logo
03 KASIM 2026

Ali Koç başkanlığa aday olacak mı?

Fenerbahçe Eski Başkanı Ali Koç'tan umudu kesenler Aziz Yıldırım'a sarılmıştı

03.11.2026 10:13:00 / Güncelleme: 03.11.2026 11:46:19
Haber Merkezi
 
Ali Koç başkanlığa aday olacak mı?
Ali Koç başkanlığa aday olacak mı?
Fenerbahçe Eski Başkanı Ali Koç'tan umudu kesenler Aziz Yıldırım'a sarılmıştı… Şimdi de Yıldırım'dan umudu kesenler Ali Koç'a sarıldı. Ancak Koç'un şu an için erken ya da zamanında yapılacak herhangi bir seçimde aday olma niyeti yok.






Fenerbahçe'de kongre ateşi erken yandı... Galatasaray ve Göztepe hezimetlerinin ardından Hakan Safi'nin hiç vakit kaybetmeden Kasımpaşa-Beşiktaş maçına gitmesi ve aynı hızla açıklamalar yapması, Başkan Aziz Yıldırım'a "Mayıs ayından öncesine de hazırız" mesajı gibiydi.






Hakan Safi o gece seçim ateşini her ne kadar yaksa da karşısına güçlü bir aday çıkarsa şansı azalabilir. Camia şimdiden son seçime girmekten vazgeçen Mehmet Ali Aydınlar'ı ve olası bir af durumunda aday olması için Nihat Özdemir'i sıkıştırıyor.






Ancak camiada konuşulanlara göre kapısına en çok gidilen isim eski başkan Ali Koç... Sadece kendisine yakın olanlar değil, daha önce karşı çıkanlar bile "Hata etmişiz" diyecek kıvama gelmiş durumda. 






Ancak Ali Koç ne "Size iyi oldu" diyor ne de "Gelip Fenerbahçe'yi kurtaracağım" modunda. Şu dönemde asıl konsantrasyonu iş hayatında.

Bu yüzden kendisine "En kötü dönemde 12 bin oy aldın. Şu anda aday olsan %70'le seçimi kazanırsın" diyenlere pek de kulak asmıyor.







Yarın ne olur bilinmez ancak Ali Koç'un Mayıs ayında ya da olası daha erken bir kongrede aday olma ihtimali %20-25 seviyesinde seyrediyor.

Greenwood'un gerçek sorunu eskiye dayanıyor

Mason Greenwood iddia edilenlerin aksine mutsuz, isteksiz ya da küskün değil; "buz adam" olmak İngiliz oyuncunun temel mizacı. Antrenmana ilk gelen, çalışmasını yapıp doğrudan evine dönen bir karakter...
 

03.11.2026 12:46:00
Haber Merkezi
 
Greenwood'un gerçek sorunu eskiye dayanıyor
Greenwood'un gerçek sorunu eskiye dayanıyor
Fenerbahçe'nin 39 milyon Euro bağladığı Mason Greenwood'un Göztepe maçına "başı ağrıdığı" için çıkmaması herkese dert oldu. "Acaba hasta mıydı" diyenlerden, "serumla oynayamaz mıydı" diyenlere kadar geniş bir yelpazede sorular var.






Sadece bu kadar da değil; hemen hemen hiç gülmeyen yüzü, içine kapanık halleri ve depresif görüntüsü yüzünden "Bu çocuğun bir derdi mi var?" soruları da gündemde.






Manchester United altyapısından A takıma kadar yükseldiği dönemde altyapı koçları onu her zaman "konuşmaktan ziyade topla konuşan", soyunma odasında en az sesi çıkan oyunculardan biri olarak tanımladı.






İngiliz medyasında da soğukkanlı yapısı, gol sevinçlerinde bile nadiren aşırı coşkulu olması ve mizaç olarak soğuk görünmesi nedeniyle kendisine "buz adam" deniyordu.






İspanya'ya gittiğinde hem dil bariyeri hem de yaşadığı zorlu süreç nedeniyle daha da içine kapandı.






Getafe'deki kulüp çalışanları ve takım arkadaşları, antrenmana ilk gelenlerden biri olduğunu, çalışmasını yapıp doğrudan evine döndüğünü aktarıyordu.






Marsilya dönemi ve genel kariyerine bakıldığında da mizaç hiç değişmedi. Dışarıdan "mutsuz, isteksiz veya küskün" gibi algılanabilecek bu ifade, aslında onun bireysel karakter modeli ve doğal ruh hali.

Galatasaray'da krizin nedeni ortaya çıktı

Galatasaray iç siyaseti daha önce 2000'lerin başında Faruk Süren'i, daha sonraki yıllarda ise tam toparlanmışken Özhan Canaydın'ı yedi

03.11.2026 10:02:00
Haber Merkezi
 
Galatasaray'da krizin nedeni ortaya çıktı
Galatasaray'da krizin nedeni ortaya çıktı
Galatasaray iç siyaseti daha önce 2000'lerin başında Faruk Süren'i, daha sonraki yıllarda ise tam toparlanmışken Özhan Canaydın'ı yedi. Sıra Dursun Özbek ve yönetimine gelmiş gibi duruyor.


Önce Asbaşkan Metin Öztürk'ün, ardından da Abdullah Kavukçu'nun istifasına kadar varan süreç, Galatasaray'ın en çok övündüğü "fikri hür, vicdanı hür" ilkesi ile gündelik kulüp siyasetini karşı karşıya getirdi.







Muhalif bir üyeye (Ayhan Özmızrak olduğu iddiası var) edilen küfrün Kavukçu tarafından "bizden değil" anlayışıyla cezasız bırakılmak istenmesi iddiaları, kulüp tüzüğü ve gelenekleri açısından ciddi bir aşınma olarak yorumlandı.






Öztürk'ün bu noktadaki duruşu tüzük odaklıyken, Kavukçu'nun yaklaşımı taraf odaklı bir siyaset algısı olarak kabul edildi. Suçlamaların hedefi haline gelen Kavukçu'nun kendisini savunmak için ilk anda yaptığı "operasyon" vurgusu, yönetimin kendi içinde zaten kırılgan bir dengede olduğunu bir kez daha kanıtladı. Zaten sonrasında da istifa geldi.






FUTBOL TAKIMININ BAŞARISI

Sahada gelen sportif başarılara (Lille galibiyeti, ligdeki puan farkı) rağmen masada yaşanan bu kriz; güç alanlarını koruma, gelecekteki olası başkanlık hesapları ve grup içi çekişmelerin sahada kazanılan huzuru hızla yok edebilecek kadar ciddi boyutlara geldiği konuşuluyor.







GALATASARAY CAMİASI BU DURUMA ALIŞIK

Galatasaray tarihine bakıldığında, en başarılı olunan dönemlerde bile idari krizlerin patlak vermesi sıkça yaşanan bir durum. Sportif avantajın bu kadar güçlü olduğu bir dönemde seçimin ve sandığın konuşulmaya başlanması, kulüp içi dengelerin ne kadar hassas olduğunu ve bir istifanın kelebek etkisi yaratarak tüm yönetimi riske atabildiğine kanıt gibi.







FARUN SÜREN'İ UEFA KUPASI DA KURTARAMADI

Hatırlanacağı üzere 2000'lerin başında Türk futbolunun zirvesi olan UEFA ve Süper Kupa zaferleri sonrasında kulüp içinde ağır ekonomik yük ve muhalefet baskısı tırmandı. Tarihi kupaların coşkusu henüz tazeyken yönetim içi fikir ayrılıkları derinleşti; sonuçta Faruk Süren dönemi sona erdi ve kulüp uzun sürecek bir idari çalkantı dönemine girdi.







ÖZHAN CANAYDIN DA AYNI KADERİ YAŞADI

2006'da son hafta gelen unutulmaz şampiyonluğun coşkusu yaşanırken, Özhan Canaydın yönetimi derin bir mali kriz ve borç batağıyla boğuşuyordu. Şampiyonluk kutlamalarının hemen ardından yapılan genel kurullarda Canaydın yönetimi sert eleştirilerle karşılaştı. Camia içi mahkemeler ve muhalefet dalgaları yönetimi sandığa sürükledi, kulüp uzun süre sallandı.

Okan Buruk'un iki gözdesi İstanbul'a geliyor

Okan Buruk'un sezon başında ısrarla isteyip alamadığı Dženan Pejčinović ile Bilal El Khannouss, salı akşamı Stuttgart formasıyla Rams Park'ta Galatasaray'a rakip olacak

02.11.2026 12:18:00
Haber Merkezi
 
Okan Buruk'un iki gözdesi İstanbul'a geliyor
Okan Buruk'un iki gözdesi İstanbul'a geliyor
Şampiyonlar Ligi'nde gaza basmak için Galatasaray'ın salı akşamı Stuttgart engelini mutlak aşması gerekiyor. Okan Buruk ve camia, en kötü ihtimalle ilk 24 hedefi için Alman ekibine karşı bu maçtan 3 puan yazdı. 3 puanın altında kalmak, sarı-kırmızılıları ilerleyen dönemde sıkıntıya sokabilir.






Alman liginde her ne kadar kırılgan bir görüntü çizse de Stuttgart, önemli yıldızları ve yıldız adaylarıyla her an her takımın canını yakabilecek bir ekip.






Kadrosunda Türk millî takımına çağrılan Atakan Karazor ile Türk millî takımını reddeden Deniz Undav'ı bulunduran Stuttgart'ın oyuncu yapısında Okan Buruk'un gözde isimleri var.






Stuttgart hücum hattının en tehlikeli, en mobil ve skor yükünü sırtlayan ismi Ermedin Demirović. Maç başına çektiği 3 şut ve 1.4 isabetli şut ortalamasıyla Galatasaray'a kabus yaşatabilir.






Deniz Undav ise henüz bu sezon gol atamamasına rağmen ceza sahası çevresindeki bitiriciliği ve şut kalitesiyle biliniyor.






Sezon başında Galatasaray'ın da gündemine gelen Pejčinović; genç yaşına rağmen 11.1 km'lik bindirme mesafesi ve 17.8 depar ortalamasıyla, hem fizik gücü hem de adam eksiltme becerisiyle tam bir joker konumunda.






Angelo Stiller ise Stuttgart'ın temposunu belirleyen, pas kalitesi %89 gibi yüksek bir oranda belirleyen isim. Batrakov'dan önce gündeme gelen Bilal El Khannouss da yaratıcı asist beklentisi (xA: 2.75) ve kilit paslarıyla hücum hattını besleyen en yaratıcı ayak.

Fenerbahçe fırtınadan Galatasaray sayesinde kurtuldu

Göztepe yenilgisi sonrasında Fenerbahçe'nin dün yapılan olağanüstü yönetim kurulu toplantısında yüksek tansiyonu düşüren Galatasaray Asbaşkanı Metin Öztürk oldu.

02.11.2026 12:13:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe fırtınadan Galatasaray sayesinde kurtuldu
Fenerbahçe fırtınadan Galatasaray sayesinde kurtuldu
Fenerbahçe yönetimi dün toplandı... Galatasaray ve Göztepe faciaları sonrasında Aziz Yıldırım'ı tanımayan bazı kişiler "istifa" gündemi yarattı.






Ancak toplantının hiçbir dakikasında istifa gündemi oluşmadı. Ana gündem maddesi, milli araya kadar beklenmemesi, mümkünse Liverpool maçına, olmazsa Çorum maçına yeni bir teknik direktörle çıkılması oldu.






Başkan Aziz Yıldırım, teklifi kabul eden ya da etmeye yakın olan teknik adamlardan birisinin ne yapıp edip ikna etmesini ve takımın başına getirmesini Cihan Kamer'den istedi.






Toplantıda Kamer ve Oğuz Çetin'in Cumartesi günü gündeme getirdiği teknik direktörler hakkında Başkan Aziz Yıldırım diğer yöneticileri bilgilendirdi.






Toplantıda ayrıca Başkan Aziz Yıldırım, Kerem Aktürkoğlu ve Greenwood başta olmak üzere çok şey bekledikleri oyuncularla ne yapmaları gerektiğini sorguladı.






Resmî bir kadro dışı gündemi olmadı, ancak Başkan Yıldırım "bazı canları yakmakla" ilgili bazı kararlar alma aşamasında olduğunu söyledi.






Toplantının belki de en dikkat çeken anları, Galatasaray Asbaşkanı Metin Öztürk'ün ve sonrasında Abdullah Kavukçu'nun istifalarının masaya gelmesi oldu. Başkan Yıldırım'ın, "İyi ki Galatasaray var" sözleri toplantının adeta stresini aldı.






Bazı yöneticiler de Galatasaray'da bu kavga gürültü ortamı olmasa panikle bir teknik direktör kararı almak zorunda kalabileceklerini ancak istifaların kendilerine alan sağladığını itiraf etti.

İstifalar Dursun Özbek'in keyfini yerine getirdi

Galatasaray yönetimi bugün yandı... İki asbaşkan Metin Öztürk ve Abdullah Kavukçu aynı gün içinde istifa etti. Başkan Dursun Özbek'in istediği ne varsa oldu, bunu da Osimhen'in Borçkaspor'a transferi esprisiyle kutladı

02.11.2026 12:10:00
Haber Merkezi
 
İstifalar Dursun Özbek'in keyfini yerine getirdi
İstifalar Dursun Özbek'in keyfini yerine getirdi
Aynı gün içinde Dursun Özbek iki ağır topunu birden kaybetti... Bir tanesi GSİAD aracılığıyla Galatasaray'a pek çok ekonomik girdi sağlayan Metin Öztürk, diğeri ise Başkan Özbek'in futbolu teslim ettiği Abdullah Kavukçu. Ancak camiada dolaşan iddialara göre bu durum Başkan Özbek için "körün istediği bir göz, Allah verdi iki göz" kadar olumlu bir gelişme.






Çünkü camiada konuşulanlara göre Başkan Özbek aslında aynı gün içinde hem "koltuğunda gözü olan" Öztürk'ten hem de kardeşi Mehmet Özbek'i getirmek istediği ancak camianın tepkisinden çekindiği için futbolun başında tuttuğu Kavukçu'dan aynı anda kurtuldu.






Öztürk-Kavukçu kavgası sonrası iki yöneticiye yakın sosyal medya hesapları ortalığı panayır yerine çevirdi. Kavukçu'nun sağ kolu gibi çalışan sosyal medya hesabı, "Abdullah Kavukçu, Metin Öztürk'ün derbide Barış Göktürk'ün yanına oturması ve elini sıkması sebebiyle tepki gösterdi ve devamında tartışma yaşandı." iddiasını hemen servis etti.






Öztürk'ün devamı olan ancak Başkan Özbek'in isteğiyle elenen İbrahim Hatipoğlu'na yakın bir başka sosyal medya hesabından ise, "Belli ki Abdullah Bey'in 'Ben bu yüzden sinirlendim' diye çevresine aktardığı bir durum var da; sen bir ay önce İbrahim Hacıosmanoğlu ile birlikte fotoğraf vermedin mi? Abdullah Bey açısından geçerli bir gerekçe değil." cevabını verdi.






Böylece her iki tarafı destekleyen hesaplar da bu kavgayı daha uzun süre sürdüreceklerini kanıtladılar.






Adeta ortalık yanarken Başkan Dursun Özbek'in Artvinlilerle bir araya gelmesi ve Osimhen'in Borçkaspor'a transferiyle ilgili yapılan espriler aslında başkanın ruh hâlini mükemmel şekilde anlatıyordu.






Aziz Yıldırım kaş yapayım derken göz çıkardı

Fenerbahçe önceki gece Göztepe’ye yenildi

02.11.2026 11:33:00
Haber Merkezi
 
Aziz Yıldırım kaş yapayım derken göz çıkardı
Aziz Yıldırım kaş yapayım derken göz çıkardı
Galatasaray derbisinden sonra Mason Greenwood'u motive etmek için yaptığı konuşmada sarf ettiği sözler yüzünden Aziz Yıldırım, İngiliz oyuncunun Göztepe maçında sahaya çıkmasının önüne set çekti.






Fenerbahçe önceki gece Göztepe'ye yenildi... Mason Greenwood'un neden oynamadığı ile ilgili "grip" açıklamaları gece boyunca tartışılmaya devam etti.

İşin ilginci ise cuma günü idmana çıkan, maç gününü de takımla beraber geçiren İngiliz oyuncunun, maça 2 saat kala nasıl olup da kadro dışı kaldığı netleşmedi.







Dirk Kuyt'ın sürekli olarak üzerinde durduğu açıklama, İngiliz oyuncunun "grip" olmasıyla ilgili. Ancak Greenwood'un oynamaması hakkında birden fazla iddia bulunuyor:

* Parasını almadığı ya da kendisine verilen sözler tutulmadığı için oynamak istemediği,
* Kuyt'ın kendisine dayattığı sistemi beğenmediği.







Asıl bomba iddia ise bambaşka... Galatasaray derbisinden sonra Başkan Aziz Yıldırım'la yaptığı görüşmede yaşananlar, İngiliz oyuncuyu çok sarstı. İddiaya göre Başkan Yıldırım, derbi hezimeti sonrasında Greenwood'la bir araya geldi; kendisine "daha iyisini yapabilirsin" gibisinden sözler söyleyerek motive etmek istedi ve daha önceki dönemlerde yaşadıklarını anlattı.






Ancak bunları anlatırken, İngiliz oyuncunun unutmak istediği eski günlerine döndü: "Seni Premier Lig'de kimse istemezken ben aldım. Başka takımların verdiği paraların yanında bizim verdiğimiz para ortada" anlamına gelen sözler sarf etti.






Motivasyon konuşması bir anda kaos halini aldı. Greenwood bunun üzerine babasını arayarak kendisine takım bulunmasını istedi. Diğer yöneticiler araya girerek yanlış anlaşılma olduğunu ve bunun bir çeviri hatasından kaynaklandığını belirtti. Ortamı yumuşatmaya çalıştı.






Ancak Yıldırım, Göztepe maçından 2 saat önce tesislere gelerek "Bu maçı ya kazanırsınız..." şeklinde başlayan sert bir maç önü konuşması yapınca, Greenwood oynamayı reddetti.

Aziz Yıldırım hocasını buldu

Aziz Yıldırım, Fenerbahçe'yi Ronald Koeman'a teslim etme konusunda oldukça istekli. Başkana göre Hollandalı teknik adam hem Romelu Lukaku'yu hem de Mason Greenwood'u ayağa kaldırabilir.
 

31.10.2026 15:50:00
Haber Merkezi
 
Aziz Yıldırım hocasını buldu
Aziz Yıldırım hocasını buldu
Fenerbahçe'de adı diğer teknik direktör adaylarına göre bir adım öne çıkan isim Ronald Koeman… Son olarak Hollanda Millî Takımı'nı çalıştıran Koeman, millî arada takımın başına geçmeye "evet" dedi. O döneme kadar da takımın başında Dirk Kuyt olacak.






Koeman, modern futbolun temposunu ve fizik kalitesini ön planda tutan; ancak tam da Aziz Yıldırım'ın istediği gibi oyuncularla mesafeli ama otoriter bir teknik direktör. Mevcut kadronun yaş ortalaması ve tecrübe seviyesi (Lukaku, Kanté, Škriniar); genç entelektüel proje hocalara değil, anında başarıya ve sonuca odaklı bir teknik adamı istiyor.






Koeman da eldeki kadroyu kısa sürede disipline edip direkt sonuca dayalı, fiziksel olarak ezici bir sistem yaratabilir. En azından Koeman'ı öneren Başkan Yıldırım'ın güvendiği futbol akıllarına göre durum bu. Bu yüzden Yıldırım, önüne getirilen teknik adamlar arasında Hollandalı çalıştırıcıyı öncelikli olarak takımın başında görmek istiyor.






Koeman, Everton döneminde Romelu Lukaku'yu çok verimli kullandı. Yıldırım şampiyonluğun Belçikalı golcüyle geleceğine inandığı için onu en iyi kullanacak teknik direktörü takımın başında görmek istiyor.






Trabzonspor'un "Reis"i getirip Salah'ı uçurması gibi, Yıldırım da Koeman'ın Lukaku'yu ve yanında da Greenwood'u uçurmasını bekliyor.

Ayrıca gelen bilgilere göre Hollandalı teknik adamı Yıldırım'a öneren futbol aklı, "Koeman, Greenwood'u şımartacak veya saha içi eksilerini alttan alacak bir hoca değil... Ancak potansiyelini ortaya çıkarma konusunda sert ama doğru hoca" uyarısını da yaptı.

Fenerbahçe'nin hoca adaylarında son durum

Başkan Aziz Yıldırım ve yönetimi, yalnızca bu dönemde değil, sezon başından bu yana üst düzey teknik direktörlerle masaya oturdu. Kimi isimler Fenerbahçe'yi beğenmezken, kimi isimleri de Fenerbahçe yönetimi onaylamadı.

31.10.2026 14:44:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe'nin hoca adaylarında son durum
Fenerbahçe'nin hoca adaylarında son durum
Fenerbahçe'de teknik direktör arayışları yeni değil… Sezon başında Aykut Kocaman ismi konuşulurken de, İsmail Kartal göreve geldiğinde de yabancı teknik direktörlerle görüşülmüştü.






Son dönemde ise İsmail Kartal'ın, AS Roma maçında istifa ettiği gün "Sezon bu hocayla bitmez" denilmesiyle teknik direktör arayışı yeniden başladı. Bu süreç Aston Villa faciasından sonra arttı, Slavia maçından sonra zirve yaptı, Galatasaray derbisinden sonra ise resmiyet kazandı.






Şimdiye kadar Fenerbahçe'nin gündemine gelen ancak çeşitli nedenlerle anlaşma sağlanamayan 10 teknik adam ve masadan kalkış gerekçeleri şu şekilde oluştu:






Didier Deschamps: Fransa Milli Takımı sonrası kulüp futboluna dönmek için astronomik mali şartlar ve tam yetkili, uzun vadeli bir proje istedi.

Julian Nagelsmann: Avrupa'nın en yüksek potansiyelli ve talep gören genç teknik adamlarından biri. Avrupa devlerinin radarında olduğu için Süper Lig opsiyonunu önceliklendirmedi.






Arne Slot: Avrupalı devlerin kıskacında olduğu için bütçe ve ligin cazibesi yetersiz kaldı.

Antonio Conte: Yüksek maliyeti ve kulübün mevcut kadro yapısını tamamen baştan değiştirmeyi şart koşması nedeniyle sürdürülebilir olmadığına karar verildi.

Vincenzo Montella: Ligi ve Türk futbolcuları yakından tanıması artı puan olsa da, camiadaki dominant oyun beklentisiyle çeliştiğine kanaat getirildi.






Stefano Pioli: Kadro yönetimi ve baskıyı kaldırma konusunda ideal aday olarak öne çıkıyordu... Ancak Lukaku ve Greenwood aleyhine verdiği rapor, görüşmelerin başlamadan bitmesine neden oldu.

Sérgio Conceição: Taraftarın istediği hırs ve tutkuya sahip olsa da, sert karakteri nedeniyle kriz dönemlerinde Başkan Aziz Yıldırım'la ters düşeceğine karar verildi.

Rudi Garcia: Bütçe olarak daha ulaşılabilir bir isimdi; ancak taraftar ve camiayı arkasında toplama gücünün olmadığı düşünüldü.






Laurent Blanc: Son yıllardaki performansı ve uzun süre üst seviye futboldan uzak kalması, güncel futbolun temposuna uyumu konusunda şüphe yarattı.

José Luis Mendilibar: Oyun felsefesinin, İsmail Kartal'ı bitiren direkt ve uzun top odaklı anlayışa sahip olması, Fenerbahçe'nin iç sahadaki dominant oyun beklentisiyle örtüşmedi.

Çifte şampiyonlar ligi şampiyonu Fenerbahçe’ye

Aziz Yıldırım, Brezilyalı efsanelerle temas kurdu... 

31.10.2026 11:26:00
Haber Merkezi
 
Çifte şampiyonlar ligi şampiyonu Fenerbahçe’ye
Çifte şampiyonlar ligi şampiyonu Fenerbahçe’ye
Aziz Yıldırım, Brezilyalı efsanelerle temas kurdu... "Yok, mu bizi uçuracak Brezilyalı hoca?" dedi. Sonuç olarak farklı takımlarla Güney Amerika'nın Şampiyonlar Ligi olan Libertadores'i kazanan Dorival Júnior ile görüşme kararı çıktı.






Fenerbahçe her dönem Brezilya ekolü ile başarılı oldu... Aziz Yıldırım'ın en başarılı olduğu teknik adamlardan birisi de Zico'ydu. Her ne kadar hikaye acı bitse de.

Yıldırım, daha önce de farklı dönemlerde Brezilyalı teknik adamlarla (Scolari, Luxemburgo) görüştü ancak takımın başına getiremedi. Fakat her zaman bir sempatisi olduğu gerçek.







Gelen bilgilere göre Başkan, Fenerbahçe'nin teknik direktörsüz kaldığı şu dönemde Lugano, Edu, Baroni gibi eski futbolcularla temas kurdu. Takımın başına geçecek bir teknik adam olup olmadığını sordu.

Yapılan görüşmeler sonrasında Fenerbahçe'nin yaşlı kadrosu ve "hemen bugün şampiyonluk" beklentisi doğrultusunda en doğru ismin Brezilya pazarından Dorival Júnior ya da Abel Ferreira olduğu bilgisi verildi. Tite'nin de bu kadrodan maksimum verim alabileceği iletildi.

Oğuz Çetin ve Cihan Kamer'in, defansif oyunu tercih eden Tite yerine Dorival ve Abel ile birer görüşme yapması kararı alındı.







Fenerbahçeli eski yıldızlar, özellikle Dorival'ın karmaşık taktik felsefelerle takımı yormadığını anlattı. Flamengo ve São Paulo ile kazandığı Copa Libertadores şampiyonluklarında oyuncu kalitesini ön plana çıkardığı üzerinde duruldu. Savunma emniyetini sıkı tutup önde yetenekli isimlere özgürlük tanıyan bir yapı kurduğu belirtildi. Greenwood'a savunma yap demeyeceğinin altı çizildi.






Yıldız oyuncularla kurduğu babacan ama mesafeli iletişimin, bu tecrübeli kadroyu kısa sürede kenetleyebileceği savunuldu.

Fenerbahçe soyunma odası kaynıyor

Fenerbahçe'nin hocası yok. Olmadığı gibi Dirk Kuyt'ın alınacak skorlara göre kalma ihtimali bile var

31.10.2026 11:10:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe soyunma odası kaynıyor
Fenerbahçe soyunma odası kaynıyor
Fenerbahçe'nin hocası yok. Olmadığı gibi Dirk Kuyt'ın alınacak skorlara göre kalma ihtimali bile var. Ancak oyunculara "Kimle çalışmak istiyorsunuz?" diye de soruluyor. Futbolcuların psikolojisi ise dipte.






Fenerbahçe bir kez daha devasa bir bilinmezin içinde sürükleniyor... Başkan Aziz Yıldırım'ın bile istemediği teknik direktör (İsmail Kartal) ikinci kez istifa etti. İstifası bu kez kabul edildi.

Yönetim içinden bazı isimler yabancı, bazıları yerli teknik adamlarla görüşüyor. Ancak işin başında olması gereken Oğuz Çetin ya da Cihan Kamer'in ne yaptığını bilen yok.







Menajeri ise geçici teknik direktör Dirk Kuyt'ın Liverpool maçından çıkacak sonuca göre takımın başında kalabileceğini bile iddia ediyor.

Futbolcular neye inanacaklarını şaşırdı. Çünkü kendilerine sorulan "Hangi teknik direktörle çalışmak istersiniz?" sorusuna bile pek çok farklı cevap verdiler. Ancak günün sonunda, giden teknik direktörün yardımcısıyla 5 maçtır yenilmeyen Göztepe ve daha sonra da Liverpool maçına çıkacaklar.







Sezon başından bu yana sürekli takım arkadaşlarını suçlayan başkana, hocanın gidip gelmelerine ve kimsenin ne istediğini bilmediği bir ortama maruz kalıyorlar. Bu da takım içinde ortak bir aidiyet duygusunun oluşmasının önüne geçiyor.






"Kiminle çalışmak istersiniz?" sorusuna verilen farklı yanıtlar da soyunma odasında tek bir sesin, ortak bir hedefin kalmadığının; gruplaşmaların ve kafa karışıklıklarının dorukta olduğunun adeta açık kanıtı gibi.






Kuyt'ın menajerinin "İyi giderse kalır" açıklaması ve yönetimin net bir kalıcı plan ortaya koyamaması da futbolcularda "Zaten geçici bir hocayla çalışıyoruz, yarın kimin geleceği belli değil" psikolojisi yarattı.

Şu an Fenerbahçe soyunma odasına genel olarak şaşkınlık, kronik güvensizlik ve omuzlara binen ağır bir mental tükenmişlik hali hakim.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.