logo
25 HAZİRAN 2026

50 Yaş Üstü İçin Büyük Risk: Sarı Nokta Hastalığı

Son yıllarda göz sağlığı alanında en çok tartışılan konulardan biri olan sarı nokta hastalığı (makula dejenerasyonu), özellikle ileri yaş grubunda görme kaybına yol açabilen ciddi bir sorun olarak öne çıkıyor. 

22.03.2026 13:17:00
Ahmet Turan Yiğit
50 Yaş Üstü İçin Büyük Risk: Sarı Nokta Hastalığı
50 Yaş Üstü İçin Büyük Risk: Sarı Nokta Hastalığı
Merkezi görmeden sorumlu olan makula bölgesinin zarar görmesiyle ortaya çıkan bu hastalık, kişinin günlük yaşamını doğrudan etkileyebiliyor. Okuma, araç kullanma, yüzleri ayırt etme gibi basit görünen ama hayati öneme sahip aktiviteler, hastalık ilerledikçe giderek zorlaşıyor.






Uzmanlar, bu hastalığın erken dönemde fark edilmesinin görme kalitesini korumada kritik olduğunu vurguluyor. Toplumda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten uzmanlar, özellikle ileri yaş grubunun düzenli göz muayenelerini ihmal etmemesi gerektiğini söylüyor.






Merkezi Görmeyi Etkileyen Bir Hastalık
Makula bölgesi ayrıntılı görmeyi sağlayan hassas bir yapı. Bu bölgedeki hasar, kişinin ortadaki görüntüyü net görememesine yol açıyor. Çoğu zaman çevresel görme korunurken, merkezi görme bozuluyor. Bu da kişinin kitap okurken harfleri seçememesi, telefona bakarken görüntünün ortasında bulanıklık hissetmesi gibi günlük şikâyetlere neden olabiliyor.






Risk Faktörleri: Yaş ve Yaşam Tarzı
Sarı nokta hastalığı çoğunlukla 50 yaş üzerindeki bireylerde görülüyor. Yaşlanmaya bağlı retina değişiklikleri en önemli nedenlerden biri. Ancak sigara kullanımı, genetik yatkınlık, yüksek tansiyon, sağlıksız beslenme ve uzun süreli UV maruziyeti de riski artırıyor. Uzmanlar, bu faktörlerin göz sağlığı üzerinde ciddi etkiler yaratabileceğini hatırlatıyor.






Belirtiler Çoğu Zaman Fark Edilmiyor
Düz çizgilerin eğri görülmesi, harflerin silikleşmesi, görme alanının ortasında karanlık bir nokta oluşması, renklerin soluk algılanması… Bunlar hastalığın erken belirtileri arasında. Ancak çoğu kişi bu değişiklikleri yaşlanmanın doğal sonucu sanarak göz ardı ediyor. Oysa erken farkındalık, görme fonksiyonlarının korunmasında büyük rol oynuyor.






İki Farklı Tip: Kuru ve Yaş
Hastalık kuru tip ve yaş tip olarak ikiye ayrılıyor. Kuru tip yavaş ilerlerken, yaş tip daha hızlı görme kaybına yol açabiliyor. Özellikle yaş tipte retina altında anormal damar oluşumları gelişiyor ve bu durum görme kaybını hızlandırıyor. Bu nedenle düzenli muayene ve erken tanı hayati önem taşıyor.






Yaşam Tarzı ile Göz Sağlığını Korumak
Uzmanlara göre sağlıklı yaşam alışkanlıkları retina sağlığını destekliyor. Dengeli beslenme, antioksidan açısından zengin gıdalar, yeşil yapraklı sebzeler ve omega-3 içeren besinler göz sağlığına katkı sağlıyor. Sigara kullanımından uzak durmak ve düzenli kontrolleri aksatmamak ise hastalığın ilerlemesini önlemede etkili.






Sonuç olarak, sarı nokta hastalığı toplumda çoğu zaman ileri yaşın doğal bir sonucu olarak görülse de, uzmanlar bunun yanlış bir algı olduğunu belirtiyor. Erken dönemde fark edilen görme değişiklikleri dikkate alınmalı, düzenli göz muayeneleri ihmal edilmemeli. Çünkü göz sağlığını korumak, bilinçli bir yaklaşım ve zamanında müdahale ile mümkün.

Yasa dışı bahis çetesine dev darbe: 10 milyarlık vurgun ağı çökertildi

Samsun merkezli 7 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 52 şüpheli gözaltına alınırken, yaklaşık 10 milyar TL işlem hacmine sahip olduğu değerlendirilen organizasyona ağır darbe vuruldu

23.06.2026 19:00:00
İHA
Yasa dışı bahis çetesine dev darbe: 10 milyarlık vurgun ağı çökertildi
Yasa dışı bahis çetesine dev darbe: 10 milyarlık vurgun ağı çökertildi
Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Samsun Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yasa dışı bahis suçuna yönelik yürütülen soruşturma kapsamında geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi.






Yaklaşık 10 milyar TL işlem hacmine sahip olduğu değerlendirilen yasa dışı bahis organizasyonuna yönelik Samsun merkezli İstanbul, Batman, Antalya, Muğla, Aydın, Osmaniye ve Eskişehir'de eş zamanlı operasyon düzenlendi.








23 Haziran 2026 tarihinde sabah saatlerinde gerçekleştirilen operasyonlarda çok sayıda adreste arama, el koyma ve yakalama işlemi yapıldı. Operasyon kapsamında haklarında işlem yapılan 52 şüpheli gözaltına alınarak Samsun Emniyet Müdürlüğüne götürüldü.








Adreslerde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal ele geçirilirken, elde edilen delillerin incelenmesine devam edildiği öğrenildi. Operasyon anları ise polis kamerasınca kaydedildi.








Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürerken, soruşturmanın tüm yönleriyle devam ettiği bildirildi.













Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte yükselen sıcaklıklar, günlük hayatı zorlaştırmanın ötesinde ciddi sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Vücudumuz, ortam sıcaklığına uyum sağlamak için harika bir mekanizmaya (terleme) sahip olsa da extreme sıcaklarda bu sistem yetersiz kalabilir

18.06.2026 13:00:00
Hasan Gündoğdu
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Aşırı sıcakların olumsuz etkilerinden korunmak, konforlu ve en önemlisi sağlıklı bir yaz geçirmek için dikkat etmeniz gereken temel unsurları sizler için derledik.






Sıvı Dengesi: Susamayı Beklemeyin

Vücudumuzun %60'ından fazlası sudan oluşur ve sıcak havalarda terleme yoluyla inanılmaz bir hızla su kaybederiz.

Düzenli Su Tüketimi: "Susamak", vücudun çoktan susuz kaldığının bir alarmıdır. Bu yüzden susamayı beklemeden, gün boyunca saat başı 1-2 bardak su içmeyi alışkanlık haline getirin.

Mineral Takviyesi: Terle sadece su değil, sodyum ve potasyum gibi hayati mineralleri de kaybederiz. Tansiyon probleminiz yoksa günde 1 şişe maden suyu içmek mineral dengesini korumaya yardımcı olur.

Tuzak İçeceklerden Kaçının: Alkol, aşırı kafeinli içecekler (kahve, koyu çay) ve şekerli asitli içecekler sanılanın aksine vücuttan su atılmasını hızlandırır (diüretik etki). Sıcak günlerde bu içecekleri minimumda tutun.






Beslenme Düzeni: Hafif ve Serinletici

Sıcak havalarda sindirim sistemi fazladan çalışarak vücut ısısını daha da artırabilir. Bu yüzden beslenme alışkanlıklarını mevsime göre revize etmek şarttır.

Ağır Yemeklere Elveda: Yağlı, kızartmalı, aşırı baharatlı ve protein ağırlıklı ağır yemekler yerine; sindirimi kolay, su oranı yüksek besinleri tercih edin.

Mevsim Meyve ve Sebzeleri: Karpuz, kavun, salatalık, domates, kabak ve semizotu gibi hem su hem de vitamin deposu olan besinleri sofranızdan eksik etmeyin.

Az ve Sık Beslenin: Tek bir öğünde çok fazla yemek yerine, porsiyonları küçülterek az ve sık yemek vücudun üzerindeki metabolik yükü azaltır.






Giyim ve Kişisel Bakım: Doğru Kumaş, Doğru Koruma

Güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde cildimizi ve başımızı korumak hayati önem taşır.

Kumaş Seçimi: Sentetik, naylon ve dar giysiler cildin nefes almasını engeller ve isiliğe, mantara ya da ısı çarpmasına yol açar. Bunun yerine pamuklu, keten, gevşek dokulu ve açık renkli kıyafetleri tercih edin. Açık renkler güneş ışığını yansıtırken, koyu renkler ısıyı hapseder.

Aksesuarlar: Geniş siperlikli şapkalar ve UV korumalı güneş gözlükleri sadece birer tarz ögesi değil, başınızı ve gözlerinizi koruyan birer kalkandır.

Güneş Kremi: Dışarı çıkmadan en az 20 dakika önce, en az 30 (ideali 50+) faktörlü, geniş spektrumlu bir güneş kremini açıkta kalan tüm bölgelerinize uygulayın ve her 2-3 saatte bir yenileyin.






Zaman Yönetimi: Güneşin Zirve Noktası

Günün her saati aynı risk derecesine sahip değildir. Zamanı doğru yönetmek riskleri yarı yarıya azaltır.

Kritik Saatler: Güneş ışınlarının en dik ve zararlı olduğu 10:00 ile 16:00 saatleri arasında zorunlu olmadıkça dışarı çıkmayın.

Egzersiz Zamanlaması: Spor yapmayı seviyorsanız, bunu günün en sıcak saatlerinde değil, sabahın ilk ışıklarında veya akşam güneş battıktan sonra yapın. Ağır kardiyo hareketlerinden kaçının.






Yaşam Alanlarının Serin Tutulması

Sadece dışarısı değil, ev ve ofislerin içindeki sıcaklık da sağlığı etkiler.

Doğru Havalandırma: Gündüz saatlerinde dışarıdaki sıcak havanın içeri girmemesi için pencereleri ve panjurları kapatın, perdeleri çekin. Havalandırma işlemini hava sıcaklığının düştüğü gece veya sabaha karşı yapın.

Klima Kullanımı: Klima harika bir kurtarıcıdır ancak oda sıcaklığını aniden çok düşük derecelere (örneğin 18°C) getirmek yerine 23-24°C civarında sabitleyin. Dışarı ile içerisi arasındaki sıcaklık farkının 7-8 dereceden fazla olması felç, kas tutulması ve klima çarpması gibi riskleri doğurur.






Isı Çarpması Belirtilerine Dikkat Edin!

Aşırı halsizlik, baş dönmesi, mide bulantısı, baş ağrısı, hızlı nabız ve cildin aşırı kuru/kırmızı olması "Isı Çarpması" (Güneş Çarpması) belirtisi olabilir. Bu durumda kişi hemen serin bir yere alınmalı, giysileri gevşetilmeli, vücudu ıslak bezlerle serinletilmeli ve bilinci yerindeyse su verilmelidir. Durum kötüye gidiyorsa vakit kaybetmeden tıbbi yardım çağrılmalıdır.

Aşırı sıcaklar özellikle yaşlılar, kronik hastalığı olanlar (tansiyon, kalp, şeker), hamileler ve bebekler için çok daha büyük risk taşır. Kendinizi korurken çevrenizdeki bu hassas grupları ve sokaktaki can dostlarımız için kapınızın önüne bir kap temiz su koymayı da lütfen unutmayın.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.