logo
04 HAZİRAN 2026

Abdullah bin Zübeyr ve Mervan b. Hakem dönemi

Geçmişte Resulullah (s.a.v.)’in oğlunu yalnız bırakan ve ölüme gitmesine ses çıkarmayan Abdullah b. Zübeyr, Mekke’de irad ettiği hutbelerinde konuşmasına başlarken, Hz. Peygambere (s.a.v.) salat ve selam gönderilmesini kaldırmıştır

13.10.2023 08:30:00
Haber Merkezi
Abdullah bin Zübeyr ve Mervan b. Hakem dönemi
Abdullah bin Zübeyr ve Mervan b. Hakem dönemi
Geçmişte Resulullah (s.a.v.)'in oğlunu yalnız bırakan ve ölüme gitmesine ses çıkarmayan Abdullah b. Zübeyr, Mekke'de irad ettiği hutbelerinde konuşmasına başlarken, Hz. Peygambere (s.a.v.) salat ve selam gönderilmesini kaldırmıştır.

Buna gerekçe olarak da, "Peygamberin (s.a.v.) kötü akrabaları vardır, O'nun ismi anıldığında boyunlarını uzatıp övünüyorlar" diye cevap vermiştir. 

İbn Ebi'l Hadid, İbn Zübeyr'in, hilafetinde izlediği politikalarla ilgili olarak şunları aktarır:

"Mer b. Şubbeh, İbn Kelbî, Vakıdî ve diğer râviler şöyle rivayet ederler: Zübeyr oğlu Abdullah hükümete geçince kıldırdığı kırk Cuma namazında Resulûllah (s.a.v.)'e salat göndermedi ve, "Bazı kişilerin burnunu yere sürmek için O'nun ismini anmıyorum" dedi." 

İbn Hadid, Şerh-u Nehcü'l Belağa'da, Abdullah bin Zübeyr'in siyasetindeki "İmam Ali (a.s.)'a küfretme" konusu hakkında şunları anlatır:

"Said b. Cübeyir'den rivayet edilmektedir:

"Abdullah b. Zübeyr bir hutbe okuyarak, Hz. Ali'yi kötüleyip hakaret etmeye başladı. Zübeyr oğlunun sözleri Muhammed b. Hanefiyye'ye ulaşınca, Abdullah b. Zübeyr'in konuştuğu yere gitti. Abdullah b. Zübeyr hâlâ konuşmakta idi. Muhammed b. Hanefiyye için bir sandalye getirdiler. Muhammed, Abdullah b. Zübeyr'in hutbesini bölerek şöyle dedi:

"Ey Araplar! Yüzünüz kara olsun! Sizin gözlerinizin önünde Ali (a.s.)'ı mı kötülüyorlar? Ali (a.s.), düşmanlarına karşı Allah'ın eli idi, kâfirlere ve hakkını inkâr edenlere karşı emrinden bir yıldırımdı.

Ali (a.s.), onları kafir olmaları sebebiyle ortadan kaldırdı, onlar da Ali (a.s.)'a karşı kin ve düşmanlık beslediler ve amcası oğlu (Hz. Peygamber (s.a.v.)) hayatta olduğu müddetçe, ona karşı düşmanlık kılıçlarını gizlediler.

Fakat Yüce Allah, Resulü'nü (s.a.v.) Kendi yanına çağırınca, insanlar ona karşı köklü düşmanlıklarını açığa vurdular. Ve bütün öfkelerini onun üzerine yönelttiler.

Bazıları ona ait hakka el uzatarak onu o haktan mahrum ettiler. Bazıları onu öldürmek için suikast düzenlediler ve bazıları da ona iftiralar atmaya, küfretmeye başladılar.

Bugün onun evlatlarının ve dostlarının gücü olsa, onların dirilerini öldürüp alçalttıktan sonra, bugün çürüyen bedenlerindeki kemiklerini kırar, kabirlerini yerle bir ederdi. Nitekim Yüce Allah daha önce onları bizim elimizle azaplandırıp alçaltmış, bizi onlara gâlip edip kalbimize şifa vermiştir.

Vallahi Ali (a.s.)'a, kafir olandan başkası küfretmez; bu küfürle aslında Resulûllah (s.a.v.)'e küfretmiş olur. Ve sırrının bilinmesinden korkar, bu sebeple Ali'ye küfreder; ama maksadı Resulûllah (s.a.v.)'dir.

Aranızdan uzun ömürlü olanınız, Resulûllah (s.a.v.)'in onun hakkındaki şu buyruğunu duymuştur:

"Ya Ali! Seni mü'minden başkası sevmez, sana münafıktan başkası düşman olmaz!" Zulmetmekte olanlar, nasıl bir inkılaba uğrayıp devrileceklerini pek yakında bilecekler!" 

Abdullah b. Zübeyr, İmam Ali (a.s.)'a küfretmekle kalmayıp, Ehl-i Beyt'e olan saygısızlığını da gizlemiyordu. Kendisine biat etmeyen Muhammed b. Hanefiyye ve Abdullah b. Abbas'ı tutuklatmıştır.

Bunların yanında, Hâşimoğullarından yirmi dört kişi daha vardır. Bu tutum karşısında Muhammed b. Hanefiyye, Muhtar b. Ebu Ubeyd'e bir mektup yazar:

"Bismillahirrahmanirrahim.

Muhammed b. Ali ve Resulûllah (s.a.v.)'in diğer ailesinden Muhtar b. Ebu Ubeyde ve diğer Müslümanlara...

Abdullah b. Zübeyr, bizi tutuklayarak zemzem odasına kapattı. Ve kendisine biat etmediğimiz takdirde bizi yakacağına dair ortağı olmayan Allah'a yemin etti. O halde yardımımıza koş."

Bunun üzerine Muhtar onları kurtarmak için Ebu Abdullah Cedeli'yi dört bin atlıyla Mekke'ye gönderdi. Abdullah Cedeli, Mekke'ye giderek odanın kapısını kırıp onları kurtardı. Abdullah, Muhammed b. Ali'ye, "İbn Zübeyr'i bana bırak" dediyse de, Muhammed kabul etmedi ve, "Ben akrabalık bağını kesip de beni öldürmek isteyen kişiye misilleme yapmam" dedi. 

"Keşfu'l Gumme" adlı eserde yazdığına göre, Abdullah b. Zübeyr'in bu dönemde Mekke'de çıkardığı fitnelerden, İmam Zeynelâbidin (a.s.), İslam adına kaygı duymakta idi. 

Abdullah b. Zübeyr'i Hicri 75 yılında Mekke'de Abdülmelik yenmiştir.

MERVAN B. HAKEM DÖNEMİ

Abdullah b. Zübeyr'in, halifeliğini ilan etmesinin ardından, Mervan b. Hakem kaynakların yazdığına göre, İbn Zübeyr'e biate hazırlanıyordu. 

Kendisini bu fikirden caydıran Ubeydullah b. Ziyad olmuştur. Şam'a doğru hareket eden İbn Hakem ile yolculuk sırasında görüşerek onu ikna etmiştir. Abdullah b. Zübeyr yerine, kendisi adına biat almasının daha güzel olacağını söylemiştir. 

Ubeydullah, Mervan'ı halifeliğe ikna ettiği gibi, Abdullah b. Zübeyr'in Şam'daki en büyük destekçisi olan Dahhak'a da Şam'da kendi adına (Dahhak adına) biat almasını teklif etti. Böylece Abdullah'ın karşısına da Dahhak'ı halife adayı olarak çıkarmıştır. 

Ubeydullah, Ümeyyeoğullarının yeniden iktidarı ele geçirmelerini sağlamıştır. Bunda, Kerbela'da yaptıklarından hesaba çekilme korkusu vardır.

İbn Ziyad'ın destekleri ile, 684'de Cabiye'de Mervan'a biat gerçekleşmiştir.

Mervan b. Hakem'in hilafeti on ay sürmüştür ve öldüğünde sadece Şam ve Mısır'a hâkim durumdaydı.

Mervan b. Hakem'in halifelik koltuğuna oturması, İslam'daki sapmaların bir örneğidir ki, halife bir kişi tarafından aday gösterilmiş, aday gösterilen kişi bu makama geçmeyi kabul etmiş ve halkın biatini, oyunu almıştır.

Mervan ile İmam Zeynelâbidin (a.s.) arasındaki ilişkilere geçersek:

Harre günü İmam (a.s.)'ın Mervan b. Hakem'in ailesini himaye etmesini ve İmam (a.s.)'ın Yezid'in komutanı Müslim'in yanına giderken Mervan b. Hakem ve oğlu Abdülmelik'in ona eşlik ettiğini yukarıda anlatmıştık.

İmam Câfer (a.s.)'ın naklettiğine göre, Mervan, Hz. Hüseyin (a.s.)'ın şehadetinden sonra Medine'ye dönmesi için Ali b. Hüseyin (a.s.)'a 6000 dinar borç para vermiştir.

Vefat edeceği sırada da oğlu Abdülmelik'e hiçbir şekilde bu parayı geri istememesini vasiyet etti. Abdülmelik'in ısrarı üzerine, Ali b. Hüseyin (a.s.), bu parayı geri ödememeye râzı olmuştur. 

Mervan b. Hakem, İmam Ali'nin karşısında Cemel Savaşı'nda yer almış ama İmam Ali (a.s.) onun hayatını bağışlamıştı. Ancak, Mervan bu bağışlanmanın karşılığında, hayatı boyunca İmam Ali (a.s.)'a sebbedilmesini emretmiştir.

İmam Zeynelâbidin (a.s.)'a, Mervanoğullarının icraatleri hakkında sorulduğunda şöyle buyurmuştur:

"Kendisinden daha hayırlı olanın, kendilerinden daha kötü olan hakkında söylediğini söyleyeceğim: Eğer onlara azap edersen, şüphe yok ki onlar senin kullarındır ve eğer onları bağışlarsan yine şüphe yok ki, Sen Aziz ve Hâkimsin."

Bu dönemin önemli olaylarından konumuzla bağlantısı olanı Tevvabun hareketidir.

İmam Hüseyin (a.s.)'ın kanının intikamını almak için yola çı-kanların hareketidir Tevvabun. Öyle ki, İmam (a.s.)'ın feryadlarını cevapsız bırakarak onu şehadete yalnız yollayanlar, "Bu dünyada yaşamaktan bıktık artık ve bu dünya için kıyam etmeye kalkışmadık"   diyeceklerdir.

Tevvabun hareketinin sözcüsü Ubeydullah b. Abdullah, halkı kendi yanlarında olmaya çağırırken şöyle sesleniyordu:

"Ben sizleri Allah'ın Kitabı'na, Peygamberin (s.a.v.) Sünnetine, Ehl-i Beyt'inin intikamını almaya, Kasitin ve Marikin ile savaşmaya davet ediyorum.

Bu yolda öldürülürsek, Allah'ın ahirette temizler ve takvalılar için hazırlamış olduğu daha iyidir ve eğer zafere ulaşırsak, toplumun hükümet ve önderliğini Peygamberimizin (s.a.v.) Ehl-i Beyt'ine döndüreceğiz." 

Tevvabun hareketi başarıya ulaşırsa yapacakları şunlardı:

"Müslümanlara hüküm sürmeyi, Peygamberimizin (s.a.v.) Ehl-i Beyt'ine döndüreceğiz. Ehl-i Beyt, Allah'ın onlar vesilesi ile bize nimet ve keramet verdiği kimselerdir." 

Yani, Ehl-i Beyt'ten olanın hilafetini sağlayacaklardı.

Bu noktada, dönemin hak imamı olan İmam Zeynelâbidin (a.s.) ile olan direkt bir temaslarına kaynaklarda rastlayamadık.

Ancak, kendisi, Ehl-i Beyt'in mâsum imamlarının dördüncüsü olarak Tevvabun mensuplarınca bilinmekte idi. Bu çerçevede, dolaylı olarak, zaferle sonuçlanan bir hareketin neticesinde kendisinin hilafet makamına getirileceğini düşünebiliriz.

Tevvabun ile mücadele vazifesi Mervan b. Hakem'in halife olmasını sağlayan Ubeydullah b. Ziyad'a verilmiştir. Hatırlanacağı gibi, Ubeydullah b. Ziyad, İmam Hüseyin (a.s.)'ın mübarek vücudunu atlara çiğnetendir.

"Ubeydullah, Şemir ile gönderdiği mektupta, Ömer b. Sa'd'a, Hz. Hüseyin (a.s.)'ı öldürmesini ve arkasında da cesedinin atlarla çiğnenmesini emretmiş ve bu konuda yemini olduğunu da ifade etmiştir." 

Kûfe'deki Ehl-i Beyt taraftarları kendilerine hareket noktası olarak şu ayeti seçmişlerdir:

"Musa kavmine demişti ki: Ey kavmim! Şüphesiz siz buzağıyı tanrı edinmekle kendinize kötülük ettiniz. Onun için Yaradanınıza tevbe edin de nefislerinizi öldürün. Öyle yapmanız, Yaratıcınız katında sizin için daha iyidir. Böylece, Allah, tövbenizi kabul etmiş olur. Çünkü acıyıp tevbeleri kabul eden ancak O'dur." (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Zeynelabidin eserinden)

Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK'ten İzmir semalarında nefes kesen prova

Hava Kuvvetleri Komutanlığının akrobasi timleri Türk Yıldızları ile SOLOTÜRK, İzmir Çiğli'de 6-7 Haziran tarihlerinde düzenlenecek Gençlik ve Havacılık Festivali öncesinde prova uçuşu gerçekleştirdi

04.06.2026 17:18:00
İhlas Haber Ajansı
Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK'ten İzmir semalarında nefes kesen prova
Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK'ten İzmir semalarında nefes kesen prova
Hava Kuvvetleri Komutanlığının akrobasi timleri Türk Yıldızları ile SOLOTÜRK, İzmir Çiğli'de 6-7 Haziran tarihlerinde düzenlenecek Gençlik ve Havacılık Festivali öncesinde prova uçuşu gerçekleştirdi.
Hava Kuvvetleri Komutanlığının kuruluşunun 115'inci yıl dönümü etkinlikleri kapsamında İzmir'in Çiğli ilçesindeki 2'nci Ana Jet Üs Komutanlığında düzenlenecek Gençlik ve Havacılık Festivali öncesinde Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK prova uçuşu gerçekleştirdi.
Hava Kuvvetlerinin nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesinde kritik rol üstlenen 2'nci Ana Jet Üs Komutanlığında 6-7 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilecek festivalin hazırlıkları sürüyor. Festival kapsamında gösteri uçuşu yapacak Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK ekipleri, Çiğli semalarında prova uçuşu icra etti. Prova uçuşlarında Türk Yıldızları'nın uçaklarında yer alan özel logo da dikkat çekti. Akrobasi timinin 34'üncü kuruluş yılı ile 65 bin uçuş saatine ulaşması dolayısıyla hazırlanan özel çıkartma, gösteri uçaklarına uygulandı. Özel tasarımda Türk Yıldızları'nın yıllar içerisinde ulaştığı tecrübe ve birikime vurgu yapıldı.
Milli Savunma Bakanlığınca düzenlenen festival ile katılımcılara Türk havacılığının geldiği noktayı yakından görme fırsatı sunulması, gençlerin havacılık ve uzay alanlarına olan ilgisinin artırılması, yerli ve milli savunma sanayii ile Türk Hava Kuvvetlerinin imkan ve kabiliyetlerinin tanıtılması hedefleniyor. Öğrencilerin aileleriyle birlikte katılımına açık olacak festivalde hava, paraşüt ve paramotor gösterileri, personel kurtarma tatbikatı, statik uçak sergileri, simülatör deneyim alanları, özendirici uçuş faaliyetleri, konserler ve çeşitli kültürel etkinlikler gerçekleştirilecek. Festivalin en dikkat çeken bölümlerinden birini ise Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK'ün gerçekleştireceği gösteri uçuşları oluşturacak. Hava Kuvvetleri Komutanlığının 115'inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen etkinlikte birçok öğrenci ve velinin ağırlanması bekleniyor.
Türk Yıldızları timi pilotu Binbaşı Kürşat Kömür, Türk Yıldızları olarak Hava Kuvvetlerinin 115'inci kuruluş yıl dönümünü kutladı.
Kömür, Türk Hava Kuvvetlerinin disiplin cesaret ve kararlılığını en iyi şekilde sergilemeye ve gökyüzünde bayrağı dalgalandırmaya devam edeceklerini vurguladı.
SOLOTÜRK tim lideri Yarbay Murat Bakıcı, Hava Kuvvetleri Komutanlığının 115'inci kuruluş yıl dönümünü faaliyetleri sebebiyle burada bulunduklarını söyledi.
Bugün prova uçuşlarını icra ettiklerini belirten Bakıcı, kuruluş faaliyetleri kapsamında yapılacak Gençlik ve Havacılık Festivaline öğrenciler ile ailelerini beklediklerini ifade etti.İHA

CHP'de YDK Başkanı Mahir Polat oldu

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) Başkanı CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat oldu

04.06.2026 16:30:00 / Güncelleme: 04.06.2026 16:55:04
İhlas Haber Ajansı
CHP'de YDK Başkanı Mahir Polat oldu
CHP'de YDK Başkanı Mahir Polat oldu
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) Başkanı CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat oldu.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yüksek Disiplin Kurulu (YDK), 'mutlak butlan' sonrasında ilk kez toplandı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun açılışını yaptığı toplantıda, başkanlık oylaması, en yaşlı üye Garip Erdoğan öncülüğünde yapıldı.
1 saat süren toplantıda oy çokluğuyla CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat YDK Başkanı oldu. Başkan Yardımcılığına Ahmet Ersen Özsoy, Genel Sekreterlik görevine ise Sezgin Kaya seçildi.
Kılıçdaroğlu, toplantı çıkışında, 'Haftaya Grup'ta sizi göreceğiz' diyen gazeteciye, 'Umarım, hep beraber' yanıtını verdi.İHA

Şebnem Ferah 6 yıl sonra hayranlarıyla buluştu

Türk rock müziğinin güçlü sesi Şebnem Ferah, uzun süren sessizliğini muhteşem bir açık hava konseriyle bozdu. Binlerce hayranının alanı hınca hınç doldurduğu gecede duygusal anlar yaşandı

04.06.2026 12:40:00
Eyüp Kabil
Şebnem Ferah 6 yıl sonra hayranlarıyla buluştu
Şebnem Ferah 6 yıl sonra hayranlarıyla buluştu
Kültür-sanat dünyasında hareketli günler yaşanırken, magazin ve müzik camiasının merakla beklediği büyük buluşma nihayet gerçekleşti. Türk rock müziğinin efsanevi ismi Şebnem Ferah, tam 6 yıllık sahne sessizliğinin ardından KüçükÇiftlik Park'ta hayranlarının karşısına çıktı. Sanatçının uzun bir aradan sonra mikrofon başına geçmesi, müzikseverler ve sanat dünyası tarafından büyük bir coşkuyla karşılandı.

Alan saatler öncesinden doldu

Konserin gerçekleştirileceği alanda kapılar saatler öncesinden açılmasına rağmen, kapıda uzun kuyruklar oluştu. Türkiye'nin dört bir yanından gelen her yaştan Şebnem Ferah hayranı, sevdikleri sanatçıyı yeniden sahnede görebilmek için sabırsızlıkla bekledi. Konser alanını dolduran binlerce kişi, sanatçının sahneye çıkışıyla birlikte adeta tek bir ağızdan çığlık attı.

İlk şarkıyla gelen gözyaşları

Siyah ikonik sahne kostümü ve bitmeyen enerjisiyle podyuma adım atan Şebnem Ferah, konsere en sevilen klasiklerinden biriyle başladı. Şarkıya başlar başlamaz duygusal anlar yaşayan ünlü sanatçı, gözyaşlarını tutamadı. Seyircisine olan özlemini dile getiren Ferah, sahneden şu sözlerle seslendi:

"Sizleri, bu atmosferi ve birlikte şarkı söylemeyi ne kadar özlediğimi kelimelerle tarif etmem imkansız. İyi ki varsınız, iyi ki bu gece buradasınız."

Geniş repertuar ve görsel şölen

Yaklaşık üç saat sahnede kalan rock müziğin güçlü sesi; "Bu Aşk Fazla Sana", "Sil Baştan", "Mayın Tarlası" ve "Yağmurlar" gibi hafızalara kazınan onlarca hit parçasını seslendirdi. Sahne ışıkları, görsel efektler ve Ferah'ın güçlü vokali izleyicilere adeta bir müzik ziyafeti sundu. Konser boyunca performansı ve nezaketiyle büyük takdir toplayan sanatçı, ahlaki ve sanatsal duruşundan ödün vermeden sadece müziğiyle konuşulmanın haklı gururunu bir kez daha yaşattı.

Sanat dünyasından çok sayıda ünlü ismin de protokol sıralarından takip ettiği bu görkemli geri dönüş, sosyal medyada da kısa sürede en çok konuşulanlar listesine (Trend Topic) girdi. Hayranları, "Kraliçe ait olduğu yere, tahtına geri döndü" yorumlarında bulundu.

Fabrikada 3 kişinin öldüğü elektrik faciasının detayları belli oldu: Su pompasını tamir ederken can verdiler

Samsun'un Tekkeköy ilçesindeki Yeşilyurt Demir Çelik Fabrikası'nda meydana gelen ve 3 işçinin hayatını kaybettiği elektrik faciasının detayları ortaya çıktı. Arızalı su pompasını tamir etmek için kuyuya inen işçilerin, pompadaki elektrik kaçağı nedeniyle yüksek gerilim akımına kapılarak can verdikleri belirlendi

04.06.2026 12:08:00
İHA
Fabrikada 3 kişinin öldüğü elektrik faciasının detayları belli oldu: Su pompasını tamir ederken can verdiler
Fabrikada 3 kişinin öldüğü elektrik faciasının detayları belli oldu: Su pompasını tamir ederken can verdiler
Olay, dün saat 21.40'ta Organize Sanayi Bölgesi(OSB) Mahallesi Sakarya Caddesi üzerinde bulunan fabrikanın çelikhane tesisinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, atık suların toplandığı kuyu içerisinde arızalanan su pompasını onarmak için çalışma yapan Mustafa İnanç (50), Naci Gezer (46) ve Yunus Çekiç (47), yüksek gerilim akımına kapıldı. Üç işçi olay yerinde hayatını kaybetti. İhbar üzerine olay yerine sevk edilen ekiplerin çalışmasının ardından işçilerin cenazeleri otopsi işlemleri için Samsun Adli Tıp Grup Başkanlığı morguna kaldırıldı.






Olay yerine gelen cumhuriyet savcısı ve bilirkişi heyeti tarafından yapılan incelemelerde, kuyu içerisindeki su pompasında elektrik kaçağı bulunduğu tespit edildi. Savcının talimatı doğrultusunda söz konusu su pompası olay yeri inceleme ekiplerince muhafaza altına alındı. Cumhuriyet savcısının talimatıyla hazırlanacak bilirkişi raporuna gör göre olayda sorumluluğu bulunan kişi veya kişilerin tespit edilerek gözaltına alınacağı öğrenildi.









"İhmali olanlar cezasını çeksin"

Yunus Çekiç'in akrabası Uğur Ayyıldız, "Acımız büyük. Yaşanmaması gereken bir olay. Araştırılıp her şeyin açığa çıkarılmasını istiyoruz. İhmali olanların cezasını çekmesini talep ediyoruz. Bu işin üstüne gidilmesini istiyoruz" dedi.









Adnan Bolat ise "Üç arkadaşımız iş kazası geçirdi. 3 arkadaşımız çok temiz ve saftı. Allah mekanlarını cennet eylesin. Bunlar ekmek parası için, çocukların rızkları için şehit oldular" ifadelerini kullandı.








Hayatını kaybeden işçilerin cenazelerinin İlkadım, Kavak ve Çarşamba ilçelerinde toprağa verileceği belirtildi.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.






Muhittin Böcek: 'Ferdi Zeyrek'e 950 bin euro teslim ettim'

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik yürüttüğü rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklu bulunan İçişleri Bakanlığı kararıyla Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek, savcılıkta ek ifade verdi. Böcek, 2024 yerel seçimlerindeki adaylık sürecine ilişkin beyanlarda bulunarak, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in talimatıyla Manisa'ya gittiğini ve Ferdi Zeyrek'e yaklaşık 950 bin euro teslim ettiğini öne sürdü. Böcek ifadesinde, "Masasının yanına, içinde yaklaşık 950 bin euro para bulunan çantayı koydum. Kendisine de 'Çantayı size getirdim, seçim sürecinde katkılarımız olsun' dedim" ifadelerini kullandı

04.06.2026 11:50:00
İhlas Haber Ajansı
Muhittin Böcek: 'Ferdi Zeyrek'e 950 bin euro teslim ettim'
Muhittin Böcek: 'Ferdi Zeyrek'e 950 bin euro teslim ettim'
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Antalya Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda tutuklu bulunan Muhittin Böcek'in ek ifadesi alındı.

Avukatı eşliğinde ifade veren Böcek, daha önce savcılıkta verdiği ifadeleri teyit ettiğini belirterek, 2024 yerel seçimlerindeki adaylık sürecine ilişkin yeni beyanlarda bulunmak istediğini söyledi. Böcek, "Daha önce Cumhuriyet Başsavcılığınızda avukatım eşliğinde ifade vermiştim. Bu ifadelerimin içeriğini tekrar teyit ediyorum. Ancak bu ifadelerime ek olarak yaşadığım, bildiğim şeyleri anlatmak istiyorum. Özellikle 2024 yılı yerel seçimleri adaylık sürecimle ilgili yaşananları tüm açıklığı ile anlatacağım" dedi.

"Adaylığım yaklaşık 20 gün açıklanmadı"

Böcek, 2024 yerel seçimlerinde Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığı sürecinde yaşananları anlatarak, CHP'de adaylık belirleme sürecinin MYK önerisi ve Parti Meclisi onayıyla kesinleştiğini ifade etti.

Kendi adaylığına ilişkin sürecin farklı ilerlediğini ileri süren Böcek, "Fakat benim adaylık sürecimde MYK öneride bulunmasına rağmen PM'de oylama yapılmadan MYK önerisi geri çekildi. Bu şekilde adaylığım beklemeye alındı. Partideki neredeyse tüm belediye başkan adayları açıklanmasına rağmen benim adaylığım yaklaşık 20 gün kadar açıklanmadı" ifadelerini kullandı.

Böcek, bu süreçte Antalya milletvekilleri Mustafa Erdem ve Cavit Arı ile birlikte CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile görüştüğünü, görüşmede Antalya'daki genel durumu ve oy potansiyelini anlattığını belirterek, "Burada herhangi bir para konusu geçmedi" dedi.

"Genel merkezin sizlerden maddi ve manevi talepleri olabilir"

Adaylığı açıklanmadan önce CHP Genel Merkezi'nde düzenlenen bir toplantıya katıldığını hatırlatan Böcek, toplantının Özgür Özel başkanlığında yapıldığını kaydetti. Böcek ifadesinde, Özel'in toplantıda belediye başkan adaylarına yönelik, "Seçim dönemi için genel merkezin sizlerden maddi ve manevi talepleri olabilir, bu konularda yardımcı olun" şeklinde söylemi olduğunu öne sürdü.

Bu toplantının ardından oğlu Mustafa Gökhan Böcek'e bilgi verdiğini belirten Böcek, "Ben de oğlum Mustafa Gökhan Böcek'e partinin ilerleyen dönemlerde bu şekilde talepleri olabileceğini, böyle bir talep geldiğinde gereğini yapmasını söyledim" ifadelerini kullandı.

"Oğlum 1 milyon euroyu teslim etmek üzere Genel Merkez binasına gitti"

Böcek, adaylık sürecinde 9-10 Ocak 2024 tarihlerinde çeşitli görüşmeler yapmak üzere Ankara'ya gittiğini, burada JW Marriott Otel'de kaldığını ve parti yöneticileriyle görüşmeler yaptığını anlattı. Oğlu Mustafa Gökhan Böcek'in de 10 Ocak 2024'te Ankara'ya geldiğini belirten Böcek, otelde bir görüşme yaptıklarını söyledi. Böcek, "Daha önce Özgür Özel'in adaylık için verdiği talimat uyarınca, gerekli maddi desteğin yapılması hususunda burada tekrar kendisini yönlendirdim. Oğlum, Özgür Özel'in talimatı ile Veli Ağababa'nın araması neticesinde 1 milyon euroyu teslim etmek üzere gün içinde Genel Merkez binasına gitti. Parayı kime teslim ettiğini bilmiyorum fakat oğlum daha önce ifadesinde bu hususu belirtmişti" dedi.

"Özgür Özel'in yönlendirmesiyle Manisa'ya gittim"

Böcek, adaylığı henüz açıklanmadan önce Manisa'ya gitme gerekçesini de aktardı. Böcek, Özgür Özel'in Manisalı olması ve CHP Genel Başkanı olması nedeniyle bu ziyaretin adaylığına katkı sağlayabileceğini düşündüğünü belirtti.

Ankara'daki toplantının ardından Özel'in kendisine Ferdi Zeyrek'e destek verilmesi yönünde talimat verdiğini ileri süren Böcek, "Daha önce yukarıda bahsettiğim Ankara'daki toplantı sonrasında Özgür Özel bana özel olarak ayrıca Ferdi Zeyrek'e maddi destek ve proje desteği verilmesi talimatında bulunmuştu. Bunun üzerine Manisa iline giderken yanımda bir çanta içerisinde yaklaşık 950 bin euro götürdüm. Bu çantayı başkalarının fark etmesi mümkün değildir, çünkü proje sunumu kapsamında birçok evrak ve çanta vardı" ifadelerini kullandı.

"Çantayı masasının yanına koydum"

Manisa'ya makam aracı ve beraberindeki heyetle gittiğini anlatan Böcek, Ferdi Zeyrek'in ofisi olduğunu düşündüğü yerde buluştuklarını kaydetti. Görüşmede bölge milletvekillerinin de bulunduğunu, ayrıca Özgür Özel'in danışmanı olarak bilinen D.G.'nin de orada olduğunu söyledi.

Böcek, burada sosyal proje sunumu yapıldığını, ardından Ferdi Zeyrek ile kısa süre baş başa kaldığını belirtti. Bu sırada paranın bulunduğu çantayı teslim ettiğini öne süren Böcek, ifadesinde şu beyanlarda bulundu:

"Bu esnada masasının yanına içinde yaklaşık 950 bin euro para bulunan çantayı koydum. Kendisine de 'Çantayı size getirdim, seçim sürecinde katkılarımız olsun' dedim. Bunu, yukarıda bahsettiğim gibi Ankara'da Özgür Özel'in tarafıma Ferdi Zeyrek'e destek verilmesi talimatına istinaden yaptım. Bu parayı Ferdi Bey'in ne şekilde kullandığını bilmiyorum."

Böcek, söz konusu parayı teslim ettiği sırada odada yalnızca Ferdi Zeyrek'in bulunduğunu da ifade etti. Böcek, Ferdi Zeyrek'e para verdiğini öne sürdüğü beyanında, bu desteği neden sağladığını da anlattı. Böcek, "Ben Özgür Bey'in Manisalı olması, rahmetli Ferdi Bey ile olan yakınlıkları sebebiyle, bunun da adaylığıma katkısı olabileceğini düşündüğüm için bunu yaptım" dedi.

"Konyaaltı adayının seçim masraflarını karşıladım"

Ocak ayı sonlarında CHP Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığının açıklandığını belirten Böcek, devam eden süreçte genel merkezin ve Özgür Özel'in talimatlarıyla seçim çalışmalarında kullanılmak üzere çeşitli yerlere para gönderdiğini ileri sürdü. Böcek, daha önceki seçimlerde CHP Genel Merkezi tarafından adayların seçim giderlerinin bir kısmının karşılandığını, ancak 2024 yerel seçimlerinde destek almadığını belirterek, "Fakat ilk kez genel merkezden herhangi bir destek alamadık. Aksine benden başka yerlere de maddi yardımlarda bulunmam istendi. Bu kapsamda Konyaaltı Belediye Başkan adayının tüm seçim masraflarını karşıladım. Ben bu konuda oğlum Mustafa Gökhan Böcek'i yetkilendirdim. Oğlumun daha önceki beyanına göre yaklaşık 15 milyon TL harcama yapıldı" ifadelerini kullandı.

Böcek ayrıca Bucak, Akseki, İbradı ve Korkuteli gibi araç sayısı az olan ilçelere araç, araç giydirme ve yakıt yardımı yapıldığını, bu harcamaların da talimatı üzerine oğlu Gökhan Böcek tarafından gerçekleştirildiğini söyledi.

"Antalya'daki lansmanda 200 bin dolar verildi"

Böcek, 24 Şubat 2024 tarihinde CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in katılımıyla Antalya Cam Piramit'te düzenlenen lansmana ilişkin de beyanda bulundu. Oğlu Gökhan Böcek'in daha önceki ifadesine atıfta bulunan Böcek, burada da Özgür Özel'e 200 bin dolar verildiğini ileri sürdü. Böcek ifadesinde, "Burada da Özgür Özel'e 200 bin dolar verilmiştir. Bu olay Özgür Özel'in talimatı ile Veli Ağababa'nın oğlumu araması üzerine gerçekleşmiştir. Seçim harcamalarını oğlum yaptığı için ben bizzat bunlarla ilgilenmedim. Sadece oğluma genel bir talimat verdim" dedi.

Tahliye talebinde bulundu

Adaylık parası ve seçim masraflarında kullanılan paraların gönüllüler, partililer ve destekçileri tarafından karşılandığını belirten Böcek, aradan zaman geçmesi ve yoğun seçim dönemi nedeniyle bu kişilerin tamamını hatırlamasının mümkün olmadığını söyledi. Yaklaşık 11 aydır tutuklu bulunduğunu ve sağlık sorunlarının arttığını ifade eden Böcek, bu hususların dikkate alınmasını isteyerek tahliye talebinde bulundu.

Samsun'da bir fabrikada elektrik akımına kapılan 3 işçi öldü

Samsun'un Tekkeköy ilçesinde bir fabrikada çalışan 3 işçi, elektrik akımına kapılarak yaşamını yitirdi

04.06.2026 00:40:00
AA
Samsun'da bir fabrikada elektrik akımına kapılan 3 işçi öldü
Samsun'da bir fabrikada elektrik akımına kapılan 3 işçi öldü

Kutlukent Mahallesi'ndeki bir demir çelik fabrikasında atık suyun toplandığı kuyuda su pompası arızasını gidermek için çalışan Naci Gezer (46), Mustafa İnanç (50) ve Yusuf Çekiç (47) elektrik akımına kapıldı.

İhbar üzerine bölgeye İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD), Samsun Büyükşehir Belediyesi itfaiyesi, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Sağlık ekipleri, işçiler İnanç, Gezer ve Çekiç'in olay yerinde hayatını kaybettiğini belirledi.

AFAD görevlilerince kuyudan çıkarılan işçilerin cesedi, Samsun Adli Tıp Grup Başkanlığı'na kaldırıldı.

Olayın ardından fabrikada üretime ara verildi.

Samsun Valisi Orhan Tavlı, AA muhabirine, 3 işçinin elektrik akımına kapılarak yaşamını yitirmesinin üzüntüsünü yaşadıklarını dile getirerek, olayla ilgili adli ve idari soruşturma başlatıldığını kaydetti. 

Polat çiftinin koruması öldürüldü

Çeşme’de tatil yapan Dilan ve Engin Polat çiftinin kaldığı otelde silahlı saldırı düzenlendi. Saldırıda ağır yaralanan ve ambulansla hastaneye kaldırılan Engin Polat'ın kuzeni ve yakın koruması Can Polat, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı

03.06.2026 18:20:00
Haber Merkezi
Polat çiftinin koruması öldürüldü
Polat çiftinin koruması öldürüldü
İzmir'in Çeşme ilçesine bağlı Alaçatı mahallesinde tatil yapan sosyal medya fenomeni Dilan Polat ve eşi Engin Polat çiftinin konakladığı otelde, saat 14.00 sıralarında silahlı saldırı gerçekleştirildi.

Çiftin yakın korumalığını üstlenen ve aynı zamanda Engin Polat'ın kuzeni olan 37 yaşındaki Can Polat, otele düzenlenen saldırıda göğsünden vurularak ağır yaralandı. Kanlar içinde yere yığılan Polat, ihbar üzerine olay yerine gelen acil sağlık ekipleri tarafından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Ancak göğsüne isabet eden kurşunlarla ağır yaralanan Can Polat, doktorların tüm müdahalelerine rağmen hayatını kaybetti.

Dilan Polat odadan canlı yayın açtı

Saldırının gerçekleştiği esnada büyük korku ve panik yaşayan Polat ailesi, oteldeki odalarına sığındı. Yaşanan dehşet anlarında sosyal medya hesabından ağlayarak canlı yayın açan Dilan Polat, feryat ederek yardım çağrısında bulundu.

Gözyaşları içinde yardım isteyen ünlü fenomen yayında, "Ne olur buraya polis, ambulans gönderin... Can Polat'ı vurdular! Allah'ım hayatımız zindan oldu artık, ne olursunuz... Odada kaldık hepimiz!" ifadelerini kullandı. Polat'ın odanın içinden attığı bu yardım çığlığı sosyal medyada kısa sürede gündem oldu.

Katil zanlısı silahıyla birlikte yakalandı

Saldırının hemen ardından olay yerine çok sayıda polis, asayiş ve olay yeri inceleme ekibi sevk edildi. Cinayeti işledikten sonra hızla kaçarak izini kaybettirmeye çalışan katil zanlısı, emniyet güçlerinin Çeşme genelinde başlattığı geniş çaplı operasyon sayesinde olayda kullandığı suç aleti silahla birlikte kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı.

Polis ekipleri, saldırının arkasındaki azmettiricileri ve olayın gerçek nedenini ortaya çıkarmak amacıyla çok yönlü bir soruşturma başlattı.

Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme

Gülistan Doku soruşturmasının firari şüphelisi Umut Altaş, Amerika Birleşik Devletleri tarafından Türkiye'ye iade edilecek

03.06.2026 15:30:00
Haber Merkezi
Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme
Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme
Gülistan Doku soruşturmasının kaderini değiştiren firari şüpheli Umut Altaş, ABD'deki iltica talebinin reddedilmesinin ardından Türkiye'ye iade edilecek. Kan donduran itiraflarıyla gündeme oturan Altaş'ın önümüzdeki günlerde geniş güvenlik önlemleri altında ülkeye getirilmesi bekleniyor.

İltica talebi reddedildi, iade kararı çıktı

Tunceli'de 6 yıldır kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında çok kritik bir eşik daha aşıldı. Türkiye'nin talebi doğrultusunda İnterpol tarafından çıkartılan 'kırmızı bültenle' aranırken ABD'de yakalanan firari şüpheli Umut Altaş'ın Türkiye'ye iade edilmesine resmi olarak karar verildi. ABD makamları, Altaş'ın sığınma ve iltica talebini geri çevirerek yasal prosedürleri tamamladı.

New York'ta FBI ve İnterpol operasyonuyla yakalanmıştı

Meksika üzerinden yasa dışı yollarla ABD'ye kaçtığı belirlenen Umut Altaş, geçtiğimiz haftalarda Türk ve Amerikan güvenlik güçlerinin koordineli çalışmasıyla New York bölgesinde gözaltına alınmıştı. İçişleri Bakanlığı ile FBI ve ABD İç Güvenlik Soruşturmaları Birimi arasındaki anlık teknik veri paylaşımı, firarinin hareket alanını daraltmış ve yakalanmasını sağlamıştı.

Şok mesajlar ve "katili teslim edeceğim" itirafları

Umut Altaş'ın Türkiye'deki tutuklu babası Celal Altaş ile yaptığı WhatsApp yazışmaları, cinayetin üzerindeki sis perdesini aralayan en büyük delillerden biri olmuştu. Mesajlarda babasına "Bugün para gelmezse savcıyı arar her şeyi anlatırım, beni Amerika'ya niye yolladığınızı söylerim" diyerek şantaj yaptığı belirlenen Altaş, ABD'de gözaltındayken sızan ses kayıtlarında ise "Her şeyin kanıtı benim elimde, katili ellerinize bırakacağım, öteceğim her şeyi" ifadelerini kullanmıştı.

Altaş, bazı medya kuruluşlarına verdiği röportajlarda da eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel'in kendisine cinayeti itiraf ettiğini öne sürmüş ve Gülistan Doku'nun cansız bedeninin gizlenmiş olabileceği noktaları işaret etmişti.

Soruşturmada geniş çaplı tutuklamalar yaşanmıştı

Genişletilen Gülistan Doku soruşturmasında aralarında eski vali Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel'in de bulunduğu çok sayıda kişi "kasten öldürme" ve "suç delillerini gizleme/yok etme" suçlamalarıyla tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Soruşturmanın seyrini doğrudan etkileyecek olan en kritik isim Umut Altaş'ın, önümüzdeki günlerde uçakla Türkiye'ye getirilmesi ve havalimanına ayak basar basmaz sorgulanmak üzere adliyeye sevk edilmesi bekleniyor.

Bolu'da görevden uzaklaştırılan belediye başkanı Tanju Özcan'ın da aralarında olduğu 19 sanıklı "irtikap" iddianamesi kabul edildi. Özcan hakkında 263 yıla kadar hapis istendi

Bolu'da görevden uzaklaştırılan belediye başkanı Tanju Özcan'ın da aralarında olduğu 19 sanıklı "irtikap" iddianamesi kabul edildi. Özcan hakkında 263 yıla kadar hapis istendi

03.06.2026 14:41:00
Haber Merkezi
 Bolu'da görevden uzaklaştırılan belediye başkanı Tanju Özcan'ın da aralarında olduğu 19 sanıklı "irtikap" iddianamesi kabul edildi. Özcan hakkında 263 yıla kadar hapis istendi
 Bolu'da görevden uzaklaştırılan belediye başkanı Tanju Özcan'ın da aralarında olduğu 19 sanıklı "irtikap" iddianamesi kabul edildi. Özcan hakkında 263 yıla kadar hapis istendi
Bolu Belediyesine yönelik yürütülen "irtikap" soruşturması kapsamında hazırlanan iddianame mahkeme tarafından kabul edildi. Aralarında görevden uzaklaştırılan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın da bulunduğu 6'sı tutuklu 19 sanığın yargılanmasına 6 Temmuz'da başlanacak.

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 178 sayfalık iddianameyi inceleyen Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi, dosyanın kabulüne karar verdi. Davada Hazine ve Maliye Bakanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve İçişleri Bakanlığı müşteki kurum olarak yer alırken, dosyada 41 mağdur bulunuyor.

Soruşturma, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 28 Şubat'ta başlatılmış, operasyon kapsamında 19 kişi gözaltına alınmıştı. Süreçte Tanju Özcan'ın yanı sıra belediye başkan yardımcıları Süleyman Can ve Leyla Beykoz, belediye meclis üyeleri Cihan Tutal ve Aydan Özdemir, Bolu Belediyesi Mali Hizmetler Müdürü Naim Ayhan ile BolSev Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sarıyıldız tutuklanmıştı. Daha sonra Leyla Beykoz ile Aydan Özdemir adli kontrol şartıyla tahliye edildi.

Soruşturma dosyasına, ayrı bir "rüşvet" operasyonu kapsamında tutuklanan Bolu Köroğlu Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kefalet Kooperatifi ile Bolu Manavlar Pazarcılar Esnaf Odası Başkanı Mustafa Altındal'a ilişkin dosya da eklendi.

İddianamede Tanju Özcan hakkında, 6 kez "icbar suretiyle irtikap", 3 kez "irtikaba teşebbüs", 34 kez "nitelikli dolandırıcılık" ve 1 kez "rüşvet" suçlaması yöneltildi. Özcan için toplam 90 yıl 3 aydan 263 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi.

Başkan yardımcısı Süleyman Can'ın 27 yıl 6 aydan 64 yıla kadar, Ali Sarıyıldız'ın ise "irtikaba yardım", "irtikaba yardıma teşebbüs" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlamaları kapsamında 72 yıl 7 ay 15 günden 218 yıl 9 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Kemal Kılıçdaroğlu Salı günü grupta konuşacak

Kemal Kılıçdaroğlu tarafından CHP Parti Sözcüsü olarak görevlendirilen Müslim Sarı, "Salı günü grubumuzu yapacağız, Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu grupta konuşacak" dedi

03.06.2026 14:38:00
Haber Merkezi
Kemal Kılıçdaroğlu Salı günü grupta konuşacak
Kemal Kılıçdaroğlu Salı günü grupta konuşacak
CHP'nin Genel Başkanlığına mahkeme kararıyla gelen Kemal Kılıçdaroğlu salı günü partisinin grup toplantısında konuşacak.
Kılıçdaroğlu tarafından CHP Parti Sözcüsü görevine atanan Müslim Sarı, "Salı günü grubumuzu yapacağız, Sayın Genel Başkanımız (Kemal Kılıçdaroğlu) grupta konuşacak ve içinde bulunduğumuz sürece ilişkin bazı önemli açıklamalar, değerlendirmeler yapacak" ifadelerini kullandı.

"ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLERDE PARTİ MECLİSİ'Nİ KONUŞACAĞIZ"
Sarı ayrıca "Kurultay tartışmalarına yaklaşımımız şudur. Kararları beğenmiyor olabiliriz ancak bir hukuki durum var. Sorunları yok sayamayız. Bu meseleler ilk gündeme geldiğinde yok sayıldı ve sorun büyüdü. Şimdi hamleler yapıldı. Olağanüstü kurultay denemeleri oldu ve süreci ortadan kaldırmadı. Buradaki sorunu nasıl çözeceğiz yaklaşımıyla hareket etmeliyiz. Biz kurultayı toplamayız demiyoruz. Önümüzdeki günlerde Parti Meclisi'ni konuşacağız. Kurultay yapmanın koşullarını konuşacağız. Kurultay'a karşı değiliz" diye konuştu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.