HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 17 AĞUSTOS 2022, ÇARŞAMBA

Arkadaş yurduma alçakları uğratma sakın

03.10.2021 00:00:00

Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın;

Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.

Doğacaktır sana va'dettiği günler Hakk'ın

Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?

Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!

Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ,

Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ.

Ruhumun senden İlahî şudur ancak emeli:

Değmesin ma'bedimin göğsüne nâ-mahrem eli;

Bu ezanlar ki şehâdetleri dinin temeli

Ebedî, yurdumun üstünde benim inlemeli.

Bu güzel ülke ile ilgili sorunları ne zaman düşünmeye başlasam İstiklâl Marşımızın bu eşsiz dizeleri ile teselli bulurum. Güç bulurum. Bilirim ki İstiklâl Marşımızın içimize işleyen duygusu milyonlarca vatanseveri aynı yerde birleştirir.

Beklentilerimiz ortak. Güçlü, bağımsız, bir Türkiye. Böyle bir Türkiye'nin yeniden inşası için Atatürk ayarlarına acilen dönmemiz gerekiyor.

Son yıllarda iktidarın uyguladığı yanlış ve ilkesiz dış politikalar nedeniyle, adını yine kendilerinin koyduğu "değerli yalnızlık" dedikleri berbat bir tablonun içine mahkûm olduk.

Çeşitli nedenlerle yurtdışında temaslarda bulunan Türk heyetleri, asla kabul edemeyeceğimiz çirkinlikte tavırların muhatabı oluyorlar.

Gittikleri ülkelerde, resmi törenlerle karşılanması gereken devlet erkânı, ne garip bir durumdur ki, o ülke havaalanlarında uçaktan kendilerinden önce inen, yine bizim devlet görevlilerimiz tarafından karşılanıyorlar. Yani o ülkeler resmî karşılama yapmıyorlar. Sanki istenmiyorlar. Hatırlayın. Daha birkaç yıl önce bir Almanya gezisi için Erdoğan'a Alman kaynakları 'Buraya gelme, ülkemizde karışıklık istemiyoruz' mesajı yollamıştı. Ne acı bir durumdu. Unutturuldu. Unutuldu.

AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın son ABD ziyaretinde, uçan sarayı alana indiğinde, karşılamada Amerikalı yetkililerden bir kişi bile yoktu. Erdoğan, bizim Dışişleri Bakanı ve Washington Büyükelçisi tarafından karşılandı. Yani Dünya Lideri deniyor ya. Yalnız bir lider olarak indi alana. "Değerli yalnızlık" ne vahim bir tablo.

ABD ziyareti sırasında Erdoğan'ın, Amerikan başkanı Biden ile görüşeceğine ilişkin haberler uçuşmaya başladı Erdoğan medyasında ama, işin gerçeğini Amerika haberlerini izleyenler günler öncesinden biliyorlardı. Çünkü, ABD Başkanı Biden, çok önce yaptığı açıklamada, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu için Amerika'ya ulaşan liderlerin hiç biriyle görüşmeyeceğini beyan etmişti.

O halde Erdoğan'ın kurmaylarına, danışmanlarına sormaz mıyız,

"Sizler Türkiye'yi küçük düşüren bu cahilce beyanları nasıl ve ne hakla yaptınız?" diye.

Türkiye'yi dünyanın gözünde nasıl küçük düşürürsünüz diye sormaz mıyız?

Dünya liderliği denen kavram, ucuz iç siyaset söylemleri ile kazanılacak kadar kolay iş değildir.

Dünya lideri olmak demek, bilgi, birikim, asalet, zekâ, tevazu ister.

Dünya lideri olmak demek, devlet adamı olabilmek, dünyaya örnek olabilmek, halkıyla bütünleşebilmek, halkının onurunu ayaklar altına almamak demektir.

Dünya lideri olmak, ucuz söylemlerle kazanılacak şey hiç değildir.

Sözün özü ATATÜRK gibi düşünmeyi başarabilmektir dünya liderliği.

Dün Amerika'da, bugün Rusya'da, yarın kim bilir hangi ülkede, "resmî ziyaret" adı altıda, muktedirlerin yaptığı "ziyaretler" nedeniyle bu güzel ülkenin halkının onuru, kaç kere ayaklar altına alınacak?

Yeter. Artık yeter.

Büyük Atatürk'ün kemikleri sızlıyor.

O'nun "Muasır Medeniyet Seviyesi" dediği yerden, bugün geldiğimiz yeri gördükçe, kahroluyoruz. Halkını yücelten bir büyük liderden, bugünlere geldik. Atatürk demek VATAN demektir oysa.

Uluslararası arenada itibarımız yok. Yanlış politikalar, inatlaşmalar yüzünden, tek adam anlayışı yüzünden, her alanda gücünü yitiren bir ülke yaratıldı.

Ülkemiz içte yaşanan tutarsızlıklar, komşularımız ve diğer ülkelerle olan yanlış politikalar nedeniyle pek çok alanda ciddi tehditlerle karşı karşıya.

Tüm bu tablo içinde Türkiye Büyük Millet Meclisi yeni yasama yılına 1 Ekim günü başladı. Erdoğan'ın açılış konuşmasında verdiği mesaj "yeni anayasa" oldu. Bu mesaj aslında PKK sempatizanlarının çok istediği bir konuyu yeniden pişirip ortaya koymaktan başka bir şey değil.

Günlerdir, tekrar tekrar sanki varmış gibi "Kürt sorunu" dillendiriliyor. Bu ülkenin Kürt sorunu diye bir sorunu yoktur ve tamamen yapay bir tartışmadır.

Bu konu gündemde tutularak asıl yapılmak istenen, yeni anayasa ile değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez olan ilk üç maddenin değişikliği yoluyla, ülkenin bölünmesi, yani sözde bir Kürt devletinin yolunun açılması arzusudur.

BOP eşbaşkanı olduğunu daha önce defalarca dillendiren Sayın Erdoğan'ın yeni anayasa söylemi, bunca sorunu çözememiş bir iktidarın, oy devşirme beklentisinden başka işe yaramaz. Ama can sıkar. 

İşte bu yüzden diyoruz ki;

ARKADAŞ, YURDUMA ALÇAKLARI UĞRATMA SAKIN!

 
Gülgûn Feyman Budak / diğer yazıları

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

03.10.2020, 03.10.2019, 03.10.2018, 03.10.2017, 03.10.2016, 03.10.2015, 03.10.2014, 03.10.2013, 03.10.2012, 03.10.2011, 03.10.2010, 03.10.2009, 03.10.2008, 03.10.2007, 03.10.2006, 03.10.2005, 03.10.2004, 03.10.2003, 03.10.2002


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.