HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 26 TEMMUZ 2021, PAZARTESİ

19 Mayıs, Ata’mızın doğum günü

19.05.2021 00:00:00
'19 Mayıs, Ata’mızın doğum günü' seslendirme dosyası:

Bugün Mustafa Kemal Atatürk'ün Samsun'a ayak basarak Türk milletinin bağımsızlık meşalesini yaktığı 19 Mayıs 1919'un 102'inci yıldönümü.

Kurtuluş mücadelesinin ilk günü olduğu için Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu güne "Benim doğum günümdür" demiştir ve Nutuk'a bu tarih ile başlamıştır. Ata'mızın doğum gününü ve de kendilerine armağan ettiği Türk gençliğinin bu güzel bayramını tebrik ediyoruz.

Gazi, Nutuk'un 1'inci bölümünde "Benim Kararım" adlı kısmında o günün şartlarını ve verdiği tarihi kararı şöyle yazmıştır:

"Osmanlı ülkeleri bütün bütüne parçalanmıştı. Ortada bir avuç Türk'ün barındığı bir ata yurdu kalmıştı. Baylar, bu durum karşısında bir tek karar vardı. O da ulus egemenliğine dayanan, tam bağımsız yeni bir Türk devleti kurmak. 

İşte, daha İstanbul'dan çıkmadan önce düşündüğümüz ve Samsun'da Anadolu topraklarına ayak basar basmaz uygulamaya başladığımız karar, bu karar olmuştur."

Mustafa Kemal; Mondros'la yenilgiyi kabullenmiş, Sevr'le de işgale kapı açmış olan Osmanlı yönetiminin bulunduğu işgal altında olan İstanbul'dan bir milli mücadele yürütülmesinin imkansızlığını görüyordu.

Anadolu'ya çıkması gerekiyor ve bunun için bir bahane bulması gerekiyordu. 

Ve tam da bu noktada aradığı bahane önüne geldi. Samsun'a 9'uncu Ordu Müfettişi olarak görevlendirildi. Bu görev de oldukça ilginç bir görevdi.

Osmanlı 1. Dünya Savaşı'dan yenik ayrılıp, her yerde işgal faaliyetleri yaşanınca Karadeniz bölgesinde Rum Pontus devleti hayalinde olanlar da İngilizlerden aldıkları cesaretle iyice azıtmışlardı. Türkler silahlanıp gruplar halinde bunlarla silahlı mücadele veriyorlardı.

İngilizler, Pontusçulara destek olmak için 9 Mart 1919'da Samsun'a askeri birlik çıkardılar. Bunun üzerine Türk Makinalı Tüfek Birliği'nden Teğmen Hamdi Bey, askerleriyle beraber dağa çıktılar ve direniş daha da güçlendi. 

İngilizler bu durumdan çok rahatsız oldular ve kontrolleri altında olan Osmanlı yönetiminden bu direnişi ortadan kaldırması için bir "yetkili" gönderilmesini istediler.

İşte 9'uncu Ordu Müfettişi'nin görevi bu, yani Pontusçulara ve İngiliz ordusuna karşı direnen Türk direnişini bastırmak, silahlarını ellerinden almak ve direnişçileri cezalandırmak.

Bilmiyorlardı ki; Mustafa Kemal bu lokal direnişleri tek bilek tek yürek olmuş bir millet direnişine ve de büyük bir İstiklal Mücadelesine dönüştürecek.

İngilizlerin bir hesabı vardı, Anadolu'yu işgal edip paramparça yapmak; Pontusçuların bir hesabı vardı, Rum Pontus devleti kurmak; Osmanlı yönetiminin bir hesabı vardı, İngilizlere uşaklık etmek, işgale çanak tutmak… Bu hesapların hepsi yerle bir oldu. 

Çünkü Cenab-ı Hakk'ın da bir hesabı vard; Mustafa Kemal Atatürk eliyle Anadolu'da birlik ve beraberliği tesis etmek ve bağımsız bir Türk devleti kurdurmak.

Elbette ki Allah'ın hesabı her zaman galip gelecekti ve öyle de oldu. Bir tarafta İngilizlerin ve Pontusçuların üzerinde hesap yaptıkları nasipsizler; diğer tarafta ise Allah'ın, bir milletin kurtuluşu ve bağımsızlığı için üzerinde hesap yaptığı, Ahmet Sunusi hazretlerinin ifade ettiği gibi Allah Resulü'nün sağ elinin üzerinde olduğu, Ehl-i Beyt torunu Mustafa Kemal.

"Atatürk Vatandır" tezinin ve de Hoş Geldin Atatürk eserinin sahibi Prof. Dr. Haydar Baş, 19 Mayıs'ı şu ifadelerle anlatmaktadır:

"Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 19 Mayıs 1919'da Samsun'a doğru hareket ettiğinde, ülke işgal, yokluk ve ihanet içinde boğuşuyordu. Milletin direnci kırılma noktasına getirilmişti. Batılı güçler bu son Türk vatanını kendilerine manda bir ülke haline getirmeyi planlamış ve bu amaçla gerekli adımları atmaya başlamışlardı. Umutsuz, moralsiz, silahsız, parasız, pulsuz halk kitlelerinin içindeki bağımsızlık aşkını yeniden alevlendiren ve bu aşkı Anadolu'ya karış karış yayan Gazi Mustafa Kemal, Samsun'a adım attığı anda bütün dünyaya şöyle haykırıyordu: Bu toprakları haçlı ordusunun çizmeleri altında ezdirmeyeceğim. Türk milleti, yeniden özgür ve egemen olmayı başaracaktır."

Atatürk, kendisinin doğum günü olarak ifade ettiği bu özel günü, vefatına yakın 1938 yılında çok sevdiği Türk gençliğine armağan etmiştir. Ve gençlere şöyle hitap etmiştir:

"Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız. Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizsiniz. Kendinizin ne kadar önemli, değerli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız. Sizlerden çok şey bekliyoruz. Gençler! Benim gelecekteki emellerimi gerçekleştirmeyi üstlenen gençler! Bir gün bu memleketi sizin gibi beni anlamış bir gençliğe bırakacağımdan dolayı çok memnun ve mesudum."

İçeriden ve dışarıdan gerçekleşen topyekûn bir işgalin ve esaretin zincirlerini tek başına yola çıkarak kırmak her babayiğidin harcı değildir. Bu bir "seçilmişliğin" ifadesidir.

Ve Sayın Baş'ın Hoş Geldin Atatürk eserinde bu seçilmişliğin belgeleri mevcuttur.

Hem anne hem de baba tarafından Ehl-i Beyt soyundan olan, meşhur Ahmet Kayhan Hoca tarafından "evliya" olduğu belirtilen, Nutuk'ta kendisini "Kutbul Aktab" olarak ifade eden, maneviyat büyüğü Selanik Meydan Dedesi bir Mustafa Kemal.

Cumhuriyetimizin kurucusu, bizlere tam bağımsız bir devlet kazandıran Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü kulaktan dolma bilgilerle ya da kulağımıza fısıldanan İngiliz ve Yunan fitneleriyle değil, her yönüyle doğru kaynaklardan öğrenmeliyiz, tanımalıyız.

Bunda da yol haritamız Prof. Dr. Baş'ın Hoş Geldin Atatürk eseri olmalıdır.

Elbette ki bu yol haritası, doğru bir adresle ve doğru bir kılavuzla yürünmelidir.

Prof. Dr. Baş, sadece mükemmel bir yol haritası önümüze koymamıştır, aynı zamanda Türk milletini Ata'mızın miras bıraktığı tam bağımsızlığa taşıyacak işi bilen bir kadroyu, Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) kadrosunu da yetiştirmiştir.

Türk milleti, çözüm sahibi bu kadro ve Lideri Hüseyin Baş ile yürüme kararı alırsa, Milli Ekonomi Modeli ve Sosyal Devlet Milli Devlet sistemi ile her konuda bağımsızlık kaderi olacaktır ve esaretin bedeli olarak yaşadığı makus kaderden kurtulacaktır.

 
Murat Çabas / diğer yazıları
Megadentist



logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.