HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 12 AĞUSTOS 2022, CUMA

AKP, şimdi de WC sahasına el attı

23.08.2005 00:00:00
Başlığı okuyanlar, "Bu da ne?!" diye hayretler içinde kalabilirler?

Sıkı durun... Hem okuyun, hem gülün; gülün ağlanacak halimize.

Başlık, aslında AKP hükümetinin özelleştirme politikasının gelip dayandığı seviyedir, desek yanlış olmaz.

AKP hükümeti, "özeleştirme" adı altında Telekom'dan, TÜPRAŞ'a, THY'den PETKİM'e, SEKA'dan ERDEMİR'e "altın yumurtlayan tavuk" cinsinden hem kârlı, hem de en stratejik işletmeleri kelepir fiyatına ya elden çıkarttı, ya da çıkartmak üzere son rötuşları yapıyor.

Ecnebilere vatanın satılması da bu özelleştirme anlayışının bir versiyonu nitekim...

Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın "her şeyi satarım, babalar gibi satarım" beyanı, kurtlar sofrasında darb-ı mesel oldu adeta. Bu nispette özelleştirmeci AKP hükümeti, özelleştire özelleştire devletin elinde hiçbir şey kalmamasından mıdır, yoksa "devlete bir kenef dahi bırakmadınız" türünden sitemlere karşı tedbir almak için midir, bilmiyoruz; Ankara'nin göbeğinde bir WC özelden satın alınarak devletleştirildi.

Şaka gibi gerçek

Şaka değil... PTT'nin "altın yumurtlayan" T'sini Telekom adıyla elden çıkartan AKP hükümeti, 27 milyar hava parası ödeyerek Ankara Kızılay'daki gökdelenin altında bulunan WC'yi özelden satın aldı, devletleştirildi. Artık hükümetin "bir kenef"i var.

Küçümser vaziyette öyle "WC de ne ki" filan, deyip geçmeyin. Bu yeni vergilendirme projesi kapsamında bir AKP milletvekilinden, konunun ehemmiyetine ilişkin daha önce kulaklarımla duyduğum tarihi bir vakıayı aktarayım:

Hak dostlarından biri, Abbasi halifelerinden Harun'ür Reşid'e gelerek "Bu saltanatın da ne ki? Tacın tahtın, beş altı damla küçük abdest bile etmez. Gün olur, üç damla küçük abdeste bu saltanatımı vereyim diye yalvarırsın" der. Halife Reşid, hiddetlenir; lakin hikmetini de öğrenmek ister. "Hayırdır, nedir?" diye soramadan, Hak dostu, "Hadi bana eyvallah, 15 gün sonra görüşürüz" deyip çekip gider. Halife işin hikmetine vakıf olamaz.

Halifenin huzurundan uzaklaşan Hak dostu, ellerini Yüce Allah'a açarak, "Ya Rabbi, Harun'a öyle geçici bir prostat musibeti ver ki, saltanatının ne olduğunu anlayıncaya kadar küçük abdeste çıkamasın!" diye dua eder. Hikmet ve naz ehli insanın duası geri çevrilir mi?

Halife, bir sabah ansızın rahatsızlanır, küçük abdeste çıkamaz. Halk tabiriyle "kenef"i, su yoluna çevirir; ama ne çare... Bir damla bile küçük abdeste çıkamaz. Irganır, kan-ter içinde kıvranır. Patlayacak gibi olur. 3 saat geçer, dört saat geçer, Halife patladı patlayacak; artık ölüm hazırlıklarına başlar.

Bu esnada Hak dostu çıka gelir. "Hayırdır Halifem, ne bu hal, Allah şifanızı versin!" der. Halife dert yanar, durumunu anlatır, dua ister. Tam bu noktada Hak dostu taşı gediğine oturtmaya koyulur; "Şimdi şöyle rahatça küçük abdeste çıkabilseniz, tacınızı tahtınızı feda edersiniz, Allah bilir" der. Halife, bir umut ışığı görmüş gibi "He vallahi, tacım tahtım kurban olsun" diye sızlanır. "İşte" der Hak dostu "Ben birkaç gün önce hatırlatmıştım, ama siz gazaplandınız sultanım. Tacınız, tahtınız ve bilcümle saltanatınız an gelir birkaç damla küçük abdestin karşılığı olur; anlayacağınız bu saltanatın kıymet-i harbiyesi o kadar".

Bu WC işi öyle basit bir iş değil anlayacağınız... Ne güzel demiş Kanunî; "Halk içinde mûteber bir nesne yok devlet gibi / Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi."

AKP, "özelleştirme-devletleştirme ve vergi politikası"nı işte bu en can alıcı perspektiften yakalamış anlayacağınız.

Tüm WC'ler

devletleştirme

kapsamında

Maliye kaynaklarından edindiğimiz bilgilere göre, AKP'nin WC sahasına el atması, Bakan Unakıtan'ın "Maliye ve vergi stratejilerinden biri"ymiş... Bundan böyle "tüm il ve ilçelerde, özel işletmelerin elindeki WC'lerin satın alınması planı" varmış.

Planın özeti şu: Devletin elindeki PETKİM, ERDEMİR, TÜPRAŞ gibi tüm işletmelerin hızla özelleştirmesine paralel olarak özel kişi ve kurumların ellerindeki tüm WC'lerin devletleştirilmesi... İşin can alıcı noktası işte burası.

AKP, millet ve devletin malı olan işletmeleri, tüyü bitmemiş yetimin hakkı olan "altın yumurtlayan tavuk" misali kurumları elden çıkartırken, acaba neden WC'leri devletleştiriyor.

AKP neden WC sahasına el attı?

"Özelleştire özelleştire devlete bir kenef dahi bırakmadınız" türünden sitemlere karşı tedbir alındığı şeklindeki söylem spekülatif bir yaklaşım olarak görülebilir. Ancak asıl "Maliye ve v ergi stratejisi" olarak WC'lerin devletleştirilmesi, çok önemli bir tedbirmiş. Neyin tedbiri?

Kayıtdışı ekonominin tedbiri.

Türkiye'de ekonominin yüzde atmışa dayanan kısmı "kayıtdışı ekonomi". WC'lerin devletleştirilmesi işte bu kayıtdışı ekonomiye son verecek, neşter vuracak.

Bundan sonra artık, kayıtdışı ekonomi ile geçinenler ve kayıtdışı ekonomi ile karnını doyuranlar, devletleştirilmiş WC'lerde enselenecekler. Kayıtdışı ekonominin büyük bir kısmı buralarda kayıt altına alınacak ve vergilendirilecek.

Çünkü kayıtdışı yiyen-içen bir adam, er veya geç "def-i hacet"e çıkmak zorundadır. Dolayısıyla büyük veya küçük her türlü abdest bozmalar, kayıtdışı ekonominin kayıt altına alınması ve dolayısıyla vergilendirilmesi demektir. Böylece her türlü işlem vergilendirilmiş olacaktır.

Ankara'da bazı WC'lere girmeden önce para tahsilatı yapıldığı göz önüne alındığında, bu yöntemle vergi kaçağı daha baştan önlenecektir. Ayrıca, kişinin "günlük kayıtdışı ekonomiden istifadesi" nispetinde WC'ye uğraması sözkonusu olacağı için, girişte ödeyeceği meblağ ve günlük taksit sayısı ona göre olacaktır. Böylece hem vergi yükü, "mikro kredi yöntemi"ne benzer biçimde ödenebilir faizsiz taksitlere bölünmüş olacak, hem de kişi yediği-içtiği nispette WC'lere uğrayacağı için vergi adaleti tam tesis edilmiş olacaktır.

AKP'nin "özelleştirme ve devletleştirme sarkacı"nın Türkiye'yi sürüklediği nokta maalesef bu... Yazık oluyor beyler; ülkeye, bir lokma ekmeğe muhtaç hale getirilen millete, tüyü bitmemiş yetimlere yazık oluyor.



 
A. Faik Nabi / diğer yazıları
- Nuriye nenemin ağzından Atatürk / 10.11.2015
- Nesli ve ekini yok eden asıl fitne bunlar / 04.01.2013
- Buzun üstünde açlık dansı / 07.02.2010
- AKP, ülkeyi parasızlığa mahkum ederse / 05.02.2010
- Almanya AB'yi komaya soktu / 08.09.2009
- Erdoğan'ın "gel-git" vaziyeti patinaj mı, taktik mi? / 29.08.2009
- Sadece "fındık"tan değil, bu gidişle her şeyimizden olacağız! / 31.07.2009
- TRT'de bazı işgüzarlar var! / 30.06.2009
- Vakit'in çelebisinin sponsoru kim'! / 18.06.2009
- Bir lokmanın gücü / 29.04.2009
- Yoksulluk içimizde / 25.04.2009
- Ağlayan kimse kalmasın / 24.04.2009
- Milletin kökleri ve maskeli fitne / 23.04.2009
- Temeller sarsılıyor / 14.04.2009
- Paket paket çöpe atılan liberal kapitalizm / 15.10.2008
- Omurgasız siyaset, Türkiye'yi Sarkozi'ye kuyruk yaptı / 17.07.2008
- Sevr'i hortlatan yasa / 22.02.2008
- "Sanal ekonomi"den "karın doyuran ekonomi"ye / 20.02.2008
- Başörtüsüz namaz / 08.02.2008
- Başörtüsü, üniforma değil; dini bir vecibedir / 07.02.2008
- Elektrik-su zammında "pembe enflasyon" bozuldu / 16.10.2007
- Klasik tiyatroda yeni perde / 29.09.2007
- İstikrar vurgunları / 25.08.2007
- Padişahım, pardon Başbakanım çok yaşa? / 23.08.2007
- Hedef, işgale karşı direnenlerin ellerini-kollarını bağlamak? / 02.09.2006
- Türkiye'ye ne lazım? / 08.06.2006
- Zıplayan dolarda ipin ucu / 16.05.2006
- AKP'yi başörtüsü ile parlatmaya kalkışanlar / 04.05.2006
- Diyalogcuların pişkinliği / 07.03.2006
- Hollanda'dan yükselen itiraf / 03.03.2006
- AKP, mezarlıktan geçerken Allah'ı hatırlamaya başladı / 01.03.2006
- Haç-Hilal ve Siyon yıldızlı 'milli görüş'ün diyalog flaması / 28.02.2006
- Yedi mevsim üç kıtaya Gül taşıdık asırlarca / 25.02.2006
- Diyalog afyonu / 24.02.2006
- Matta'lı Markos'lu meal ve tefsir / 23.02.2006
- Ötede bir Bulaç, beride bir Bulaç; bizim Bulaç hangi Bulaç? / 15.02.2006
- Politik argoları ve milli kimlik / 14.02.2006
- Kuş gribi tavuktan mı bulaşıyor, hükümetten mi? / 08.01.2006
- Yandaş kartel ve iri kartelin gazı / 07.01.2006
- Anayasa'daki delikler ve AKP / 26.12.2005
- Anayasa'da delinmedik ne kaldı? / 24.12.2005
- Bunlar niye mi yapmıyorlar? / 23.12.2005
- Dublörlü yönetim tarzı / 22.12.2005
- Rüzgara göre söylem ve kurtuluş / 20.12.2005
- Türkiye'nin çivisi... / 16.12.2005
- Erdoğan'ın Çömez'i ve Tosun'u / 09.12.2005
- Oyun bozan keşif / 08.12.2005
- "İçişleri" ne iş yapar? / 21.11.2005
- "Vatana ihanet" olması için daha ne olması lazım? / 10.11.2005
- Pervasız soykırımcılar / 17.09.2005
- Erdoğan'daki pişkinlik / 13.09.2005
- Aman gözünüzü seveyim'. / 12.09.2005
- Kavuran gizli gündem / 10.09.2005
- Toplu hipnoz çare değil / 09.09.2005
- "Türk köyü" ve "provokasyon" meselesi / 07.09.2005
- AKP, şimdi de WC sahasına el attı / 23.08.2005
- Taşgetiren, sade bir istifa ile vebalden kurtulabilir mi? / 21.08.2005
- AKP kadar CHP de Meclis'i tıkıyor / 12.08.2005
- Balık avlayanlar ve insan avlayanlar / 10.08.2005
- Ateşin düştüğü yerden yükselenler / 09.08.2005
- "Sınırötesi operasyonu"nu niye eveleyip geveliyoruz? / 21.07.2005
- AKP idaresindeki Türkiye operasyon yapabilir mi? / 16.07.2005
- "Amerikanın kucağına oturmuyorsan sahtesin!" / 14.07.2005
- "Evrenselliğin nâmı yeter; takılma fukaralığa canım" / 06.07.2005
- Laura Bush'un maydanozları / 10.06.2005
- Kod adı PP / 09.06.2005
- Bu iş çocuk işi değil / 24.03.2005
- Bu işin kitapta yeri yok vesselâm / 11.12.2004
- Ceviz Kabuğunu dolduramamak / 14.10.2004
- Cari açık ve cari hortum / 19.08.2004
- Bu tren işi raydan çıktı / 13.08.2004
- Papaza yardım, papaza yardım! / 12.08.2004
- Yağma Hasan'ın böreğine buyurun! / 11.08.2004
- Olmaz olmaz, demeyin! / 05.08.2004
- Ucuz gaz yerine bol ders ve hava / 31.07.2004
- Ayasofya nerede? / 28.07.2004
- AKP'nin çok köşeli diplomasisi / 17.07.2004

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

23.08.2004, 23.08.2003, 23.08.2002, 23.08.2001, 23.08.2000, 23.08.1999, 23.08.1998, 23.08.1997, 23.08.1996, 23.08.1995, 23.08.1994, 23.08.1993, 23.08.1992, 23.08.1991, 23.08.1990, 23.08.1989, 23.08.1988, 23.08.1987, 23.08.1986


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.