HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 27 EKİM 2021, ÇARŞAMBA

'Yeni dünya düzeni' değil, 'bizim dünyamız'

23.08.2003 00:00:00
Önceki günkü yazımızın başlığı "Aslolan sizin dünyanız" idi. Herkesin insanlara ve olaylara kendi dünyasından baktığını, bunun da normal olduğunu yazmıştık. 17 Ağustos Hacı Bektaş-ı Veli ziyaretlerine ilgi kurarak Hacı Bektaş-ı Veli ve emsallerinin dünyasındaki yerimizi ve kendi dünyamızda onların yerini irdelemeye çalışmıştım.

Şimdi konuyu biraz daha açmak istiyorum. İşin özü şudur: Her kim kendi dünyasında samimi olarak neyin olmasını istiyorsa onun aynısının veya benzerinin başkasının dünyasında da olmasını ister ve ona muhalefet etmez. Burada istenilenin doğru veya yanlış olmasından daha önemli ve öncelikli olan isteyenin samimi olmasıdır.

Bir insan gerçek manada yaşamak istiyorsa başkasının yaşamasından endişe duyması şöyle dursun ona yardımcı olmayı bir görev bilir. Bunun gibi eğer insan bir devlete, bir millete, bir dine ve kültüre, bir vatana aidiyet duyguları taşıyor ve bunları yaşıyorsa o insanın bir başkasının aynı aidiyet duygularıyla devletine ve milletine, dinine ve vatanına bağlı olmasından hiç bir endişe duymaz.

Hatta bütün bunlara saygı duyar.

Bu cümleden olarak, bir insan kendi dünyasında samimi olarak başta yaşama, din ve vicdan, düşünce, ibadet, çalışma, öğrenme gibi temel hak ve hürriyetlere kendi dünyasında yer verebilmiş ise o insanın bir başkasına bu vb. temel hak ve hürriyetlere karşı çıkması asla mümkün değildir.

Hayatın zirve noktasından aşağıdaki en son noktalara kadar bu böyledir. Ancak bütün bunlar bir tek kelimeye bağlıdır. O da; samimiyettir. Bizim dinimizde, kültürümüzde ve örfümüzde bunun manası "kendin için istediklerini başkaları için istemedikçe olgun bir mümin (insan) olamazsın" demektir.

Demek ki insan (insan manasında insan) kendisi için bir şeyler istiyorsa onu başkaları için de isteyebilmeli... Veya tam tersinden "kendisi için istemediklerini başkaları için de istememeli". Bütün mesele sizin kendi dünyanızın içini döşerken samimi olmanıza bağlı.

Şimdi bir de dünya genelinde yaşanan ve haliyle bize ters düşen gerçeklere bakalım. Tarihten günümüze bir Müslümanın dünyasına bakın ve orada bütün insanların, dinlerin, örflerin, hakların, özgürlüklerin yerini, niceliğini ve nasıllığını görün. Bir de Hıristiyan dünyasının içine girin ve orada insanların, dinlerin, hak ve özgürlüklerin durumuna bakın. Hususen de İslam dininin ve Müslümanların yerini, niceliğini ve nasıllığını görmeye çalışın.

Bugün İslam'ın son ve yegane hak din olduğu bir tarafa Hıristiyanlığın da bozulmuş ve değiştirilmiş yani aslını muhafaza edememiş olması bir tarafa... Madalyonun bir yüzü de Müslümanın dininde samimi olması ve buna karşılık Hıristiyanın dininde samimi olmasını bize gösteriyor. Elbette bu da inanılan dinin mutlak manada doğru veya yanlış olmasından kaynaklanıyor.

Buradan yola çıkarsak, Bush'un dünyasında samimi olarak ve de herşeye rağmen "din" olarak Hıristiyanlık ne kadar ve nasıl ve hatta daha önemlisi niçin vardır ki, İslam'ın da, Müslümanların da yeri olsun. 19. yüzyılda başlayıp 20.yüzyılda ipleri eline olan ve 21. yüzyılın başlarında da işlemi tamamlamayı planlayan ABD'nin dünyasında insan haklarından, temel hak ve özgürlüklerden, demokrasiden, hukuktan bahsetmek mümkün mü?

Afganistan ve Irak dosyasından başlayarak, Afrika, Ortadoğu'suyla, Kafkaslar'ıyla, Türk dünyasıyla bütün bir Asya dosyasına baktığımız zaman orda insanlık adına, uygarlık adına, demokrasi adına, hukuk adına ne görebiliyoruz.

Başta ABD olmak üzere bütün batının dünyasında Hıristiyanlık bir din olarak değil tam manasıyla siyasi, ekonomik ve kültürel bir sömürge aleti olarak, bir istismar aracı olarak ele alınmakta ve kullanılmaktadır.

Batı kendinde olanı sana vermiyor ki, kendisinde olmayanı ondan istiyorsun.

Batı kurduğu dünya gereği hiç bir değeri taşımadığı için sömürmeye, istismara, yıkılmaya, yakmaya, yok etmeye mecburdur. Onun dünyası bu temeller üzerine kurulmuştur. Batı yaşamayı kendi varlığının tabii seyri olarak değil, başkalarının yokluğu üzerine bina etmeye çalıştığı için bu gidişatın batı tarafından düzeltilmesi de sözkonusu olamaz.

Onun için yeni düzenler, yeni dünyalar değil bütün düzenleri ve dünyaları içine alan, onlara hak ve özgürlüklerini veren "kendi dünyanı" kurmalısın.

Şimdi son sözün zamanı geldi. Hacı Bektaş-ı Veli'ye gidenler eğer Şeyh Edebali'ye, Yunus'a, Mevlana'ya, Hacı Bayram Veli'ye, Emir Sultan'a, Somuncu Baba'ya, Akşemsettin'e yani Anadolu'yu Anadolu yapanlara gitmeden kendi gerçek dünyalarını kurup baş köşeye de Anadolu insanının bu hamurkârlarını oturtmadan olmaz.
 
Ali Gedik / diğer yazıları
- Milli Çözüm Milli Ekonomi Modeli / 03.07.2010
- Türkiye'nin çıkmazı / 02.07.2010
- Geleceğe yürüyebilmek adına / 14.05.2010
- Bir başka gerekçe ile Milli Ekonomi Modeli / 06.05.2010
- Son olaylar üzerine / 30.04.2010
- Kararı milletin kendisi verecek / 22.04.2010
- Problem temelde / 10.04.2010
- Anayasa değişikliği üzerine / 01.04.2010
- Siyaset nedir ve siyasetçi kimdir? / 30.03.2010
- Bu bir kör dövüşü müdür? / 26.03.2010
- Çanakkale'nin düşündürdükleri / 20.03.2010
- Ermeni meselesi / 19.03.2010
- Can simidi / 16.03.2010
- Bu kavga böyle bitmez / 13.03.2010
- Söz gerçekten milletin mi? / 10.03.2010
- Terslikler dünyası / 06.03.2010
- Basın özgürlüğü üzerine / 03.03.2010
- Siyasi kavga niçin kaçınılmaz? / 02.03.2010
- Samimiyet testinde ölçü / 27.02.2010
- Samimiyet testi / 25.02.2010
- Hiç bir şey tesadüf değil / 24.02.2010
- Kuşatıcı bir "İRADE" olmadan / 28.10.2009
- ABD'nin değirmenine su taşıyanlar!.. / 24.10.2009
- Bir başka açıdan son gelişmeler / 23.10.2009
- Açılım halkaları / 18.10.2009
- Bir anketin düşündürdükleri / 29.08.2008
- Beyhude Arayışlar! Ve... / 28.08.2008
- Ülke mi, Dünya mı? / 08.08.2008
- Birlik ve Birlik ve / 01.08.2008
- Güngören'in düşündürdükleri / 29.07.2008
- Ve terör / 11.07.2008
- Yetki ve sorumluluk / 09.07.2008
- Milleti anlamak / 05.07.2008
- Çare ve çözüm / 04.07.2008
- Aklın gereği / 22.05.2008
- Egemen güçler ve taşeronlar / 14.09.2007
- Mesele çözümü Aramaksa / 02.05.2007
- Evet Haydar Baş Malatya'da idi... / 21.04.2007
- Avrupa İlim Adamları Haydar BAŞ dedi / 08.04.2007
- Bir garip tecelli / 06.04.2007
- Seçim telaşı üzerine / 22.03.2007
- Beklenen ve yakışan / 18.03.2007
- Devletler ve müesseler / 17.03.2007
- "Bu da tarihe bir not düşmek için" / 16.03.2007
- Sadece bir not düşmek / 15.03.2007
- Batılılaşma / 10.10.2004
- Yetmez mi? / 30.07.2004
- Birilerinin acelesi var, ama insanlık ölmedi / 20.06.2004
- Din ve vicdan hürriyeti başka, misyonerlik başka / 10.06.2004
- Yine bir fırsat / 09.06.2004
- Bakın, ülke ve millet kimlerin elinde! / 04.06.2004
- 29 Mayıs 1453 / 29.05.2004
- Olayların dili / 28.05.2004
- Din eğitimi ve kültürü / 14.05.2004
- Bir umut / 06.05.2004
- Irak elden gitti, Kıbrıs'a dikkat / 06.12.2003
- 11 Eylül / 12.09.2003
- Bugün Irak, ya yarın! / 06.09.2003
- Yanlış hesaplar ve Bağdat / 04.09.2003
- Amerika Irak'ta yolun neresinde? / 31.08.2003
- 'Yeni dünya düzeni' değil, 'bizim dünyamız' / 23.08.2003
- Irak'a asker göndermek / 22.08.2003
- Bağdat ve Kudüs'ün düşündürdükleri / 21.08.2003
- BTP niçin vardır? / 16.08.2003
- Herkes kendi / 18.04.2003
- Geleceği görmek / 17.04.2003
- Zoraki komşu / 16.04.2003
- Saldırıyla gelecek / 05.04.2003
- Büyüklük taslama / 03.04.2003
- Silahın demokrasi dersi / 15.01.2003
- Bilgi, kültür ve şuur / 14.01.2003
- Bir adım / 10.01.2003
- Taraf olmak / 09.01.2003
- Yine Irak üzerine / 08.01.2003
- Türkiye'den beklenen-II / 06.01.2003
- Türkiye'den beklenen / 05.01.2003
- II. Derviş dönemi mi? / 04.01.2003
- Şimdi neler olacak? / 03.01.2003
- Merhaba 2003 / 01.01.2003
- Yeni bir yıl için... / 31.12.2002
- Mantık; yutma mantığı / 30.12.2002
- Savaş çığlıkları / 28.12.2002
- Niçinler doğru cevabı bulmadıkça / 24.12.2002
- Demek ki... / 23.12.2002
- Huzuru hak etmek / 22.12.2002
- Kıbrıslı ve Dünyalı olmak / 21.12.2002
- Vuslat etkinlikleri sona erdi / 20.12.2002
- Kıbrıs'ın düşündürdükleri / 19.12.2002
- Dün Afganistan, bugün Irak, yarın...? / 18.12.2002
- 'Serap'a ray döşemek / 17.12.2002
- Kolay pazarlık / 16.12.2002
- 2004'lerin manası / 14.12.2002
- Diyalog'dan Reform'a / 13.12.2002
- Avrupalı olmak-II / 12.12.2002
- Avrupalı olmak / 11.12.2002
- Sabır, imanın yarısıdır / 25.11.2002
- Hayalleri zorlayan projeler / 20.09.2002
- Olan ülkeye oluyor.. Ama, artık... / 18.09.2002
- Seçimi çözüm olmaktan çıkarmak isteyenlere... / 06.09.2002
- Bizim önceliğimiz / 30.03.2002
- 2003 ve bir fıkra / 28.03.2002
- Asparuk Paşa haklı / 27.03.2002
- Gaziantep'ten yükselen ses / 26.03.2002
- Gözler Gaziantep'te / 23.03.2002
- Yaş onbir / 22.03.2002
- Dümensuyu / 21.03.2002
- Haydar Hoca'yı anlamak / 18.03.2002
- Trabzon-Bursa / 17.03.2002
- Tam bağımsızlık / 12.03.2002
- Doğruyu görebilmek / 06.03.2002
- Açık adres / 04.03.2002
- Batı'nın bahaneleri bitmez / 02.03.2002
- ABD ve AB / 01.03.2002
- Bayramın düşündürdükleri / 26.02.2002
- Bayramı anlayabilmek / 22.02.2002
- Özel hayat / 20.02.2002
- Biz yanlış yapmadık / 18.02.2002
- Yoldan çıkma / 17.02.2002
- Yeni bir umut / 12.02.2002
- Karne / 11.02.2002
- Takdir kimin olsun? / 05.02.2002
- Kapkaççılık / 03.02.2002
- Horoz dövüşleri / 02.02.2002
- Devlet ve millet gerçeğinin temel espirisi / 01.02.2002
- Bardağı taşıran damlalardaki zerreler... / 27.01.2002
- Sanal dünyanın zavallıları / 23.01.2002
- Tartışmalar / 22.01.2002
- Evet, asıl mesele insan meselesi / 19.01.2002
- Melek ve şeytan / 18.01.2002
- Kolejli Lara / 17.01.2002
- Bakış açısı / 13.01.2002
- Kaybolan tarih / 12.01.2002
- Bir türlü düzelememek! / 10.01.2002
- Büyük olabilmek / 09.01.2002
- Ya olduğun, ya da göründüğün gibi... / 26.12.2001
- Deprem kuşağında zayıf temeller / 24.12.2001
- Arjantin!.. / 22.12.2001
- Bir muhasebe / 19.12.2001
- Bugün bayram / 16.12.2001
- Ramazan'ı uğurlarken / 15.12.2001
- Misyonerlik faaliyetlerinin düşündürdükleri / 14.12.2001
- Kanunsuz sokaklar / 11.12.2001
- Moral değerlerin zarureti / 10.12.2001
- Yoklar listesi ve... / 09.12.2001
- Bitmeyen yanlışların da sonu gelecektir / 28.11.2001
- Amerika'nın terör mantığı... / 26.11.2001
- Yine Bağımsızlık / 14.11.2001
- Bağımsızlık / 13.11.2001
- Taşıma su zavallılığından bağımsızlık çağlayanlarına / 12.11.2001
- Bedel mi diş kirası mı? / 05.11.2001
- Derviş'in gidişatı / 04.11.2001
- Alıştıra alıştıra / 02.11.2001
- 78 yıl önce 78 yıl sonra / 30.10.2001
- Füzelerin hedef şaşırması / 29.10.2001
- Neden radikalizm yakıştırması? / 28.10.2001
- İpin ucu / 27.10.2001
- Geleneği tartışmak / 25.10.2001
- Ramazan yaklaşırken / 23.10.2001
- Tek çözüm eğitim / 22.10.2001
- 15 dakika / 20.10.2001
- Şarbon mu alırsınız, Şaron mu? / 20.10.2001
- Barışı anlamak / 17.10.2001
- İşte bunun için bağımsızlık / 16.10.2001
- Yanlış mukayese / 14.10.2001
- Zulmün acı kaderi / 10.10.2001
- Bu yıkımı nasıl becerdiniz! / 07.10.2001
- Anayasa değişiklikleri / 06.10.2001
- Amerika ve terör / 04.10.2001
- Şahsiyet olmayınca / 01.10.2001
- Toplum olabilmek / 30.09.2001
- Doların ve yolsuzlukların dili / 28.08.2001
- Bu basınla nereye? / 27.08.2001
- Batan geminin malları / 20.08.2001
- Birlik ve beraberliğimizin doğru adresleri / 19.08.2001
- Bütün bunlar tesadüf mü? / 14.08.2001
- Taraf olmak / 13.08.2001
- Kaş yapmak / 09.08.2001
- Ebesi çok olanın sonu / 08.08.2001
- Bu sadece yoksulluğun tescili değil / 06.08.2001
- Sosyal patlama üzerine / 28.07.2001
- Hadi hayırlısı / 26.07.2001
- Kuvay-ı Milliye geliyor / 25.07.2001
- Sular böyle durulmaz / 20.07.2001
- Bit yeniği mi' Papaz büyüsü mü? / 18.07.2001
- Kiracı mı oluyoruz? / 15.07.2001
- Yürüyüş devam ediyor... / 14.07.2001
- Çölaşan'a ne demeli? / 15.06.2001
- Ankara mitinginin ardından / 14.06.2001
- Tarih 10 Haziran / 12.06.2001
- Ankara buluşması / 10.06.2001
- Yalnızlık ve itilmişlik / 06.06.2001
- Benzemek ve örnek almak / 03.06.2001
- Derviş'in IMF programı üzerine / 26.05.2001
- Düğümü halk çözecek / 25.05.2001
- Bir başka açıdan mitingin düşündürdükleri / 23.05.2001
- Kuvay-ı Milliye Mitingi / 22.05.2001
- Hoş geldiniz / 20.05.2001
- Bu miting tarihî bir fırsattır / 19.05.2001
- 7 Nisan'dan 20 Mayıs'a / 17.05.2001
- Önce vatan / 16.05.2001
- Egemenlik de tartışılıyorsa... / 15.05.2001

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

23.08.2002, 23.08.2001, 23.08.2000, 23.08.1999, 23.08.1998, 23.08.1997, 23.08.1996, 23.08.1995, 23.08.1994, 23.08.1993, 23.08.1992, 23.08.1991, 23.08.1990, 23.08.1989, 23.08.1988, 23.08.1987, 23.08.1986, 23.08.1985, 23.08.1984


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.