logo
25 HAZİRAN 2026

Allah Resulünün dilinden Hz. Ali -28-

Kim, sizden bir tanesini bile inkâr ederse, aslında Beni inkâr etmiştir

13.06.2026 00:31:00
Haber Merkezi
Allah Resulünün dilinden Hz. Ali -28-
Allah Resulünün dilinden Hz. Ali -28-
335- Resulüllah buyurur ki: "Ya Ali, kim Seni ve Senin zürriyetinden olan mutahhar (imamlardan) bir tanesini inkâr ederse, hiç kuşkusuz Beni inkâr etmiş olur."

336- Abdullah b. Abbas, Resulüllah'tan şöyle nakletmiştir: "Kim, Benden sonra Ali'nin imametini inkâr ederse, Benim hayatımda Benim nübüvvetimi inkâr eden kimse gibi olur.

Kim de, Benim nübüvvetimi inkâr ederse Aziz ve yüce Rabb'inin rubûbiyyetini inkâr enden kimse gibi olur."







337- Muhammed b. Fazl, İmam Ali er-Rıza'nın babaları kanalıyla, Allah Resulü'nden şöyle rivayet ettiğini nakleder:

"Ya Ali, Sen ve Senden sonraki (diğer) imamlar Allah'ın kullarına hücceti ve yaratıkları arasında nişanelerisiniz.

Kim, sizden bir tanesini bile inkâr ederse, aslında Beni inkâr etmiştir.

Kim de sizden birisine karşı gelirse aslında Bana karşı gelmiştir. Size cefa eden, Bana cefa etmiştir.

Kim sizinle ilişki kurarsa, Benimle kurmuştur. Kim, size itaat ederse, Bana itaat etmiştir.

Kim size dost olursa, Bana dost olmuş ve kim size düşmanlık yaparsa Bana düşmanlık yapmıştır. Zira hiç şüphesiz sizin hepiniz Bendensiniz. Benim tıynetimden yaratılmışsınız, Ben de sizdenim."

338- Hüseyin b. Ebi Alâ diyor ki; İmam Câfer-i Sâdık'tan şöyle duydum: "Eğer bütün yeryüzü halkı, Emir'ül-mü'minin'i (hakkı bildikleri halde) inkâr etmiş olsaydı, Allah hepsine topyekûn azap eder ve (Cehennem) ateşine sokardı."







339- Resulüllah buyurdu ki: "Kim, ashabımdan herhangi birisini Ali'den üstün tutarsa, hakkın üzerine perde çekmiştir."

340- Ebuzer-i Gifâri Resulüllah'ın şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Kimseyi Ali'ye tercih konusu yapmayın ki, hakkın üzerini örtenlerden olursunuz. Kimseyi de O'ndan üstün saymayın ki gerisin geriye dönenlerden olursunuz."

341- Said b. Tarîf, İmam Muhammed Bâkır'dan Resulüllah'ın şöyle buyurduğunu nakletmektedir:

"Bilin ki, Cebrail Bana geldi ve şöyle dedi: Ey Muhammed, Rabb'in Seni, Ali b. Ebi Tâlib'in sevgisine ve velayetine emrediyor."







342- Musa b. İsmail babasından, o da dedesinden, o da babası İmam Câfer-i Sâdık'tan, o da babası Muhammed Bâkır'dan, o da Câbir b. Abdillah'dan Resulüllah'ın şöyle buyurduğunu nakletmiştir:

"Cebrail, Allah indinden Bana gelerek yeşil bir yaprak getirdi. O yaprağın üzerinde beyaz bir yazıyla şöyle yazılıydı: Hiç kuşkusuz Ben Ali b. Ebi Tâlib'in muhabbetini, yarattıklarıma farz kıldım. O halde bunu onlara ilet."

343- İmam Hüseyin, Sa'd b. Ubâde'ye dayandırarak Resulüllah'tan şöyle nakletmektedir: "Ben göğe çıkarıldığımda ve Rabb'ime iki yay veya daha yakın olduğumda Allah Teala tarafından Bana şöyle nida edildi:

"Ey Muhammed, yeryüzünde kimin Seninle birlikte olmasını istiyorsun?" Dedim ki: "Aziz ve Cebbar (Rabb'im) kimi sever ve sevmemi emrederse onu severim." Allah Teala'dan şu nidayı duydum: "Ey Muhammed, Ali'yi sev, zira Ben O'nu ve O'nu seveni seviyorum..."







344- Resulüllah buyurdu ki: "Ey insanlar, Ali'yi sevin. Zira hiç şüphesiz Allah O'nu seviyor."  

345- Resulüllah buyurur ki: "Hiç kuşkusuz Benden sonra Ali sizin velinizdir. O halde Ali'yi sevin, zira O ancak emredildiğini yapmaktadır."

346- Resulüllah buyurdu ki: "Bilin ki, kim Ali'yi severse Beni sevmiştir. Kim de Beni severse Allah ondan razı olur. Allah da bir kimseden razı olursa onu Cennetle mükâfatlandırır."

347- Hâris, Hz. Ali b. Ebi Tâlib'den şöyle nakletmiştir: "Kim, Beni severse, kıyamet gününde Beni sevdiği şekilde görür. Kim de, Bana düşmanlık beslerse kıyamet günüde Beni sevmediği şekilde görür."







348- Resulüllah buyurdu ki: "Biliniz ki, bir kimse Ali'yi severse, Allah onun için (Cehennem) ateşinden ve nifaktan kurtuluşu ve Sırat'tan geçiş iznini ve azaptan emanda kalmayı yazar."

349- Resulüllah buyurdu ki: "Biliniz ki, kim Ali'yi severse, kıyamet günü yüzü on dörtlük ay gibi parladığı halde gelir."

350- Resulüllah buyurdu ki: "Biliniz ki, bir kimse Ali'yi severse, Arş'ın altından bir melek ona şöyle seslenir:

"Ey Allah'ın kulu, ameline baştan başla... Hiç şüphesiz Allah, senin bütün günahlarını bağışladı." (Kaynaklar için bakınız Prof. Dr. Haydar Baş İmam Ali eseri)

Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu

Kütahya'da okul etkinliğinde yedikleri yemeğin ardından rahatsızlanan ve sağlık kuruluşlarına başvuranların sayısı 114'e yükseldi. Öğrencilerden 113'ü taburcu edilirken, 1 kişinin ise tedavi ve gözlem süreci devam ediyor

24.06.2026 09:09:00
İHA
Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu
Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu
Olay, Meydan Mahallesi'ndeki Şule Mete Tetik İmam Hatip Ortaokulu'nda meydana geldi. Okulda gerçekleştirilen etkinlik kapsamında öğrenci ve davetlilere tavuklu pilav ikram edildi.








İkram sonrası rahatsızlanan çok sayıda kişi kendi imkanlarıyla ve ambulanslarla Kütahya Şehir Hastanesi ile çeşitli sağlık kuruluşlarına müracaat etti. Yapılan kontrollerin ardından zehirlenme şüphesiyle hastaneye başvuranların sayısının 96'sı öğrenci ve 18'i de yetişkin olmak üzere toplam 114 ulaştığı öğrenildi.








Tedavi altına alınan öğrencilerden 113'i taburcu edilirken, 1 kişinin ise hastanelerde müşahede altında tutulduğu ve kontrollerinin sürdüğü bildirildi.

Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte yükselen sıcaklıklar, günlük hayatı zorlaştırmanın ötesinde ciddi sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Vücudumuz, ortam sıcaklığına uyum sağlamak için harika bir mekanizmaya (terleme) sahip olsa da extreme sıcaklarda bu sistem yetersiz kalabilir

18.06.2026 13:00:00
Hasan Gündoğdu
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Aşırı sıcakların olumsuz etkilerinden korunmak, konforlu ve en önemlisi sağlıklı bir yaz geçirmek için dikkat etmeniz gereken temel unsurları sizler için derledik.






Sıvı Dengesi: Susamayı Beklemeyin

Vücudumuzun %60'ından fazlası sudan oluşur ve sıcak havalarda terleme yoluyla inanılmaz bir hızla su kaybederiz.

Düzenli Su Tüketimi: "Susamak", vücudun çoktan susuz kaldığının bir alarmıdır. Bu yüzden susamayı beklemeden, gün boyunca saat başı 1-2 bardak su içmeyi alışkanlık haline getirin.

Mineral Takviyesi: Terle sadece su değil, sodyum ve potasyum gibi hayati mineralleri de kaybederiz. Tansiyon probleminiz yoksa günde 1 şişe maden suyu içmek mineral dengesini korumaya yardımcı olur.

Tuzak İçeceklerden Kaçının: Alkol, aşırı kafeinli içecekler (kahve, koyu çay) ve şekerli asitli içecekler sanılanın aksine vücuttan su atılmasını hızlandırır (diüretik etki). Sıcak günlerde bu içecekleri minimumda tutun.






Beslenme Düzeni: Hafif ve Serinletici

Sıcak havalarda sindirim sistemi fazladan çalışarak vücut ısısını daha da artırabilir. Bu yüzden beslenme alışkanlıklarını mevsime göre revize etmek şarttır.

Ağır Yemeklere Elveda: Yağlı, kızartmalı, aşırı baharatlı ve protein ağırlıklı ağır yemekler yerine; sindirimi kolay, su oranı yüksek besinleri tercih edin.

Mevsim Meyve ve Sebzeleri: Karpuz, kavun, salatalık, domates, kabak ve semizotu gibi hem su hem de vitamin deposu olan besinleri sofranızdan eksik etmeyin.

Az ve Sık Beslenin: Tek bir öğünde çok fazla yemek yerine, porsiyonları küçülterek az ve sık yemek vücudun üzerindeki metabolik yükü azaltır.






Giyim ve Kişisel Bakım: Doğru Kumaş, Doğru Koruma

Güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde cildimizi ve başımızı korumak hayati önem taşır.

Kumaş Seçimi: Sentetik, naylon ve dar giysiler cildin nefes almasını engeller ve isiliğe, mantara ya da ısı çarpmasına yol açar. Bunun yerine pamuklu, keten, gevşek dokulu ve açık renkli kıyafetleri tercih edin. Açık renkler güneş ışığını yansıtırken, koyu renkler ısıyı hapseder.

Aksesuarlar: Geniş siperlikli şapkalar ve UV korumalı güneş gözlükleri sadece birer tarz ögesi değil, başınızı ve gözlerinizi koruyan birer kalkandır.

Güneş Kremi: Dışarı çıkmadan en az 20 dakika önce, en az 30 (ideali 50+) faktörlü, geniş spektrumlu bir güneş kremini açıkta kalan tüm bölgelerinize uygulayın ve her 2-3 saatte bir yenileyin.






Zaman Yönetimi: Güneşin Zirve Noktası

Günün her saati aynı risk derecesine sahip değildir. Zamanı doğru yönetmek riskleri yarı yarıya azaltır.

Kritik Saatler: Güneş ışınlarının en dik ve zararlı olduğu 10:00 ile 16:00 saatleri arasında zorunlu olmadıkça dışarı çıkmayın.

Egzersiz Zamanlaması: Spor yapmayı seviyorsanız, bunu günün en sıcak saatlerinde değil, sabahın ilk ışıklarında veya akşam güneş battıktan sonra yapın. Ağır kardiyo hareketlerinden kaçının.






Yaşam Alanlarının Serin Tutulması

Sadece dışarısı değil, ev ve ofislerin içindeki sıcaklık da sağlığı etkiler.

Doğru Havalandırma: Gündüz saatlerinde dışarıdaki sıcak havanın içeri girmemesi için pencereleri ve panjurları kapatın, perdeleri çekin. Havalandırma işlemini hava sıcaklığının düştüğü gece veya sabaha karşı yapın.

Klima Kullanımı: Klima harika bir kurtarıcıdır ancak oda sıcaklığını aniden çok düşük derecelere (örneğin 18°C) getirmek yerine 23-24°C civarında sabitleyin. Dışarı ile içerisi arasındaki sıcaklık farkının 7-8 dereceden fazla olması felç, kas tutulması ve klima çarpması gibi riskleri doğurur.






Isı Çarpması Belirtilerine Dikkat Edin!

Aşırı halsizlik, baş dönmesi, mide bulantısı, baş ağrısı, hızlı nabız ve cildin aşırı kuru/kırmızı olması "Isı Çarpması" (Güneş Çarpması) belirtisi olabilir. Bu durumda kişi hemen serin bir yere alınmalı, giysileri gevşetilmeli, vücudu ıslak bezlerle serinletilmeli ve bilinci yerindeyse su verilmelidir. Durum kötüye gidiyorsa vakit kaybetmeden tıbbi yardım çağrılmalıdır.

Aşırı sıcaklar özellikle yaşlılar, kronik hastalığı olanlar (tansiyon, kalp, şeker), hamileler ve bebekler için çok daha büyük risk taşır. Kendinizi korurken çevrenizdeki bu hassas grupları ve sokaktaki can dostlarımız için kapınızın önüne bir kap temiz su koymayı da lütfen unutmayın.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.