logo
10 AĞUSTOS 2026

Zayıflama İğneleri Açlığı Kesiyor Ama Duygusal Açlık Bitmiyor

Son yıllarda hızla yaygınlaşan zayıflama iğneleri, fazla kilolarıyla mücadele eden milyonlarca kişi için umut verici bir seçenek haline geldi

26.06.2026 14:24:00
Ahmet Turan Yiğit
 
Zayıflama İğneleri Açlığı Kesiyor Ama Duygusal Açlık Bitmiyor
Zayıflama İğneleri Açlığı Kesiyor Ama Duygusal Açlık Bitmiyor
Son yıllarda hızla yaygınlaşan zayıflama iğneleri, fazla kilolarıyla mücadele eden milyonlarca kişi için umut verici bir seçenek haline geldi. Açlık hissini azaltarak kişinin daha uzun süre tok kalmasını sağlayan bu enjeksiyonlar, kısa sürede kilo kaybını kolaylaştırabiliyor. Ancak uzmanlara göre tartıdaki rakamların değişmesi, her zaman yeme davranışının temelindeki sorunun çözüldüğü anlamına gelmiyor.

Fiziksel açlık azalıyor ama duygusal açlık devam ediyor. Yemek yeme davranışı yalnızca mideyle ilgili değil; stres, yalnızlık, kaygı, mutsuzluk ya da ödüllendirilme ihtiyacı da kişiyi mutfağa yönlendirebiliyor. Bu nedenle iştahın azalması, her yeme isteğinin ortadan kalkacağı anlamına gelmiyor.

Psikolojik ihtiyaçlar görünür hale gelebilir. Zayıflama iğneleri, biyolojik açlığı baskıladığında daha önce yemekle örtülen duygusal ihtiyaçlar ortaya çıkabiliyor. Kimi insanlar stresli olduklarında yemek yerken, kimileri yalnızlık hissini bastırmak için atıştırıyor. İlaçlar bu davranışların önüne geçtiğinde, altta yatan duygusal sorunlar daha net fark edilebiliyor.

Kalıcı değişim için psikolojik destek şart. Kilo vermek yalnızca biyolojik bir süreç değil, aynı zamanda zihinsel bir yolculuk. İlaçlar açlık hissini azaltabilir, ancak kişinin stresle nasıl başa çıktığını veya duygusal ihtiyaçlarını nasıl karşıladığını değiştirmez. Bu nedenle sürdürülebilir kilo kaybı için yeme alışkanlıklarının gözden geçirilmesi, duygusal tetikleyicilerin tanınması ve alternatif baş etme yollarının geliştirilmesi gerekiyor.

Zayıflama iğnesi kullananların bilmesi gereken 5 psikolojik gerçek:

Açlık azalabilir, ama duygusal yeme devam edebilir.

Görünmeyen yeme alışkanlıkları ortaya çıkabilir.

Yemekle örtülen psikolojik ihtiyaçlar görünür hale gelebilir.

Kalıcı değişim için psikolojik destek önemlidir.

Her yeme isteği gerçek açlık değildir; bazen duygular beslenmek ister.

Kilo vermek sadece bedenin değil, zihnin de yolculuğudur. Zayıflama iğneleri önemli bir destek aracı olabilir, ancak tek başına mucizevi bir çözüm değildir. Kalıcı sonuçlar için beden kadar duyguların da sürece dahil edilmesi gerekir.

Ümit Özdağ Birinci Meclis’ten seslendi

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, TBMM gündemindeki "Çerçeve Yasa" teklifine karşı tarihi Birinci Meclis önünde sert açıklamalarda bulundu. Özdağ, "Uğursuz Sevr Antlaşması'nın 106. yıl dönümünde önümüze yeni bir Sevr tasarımı konuluyor. Türkiye; Yugoslavya, Irak ve Lübnan yapılmak isteniyor" dedi

10.08.2026 16:30:00
Haber Merkezi
 
Ümit Özdağ Birinci Meclis’ten seslendi
Ümit Özdağ Birinci Meclis’ten seslendi
Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, kamuoyunda "Çerçeve Yasa" olarak bilinen "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"ne karşı Ankara'da tarihi bir protestoya imza attı. Siyasi liderlere ve vatandaşlara yaptığı çağrının ardından bugün saat 14.00'te Birinci TBMM Binası önünde toplanan kalabalığa seslenen Özdağ, iktidarı ve tasarıya destek veren muhalefeti hedef alan, son dönemin en sert ve kapsamlı konuşmasını gerçekleştirdi.

"Sevr'in yıl dönümünde Türkiye'yi bölme tasarısı Melis'te"

Konuşmasına bugünün tarihi anlamına vurgu yaparak başlayan Zafer Partisi lideri Özdağ, "Bugün 10 Ağustos 2026. Büyük Türk milletinin adeta esir alınmak istendiği, Türk vatanının bin parçaya bölünerek emperyalizmin işgaline açıldığı uğursuz Sevr Antlaşması'nın 106. yıl dönümüdür. Nasıl bir tesadüftür ki, tam da bugünün yıl dönümünde; PKK'lı teröristlere af getirecek, bebek katillerine siyasi statü verecek ve Türkiye'nin federalleşerek bölünmesine zemin hazırlayacak bir sürecin ilk adımı TBMM'ye getiriliyor. Karşımızdaki yasa tasarısı, sıradan bir kanun teklifi değildir; bu, Türk devleti ve Türk milletine karşı açıkça işlenmek istenen anayasal bir suçtur, yeni bir Sevr tasarımıdır!" ifadelerini kullandı.

"Kahraman ordu sınırda ezdi, iktidar Ankara'da can suyu veriyor"

Terörle mücadeledeki çelişkilere dikkat çeken Özdağ, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:

"Kandil'e götürülüp getirilen iliştirilmiş gazeteciler, günlerdir ekranlarda 'Türkiye PKK'yı askeri olarak yenemedi, o yüzden mecburen masaya oturuluyor' propagandası yapıyor. Bu, Türk ordusuna atılmış en büyük iftiradır! Kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri, sınır ötesinde yürüttüğü Kilit-Pençe Operasyonları ile PKK terör örgütünü askeri olarak tam anlamıyla ezmiş, bitme noktasına getirmiştir. Türk devleti PKK'ya yenilmemiştir! Ancak tam terörün beli kırılmışken, Ankara'da kapalı kapılar ardında yürütülen bu karanlık müzakereler terör örgütüne can suyu olmaktadır. Örgütün kendini feshedeceği yalanını ortaya atıyorlar. Soruyorum size: PKK'nın Suriye uzantısı olan, sınırımızda ağır silahlarla donatılmış YPG'nin silahlarını da toplayacak mısınız? Tabii ki hayır! Bu tasarı, Türkiye Cumhuriyeti'ni tasfiye etme projesidir."

"Cezaevindeki adli mahkûmların suçu ne? Yeterince adam öldürmemeleri mi?"

Yasa teklifinin hukuki adalet zeminini tamamen yok ettiğini savunan Ümit Özdağ, cezaevlerindeki duruma dikkat çekerek sert bir karşılaştırma yaptı:

"Bu getirilen yasa, PKK'ya özel olarak dizayn edilmiş örtülü bir af yasasıdır. Buradan sormak istiyorum: Şu anda Türk cezaevlerinde bulunan yüz binlerce adli mahkûmun günahı ne? Onların suçu ne? Yeterince adam öldürmemiş olmaları mı? Arkalarına yabancı istihbarat servislerini alıp devlete silah çekmemiş olmaları mı? Teröristi, bebek katilini 'bütünleşme' adı altında sokağa salarken, kader kurbanı adli mahkûmları içeride tutamazsınız. Bu yasa geçtiği an, Türkiye'de hukuk devleti de adalet duygusu da tamamen ortadan kalkar."

"Tarihi Lozan mirasını inkâr edip Sevr masasına oturmuştur"

Konuşmasında muhalefet partilerini, özellikle de Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel'i çok sert bir dille eleştiren Özdağ, şu çağrıyı yaptı:

"Bu yasayı meclise getiren DAM ittifakını, yani DEM-AK Parti-MHP blokunu anlıyoruz, onların amacı belli. Ancak bu ülkenin kurucu partisi olduğunu iddia eden CHP'nin de bu yasa tasarısının altına imza atmış olması, arkasında durması içimizi acıtmaktadır. Bir Türk milliyetçisi olarak söylüyorum: CHP, kendi tarihi Lozan mirasını inkâr ederek Sevr masasına oturmuştur. Sayın Özgür Özel'e de sesleniyorum; 'Kürt'ün anasıyla Türk'ün anasını ayırmıyorum' diyerek bu hıyaneti meşrulaştıramazsınız. Derhal Atatürk'ün çizgisine dönün! Bu yasaya 'evet' diyerek, Türk devletinin temeline dinamit koyan bu suçun ortağı olmayın!"

"Millet 'eşit yurttaşlık' yalanıyla bölünmeye götürülüyor"

Yeni Parti programlarında yer alan kavramları eleştiren Özdağ, "Anayasa'nın 10. maddesine göre zaten bu ülkede tüm vatandaşlar kanun önünde eşittir. Ancak bunlar, PKK'nın bir dili ve bölücü bir kavram olan 'eşit yurttaşlık' maskesinin arkasına sığınıyorlar. Amaçları Türk ve Kürt diye iki ayrı siyasi ve hukuki kimlik oluşturmaktır. Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı üzerindeki şerhleri kaldırarak federalizmin, yani bölünmenin kapısını açmak istiyorlar. Türkiye'yi Yugoslavya gibi parçalamak, Irak ve Lübnan gibi etnik-mezhepsel savaşların içine atmak istiyorlar. Zafer Partisi buradayken buna asla izin vermeyeceğiz! Geçmişte Öcalan ile İmralı'da yapılan 67 sayfalık gizli görüşme notlarının sadece 4 sayfasını açıklayıp kalanını sansürleyenler, milletten ne gizlediklerini açıklamak zorundadır!" şeklinde konuştu.

"Gazilerimizi kirli pazarlıklarına alet ediyorlar"

Özdağ, basın açıklamasının ardından gazetecilerin, "Çerçeve yasayla birlikte Meclis'te bir de gazilere yönelik yasa teklifi var, bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna ise şu tarihi yanıtı verdi:

"Gazilerimizin sorunları ne yazık ki yıllardır çözülmedi. Ancak terör örgütüne af çıkaran bir yasayla, bu vatan için göğsünü siper etmiş kahraman gazilerimizin yasasını aynı anda, tek paket halinde TBMM'ye getirmek en hafif tabirle ahlaksızlıktır, etik değildir ve kabul edilemez! Gazilerimiz bir mali ya da ekonomik mücadele vermiyor; onlar bu ülkenin var olma mücadelesinin yaşayan abideleridir. Teröristleri affetmek için gazilerimizin arkasına saklanmasınlar. Biz sonuna kadar gazilerimizin yanındayız, teröristlerin ise tam karşısındayız!"

"Büyük Türk milleti, öfkeni ve iradeni sandığa taşı!"

Konuşmasının sonunda meydanı dolduran binlerce vatandaşa seslenen Zafer Partisi Lideri Ümit Özdağ, karamsarlık dalgasına karşı direniş çağrısı yaptı:

"Büyük Türk milleti; iradeniz gasp edilmek, geleceğiniz kapalı kapılar ardında satılmak isteniyor. Ama asla umutsuzluğa kapılmayın! Biz buradayız, Kuvay-ı Milliye ruhuyla Birinci Meclis'in önündeyiz. Bu hıyanet sarmalına karşı en büyük silahınız demokratik iradenizdir. Bu ülkenin sessiz çoğunluğuna sesleniyorum: İçinizdeki haklı öfkeyi, vatan sevginizi kaybetmeyin ve bu tepkiyi ilk seçimde sandığa taşıyın! Er ya da geç Zafer, Türk milletinin olacak!"

Özdağ'ın konuşması meydanda toplanan kalabalığın attığı "Mustafa Kemal'in Askerleriyiz", "Vatan Sana Canım Feda" ve "Teröre Af Yok, Sevr'e Geçit Yok!" sloganlarıyla sık sık kesildi. Basın açıklamasının ardından Ümit Özdağ ve Zafer Partisi Başkanlık Divanı heyeti, Birinci Meclis binası önünde vatandaşlarla hatıra fotoğrafı çektirerek alandan ayrıldı.

İstanbul'da hava kirliliği temmuzda geçen yıla göre yüzde 7 azaldı

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) bünyesinde yapılan çalışmada kentteki hava kirliliğinin temmuz ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 7 azaldığı tespit edildi

10.08.2026 14:00:00
AA
 
İstanbul'da hava kirliliği temmuzda geçen yıla göre yüzde 7 azaldı
İstanbul'da hava kirliliği temmuzda geçen yıla göre yüzde 7 azaldı
İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Toros tarafından İstanbul'da 2025 ve 2026'nın temmuz aylarında hava kirliliği oranına ilişkin çalışma yapıldı.

Bu kapsamda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesinin (İBB) hava kalitesi ölçüm istasyonları tarafından kaydedilen havadaki partikül madde (PM10) oranı incelendi.

Buna göre, İstanbul'da temmuz ayındaki partikül madde konsantrasyonu ortalaması 26 istasyonda metreküp başına 29,77 mikrogram, geçen yılın aynı ayında ise 32,04 mikrogram olarak belirlendi.

Partiküler madde kaynaklı hava kirliliği geçen yıla göre yüzde 7 azaldı.

Temmuz ayında kentte partikül madde hava kirliliğinin en fazla ölçüldüğü istasyon metreküp başına 56,66 mikrogramla "Sultangazi 3" oldu. Bunu sırasıyla metreküp başına 55,31 mikrogramla "Kağıthane 1" ve 51,41 mikrogramla "Sultangazi 2" istasyonları takip etti.

Aynı dönemde hava kirliliğinin en düşük ölçüldüğü istasyon, metreküp başına 14,14 mikrogramla "Kandilli 1" istasyonu oldu. Partikül madde kirliliği "Üsküdar 1" istasyonunda 15,75 mikrogram, "Ümraniye 1" istasyonunda ise 16,15 mikrogram ölçüldü.

Bu kapsamda, kentteki partikül madde hava kirliliği oranının 17 istasyonda azaldığı, 9 istasyonda ise arttığı tespit edildi.

Hava kirliliği oranının temmuz ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre en fazla arttığı istasyon yüzde 76,37 ile "Sarıyer", yüzde 64,51 ile "Kumköy" olarak belirlendi.

Aynı dönemde partikül madde hava kirliliği oranının en fazla azaldığı istasyon yüzde 46,76 ile "Ümraniye 1" oldu. Bunu sırasıyla yüzde 40,95'le "Üsküdar 1", yüzde 40,21 ile "Yenibosna" istasyonları takip etti.

Yolcu otobüsü kamyona çarptı: 1'i ağır 8 yaralı

Kayseri'den Didim'e seyir halinde olan Metro Turizm'e ait yolcu otobüsünün Uşak'ta kamyona arkadan çarpması sonucu meydana gelen kazada 1'i ağır 8 kişi yaralanarak kentte bulunan hastanelere kaldırıldı

10.08.2026 13:30:00
İHA
 
Yolcu otobüsü kamyona çarptı: 1'i ağır 8 yaralı
Yolcu otobüsü kamyona çarptı: 1'i ağır 8 yaralı
Kaza, Uşak-İzmir karayolu Ürün köyü yakınlarında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, H.A.(49) idaresindeki Metro Turizm'e ait 38 EP 467 plakalı yolcu otobüsü, aynı istikamette ilerleyen M.D.(45) yönetimindeki 80 AAC 821 plakalı kamyona arkadan çarptı.

Çevredeki vatandaşların durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirmesi üzerine bölgeye çok sayıda 112 Acil Sağlık, polis, jandarma, itfaiye ve AFAD ekibi sevk edildi. İtfaiye ve AFAD ekiplerince otobüste sıkışan muavin A.İ.P.(43), sıkıştığı yerden çıkarıldı. 112 Acil Sağlık ekiplerince muavin A.İ.P. ile 1'i çocuk 7 yolcu, kentte bulunan hastanelere kaldırıldı.

Muavin A.İ.P.'nin hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi.

Öte yandan, kazayla ilgili soruşturma başlatılırken, yolcu otobüsün Kayseri ilinden Aydın'ın Didim ilçesine gittiği öğrenildi.

Tutuklu Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek, tutukluluğuna giden süreçte partisinin izlediği politikayı eleştirerek CHP'den istifa etti

Tutuklu Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek, tutukluluğuna giden süreçte partisinin izlediği politikayı eleştirerek CHP'den istifa etti

10.08.2026 12:41:00
Haber Merkezi
 
 Tutuklu Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek, tutukluluğuna giden süreçte partisinin izlediği politikayı eleştirerek CHP'den istifa etti
 Tutuklu Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek, tutukluluğuna giden süreçte partisinin izlediği politikayı eleştirerek CHP'den istifa etti
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın başlattığı soruşturmada tutuklanan Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek CHP'den istifa etti.

CHP Genel Merkezi'ne sunduğu istifa dilekçesinde Çiçek, tutuklama gerekçesinde "gerçekliği kanıtlanmamış ve aynı gün içerisinde üretildiği anlaşılan sahte WhatsApp mesajlarının" delil olarak gösterildiğini savundu.

Partisinin Menderes Belediyesi'ne dönük soruşturmadan sonra kesin ihraç talebiyle disipline sevk edilmesine de tepki gösteren Çiçek, hakkındaki suçlamalara dair savunmasının alınmadığını belirtti.

Çiçek, "Kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmadan, ihraç talebiyle disiplin kuruluna sevk edildim. Bana savunma hakkı tanınmadan, bu kez de emek verdiğim partim tarafından lekelendim" ifadelerini kullandı.

Çiçek, kendisiyle birlikte bazı Menderes Belediye Meclis üyelerinin de "gözden çıkarıldığını" savundu.

Çiçek'in istifa dilekçesinin tamamı şöyle:

"04.08.2026 günü sabaha karşı düzenlenen bir şafak operasyonuyla gözaltına alındım. Dosya üzerindeki gizlilik kararı nedeniyle, ifadem alınıncaya kadar gözaltına alınma gerekçemi dahi öğrenemedim. 07.08.2026 tarihinde ise "örgüt kurma" ve "irtikap" suçlamalarıyla tutuklandım.

Tutuklama gerekçesi olarak, gerçekliği kanıtlanmamış ve aynı gün içerisinde üretildiği anlaşılan sahte WhatsApp mesajları gösterilmiştir. Tarafıma bu mesajlar ile şantaj yapıldığı gün, 19.06.2026 tarihinde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına verdiğim dilekçe ile açılan soruşturma dosyası yok sayılmıştır. BTK'ya telefon İMEİ tespiti taleplerim, sahte mesajların çözümlenmesi ve bilirkişi taleplerim dikkate alınmamış ama tutuklama dosyasında delil sayılmıştır. Daha da vahimi, bu sahte mesajlar kamuoyuna servis edilerek toplumda peşin bir suçluluk algısı yaratılmış; lekelenmeme hakkım ve masumiyet karinem hiçe sayılmıştır.

Anayasal güvence altındaki haklarımın bu şekilde göz ardı edildiği bir süreçte, yıllarımı verdiğim, her kademesinde siyasi mücadele yürüttüğüm Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi tarafından da; hakkımdaki suçlamalara ilişkin savunmam dahi alınmadan ve kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmadan, ihraç talebiyle disiplin kuruluna sevk edildim. Bana savunma hakkı tanınmadan, bu kez de emek verdiğim partim tarafından lekelendim.

Partim bana savunma hakkını dahi tanımazken, kendi çocuklarını yiyerek aklanmaya çalışıyor. Beni ve benimle birlikte gözden çıkardığınız meclis üyelerimizi hesaba katarak kurduğunuz Menderes Belediye Meclisi aritmetiği, umarım Menderes halkının iradesini hiçe sayacak kadar sizi iktidara yakınlaşma hırsına sürüklememiştir.

Şunu bilesiniz ki, kalbimdeki Cumhuriyet Halk Partisini yok edemeyeceksiniz. Bugün yıkılan çatının yarın yine emek verenlerin elleriyle, bu topraklar üzerinde yeniden inşa edileceğine olan umudum ve inancımla Cumhuriyet Halk Partisi'nden İSTİFA ediyorum. Gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim."

Türkiye'de yaklaşık 60 istilacı böcek bulunuyor

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Entomoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İzzet Akça, Türkiye'de 25-30 bin tür böcek bulunduğunu, farklı dönemlerde ülkeye giriş yaptığı belirlenen istilacı böcek sayısının ise 60'a yaklaştığını söyledi

 

10.08.2026 11:10:00 / Güncelleme: 10.08.2026 11:12:01
Anadolu Ajansı
 
Türkiye'de yaklaşık 60 istilacı böcek bulunuyor
Türkiye'de yaklaşık 60 istilacı böcek bulunuyor

Değişen iklim koşulları, uluslararası ticaret ve ulaşım ağlarının genişlemesi, dünyada ve Türkiye'de istilacı böceklerin yayılışını hızlandırıyor. Bu türler yalnızca tarımsal üretimi değil, biyolojik çeşitliliği ve halk sağlığını da tehdit ediyor.

Son yıllarda kahverengi kokarca, Asya kaplan sivrisineği, turunçgil uzun antenli böceği ve vampir kelebeği, domates güvesi gibi istilacı türlerin Türkiye'nin farklı bölgelerinde görülme sıklığı artıyor. Yüksek üreme kapasitesi, çok sayıda bitkiyle beslenebilme yetenekleri ve iklim değişikliğine uyum sağlayabilmeleri nedeniyle bu türlerle mücadele güçleşiyor.

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Entomoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İzzet Akça, doğada görülen her böceğin istilacı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Bir böceğin istilacı sayılabilmesi için doğal olarak bulunmadığı bir bölgeye sonradan gelmesi gerektiğine işaret eden Akça, "Burada yerleşmesi, hızla yayılması ve ekonomik ya da ekolojik zarar oluşturması gerekir. Bir bölgede yoğun görülmesi ya da önemli bir zararlı haline gelmesi tek başına onu istilacı yapmaz." ifadesini kullandı.

Akça, dünyada bugüne kadar yaklaşık 1 milyon 200 bin böcek türünün tanımlandığını anımsatarak, gerçek tür sayısının ise 5 milyonun üzerinde olduğunun tahmin edildiğini ve bu türlerin büyük bölümünün zararlı olmadığını kaydetti.

Toplumda böceklere karşı genel olumsuz algı bulunduğuna dikkati çeken Akça, "Doğadaki böceklerin yalnızca yüzde 1 ila 3'ü zararlıdır. Yaklaşık yüzde 20-30'u ise faydalı böceklerden oluşur. Geri kalan büyük bölüm, organik maddelerin ayrışması, toprak oluşumu ve ekosistemin devamlılığı açısından önemli görevler üstlenir." diye konuştu.

Dünya genelinde bugüne kadar yaklaşık 1000 ila 1500 istilacı böcek türünün tespit edildiğini belirten Akça, "Türkiye'de 25-30 bin tür böcek bulunuyor, farklı dönemlerde ülkeye giriş yaptığı belirlenen istilacı böcek sayısı ise 60'a yaklaştı." dedi.

Akça, Türkiye'de ekonomik açıdan en fazla sorun oluşturan istilacı türlerin başında kahverengi kokarca, turunçgil uzun antenli böceği, Asya kaplan sivrisineği, vampir kelebeği ve domates güvesi (Tuta absoluta) geldiğini ifade ederek, kahverengi kokarca başta olmak üzere birçok istilacı türün meyve ve sebze üretiminde ciddi verim ve kalite kayıplarına neden olduğunu söyledi.

Asya kaplan sivrisineğinin ise doğrudan halk sağlığını ilgilendiren ayrı bir risk oluşturduğuna işaret eden Akça, "Diğer istilacı türler daha çok tarımsal zararlıdır ancak Asya kaplan sivrisineği halk sağlığı açısından ayrıca değerlendirilmesi gereken bir türdür." dedi.

"Kene istilacı bir böcek değildir"

Akça sözlerini şöyle sürdürdü:

"Toplumda sıkça karıştırılan konulardan biri de kene, bunlar istilacı bir böcek değildir. Zaten böcek de değildir, akar grubunda yer alır. Ancak Kırım Kongo Kanamalı Ateşi'nin taşıyıcısı olması nedeniyle insan sağlığı açısından son derece önemlidir. İklim değişikliğiyle birlikte popülasyonunda artış gözlenmektedir."

Küresel ısınma tek neden değil

İstilacı türlerin yayılışının yalnızca iklim değişikliğine bağlanamayacağını belirten Akça, küresel ticaret, lojistik ağları ve insanların hareketliliğinin de önemli rol oynadığını anlattı.

Akça, küresel ısınmanın özellikle yüksek üreme kapasitesine sahip türlerin daha fazla nesil vermesine imkan sağladığına işaret ederek, "Kahverengi kokarca 300'ün üzerinde bitkiyle beslenebiliyor. Bu da neredeyse karşılaştığı her bitkiden beslenebileceği anlamına geliyor. Turunçgil uzun antenli böceği de çok sayıda meyve ve süs bitkisinde yaşayabiliyor. Bu özellikler onların yeni bölgelere uyum sağlamasını kolaylaştırıyor." dedi.

Uluslararası taşımacılığın da istilacı türlerin yayılmasını hızlandırdığını belirten Akça, "Bir kahverengi kokarca kamyonun kasasında değil, dış yüzeyinde bile yüzlerce kilometre taşınabiliyor. Gürcistan sınırından çıkan bir araçla Adana'ya kadar ulaşabiliyor. Bu dayanıklılıkları istilacı olmalarında önemli rol oynuyor." diye konuştu.

Akça, kahverengi kokarcanın 2017'de Türkiye'de görülmeye başladığını, kısa sürede Karadeniz Bölgesi'nden Marmara ve iç kesimlere doğru yayıldığını söyledi.

Mücadelede tek yöntem yeterli değil

İstilacı böceklerle mücadelede sadece ilaçlamanın çözüm olmadığına dikkati çeken Akça, zararlının yaşam döngüsünün ayrıntılı şekilde bilinmesi gerektiğini vurguladı.

Akça, kahverengi kokarcaya karşı birçok ülkede biyolojik mücadelede başarı sağlayan samuray arısının Türkiye'de de farklı bölgelerde doğaya salındığını aktardı.

Yalnızca samuray arısını doğaya bırakmanın yeterli olmadığını, kimyasal mücadelenin de yapılması gerektiğini belirten Akça, mücadelenin uzun süre alabileceğini kaydetti.

Akça, vatandaşların özellikle kışlama döneminde biyosidal ürünlerle koruyucu uygulamalar yapabileceğinin altını çizerek, "Bu tür doğrudan insanı sokan ya da zehirleyen bir böcek değil ancak evlerde yoğun görülmesi nedeniyle yaşam kalitesini olumsuz etkiliyor. Bu nedenle yalnızca tarımsal üretim açısından değil, günlük yaşam açısından da önemli bir sorun oluşturuyor." diyerek sözlerini tamamladı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Muhsin Yazıcıoğlu'nun ailesini Adalet Bakanlığında kabul etti

Adalet Bakanı Akın Gürlek, bugün saat 12.00'da Muhsin Yazıcıoğlu'nun ailesini Adalet Bakanlığında kabul etti

10.08.2026 10:59:00 / Güncelleme: 10.08.2026 12:41:06
Haber Merkezi
 
 Adalet Bakanı Akın Gürlek, Muhsin Yazıcıoğlu'nun ailesini Adalet Bakanlığında kabul etti
 Adalet Bakanı Akın Gürlek, Muhsin Yazıcıoğlu'nun ailesini Adalet Bakanlığında kabul etti
Adalet Bakanı Akın Gürlek, bugün saat 12.00'da Muhsin Yazıcıoğlu'nun eşi Gülefer Yazıcıoğlu ve oğlu Fatih Furkan Yazıcıoğlu'nu Adalet Bakanlığında kabul etti.
 
Haziran ayında Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, sekiz yıldır sürdürdüğü soruşturmada yetkisizlik kararı vererek dosyayı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na devretti. Soruşturmaya ait 190 klasör ve adli emanetler Ankara'ya ulaştırıldı; böylece soruşturma süreci ilk kez doğrudan Ankara merkezli yürütülmeye başlandı.
 
Temmuz ayında "silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek ve üye olmak" ile "tasarlayarak kasten öldürme" iddialarıyla 29 şüpheli hakkında gözaltı kararı çıkarıldı.
 
Gürlek üç gün önce bombalı saldırıyla katledilen Gazeteci Uğur Mumcu'nun ailesini de kabul etmişti. Kabulde, 1993 yılında yapılan suikasta ilişkin dosyanın son durumu ve yürütülen çalışmalar ele alınmıştı.
 
Gürlek, aynı gün 2009'da"intihar etti" denilerek dosyası kapatılan eski Özel Harekat Daire Başkanı Behçet Oktay'ın ailesini de kabul etmişti. Kabulde, 2007-2010 yılları arasındaki olayların çok ayrıntılı incelendiğini belirten Gürlek, Hrant Dink ve Muhsin Yazıcıoğlu cinayetlerinde olduğu gibi Behçet Oktay'ın ölümünde de FETÖ'nün parmak izinin olup olmadığının araştırıldığını ifade etmişti.

Türkiye'nin Avrupa Birliği ile yürüttüğü vize serbestisi uygulamasında kalan 6 kriter için çalışma başlatıldı

Türkiye'nin Avrupa Birliği ile yürüttüğü vize serbestisi uygulamasında kalan 6 kriter için çalışma başlatıldı

09.08.2026 22:00:00
Haber Merkezi
 
Türkiye'nin Avrupa Birliği ile yürüttüğü vize serbestisi uygulamasında kalan 6 kriter için çalışma başlatıldı
Türkiye'nin Avrupa Birliği ile yürüttüğü vize serbestisi uygulamasında kalan 6 kriter için çalışma başlatıldı
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) ile yürüttüğü vize serbestisi uygulamasında kalan 6 kriter için çalışma başlatıldığını duyurdu.
Türkiye son 10 yıldan fazla süredir AB ile yürüttüğü görüşmelerde 6 kritere takılmış durumda.
Yılmaz, konuyla ilgili yeni açıklamasında Avrupa'dan da siyasi irade görmek istediklerini belirtti. "Kişisel verilerin korunması en önemli maddelerden. Geri kabul ve terör tanımı ile ilgili bir mesele de var. KVKK konusunda Adalet Bakanlığımıza teşekkür ediyorum. Akın Bakanımız, bir bilim kurulu oluşturdu, çalışma yürüttü ben de koordine ediyorum," diyen Yılmaz, şöyle devam etti: "Dışişleri, Adalet, İçişleri bütün bakanlıklarımızı bir araya getirdik, toplantılar yaptık. O kurulda bu kanun tartışıldı. Bu biraz mutfak çalışmasıydı. Burada yeni bir yaklaşım geliştirildi. Kurumlarımız tarafından şimdi Dışişleri Bakanlığımız üzerinden Avrupa kurumları ile istişareler yapılacak."

Söz konusu 6 kriter şu şekilde sıralanıyor:

Terörle mücadele yasasında değişiklik
AB Polis Örgütü (Europol) ile operasyonel işbirliği anlaşması imzalanması
Avrupa Konseyi bünyesindeki Yolsuzluğa Karşı Devletler Grubu'nun (GRECO) yolsuzlukla mücadele alanındaki önerilerinin uygulanması
Kişisel verilere yönelik yasal düzenlemelerin Avrupa standartlarıyla uyumlu hale getirilmesi
Suç bağlantılı konularda tüm AB üyeleriyle işbirliğine gidilmesi
Türkiye üzerinden kural dışı şekilde AB ülkelerine geçiş yapan kişilerin geri alınmasına ilişkin Geri Kabul Anlaşması'nın (GKA) tüm unsurlarıyla uygulanması

Yılmaz, "Dışişleri, Adalet, İçişleri bütün bakanlıklarımızı bir araya getirdik, toplantılar yaptık. O kurulda bu kanun tartışıldı. Bu biraz mutfak çalışmasıydı. Burada yeni bir yaklaşım geliştirildi. Kurumlarımız tarafından şimdi Dışişleri Bakanlığımız üzerinden Avrupa kurumları ile istişareler yapılacak. Bu konuda bizim Avrupa'daki siyasi iradeyi görmemiz lazım, onların da atması gereken adımlar var" diye de ekledi.

UltraAslan taraftar grubu lideri Sebahattin Şirin gözaltına alındı

UltraAslan tribün lideri Sebahattin (Muzaffer) Şirin, gözaltına alındı. Şirin'e halka yanıltıcı bilgi yayma, uyuşturucu ve dolandırıcılık suçlamaları yöneltildi

09.08.2026 20:00:00
Haber Merkezi
 
UltraAslan taraftar grubu lideri Sebahattin Şirin gözaltına alındı
UltraAslan taraftar grubu lideri Sebahattin Şirin gözaltına alındı
Galatasaray tribün liderlerinden  "Sebahattin Şirin" ismini kullanan Muzaffer Şirin , sosyal medya paylaşımları nedeniyle başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alındı .

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Yasadışı Bahis ve Spor Suçları Soruşturma Bürosu tarafından, "Sebahattin Şirin" ismini kullanan Galatasaray tribün liderlerinden Muzaffer Şirin hakkında "Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun'un 14 ve 15'inci maddelerine muhalefet", "Uyuşturucu madde bulundurma ve kullanma", "Örgütlü olarak karaborsa bilet dolandırıcılığı" ve "Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlarından soruşturma başlatıldı.

Hakkında yakalama talimatı verilen Şirin'in gözaltına alındığı öğrenildi.

Terörsüz Türkiye sürecinin yasal zeminini oluşturacak çerçeve yasa dün Meclis Adalet Komisyonu'nda kabul edildi. Düzenleme yarın Meclis Genel Kurulu'na gelecek

Terörsüz Türkiye sürecinin yasal zeminini oluşturacak çerçeve yasa dün Meclis Adalet Komisyonu'nda 18 saat süren görüşme maratonu sonunda kabul edildi. Düzenleme yarın Meclis Genel Kurulu'na gelecek

09.08.2026 19:00:00
Haber Merkezi
 
 Terörsüz Türkiye sürecinin yasal zeminini oluşturacak çerçeve yasa dün Meclis Adalet Komisyonu'nda kabul edildi. Düzenleme yarın Meclis Genel Kurulu'na gelecek
 Terörsüz Türkiye sürecinin yasal zeminini oluşturacak çerçeve yasa dün Meclis Adalet Komisyonu'nda kabul edildi. Düzenleme yarın Meclis Genel Kurulu'na gelecek
Terörsüz Türkiye süreci için hazırlanan ve 360 milletvekilinin imzasıyla 5 Ağustos Çarşamba günü Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı'na sunulan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, 8 Ağustos'ta TBMM Adalet Komisyonu'nda kabul edildi.

Gözler şimdi 10 Ağustos Pazartesi günü başlayacak TBMM Genel Kurulu görüşmelerine çevrildi.

Terörsüz Türkiye sürecini yasal zemine oturtmayı amaçlayan teklif 12 maddeden oluşuyor.

PKK/KCK'yı kurma veya yönetme, örgüte üye olma, yardım etme, propagandası ve örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçları kapsıyor.

Ön şart Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) terör örgütünün feshine ilişkin kararının Resmi Gazete'de yayımlanması.

Bu gerçekleştiğinde, düzenlemeden yararlanmak için 6 ay süre tanınacak.

Çerçeve yasa teklifine göre; yargılamalar 15 yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda 5 yıl, 15 yıldan fazla ceza 10 yıl süreyle ertelenecek.

15 yıldan çok ceza alan hükümlülerin cezasının infazı 5 yıl, 15 yıldan çok alanlarınki de 10 yıl ertelenecek.

Bu sürede "terör suçu" işlenirse erteleme kararı kaldırılacak. Düzenlemeden faydalanacaklar için 2 ila 3 yıl siyaset yasağı uygulanacak.

Örgüt faaliyeti kapsamında işlenen kasten öldürme suçu ile 1 Haziran 2005'ten önce işlenen ve müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar kapsam dışında olacak.

Yani terör örgütü PKK'nın elebaşı Abdullah Öcalan bu hükümlerden faydalanamıyor.

Gaziantep'te 4,5 büyüklüğünde deprem

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Gaziantep'in Nurdağı ilçesinde meydana gelen ve çevre illerden hissedilen 4,5 büyüklüğündeki deprem sonrası olumsuz bir durumun bulunmadığını bildirdi

09.08.2026 05:51:00
AA
 
Gaziantep'te 4,5 büyüklüğünde deprem
Gaziantep'te 4,5 büyüklüğünde deprem

AFAD'ın NSosyal hesabından yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Gaziantep ilimizin Nurdağı ilçesinde saat 03.42'de meydana gelen ve Gaziantep, Kilis, Kahramanmaraş, Osmaniye ve Hatay illerimizde hissedilen 4,5 büyüklüğündeki deprem sonrası an itibarıyla olumsuz bir durum bulunmamaktadır. Saha tarama çalışmaları devam etmektedir. Etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi sunarız." 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.