logo
28 EYLÜL 2026

8 işçinin öldüğü faciada 6 TTK yöneticisi yeniden hakim karşısına çıkacak

Zonguldak'ın Kozlu ilçesinde 2013 yılında meydana gelen ve 8 maden işçisinin hayatını kaybettiği facianın 9. yılında 6 TTK yöneticisi kazada sorumlulukları olduğu gerekçesiyle yeniden hakim karşısına çıkacak. Hazırlanan iddianamede de yüklenici firmanın işyerinde teknik nezaretçi ve iş güvenliği uzmanı ve ateşleme nezaretçisinin bulundurulmadığı, risk analizinin yapılmadığı gibi ihmallere dikkat çekildi.

22.10.2022 08:40:00
 
8 işçinin öldüğü faciada 6 TTK yöneticisi yeniden hakim karşısına çıkacak
8 işçinin öldüğü faciada 6 TTK yöneticisi yeniden hakim karşısına çıkacak
Zonguldak'ın Kozlu ilçesinde 2013 yılında meydana gelen ve 8 maden işçisinin hayatını kaybettiği facianın 9. yılında 6 TTK yöneticisi kazada sorumlulukları olduğu gerekçesiyle yeniden hakim karşısına çıkacak. Hazırlanan iddianamede de yüklenici firmanın işyerinde teknik nezaretçi ve iş güvenliği uzmanı ve ateşleme nezaretçisinin bulundurulmadığı, risk analizinin yapılmadığı gibi ihmallere dikkat çekildi.
Bartın'da 41 maden işçisinin hayatını kaybettiği grizu faciasının ardından 2013 yılında Zonguldak'ın Kozlu ilçesinde 8 işçinin hayatını kaybettiği maden faciasına ilişkin 6'sı TTK yöneticisi olan şüpheliler 25 Ekim günü hakim karşısına çıkacak. TTK Genel Müdürü Kazım Eroğlu'nun patlamanın yaşandığı dönem Kozlu Müessese Müdürü olduğu faciadan 9 yıl sonra hazırlanan iddianame Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edildi.
Ani gaz ve kömür patlaması (degaj) olayının yaşandığı ve 8 işçinin hayatını kaybettiği Kozlu maden faciası sonrası dönemin TTK Yönetim Kurulu Başkanı, Yönetim Kurulu üyelerinin ihmali bulunduğu iddiasıyla 2014 yılı Eylül ayında hazırlanan iddianamede Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca soruşturma izni verilmeyince 28 kişi hakkında soruşturma ve kovuşturmaya gerek olmadığı yönünde karar verilmişti.

AYM'ye yapılan başvuruyla yargılamanın önünü açıldı
İtiraz sürecinin başlamasının ardından takipsizlik kararlarının itirazları reddedildi. Dosyanın Anayasa Mahkemesi'ne gönderilmesinin ardından TTK yöneticilerinin yeniden yargılanmasının önü açıldı. Bunun üzerine dönemin TTK Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı ile yönetim kurulu üyelerinden oluşan 6 şüpheli hakkında hazırlanan iddianame geçen 28 Mayıs'ta tamamlandı. 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek olan duruşmada "Görevi kötüye kullanmak, taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" sulamasıyla hakim karşısına çıkacak olan şüpheliler kendilerini savunacak.

'Galerinin sürüleceği ocak birinci sınıf gazlı ocak, degaj tehlikesi olduğu bilinmektedir'
Cumhuriyet Savcısı Onur Üzgül tarafından hazırlanan iddianamede degaj faciasının yaşandığı olayla ilgili ihmaller; ilgili yönergelerle açıklandı. İddianamede facianın meydana geldiği ocağın birinci sınıf gazlı ocak olduğu ve degaj tehlikesinin olduğunun bilindiği belirtilerek şöyle denildi:
"Sekiz kişinin ölümü ve sekiz kişinin yaralanması ile meydana gelen iş kazası eksi 630 kotundaki galeride ani degaj olayı olmuştur. İhaleye çıkıldığı anda hazırlık galerisinin sürüleceği kömür ocağının birinci sınıf gazlı ocak olduğu ve bu ocakta ani degaj tehlikesinin olduğu bilinmektedir. Ani degaj tehlikesinin giderilmesi için uygulanacak olan işlem gazlı kömür damarlarına metan drenajı uygulaması yapılmasıdır. Metan drenajı, uzun zaman ve yoğun emek gerektiren bir araştırma sonucunda büyük bir yatırımla gerçekleştirilebilecek pahalı bir işlemdir. Gerek Kozlu TTK Müessesesi gerekse TTK Genel Müdürlüğü'ne bağlı diğer müesseselerde metan drenajı uygulaması bulunmadığından ani degaj tehlikesini azaltabilmek ve tedbir alabilmek için galerilerdeki kontrol, pilot ve rahatlatma sondajları gibi ilerleme sondajlarının birlikte gerçekleştirilmesi bir zorunluluk halini almıştır" ifadelerine yer verildi."
İddianamede sondajların sayısı ve uzunluklarının kişiye bağlı olmayın "TTK Her türlü kazı, hazırlık, tesis, nakliye, inşaat, imalat, montaj, tamir ve bakım işlerine ait 'genel emniyet'" şartnamesinin sondajlarla ilgili bölümünde yer alan maddelere de yer verilerek şöyle denildi:
"Grizu bulunabilecek veya ani grizu boşaltma tehlikesi olan yerlerde en az 25 metre boyunca kontrol sondajları yapılmalıdır. Sondaj uç noktası ile arın arasındaki mesafe 5 metre kaldığında sondajlar tekrarlanacak galeri yan cidarı ile sondaj arını arasında her zaman en az 5 metrelik topum bulunmalıdır. TTK Yer altı jelatinit patlayıcı maddesinin kullanılması esaslarını belirleyen yönergesinde delik delme ve ateşleme ile ilgili genel hususlar yanında, ateşleme işinin nezaretçi kontrolünde bizzat ateşleyici tarafından yapılacağı, lağım atılacak yerin en son nezaretçi ve ateşleyicinin terk edeceği, lağımın 10 veya 20 meyilde lağım doğrultusunda 25 metre boyunda yapılacak en az 3 pilot sondajları ile ilerleyeceği, sondajın bitimine 5 metre kala pilotun sondajın tekrarlanacağı belirtilmiştir. Başmühendis Nevzat Ü.'nün -630 denetim yazısında doğu rekup lağımında bir adet pilot sondajı olduğu, bu rekup lağımın keseceği damar sayısı ve formasyon özelliği göz önüne alınarak en az 3 sondajla ilerlenmesi ve 5 metre kala sondajların yenilenmesinin degaj riskinin önlenmesi açısından yararlı olacağı kanaatini belirtmiştir. Yine maden ve taşocakları işletmelerinde ve tünel yapımında alınacak işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerine ilişkin tüzüğe göre Kontrol sondaj deliklerinde grizu veya diğer zararlı gazların varlığı anlaşılırsa, iş durdurulur. İşçiler söz konusu yeri terk ederler, giriş yeri kapatılır. Durum yetkililere bildirilir" denilmiştir."

Sondaj föyü ihmali ortaya çıkarttı
İddianamede özellikle arında çalışan tanık işçilerin beyanı ve sondaj föyü incelendiğinde kazanın meydana geldiği kömür ocağında sondajların sözleşme şartlarına ve tüzük kurallarına uygun yapılmadığının açıkça ortaya çıktığı yer aldı. Denetim ve kontrollerin hem asıl işveren TTK Kozlu Taşkömürü İşletme Müessesesi hem de alt işveren Star İnşaat A.Ş. sorumluları tarafından yeterince özenle gerçekleştirilmediğine dikkat çekilen iddianamede ölüm ve yaralanmalara sebep olan olayla ilgili kusurlar şöyle sıralandı:
"Çalışan ocakta kömür damarlarının gazlı olduğu bilinmesine rağmen metan drenajı uygulaması yapılmamıştır. Galeri sürülmesi sırasında yapılan sondajlar sayı ve uzunluk olarak yetersiz olup sondajlar yetkililerce özenle denetlenmemiş ve özellikle sondaj uzunlukları kontrol edilmemiştir. Murat Arık'ın 2013 tarihli ek ifadesinde sondajı yapan şef Mustafa Ü.'nün kendilerine 18 metre sondaj yapıldığını söylediğini, sondajı denetleyen Murat B.'ye de bilgi verirken 20 metre sondaj yaptığı bilgisini verdiğini ileri sürdü. Tanık olarak dinlenen işçilerin bir kısmı belirli bir ücretlerinin bulunduğunu, bunun için günlük ilerleme mesafesi belirlendiğini bu mesafeyi aşmaları halinde ise prim alıyor olmaları sebebiyle daha çok para kazanmak için zaman zaman sondajsız ilerleme dahi yaptıklarını beyan etmişlerdir."

'Sondaj kayıtları sondaj föylerine gelişi güzel işlenmiş'
İddianamede sondaj kayıtlarının sondaj föylerine gelişi güzel işlendiği, sondaj föylerindeki bilgilerin doğruluğunun yetkililer tarafından kontrol edilmeden imzalandığına yer verildi. Sondajlar için her yönde sondaj kapasitesi olmayan tek bir sondaj makinesinin bulundurulduğu ve yüklenici şirkette sadece bir sondör çalıştırıldığı tek sondör ve tek makine olması sebebiyle galeride ilerlemenin hızlı ilerleme sağlamaya engel olduğu düşünülen sondajlara yeterli önlem verilmediğine dikkat çekildi. Sondöre ani degaj olayı ve sondajların önemi konusunda eğitim verilmediği, kaza tarihinde iş yerinde iş güvenliği uzmanı bulundurulmadığı, iş güvenliği uzmanı çalıştırılmadığı için yüklenici tarafından şümullü bir sağlık ve güvenlik dokümanının hazırlanamadığı da iddianamede yer aldı.

'Risk analizleri tekniğe uygun hazırlanmadığı için kabul görmemiş'
Yüklenici tarafından hazırlanan risk analizlerinin ehil kimseler tarafından ve tekniğine uygun olarak düzenlenmediği için müessese tarafından da kabul görmediği ortaya çıktı. İddianamede, "Üstelik, galeri-lağım sürme işi Grup 1. sınıf gazlı bir yer altı ocağında ve önceden belirlenmiş bir degaj zorunda yapılmasına rağmen bu özel durum için herhangi bir risk analizi yapılmamış olması nedeniyle işin tehlikesi, riskleri konusunda ve alınabilecek tedbirler hakkında herhangi bir döküm bulunmamaktadır. Böyle bir döküman bulunmadığı için çalışanların da bu konuda bilgilendirilmediği açıktır" ifadelerine yer verildi.

"Ateşleme mahalli korunuyor olsaydı, muhtemeldir ki ölen olmayacaktı"
İddianamenin en dikkat çeken bölümü ise ateşleme mahallinin yer aldığı konu oldu. Yönergeye göre ateşleme yerinde telefon, basınçlı hava teneffüs istasyonu, ateşleme yerini gösteren tabela ve ateşleme sığınağının bulunacağına dikkat çekilerek, "Yerinde yapılan inceleme sonucunda ateşleme mahallinin arından 95 metre geride olduğu ve yıkılmış/tahrip edilmiş olduğu ve ateşleme mahallinin, traverslerden domuzdamı gibi örülmüş olduğu tespit edilmiştir. Arından geriye doğru 150-160 metrelik bir alan degaj sonucu ortaya çıkan kömür postası ile dolmuştur. Ateşleme mahallinin bulunması gereken 200 metre mesafe ve ateşleme sonrasında arından itibaren postanın geldiği mesafe dikkate alındığında, ateşleme mahalli gerçekten 200 metrede ve ateşleme sırasında işçiler de bu mahalde korunuyor olsalardı muhtemeldir ki ölen olmayacaktı" denildi.

"Gecikmeli kapsül yasak olmasına rağmen gecikmeli kapsül kullanılmıştır"
TTK'nın ani gaz ve kömür püskürmgesi (degaj) olaylarına karşı alınacak emniyet tedbirleri yönergesine göre ateşleme işleminde ateşlemeden etkilenebilecek yerde 3 kişiden fazla kimsenin bulundurulamayacağı belirtilmesine rağmen kaza öncesinde bu mahalde ateşleme işleminde ateşlemeden etkilenebilecek 9 kişi bulundurulduğunun dikkat çekildiği iddianamede diğer ihmallerde şöyle sıralandı:
"Ateşleme sırasında güvenliği sağlayacak nezaretçi görevlendirilmemiştir. Degaj olayının gerçekleştiği arının tümünde bir atımda ateşleme yapılması gerekirken degaj öncesinde mevzuata aykırı olarak kısmi ateşleme (arının bir kısmında) yapılmıştır. Ani degaj riski taşıyan arınlarda yapılacak patlatmalarda gecikmeli kapsül kullanımı yasak olmasına rağmen degaj öncesinde yapılan patlatmada gecikmeli kapsül kullanılmıştır. Gazlı ve ani degaj riski taşıyan kömür ocaklarında ateşlemenin vardiya sonunda yapılması gerekirken, degaj olayının gerçekleştiği arındaki son ateşlemede buna uyulmamıştır. Yüklenicinin işçileri kesene usulü çalışmaktadır. Daha fazla ilerleme yapıldığında eline daha fazla para geçecek işçilerin emniyet tedbirlerini ve kendi güvenliklerini ihmal etmeleri söz konusudur. Denetim sırasında saptanan eksikler için yükleniciye caydırıcı ve yeterli yaptırımların uygulanmadığı gibi eksikliklerin giderilip giderilmediğini takip etmeye özen gösterilmemiştir. Sözleşmede teknik nezaretçi görevlendirme sorumluluğunun kendine ait olduğunun belirtilmesine rağmen yüklenici teknik nezaretçi görevlendirmesi yapmamıştır."

Bakanlık 2014'te soruşturma izni vermedi
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca 2014 tarihinde soruşturma izni verilmemesine dair karar verildiği, karara karşı Ankara Bölge İdare Mahkemesi nezdinde itirazda bulunduğu, itirazın reddedildiği bunun üzerine şüpheliler hakkında 2014 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığınca inceleme yapmasına yer olmadığına karar verildiği de iddianamede yer aldı. Ankara Bölge İdare Mahkemesince 2018 tarihli kararında kamu görevlileri hakkında 2013 tarihinde Kozlu maden ocağında ani degaj püskürmesi sonucunda 8 işçinin hayatını kaybettiği, etkin soruşturma yapılmadığı gerekçesiyle yapılan bireysel başvuru üzerine Anayasa Mahkemesi'nin 2018 tarihinde soruşturma izni verilmemesine ilişkin yaşamsal hakkın usul boyutunun ihlal edildiğine ilişkin iddiaların kabul edilebilir olduğu bundan dolayı yeniden inceleme yapılmak üzere dosyanın Ankara Bölge İdare Mahkemesi'ne gönderildiği, mahkemece soruşturma izni verilmemesine ilişkin itiraza konu kararın kaldırılmasına karar verildiği, 2013 ve 2017 tarihlerinde bilirkişi heyetlerince rapor aldırıldığı da iddianamede yer aldı.
Kazanın meydana geldiği ortamın 'Grup 1. Sınıf Gazlı Ocak' olarak tanımlandığı, ruhsat sahibinin TTK olduğu işletilen ocağın teknik altyapısını kullandırarak en alt katında hazırlık işlerini yürütecek şekilde ihale yaptığı ve ihale sonucunda Star İnşaat A.Ş. firmasının ihaleyi aldığı bilgisine iddianamede yer verildi. Ancak TTK'nn kendi uzmanlığı gerektiren işi alt işverene verdiği, yüklenici firmanın galeri-lağım sürme işinde herhangi bir yenilik uygulamadığı gibi teknolojik olarak da farklı bir donanım getirmediği, yer altında oluşan iki başlı çalışma ortamının iş güvenliği risklerine açık bir ortam olduğu, denetim ve sorumluluk açısından da karmaşa oluşturduğu iddianamede yer aldı. İddianamede kurulan sistemde kusur bulunduğu, damarların gaz içerikleri ve degaja yatkınlıkları konusunda yükleniciye yeterli bilgi verilmemesi nedeniyle ihaleye çıkan kurumun sorumluluğunun bulunduğu, ihaleye çıkarken görevde olan TTK Yönetim Kurulu Başkanı, Genel Müdürü Rıfat Dağdelen ve diğer yönetim kurulu üyelerinin sorumlu tutulabileceğine yer verildi.

İddianamede; bilirkişi raporuna yapılan atıfta şöyle denildi:
"Raporda birçok kamu kurumunda görülen ve muvazaalı olan asıl iş veren ve alt işveren ilişkisine şartların zorlaması nedeniyle onay vermiş olsa da bu işi ihaleye çıkaran ve ihale sonucunda imzalanan sözleşmede imzası bulunan TTK Genel Müdürü, Yönetim Kurulu Üyeleri ile TTK Kozlu Taşkömürü İşletme Müessesesesi yöneticilerinin kusur ve sorumluluğunun olduğu bildirildiği..."
İddianamede şüpheli Burhan İnan'ın TTK Genel Müdürü Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yaptıktan sonra 2016 tarihinde emekli olduğu, şüpheli R.D.'nin TTK Genel Müdürü Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yaptıktan sonra 2011 tarihinde emekli olduğu, şüpheli Mustafa Ş.'in TTK Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yaptıktan sonra 2020 yılında emekli olduğu, şüpheli Çetin O'un TTK Genel Müdür Yardımcısı olduktan sonra 2011 yılında emekli olduğu, şüpheli Mahmut Y.'ın TTK Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yaptıktan sonra 2009 tarihinde üyeliğinin son bulduğu, şüpheli Mehmet A.'nın TTK Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yaptıktan sonra 2011 tarihinde yönetim kurulu üyeliğinin son bulduğu kaydedildi.
İddianamede şüphelilerin üzerlerine atılı suç yönünden alınan ifadelerinin incelenmesinde işin alt işverene verilmesini yasaklayan bir durum olmadığı, TTK'nın KİT statüsünde olduğu belirtilerek şöyle denildi:
"İşin konusunda uzman ve en iyi teklif veren firmaya ihale edildiğini, teknik şartnamenin 2.2 hükmünde yer alan 'Yüklenicinin işin devamı sürecinde iş yerinde yapılacak çalışmalar nedeniyle kendi işçilerinin ve idare işçilerinin kazaya uğramalarını, zarar görmelerini ve işlerde hasar meydana gelmesini önleyici her türlü güvenlik önlemini almak zorunda olduğu' açıkça belirtildiği, işi devralan firmanın alt işveren olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı, söz konusu şirketin bilirkişi raporlarının aksine farklı projelerde görüleceği üzere işinde uzman olduğu, söz konusu kazanın öngörülemeyen bir sebeple kömür oluşumu esnasında kayaç tabakaları arasında sık görülmeyen şekilde depolanmış metan gazının taşta galeri sürülmesi yada kömür imalatları esnasında gaz zonuna yaklaşması ve gaz basıncının kendini hapseden tabakaları parçalayarak ani boşluğa ani püskürmesi sonucunda meydana geldiği, bu durumun kendi kurumlarına özgü bir durum olmadığı, son bilirkişi raporunda da bu durumun kaçınılmazlık olduğunun değerlendirilmesi gerektiğinin belirtildiği, bilirkişi raporlarının hukuki özellik taşımadığı üzerine atılı suçu işlemedikleri yönünde beyanda bulundukları; istikrar gösteren Yargıtay kararlarıyla da tevsik olunduğu üzere kaçınılmazlık olgusunun iş mevzuatı ve teknolojisinin öngördüğü tüm önlemlerin alınmasına rağmen iş kazasının gerçekleşmesinin önlenememesi durumlarında kabul edilebileceği, somut olayda alınan bilirkişi raporlarıyla da tevsik olunduğu üzere iş mevzuatının ve teknolojisinin öngördüğü tüm önlemlerin alınmadığı; bilirkişi raporlarında kusur durumları ifade edilen şüphelilerin üzerlerine atılı suçu işledikleri hususunda kamu davası ikamesi yönünden aranan yeterli şüphede yazılı delilin dosyada bulunduğu anlaşılmakla, eylemlerine uyan maddeleri gereğince ayrı ayrı cezalandırılmasına karara verilmesi iddia ve talep olunur."
Öte yandan meydana gelen faciada "Hüseyin Kürekçi, Hasan Bozacı, Muharrem Yapıcı, Yüksel Koca, Ahmet Şekerci, Köksal Kadıoğlu, Muhsin Akyüz, Satılmış Arslan' hayatlarını kaybetmiş, Hayrettin Dağkıran ise yaralı kurtarılmıştı.İHA

Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı

Osmaniye'nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü'nde, Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, saldırıyı gerçekleştirdiği belirtilen A.B.'nin yakalanarak gözaltına alındığını açıkladı

28.09.2026 13:44:00 / Güncelleme: 28.09.2026 13:50:04
Haber Merkezi
 
 Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı
 Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı
Osmaniye'nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü'nde, Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili ilahlı saldırı sonucu ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan öğretmen tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Osmaniye Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti, şüpheli A.B.'nin kısa sürede yakalanarak belirtirken saldırganın öğretmenin yeğeni olduğunu açıkladı.

Yeğeni olduğu ortaya çıktı
Valiliğin açıklamasına göre olay, 28 Eylül 2026 tarihinde meydana geldi. Merkeze bağlı Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde Türk dili ve edebiyatı öğretmeni Mehmet Bilgili, aralarında husumet bulunan yeğeni A.E. Bilgili'nin silahlı saldırısına uğradı. İhbar üzerine okula 112 Acil Sağlık ve jandarma ekipleri yönlendirildi.
Tabancayla açılan ateş sonucu ağır yaralanan öğretmen, ambulansla kaldırıldığı hastanede müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Okula giden Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, yetkililerden bilgi aldı.

Zanlının psikolojik sorunları olduğu açıklandı
Serdengeçti, gazetecilere, saldırının eğitim öğretimle alakası olmadığını söyledi.
Öğretmen ile yeğeni arasında husumet bulunduğunu dile getiren Serdengeçti, şöyle konuştu:
"Zanlı şizofren, psikiyatri bağlamında uzun yıllardır tedavisi devam ediyor. Daha önce öğretmenimizin kendisini yetiştirdiği, evlat olarak baktığına yönelik bilgiler var elimizde. Fakat son dönemlerde husumet oluşuyor, şizofreni kaynaklı çeşitli iddialardan kaynaklı bu menfur saldırıyı gerçekleştiriyor. Gerek kolluk kuvvetlerimizce gerek Cumhuriyet Başsavcılığınca aydınlatacaktır. Burada öğrenci ve eğitime dönük bir saldırı değil."
Vali Serdengeçti, saldırganın amcası olan öğretmeni hedef aldığını belirterek, "Okulumuzun bahçesinde hedef alıyor. Geçmiş olsun, başımız sağ olsun." dedi. Serdengeçti, şüphelinin yakalandığını ve olayda kullanılan ruhsatsız tabancanın ele geçirildiğini ifade ederek, "Kendisinin, öğretmene husumete dönük çeşitli iddiaları var fakat saldıran kişinin şizofreni belirtileri olduğunu biliyoruz." diye konuştu.

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

28.09.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
Yeni Parti'nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara'da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu.

Yeni Parti'nin ilçe ön seçimleri 26-27 Eylül tarihlerinde, Türkiye genelinde kurulan sandıklarla gerçekleştirildi. 26 Ağustos tarihine kadar partiye üye olan tüm üyelerin oy kullanabildiği seçimlerde, Ankara'da da 13 ilçede sandık kuruldu. Ön seçim sonuçlarına göre Ankara'nın 13 ilçe başkanı şöyle:

Akyurt - Yalçın İpek

Altındağ - Gökhan Urun

Ayaş - Fatih Öztürk

Çankaya - Ercan Başal

Elmadağ - Mehmet Kurusakız

Etimesgut - Özgür Şahbaz

Gölbaşı - Nazım Sağlam

Keçiören - Görkem Cevahir Yıldırım

Mamak - Şeref Demirbaş

Nallıhan - Mustafa Sarıkaya

Pursaklar - Hüseyin Benek

Sincan - Önder Ağdede

Yenimahalle - Halil Alankuş

Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Trabzon'da balıkçılar, tezgahlarında yerini alan palamudu tanesi 100 ile 125 lira arasında değişen fiyatlardan satışa sunuyor

 

28.09.2026 12:20:00
Anadolu Ajansı
 
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Ortahisar ilçesindeki Moloz mevkisinde yer alan balıkçı tezgahlarında palamudun tanesi 100 ile 125 liradan satılırken, istavritin kilogramı 100, somon 200, çipura 500, levrek ise 600 liradan alıcı buluyor.

Balıkçı Ahmet Çoğalmış, AA muhabirine, vatandaşların bu sezon daha çok palamuda ilgi gösterdiğini söyledi.

Tezgahlardaki palamutların taze olduğunu belirten Çoğalmış, sıcak havanın balıkların görünümünü etkileyebildiğini ifade etti.

Çoğalmış, piyasadaki herkesin şu an taze balık sattığına dikkati çekerek, "Havalar sıcak gittiği için balıklar ezik gibi görünÜyor ama ezik değil. Havaların sıcaklığından dolayı biraz gevşek oluyor. Vatandaş bayat balık aldığını sanıyor ama öyle değil. Şu an piyasa herkes taze balık satıyor." diye konuştu.

Balıkçı Emin Avcı da bu sezon palamudun daha fazla, hamsinin ise daha az olmasını beklediklerini dile getirdi.

Hamsinin şu anda Marmara tarafından geldiğini aktaran Avcı, "Hamsi palamut gibi olmaz, az olur. Şu anda hamsi geliyor ama Marmara tarafından geliyor. Bizim yerli hamsi daha çıkmadı. Palamut olduğu zaman hamsi biraz daha az oluyor" dedi.

Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu

Gaziantep-Nurdağı kara yolunda yolcu otobüsü ile otomobilin kafa kafaya çarpıştığı feci kazada hayatını kaybeden 2'si çocuk 7 kişinin kimlikleri belirlendi. Otomobilde bulunan ve aynı aileden olan kurbanların cenazeleri otopsi işlemlerinin ardından Hatay'a gönderilirken, hastaneye kaldırılan 16 yaralıdan birinin durumunun ciddiyetini koruduğu açıklandı

28.09.2026 11:40:00 / Güncelleme: 28.09.2026 11:43:58
Haber Merkezi
 
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep'in Şehitkamil ilçesi kırsal Acaroba Mahallesi yakınlarında dün akşam saat 18.06'da meydana gelen, 34 HBS 100 plakalı yolcu otobüsü ile 31 AHB 98 plakalı otomobilin çarpıştığı feci kazanın bilançosu netleşti.

Hatalı sollama sonucu kontrolden çıkan otomobilin şerit ihlali yaparak otobüsün önüne kırılmasıyla gerçekleşen kazada, adli tıp kurumundaki kimlik tespit çalışmaları tamamlandı.

Aynı aileden 7 can yok oldu

Yapılan incelemelerin ardından otomobilde can veren sürücü ve yolcuların tamamının Hatay nüfusuna kayıtlı akrabalar olduğu belirlendi. Feci kazada hayatını kaybeden vatandaşların isimleri şu şekilde açıklandı:

• Gülistan Özdemir (46)

• Nisanur Özdemir (23)

• Zeynep Alin Özdemir (6 - Çocuk)

• Senem Gökşen (44)

• Atakan Gökşen (1 - Bebek)

• Fatma Balık (73)

• Gülhan Yaman (47) 

Gaziantep Adli Tıp Kurumu morgunda geceden bu yana süren otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından, 7 kişinin cenazesi ailelerine teslim edilerek defnedilmek üzere memleketleri Hatay'a uğurlandı.

1 kişinin hayati tehlikesi sürüyor

Kazanın ardından yan yatan midibüsten çıkarılarak kentteki çeşitli hastanelere sevk edilen 16 yaralının tedavisi hassasiyetle sürdürülüyor. Gaziantep Vali Yardımcısı İlker Eker, ilk saatlerde otobüsteki yolcuların büyük bölümünün hafif ve orta dereceli yaralanmalara sahip olduğunu bildirmişti.

Ancak gelişmeleri yakından takip eden İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi sosyal medya hesabından yaptığı son güncellemede, yaralılardan 1 vatandaşın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğunu ve hayati tehlikesinin devam ettiğini duyurdu. Diğer 15 yaralının ise genel durumlarının iyi olduğu ve hayati risklerinin bulunmadığı öğrenildi.

Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından görevlendirilen 1 Başsavcı Vekili ve 2 cumhuriyet savcısı eşliğinde, otobüs içi kameralar ve çevre güvenlik kameraları incelenerek kazayla ilgili geniş çaplı adli tahkikat sürdürülüyor.

Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu

Gazeteci Fatih Altaylı, AK Parti eski Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa ve fon iddialarını köşesinde değerlendirdi

28.09.2026 10:08:00
Haber Merkezi
 
Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu
Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu
Fatih Altaylı, Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa iddialarını köşesine taşıdı. Altaylı, Kaya ve eşinin Tera üzerinden yaptığı öne sürülen işlemlerdeki yüksek getiriyi gündeme getirirken, soruşturmanın toplam büyüklüğü olarak dile getirilen 25 milyar dolara dikkat çekti: "Fatma Betül Kaya'dan 45 milyon doları çıktı. Gerisi nereden çıkacak?"

Gazeteci Fatih Altaylı, AK Parti eski Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa ve fon iddialarını köşesinde değerlendirdi.

Altaylı, Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre'nin Kaya hakkında ortaya attığı iddiaları ilk duyduğunda bunların gerçeği yansıtmayacağını düşündüğünü belirtti. Ancak daha sonra gündeme gelen rakamların dikkat çekici olduğunu ifade etti.

63 MİLYON TL'DEN 1,3 MİLYAR TL'YE

Altaylı'nın aktardığı iddiaya göre Kaya, nisan ayında Tera üzerinden yaklaşık 63 milyon TL tutarında yatırım yaptı. İddiaya göre bu para eylül ayında yaklaşık 1 milyar 344 milyon TL olarak geri çekildi.

Altaylı, söz konusu rakamları dolar üzerinden de hesaplayarak, yaklaşık 1 milyon 432 bin dolarlık yatırımın 5 ay içerisinde 28 milyon dolara ulaştığı iddiasını gündeme getirdi. Yazar, bunun dolar bazında yaklaşık yüzde 2 binlik artış anlamına geldiğini yazdı.

EŞİNE AİT İŞLEMLER DE GÜNDEMDE

Altaylı, Kaya'nın eşi İlyas Kaya hakkındaki iddiaları da yazısına taşıdı.

Buna göre İlyas Kaya'nın nisan ayında yaklaşık 99 milyon TL yatırdığı, eylül ayında ise yaklaşık 826 milyon TL ile çıktığı öne sürüldü.

Altaylı, bu rakamların dolar karşılığının yaklaşık 2 milyon 250 bin dolardan 17 milyon 210 bin dolara yükselmek anlamına geldiğini belirterek, işlemlerin fonun batmasından hemen önce gerçekleştiği iddiasına dikkat çekti.

"SADECE FATMA BETÜL SAYAN KAYA MI?"



Altaylı'nın yazısının odağındaki soru ise fon soruşturmasının tamamına ilişkin oldu.

Yazar, "Sadece Fatma Betül Sayan Kaya mı yapmıştır bu işi? Başka kimler böyle servet edindi?" sorusunu gündeme getirdi.

Altaylı, ardından soruşturmayla bağlantılı olarak dile getirilen 25 milyar dolarlık toplam büyüklüğe dikkat çekerek şu soruyu sordu:

"Fatma Betül Kaya'dan 45 milyon doları çıktı. Gerisi nereden çıkacak! Çıkacak mı?"

ESKİ DOSYA: İBB'DEN 85 BİN 791 DOLARLIK EĞİTİM ÖDEMESİ

Kaya'nın adı daha önce de ABD'deki eğitimi nedeniyle İBB iştiraki İSBAK'tan aldığı öne sürülen ödemelerle gündeme gelmişti.

İBB'nin eski yönetimi döneminde, Kaya'nın 14 Kasım 2008'de İSBAK AŞ'de elektrik-elektronik mühendisi olarak işe başladığı, yaklaşık iki ay sonra da ABD'de eğitim için İBB bursuyla gönderildiği kamuoyuna yansıyan kayıtlarda yer aldı.

İSBAK tarafından Kaya'ya yurtdışı eğitim sözleşmesi kapsamında 85 bin 791 dolar ve 20 bin 289 TL ödeme yapıldığı belirtildi.

İBB PARAYI GERİ İSTEMİŞTİ

Konu 2021 yılında İBB Teftiş Kurulu'nun incelemesiyle yeniden gündeme geldi.

Dönemin İBB yönetimi, Kaya'dan ve kefil olan aile üyelerinden 85 bin 791 dolar ile 20 bin 289 TL'nin, masraflar ve yasal faiziyle birlikte geri ödenmesini talep etti. Ayrıca dönemin bazı İSBAK yöneticileri hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunuldu.

İBB müfettişlerinin raporuna ilişkin haberlerde, yurtdışı eğitim sözleşmesindeki bazı hükümlerin ihlal edildiği iddiaları da yer aldı. Bunlar arasında eğitim sonrasında İSBAK'ta çalışma yükümlülüğü ve eğitim süresinin uzatılmasına ilişkin sözleşme hükümleri tartışma konusu oldu.

Ancak bu eski dosyada da önemli bir ayrım bulunuyor: Kaya hakkında 2021 sonunda işlem başlatıldığı, sonrasında takipsizlik kararlarının verildiği basına yansıdı. Ayrıca Kaya'nın başvurusu üzerine İBB bursuyla ilgili çok sayıda internet içeriğine 2024'te erişim engeli getirildi.

ALTAYLI'NIN VURGUSU NE?



Altaylı'nın yazısındaki temel vurgu, yalnızca Kaya hakkındaki iddialar değil. Yazar, Kaya üzerinden ortaya çıkan rakamların, eğer soruşturmadaki toplam para büyüklüğü iddiasıyla birlikte değerlendirilecekse, "başka kimlerin bu sistemden ne kadar kazanç sağladığı" sorusunu gündeme getirdiğini belirtiyor.

Dolayısıyla "25 milyar doların 45 milyonu eski Bakan'dan çıktı" ifadesi, 25 milyar dolarlık toplam büyüklüğün tamamının Kaya'ya ait olduğu anlamına gelmiyor. Altaylı, Kaya hakkında öne sürülen yaklaşık 45 milyon dolarlık tutarı, soruşturmada konuşulan 25 milyar dolarlık toplam rakamla karşılaştırarak geriye kalan miktarın akıbetini sorguluyor.

Kaya ise iddiaların ardından AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı ve diğer görevlerinden istifa etti. Hakkındaki borsa işlemlerine ilişkin iddiaların hukuki olarak kesinleşmiş bir suç veya mahkûmiyet anlamına gelmediği de ayrıca belirtilmeli.

İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

İstanbul'da, haftanın ilk iş günü sabah saatlerinde yağışın da etkisiyle bazı bölgelerde trafik yoğunluğu oluştu

28.09.2026 09:10:00 / Güncelleme: 28.09.2026 09:35:10
AA
 
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

Anadolu Yakası'nda, D-100 kara yolunda Tuzla'da başlayan yoğunluk Avrasya Tüneli girişine kadar ulaşıyor.

TEM Otoyolu'nda Sultanbeyli'de yoğunlaşan trafik, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne kadar devam ediyor.

Otoyolda Fatih Sultan Mehmet Köprüsü istikametinde, Şile Otoyolu'nda ise Altunizade'den Ümraniye'ye kadar araçlar ağır seyrediyor.

Avrupa Yakası'nda D-100 kara yolunda Haliç Köprüsü, Halıcıoğlu, Edirnekapı ve Cevizlibağ çevresinde trafik yoğunluğu yaşanıyor.

Mecidiyeköy'de yağışın da etkisiyle trafik yoğunluğu çift yönlü etkili oluyor.

TEM Otoyolu Bahçeşehir, Saadetdere ve Beylikdüzü'nde trafik ağır seyrediyor.

Öte yandan tramvay, metro, otobüs ve metrobüs duraklarında yolcu yoğunluğu yaşanıyor.

Zincirlikuyu, Cevizlibağ, Uzunçayır ve Altunizade gibi aktarma merkezlerine gelen vatandaşlar araçlara binmek için sıra bekliyor.

Metro İstanbul'un sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Hava muhalefeti nedeniyle TF1 Maçka-Taşkışla Teleferik Hattı'nda seferler yapılamamaktadır." ifadesi kullanıldı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Cep Trafik Haritası verilerine göre, kent genelindeki trafik yoğunluğu sabah saatlerinde yüzde 72'ye kadar çıktı.

Yoğunluk, Anadolu Yakası'nda yüzde 89, Avrupa Yakası'nda ise yüzde 58 olarak ölçüldü.
 

İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

İstanbul'da gök gürültülü sağanak hayatı olumsuz etkiledi, birçok ilçede su baskınları yaşandı

28.09.2026 06:30:00
AA
 
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde kısa süreli etkili olan kuvvetli yağış nedeniyle cadde ve sokaklarda su birikintileri oluşurken bazı alt geçitleri, evleri ve iş yerlerini su bastı.

Avrupa Yakası'nda Beşiktaş, Fatih, Şişli, Bakırköy, Sultangazi, Eyüpsultan, Esenler, Küçükçekmece ve Kağıthane ilçelerinde gök gürültülü sağanak etkisini gösterdi.

Yoğun yağış nedeniyle Zincirlikuyu'daki su basan alt geçitte ekiplerin çalışmaları devam ediyor. Araç trafiğine kapatılan alt geçidin su tahliyesinin sabah saatlerine kadar süreceği öğrenildi.

Fatih'teki Zeyrek Mahallesi Eski Mutaflar Caddesi'nde bir otomobil ile kamyonet çökme sonucu meydana gelen çukura girdi. Çevredeki vatandaşlar araçları iterek, bulundukları yerden çıkardı. Yola şerit çekilerek trafiğe kapatıldı.

Eyüpsultan Merkez Mahallesi Sayfiye Sokak'ta ise binaların arasında kalan arsada yağışın etkisiyle toprak kayması yaşandı. İhbar üzerine bölgeye gelen itfaiye ve AFAD ekiplerince çevredeki binalarda yaşayan 25 kişi tahliye edildi. Bölge, şerit çekilerek emniyete alındı.

Esenler'de Mehmet Akif İnan Caddesi'nde seyir halindeki motosiklet, yağış nedeniyle sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrildi. Kazada sürücü ve motosiklet savrulurken, olay anı güvenlik kamerasınca kaydedildi.

Küçükçekmece Kanarya Mahallesi Çalıkuşu Sokak'ta ise bir binanın bodrum katındaki otoparkı su bastı. Vatandaşlar otoparktaki araçlarını kendi imkanlarıyla dışarı çıkardı.

Yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor. 

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

28.09.2026 06:00:00
AA
 
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar sürüyor.

Soruşturma kapsamında Başsavcılığın ilgili kurumlara yazdığı müzekkerede kişi ve kurumların hesaplarında bulunan sermaye piyasası araçlarının dondurulmasının talep edildiği bildirildi.

Yazıda, ilgili kurumlar nezdinde mal varlığı ve para hareketlerine yönelik tedbir uygulanan firmalar ve fonlarla alakalı olarak, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve ilgili kurullar tarafından yeni değerlendirme ve bildirimlerin yapıldığı belirtildi.

Bu doğrultuda, söz konusu tedbirlerin ve mal varlığının dondurulması kararının kaldırılmasına karar verildiği kaydedildi.

Soruşturmada tedbir kararı kaldırılan 45 firma ile 19 fonun bulunduğu, gerçek kişiler üzerindeki tedbirin ise devam ettiği öğrenildi.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temini talep edilmişti.

Şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, bunların 2024'ten bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi istenmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturmada, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi tutuklanmıştı.

Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya, savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan da adliyeye sevk edilmiş ve tutuklanmıştı.

Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Furkan Baki, Murat Keçeci, Ramazan Erbey, İlhan Aygül, Salih Can Bülbül, Selçuk Kahya, Uğur Akkafa, Samet Çetinel, Celal Yarız, İsmail Ege, Mehmet Yıldırım, Lütfi Çetinel, Berkan Gülen ve Mehmet Erbey'in tutuklanmasına, 3 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar verilmişti.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen 19 şüpheli tutuklanmış, 2 zanlı ise adli kontrol şartıyla salıverilmişti.

Devam eden soruşturmada 8 zanlı daha gözaltına alınmış, 6'sının tutuklanmasına hükmedilmişti.

Böylece soruşturmada tutuklananların sayısı 51'e ulaşmıştı.

Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener'le birlikte hakkında yakalama kararı çıkarılan Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel de gözaltına alınmıştı. 

İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı

İstanbul'da etkili olan sağanak nedeniyle su basan Zincirlikuyu'daki alt geçit, araç trafiğine kapatıldı

28.09.2026 00:10:00
AA
 
İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı
İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezinin (AKOM) uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde sağanak etkisini gösterdi.

Yağış nedeniyle caddelerde su birikintileri oluştu, sürücüler ve yayalar zor anlar yaşadı.

Yoğun yağış nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı. Alt geçidin araç trafiğine kapatılması nedeniyle bazı otobüsler seferlerini yapamadı.

Kağıthane'de de Güzeldere Caddesi'nde su birikintisi oluştu. Caddede ilerleyen araçlar güçlük çekti.

Beylikdüzü, Esenyurt ve Sultangazi'de de yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor.

 

Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 252. maddesi kapsamında resen soruşturma başlattı. Başsavcılığın açıklamasında soruşturmanın ayrıntılarına yer verilmedi

27.09.2026 21:00:00
Haber Merkezi
 
Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı
Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 252. maddesi kapsamında resen soruşturma başlattı. Başsavcılığın açıklamasında soruşturmanın ayrıntılarına yer verilmedi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında "rüşvet" suçundan resen soruşturma başlattı. Başsavcılık açıklamasında, soruşturmanın TCK'nin 252. maddesi uyarınca yürütüldüğü belirtildi.

Soruşturmayı ekonomik suçlar bürosu yürütüyor
Açıklamaya göre dosya, Başsavcılığın Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülüyor. Soruşturma kapsamında elde edilen deliller üzerine resen işlem başlatıldığı bildirildi.

Başsavcılık ayrıntı paylaşmadı
Başsavcılığın kamuoyuna duyurduğu açıklamada, iddianın dayanağına, soruşturmanın kapsamına veya izlenecek adımlara ilişkin ek bilgi verilmedi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.