Adamın birisi dolmuşçuluk işine girer ve bir Ford minibüs satın alır. İlk sefere çıkacağı gün çok heyecanlıdır. Yolcuları tepeleme doldurur ve yola çıkar. Fakat minibüsü çok hızlı kullanmaktadır.
Arka koltukta oturan ihtiyar amca, şoföre; "Yavrum biraz yavaş gitsene kaza yapacaksın" deyince, şoför heyecanla, 'beybaba sen, Ford minibüsü bilir misin' der.
İhtiyar adam; 'Hayır, bilmiyorum' deyince şoför; "O zaman otur yerine bir daha işime karışma' der.
Neyse, seyahat bu şekilde devam eder. İleride keskin bir virajdan hızla dönünce uçuruma yuvarlanmaktan son anda kurtulurlar.
Orta sıralarda oturmakta olan orta yaşlı bir kadın, 'şoför bey, rica ederim yavaş git. Evde çoluk çocuğumuz bekliyor' der.
Şoför, kadına: 'abla sen, Ford minibüsü bilir misin?' deyince, kadın, 'hayır, nereden bileyim' der.
Şoför bunun üzerine, 'o zaman sus, bana müdahale etme' der.
Yola devam ederler. Artık minibüs öyle süratli gitmektedir ki herkesin yüreği ağzında şoförün insafa gelmesi için dua etmektedirler.
Şoförün sağında oturan adam dayanamayıp: 'şoför bey yavaş gitsene canına mı susadın' deyince şoför: 'Abi sen, Ford minibüsü bilir misin?' der.
Adam, 'evet ulan, biliyorum ne olacak!' der. Bunun üzerine şoför heyecan içerisinde: 'iyi o zaman, çabuk söyle bunun freni nerede?'
İşte ülkemiz ekonomisi de aynen Ford minibüsü kullanan şoför mantığıyla idare ediliyor.
Merkez Bankası açıklama yapıyor ve diyor ki, '2023 enflasyon hedefi yüzde 5. Aradan bir zaman geçiyor aynı Merkez Bankası bu kez 2023 enflasyon tahmini: yüzde 58, diyor.
Sonra hükümet toplanıyor ve orta vadeli programımızın 2023 enflasyonu yüzde 65, diyor.
Aralık 2021'de partisinin toplantısında konuşan Erdoğan, "Döviz kurunu serbest piyasa ekonomisi kuralları içerisinde ülkemizin gerçeklerine uygun seviyeye getirmek için dün açıkladığımız program amacına ulaşmıştır. Milletimiz programdaki tedbirleri ve kararlı duruşumuzu takdirle karşıladı, piyasalar da buna uygun adımları atmıştır. Biz serbest piyasa kurallarına aykırı bir iş yapmıyoruz, serbest piyasanın kurallarıyla işlemesini temin etmeye çalışıyoruz" demişti.
Kur patladı. KKM'ye para yatıran zenginler daha zengin oldu. Kur patlamasıyla borçlar daha da arttı. Maliyetler patladığı için enflasyon çıldırdı. Fatura her zaman ki gibi vatandaşa kesildi.
Sayın Erdoğan, ekonominin başına eski yol arkadaşı Mehmet Şimşek'i getirdi. O, Mehmet Şimşek'te çıkıp dedi ki; "2021 Aralık ayından 2023 Mayıs ayına kadar kur tutulmuş. Biz kuru serbest bıraktık. Çünkü bir taraftan rasyonel politikalar deyip, diğer taraftan kura müdahale doğru olmaz. Bu olmaz."
Yani ekonomiyi yönetenler, aynen Ford minibüsün frenini bilmeyen şoför gibi ekonomiyi bilmiyorlar.
Sonuç olarak da Cumhurbaşkanı Erdoğan diyor ki, "Karşılaştığımız sorun ekonomik değil, psikolojiktir."
Tamam, doğru! Peki, kim bozdu ekonominin psikolojisini?
'Ben aynı zamanda iyi bir ekonomistim' diyenler mi?
'Ekonomi gözlerdeki ışıltıdır' diyenler mi?
'2023'te Türkiye dünyanın ilk 10 ekonomisi arasında olacaktır' diyenler mi?
'2023'te kişi başı milli gelir 25 bin dolar olacaktır' diyenler mi?
'Borçlanarak büyüyoruz' diyenler mi?
'Para gelsin de nereden gelsin, paranın dini, imanı olmaz' diyenler mi?
'Hepsini satacağız, kâr edeni de etmeyeni de' diyenler mi?
Sahi kim bozdu bu ekonominin psikolojisini?
Tabi tabi! Dış güçler ve küresel kriz.
- Trump, ‘Papaz’ generali de görevden aldı / 07.04.2026
- Yargı, siyasallaştı mı paralelleşti mi? / 06.04.2026
- PKK ile müzakere ve uyuşturucu ile mücadele! / 05.04.2026
- Türkiye'de ne var ne yok, diye soracak olursanız! / 03.04.2026
- Bu savaşın öğrettikleri / 02.04.2026
- Hey hey, Başkan, bugün kaç çocuk öldürdün? / 01.04.2026
- Mazlumun olduğu yerde tarafsızlık, zalime ortaklıktır / 31.03.2026
- Ben, senin gibi değil Mezhep İmamlarımız gibi Sünni’yim / 30.03.2026
- Yusuf Kaplan, Fethullah Gülen’in rolüne mi soyundu? / 29.03.2026

























































