1895 Osmanlı-Yunan savaşında ilk defadır ki ordumuz kendi tahıllarıyla beslenmiştir
Rumeli'den gelen göçmenlerle Türkiye'deki sınai-iktisadi yapı her zaman değişmiştir





"Rumeli'den gelen göçmenlerle Türkiye'deki sınai-iktisadi yapı her zaman değişmiştir. İnsanların haklarının gasp edilmesinin dışında, bir bakımdan göç denen olaya müteşekkiriz." dedi.

Göçün ikili bir hareket olduğunu anlatan Ortaylı;
"Hiç kimse Karaman'dan, Kastamonu'dan Rumeli'ye gitmeyi, göçe zorlanmayı hiç istemedi. Ama ondan sonra da, tarih o insanların torunlarını tekrardan buraya sürüklediği zaman da bedbin oldular. Ama her seferinde de Türk halkı dirilmeyi ve geldiği bölgeyi yaşatmayı bilmiştir." diye konuştu.
1895 Osmanlı-Yunan savaşında ilk defadır ki ordumuz kendi tahıllarıyla beslenmiştir. Bu çok önemlidir. Anadolu'nun tohumları zirai medeniyete, zirai endüstriye ve okullara açılmıştır.
Şurası bir gerçektir. Rumeli'den gelen göçmenlerle Türkiye'deki sınai-iktisadi yapı her zaman değişmiştir. İnsanların haklarının gasp edilmesinin dışında, bir bakımdan göç denen olaya müteşekkiriz."
Ortaylı, sözlerini şöyle tamamladı:
Tarımda endüstriyel bitkilerin ekimine, küçük sanatların gelişmesine büyük katkıları olmuştur. Türkiye Rumeli'siz düşünülemez. İmparatorluğumuzun Anadolu'su Rumeli'dir. 1402'den sonra tarumar olan Anadolu, Rumeli'de tekrar dirildi ve bir imparatorluk oldu. Bu çok kısa zaman aldı."














































































