logo
17 ŞUBAT 2026


AKP’liler 50+1 tartışmasında zamanında ne demişti: Yapboz tahtası değil bu

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeniden tartışmaya açtığı cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 50+1 sisteminin değiştirilmesi çağrısına AKP'den de destek geldi. Ancak, daha önce Erdoğan'ın 'gündemimizde böyle bir konu yok' dediği sistem değişikliği konusunda bazı AKP'liler de karşı görüş bildirmişti.

19.11.2023 13:20:00 / Güncelleme: 19.11.2023 13:33:30
Yaşar Cebesoy
AKP’liler 50+1 tartışmasında zamanında ne demişti: Yapboz tahtası değil bu
AKP’liler 50+1 tartışmasında zamanında ne demişti: Yapboz tahtası değil bu
2007'de yapılan anayasa değişikliği ile cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesiyle devreye giren 50+1 modeli, yeniden tartışmaya açıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlarken, "Mevcutta 50+1 mecburiyeti partileri yanlış yollara sevk ediyor. Kimin eli, kimin cebinde belli değil" diyerek sistem değişikliği tartışmasını yeniden başlattı.

AKP Genel Sekreteri Fatih Şahin de, "50+1 bu sistemin olmazsa olmazı değil" diyerek Erdoğan'a destek verdi.

Uçaktaki gazetecilerin gündemde bu kadar önemli konu varken, cumhurbaşkanlığı seçim sisteminin değiştirilmesi ile ilgili bir soruyu neden sordukları bir yanda, aslında tartışma yeni bir tartışma da değil.

Sistem ilk kez 10 Ağustos 2014'teki cumhurbaşkanlığı seçiminde uygulandı ve Recep Tayyip Erdoğan yüzde 51,79 oyla ilk turda cumhurbaşkanı seçildi.

Ancak sistemle ilgili tartışmalar 2018'de başladı. Muhalefetin yüzde 50+1 için ittifaklar kurma girişimi üzerine Erdoğan ve AKP de başta MHP olmak üzere yanlarına aldıkları partilerle Cumhur İttifakı'nı kurdular. Ancak AKP-MHP ittifakı, başından bu yana AKP içinde bazı isimlerin içine sinmedi.



İlk işaret Faruk Çelik'ten geldi

AKP içinde 50+1 sisteminin değişmesi yönündeki ilk çağrı eski bakanlardan Faruk Çelik'ten geldi.

AKP hükümetlerinde uzun süre bakanlık yapan Faruk Çelik'in, cumhurbaşkanı seçilebilmek için yüzde 50+1 oy oranı zorunluluğunun yüzde 40+1'e çekilmesi önerisi getirdi.

Öneriye ilk destek Erdoğan'dan geldi. Erdoğan, "iktidarı, muhalefetiyle el ele vererek" böyle bir değişikliği yapabileceklerini söyledi. Ardından da "muhalefet getirirse değerlendirebiliriz" dedi.

Ancak öneriye Cumhur İttifakı ortağı MHP sıcak bakmadı.

Faruk Çelik de "Bu benim kişisel görüşümdü" açıklaması yapmak durumunda kaldı.

Ömer Çelik: Yapboz tahtası değil

Erdoğan'ın seçim sisteminin değiştirilmesi konusunda nabız yoklamasında umduğunu bulamaması üzerine AKP'den de bu konunun gündemlerinde olmadığı açıklaması geldi.



AKP Sözcüsü Ömer Çelik, "AK Parti'nin gündeminde böyle bir mesele yok, bunu size çok açık ve net bir şekilde ifade edebilirim. Faruk Çelik değerli bir arkadaşımız beraber siyaset yaptık, halen beraberiz, kendi kişisel görüşünü söylemiş ve bunun üzerine bir tartışma ortaya çıktı. Zaten Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin bir yıllık performansı değerlendirilirken herkes görüşlerini söylesin demiştik. Çeşitli kesimler görüşlerini söylediler, bunların bir kısmı kişisel görüşler, bir kısmı birtakım partilerin ya da sivil toplum örgütlerinin görüşleri olarak ortaya çıktı. AK Parti'nin böyle bir görüşü yok." açıklaması yaptı.

Çelik, "Referanduma götürülmüş bir sistem değişikliği var. Vatandaşımız bu sistem değişikliğine güçlü bir şekilde destek vermiş. Dolayısıyla bu bir yapboz tahtası değil, AK Parti millet iradesine ve halkın iradesine saygıyı en üst seviyede tutan bir partidir, varlık sebebimiz budur. O sebeple vatandaşımızın onayından geçmiş bir şeyi bu kadar kısa bir zamanda herhangi bir toplumsal talep, herhangi bir ihtiyaç söz konusu değilken tekrar değiştirmek gibi bir tasarrufun içerisinde olmayız." diyerek tartışmaya noktayı koydu.

Tartışma iki yıl sonra yeniden başladı

Ancak 2019'da nokta koyulan tartışma 2021 yılında yeniden açıldı. Bu kez tartışmayı başlatan Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu'nun açıklaması oldu.

Karamollaoğlu'nun Saray'da Cumhurbaşkanı Erdoğan'la bir araya geldiği görüşmede, Erdoğan'ın "50+1'in mahsurlu olduğunu anladık" dediğini açıklamasının ardından 50+1 modeli yeniden konuşulmaya başlandı.


Çiçek'ten değişikliğe destek: Türkiye'yi kaosa sürükleyecek

Karamollaoğlu'nun ardından konuyla ilgili ilk üst düzey açıklama, Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu (YİK) Üyesi Cemil Çiçek'ten geldi.

Çiçek, "Yüzde 50+1'in hem bugün, hem de gelecekte sıkıntıya sebebiyet vereceğini, Türkiye'yi kaosa sürükleyeceğini söyledim, yine söylüyorum" ifadeleriyle 50+1 modelinin AKP içinde istenmediğinin işaretini verdi.

Bahçeli tepki gösterdi: Abesle iştigal

Konunun tartışmaya açılmasına Cumhur ittifakının ortağından sert tepki geldi.



MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Bu sistemin demokratik meşruiyet temeli, yüzde 50+1'dir. Yüzde 50+1 oyla Cumhurbaşkanı seçilmesi, çoğulcu demokrasinin dünyaya emsal teşkil edecek bir şekildir. Milletvekili seçmiyoruz, belediye başkanı seçmiyoruz, cumhurun bütününü temsil edecek Cumhurbaşkanı seçiyoruz. Yüzde 50+1 oyu eleştirenleri anlayışla karşılamamız, bunu felaket olarak yorumlayan karamsarları makul bulmamız abesle iştigaldir." dedi.

Erdoğan topu Meclis'e attı

Tüm bu tartışmalar sürerken seçim sisteminin değiştirilmesi konusunda AKP'nin MKYK'sında da görüşüldüğü ve Erdoğan'ın yüzde 50+1 konusunda Temel Karamollaoğlu'nu görüşmeden sonra yaptığı açıklamayı doğruladığı iddia edildi.

Ancak Erdoğan, partisinin grup toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlarken "Siyasette yüzde 50+1 tartışması var. Cumhurbaşkanlığı seçiminde gerekli olan çoğunluk yüzde 50+1 sizce değişmeli mi?" sorusu üzerine, "Bunların hepsi maalesef yalan dolan, bu tür şeyler. Bu konularla, özellikle Anayasa değişikliğiyle ilgili karar merci parlamentodur. Parlamento bu konuda bir değişikliğe giderse parlamento değişikliğe gider, adımı da ona göre atılır. Parlamento daha önce Anayasa ile ilgili bu konuda bir karar verdi. Yeni bir karar verir mi vermez mi? Onu da görürüz" diyerek topu TBMM'ye attı.

TBMM Başkanı Şentop: Yüzde 50+1'in doğru olduğu kanaatindeyim

Dönemin TBMM Başkanı Mustafa Şentop da 50+1 kuralını savundu.

Şentop, yüzde 50'nin üzerinde oyun çoğunluğu temsil anlamına geldiğini belirterek, "Ben yüzde 50+1'in doğru olduğu kanaatindeyim." ifadesini kullandı.

Dünyanın bazı ülkelerinde yüzde 50'nin altında oranı kabul eden sistemlerin bulunduğuna dikkati çeken Şentop, "Daha önce 2012'de ilk taslak metin hazırlanmıştı. O zaman bu yüzde 50+1 oy, yüzde 1 değil sadece bir oy öngören sistem kabul edilmişti. Yani bunu yeniden gündeme getirmeyi gerektirecek bir durum yok. Cumhurbaşkanımız da ifade etti. Yani bu anayasa değişikliği gerektiren bir husus." ifadelerini kullandı.

Şu anki sistemin 'ittifaklara mecbur bıraktığı' iddiasının doğru olmadığını söyleyen Şentop, "Esasen sistem ittifaka mecbur etmiyor. Partilerin ittifakını zorlayan bir sistem değil ama bu seçmenlerin ittifakını zorlayan bir sistem. Birinci turda olmadığı takdirde ikinci turda mecburen, seçmenlerin hangi partiden olurlarsa olsunlar, belki partilerinin görüşlerinden farklı olarak ittifak etmelerini zorlayan bir sistem." dedi.



Bozdağ'dan 50+1 savunması: Tayyip Bey gibi güçlü lider bulamayanlar istiyor

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ise Millet İttifakı'nın Parlamenter Sisteme dönüşü içeren anayasa değişikliğine tepki gösterirken yüzde 50+1'in ne kadar önemli olduğuna vurgu yaptı.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin güçlü lider istediğine işaret eden Bakan Bozdağ, parlamenter sistemin güçlü lidere ihtiyaç duymadığını dile getirdi.

Bozdağ, sistem eleştirileri hakkında şunları söyledi:

"Tayyip Bey gibi güçlü bir lider çıkaramayan, böyle bir liderle de milletin huzuruna çıkamayacağını gören altılı masa, güçlü lider aramayan, milletin yüzde 50+1 oyuna ihtiyaç duymayan, yüzde 10'u da yüzde 20'yi de yerine göre yüzde 30'u da yüzde 1'e de iktidarın bir parçası yapma ihtimali barındıran parlamenter sisteme dönmek istiyorlar. Bu da milletin hayrına değildir. Öneriye baktığınız zaman cumhurbaşkanını halk seçiyor. Şimdi düşünün bir ülkede cumhurbaşkanı yüzde 50+1 oyla halkla seçildi ama koalisyon var, başbakan da yüzde 20'yle, 25'le başbakan. Ne olur orada? Yetkiyi halktan alan bir cumhurbaşkanı var arkasında yüzde 50+1 belki daha da çok fazla halk oyu var, destek var ama arkasında yüzde 20 destek olan bir başbakan var. Şimdi bu ayrı meşruiyet tartışmaları başlatacağı gibi öte yandan da cumhurbaşkanını sembolik hale getirmek isteyenlerin hedefine de hizmet etmez. Bunun anlamı cumhurbaşkanıyla hükümet arasında tartışmadır. Hükümet arasında krizdir. Pek çok konuda pek çok meselede cumhurbaşkanıyla hükümeti karşı karşıya getirmektir."

Bozdağ, değişiklik konusu ilk gündeme geldiğinde de, "Yeni sistem toplumsal uzlaşmayı güçlendirir" diyerek 50+1 sistemini savunmuştu.

Bozdağ, "Adayların Cumhurbaşkanı seçilebilmesi için toplumun en az yüzde 50.01'i kadar oy alma ihtiyacı radikal söylemleri bir tarafa bırakmasını, sadece kendi temsil ettiği siyasal akımın değil, başka siyasal akımları destekleyenlerin de oy verebileceği bir dili, üslubu, yaklaşımı ortaya koymasını gerektirecek. Bu da herkesi daha ziyade merkeze çekecek ve toplumsal uzlaşmayı sağlayacaktır" demişti.

Yılmaz ve Kuzu da sistemi savundu: Düzenleme demokrasiyi güçlendirmektedir

O dönem Milli Eğitim Bakanı olan bugünün İsmet Yılmaz ise şu açıklamayı yapmıştı:

"Bu düzenleme demokrasiyi güçlendirmektedir. Biz 2002'de yüzde 34 oyla yönetme hakkı aldık. Bundan sonra ülkeyi yönetebilmek için en az yüzde 50 artı 1 almak gerekir. Bu da uzlaşma demektir. Ak Partinin oyu tek başına Cumhurbaşkanı seçmeye yetmez, mutlaka ya MHP ya CHP uyum gösterecek, onların değerlerini de kabul edecek birilerini bulmak lazım."

Dönemin Anayasa Komisyonu Başkanı AKP'li Burhan Kuzu da değişikliği, "Böylece Türkiye'de uç olmayan insanlar kazanır." Diyerek savunmuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeniden gündeme getirdiği 50+1 sisteminin değiştirilmesi konusunda henüz ittifak ortağı Devlet Bahçeli'den bir açıklama gelmedi. 

Bahçeli'nin salı günü partisinin Meclis grup toplantısında vereceği mesaja göre Erdoğan ve AKP'nin tartışmanın yönünü belirlemesi bekleniyor.

Türkiye'de kumar bağımlılığı almış başını gitmiş


 
 
Türkiye'de kumar bağımlılığında son yıllarda büyük artış görüldü. Öyle ki, Yeşilay'a kumar bağımlılığı tedavisi için yapılan başvurular 2024'te ilk defa alkol ve uyuşturucu bağımlılığı nedeniyle yapılan başvuruların toplamını geçti. 

17.02.2026 00:44:00
Haber Merkezi
Türkiye'de kumar bağımlılığı almış başını gitmiş
Türkiye'de kumar bağımlılığı almış başını gitmiş

Türkiye'de kumar bağımlılığında son yıllarda büyük artış görüldü. Öyle ki, Yeşilay'a kumar bağımlılığı tedavisi için yapılan başvurular 2024'te ilk defa alkol ve uyuşturucu bağımlılığı nedeniyle yapılan başvuruların toplamını geçti. Kumar bağımlılığının yaygınlığını sosyal medyada da görmek mümkün.

Dünyada da yaygın

Çok sayıda kişi ailelerinin, arkadaşlarının ve hatta kendilerinin kumar bağımlılığı nedeniyle yaşadıkları sorunları anlatıyor. Peki Türkiye'de kumar bağımlılığı neden bu kadar hızlı artıyor? Dünya Sağlık Örgütü'ne (DSÖ) göre günümüzde dünyadaki yetişkinlerin yüzde 1.2'sinin 'kumar bozukluğu' olduğu tahmin ediliyor. Yeşilay'ın Eylül 2025'te yayımladığı Türkiye Kumar Raporu'na göre insanların kumar oynamasındaki "en temel unsur para kazanma olasılığı, hayatlarını değiştirebilecek büyük bir ikramiye kazanma hayali." Fakat kumar bağımlılığı bunun tam tersiyle sonuçlanıyor: Birikim kaybı, borçlanma, iflas ve sağlık harcamalarını bile karşılayamaz hale gelme. Kumar bağımlılığı yalnızca bunu yaşayan bireyleri değil, borçlanma ve benzeri nedenlerle aileleri ve çevrelerini de etkiliyor.

Bir aile hastalığı

Yeşilay'ın bağımlılık tedavisi verdiği Yeşilay Danışmanlık Merkezi'nin (YEDAM) Müdür Yardımcısı Klinik Psikolog Mert Şerbetçi bu yüzden buna 'bir aile hastalığı' diyor ve tedavisinde ailenin vereceği desteğin önemli olduğunu söylüyor. Bilim dergisi Lancet, kumarın kamu sağlığına etkisini ölçmek için bir komisyon oluşturdu. Bu komisyonun Kasım 2024'te yayımladığı bir rapora göre dünyada yetişkinlerin yarıya yakını ve 13-19 yaş arası ergenlerin altıda biri kumar oynuyor. Bu grubun "kumar bozukluğu" gösterme oranı yetişkinlerin yaklaşık iki katı.

Kadınlar da oynuyor!

Çocuk ve ergen psikiyatristi Prof. Şaziye Senem Başgül, Türkiye'de kumar bağımlılığının 14-15 yaşa kadar düştüğünü ve en riskli grubun gençler olduğunu söylüyor. Yeşilay verilerine göre kumar oynayanların yüzde 71'i, buna 15-24 yaş arasında başlıyor. Yeşilay'a göre kumar oynayan kadınların sayısı, erkeklerin yaklaşık yarısı kadar. Fakat YEDAM'a kumar bağımlılığı tedavisi için başvuranların yalnızca yüzde 2'si kadın. Yeşilay'ın raporunda bu durum 'önemli bir sorun' olarak niteleniyor. DSÖ'nün paylaştığı endüstri analizine göre küresel kumar sektörünün büyüyerek 2028'de 700 milyar dolara ulaşması bekleniyor.
Bunun büyük bir kısmının düşük ve orta gelirli ülkelerde akıllı telefonların yaygınlaşması sayesinde olacağı öngörülüyor.

Ocak ayı böyle geçtiyse, varın Temmuzu düşünün!


 
Türkiye'de bu yıl Ocak ayı ortalama sıcaklığı 3.6 derece ile mevsim normallerine göre 0.7 derece arttı. Geçen ay  en yüksek sıcaklık ise 23.4 dereceyle Yalova'da kaydedildi. 

17.02.2026 00:09:00
AA
Ocak ayı böyle geçtiyse, varın Temmuzu düşünün!
Ocak ayı böyle geçtiyse, varın Temmuzu düşünün!
Türkiye'de bu yıl Ocak ayı ortalama sıcaklığı 3.6 derece ile mevsim normallerine göre 0.7 derece arttı. Ay içinde sıcaklık Kahramanmaraş, Tunceli, Malatya, Siirt, Gaziantep, Kilis, Adıyaman, Şanlıurfa, Diyarbakır, Batman çevrelerinde mevsim normallerinin altında, Marmara Bölgesi'nin genelinde, Ege Bölgesi'nin kıyı kesimlerinde, Isparta, Eskişehir, Sinop, Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon çevrelerinde mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşirken, yurdun diğer bölgelerinde mevsim normalleri civarında ölçüldü.

Geçen ay en düşük sıcaklık sıfırın altında 33.1 dereceyle Erzurum'da, en yüksek sıcaklık ise 23.4 dereceyle Yalova'da kaydedildi.

Ege Bölgesi'nde ise en düşük sıcaklık sıfırın altında 13.9 dereceyle Kütahya'da, en yüksek sıcaklık 22.5 dereceyle Salihli'de gözlendi. Akdeniz Bölgesi'nde de en düşük sıcaklık sıfırın altında 27.8 dereceyle Göksun'da, en yüksek sıcaklık ise 22.2 dereceyle Fethiye'de kayıtlara geçti. Karadeniz Bölgesi'nde en düşük sıcaklık sıfırın altında 21.1 dereceyle İspir'de, en yüksek sıcaklık 23.3 dereceyle Trabzon'da gözlendi.

Ünlü hukukçu Uğur Poyraz'dan Aysun Kayacı'ya destek

Ünlü hukukçu Uğur Poyraz, Türkiye siyasetinin ve toplumsal yapısının bugünkü durumunu manken Aysun Kayacı'yı örnek vererek değerlendirdi

16.02.2026 15:12:00
Ahmet Turan Yiğit
Ünlü hukukçu Uğur Poyraz'dan Aysun Kayacı'ya destek
Ünlü hukukçu Uğur Poyraz'dan Aysun Kayacı'ya destek
Türkiye siyasetinin ve toplumsal yapısının bugünkü durumunu ünlü hukukçu Uğur Poyraz değerlendirdi.
Poyraz, "Aysun Kayacı'nın kulaklarını çınlatmadan edemeyeceğim. Aysun'u linç ettiydik, ama hiç kimse
kusura bakmasın. Ömer Bey ya da Nazif üstadım bir oy atarken 50 bin kere düşünerek davranıyorsa, ama onların sayısal çoğunluğu genel çoğunluk karşısında azınlıkta kalıyorsa, sandık demokrasi değil, sadece bir oyundan ibarettir. Türkiye bu oyunu yıllardır oynayarak bugünlere geldi ve böyle de gidecek" dedi.

Ünlü hukukçu Uğur Poyraz'ın konuşmasını izleyin:

Alanya'da şiddetli yağış sonrası heyelan oluştu, yol çöktü

Alanya'da etkili olan aşırı yağışların ardından toprak kayması ve yol çökmesi meydana geldi. Toprak kayması ve yol çökmesi havadan görüntülenirken mahalle sakinleri Devlet Su İşleri ve belediyeye dilekçe verdiklerini, ancak istinat duvarı yapılmadığını söyledi. Olayda şans eseri yaralanan olmadı

16.02.2026 13:36:00 / Güncelleme: 16.02.2026 13:39:00
İHA
Alanya'da şiddetli yağış sonrası heyelan oluştu, yol çöktü
Alanya'da şiddetli yağış sonrası heyelan oluştu, yol çöktü
Olay, Çıplaklı Mahallesi 70111. Sokak'ta çay kenarında bulunan yolda yaşandı. Bölgede etkisini artıran sağanak yağış sonrası dere kenarındaki toprak suya doyarak yumuşadı. Zeminin taşıma gücünü kaybetmesi sonucu yolun çay tarafında kayma meydana geldi. Kısa sürede asfalt kaplama çökerken, yolda derin yarıklar oluştu.



Dron görüntülendi

Meydana gelen toprak kayması ve yol çökmesi dron ile görüntülendi. Görüntülerde, yolun çay tarafındaki bölümünün tamamen çöktüğü, toprağın aşağı doğru kaydığı ve asfaltın askıda kaldığı net şekilde görüldü. Çökme nedeniyle yol trafiğe kapatılırken, çevrede güvenlik önlemleri alındı.



"Bina sakinleri korku içinde"

Bina yönetiminde olan Mehmet Altınışık, "Yolumuzda aşırı yağışlardan dolayı kayma meydana geldi. Daha öncede kaymıştı. DSİ ve belediyeye dilekçelerimizi verdik. Ama mağduruz. Buraya bir istinat duvarı yapılmadı. Aşırı yağışlardan dolayı bu duruma geldik. Binada 46 dairemiz var. Herkes mağdur durumda halen burası trafiğe açık. Bir önlem alınmadı. Bina sakinleri korku içinde evimiz kayacak mı diye. Trafiğe kapatılıp gerekli önlemlerin alınmasını istiyoruz" dedi.

DEAŞ'ın 7 yöneticisi Afyonkarahisar’da yakalandı

DEAŞ silahlı terör örgütü içerisinde sözde üst düzey yönetici olarak silahlı faaliyet yürüten ve İnterpol tarafından kırmızı bülten ile uluslararası seviyede aranan 7 kişi Afyonkarahisar merkezli gerceklestirilen operasyon ile yakalandı

16.02.2026 11:57:00
İHA
DEAŞ'ın 7 yöneticisi Afyonkarahisar’da yakalandı
DEAŞ'ın 7 yöneticisi Afyonkarahisar’da yakalandı
DEAŞ silahlı terör örgütü içerisinde sözde üst düzey yönetici olarak silahlı faaliyet yürüten ve İnterpol tarafından kırmızı bülten ile uluslararası seviyede aranan 7 kişi Afyonkarahisar merkezli gerceklestirilen operasyon ile yakalandı.

Edinilen bilgilere göre, operasyonu Afyonkarahisar merkezli olarak Ankara, Kırşehir ve Kayseri'de yapıldı.



Türkiye tarafından yurt dışında DEAŞ'a yapılan başarılı operasyonlarda örgüte ait ele geçirilen dokümanlarda da isimleri geçen şahısların eylem ve faaliyetlerinin engellenmesi ve deşifre edilmesine yönelik Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından çalışma yapıldı.

Yapılan incelemelerde örgütün sözde üst düzey yönetici olarak silahlı faaliyet yürüten ve İnterpol tarafından kırmızı bülten ile uluslararası seviyede aranan şahıslar tespit edildi.

Ardından harekete geçen ekipler Afyonkarahisar merkezli 4 kentte belirlenen adreslere baskın yaptı. Baskında aranan 7 kişi polis tarafından gözaltına alındı. Yakalanan 7 kişiden 6'sı işlemlerinin ardından sevk edildikleri mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Gerçekleştirilen operasyon anı ise polis kamerası tarafından anbean kayıt altına alındı.

İstanbul'da fırtınada bazı binaların çatıları uçtu

İstanbul'da akşam saatlerinde etkili olan fırtınada Esenyurt'ta bir binanın çatısı uçarken, Arnavutköy'de de inşattan tuğlalar düştü

16.02.2026 00:35:00 / Güncelleme: 16.02.2026 07:39:56
İHA
İstanbul'da fırtınada bazı binaların çatıları uçtu
İstanbul'da fırtınada bazı binaların çatıları uçtu
Esenyurt Necip Fazıl Kısakürek Mahallesi Gazi Caddesi'nde etkili olan şiddetli rüzgar ve fırtına nedeniyle bir binanın çatısı uçtu. Uçan çatının parçaları sokağın ortasına düşerken, olayda ölen ya da yaralanan olmadı. Mahalle sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Polis sokağı trafiğe kapatırken, itfaiye ekipleri de çatı enkazını kaldırmak için çalışma başlattı.



Arnavutköy'de bir inşaattan tuğlalar düştü



Yine akşam saatlerinde Arnavutköy Merkez Mahallesi'nde şiddetli rüzgarın etkisiyle bir inşaattan tuğla parçaları sokağa düştü. O esnada çevrede kimsenin bulunmaması facianın önüne geçti. Arnavutköy'de bir eczanenin tabelasının şiddetli fırtına nedeniyle yerinden sökülerek sallandığı anlar da cep telefonu kamerasına anbean yansıdı.



Beylikdüzü'nde bir evin dış kaplaması söküldü



Fırtınada Beylikdüzü Barış Mahallesi Akdeniz Caddesi üzerinde bulunan bir apartmanın dış cephe kaplaması yerinden söküldü. Binadan kopan kaplama sokağa düşerken, o anlar bir vatandaş tarafından görüntülendi. Ayrıca Küçükçekmece Atatürk Mahallesi İkitelli Caddesi üzerinde bulunan bir apartmanın uçan çatısı park halindeki araçların üzerine düştü.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü, akşam saatlerinde fırtına uyarısında bulunmuştu.İHA

O bebek katili kafasını İmralı'dan dışarıya çıkaramaz! Emekli Albay Orkun Özeller sert çıktı

Emekli Albay Orkun Özeller, "Açılım Tehlikesi ve Milli Birlik" panelinde yaptığı konuşmada, "Biz müsaade etmediğimiz sürece o bebek katili kafasını İmralı'dan dışarıya çıkaramaz" ifadesini kullandı

15.02.2026 18:15:00
Ahmet Turan Yiğit
O bebek katili kafasını İmralı'dan dışarıya çıkaramaz! Emekli Albay Orkun Özeller sert çıktı
O bebek katili kafasını İmralı'dan dışarıya çıkaramaz! Emekli Albay Orkun Özeller sert çıktı
Emekli Albay Orkun Özeller, "Açılım Tehlikesi ve Milli Birlik" panelinde yaptığı konuşmada, "Geldiğimiz noktada bu süreci başlatanların elinde hiçbir argüman kalmamıştır. Bunları haklı kılabilecek hiçbir argüman kalmamıştır. Tek dertleri efendilerinden almış oldukları emir gereği veya talimat gereği bebek katilinin bir şekilde, İmralı'dan çıkamaz ama orada bir şekilde özgürce hareket etmesini sağlamaktır. Bunun gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini bilmiyoruz. Ama bu konuda karar verici mercinin bizler olduğunu biliyoruz. Biz müsaade etmediğimiz sürece o bebek katili kafasını İmralı'dan dışarıya çıkaramaz" ifadesini kullandı.
Kızılcagün Platformu tarafından düzenlenen "Açılım Tehlikesi ve Milli Birlik" paneli, Yaşar Kemal Kültür Merkezi İnce Memed Salonu'nda düzenlendi. Panelde emekli Albay Orkun Özeller ve yazar Alican Türk "Açılımın TSK'ya Yansıması ve Sahadaki PKK Gerçekleri" başlığında konuşma yaptı.

Emekli Albay Orkun Özellerin konuşmasını izleyin:

Silahları yakmamışlar!

Şırnak'ın Silopi ilçesinde silah ve mühimmat kaçakçılığına yönelik düzenlenen geniş çaplı operasyonda adeta cephanelik ortaya çıkarıldı

15.02.2026 12:55:00
İhlas Haber Ajansı
Silahları yakmamışlar!
Silahları yakmamışlar!
Şırnak'ın Silopi ilçesinde silah ve mühimmat kaçakçılığına yönelik düzenlenen geniş çaplı operasyonda adeta cephanelik ortaya çıkarıldı. Gözaltına alınan 6 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi.



Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Şırnak İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ile İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri harekete geçti.



Çiftlikköy köyünde ikamet eden M.Ö., M.Ö., B.Ö., O.Ö., M.Ö. ve A.Ö.'nün Irak'tan yasa dışı yollarla silah ve mühimmat temin ettiği bilgisi üzerine 11 Şubat'ta eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Cephanelik gibi ev



Şüphelilerin ikametlerinde ve dijital materyallerinde yapılan aramalarda 4 el bombası ve 4 gaz el bombası, uzun namlulu makineli tüfek, 2 makineli tüfek mekanizması, 6 keskin nişancı tüfeği şarjörü ve 40 fişek, 3 tabanca ve 4 tabanca şarjörü, 54 ses ve gaz fişeği atabilen tabanca, 39 adet 30 fişek kapasiteli Kalaşnikof şarjörü, çeşitli kapasitede çok sayıda tüfek şarjörü, 3 hücum yeleği, gece görüş dürbünü ve el dürbünü, 41 sikke ve tarihi eser niteliğinde objeler, çeşitli çaplarda 15 bin 467 fişek ele geçirildi.

Operasyonda 6 şüpheli gözaltına alındı. Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheliler, çıkarıldıkları Silopi Sulh Ceza Hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Çocukluk çağı kanserlerinin üçte birini oluşturan löseminin başlıca belirtilerine dikkat!


 
Lösemi, kemik iliğinde kan hücrelerini üreten hücrelerin kontrolsüz şekilde çoğalmasıyla ortaya çıkan bir kanser türü. 
 

14.02.2026 21:49:00 / Güncelleme: 14.02.2026 21:54:17
MURAT ÇORBACI
Çocukluk çağı kanserlerinin üçte birini oluşturan löseminin başlıca belirtilerine dikkat!
Çocukluk çağı kanserlerinin üçte birini oluşturan löseminin başlıca belirtilerine dikkat!

Çocukluk çağı kanserlerinin kesin nedeninin henüz tam olarak bilinmediğini ancak vakaların küçük bir bölümünde kalıtsal faktörlerin etkili olabildiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Savaş Kansoy, "Çocuklarda kansızlık, karında şişlik ya da dolgunluk hissi, lenf bezlerinde belirgin şişlik, ciltte kolay oluşan morluklar, iki taraflı burun kanaması, uzun süren ateş ve sık enfeksiyonlar löseminin belirtileri arasında sayılabilir. Bu bulgulara ek olarak kan tahlillerinde beyaz kan hücrelerinde görülen anormal değişiklikler de tanı sürecinde yol gösterici olabilir. Bu şikâyetler farklı hastalıklarda da ortaya çıkabilir ancak uzun sürmesi ya da bir arada görülmesi durumunda ailelerin vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurması kıymetli" dedi.

Geçmeyen halsizlik sıradan bir yorgunluk olmayabilir

Çocuklarda görülen kanser belirtilerinin başka hastalıklarla karıştırılabildiğini ifade eden Kansoy, "Özellikle uzun süren halsizlik çoğu zaman basit bir enfeksiyon ya da kansızlıkla, nedeni açıklanamayan morluklar çarpma veya düşmelerle, sık tekrarlayan enfeksiyonlar bağışıklığın geçici olarak zayıflamasıyla, geçmeyen ateş ise üst solunum yolu enfeksiyonlarıyla ilişkilendirilebiliyor. Lenf bezlerindeki şişlikler de genellikle enfeksiyonlara bağlanabiliyor. Her belirti lösemi anlamına gelmez ancak bu şikâyetler uzun sürüyor ya da bir arada görülüyorsa ailelerin durumu göz ardı etmeden bir uzmana başvurması erken tanı açısından büyük önem taşır" dedi.

Lösemi tedavisi uzun ve sabır isteyen bir süreç

Löseminin farklı türleri bulunduğunu açıklayan Kansoy, "Löseminin en sık görülen tipleri akut lenfoblastik, akut miyeloblastik ve kronik miyelositer lösemidir. Tanı, kan tahlilleri ve kemik iliğinden alınan örneklerin incelenmesiyle konur. Hastalığın özelliklerine ve risk durumuna göre tedavi planı belirlenir. Çoğu hastada kemoterapi uygulanır, bazı durumlarda ise kök hücre nakli gündeme gelebilir ve tüm bu tedavi süreci 1-2 yılı kapsayabilir. Bu uzun ve yorucu dönemde hem çocukların hem de ailelerin psikolojik destek alması süreci daha sağlıklı atlatmaları açısından büyük önem taşır" dedi.

KKTC'deki Millet Camisi, Ramazana hazır


 
Türkiye tarafından Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne (KKTC) armağan edilen Millet Camisi'nde Ramazan hazırlıkları tamamlandı. Yakın zamanda ibadete açılan Millet Camisi, Ramazanda teravih namazları ve mukabeleler ile Müslümanları ağırlayacak.

14.02.2026 21:36:00
AA
 KKTC'deki Millet Camisi, Ramazana hazır
 KKTC'deki Millet Camisi, Ramazana hazır

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi sınırında bulunan Millet Camisi, Türk İslam geleneğinden ilham alınan mimarisi, 2 bin 250 kişilik kapasitesi ve ihtişamıyla Lefkoşa'nın yeni sembolü olmaya aday.
KKTC Din İşleri Başkanı Hakan Moral, "KKTC'den, Ramazan-ı Şerif ayı öncesi yeni cami olan Millet Camimizde bu imkanı verdiğiniz için teşekkür ediyoruz. Bu vesileyle tüm halkımızın, tüm İslam aleminin Ramazan-ı Şerif'inin hayırlara vesile olmasını niyaz ediyorum" dedi.

Moral, Ramazan ayının bir anlamda da "gönül imarı" olması gerektiğine işaret ederek "Bu anlamda da inşallah halkımızı bu gönül imarına, Ramazan-ı Şerif'i bir mektep olarak düşündüğümüz zaman, bütün camilerimizde olduğu gibi, Lefkoşa Metehan sınır bölgesinde bulunan Millet Camimize bekliyoruz" ifadelerini kullandı.

Camilerin "mühür" anlamı taşıdığını vurgulayan Moral, "Bir beldenin, İslam beldesi olduğu anlamını taşıdığı için sınır bölgesinde olması da hassas bir konu. Güney Rum kesiminden gelen ziyaretçilerimiz, turistlerimizin ilk karşılaştığı cami. Minareleriyle, heybetiyle bize bunu andırıyor" değerlendirmesinde bulundu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.