logo
26 ŞUBAT 2026


200 TL, 1 Ocak 2009’da piyasaya sürüldüğünde 132 dolar değerindeydi. Bugün ise 200 TL, 6.46 dolara tekabül ediyor. Bu da yüzde 95’lik bir değer kaybına işaret ediyor

Halen kullanımdaki en yüksek banknot olan 200 TL, 1 Ocak 2009'da piyasaya sürüldüğünde 132 dolar değerindeydi. Bugün ise 200 TL, 6.46 dolara tekabül ediyor. Bu da yüzde 95'lik bir değer kaybına işaret ediyor
 

21.02.2024 13:41:00 / Güncelleme: 21.02.2024 13:59:50
Yenal Arman
200 TL, 1 Ocak 2009’da piyasaya sürüldüğünde 132 dolar değerindeydi. Bugün ise 200 TL, 6.46 dolara tekabül ediyor. Bu da yüzde 95’lik bir değer kaybına işaret ediyor
200 TL, 1 Ocak 2009’da piyasaya sürüldüğünde 132 dolar değerindeydi. Bugün ise 200 TL, 6.46 dolara tekabül ediyor. Bu da yüzde 95’lik bir değer kaybına işaret ediyor
Türkiye'de son 15 yılda yaşanan ekonomik krizler, yüksek enflasyon, döviz kurlarındaki dalgalanmalar ve gelir adaletsizliği, vatandaşların alım gücünü ciddi şekilde düşürdü. Halen kullanımdaki en yüksek banknot olan 200 TL, 1 Ocak 2009'da piyasaya sürüldüğünde 132 dolar değerindeydi. Bugün ise 200 TL, 6.46 dolara tekabül ediyor. Bu da yüzde 95'lik bir değer kaybına işaret ediyor. Aynı şekilde, 2009'da 200 TL ile alınabilen bir sepet mal, bugün 4 bin 86 TL'ye mal oluyor. Bu da yüzde 1.943'lük bir fiyat artışına denk geliyor. Türkiye'de alım gücünün düşmesi, tüketici davranışlarını da değiştiriyor. Yapılan araştırmalar Türkiye'de 10 kişiden 8'i alım gücünün azaldığını gösteriyor. Gıda harcamalarına daha çok para ayırmak zorunda kalan tüketiciler, kaliteli markalar yerine markasız ürünleri tercih etmek zorunda kalıyor ve promosyonları takip ediyor. Giyim alışverişini kısıyor, dışarıdan daha az yemek sipariş ediyor, elektrikli araçları daha az kullanmaya özen gösteriyor.

Yurt dışı hayali kuruluyor

Türkiye'de alım gücünün düşmesi, aynı zamanda sosyal ve siyasi sonuçlar da doğuruyor. Enflasyon karşısında alım gücünün hızla erimesi, düşük gelir gruplarını sefalet sınırına getirirken, gençlerimizi yurtdışında daha yüksek bir refah seviyesi yakalama arayışına itiyor. Gelir dağılımındaki bozulma, toplumsal huzur ve barışı tehdit ediyor. Alım gücünün düşmesi, aynı zamanda hükümetin ekonomik politikalarına olan güveni de zedeliyor. Vatandaşlar, enflasyonla mücadele, istikrarlı büyüme, gelir adaleti, yatırım ve istihdam teşviki gibi konularda daha etkili ve tutarlı politikalar bekliyor. Bu sayede, Türkiye'nin potansiyeline uygun bir büyüme performansı yakalanabilir, vatandaşların refah seviyesi artırılabilir, toplumsal barış ve huzur korunabilir.

Bolu'daki Grand Kartal Otel yangını davası istinafa taşındı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'nde 21 Ocak 2025'te 78 kişinin hayatını kaybettiği, 137 kişinin yaralandığı Grand Kartal Otel yangınına ilişkin, aralarında otelin sahibi ve belediye yetkililerinin de bulunduğu 32 sanığın yargılandığı davada verilen kararlar istinafa taşındı

26.02.2026 13:12:00 / Güncelleme: 26.02.2026 13:23:30
AA
Bolu'daki Grand Kartal Otel yangını davası istinafa taşındı
Bolu'daki Grand Kartal Otel yangını davası istinafa taşındı

Başsavcılık ile müşteki ve sanık avukatları, Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin verdiği mahkumiyet ve beraat kararlarına ilişkin Sakarya Bölge Adliye Mahkemesine itirazda bulundu.

Dava dosyası, 1. Ceza Dairesince incelemeye alınacak.

Mahkeme kararı

Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, 31 Ekim 2025'teki karar duruşmasında, tutuklu sanıklar otelin sahibi Halit Ergül, otelin genel müdürü Emir Aras, şirketin yönetim kurulu üyeleri Emine Murtezaoğlu Ergül, Elif Aras ve Ceyda Hacıbekiroğlu, otel müdürü Zeki Yılmaz, Gazelle Otel Genel Müdürü Ahmet Demir, otelin muhasebe müdürü Kadir Özdemir, Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Sedat Gülener, İtfaiye Müdür Vekili Kenan Coşkun ve itfaiye eri İrfan Acar'ı, 34 çocuğa karşı "olası kastla öldürme" suçundan 34'er kez müebbet hapis cezasına çarptırmıştı.

Ayrıca yangında yaşamını yitiren 44 yetişkin yönünden 44'er kez "olası kastla öldürme" suçundan 24 yıl 11'er ay hapis cezası verilen 11 sanık hakkında, "olası kastla birden fazla kişiyle nitelikli mala zarar verme" suçundan 3 yıl 12'şer ay hapis cezasına hükmedilmişti.

Mahkeme heyeti, 11 sanığa "olası kastla neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama", "olası kastla beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama", "olası kastla yaralama", "olası kastla beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı yaralama", "olası kastla basit yaralama", "olası kastla kadına karşı basit yaralama", "olası kastla beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı basit yaralama", "olası kastla beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kadına (kız çocuk) karşı basit yaralama" suçlarından hapis cezası da vermişti.

Bu suçlardan sanıklardan Halit Ergül, Emir Aras, Emine Murtezaoğlu Ergül, Elif Aras, Ceyda Hacıbekiroğlu, Zeki Yılmaz, Ahmet Demir toplam 41 yıl 721 ay 600'er gün, Kadir Özdemir, Sedat Gülener ve Kenan Coşkun toplam 41 yıl 708 ay 590'ar gün ve İrfan Acar toplam 41 yıl 679 ay 560 gün hapis cezası almıştı.

Heyet, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan muhasebe personeli Cemal Özer ve Mehmet Salun'u 22 yıl 3'er ay, LPG tesisatı bakım görevlileri Doğan Aydın ve Muharrem Şen ile iş güvenliği uzmanı Kübra Demir'i 21 yıl 4 ay 15'er gün, mutfak personeli Reşat Bölük, teknik personel şefi Tahsin Pekcan, teknik personel Hüseyin Özer, sertifikasyon şirketi yetkilisi Ali Ağaoğlu ve çalışanı Aleyna Beşinci, Mudurnu Enerji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi yetkilileri İbrahim Polat ve İsmail Karagöz, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Sırrı Köstereli, İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı Bünyamin Bal, eski Bolu İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürü Mehmet Özel, İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürü Yeliz Erdoğan'ı 21'er yıl, teknik personel Bayram Ütkü'yü 18 yıl hapis cezasına çarptırmıştı.

Resepsiyon görevlisi Yiğithan Burak Çetin'e "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 12 yıl hapis cezası veren heyet, sanıklar mutfak personelleri Faysal Yaver ve Enver Öztürk ile iş güvenliği uzmanı Ece Kayacan'ın beraatine hükmetmişti.

Hapis cezalarında "takdir indirimi" uygulamayan heyet, tutuklu sanıkların bu hallerinin devamına, İbrahim Polat ve İsmail Karagöz'ün tutuklanmasına, Doğan Aydın hakkında "konutu terk etmeme" şeklindeki adli kontrol tedbirinin uygulanmasına, bazı sanıklar hakkındaki diğer adli kontrol hükümlerinin devamına karar vermişti.

Mahkeme kararına itiraz

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, yangına ilişkin davada 10 sanığa verilen hapis ve 2 sanığa yönelik beraat kararlarının bozulmasını istemişti.

Başsavcılık, "olası kastla öldürme ve yaralama" suçundan ceza verilen şirket yönetim kurulu üyeleri Emine Murtezaoğlu Ergül, Ceyda Hacıbekiroğlu ve Elif Aras ile otel müdürü Zeki Yılmaz, beraat eden sanıklar mutfak personeli Faysal Yaver ve iş güvenliği uzmanı Ece Kayacan hakkında, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan hüküm kurulmasını talep etmişti.

İddia makamı, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan hapis cezası verilen sanıklar FQC Global Sertifikasyon Anonim Şirketi yetkilisi Ali Ağaoğlu ile çalışanı Aleyna Beşinci, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Sırrı Köstereli, İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı Bünyamin Bal, eski Bolu İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürü Mehmet Özel, İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürü Yeliz Erdoğan için "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan ceza tayin edilmesini istemişti. 

Meriç Nehri taştı, sedde patladı: Karayolu sular altında

Edirne'nin Meriç ilçesinde Meriç Nehri'nin taşması sonucu sedde patladı. Taşkın nedeniyle Küplü ve Adasarhanlı arasındaki karayolu sular altında kaldı

25.02.2026 15:01:00 / Güncelleme: 25.02.2026 15:04:28
İHA
Meriç Nehri taştı, sedde patladı: Karayolu sular altında
Meriç Nehri taştı, sedde patladı: Karayolu sular altında
Meriç ilçesine bağlı Kadıdondurma köyü ile Subaşı beldesi mevkiinde Meriç Nehri'nin taşması sonucu sedde patladı. Küplü ve Adasarhanlı arasındaki karayolunda
asfalt seviyesine ulaşan taşkın suları ulaşımı tehdit ediyor.



Küplü Belde Belediye Başkanı Gökmen Altay, su seviyesinin sürekli yükseldiğini belirterek, "Seddenin patlamasıyla birlikte su hızla yayılıyor. Küplü ile Adasarhanlı arasındaki yol ciddi risk altında. Gece saatlerinde suyun daha da artması halinde yolu trafiğe kapatmak zorunda kalabiliriz. Vatandaşlarımız zorunlu olmadıkça bu güzergâhı kullanmasın, dikkatli ve tedbirli olsun" dedi.



Suyun yükselmesi bekleniyor

Yetkililer, nehir debisindeki artışın önümüzdeki saatlerde de devam etmesinin beklendiğini, su seviyesinin daha da yükselebileceğini bildirdi. Asfalt üzerindeki suyun yol alt yapısında görünmeyen çökmelere ve akıntı nedeniyle sürüklenme riskine yol açabileceği ifade edildi.

Sürücülerin hızlarını düşürmeleri ve mecbur kalmadıkça bu güzergâhı tercih etmemeleri istendi. Bölgede ekiplerin su seviyesini anlık olarak takip ettiği, gelişmelere göre yeni tedbirlerin devreye alınacağı kaydedildi. AFAD ve Devlet Su İşleri başta olmak üzere ilgili kurumların uyarılarının dikkate alınması gerektiği vurgulandı.

Üniter yapıyı hedef alan rapora evet diyen CHP anayasa değişikliğine de evet der mi? Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz'dan çarpıcı değerlendirme

Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, Türkiye gündemindeki kritik gelişmeleri değerlendirdi ve komisyon raporu, anayasa değişikliği tartışmaları, Cumhuriyet’in üniter yapısı ve siyasi partilerin tutumu üzerine dikkat çeken açıklamalarda bulundu

25.02.2026 14:13:00
Ahmet Turan Yiğit
Üniter yapıyı hedef alan rapora evet diyen CHP anayasa değişikliğine de evet der mi? Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz'dan çarpıcı değerlendirme
Üniter yapıyı hedef alan rapora evet diyen CHP anayasa değişikliğine de evet der mi? Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz'dan çarpıcı değerlendirme
Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, Türkiye gündemindeki kritik gelişmeleri değerlendirdi. Komisyon raporu, anayasa değişikliği tartışmaları, Cumhuriyet'in üniter yapısı ve siyasi partilerin tutumu üzerine dikkat çeken açıklamalarda bulunan Yavuz, Abdullah Öcalan'ın "siyasi aktör" olarak anılması meselesini de değerlendirdi.
Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, "CHP'nin komisyona katılımının siyasi sonuçlarını, iktidar ve muhalefetin anayasa sürecindeki pozisyonlarını, "üniter yapı" ve milli bütünlük tartışmalarını, Abdullah Öcalan'ın "siyasi aktör" olarak anılması meselesini, Türkiye'de olası "Lübnanlaşma" riskini ve seçmen tabanlarının milli hassasiyetleri ve siyasi kırılmaları ele aldı.

Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz'un konuşmasını izleyin:

Halkalı-Kapıkule tren hattına elektrik verilecek

TCDD, Halkalı-Kapıkule Demiryolu Hattı'nda 2 Mart'tan itibaren 27 bin 500 volt gerilim uygulanacağını duyurarak iletkenlere yaklaşmanın can ve mal güvenliği açısından tehlikeli olacağını bildirdi

25.02.2026 11:39:00 / Güncelleme: 25.02.2026 11:43:52
İHA
Halkalı-Kapıkule tren hattına elektrik verilecek
Halkalı-Kapıkule tren hattına elektrik verilecek
TCDD Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü Kurumsal İletişim Dairesi Başkanlığı'nca yapılan açıklamada, Halkalı-Kapıkule arasındaki demiryolu elektrifikasyon hatlarına gerilim verileceği, tren hatlarının altında gezinmenin, direklere dokunmanın, iletkenlere yaklaşmanın ve yere düşen tellere dokunmanın can ve mal güvenliği açısından tehlikeli olacağı bildirildi.



Elektrik verilecek güzergâh, Halkalı (Km: 73+134) ile Kapıkule (Km: 227+900) arasındaki demiryolu katener hatlarını kapsıyor. Ayrıca Edirne, Alpullu ve Karamehmet Trafo Merkezleri ile hat üzerindeki Edirne, Babaeski, Lüleburgaz, Büyükkarıştıran, Çerkezköy Yük ve Çerkezköy Yolcu istasyonları ve bu istasyonlara bağlı tüm yan yollar, konvansiyonel ve yüksek hızlı tren hatları gerilim uygulamasına dahil edilecek.

Yetkililer, vatandaşların ve çalışanların güvenliği için demiryolu hatlarının bulunduğu alanlarda dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.

Çöküşe geçen ABD'nin gücünü korumak için daha da saldırganlaştığına dikkati çeken Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, "ABD için en büyük tehdit doların dünyada dolaşım parası olmaktan çıkması" dedi

Çöküşe geçen ABD'nin gücünü korumak için daha da saldırganlaştığına dikkati çeken Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, "ABD için en büyük tehdit doların dünyada dolaşım parası olmaktan çıkması" dedi
 

25.02.2026 00:19:00
Ahmet Turan Yiğit
Çöküşe geçen ABD'nin gücünü korumak için daha da saldırganlaştığına dikkati çeken Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, "ABD için en büyük tehdit doların dünyada dolaşım parası olmaktan çıkması" dedi
Çöküşe geçen ABD'nin gücünü korumak için daha da saldırganlaştığına dikkati çeken Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, "ABD için en büyük tehdit doların dünyada dolaşım parası olmaktan çıkması" dedi
Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, ABD-İran gerilimini değerlendirirken meselenin yalnızca İran-İsrail ekseninde okunamayacağını, asıl mücadelenin küresel güç dengesi üzerinden şekillendiğini ifade etti. Yavuz'a göre Amerika Birleşik Devletleri'nin son dönemde artan sert söylem ve askeri hazırlıkları, yalnızca ABD Başkanı Donald Trump'ın kişisel tutumundan kaynaklanmıyor. ABD'nin içinde bulunduğu yapısal kriz ve küresel güç kaybı endişesi, Washington yönetimini daha agresif bir stratejiye yöneltiyor. ABD Ulusal Güvenlik Strateji belgelerinde Çin'in açık biçimde "rakip" olarak tanımlandığını hatırlatan Yavuz, Washington'un dünyayı yeni jeopolitik etki alanlarına ayırarak Avrupa ve Ortadoğu'da yük paylaşımına yöneldiğini belirtti.
İran'ın nükleer programının ABD tarafından bir tehdit unsuru olarak gösterildiğini söyleyen Yavuz, Washington'un bunu aynı zamanda müdahale gerekçesi olarak kullandığını dile getirdi. İran ise nükleer faaliyetlerinin barışçıl olduğunu savunuyor.
Yavuz'a göre İran'a yönelik baskının arkasında asıl olarak ABD-Çin rekabeti bulunuyor. İran'ın Çin için önemli bir enerji tedarikçisi olduğuna dikkat çeken Yavuz, "İran'a yönelik hamle, dolaylı olarak Çin'e yöneliktir" değerlendirmesinde bulundu.

Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz'un konuşmasını izleyin:

"2 milyon Suriyeliye seçmen kartı verecekler" diyen Emin Şirin, "Trump'ın sözünün dışına çıkamayan bir yönetimimiz var" dedi

"2 milyon Suriyeliye seçmen kartı verecekler" diyen Emin Şirin, "Trump'ın sözünün dışına çıkamayan bir yönetimimiz var" dedi

25.02.2026 00:12:00
Ahmet Turan Yiğit
"2 milyon Suriyeliye seçmen kartı verecekler" diyen Emin Şirin, "Trump'ın sözünün dışına çıkamayan bir yönetimimiz var" dedi
"2 milyon Suriyeliye seçmen kartı verecekler" diyen Emin Şirin, "Trump'ın sözünün dışına çıkamayan bir yönetimimiz var" dedi
Emin Şirin'den ABD, Avrupa, Çin ve Ortadoğu Üzerine Çarpıcı Analiz geldi. Emin Şirin, küresel güç dengeleri üzerinden Türkiye'nin ekonomi ve savunma alanında nasıl bir strateji izlemesi gerektiğini kapsamlı şekilde değerlendirdi.
Dünya ekonomisinin yaklaşık 110 trilyon dolar seviyesinde olduğunu hatırlatan Şirin; %24 ile Amerika Birleşik Devletleri'nin, %18 ile Avrupa Birliği'nin, %17 ile Çin'in payına dikkat çekti.
Emin Şirin, askeri açıdan büyük güç olarak görülen Rusya'nın ise dünya ekonomisindeki payının yalnızca %2 civarında olduğunu vurguladı.

Emin Şirin'in konuşmasını izleyin:

Robot süpürgeler 'casus' cihaza dönüşüyor


 
Robot süpürgesini oyun kumandasına bağlamak isteyen yazılım mühendisi, yanlışlıkla binlerce cihaza erişim sağladı.
 

24.02.2026 22:33:00
Haber Merkezi/AA
Robot süpürgeler 'casus' cihaza dönüşüyor
Robot süpürgeler 'casus' cihaza dönüşüyor

Türkiye'de de ürünleri satılan Çinli sivil dron üreticisi DJI tarafından üretilen robot süpürgesini oyun kumandasıyla kontrol etmek amacıyla uygulama geliştiren bir yazılım mühendisi, güvenlik açığı nedeniyle dünya genelinde binlerce kullanıcının kamera görüntülerine ve cihaz bilgilerine yanlışlıkla erişim sağladı.

The Verge internet sitesinde yer alan habere göre, yazılım mühendisi Sammy Azdoufal, yeni satın aldığı robot süpürgesini oyun kumandasıyla kontrol etmek için yapay zeka kodlama asistanı aracılığıyla bir uygulama geliştirdi. Robotun DJI sunucularıyla nasıl iletişim kurduğunu inceleyen Azdoufal, bağlantı sırasında sistemdeki bir yetkilendirme açığı nedeniyle 24 ülkeden 7 bin civarı süpürgeye istemeden erişim sağladı.

Azdoufal, bağlandığı cihazların gerçek zamanlı kamera ve ses kayıtlarına, seri numaralarına, batarya durumlarına, kullanıldıkları evlerin detaylı kat planlarına ve IP adresleri üzerinden yaklaşık konum bilgilerine ulaşılabildiğini gördü.
Şirketin sunucularından kendi cihazı için aldığı erişim anahtarının, diğer tüm kullanıcıların verilerine de erişim sağladığını tespit eden Azdoufal, cihazın güvenlik kodunun tamamen atlanabildiğini ve eşleştirme yapmadan bile kameraya ulaşılabildiğini belirledi. Azdoufal, herhangi bir sisteme izinsiz girmediğini savundu.

Şirket, güvenlik açığının giderildiğini savundu

DJI sözcüsü tarafından olayın ardından yapılan açıklamada, robot süpürgelerde "arka uç yetkilendirme doğrulama sorunu" bulunduğu kabul edildi.
Açıklamada, Ocak ayının sonunda tespit edilen güvenlik açığının 8 ve 10 Şubat'ta yapılan iki güncellemeyle giderildiği belirtilerek, düzenlemenin otomatik olarak uygulandığı ve kullanıcıların ek işlem yapmasının gerekmediği ifade edildi.
Söz konusu açığın MQTT tabanlı cihaz-sunucu iletişimini etkilediği ve teorik olarak yetkisiz erişime yol açabileceği kaydedilen açıklamada, tespit edilen vakaların büyük bölümünün güvenlik araştırmacılarının kendi cihazları üzerinde yaptığı testlerden kaynaklandığı savunuldu.

Olay, kameralı ve mikrofonlu robot süpürgelerde veri güvenliği ve kişisel mahremiyet konusunu yeniden gündeme getirdi. Uzmanlar, yeterli güvenlik önlemleri alınmaması halinde bu tür cihazların ciddi gizlilik riskleri oluşturabileceğine dikkati çekti.

İzmir'de 1 milyar liralık tefeci operasyonu: 5 gözaltı

İzmir'in Tire ilçesinde jandarma ekiplerince düzenlenen tefecilik operasyonunda 5 şüpheli gözaltına alındı

24.02.2026 21:20:00
İhlas Haber Ajansı
İzmir'de 1 milyar liralık tefeci operasyonu: 5 gözaltı
İzmir'de 1 milyar liralık tefeci operasyonu: 5 gözaltı
İzmir'in Tire ilçesinde jandarma ekiplerince düzenlenen tefecilik operasyonunda 5 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin hesaplarında yaklaşık 1 milyar liralık para hareketi tespit edildi.

İzmir İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekipleri, 5 kişinin tefecilik yaptığı bilgisi üzerine çalışma başlattı.

Tire Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmada, şüphelilerin 24 kişiyi mağdur ettiği belirlendi.

MASAK verilerinde yapılan incelemede, şüphelilerin son 5 yıldaki hesap hareketlerinin yaklaşık 1 milyar lira olduğu ortaya çıktı.

Ayrıca şahısların suçtan elde ettikleri gelirle çok sayıda taşınır ve taşınmaz mal edindikleri tespit edildi.

Ekipler tarafından şüphelilere ait ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda 52 bin lira nakit para, piyasa değeri yaklaşık 3 milyon lira olan çok sayıda ziynet eşyası, 5 tapu, 10 satış sözleşmesi ve mağdurlara ait 3 kredi kartı ele geçirildi.

Aramalarda ayrıca toplam 625 bin lira değerinde 4 senet, 10 noter belgesi, pos cihazı çıktısı ve tefecilik kayıtlarının tutulduğu 4 adet not defteri bulundu.

Tire Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla 5 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Devlet Bahçeli'den teröristbaşı Öcalan'a ve Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Hacıosmanoğlu'na destek

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM'de düzenlenen grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu

24.02.2026 17:09:00
Ahmet Turan Yiğit
Devlet Bahçeli'den teröristbaşı Öcalan'a ve Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Hacıosmanoğlu'na destek
Devlet Bahçeli'den teröristbaşı Öcalan'a ve Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Hacıosmanoğlu'na destek
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM'de düzenlenen grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Bahçeli, "Terörsüz Türkiye hedefinin icrasında 27 Şubat 2025 tarihli açıklamasıyla PKK'nın kurucu önderinin büyük bir dahli ve payı vardır. Bu çağrı aynı şekilde KCK'yı da bağlamaktadır. Örgütün üst yapılanmasının feshi ise derhal sağlanmalıdır.  Madem 27 Şubat çağrısı barışçıl arayışları destekleyen ve teşvik eden demokratik bir eşiktir; o halde bundan sonrasında planlanan atılımların, yapılacak düzenlemelerin gerçekleşmesi için PKK'nın kurucu önderliğinin statü sorunu nasıl ele alınacaktır" dedi. Bahçeli, ayrıca ramazan ayı etkinlikleri üzerinden eleştirilen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'e destek vererek, "Allah'a iman etmek gericilikse, biz de bal gibi, buz gibi gericiyiz. Bana sorarsanız bu 168 kişiyi yana yana, üst üste koyup toplasanız bir insan bile etmezler, edemezler" ifadelerini kullandı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin konuşmasını izleyin:

BTP bir çınarını uğurladı

Bağımsız Türkiye Partisi bugün önemli bir ismini ebediyete uğurladı. Kalp krizi sonucu vefat eden BTP Konya İl Başkanı Hasan Öztürk gözyaşı ve dualarla toprağa verildi

24.02.2026 17:03:00
Eyüp Kabil
BTP bir çınarını uğurladı
BTP bir çınarını uğurladı
Bağımsız Türkiye Partisi Konya İl Başkanı Hasan Öztürk Hakk'a yürüdü. Kalp krizi sonucu vefat eden Öztürk için Selçuklu ilçesindeki Parsana Büyük Camii'nde öğle namazını müteakip cenaze namazı kılındı. Önce Öztürk için dua edildi, helallik alındı. Daha sonra cenaze namazı kılındı. Hasan Öztürk cenaze namazının ardından Musalla mezarlığında dualar eşliğinde toprağa verildi.

Cenazeye BTP yönetimi üst düzey katılım gösterdi.

Cenazeye yurt dışında bulunan BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş katılamadı. BTP lideri sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda;

"Konya İl Başkanımız, partimizin emektarlarından çok kıymetli Hasan Öztürk başkanımızı kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Tüm ömrünü hak ve hakikat davası için yaşamış müstesna bir insandı. Kendisine Allah'tan rahmet, yakınlarına, sevenlerine ve teşkilatımıza sabırlar dilerim. Başımız sağ olsun" ifadelerini kullandı.


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.