logo
30 EKİM 2026

Yaşlıların sosyal medya kullanımı 9 yılda 6 kat arttı

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte sosyal medya kullanımı yaşlı bireyler arasında da hızla yaygınlaşıyor. Ülkemizde son dokuz yılda yaşlılar arasında internet kullanımının yaklaşık altı katına çıktı

30.10.2026 12:50:00
İhlas Haber Ajansı
 
Yaşlıların sosyal medya kullanımı 9 yılda 6 kat arttı
Yaşlıların sosyal medya kullanımı 9 yılda 6 kat arttı
Dünya genelinde gelişen teknolojiden geri kalmak istemeyen yaşlılar radyo, televizyon gibi eşyalardan uzaklaşıp telefona yakınlaşarak sosyal medyaya ilgi göstermeye başladı. Sosyal medyanın doğru kullanıldığında yaşlı bireyler için önemli bir destek olabileceğini ifade eden Medicana Sivas Hastanesi Psikoloğu Burak Koçkanat, bilinçsiz kullanımın ise kaygı, mutsuzluk, uyku sorunları, dolandırıcılık ve bilgi kirliliği gibi riskleri beraberinde getirdiğine dikkat çekti. Günümüzde sosyal medya kullanımının yalnızca gençlerle sınırlı kalmadığını, yaşlı bireylerin de dijital platformlarda daha fazla vakit geçirmeye başladığını belirten Psikolog Burak Koçkanat, aile içindeki rollerin değiştiğini ifade etti. Koçkanat, dijital platformların artık yaşlılar için yalnızca eğlence değil, aynı zamanda sosyal hayatlarının bir parçası olduğunu söyledi.

"Sosyal medya yaşlı bireyin toplumla bağını koparmayan bir köprü"

Sosyal medyanın doğru kullanıldığında yaşlı bireylere fayda sağlayabileceğini belirten Psikolog Burak Koçkanat, "Eskiden 'Bırak şu telefonu' cümlesini büyükler gençlere söylerdi. Şimdi roller değişti torunlar dedelerine, ninelerine söylüyor. Ülkemizde son dokuz yılda yaşlılar arasında internet kullanımı yaklaşık altı katına çıktı. Toplam sürede gençler hâlâ önde olabilir, ama sosyal medyaya en hızlı akın eden kuşak artık yaşlılar. Yaşlıların sosyal medyaya yönelmesinin arkasında çok insani bir ihtiyaç var görülmek ve bağlantıda kalmak. Emeklilikle iş arkadaşları gidiyor, çocuklar başka şehirlere taşınıyor, ev sessizleşiyor. Bu yüzden bir sohbet grubu ya da bir dikey video, yaşlı bir birey için sadece eğlence değil. Bir sosyal hayat, 'merhaba' diyecek birileri demek" dedi.

Doğru kullanıldığında sosyal medyanın yaşlı bireyler için önemli bir destek olduğunu dile getiren Koçkanat, "Doğru kullanıldığında sosyal medya yaşlılar için gerçek bir destek. Uzaktaki torunu görüntülü aramak, yıllardır görmediği bir arkadaşı bulmak, yeni bir tarif ya da el işi öğrenmek beyni aktif tutar ve yalnızlık duygusunu azaltır. Kısacası sosyal medya, doğru dozda kullanıldığında yaşlı bireyin toplumla bağını koparmayan bir köprü" diye konuştu.

"Bunun bedelini bazen bir ömrün birikimi ödüyor"

Sosyal medyanın zararlarına da değinen Psikolog Koçkanat, "Sorun, o köprünün bir duvara dönüştüğü noktada başlıyor. Saatlerce ekrana bakmak kaygıyı, mutsuzluğu ve uyku sorunlarını artırabiliyor. Hareket azalıyor, gerçek sohbetlerin yerini kısa mesajlar alıyor. Bir de dolandırıcılık var. Kazandınız, hesabınız bloke oldu gibi mesajlar en çok yaşlıları hedef alıyor ve bunun bedelini bazen bir ömrün birikimi ödüyor" ifadelerine yer verdi.

Yaşlı birey sevdiklerini korumak için paylaşım yapıyor olabilir

Yanlış ve sahte haberlerin yaşlı bireyler aracılığıyla hızlı yayılabildiğine dikkat çeken Koçkanat, "Toplum açısından en önemli konulardan biri bilgi kirliliği. Araştırmalar, yaşlıların sahte haberi ayırt etmede gençlerden çok da farklı olmadığını gösteriyor. Fark, paylaşma alışkanlığında. Yaşlı birey sevdiklerini korumak için 'herkes duysun' diye hemen paylaşıyor ve yanlış bilgi böylece hızla yayılıyor. Aile içinde de roller değişti, artık sofrada telefona bakan sadece genç değil. Herkes aynı masada ama başka ekranlar ile iletişim kuruyor" dedi.

"Telefonu elinden almak yerine, elini tutmak gerekiyor"

Yaşlı bireylere aileleri tarafından daha fazla ilgi gösterilmesi gerektiğini belirterek önerilerde bulunan Koçkanat, "Bu konuda üç basit öneri veriyorum. Birincisi, yasaklamak yerine eşlik edin. Annenize, babanıza 'Bırak o telefonu' demek yerine onunla birlikte bir video izleyin, ne izlediğini merak edin. İkincisi, paylaşmadan önce sor, kuralı koyun. Şüpheli bir haber ya da para isteyen bir mesaj geldiğinde önce bir yakınına danışsın. Üçüncüsü, ekranı gerçek hayatın yerine değil, gerçek hayata açılan bir kapı olarak kullanın. Bir dikey videoyu kaydırmak birkaç saniye sürer, ama bir sohbet insanın hayatını değiştirebilir. Sosyal medya yaşlılarımız için ne tamamen bir tehlike ne de tamamen bir çözüm. O bir ayna yalnızlığı da gösterir, bağlılığı da. Bir büyüğümüz saatlerce ekrana bakıyorsa, belki de asıl söylemek istediği şey 'Beni biraz daha fazla arayın' olabilir. Telefonu elinden almak yerine, elini tutmak gerekiyor" dedi.

Erdoğan'dan Türk dünyasına mesaj: "Ayrılığa yer yok"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türk dünyasının aile fotoğrafında ayrılığa, gayrılığa, ihtilafa yer yoktur. Hepimiz biriz, beraberiz, ezelden ebede kadar inşallah kardeşiz" dedi

30.10.2026 17:20:00
AA
 
 Erdoğan'dan Türk dünyasına mesaj: "Ayrılığa yer yok"
 Erdoğan'dan Türk dünyasına mesaj: "Ayrılığa yer yok"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu'nda "Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik" temasıyla düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Devlet Başkanları Konseyi 13. Zirvesi'nde konuştu.

Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Erdoğan, "Dün Cumhuriyetimizin 103'üncü yıl dönümünü sizlerin katılımıyla büyük bir gurur ve coşkuyla idrak ettik. Bugün ise kardeş Türk devletlerinin liderleri olarak müşterek geleceğimizi konuşmak üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Öncelikle Cumhuriyet Bayramı sevincimizi paylaştığınız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı.

Dün açılışını yaptıkları Türk Devletleri Teşkilatı Medeniyet Parkı'na konuk devletlerin de özel hediyeleriyle aralarındaki birlikteliği daha da kökleştirdiğini belirten Erdoğan, "Dün ve bugün verdiğimiz aile fotoğrafı, hem geçmişimize duyduğumuz sadakatin hem de ortak geleceğimizi birlikte inşa etme irademizin sembolü olmuştur." diye konuştu.

Zirveyi merhum İsmail Gaspıralı'dan ilhamla "Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik" olarak belirlediklerini anımsatan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bize göre dilde birlik, ortak hazinemizi yaşatmak, geliştirmek ve birbirimizi aracısız anlayabilmektir. Fikirde birlik, ortak hedefler etrafında kenetlenmek ve müşterek bir strateji geliştirebilmektir. İşte birlik ise sözümüzü eyleme, irademizi esere, kararlarımızı neticeye dönüştürebilmektir. Bu anlayışla Türkiye olarak Teşkilatımızın dönem başkanlığını bugün Azerbaycan'dan devralıyoruz. Azerbaycanlı kardeşlerimize dönem başkanlıkları boyunca gösterdikleri çabalar dolayısıyla Teşkilatımız adına tebriklerimi iletiyorum.

İnşallah dönem başkanlığımızda Teşkilatımızın bugüne kadar oluşturduğu kurumsal birikimi daha somut kazanımlara tahvil etmeyi hedefliyoruz. Kardeşlik bağlarımızı pekiştirecek şekilde ortak dilin yaygınlaştırılması spor başta olmak üzere kültürel etkinliklerin desteklenmesi, ülkelerimiz arasında seyahatlerin kolaylaştırılması gibi alanlarda ilerleme kaydedelim diyoruz. Türk dünyasının geleceğini inşa ederken aile kurumunun güçlendirilmesine ve kadınların toplumlarımızdaki rolünün desteklenmesine önem veriyoruz."


"Türk dünyasının aile fotoğrafında ayrılığa, gayrılığa, ihtilafa yer yoktur"


Aile ve Kadın Konseyi Yüksek Onur Kurulu'nun ilk toplantısının eşi Emine Erdoğan'ın himayesinde yapılmasından büyük memnuniyet duyduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şunu, burada altını çizerek vurgulamak isterim: Türk dünyasının aile fotoğrafında ayrılığa, gayrılığa, ihtilafa yer yoktur. Hepimiz biriz, beraberiz, ezelden ebede kadar inşallah kardeşiz. Bu noktada aile meclisimizin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile temaslarını artıracağına inanıyorum. Bu vesileyle Türkmenistan'ın çalışmalarımıza sunduğu katkıları da takdirle karşıladığımızı vurgulamak istiyorum. Serdar kardeşimin dinamik liderliğinde Türkmenistan'ı en kısa zamanda tam üye olarak aile meclisimizde görmeyi temenni ediyoruz." şeklinde konuştu.


"Azerbaycanlı kardeşlerimizin Ermenistan ile yürüttüğü temasları destekliyorum"


"Barış ve istikrarın hakim olduğu bir Güney Kafkasya, bölge ülkeleriyle birlikte bütün Türk dünyasına önemli fırsatlar sunacaktır." diyen Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Azerbaycanlı kardeşlerimizin Ermenistan ile yürüttüğü temasları destekliyor, kalıcı barış için elimizden gelen katkıyı sunmaya devam edeceğimizi ifade ediyorum. Bölgemizde yaşanan ihtilafların hiçbir tarafa kazanç getirmediği gibi küresel ekonomi, ticaret ve enerji piyasaları üzerinde ağır sonuçları olmaktadır. İran ile son dönemde tekrar artan tansiyonun silahlar yerine diplomasiye tahvil edilmesi temennimizdir. Kanayan yaramız olan Filistin meselesinin adil çözümü için Türk devletleri olarak daha fazla çaba göstermemiz gerektiği kanaatindeyim. Gazze'ye insani yardımların ulaştırılması ve yeniden imar çalışmalarının bir an evvel başlatılması için gerekli katkıyı sağlamalıyız. 1967 sınırları temelinde ve başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen Filistin Devleti'nin hayata geçirilmesine destek vermeyi sürdürmeliyiz. Mazimiz gibi istikbalimiz, sıkıntılarımız gibi başarılarımızla ortaktır. Her bir üyemizin milli hassasiyetlerini gözeterek kazan kazan anlayışıyla ortak çıkarlarımızı büyütmeye gayret etmeliyiz. Ben inanıyorum ki Türk dünyasını doğudan batıya uzanan güçlü bir ticaret, ulaştırma ve enerji merkezine dönüştürmek bizlerin elindedir. Trans-Hazar-Doğu-Batı Orta Koridoru, yarının ticaretine yön verecek stratejik bir hattır."


"Ülkelerimizin pazarlarını tek bir çatı altında buluşturabiliriz"


Cumhurbaşkanı Erdoğan, siber güvenliğin kara, hava ve deniz güvenliği kadar hayati olduğunu vurguladı.

Siber güvenlik ve siber işbirliği mutabakatının en kısa sürede imzalanarak hayata geçirilmesini beklediklerini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Uzay alanında ortak uydu projemizin hızlandırılması önceliklerimiz arasında olmayı sürdürüyor. Ortak bir dijital ticaret platformu üzerinden ülkelerimizin pazarlarını tek bir çatı altında buluşturabiliriz. Oğuz, Kıpçak ve Karluk dil gruplarını kapsayacak büyük Türk dili modelinin geliştirilmesine yönelik çalışmalara bütün üye ülkelerimizin katkı sunmasını bekliyoruz. Dönem başkanlığımızda yapay zeka ve dijital kalkınma eylem planını sonuç odaklı ve mükerrerlikten uzak bir anlayışla ilerleteceğiz. 2027-2031 stratejisiyle Stratejik Ortaklık Ebedi Dostluk Anlaşması'nın nihayetlendirilmesini çok önemli buluyorum. Biliyorsunuz 11-12 Kasım tarihlerinde COP31 Liderler Zirvesi'ne Antalya'da ev sahipliği yapacağız. Siz değerli kardeşlerimin katılımını beklediğimi tekrar ifade etmek isterim."

Görev süresi sona eren TDT Genel Sekreteri Kubanıçbek Ömüraliyev'e 2022'den bu yana Teşkilata sunduğu hizmetler için teşekkür eden Erdoğan, yeni Genel Sekreter Mirvahid Azimov'a da başarılar diledi.

Erdoğan, "Bugün devraldığımız dönem başkanlığını ağır bir sorumluluk ve kıymetli bir emanet olarak görüyoruz. İnşallah bu emanete hakkıyla sahip çıkmanın gayretinde olacağız." diye konuştu.


Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Dilde, Fikirde, İşte Birlik' şiarımız rehberliğinde somut adımları belirledik


Zirvenin açılış konuşmasının ardından konuk devlet başkanları ve yetkililere söz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmalar sonrasında zirvenin tamamlandığını belirterek, "Bugün kabul ettiğimiz Ankara Bildirisi ve aldığımız kararlarla, 'Dilde, Fikirde, İşte Birlik' şiarımız rehberliğinde somut adımları belirledik. Kıymetli katkılarınız, yapıcı yaklaşımlarınız ve sergilediğiniz kardeşlik ruhu için her birinize teşekkür ediyorum." diye konuştu.

Erdoğan, konuşmasında, Dede Korkut'un "Kara dağların yıkılmasın, gölgelice büyük ağacın kesilmesin, taşkın akan görklü suyun kurumasın, koşar iken ak-boz atın sendelemesin, vuruştuğunda kara çelik öz kılıcın çentilmesin, ak sakallı babanın yeri cennet olsun, ak bürçekli ananın yeri cennet olsun, ahir sonu arı imandan ayırmasın, kadir mevlam seni namerde muhtaç eylemesin." duasına yer verdi.

Katılımcılara teşekkür eden Erdoğan, "Rabb'im, Türk devletleri olarak dayanışmamızı daim eylesin. Zirvemizin ve aldığımız kararların Türk dünyası için hayırlara vesile olmasını diliyor, sizleri Allah'a emanet ediyorum." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuk devlet başkanları ve yetkilileriyle TDT Devlet Başkanları Konseyi 13. Zirvesi ortak bildirisini imzaladı.

Erdoğan, Bayramov ile görüştü

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Dışişleri Bakanı Bayramov'u kabul etti

30.10.2026 17:03:00
AA
 
Erdoğan, Bayramov ile görüştü
Erdoğan, Bayramov ile görüştü
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov'u kabul etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başkentte "Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik" temasıyla düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Devlet Başkanları Konseyi 13. Zirvesi sonrası ikili görüşmelerini sürdürüyor.

Erdoğan, Azerbaycan Dışişleri Bakanı Bayramov'u Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kabul etti.

Görüşme, basına kapalı gerçekleştirildi.

Milletvekili Mustafa Sarıgül'ün eski eşi Aylin Kotil, oğulları Ömer ve Emir Sarıgül ile gazeteci Murat Ağırel'in tutuklandığı kara para aklama soruşturmasında yeni operasyon düzenlendi

Milletvekili Mustafa Sarıgül'ün eski eşi Aylin Kotil, oğulları Ömer ve Emir Sarıgül ile gazeteci Murat Ağırel'in tutuklandığı kara para aklama soruşturmasında yeni operasyon düzenlendi. Hakkında gözaltı kararı verilen 11 kişiden 10'u yakalanırken, bir kişinin yurt dışında olduğu belirlendi

30.10.2026 11:28:00
Haber Merkezi
 
Milletvekili Mustafa Sarıgül'ün eski eşi Aylin Kotil, oğulları Ömer ve Emir Sarıgül ile gazeteci Murat Ağırel'in tutuklandığı kara para aklama soruşturmasında yeni operasyon düzenlendi
Milletvekili Mustafa Sarıgül'ün eski eşi Aylin Kotil, oğulları Ömer ve Emir Sarıgül ile gazeteci Murat Ağırel'in tutuklandığı kara para aklama soruşturmasında yeni operasyon düzenlendi
Milletvekili Mustafa Sarıgül'ün ve ailesinin İstanbul'da yurt içi ve yurt dışında kurulan şirketler üzerinden kaynağı belirsiz yüksek miktarda paranın akladığı iddiasıyla yürütülen soruşturmada yeni bir operasyon daha yapıldı.

Önceki operasyonda Sarıgül'ün eski eşi Aylin Kotil, oğulları Ömer ve Emir Sarıgül ile gazeteci Murat Ağırel tutuklanırken şimdiki operasyonda 11 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. 10 kişi gözaltına alınırken bir kişinin ise yurt dışında olduğu öğrenildi.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan isimler arasında Mustafa Sarıgül'ün ağabeyi Metin Sarıgül, Şişli Meslek Yüksekokulu Kurucu Müdürü Aynur Aydın, Sarıgül'ün inşaat firması ortaklarından Meriç ailesine mensup çok sayıda kişi yer aldı. O isimler şu şekilde;

Metin Mevlüt Sarıgül

Ömer Yazıcı

Aynur Aydın

Gençağa Meriç

Ahmet Meriç

Berrak Çetinkaya

Davut Kaymak

Altuğ Altınbaş Sürer

Mehmet Meriç

Süreyya Kurtulan

Erdoğan, Trump ile telefonda görüştü

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump ile telefonda görüştü. Trump, Erdoğan'a TDT Liderler Zirvesi için başarı dileklerini iletti

29.10.2026 20:54:00
Anadolu Ajansı
 
Erdoğan, Trump ile telefonda görüştü
Erdoğan, Trump ile telefonda görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile telefonda görüştü. Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Liderler Zirvesi için başarı dileklerini iletti.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, ABD Başkanı Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı münasebetiyle liderlerin de katıldığı akşam yemeği sırasında TDT Zirvesi dolayısıyla telefonla aradı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump'a yemeğe katılan liderlerin selamlarını iletti.

Görüşmede, Türk Devletleri Teşkilatı'nın 13'üncü Zirvesi'nin Ankara'da düzenleneceğini belirten Erdoğan, bu toplantıda 200 milyonu aşan nüfusuyla Orta Asya'da istikrar ve güvenin adresi haline gelen Teşkilatı ileriye taşıyacak kararlar alınacağını söyledi.

ABD Başkanı Trump da Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Türk Devletleri Teşkilatı Liderler Zirvesi için başarı dileklerini iletti. 

Aliyev Ankara’daki zirveye katılmıyor

Türk Devletleri Teşkilatı’nın (TDT) Ankara’da düzenlenen 13. Zirvesi’nde dönem başkanlığını Türkiye’ye devretmeye hazırlanan Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, yoğun programı gerekçesiyle zirveye katılmama kararı aldı. Ankara-Bakü hattında son dönemde yaşanan "başörtüsü gerilimi" iddialarının gölgesinde alınan bu karar sonrasında, Azerbaycan’ı zirvede Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov temsil ediyor

29.10.2026 20:10:00
Haber Merkezi
 
Aliyev Ankara’daki zirveye katılmıyor
Aliyev Ankara’daki zirveye katılmıyor
Türk dünyasının gözü kulağı Ankara'da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) 13. Zirvesi'ne çevrilmişken, Bakü'den diplomatik dengeleri hareketlendiren bir son dakika haberi geldi.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in, dönem başkanlığının Türkiye'ye devredileceği bu kritik zirveye katılmayacağı resmi olarak açıklandı.


Resmi gerekçe: Bakü'deki FIFA organizasyonu


Azerbaycan'ın önde gelen basın mecralarından Report Haber Ajansı ve Oxu.az'ın resmi kaynaklara dayandırdığı bilgilere göre, Aliyev'in Ankara programını iptal etmesinin arkasında Bakü'deki yoğun çalışma takvimi yer alıyor.

Cumhurbaşkanı Aliyev, Bakü'nün ev sahipliğinde ilk kez düzenlenen FIFA U-15 Dünya Şampiyonası ve Festivali'nin kapanış ile ödül törenine katılacak. Bu organizasyonun önceden planlanmış bir program olması nedeniyle Aliyev'in Ankara'daki zirve yerine Bakü'deki törende yer alacağı bildirildi.

Aliyev'in talimatıyla Ankara'daki liderler zirvesinde ve öncesinde gerçekleştirilen Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı'nda Azerbaycan'ı Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov temsil ediyor.


İptalin perde arkası


Bakü yönetimi katılamama gerekçesini "yoğun takvim ve FIFA organizasyonu" olarak açıklasa da, kulislerde bu kararın arkasında son günlerde iki ülke arasında yaşanan diplomatik gerilimin etkili olduğu konuşuluyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 21 Ekim'de gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde İlham Aliyev'i Ankara'daki zirveye şahsen davet etmişti. Ancak bu davetin ardından, Azerbaycan'daki Türk eğitim kurumlarında başörtüsü takılmasının yasaklandığına dair iddialar ve buna bağlı olarak iki ülkenin siyasi figürleri ile medya organları arasında karşılıklı sert açıklamalar yaşandı. Ankara-Bakü hattında diplomatik bir soğukluğa neden olan bu tartışmaların, Aliyev'in liderler zirvesine fiziken katılmama kararında rol oynamış olabileceği değerlendiriliyor.


Mesajlarla "müttefiklik" vurgusu korunuyor


Zirveye katılamayacak olmasına rağmen Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Ankara ile köprüleri kurmayacak adımlar atmaya özen gösteriyor. Aliyev, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı vesilesiyle Cumhurbaşkanı Erdoğan'a gönderdiği resmi tebrik mektubunda, iki ülke arasındaki Şuşa Beyannamesi ile taçlanan müttefiklik ilişkilerinin en üst düzeyde olduğunu ve "tek millet, iki devlet" şiarının kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.

Dönem başkanlığının Azerbaycan'dan Türkiye'ye geçeceği bu tarihi zirvede, iki ülke arasındaki ilişkilerin seyri ve liderlerin önümüzdeki süreçte gerçekleştireceği yüz yüze temaslar diplomatik çevreler tarafından yakından takip edilmeye devam ediyor.


31 Türk vatandaşına giriş yasağı ve "istenmeyen kişi" kararı


Ankara-Bakü hattındaki kırılmanın en somut adımlarından biri, Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı'nın radikal bir kararla 31 Türkiye Cumhuriyeti vatandaşını "persona non grata" (istenmeyen kişi) ilan ederek ülkeye girişini yasaklaması oldu.

Bakü yönetimi, bu kişilerin Azerbaycan'ın egemenliğini, millî güvenliğini ve anayasal düzenini hedef alan açıklamalarda bulunduğunu öne sürdü. Giriş yasağı getirilen ve kamuoyunda bilinen kritik isimler şunlar:

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Yeni Şafak yazarları Yusuf Kaplan, İsmail Kılıçarslan, ilahiyatçı Mehmet Boynukalın, gazeteci Adem Özköse, spor yorumcusu Ahmet Çakar.

Ayrıca, yasak kararının ardından sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek Köklü Değişim İstanbul Temsilcisi Muhammed Emin Yıldırım'ın İstanbul Emniyeti tarafından gözaltına alınması, krizin Türkiye içindeki hukuki yansımalarını gösteren bir diğer gelişme oldu.


Oktay Saral'ın görevden alınması


Krizin merkezinde yer alan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, Azerbaycan'daki başörtüsü kısıtlamalarını sert bir dille eleştirmesinin ardından 26 Ekim'de görevinden ayrıldı. Saral, sosyal medya hesabından "Azerbaycan'da başörtülü öğrencilerin eğitim hakkının engellenmesi kabul edilemez!" ifadelerini kullanmış ve bu çıkış Bakü'de büyük bir rahatsızlık yaratmıştı.

Kulislere yansıyan bilgilere göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile İlham Aliyev arasında gerçekleşen telefon görüşmesinde Aliyev bizzat Saral'ın görevden alınmasını talep etti. Gazeteci Talat Atilla'ya konuşan Saral, görevden ayrılmasının Azerbaycan açıklamalarıyla ilgili olup olmadığı sorusuna "Evet, öyle görünüyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla ayrıldım" diyerek bu iddiaları doğruladı.


Bakü'nün talepleri Saral ile sınırlı değil


Diplomatik kaynaklardan sızan bilgilere göre, Aliyev yönetiminin Ankara'dan talepleri sadece Oktay Saral'ın istifasıyla sınırlı kalmadı. Azerbaycan'ın, sosyal medyada Aliyev'e yönelik eleştiri ve hakaret içerikli paylaşımlar yapan hesapların listesini Türkiye'ye ileterek erişim engeli ve hukuki işlem talep ettiği belirtildi.

Hatta Azerbaycan Başsavcılığı, Türkiye'de faaliyet gösteren ve aralarında Rıdvan Kaya ile Fatih Tezcan'ın da bulunduğu yedi kişi hakkında "anayasal düzeni zorla değiştirmeye çağrı ve dini nefreti körükleme" suçlamalarıyla gıyabi tutuklama kararı çıkartarak uluslararası arama başlattı.


Ankara'nın "Saral" hamlesi Aliyev'i getirmeye yetmedi


Türkiye, müttefikiyle ilişkileri korumak adına Başdanışman Oktay Saral'ı görevden alarak Bakü'ye net bir jest yapmış olsa da, bu hamle Aliyev'in Ankara'daki liderler zirvesine katılımını sağlamaya yetmedi.

Aliyev'in bu adımların ardından yaptığı konuşmada isim vermeden "başkalarına nasıl yaşamaları gerektiğini öğretmeye kalkanları" eleştirerek çifte standart vurgusu yapması, iki ülke ilişkilerinde "abi-kardeş" yaklaşımından duyulan rahatsızlığın ve diplomatik soğukluğun bir süre daha devam edeceğine işaret ediyor.

Yeni Parti Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül ve ailesine yönelik "kara para aklama" iddialarıyla yürütülen soruşturmada 8 kişi gözaltına alındı

Yeni Parti Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül ve ailesine yönelik "kara para aklama" iddialarıyla yürütülen soruşturmada 8 kişi gözaltına alındı. Soruşturma, dün dosyaya giren bir videonun ardından cinsel saldırı ve istismar iddialarını da kapsayacak şekilde genişletilmişti

29.10.2026 17:00:00
Haber Merkezi
 
 Yeni Parti Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül ve ailesine yönelik "kara para aklama" iddialarıyla yürütülen soruşturmada 8 kişi gözaltına alındı
 Yeni Parti Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül ve ailesine yönelik "kara para aklama" iddialarıyla yürütülen soruşturmada 8 kişi gözaltına alındı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlamasıyla yürütülen soruşturma kapsamında haklarında gözaltı kararı verilen 10 kişiden 8'i gözaltına alındı.

Operasyon kapsamında haklarında gözaltı kararı bulunan diğer 2 kişinin yakalanması için çalışmaların sürdüğü öğrenildi.

Soruşturmanın kapsamı genişletilmişti
Mustafa Sarıgül ve ailesine yönelik "kara para aklama" iddialarıyla başlatılan soruşturma, dün (28 Ekim 2026) dosyaya Sarıgül'e ait olduğu öne sürülen bir videonun dahil edilmesinin ardından cinsel saldırı ve istismar iddialarını da kapsayacak şekilde genişletilmişti.

Soruşturma kapsamında 10 kişi hakkında gözaltı kararı verilmişti. Bu kişiler arasında Sarıgül'ün iki yakın koruması, dönemin Şişli Belediyesi'nde lise kamplarından sorumlu bir çalışan ve Ankara'da faaliyet gösteren bir erkek berberinin bulunduğu belirtilmişti.

Ayrıca lise öğrencisi oldukları dönemde istismara uğradıkları iddia edilen iki kardeş ile söz konusu görüntüleri kaydettiği öne sürülen bir temizlik görevlisinin de gözaltı kararı verilen kişiler arasında yer aldığı bildirilmişti.

Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanarak tahliye edildi

Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanarak tahliye edildi

29.10.2026 14:18:00
Haber Merkezi
 
Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanarak tahliye edildi
Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanarak tahliye edildi
Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanarak tahliye edildi.

Avukat Akın Atalay, tahliye başvurusu üzerine müvekkili ve Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın ev hapsi şeklindeki adli kontrol tedbiriyle cezaevinden tahliyesine karar verildiğini duyurdu.

"Rüşvet", "irtikap" ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme" iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Dedetaş, 31 Temmuz'da tutuklanmıştı.

Devlet erkanı Anıtkabir'i ziyaret etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye Cumhuriyeti'ni, devleti ve milletiyle birlikte müreffeh ve muzaffer yarınlara ulaștırmak için farklı cephelerde yoğun bir mücadele içindeyiz." dedi

29.10.2026 13:09:00 / Güncelleme: 29.10.2026 13:12:56
Haber Merkezi
 
Devlet erkanı Anıtkabir'i ziyaret etti
Devlet erkanı Anıtkabir'i ziyaret etti
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye Cumhuriyeti'ni, devleti ve milletiyle birlikte müreffeh ve muzaffer yarınlara ulaștırmak için farklı cephelerde yoğun bir mücadele içindeyiz." dedi.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ve Cumhuriyet'in ilanının 103. yıl dönümü kutlamaları kapsamında ilk tören, Anıtkabir'de düzenlendi. Tören, devlet erkanının Aslanlı Yol'da yürüyüşüyle başladı.

Anıtkabir'de 29 Ekim töreni
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başkanlığındaki Aslanlı Yol'daki kortejde, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi üyeleri, yüksek yargı organlarının başkanları, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, kuvvet komutanları, siyasi partilerin temsilcileri ve diğer devlet erkanı yer aldı.
Erdoğan'ın, üzerinde ay yıldız bulunan çelengi Atatürk'ün mozolesine bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.
Daha sonra Erdoğan ve beraberindekiler, Misak-ı Milli Kulesi'ne geçti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada Anıtkabir Özel Defteri'ne şunları yazdı:
"Aziz Atatürk, bugün, uğruna buyük bedeller ödediğimiz Cumhuriyetimizin kurulușunun 103'üncü seneidevriyesini kutluyoruz. Tarihimize yeni bir istikamet çizen bu önemli günde, zatıalinizi, silah arkadașlarınızı ve kahraman şehitlerimizi şükranla yad ediyorum. Türkiye Cumhuriyeti'ni, devleti ve milletiyle birlikte müreffeh ve muzaffer yarınlara ulaștırmak için farklı cephelerde yoğun bir mücadele içindeyiz. Cumhuriyet henüz ilan edilmemişken zatıalinizin 1 Mart 1922 tarihli Büyük Millet Meclisi hitabında münderiç, 'Bizi, milli davamızı izlemekten yıldıracak hiçbir araç, hiçbir kuvvet düşünülemez. Milli davamız bizim hayatımızdır' sözleri ışığında, milli davamız olarak gördüğümüz Türkiye Yüzyılı hedefine ulaşıncaya kadar kararlılıkla çalışmayı sürdüreceğiz. Ruhun şad olsun."

Hacıbektaş’ta alınan büyük karar: Cumhuriyet

29 Ekim 1923’te ilan edilen Türkiye Cumhuriyeti, salt egemenliğin tek bir kişiden alınarak asıl sahibi olan millete devredilmesiyle Türk tarihinin en büyük toplumsal ve siyasal dönüşümünü başlattı. Cumhuriyet fikri sadece anlık bir siyasi krizin çözümü değil, temelleri Milli Mücadele’nin başında, Hacı Bektaş Veli Dergâhı’nda atılmış köklü bir bağımsızlık ve iman hareketidir

29.10.2026 11:06:00
Eyüp Kabil
 
Hacıbektaş’ta alınan büyük karar: Cumhuriyet
Hacıbektaş’ta alınan büyük karar: Cumhuriyet
Cumhuriyet'in ilanı ve Türk milleti üzerindeki eşsiz kazanımları manevi bir uyanışın ve sarsılmaz bir iradenin öyküsüdür.


İlk karar ve Hacı Bektaş Veli dergâhı ziyareti


Milli Mücadele'nin henüz ilk dönemlerinde, Sivas Kongresi'nin ardından Ankara'ya doğru yola çıkan Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 22-23 Aralık 1919 tarihlerinde Kırşehir'in Hacıbektaş ilçesine uğradı. Hoş Geldin Atatürk eserinde bu ziyaretin sıradan bir duraklama değil, kurulacak yeni devletin yönetim şeklinin ilk kez kararlaştırıldığı tarihi bir eşik olduğu aktarılır.

Dönemin dergâh postnişini Cemalettin Çelebi ile baş başa yapılan uzun görüşmede Mustafa Kemal, kafasındaki yönetim modelini paylaşmıştır. Çelebi'nin "Paşam, açacağınız meclis ve kuracağınız devletin idare şekli Cumhuriyet olacak mı?" sorusuna Gazi, kesin ve kararlı bir dille "Olacak Çelebi Efendi, elbet olacak" yanıtını vermiştir. Bu tarihi mutabakatın ardından Atatürk, Hünkâr Hacı Bektaş Veli Hazretleri'nin kabrine kapanarak şu duayı etmiştir:

"Evladını önüme rehber eyledim. Meydana çıkıyorum. Yüzümü utandırma."

Prof. Dr. Haydar Baş'ın eserinde vurguladığı üzere, Cumhuriyet'in manevi harcı ve ilk kararı işte bu inanç ve birlik ruhuyla, Ehlibeyt meşrebinin merkezinde atılmıştır.


Çankaya'dan Meclis kürsüsüne: 29 Ekim mucizesi


Hacıbektaş'ta sözü verilen ve sarsılmaz bir "sır" gibi taşınan o büyük ideal, takvimler 28 Ekim 1923 gecesini gösterdiğinde ete kemiğe büründü. Çankaya Köşkü'nde kurmaylarını toplayan Atatürk, tarihe geçen "Efendiler, yarın Cumhuriyet ilan edeceğiz" sözüyle Türk milletinin makus talihini kökten değiştirecek adımı attı.

29 Ekim 1923 Pazartesi günü TBMM'de Teşkilât-ı Esâsiye Kanunu'nun birinci maddesine "Türkiye Devleti'nin hükümet şekli Cumhuriyettir" ibaresi eklendi. Saat 20.30'da oturuma katılan 158 milletvekilinin tamamının oy birliğiyle Cumhuriyet resmen ilan edildi ve salon "Yaşasın Cumhuriyet!" sesleriyle yankılandı.


Prof. Dr. Haydar Baş'ın perspektifinden cumhuriyet ve "kul hakkı"


Prof. Dr. Haydar Baş, Hoş Geldin Atatürk eserinde dikkate değer bir tespitte bulunur: İslam inancına göre her insan, yaratıcısına karşı doğrudan ve eşit bir mesuliyete sahiptir. Bu bağlamda, egemenliğin tek bir kişiden (saltanattan) alınarak milletin tamamına devredilmesi, devlet idaresindeki adalet terazisinin kurulması ve İslam'ın özünde yer alan "kul hakkı" bilincinin devlet yapısına aktarılmasıdır.

Atatürk, inancından aldığı bu güçle hiçbir gücün Türk milletinin üzerinde bir tahakküm kurmasına izin vermemiştir. Nitekim Prof. Dr. Haydar Baş'ın meşhur "Milli bayramlarımız olmasa, dini bayramlarımız olmazdı" tezi de Cumhuriyet'in işgalci Haçlı dünyasına karşı İslam'ı ve Türk varlığını koruyan en büyük kalkan olduğunu tescil etmektedir.


Cumhuriyet'in devlet ve millet üzerindeki olumlu etkileri


• Kişilerin birer kul/tebaa olarak görüldüğü dönem kapanmış; her bir vatandaş kanun önünde eşit, devletin asli ve egemen unsuru olan "yurttaş" kimliğini kazanmıştır.

• Meclis Hükümeti sistemindeki tıkanıklıklar aşılmış, kabine sistemine geçilerek devlet mekanizmasının daha hızlı, demokratik ve kalıcı çalışması sağlanmıştır.

• Eğitimde, hukukta ve sosyal yaşamda topyekûn bir kalkınma hamlesi başlatılmış, Türk kadını hak ettiği sosyal ve siyasal özgürlüğe kavuşmuştur.

• Siyasi bağımsızlık, sonraki yıllarda yerli üretim hamleleriyle desteklenmiş ve kendi kendine yeten devlet idealinin ilk sarsılmaz temeli atılmıştır.


Cumhuriyet'in ilanıyla birlikte 46 fabrika kuruldu


Cumhuriyet'in ilanından sonra, Atatürk'ün "Her fabrika bir kaledir" sözüyle başlattığı milli ve bağımsız ekonomi hamlesi kapsamında 1923-1938 yılları arasında 46 büyük fabrika ve üretim tesisi kuruldu. Kurulan bazı fabrikalar şunlardı:

Ankara Fişek Fabrikası (1924)

Gölcük Tersanesi (1924)

Şakir Zümre Fabrikası (1925)

Eskişehir Hava Tamirhanesi (1925)

Kayseri Uçak Fabrikası (1926)

Kırıkkale Mühimmat Fabrikası (1926)

Alpullu Şeker Fabrikası (1926)

Uşak Şeker Fabrikası (1926)

Eskişehir Şeker Fabrikası (1934)

Turhal Şeker Fabrikası (1934)

Ankara Çimento Fabrikası (1928)

Keçiborlu Kükürt Fabrikası (1935)

Paşabahçe Cam Fabrikası (1935)

İzmit Kağıt ve Karton Fabrikası (1936)

Karabük Demir Çelik Fabrikası (1937 - Temel Atma)

Nehir Dizdar ve Nevin Tekin tahliye edildi

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in Kadıköy Lisesi ziyareti öncesinde "Bize gelecek yoksa sana huzur yok, Yusuf Tekin istifa" yazılı pankart astıkları gerekçesiyle tutuklanan üniversite öğrencileri Nehir Dizdar ve Nevin Tekin, kamuoyunda oluşan büyük tepkilerin ardından tahliye edildi

28.10.2026 19:10:00
Haber Merkezi
 
Nehir Dizdar ve Nevin Tekin tahliye edildi
Nehir Dizdar ve Nevin Tekin tahliye edildi
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in İstanbul'daki Kadıköy Lisesi'ne gerçekleştireceği ziyaret öncesinde okul çevresine pankart asan üniversite öğrencileri Nehir Dizdar ve Nevin Tekin, "tehdit" suçlamasıyla çıkarıldıkları mahkemece tutuklanmıştı.

Bu karar eğitim sendikaları, barolar, siyasetçiler ve demokratik kitle örgütlerinin sert tepkisini çekti. Kamuoyunda yükselen itiraz dalgasının ardından savcılık, avukatların resmi tahliye dilekçesini sunmasını beklemeden öğrencilerin resen serbest bırakılmasına karar verdi.

Destek eylemlerindeki gözaltılar da serbest

Gelişmeler bununla da sınırlı kalmadı. İki öğrencinin tutuklanmasına karşı İstanbul başta olmak üzere farklı kentlerde protesto eylemleri düzenlenmişti.

Son olarak sabah saatlerinde bu protestolara katıldıkları gerekçesiyle ev baskınlarıyla gözaltına alınan dört üniversite öğrencisi, savcılık işlemlerinin ardından yurt dışı çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

"Sıra arkadaşlarımızı geri aldık"

Tahliye kararının ardından Öğrenci Sendikası ve TİP'li Öğrenciler cephesinden ardı ardına açıklamalar geldi.

Öğrenci Sendikası, sosyal medya hesapları üzerinden yaptığı açıklamada, "Geçtiğimiz günlerde 'Yusuf Tekin istifa' dedikleri için bir pankart gerekçe gösterilerek tutuklanan sıra arkadaşlarımız Nehir ve Nevin tahliye edildi!" ifadelerine yer vererek kararı memnuniyetle karşıladıklarını belirtti.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.