logo
13 MART 2026


Arap devletlerinin derin zilleti

10.03.2026 00:00:00
57 Müslüman ülkenin üye olduğu İslam Birliği Teşkilatı (İİT), henüz ABD'yi ve İsrail'i kınayan tek bir açıklama yapmadı. 22 ülkenin üye olduğu 'Arap Birliği' de' ABD ve İsrail kınamadı.

Ne yaptılar biliyor musunuz?

Suudi Arabistan, BAE, Bahreyn, Katar, Kuveyt ve Ürdün ortak bildiri yayınlayarak İran'ı, 'gayri meşru, sorumsuz, egemenlik ihlali, uluslararası hukuk ve BM Şartı'na aykırı" olarak suçlayıp, İran'ın saldırılarını kınadılar.

Bu alçaklık değil de nedir? Müslümanım, diyen bir insan ABD ile kılıç sallar mı?

'Allah-u ekber' Allah'tan tek büyüktür, O'ndan başka güç ve kudret tanımıyorum' diyen bir insan nasıl topraklarını, kaynaklarını kısacası her şeyini ABD'ye teslim edip, onun himayesine girer?

ABD'nin Bahreyn, Katar, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Ürdün, Irak, Umman, Mısır, Suriye ve Ürdün. Bu üslerde 50 bin civarı Amerikan askeri, 2 yüze yakın savaş uçağı bulunuyor.

Bizler ise İslam coğrafyasındaki kana, vahşete, zulme, katliamlara sebep, fail arıyoruz. Sebepte, failde Arap ülkelerini yönetenlerdir. ABD-İsrail sonuçtur.

İspanya

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarını "çok büyük bir hata ve tamamen yasa dışı" olarak nitelendirdi ve:

'Neden Ukrayna'dayız? Çünkü uluslararası hukuk ihlal edilmiştir. Bir ülkenin toprağı işgal edilmiştir. Neden Filistin'in yanındayız? Neden Gazze'deki soykırıma karşıyız? Çünkü uluslararası hukuk, aynı anlama gelen insan hakları çok açık bir şekilde ihlal edilmiştir' dedi.

Başka?

"Başkalarının misillemesinden korktuğumuz için dünya değerlerine aykırı olan bir şeye ortak olmayacağız' diyerek ABD'nin Rota ve Morón üslerini İran saldırıları için kullanmasına izin vermedi.

Diğer Avrupalı liderlerin sessiz kalmasını eleştiren Sánchez, "Kör ve itaatkar bir bağlılığı liderlik olarak görmek mümkün değildir" diyerek ABD'ye koşulsuz desteği reddetti.

'Burada mesele İran rejiminden yana olup olmamak değil, temel konu uluslararası hukuka bağlı olup olmamaktır. Uluslararası hukukun ihlaline hayır. Dünyadaki sorunlar sadece bomba atarak çözülemez. Geçmişteki hatalar tekrarlanmamalı. Bizim pozisyonumuzun özeti, savaşa hayır.'

İslam devletlerini yönetenlerden böyle cümleleri duyamadık. Neden?

Ne duyduk?

Arap ülkeleri, büyükelçileri vasıtasıyla Rusya'dan 'ABD'yi durdurun' pardon pardon 'İran'ı durdurun' çağrısı yapmışlar.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un cevabı, 'Müslümanım' diyenlere adeta nasıl Müslümansınız' şeklindeydi!

İşte o cevap:

'ABD ve İsrail'in yaptıklarını kınadınız mı? Örneğin, bir okulda 170 kız çocuğunun ölümünü kınadınız mı?

İran'ın hiçbir şey yapmaya hakkı olmadığını söylemek, aslında ABD ve İsrail'i devam etmeye açıkça teşvik etmek anlamına gelir.

Müzakerelerin ortasında olan bir ülke haince bir saldırıya maruz kalıyor. Haince.

İran, çözümler olabilecekken yaşanan bu durum karşısında şok olmuş durumda. Bu nedenle, savaşın tamamen sona ermesi için birleşik bir cephe çağrısında bulunuyoruz.

Bu arada, ülkelerinizin, hatta Bahreyn'in bile, ABD ve İsrail'in eylemlerinden tek bir kelime bile bahsetmeden İran'ı kınayan bir karar tasarısını BM Güvenlik Konseyi'ne sunmak istediğini duydum…

İran'ın karşılık verme hakkına sahip olmadığını savunuyorsanız, bu, ABD ve İsrail'in saldırganlığa devam etmesini doğrudan destekliyorsunuz anlamına geliyor. Bu mantıklı değil."

Evet, 'Müslümanım' diyen Arap ülkelerini yönetenler İspanya ve Rusya duruluş gösteremiyorsa bu alçaklıktır, aşağılıktır.

Eşkıya dünyaya hükümdar mı oldu?

Uluslararası hukukun yerini haydutluğun aldığı bir süreçten geçiyoruz.

Bu süreç, eşkıyanın dünyaya hükümdar olduğu bir süreç.

Daha dün Gazze'de yaptıkları soykırımları unutulan ABD–İsrail ikilisi, yine yeniden İran'a çullandı.

Hukuksuz, insafsız bir saldırıyla komşumuz İran'ın bir numaralı ismi Ali Hamaney, ailesi ve üst düzey birçok isim şehit edildi.

Üzerinde herkesin uzun uzun düşünmesi gereken bir durumla karşı karşıyayız.

Biz meseleye insanlık açısından ve Türkiye'mizin bekası açısından bakmak zorundayız.

Ortada egemen bir ülkenin liderinin katledildiği bir saldırı var, ortada 148 kız çocuğunun katledildiği bir saldırı var.

Ortada hukuk yok, haydutluk var; hukuk yok, Haçlı-Siyonist ittifakının vahşeti var.

ABD–İsrail ikilisinin İran saldırısı, hem İran özelinde hem de İslam coğrafyasında birçok hakikati ortaya çıkarmıştır.

İran'ın her şeye rağmen saldırıya güçlü bir karşılık vermesi kıymetli. İsrail ve bölge ülkelerindeki ABD üsleri hedef alındı.

Bu durum da ABD'ye güvenen Körfez ülkeleri açısından ibretlik bir durumu ortaya çıkardı.

ABD, bu ülkelerin hiçbirini koruyamadı.

Demek ki ABD'ye güvenip onun kayığına binmemek gerek!

Dileğimiz, ülkemiz başta olmak üzere tüm Orta Doğu'nun Büyük Orta Doğu Projesi girdabından çıkıp huzur dolu günlere kavuşmasıdır.

Bizi bu girdaptan kurtaracak olan da Atatürk çizgisidir.  Ortadoğu haritasına baktığımız da bir tek Atatürk Türkiye'si kaldığını görüyoruz.

İşte bu noktada üniter yapımızı, milli birliğimizi bozacak açılımlarla uğraşmak yerine Cumhuriyetimize sımsıkı sarılmak zorundayız."

Bu sözler Bağımsız Türkiye Partisi Lideri Hüseyin Baş'a ait. Sayın Baş haksız mı?

 
Akın Aydın / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.