'Türkiye yüzyılının vurgunu' herkesten çok Kürdistan (!) hayali kuranları rahatsız etti. Çünkü Sayın Erdoğan ve Bahçeli'nin gündemi değişti. Haliyle ikinci plana düştüler. Ama durmuyorlar, durmazlar da.
Çünkü geldikleri noktayı; Türkiye Cumhuriyeti'ne aleni olarak kafa tutmayı, tehdit etmeyi, peş peşe şantaj içerikli cümleler kurmayı, bebek katili başta hainleri anma ve övme programları yapmayı kendileri bile hayal edemiyordu.
En başından beri Erdoğan ve Bahçeli ortaklığı ile başlatılan son süreç hem vicdan hukukuna hem de mevcut hukuka aykırıdır, dedik, diyoruz.
Ama her fırsatta hukuk, adalet, kanun vurgusu yapanlar, kendileriyle, vicdan hukuku ile ve mevcut yasalar ile yüzleşmemek yerine 'Polyannacılık' oynuyorlar. Süreci eleştirenleri hedef alıyorlar.
En ağırı ise 'teröre 2 trilyon dolar harcandı, o parayı milletimize vereceğiz' şeklindeki açıklamalar ile vatandaşı sürece ikna çabalarıdır.
Bir örnek vereyim
Birisi atıyorum, DHKP-C, IŞID-DEAŞ veya başka bir örgütü övse, örgüt adına açıklama yapsa, örgütün mesajlarını kamuoyuna taşısa, örgüt yöneticilerini övse, örgütün eylemlerini övüp, propagandasını yapsa… Sayın İçişleri Bakanı nasıl bir açıklama yapar? Savcılar nasıl bir dosya hazırlar? Hakimler nasıl bir karar verir? Cevabı hepimiz biliyoruz.
Milletin vekili mi, örgütün sözcüsü mü?
Başta DEM'li olmak üzere milleti temsil etme makamında olanlar, yukarıda saydığım bütün başlıkları ve daha fazlasını milletin önünde aleni olarak gerçekleştiriyorlar.
Nerede yasa nerede kanun nerede yargı nerede hükümet?
Milletin vekili önce milletin can güvenliğini savunmak zorunda değil mi?
Milletin vekili, silahı pazarlık haline getirebilir mi?
Milletin vekili, devletini tehdit edebilir mi?
Etmez, edemez. Ediyorsa o kişi veya kişiler, yetkiyi milletten almış olsalar bile talimatı başkalarından alıyordu. Gerçi bu da suç!
Kim oyun bozanlık yapıyor?
'Kim, ne dedi' ye geçmeden önce sürecin sözcülüğünü üstlenen Numan Kurtulmuş'un son açıklamaları çok ilginç!
Numan Bey diyor ki: 'Oyunbozanlık yapan kurduğu oyunun altında kalır. Çok açık söylüyorum. Burada bir siyasi hesap peşinde koşan kurduğu hesabın altında kalır.
Kim, basit siyasal hesaplarla bu imkanı heba ederse, millete karşı ve bütün bölge halklarına karşı sorumlu olur.
Terör örgütünün bir şekilde sözcülüğün yapanların ne söylediğinin bizim için hiçbir kıymeti yoktur.'
Numan Bey, kim bu oyun bozanlar ve hesap peşinde olanlar? Bilmiyorsanız (!) Sayın Erdoğan ve Bahçeli'nin 2023 seçimleri öncesi konuşmalarına bakın! Tek tek anlatıyorlar!
Müjdeyi (!) Mithat Sancar verdi
AKP'li Şamil Tayyar'ın; 250 metrekare kapalı alana sahip iki katlı dubleks, bahçeli, hem barınma hem çalışma ofisi olarak planlanan, görüntülü telefon ve internet altyapısına sahip villaya bebek katilinin yerleştiğini DEM'li Mithat Sancar açıkladı.
Sancar, 'sürecin 2 aydır durakladığından, düğüme doğru gittiğinden' şikayet ederek düğümü çözecek kişinin Öcalan olduğunu, Öcalan'ın süreci koordine etmesi gerektiğini vurgulayıp, 'düğümüm açılması, sürecin devamı için devlet kanadının ısrarcı ve katı tutumdan uzaklaşması gerek. Süreç tek taraflı beklenti ve isteklerle yürümez' sözleriyle yine şantaj yaptı.
PKK Türkiye için artık tehdit unsuru değil!
AKP'li Mehmet Metiner: "Gördüğüm o ki; Kandil barışa hazır. Örgütün Avrupa kanadı hazır. DEM Parti hazır. Devletin iradesi tam. İktidarımız ve ittifakımızın çözüm iradesi hiçbir tereddüde mahal bırakmayacak kadar güçlü ve kesin. Ortada çözülemeyecek hiçbir sorun, aşılamayacak hiç bir engel yok. PKK Türkiye için artık tehdit unsuru değil.'
Cumhuriyet Bayramı'nda yapılan açıklama
Metiner'in sadece baş gözü değil kalp güzünün de sıkıntılı olduğunu ben biliyorum. Teyidini ise Kürdistan Topluluklar Birliği (KCK) Yürütme Konseyi Eş Başkanı Bese Hozat, 29 Ekim 2026'da Medya Haber TV'ye verdiği röportajda yaptı.
Ne dedi?
1- Önder Apo özgürleşmeden ve statüsü resmileşmeden, bundan sonra gerillanın tek bir adım atmayacağı açıktır, nettir.
2- Buna karşı devlette ciddi bir adım yok. Buna tıkanma da diyebilirsiniz ama bir kilitlenme hali var.
3- Bunun nedeni devletin ve iktidarın tutumudur. O cephede yaşanan bir donma halidir.
4- Önderliğimizin statüsü resmileşmeden ve Önder Apo bu süreci özgürce yürütmeden, bu sürecin başarıyla yürümesi mümkün değildir."
29 Ekim'de yapılan bu açıklamayı siz nasıl anlıyorsunuz?
Bunlar cesaretlerini nereden alıyor?
Türkiye'yi dönüşü olmayan bu yola kim soktu?
Çünkü geldikleri noktayı; Türkiye Cumhuriyeti'ne aleni olarak kafa tutmayı, tehdit etmeyi, peş peşe şantaj içerikli cümleler kurmayı, bebek katili başta hainleri anma ve övme programları yapmayı kendileri bile hayal edemiyordu.
En başından beri Erdoğan ve Bahçeli ortaklığı ile başlatılan son süreç hem vicdan hukukuna hem de mevcut hukuka aykırıdır, dedik, diyoruz.
Ama her fırsatta hukuk, adalet, kanun vurgusu yapanlar, kendileriyle, vicdan hukuku ile ve mevcut yasalar ile yüzleşmemek yerine 'Polyannacılık' oynuyorlar. Süreci eleştirenleri hedef alıyorlar.
En ağırı ise 'teröre 2 trilyon dolar harcandı, o parayı milletimize vereceğiz' şeklindeki açıklamalar ile vatandaşı sürece ikna çabalarıdır.
Bir örnek vereyim
Birisi atıyorum, DHKP-C, IŞID-DEAŞ veya başka bir örgütü övse, örgüt adına açıklama yapsa, örgütün mesajlarını kamuoyuna taşısa, örgüt yöneticilerini övse, örgütün eylemlerini övüp, propagandasını yapsa… Sayın İçişleri Bakanı nasıl bir açıklama yapar? Savcılar nasıl bir dosya hazırlar? Hakimler nasıl bir karar verir? Cevabı hepimiz biliyoruz.
Milletin vekili mi, örgütün sözcüsü mü?
Başta DEM'li olmak üzere milleti temsil etme makamında olanlar, yukarıda saydığım bütün başlıkları ve daha fazlasını milletin önünde aleni olarak gerçekleştiriyorlar.
Nerede yasa nerede kanun nerede yargı nerede hükümet?
Milletin vekili önce milletin can güvenliğini savunmak zorunda değil mi?
Milletin vekili, silahı pazarlık haline getirebilir mi?
Milletin vekili, devletini tehdit edebilir mi?
Etmez, edemez. Ediyorsa o kişi veya kişiler, yetkiyi milletten almış olsalar bile talimatı başkalarından alıyordu. Gerçi bu da suç!
Kim oyun bozanlık yapıyor?
'Kim, ne dedi' ye geçmeden önce sürecin sözcülüğünü üstlenen Numan Kurtulmuş'un son açıklamaları çok ilginç!
Numan Bey diyor ki: 'Oyunbozanlık yapan kurduğu oyunun altında kalır. Çok açık söylüyorum. Burada bir siyasi hesap peşinde koşan kurduğu hesabın altında kalır.
Kim, basit siyasal hesaplarla bu imkanı heba ederse, millete karşı ve bütün bölge halklarına karşı sorumlu olur.
Terör örgütünün bir şekilde sözcülüğün yapanların ne söylediğinin bizim için hiçbir kıymeti yoktur.'
Numan Bey, kim bu oyun bozanlar ve hesap peşinde olanlar? Bilmiyorsanız (!) Sayın Erdoğan ve Bahçeli'nin 2023 seçimleri öncesi konuşmalarına bakın! Tek tek anlatıyorlar!
Müjdeyi (!) Mithat Sancar verdi
AKP'li Şamil Tayyar'ın; 250 metrekare kapalı alana sahip iki katlı dubleks, bahçeli, hem barınma hem çalışma ofisi olarak planlanan, görüntülü telefon ve internet altyapısına sahip villaya bebek katilinin yerleştiğini DEM'li Mithat Sancar açıkladı.
Sancar, 'sürecin 2 aydır durakladığından, düğüme doğru gittiğinden' şikayet ederek düğümü çözecek kişinin Öcalan olduğunu, Öcalan'ın süreci koordine etmesi gerektiğini vurgulayıp, 'düğümüm açılması, sürecin devamı için devlet kanadının ısrarcı ve katı tutumdan uzaklaşması gerek. Süreç tek taraflı beklenti ve isteklerle yürümez' sözleriyle yine şantaj yaptı.
PKK Türkiye için artık tehdit unsuru değil!
AKP'li Mehmet Metiner: "Gördüğüm o ki; Kandil barışa hazır. Örgütün Avrupa kanadı hazır. DEM Parti hazır. Devletin iradesi tam. İktidarımız ve ittifakımızın çözüm iradesi hiçbir tereddüde mahal bırakmayacak kadar güçlü ve kesin. Ortada çözülemeyecek hiçbir sorun, aşılamayacak hiç bir engel yok. PKK Türkiye için artık tehdit unsuru değil.'
Cumhuriyet Bayramı'nda yapılan açıklama
Metiner'in sadece baş gözü değil kalp güzünün de sıkıntılı olduğunu ben biliyorum. Teyidini ise Kürdistan Topluluklar Birliği (KCK) Yürütme Konseyi Eş Başkanı Bese Hozat, 29 Ekim 2026'da Medya Haber TV'ye verdiği röportajda yaptı.
Ne dedi?
1- Önder Apo özgürleşmeden ve statüsü resmileşmeden, bundan sonra gerillanın tek bir adım atmayacağı açıktır, nettir.
2- Buna karşı devlette ciddi bir adım yok. Buna tıkanma da diyebilirsiniz ama bir kilitlenme hali var.
3- Bunun nedeni devletin ve iktidarın tutumudur. O cephede yaşanan bir donma halidir.
4- Önderliğimizin statüsü resmileşmeden ve Önder Apo bu süreci özgürce yürütmeden, bu sürecin başarıyla yürümesi mümkün değildir."
29 Ekim'de yapılan bu açıklamayı siz nasıl anlıyorsunuz?
Bunlar cesaretlerini nereden alıyor?
Türkiye'yi dönüşü olmayan bu yola kim soktu?
Akın Aydın / diğer yazıları
- Milletin vekili mi, örgütün sözcüsü mü? / 03.11.2026
- Herkes sussa ya da AKP’li olsa Türkiye kurtulacak mı? / 02.11.2026
- ABD’de, Amerika’nın çöküşü konuşuluyor / 01.11.2026
- ‘Not alıyoruz’ tartışması / 31.10.2026
- Siyasi hesaplar ve bir darağacı / 30.10.2026
- Cumhuriyet Bayramı’nı kutlamak / 29.10.2026
- Başörtüsü sorgulanamaz, yasaklanamaz / 28.10.2026
- Emanet, imtihan ve tevekkül / 26.10.2026
- Fon vurgunu ve ipin ucu / 25.10.2026
- Ha Netenyahu ha Trump demiştik! / 24.10.2026
- Herkes sussa ya da AKP’li olsa Türkiye kurtulacak mı? / 02.11.2026
- ABD’de, Amerika’nın çöküşü konuşuluyor / 01.11.2026
- ‘Not alıyoruz’ tartışması / 31.10.2026
- Siyasi hesaplar ve bir darağacı / 30.10.2026
- Cumhuriyet Bayramı’nı kutlamak / 29.10.2026
- Başörtüsü sorgulanamaz, yasaklanamaz / 28.10.2026
- Emanet, imtihan ve tevekkül / 26.10.2026
- Fon vurgunu ve ipin ucu / 25.10.2026
- Ha Netenyahu ha Trump demiştik! / 24.10.2026


























































