logo
03 KASIM 2026

Apple'dan rekor üstüne rekor


ABD'nin teknoloji devlerinden Apple'ın geliri Temmuz-Eylül döneminde yıllık bazda yaklaşık yüzde 12 artış gösterdi.

03.11.2026 07:02:00 / Güncelleme: 03.11.2026 07:04:42
Haber Merkezi/AA
 
Apple'dan rekor üstüne rekor
Apple'dan rekor üstüne rekor

Apple, mali takviminde dördüncü çeyrek olarak kabul edilen 26 Eylül 2026'da biten üç aylık döneme ilişkin bilançosunu yayımladı.
Buna göre, şirketin net satışları dördüncü çeyrekte yıllık yaklaşık yüzde 12 artışla 114.5 milyar dolara ulaştı. Apple'ın net satışları, geçen yılın aynı döneminde 102.5 milyar dolar olarak kaydedilmişti.

Şirketin net kârı da aynı dönemde yüzde 12 artarak 30.7 milyar dolara çıktı. Apple, geçen yılın aynı döneminde 27.5 milyar dolar net kar açıklamıştı. Şirketin hisse başına karı ise bu dönemde 1.85 dolardan 2.10 dolara yükseldi.

iPhone satışları arttı

Bu dönemde Apple'ın iPhone ve Mac satışlarında artış görülürken, iPad satışları düşüş kaydetti. iPhone satışlarının tutarı, Temmuz-Eylül döneminde yıllık yüzde 17.5 artışla 57.6 milyar dolara yükseldi. Aynı dönemde Mac satışları yüzde 23.7 artışla 10.8 milyar dolara çıkarken, iPad satışlarının tutarı yüzde 10.4 azalışla 6.2 milyar dolar oldu. Apple'ın hizmet satışlarından elde ettiği gelir de yüzde 10'a yakın artarak 31.6 milyar dolara yükseldi.

Mali yıl genelinde satışlar yüzde 15 arttı

Şirketin net satışları 2026 mali yılı genelinde de yüzde 15 artarak 478.8 milyar dolara, net kârı yüzde 18 artışla 132.2 milyar dolara çıktı. Söz konusu dönemde iPhone satışlarının tutarı 254.1 milyar dolar, Mac satışları 37.9 milyar dolar ve iPad satışları 27.9 milyar dolar olarak kaydedildi. Şirket, 2026 mali yılında hizmet satışlarından 123.3 milyar dolar gelir elde etti. Apple Üst Yöneticisi John Ternus, Eylül ayında sona eren çeyrek için gelir rekoruna ulaştıklarını bildirdi. iPhone satışlarında da Eylül çeyreği rekorunun kırıldığını belirten Ternus, hizmet gelirlerinin ise tüm zamanların en yüksek seviyesinde gerçekleştiğini kaydetti.

İstanbul Barosu'nda Ümit Kocasakal dönemi başladı

İstanbul Barosu'nun 128. Olağan Genel Kurulu'nda başkan seçilen Ümit Kocasakal, Beyoğlu'ndaki baro binasında düzenlenen törenle görevi Prof. Dr. Av. İbrahim Kaboğlu'ndan devraldı

02.11.2026 15:12:00
İhlas Haber Ajansı
 
İstanbul Barosu'nda Ümit Kocasakal dönemi başladı
İstanbul Barosu'nda Ümit Kocasakal dönemi başladı
İstanbul Barosu 128. Olağan Genel Kurul Kapsamında düzenlenen başkanlık seçimini Ümit Kocasakal kazanmıştı. Seçimlerin ardından Beyoğlu'nda bulunan İstanbul Barosu binasında devir teslim töreni düzenlendi.

Prof. Dr. Av. İbrahim Kaboğlu, başkanlık görevini Ümit Kocasakal'a devretti. Devir töreninde konuşan Kocasakal, "Bu süreçte biz bu seçime iştirak eden bütün avukat meslektaşlarımızla bir araya geleceğiz, arayışlarda bulunacağız, gerekiyorsa büyük bir çalıştay, hatta belki de sadece meslek sorunlarının konuşulacağı olağanüstü genel kurultay gibi de düşüncelerimiz var. Dolayısıyla bunları da hayata geçirmek için elimizden geleni yapacağız.

Bu bir görev değişimidir ve değişimin de bu şekilde avukatlara yaraşır bir biçimde olması çok değerlidir. Dediğiniz gibi İstanbul Barosu'nun kurumsal kimliği ve itibarı, avukatlık itibarı her şeyin üstündedir. Avukatın kavgası bile avukata yaraşır biçimde olmalıdır. Farklı siyasi görüşlere sahip olabiliriz ama bunlar bir araya gelmemizi, bu anlamda mesleki sorunlar bakımından hiçbir biçimde engellemiyor.

O yüzden içtenlikle size iki yıllık mesainizde bu baroya katkılarınız için, emekleriniz için, size ve yönetiminize ve kurullarınıza ve delegasyonunuza bir kere daha teşekkür ediyorum. Biz de şu anda bayrağı sizden devralıyoruz. Biz de elimizden geldiğince hizmet etmeye gayret edeceğiz ve umuyorum ki en azından yapabildiğiniz kadarını yapıp üzerine bir şeyler ekleyip biz de zamanı gelince bu bayrağı bizden sonra gelecek değerli meslektaşlarımıza teslim edeceğiz" ifadelerini kullandı.

İzmir'de toprak kayması nedeniyle 3 bina tahliye edildi

İzmir'in Bayraklı ilçesinde temel kazısı yapılan inşaat alanında toprak kayması nedeniyle 3 bina tedbir amaçlı tahliye edildi

02.11.2026 08:00:00
AA
 
İzmir'de toprak kayması nedeniyle 3 bina tahliye edildi
İzmir'de toprak kayması nedeniyle 3 bina tahliye edildi

Alpaslan Mahallesi 1620/5 Sokak'ta temel kazısı yapılan inşaat alanında toprak kayması yaşandı.

İhbar üzerine bölgeye Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi.

Can kaybının yaşanmadığı olayda polis çevrede güvenlik önlemi alırken, kazı alanının üst tarafında kalan 2'şer katlı 3 bina tedbir amacıyla boşaltıldı.

Binaların sakinlerinden Mehmet Nuri Hasanoğlu, gün içinde binanın temelinden ses geldiğini belirterek "Yatakta uzanırken çok büyük bir gürültü duydum. Deprem olduğunu düşündüm. Dışarıya çıktığımda insanların toplandığını gördüm." dedi.

Hasanoğlu, oturduğu binanın altının boşaldığını gördüğünü aktararak, olayın yağmur nedeniyle meydana gelmiş olabileceğini ifade etti.

Mukaddes Duman ise risk nedeniyle evinden çıkmak durumunda kaldığını belirterek, sabah çocuğunun okula gideceğini, eşyalarının evde kaldığını ve mağduriyetinin bir an önce giderilmesini istediğini söyledi.

Talep edenlerin misafirhaneye yerleştirilmesi için işlemler başlatıldı. 

İstanbul'da "Daltonlar" suç örgütüne yönelik operasyonda 5 şüpheli yakalandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, kamuoyunda "Daltonlar" olarak bilinen silahlı suç örgütüne yönelik soruşturma kapsamında, Fenerbahçe tribün lideri Cem Gölbaşı'na yönelik silahlı eylem hazırlığında oldukları değerlendirilen 5 şüphelinin gözaltına alındığını bildirdi

02.11.2026 06:00:00
AA
 
İstanbul'da "Daltonlar" suç örgütüne yönelik operasyonda 5 şüpheli yakalandı
İstanbul'da "Daltonlar" suç örgütüne yönelik operasyonda 5 şüpheli yakalandı

Başsavcılıktan yapılan açıklamada, kamuoyunda "Daltonlar" olarak bilinen yeni nesil silahlı suç örgütüne yönelik soruşturma kapsamında, örgüt içerisinde "Baron" lakabını kullanan Yusuf Can Güngör'ün talimatıyla Cem Gölbaşı'na yönelik eylem gerçekleştirmek üzere Adana'dan İstanbul'a geldiği belirlenen İbrahim Çiftçi'nin, 31 Ekim'de Beyoğlu'nda yakalandığı belirtildi.

Açıklamada, şüphelinin üzerinde yapılan aramada, 1 ruhsatsız tabanca, 2 uzatılmış şarjör ve 1 utaş marka otomatik tabanca ele geçirildiği bilgisi verildi.

Soruşturma kapsamında yapılan incelemelerde, Çiftçi'nin Gaziantep'ten İstanbul'a eylem gerçekleştirmek amacıyla gelen 3 şüpheliyle Esenyurt'taki bir hücre evinde kaldığının tespit edildiği aktarılan açıklamada, eylem hazırlığında oldukları değerlendirilen şüphelilerin yakalanması için düzenlenen operasyonda, Cihan Can Gökkuş, Abdulkadir Demir ve Orhan Bozan'ın da gözaltına alındığı kaydedildi.

Açıklamada, şüphelilerin eylemde kullanmayı planladıkları silahları Çınar Aksoy'dan temin ettiklerinin belirlenmesi üzerine düzenlenen operasyonda söz konusu şüphelinin de yakalandığı, ikamette yapılan aramada 1 uzun namlulu piyade tüfeği ve 200 fişek ele geçirildiği ifade edildi.

Başsavcılığın açıklamasında, şüphelilerin alınan ilk beyanlarından, Fenerbahçe tribün lideri Cem Gölbaşı'na yönelik silahlı eylem hazırlığında oldukları, ancak uygun koşulların oluşmaması üzerine eylemden vazgeçtikleri kanaatine varıldığı bildirildi.

Suç örgütünün tüm eylemlerinin ortaya çıkarılması, yurt içi ve yurt dışı bağlantılarının deşifre edilmesi amacıyla soruşturma işlemlerinin çok yönlü ve titizlikle sürdürüldüğü kaydedildi.
 

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Güney Kore başkenti Seul'ü ziyaret edeceğini bildirdi

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung'un davetine icabetle Seul'ü ziyaret edeceğini bildirdi

01.11.2026 18:57:00
AA
 
 Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Güney Kore başkenti Seul'ü ziyaret edeceğini bildirdi
 Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Güney Kore başkenti Seul'ü ziyaret edeceğini bildirdi
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung'un davetine icabetle Seul'ü ziyaret edeceğini bildirdi.

Duran, NSosyal hesabındaki paylaşımında şu ifadelere yer verdi:

"Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Kore Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Lee Jae Myung'un davetine icabetle, 1-4 Kasım 2026 tarihlerinde Seul'ü ziyaret edeceklerdir. Ziyaret çerçevesinde 3 Kasım Salı günü yapılacak resmi görüşmelerde, iki ülke arasındaki Stratejik Ortaklık ilişkileri tüm veçheleriyle ele alınacak; güncel bölgesel ve küresel meseleler hakkında fikir teatisinde bulunulacaktır. Ziyaret vesilesiyle, ikili ilişkilerin ahdi zeminini güçlendirecek muhtelif belgeler de akdedilecektir."

Dünya gazetesinin bağlı olduğu Dünya Holding'in ortağı Umut Güner, fon soruşturmasında gözaltına alındı

Dünya gazetesinin bağlı olduğu Dünya Holding'in ortağı Umut Güner, fon soruşturmasında gözaltına alındı

01.11.2026 17:32:00
Haber Merkezi
 
 Dünya gazetesinin bağlı olduğu Dünya Holding'in ortağı Umut Güner, fon soruşturmasında gözaltına alındı
 Dünya gazetesinin bağlı olduğu Dünya Holding'in ortağı Umut Güner, fon soruşturmasında gözaltına alındı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen fon soruşturması sürüyor.

Başsavcılık, bazı fon ve hisseler üzerinden haksız ve yüksek miktarda kazanç sağlandığını belirterek inceleme başlattı.

Soruşturmada adı geçen kişilerin hesapları arasındaki transferler, şüpheli ifadeleri ve Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporları inceleniyor.

Fon soruşturmasına yeni isimler de eklendi. Soruşturma kapsamında Dünya gazetesinin ortaklarından Umut Güner gözaltına alındı.

Güner'in emniyetteki işlemleri sürüyor.

Gazetenin bağlı olduğu Dünya Holding'in Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) tasfiye kararı aldığı Bulls Yatırım Holding ile ortaklığı bulunduğu ileri sürüldü.

SPK, daha önce Bulls Portföy' e ait 15 yatırım fonunun tasfiyesine karar vermişti.

Soruşturmada Borsa İstanbul A.Ş. Genel Müdürü Korkmaz Enes Ergun da "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" ve "rüşvet" suçlarından dün gözaltına alınmıştı.

Soruşturmada ayrıca Bulls Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Akkaya ile Lydia Holding Yönetim Kurulu Başkanı Enver Çevik'in de mal varlıklarına ve finansal işlemlerine tedbir kararı alınmıştı.

UMUT GÜNER KİMDİR?

51 yaşındaki Umut Güner, iş dünyasındaki faaliyetlerinin yanı sıra spor yöneticiliği ve medya sektöründeki çalışmalarıyla da tanınıyor.

İş insanı Umut Güner, Mart 2012'de Fikret Orman'ın Beşiktaş başkanlığına seçilmesinin ardından siyah-beyazlı kulübün yönetiminde görev almıştı.

Güner, kulüpte farklı dönemlerde asbaşkanlık, Pazarlama Komitesi Başkanlığı, Yeni Stadyum Projesi'nden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyeliği ve Transfer Komitesi Başkanlığı görevlerini üstlenmişti.

2024 yılında Didem Demirkent, Dünya gazetesini Umut Güner'e devrettiğini açıklamıştı.

Emir Sarıgül, babasının Özgür Özel'e para verdiğini anlattı

Sarıgül ailesine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli Emir Sarıgül'ün ek ifadesi ortaya çıktı. Sarıgül, babası Mustafa Sarıgül'ün Yeni Parti'nin kuruluş sürecinde Özgür Özel'e farklı tarihlerde elden para verdiğini söyledi. Sarıgül, annesinden kalan miras nedeniyle babasıyla yaptığı sözleşmenin ayrıntılarını da anlattı

01.11.2026 17:06:00
İhlas Haber Ajansı
 
Emir Sarıgül, babasının Özgür Özel'e para verdiğini anlattı
Emir Sarıgül, babasının Özgür Özel'e para verdiğini anlattı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında ifade veren Emir Sarıgül, ilk ifadesinde anlatmadığı bazı hususları paylaşmak istediğini belirtti. Mustafa Sarıgül'ün kendisine devretmeyi taahhüt ettiği taşınmazlar ile Yeni Parti'ye verildiğini öne sürdüğü paralar hakkında beyanda bulunan Sarıgül, suçlamalarla ilgisinin olmadığını savunarak tahliyesini talep etti.

"Özgür Özel'e 250 bin dolar bıraktığını biliyorum"

Yeni Parti'nin kuruluş aşamasında parti genel merkez binasının eşyaları için para verildiğini iddia eden Emir Sarıgül, "Yeni Parti'nin kuruluş aşamasında partinin genel merkez binasının iç tefrişatının yapılması için 250 bin dolar parayı Ankara'da Ümitköy'de bulunan bir restoranın çıkışında Özgür Özel'e ait aracın içerisine bıraktığını biliyorum. O gün babam Mustafa Sarıgül ve Özgür Özel 6-7 kişilik bir milletvekili grubuyla yemek yemişlerdi. Restoranın çıkışında bizzat babamın kendisi 250 bin dolar parayı Özgür Özel'e ait aracın arka kısmına bıraktı. Bunu bana doğrudan kendisi anlattı" dedi.

"Otobüsün ses sistemi için de 250 bin dolar ya da euro verdiğini söyledi"

Partiye ait otobüsün ses sistemi ve iç tasarımı için de babasının para verdiğini öne süren Sarıgül, "Yine partiye ait bir otobüsün ses sisteminin yapımı ve otobüsün içinin özel olarak tasarlanması amacıyla 250 bin dolar ya da euro cinsinden parayı Özgür Özel'e elden verdiğini bana söyledi. Bu paranın Silivri'de katıldıkları bir duruşmadan sonra gittikleri bir balıkçı restoranının çıkışında verildiğini bana söyledi. Bu olay son 2 ay içerisinde Büyükçekmece'de bir balıkçı çıkışında gerçekleşti" ifadelerini kullandı.

"100 bin doları atkı paketinin içine koydu"

Emir Sarıgül, son olarak yaklaşık bir ay önce Mustafa Sarıgül'ün Özgür Özel'e 100 bin dolar verdiğini iddia ederek, "Geçtiğimiz 1 ay içerisinde Özgür Özel'e yine elden 100 bin dolar verildiğini bana Mustafa Sarıgül söyledi. O tarihte babam Özgür Özel'in Ankara'daki eve yemeğe geleceğini bana söylemişti. Bunun üzerine babam bana Vakko'dan 2 adet atkı almamı söyledi. Ben de İstinye Park'taki Vakko'dan 2 adet atkı aldırdım. Sonrasında babam İstanbul'daki Ulus Platin Konutları'nda bulunan evde bu atkı paketinin içine 100 bin dolar para koydu. Paraların yanında atkılar da duruyordu. Sonrasında bunu bir hediye paketi şekline getirdik. Babam da bu paketi alarak kendi aracıyla İstanbul Havalimanı'na gitti. Uçakla Ankara'ya gidip önce meclise uğradı, ardından Ümitköy Angora Evleri'ndeki eve geçti. Akşamına da Özgür bey yemeğe gelmiş, burada da bu para kendisine elden verilmiş. Paranın elden kendisine verildiğini de babam bana hemen ertesi gün söyledi" diye konuştu.

"Bana 5 taşınmazı devretmeyi taahhüt etti"

İfadesinde annesinden kalan mirasa ilişkin süreci de anlatan Emir Sarıgül, dedesi Abdurrahman Köksaloğlu'nun 1980 yılında öldürülmesinin ardından annesine büyük bir mal varlığı kaldığını, annesinin 1984 yılında vefat etmesi üzerine bu mal varlığının bir bölümünün kendisine bırakıldığını söyledi.

Sarıgül, 18 yaşına geldiğinde annesinden kalan mal varlığının kendi üzerine geçirilmesini istediğini ancak babasının bunu kabul etmediğini belirterek, "Kendimi güvence altına almak için annemden kalan mal varlığımı kendi üzerime yapmasını istedim. Ancak babam kabul etmedi ve beni sürekli geçiştirdi. Bundan yaklaşık 2 sene öncesine kadar bu süreç hiçbir aşama katedemeden böyle devam etti" dedi.

Son yıllarda maddi zorluk yaşadığını ve çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çektiğini belirten Sarıgül, "Bu neticede bana 5 adet taşınmazı devretmeyi taahhüt etti. Bu 5 taşınmazdan bir tanesinin yarısı zaten benimdi" ifadelerini kullandı.

"Taşınmazlar devredilmezse 50 milyon dolar verilecekti"

Sözleşmede yer alan taşınmazların Nişantaşı, Marmaris, Mecidiyeköy ve Ankara'da bulunduğunu belirten Sarıgül, taşınmazların kendisine devredilmemesi ihtimaline karşı ayrıca bir senet imzalandığını söyledi. Sarıgül, "Bu sözleşmenin yanında taşınmazların tarafıma devredilmemesi halinde yine avukat huzurunda 50 milyon dolar paranın bana verileceğine dair bir senet daha imzaladık. Bu senedi teminat olarak imzaladık. Bu sözleşme ve senedin aslı şu anda avukatım Emrah Cengiz'in kasasında bulunmaktadır" dedi.

Tahliyesini talep etti

İfadesinin sonunda iki kızının bakımından sorumlu olduğunu belirten Emir Sarıgül, "Benim 2 kızım vardır. Başlarında bulunmam gerekiyor çünkü anneleri de şu anda yurt dışındadır. Uzun bir süre de gelmeyecektir. Kızlarım şu an bakıma muhtaç haldeki anneannelerinin yanındadır. Ben tahliyemi talep ediyorum. Ev hapsi seçeneği de dahil değerlendirilmesini talep ediyorum. Böyle bir takdirde bulunulursa başıma bir şey gelme ihtimaline binaen devletimizden koruma talep ediyorum. Benim yaşanan olaylarla bir ilgim yoktur. Suçsuzum" ifadelerini kullandı.

SPK Başkanlığına Muhsin Atcı atandı

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanlığına, Vergi Denetim Kurulu Başkanı Muhsin Atcı atandı

01.11.2026 07:00:00
AA
 
SPK Başkanlığına Muhsin Atcı atandı
SPK Başkanlığına Muhsin Atcı atandı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzalı atama kararı, Resmi Gazete'de yayımlandı.

Buna göre, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 119. maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 2, 3 ve 7. maddeleri gereğince SPK Başkanlığına Vergi Denetim Kurulu Başkanı Muhsin Atcı, Başkan Vekilliğine Ersin Başar Ekmekci ve üyeliğine Yasemin Girici atandı.

SPK Başkanı Muhsin Atcı, İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünden mezun olduktan sonra, 2014 yılında ABD'deki Duke Üniversitesinde Kalkınma Politikası alanında yüksek lisans yaptı.

Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Maliye Bölümünde doktora eğitimine devam eden Atcı, 2003'te Vergi Denetmen Yardımcısı olarak başladığı meslek hayatında 2005 yılında Stajyer Gelirler Kontrolörü, 2008 yılında Gelirler Kontrolörü, 2010 yılında ise İdari ve Mali İşler Daire Başkan Yardımcısı olarak görev yapmış, 2011 yılında Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının kurulmasıyla Vergi Müfettişi olarak atanmıştır.

Atcı, 15 Eylül 2014-7 Temmuz 2017 tarihleri arasında Ankara Büyük Ölçekli Mükellefler Grup Başkanı, 31 Temmuz 2017-18 Nisan 2019 tarihleri arasında Vergi Denetim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak görev yapmış olup 7 Ekim 2023 tarihinde ise Vergi Denetim Kurulu Başkanı olarak atanmıştı.

 

Ameliyatsız tiroid nodülü tedavisi mümkün mü?


 
Toplumda yaygın olarak görülen tiroid nodülleri, büyük oranda iyi huylu özellik taşımasına rağmen bazı hastalarda zaman içerisinde büyüyerek yaşam kalitesini olumsuz etkileyebiliyor. Peki nodülleri ameliyatsız küçültmek ya da yok etmek mükün mü?

31.10.2026 14:14:00
Murat Çorbacı
 
Ameliyatsız tiroid nodülü tedavisi mümkün mü?
Ameliyatsız tiroid nodülü tedavisi mümkün mü?

Tiroit nodülleri toplumumuzda da yaygın olarak görülüyor. Boynun ön bölümünde bulunan tiroid bezinde gelişen bu oluşumlar, belirli bir büyüklüğe ulaştığında boyunda şişlik, yutma güçlüğü, baskı hissi ve estetik rahatsızlık gibi şikâyetlere neden olabiliyor. Geçmişte tedavi gerektiren tiroid nodüllerinde cerrahi yöntemler ön plana çıkarken, girişimsel radyoloji alanında yaşanan teknolojik gelişmeler sayesinde günümüzde uygun hastalarda ameliyatsız tedavi seçenekleri de uygulanabiliyor.

Girişimsel Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Özgür Kılıçkesmez, iyi huylu olduğu gerekli incelemelerle doğrulanan ve belirli anatomik özelliklere sahip tiroid nodüllerinin minimal invaziv yöntemlerle tedavi edilebildiğine dikkat çekerek, özellikle doğru hasta seçimi ve ayrıntılı ultrasonografik değerlendirmenin tedavi planlamasında büyük önem taşıdığını vurguluyor.


Ameliyatsız tiroid nodülü tedavisi nedir?

Ameliyatsız tiroid nodülü tedavisi, uygun nodüllerin görüntüleme rehberliğinde gerçekleştirilen minimal invaziv işlemlerle küçültülmesini amaçlayan bir yaklaşımdır. Bu tedavilerde temel hedef, şikâyete neden olan nodül dokusunu kontrollü şekilde etkisiz hale getirerek zaman içerisinde hacminin azalmasını sağlamaktır.
Cerrahi yöntemlerde tiroid bezinin bir bölümü veya tamamı çıkarılabilirken, ablasyon işlemlerinde nodül çevresindeki sağlıklı tiroid dokusunun mümkün olduğunca korunması hedefleniyor.
Ancak ameliyatsız tedavi her nodül veya her hasta için uygun olmayabiliyor. Tedavi öncesinde ultrasonografi bulguları, biyopsi sonuçları ve tiroid fonksiyonlarının değerlendirilmesi gerekiyor.

Radyofrekans ablasyon ile tiroid nodülü tedavisi

Radyofrekans ablasyon, iyi huylu tiroid nodüllerinin tedavisinde kullanılan termal ablasyon yöntemlerinden biri...
İşlem sırasında ultrasonografi rehberliğinde nodül içerisine ince bir elektrot yerleştiriliyor. Elektrot aracılığıyla oluşturulan ısı enerjisi, nodül dokusunda kontrollü termal hasar meydana getiriyor.

Tedavi edilen nodül dokusu zaman içerisinde vücut tarafından kısmen yeniden emiliyor ve nodül hacminde küçülme meydana gelebiliyor.
Radyofrekans ablasyon genellikle lokal anestezi altında gerçekleştirilebiliyor. Bazı hastalarda işlem sırasında ek ağrı kontrolü veya sedasyon yöntemlerinden yararlanılabiliyor.

Tedavinin en önemli avantajlarından biri, uygun hastalarda büyük bir cerrahi kesi yapılmadan nodül hacminin azaltılabilmesi olarak öne çıkıyor.

Mikrodalga ablasyon nasıl uygulanıyor?

Mikrodalga ablasyon, elektromanyetik enerji kullanılarak nodül dokusunda ısı oluşturulmasını sağlayan bir başka minimal invaziv yöntemdir. Ultrasonografi eşliğinde nodül içerisine yerleştirilen özel bir anten aracılığıyla hedef dokuda kontrollü ısı etkisi meydana getiriliyor. Bu etki, nodül dokusunun zaman içerisinde küçülmesini amaçlıyor.

Mikrodalga ablasyon özellikle belirli iyi huylu tiroid nodüllerinde değerlendirilebiliyor. Ancak yöntemin seçimi nodülün büyüklüğüne, yerleşimine, iç yapısına ve işlemin güvenli şekilde gerçekleştirilip gerçekleştirilemeyeceğine bağlı olarak değişiyor.
Radyofrekans ve mikrodalga ablasyon yöntemleri arasında seçim yapılırken hastanın klinik özellikleri ve uygulama merkezinin deneyimi dikkate alınıyor.

Kistik tiroid nodüllerinde etanol ablasyonu

İçerisinde sıvı bulunan kistik tiroid nodüllerinin tedavisinde etanol ablasyonu önemli bir seçenek olarak kullanılabiliyor.
Bu yöntemde öncelikle nodül içerisindeki sıvının boşaltılması, ardından uygun koşullarda etanol uygulanarak kistik yapının yeniden sıvı biriktirme olasılığının azaltılması hedefleniyor.
Etanol ablasyonu özellikle tekrarlayan ve şikâyete neden olan iyi huylu kistik nodüllerde değerlendirilebiliyor.
Nodülün büyük ölçüde katı yapıda olması durumunda ise farklı ablasyon yöntemleri daha uygun olabiliyor.

Ameliyatsız tiroid nodülü tedavisi kimler için uygun?

Minimal invaziv ablasyon yöntemleri genellikle iyi huylu olduğu uygun biyopsi değerlendirmeleriyle doğrulanmış, büyüyen veya belirgin şikâyete neden olan nodüllerde gündeme geliyor.
Boyunda kozmetik rahatsızlık, baskı hissi veya yutma güçlüğü oluşturan nodüller bu kapsamda değerlendirilebiliyor.

Bazı aşırı hormon üreten otonom tiroid nodüllerinde de termal ablasyon seçenekleri düşünülebiliyor.
Ancak kanser şüphesi bulunan nodüllerde standart iyi huylu nodül ablasyon yaklaşımı uygun kabul edilmiyor. Bu hastalarda ileri tanısal değerlendirme ve gerekli durumlarda onkolojik tedavi planlaması gerekiyor.

Ameliyatsız tedavinin avantajları neler?

Minimal invaziv tiroid nodülü tedavilerinin önemli avantajlarından biri, uygun hastalarda cerrahi kesi yapılmadan işlem gerçekleştirilebilmesidir. Bu yöntemler çoğunlukla günübirlik uygulanabiliyor ve birçok hasta kısa süre içerisinde günlük aktivitelerine dönebiliyor.
Sağlıklı tiroid dokusunun korunması, işlem sonrasında tiroid hormonu kullanımına ihtiyaç duyulma olasılığını azaltabiliyor. Ancak hormon fonksiyonlarının korunacağı her hasta için garanti edilemiyor.

Ablasyon işlemlerinde nodülün tamamen ortadan kaldırılması her zaman hedeflenmiyor. Temel amaç, nodül hacmini azaltarak neden olduğu şikâyetleri hafifletmektir. Bazı hastalarda istenilen küçülmenin sağlanması için ek ablasyon seansları gerekebiliyor.

Ameliyatsız tiroid nodülü tedavisinin riskleri var mı?

Termal ablasyon yöntemleri minimal invaziv işlemler olmakla birlikte tamamen risksiz değildir. İşlem sonrasında geçici ağrı, boyunda hassasiyet, morarma veya şişlik görülebiliyor.
Daha nadir olarak ses değişikliği, kanama, cilt yanığı veya çevre dokularda termal hasar gibi komplikasyonlar gelişebiliyor. Bu nedenle işlemlerin tiroid anatomisine ve görüntüleme rehberliğinde ablasyon tekniklerine hâkim deneyimli ekipler tarafından gerçekleştirilmesi önem taşıyor.

Tedavi sonrası tiroid nodülü tekrar büyür mü?

Ablasyon sonrasında tiroid nodüllerinin hacminde zaman içerisinde küçülme bekleniyor. Ancak elde edilen sonuçlar nodülün başlangıç büyüklüğüne, yapısına ve uygulanan tedaviye göre değişebiliyor.

Bazı nodüllerde uzun dönem takip sırasında yeniden büyüme görülebiliyor. Bu durumda ek ablasyon veya farklı tedavi seçenekleri değerlendirilebiliyor. İşlem sonrasında ultrasonografi kontrolleriyle nodül hacmindeki değişim ve tiroid fonksiyonları takip ediliyor.

Bakırköy Belediyesine yönelik soruşturmada 39 tutuklama

Bakırköy Belediyesine yönelik ihale usulsüzlüğü soruşturmasında 39 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ayşegül Ovalıoğlu'nun babası Mustafa Özdemir'in de aralarında bulunduğu 18 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verilirken, 6 şüpheli serbest bırakıldı

31.10.2026 11:52:00
İHA
 
Bakırköy Belediyesine yönelik soruşturmada 39 tutuklama
Bakırköy Belediyesine yönelik soruşturmada 39 tutuklama
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca, Bakırköy Belediyesine yönelik yürütülen ihale usulsüzlüğü soruşturması kapsamında mahkemeye sevk edilen şüphelilerin işlemleri tamamlandı. Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği, aralarında Abdülhamit Pehlivan, Cemalettin Özdemir, Arda Karadağ, Ali Rıza Akyüz ve Mustafa Fazlıoğlu'nun da bulunduğu 39 şüphelinin tutuklanmasına karar verdi.

Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklanan şüphelilerin isimleri şöyle:

Abdülhamit Pehlivan, Cemalettin Özdemir, Arda Karadağ, Ali Rıza Akyüz, Mustafa Fazlıoğlu, Erkan Gül, Abdülkadir Akay, Ahmet Keküllüoğlu, Yunus Alışkan, İbrahim Yavuz, Mustafa Fatih Özkan, Duygu Muş, Nusret Sapa, Berkay Biçer, Selin Çiftçi, Kaan Dengiz, Yüksel Ercan Akçabay, Ferhat Ferahi Çelik, Nurcan Alan, Derya Güler, Ali Kemal Şahinsoy, Ahmet Adnan Özyirmidokuz, Ali Mürteza Alır, Alper Demirtaş, Birkan Dıragat, Cemal Arıkan, Eyyüp Alır, Fırat Duran, Gökhan Konur, Gürkan Dıragat, Hasan Mercan, Hüseyin Kıran, Mehmet Muhlis Öner, Mehmet Sırrı Özdemir, Osman Akın, Ömer Tuncer, Tolgahan Acar, Veli Çakırca, Yılmaz Tuna.

Bakırköy Belediye Başkanı Ayşegül Ovalıoğlu'nun babası Mustafa Özdemir'in de aralarında bulunduğu 18 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulandı.

Şüphelilerden Sinan Derman, Suzan Kurt, Hamza Sayan, İbrahim Halil Mercan, Muhammed Beran Pekyen ve Ümit Güngör serbest bırakıldı.

Bakırköy Belediyesine yönelik soruşturmada 40 şüpheliye tutuklama talebi

Bakırköy Belediyesine yönelik "ihaleye fesat karıştırma" ve "irtikap" suçlarına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 63 şüpheliden 40'ı tutuklanma talebiyle hakimliğe sevk edild

 

31.10.2026 05:00:00
AA
 
Bakırköy Belediyesine yönelik soruşturmada 40 şüpheliye tutuklama talebi
Bakırköy Belediyesine yönelik soruşturmada 40 şüpheliye tutuklama talebi

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca, Bakırköy Belediye Başkanlığı tarafından yapılan mal ve hizmet alımına ilişkin ihale dosyalarında suç teşkil eden usulsüzlükler neticesinde kamu zararı oluştuğu iddiasıyla başlatılan soruşturma sürüyor.

Adliyede savcılık ifadeleri tamamlanan 21 belediye personeli ve 19 firma temsilcisi suçların nitelikleri, karşılığı olan ceza miktarları, eylem sayıları ile delil durumları dikkate alınarak tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Savcılık, eylem sayısı ile bunların nitelikleri, verilen tekliflerin mahiyeti, birbirleriyle irtibatlı olup olmadıkları ve benzeri unsurları bir arada değerlendirerek kamu ihalelerinde teklif veren firma temsilcisi 12 şüphelinin yanı sıra 3 belediye personeli hakkında "yurt dışına çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasını talep etti.

Ayrıca, aramalar neticesinde elde edilen dijital verilere ilişkin raporlama tamamlandığında yeniden durum değerlendirmesi yapılmak üzere şüpheli Metin Soğuksu hakkında da "yurt dışına çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol talep edildi.

Savcılık, suçun vasıf ve mahiyetini, mevcut delil durumunu ve şüphelinin yaşını gözeterek Mustafa Özdemir'in "konutu terk etmeme" şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle hakimliğe sevk edilmesini istedi.

Öte yandan savcılık, 5 belediye personeli ve 1 firma temsilcisini delil durumu dikkate alarak, ifade işlemlerinin ardından serbest bıraktı.

Soruşturma kapsamında adliyeye sevk edilen ve belediye personeli olan şüphelilerin isimleri şöyle:

"Belediye Başkan yardımcıları Abdülhamit Pehlivan, Cemalettin Özdemir, Arda Karadağ, Ali Rıza Akyüz, Bakırköy Belediyesi Meclis Üyesi Mustafa Fazlıoğlu, Belediye Meclis Üyesi Erkan Gül, Bakırköy İmar ve Şehircilik Müdürü Abdülkadir Akay, Bakırköy Belediyesi Zabıta Müdürü Ahmet Kekellüoğlu, Bakırköy Destek Hizmetleri Müdürü Yunus Alışkan, Bakırköy Temizlik İşleri Müdürü İbrahim Yavuz, Bakırköy Kentsel Dönüşüm Müdürü Mustafa Fatih Özkan, Bakırköy Destek Hizmetleri Müdürü Vekili Duygu Muş, Bakırköy eski Bilgi İşlem Müdürü Nusret Sapa, Belediye Görevlileri Ayhan Kıvılcım, Berkay Biçer, Selin Çiftçi, Kaan Dengiz, Ferhat Ferahi Çelik, belediye görevlisi ve atölye şefi Yüksel Ercan Akçabay, Belediye Başkan Yardımcısı Vekili Nurcan Alan ve Fen İşleri Müdürü Derya Güler"

Haklarında tutuklama talep edilen firma yetkililerinin Ali Kemal Şahinsoy, Ahmet Adnan Özyirmidokuz, Ali Murteza Alır, Alper Demirtaş, Birkan Dıragat, Cemal Arıkan, Eyyüp Alır, Fırat Duran, Gökhan Konur, Gürkan Dıragat, Hasan Mercan, Hüseyin Kıran, Mehmet Muhlis Öner, Mehmet Sırrı Özdemir, Osman Akın, Ömer Tuncer, Tolgahan Acar, Veli Çakırca ve Yılmaz Tuna olduğu öğrenildi.

Soruşturma kapsamında belediye görevlileri Muharrem Atmaca, Altan Bulan ile Gözde Altıntop, firma yetkilileri Özge Mutlu, Emin Kılıç, Abdülaziz Öksüz, Ebubekir Öksüz, Özkan Taşlıcalı, Mert Ece, Hakan Kurtgişi, Gökhan Kaya, Yasemin Kaya, Bünyamin Seven, Feyza Kıran ve Gencay Seçilir için adli kontrol talep edildiği bilgisine ulaşıldı.

Ayrıca, Bakırköy Belediyesi Hukuk İşleri Müdürü Sinan Derman, Özel Kalem Müdürü Suzan Kurt, Bakırköy Gelirler Müdürü Hamza Sayan, zabıta şefi İbrahim Halil Mercan, Belediye Personeli Muhammed Beran Pekyen ve şirket yetkilisi Ümit Güngör savcılık ifadesinin ardından serbest bırakıldı.

Soruşturma

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca, Bakırköy Belediye Başkanlığı tarafından yapılan mal ve hizmet alımına ilişkin ihale dosyalarında suç teşkil eden usulsüzlükler neticesinde kamu zararı oluştuğu, iş yeri çalışma ruhsatı talep eden işletme sahiplerinden hukuka aykırı şekilde para talep edildiği, talep edilen miktarı ödemeyen işletmelerin ruhsat işlemlerinin ise sürüncemede bırakıldığı şeklinde yapılan ihbarlar üzerine soruşturma başlatılmıştı.

"İhaleye fesat karıştırma" ve "irtikap" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında, 2024-2026 yıllarında Bakırköy Belediyesinin farklı müdürlüklerince gerçekleştirilen açık ve pazarlık usulüne tabi 42 ihale dosyası üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi, HTS kayıtları ve MASAK raporları ile iletişimin tespiti ve teknik araçla izleme tedbirlerinin değerlendirilmesi sonucunda atılı suçlara iştirak ettiği değerlendirilen belediye başkan yardımcıları, belediye meclis üyeleri ve belediye personeli ile ihalelere katılan firma temsilcilerinin de aralarında bulunduğu 68 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti.

Bunun üzerine İstanbul İl Jandarma Komutanlığı KOM Şube Müdürlüğünce düzenlenen operasyonda, Bakırköy Belediyesi başkan yardımcıları Nurcan Alan, Ali Rıza Akyüz, Cemalettin Özdemir, Arda Karadağ, Abdülhamit Pehlivan ve 2 meclis üyesinin de aralarında bulunduğu 58 şüpheli yakalanmıştı.

Devam eden çalışmalarda gözaltı sayısı 63'e yükselmişti.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki işlemleri tamamlanmıştı.

Sağlık kontrolünden geçirilen zanlılar, Bakırköy Adliyesine sevk edilmişti. AA

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.