardan itibaren 6 ay içinde aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde TCK'nin 168. maddesinin ikinci fıkrasındaki "Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir" hükmünden faydalanabilecek. Bu süre içinde mağdurun zararı tamamen giderilinceye kadar, fıkra uyarınca infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemez. Bu hükümler, kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla hüküm verilmiş olup da kanun yoluna başvurulmaması sebebiyle kanunun yürürlüğe girmesinden sonra kesinleşen hükümler bakımından da uygulanacak.

AK Parti'nin kabul edilen önergesiyle, bölge adliye mahkemelerinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararlar hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin sadece görevsiz veya yetkisiz olduğu gerekçesiyle bozma kararı verilemeyeceğine yönelik düzenleme tekliften çıkarıldı.

"Organize dolandırıcılıkla mücadelemizde en küçük bir geri adım söz konusu değildir"

Teklife ihdas edilen maddeyle ilgili açıklamalarda bulunan TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, sosyal medya ve dijital platformlarda "hesabını kirala, IBAN'ını paylaş, komisyon kazan" gibi vaatlerle vatandaşların banka hesaplarının suç gelirlerinin aktarılmasında kullanılabildiğini ifade etti.

Bu yöntemlerden en fazla etkilenen kesimlerin başında gençlerin geldiğini vurgulayan Yüksel, kolay kazanç vaadi veya hukuki sonuçların yeterince öngörülememesi nedeniyle bazı gençlerin banka hesaplarını suç örgütlerinin kullanımına açabildiğini, bunun sonucunda eğitim ve meslek hayatlarını etkileyebilen ağır hukuki sonuçlarla karşılaşabildiklerini belirtti.

Hiç kimsenin "Ben bilmiyordum" diyerek sorumluluktan tamamen kurtulmasının söz konusu olamayacağını dile getiren Yüksel, şöyle konuştu:

"Burada özellikle ifade etmek isterim ki hazırlanan düzenleme, dolandırıcılık suçunu planlayan, organize eden, yöneten, vatandaşları aldatan veya suçtan esas menfaati sağlayan kişiler bakımından herhangi bir değişiklik öngörmemektedir. Bu kişiler hakkında mevcut cezai yaptırımlar aynen uygulanmaya devam edecektir. Organize dolandırıcılıkla mücadelemizde en küçük bir geri adım söz konusu değildir. Düzenleme yalnızca, suça katkısı, banka hesabını veya hesabın kullanılmasını sağlayan bilgi ve araçları vermekle sınırlı kalan kişiler bakımından daha ölçülü bir değerlendirme yapılmasını amaçlamaktadır."

Düzenlemeyle yeni bir suç ihdas edilmediğini aktaran Yüksel, ayrıca herhangi bir fiili suç olmaktan çıkarmadığını, dolandırıcılık suçunun faillerine cezasızlık getirilmediğini kaydetti.

Yüksel, düzenlemenin, gerçek mağdurların zararlarının giderilmesine katkı sağlayacağını vurguladı.

Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir

Dünya Ekonomik Forumu’nun son raporuna göre, gün boyu otoparklarda atıl bekleyen milyonlarca elektrikli araç, enerji krizine karşı devasa birer mobil bataryaya dönüşüyor

24.06.2026 18:00:00
Eyüp Kabil
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından Çin'de düzenlenen "Summer Davos" liderler zirvesinde yayımlanan güncel rapora göre, Araçtan Izgaraya (Vehicle-to-Grid / V2G) yani "Her Şeyden Şebekeye" enerji aktarım teknolojisi küresel enerji altyapısını kurtaracak en önemli hamlelerden biri olarak kabul edildi. Yapay zeka yazılımları ve gelişmiş akıllı şebeke altyapılarıyla desteklenen bu sistem, elektrikli araçların sadece enerji tüketen değil, aynı zamanda şebekeyi besleyen aktif birer güç istasyonu olmasını sağlıyor.

Dünya genelinde elektrik şebekelerinin aşırı yüklenme ve fosil yakıt bağımlılığıyla boğuştuğu bu dönemde, laboratuvardan çıkıp kitlesel üretime hazır hale gelen bu teknoloji, enerji yönetiminde tamamen merkezsiz bir dönemi başlatıyor.


Atıl duran araçlar enerji depolama merkezine dönüşüyor


İstatistiklere göre, dünyadaki binek araçlar ve ev tipi lityum piller günün ortalama yüzde 90'ından fazlasında otoparklarda veya garajlarda hiçbir işlev görmeden bekliyor. V2G teknolojisi, tam da bu atıl kapasiteyi küresel enerji arzını dengelemek üzere devreye sokuyor.

Çift Yönlü Şarj Akışı: Geliştirilen yeni nesil entegre altyapılar sayesinde, elektrikli araç sahipleri pillerini sadece doldurmakla kalmıyor; ihtiyaç anında bu enerjiyi evlerine ya da doğrudan şehir şebekesine geri satabiliyor.

Zirve Saatleri Yönetimi: Elektrik talebinin tavan yaptığı ve kesinti risklerinin arttığı akşam saatlerinde, sisteme bağlı binlerce araçtan şebekeye anlık enerji pompalanıyor.

Maliyet Avantajı: Tüketiciler elektriğin ucuz olduğu gece saatlerinde araçlarını şarj edip, enerjinin pahalı olduğu yoğun saatlerde sisteme geri satarak doğrudan gelir elde edebiliyor.


Yapay zeka ve yenilenebilir enerjinin entegrasyonu


Güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının en büyük problemi, hava durumuna bağlı olarak sürekli dalgalanma göstermeleridir. Yapay zeka destekli V2G yazılımları, hava tahminlerini ve şehirlerin anlık enerji tüketim verilerini analiz ederek milyonlarca aracın ne zaman şarj olacağını, ne zaman şebekeyi besleyeceğini saniyeler içinde optimize ediyor.

Bu entegrasyon sayesinde yeşil enerji kaynaklarından üretilen fazla elektrik ziyan edilmeden milyonlarca aracın bataryasında depolanıyor. Elektrik üretiminin düştüğü anlarda ise bu piller devreye girerek fosil yakıtlı ek santrallerin çalıştırılması ihtiyacını tamamen ortadan kaldırıyor. Küresel çapta test edilen pilot bölgelerde, bu yöntemle karbon salınımında ciddi düşüşler kaydedildi.


Küresel devlerin altyapı yarışı başladı


Teknolojinin ticari olarak ölçeklenmesiyle birlikte hem otomotiv hem de enerji yazılımı şirketleri bu alana milyarlarca dolarlık yatırım yapıyor. Enerji ve akıllı şebeke yönetimi üzerine çalışan yeni nesil teknoloji öncüleri, mevcut elektrik şebekelerinin "gizli" kapasitelerini açığa çıkarmak üzere dijital ikizler ve yeni nesil hibrit transformatörler üretiyor.

Apple, Google ve önde gelen küresel otomotiv üreticileri, araç içi yazılımlarını ve şarj ünitelerini bu çift yönlü enerji aktarım standardına uygun hale getirmeye başladı. Sadece batarya kalitesini koruyan değil, aynı zamanda şebekeyle mikro saniyeler düzeyinde güvenli iletişim kuran bu sistemler, geleceğin akıllı şehirlerinin ana omurgasını oluşturuyor.

Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, sosyal medya üzerinden yaptığı Şeyh Said paylaşımları nedeniyle yargılandığı davada "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçundan adli para cezasına çarptırıldı. Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Özdağ'a 87 gün karşılığı toplam 8 bin 700 TL adli para cezası verilirken, hükmün açıklanması 5 yıl süreyle ertelendi. Özdağ, kararın ardından sert açıklamalarda bulundu

24.06.2026 16:20:00
Haber Merkezi
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Dava, Şeyh Said'in 3 yakınının şikayeti üzerine açılmıştı. Savunmasında "Vatan hainine vatan haini demenin hatıraya hakaret oluşturmayacağını" savunan Özdağ'ın bu talebi mahkeme heyeti tarafından kabul görmedi.

Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi, paylaşımdaki ifadelerin kanunda yer alan "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçunun unsurlarını oluşturduğuna hükmetti. Mahkeme, Özdağ'ı adli para cezasına çarptırırken sabıkasızlık durumunu gözeterek Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı uyguladı. Kararın ardından  konuşan Özdağ, davayı tamamen "siyasi bir süreç" olarak nitelendirdi ve avukatları aracılığıyla üst mahkemeye (istinafa) taşıyacaklarını duyurdu.

"Bu ceza Türkiye Cumhuriyeti'ne verilmiştir"

Adliye çıkışında karara oldukça sert tepki gösteren Zafer Partisi lideri, cezanın hukuki değil ideolojik bir alt metni olduğunu iddia etti. Özdağ, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Bu karar kabul edilebilir bir ceza değil. Çünkü mahkeme bu kararla Şeyh Said'in hakaret edilebilecek muteber bir hatırası olduğunu kabul ediyor. Biz bunu reddediyoruz. Bu ceza bana değil; esasen Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ve o dönem bu kanlı ayaklanmayı bastıran Türk Silahlı Kuvvetleri'ne verilmiştir. Bu karar, yarın bebek katili terörist elebaşı Öcalan'a da aynı hakkı vermek demektir. Biz teröriste terörist, haine hain, salağa salak demekten asla vazgeçmeyeceğiz!"

Şeyh Said'i tarihte ait olduğu vatan hainliği yerinde değerlendirmeye devam edeceklerini vurgulayan Özdağ, Cumhuriyet değerlerini savunmaktan geri adım atmayacaklarını yineledi.

Hukuk tarihsel gerçeklerin neresinde?

Ümit Özdağ'a verilen bu ceza, hukuk sistemi ile tarihi/siyasi gerçekliklerin çarpışmasını bir kez daha gündeme taşıdı.

Şeyh Said, 1925 yılında genç Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı silahlı isyan başlatmış ve Şark İstiklal Mahkemesi tarafından "vatan hainliği" suçundan idam edilmiştir. Devletin resmi mahkemelerince tescillenmiş bir isyancı liderin "korunmaya değer bir hatırası" olup olmadığı tartışması, yargının kendi geçmişiyle çelişmesi olarak yorumlanıyor.

Siyasi parti liderlerinin tarihi figürler ve terör eylemleri hakkında yaptıkları sert tanımlamaların "hakaret" potasında eritilmesi, siyaset yapma ve ifade özgürlüğünün alanını daraltıyor.

Kararın ardından sosyal medyada, iktidara yakın bazı gazetecilerin Şeyh Said hakkında benzer veya daha sert ifadeler kullanmasına rağmen takipsizlik kararı aldığı, buna karşın muhalif bir parti liderine ceza kesilmesinin "düşman ceza hukuku" izlenimi yarattığı eleştirileri yükseliyor.

Sonuç olarak Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararı, teknik olarak hukuki bir sınır çizmiş gibi görünse de siyaset sahnesinde ve toplumsal hafızada Cumhuriyet'in kurucu değerleri üzerinden yeni bir kutuplaşma ve tartışma dalgası başlattı.

Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet

Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 13:50:00
AA
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

Baykar'dan yapılan açıklamaya göre, Bayraktar KIZILELMA'nın gerçekleştirdiği test atışlarında, hedefleme ve işaretleme milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN tarafından yapıldı.

ASELSAN'ın LGK-82 ve ROKETSAN'ın TEBER-82 güdüm kitleriyle sabit kara hedefine yönelik gerçekleştirilen test atışı başarıyla tamamlandı.

ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Bayraktar KIZILELMA'nın keskin gözünün ASELSAN TOYGUN olduğunu belirterek, "Düşük görünürlük avantajını koruyarak hedefleme ve işaretleme, LGK ve TEBER ile vuruş. Bu başarı, milli mühendisliğimizin geldiği seviyenin ve güçlü işbirliğimizin somut bir göstergesidir. Emeği geçen tüm ekiplerimizi yürekten kutluyorum." ifadesini kullandı.

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de KIZILELMA'dan yapılan test atışında TEBER-82 Güdüm Kiti'nin hedefi başarıyla vurduğunu aktararak, "Birlikte geliştirdiğimiz milli teknolojilerimizle gücümüze güç katmaya devam ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi

Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi

24.06.2026 11:34:00
Haber Merkezi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi.
AFAD verilerine göre, Düzce'de 3.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Deprem saat 08.46'da meydana gelirken sarsıntı 11,32 kilometre derinlikte gerçekleşti.
Deprem Sakarya ve İstanbul'da da hissedildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.