logo
03 AĞUSTOS 2026

Dimyat saldırısı ve ‘sahte bayrak’ şüphesi

03.08.2026 00:00:00
 

29 Temmuz 2026 tarihinde Mısır'ın Akdeniz kıyısındaki kritik enerji merkezlerinden biri olan Dimyat Limanı'nda yaşanan patlamalar, bölgedeki zaten kırılgan olan dengeleri altüst edecek yeni bir krizin fitilini ateşledi. 

Mısır Petrol Bakanlığı ve Mısır Bakanlar Kurulu tarafından yapılan ilk resmi açıklamalarda, limanda bulunan iki gazlaştırma ve depolama gemisinde meydana gelen yangının kamikaze insansız hava araçları (İHA) ile düzenlenen bir saldırı sonucu çıktığı doğrulandı.

Doğu Akdeniz'in ana enerji aktarım noktalarından biri olan bu limana yapılan müdahale, yalnızca bir lojistik krizi değil, çatışmaların boyutunu tüm bölgeye yaymayı hedefleyen tehlikeli bir sürecin habercisi olarak değerlendiriliyor.

Oklar kimi gösteriyor?

Dimyat'taki patlamaların hemen ardından gözler bölgedeki aktörlere ve Washington'a çevrildi. Oval Ofis'te düzenlediği basın toplantısında konuya değinen ABD Başkanı Trump, saldırıya uğrayan unsurlar arasında ABD'ye ait bir LNG tankerinin de bulunduğunu ima ederek olayın arkasında İran'ın olabileceğine işaret etti. 

Trump, konuyla ilgili bilgilendirildiğini ve "durumun hemen hemen İran kaynaklı gibi göründüğünü" öne sürerken; olayı farklı bir grubun üstlenmek istediğini, bu grubun kendilerinden derhal özür dilediğini ancak her koşulda bu tanker saldırısına karşılık vermek zorunda kalacaklarını beyan etti.

Buna karşın, Kızıldeniz ve çevresindeki deniz trafiğinde aktif olan Yemen'deki Husiler iddiaları vakit kaybetmeden reddetti. 

Mısır'ın Dimyat Limanı'ndaki gemileri hedef aldıklarına yönelik haberlerin gerçeği yansıtmadığını bildiren Husiler, Kızıldeniz'deki genel deniz trafiğinin güvenli olduğunu ve endişe edilecek bir durum bulunmadığını savundu.

Tahran kanadı da suçlamaları kesin bir dille geri çevirdi. 

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, İran'ın Mısır'ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne her zaman saygı duyduğunu vurgulayarak, "Dimyat saldırılarıyla herhangi bir ilgimiz olduğunu kesinlikle reddediyoruz" dedi. 

Olayın ardındaki şüpheye dikkat çeken Bekayi, bölge ülkelerini karşı karşıya getirmeyi amaçlayan "sahte bayrak" (false flag) operasyonları konusunda uyardı.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi de sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, Mısır'ın bölgede önemli bir dost ve ortak olduğunu belirterek, "Mısır'ın güvenliği bizim için en üst düzeyde önem taşımaktadır" mesajını verdi. 

Erakçi, İsrail'in bölgesel barışı zayıflatmak ve Müslüman ülkeler arasındaki dayanışmayı kırmak adına bu tür provokasyonlara başvurabileceğini kaydetti.

"Saldırının arkasında İsrail olabilir"

Mısır cephesinden gelen en dikkat çekici değerlendirme ise Eski Mısır Dışişleri Bakan Yardımcısı Salah Halime'den geldi. 

Katar merkezli Al Jazeera televizyonuna konuşan Halime, Kahire yönetiminin olay anından itibaren temkinli bir duruş sergilediğini, hiçbir ülke veya örgütü doğrudan suçlamadığını ancak saldırıyı gerçekleştirenlere karşı diplomatik ve siyasi adımlarla başlayan sert bir duruş koyacağını belirtti.

Halime, bu eylemin Orta Doğu'da savaşın çapını genişletme amacı taşıdığına dikkat çekerek şu kritik tespitte bulundu:

"Dolaylı da olsa bu saldırının arkasında İsrail olabilir. Çünkü savaş çapının genişlemesi ve askeri operasyonların sürmesi, İsrail'in yararınadır."

Askeri ve jeopolitik gerçeklikler incelendiğinde, İran'ın ya da Tahran destekli direniş gruplarının Mısır limanlarını hedef alması için mantıklı bir gerekçe bulunmamaktadır. 

İran ve müttefikleri, mevcut kriz boyunca stratejilerini doğrudan kendilerine yapılan müdahalelere misilleme yapmak üzerine kurgulamıştır. 

Mısır ise bu süreçte kendi askeri üslerini ABD'ye açmamış, savaşa doğrudan taraf olmaktan kaçınarak dengeli bir tutum izlemiştir. 

Dolayısıyla İran'ın, kendisini tarafsız tutmaya çalışan bir ülkenin enerji altyapısına saldırması kendi stratejik çıkarlarıyla tamamen çelişmektedir.

Tam da bu noktada, savaşın genişlemesinden doğrudan menfaat sağlayan aktörler olarak İsrail ve ABD öne çıkmaktadır. 

ABD ve İsrail'in bölgedeki ana stratejisi, çatışma alanını yayarak bugüne kadar sıcak savaşın dışında kalmış Arap ve Müslüman ülkeleri de denkleme çekmektir.

Büyük İsrail projesi ve BOP tehdidi

Washington yönetimi; Suudi Arabistan, Irak ve Körfez ülkelerini çatışma ortamına dahil ederek İran'ın karşısında blok halinde duracak geniş bir bölgesel ittifak kurma amacını gizlememektedir. 

Dimyat Limanı'na yapılan İHA saldırısı da bu senaryonun bir parçası olarak, savaşa bulaşmamış ülkeleri (bu örnekte Mısır'ı) kışkırtma ve İran karşıtı cepheye zorlama gayreti görünümündedir.

İsrail'in sahte bayrak operasyonlarıyla bölge ülkelerini manipüle etme çabasına karşı Doğu Akdeniz ve Orta Doğu aktörlerinin azami dikkat göstermesi gerekmektedir. 

Devreye sokulan kurgular; yalnızca İran'ı, Husileri, Hizbullah'ı ya da Haşdi Şabi'yi değil; doğrudan Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) ve "Büyük İsrail" vizyonunun kapsadığı tüm bölge ülkelerinin egemenliğini ve sınır güvenliğini hedef almaktadır.

Mısır'ın Dimyat Limanı'nda gerçekleşen bu karanlık saldırı, bölgesel aktörler için bir uyarı fişeği niteliğindedir. 

Bölge devletleri, ABD-İsrail ikilisinin provokatif senaryolarına ve sahte bayrak operasyonlarına karşı ortak bir diplomatik duruş sergilemeli; kendilerini çatışmanın içine çekmeyi hedefleyen bu tuzağa düşmemelidir.

 
Murat Çabas / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.