HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 20 EKİM 2021, ÇARŞAMBA

Eğitimde salgın sorunu ve çağdaş eğitim

28.09.2021 00:00:00

Sevgili Dostlar, bir süre önce başladığımız birlikteliğimiz bu dönem seyahatlerimin sıklığı nedeniyle bir miktar kesintiye uğradı ama artık yeniden köşeme dönmenin heyecanını yasıyorum. Kısa zaman dilimi içinde pek çok şeyi yapma zorunluluğu insanı bazen çok severek yaptığı işlerden geçici de olsa uzaklaştırabiliyor. Yapılması gerekenler bitti ve şimdi yeni bir heyecanla kalbimin attığı köşemde sizlerleyim. Tekrar merhaba.

Seyahatler, zorunlu işler ne olursa olsun biz gazeteciler daima gündemin içinde yoğrulur dururuz. Yani gündemden kopmak yoktur bizler için.

Türkiye dünya ülkelerine fark atacak ölçüde haber zengini bir ülke. Gündemin durgun olduğu bir saniye bile yok. Bunu elbette iktidarın uygulamalarına borçluyuz. Sağ olsunlar. Böylece acaba bugün ne yazsam diye düşünmüyoruz. Bugün hangisini yazsam diye tercih yapmaya çalışıyoruz.

Benim tercihim yıllar boyu yapılmak istenen vahim gelişmenin biraz daha şifrelerini çözmek üzerine oldu.

Yeni eğitim öğretim yılı başladı. Her yıl olduğu gibi bu yıl da sancılı hatta krizle başladı. Bizim ülkenin kaderidir bu. Yap boz tahtasına dönen eğitim sistemimiz yani sistemsiz eğitimimiz yüzünden çocuklarımız çok iyi eğitilemiyor. Ezberci eğitim anlayışı nedeniyle sadece sınav dönemlerine odaklanan çocuklarımız, sınavların bitmesiyle birlikte bilimsellikten hızla uzaklaşıp BİLGİ denen olağanüstü zenginliği ıskalıyorlar. Bu onların suçu değil, sistemin çarpıklığı. Düzelmesini umut ederken gittikçe dibe vuran eğitim. Bunca soruna bir de salgın belâsı eklenince işler içinden çıkılamaz hale geldi. Canımıza tak dedirten salgın nedeniyle biricik evlâtlarımız uzaktan eğitim yöntemiyle eğitilmeye çalışıldı. Zorunluydu. Bilinmeyen bir düşman tüm dünyayı kıskaç altına aldı. Sadece eğitim değil, her alanda evden çalışma programına geçilerek bambaşka bir hayatın içine itiliverdik. Ama bugün temel konumuz eğitim. Yüzyüze eğitime geçilmesi ile tam oh derken salgın çocuklarımızı yine tehdit ediyor. Tartışma da büyüyor. Okullar yeniden kapansın mı? Uzaktan eğitim gerekli mi? 

Çocuklarımızın ve dolayısı ile ebeveynlerinin sağlığı açısından uzaktan eğitimi belki savunabiliriz. Ama gerçek farklı.

Uzaktan eğitim ile çocuklarımız eğitilemedi.Hatta tembelliğe mahkûm edildi. Yalnızlaştı. Oysa eğitim her anlamda bir disiplin işidir. Sabah erken kalkmak, kahvaltı yapmak, hazırlanmak, okulun yolunu tutmak, sınıfa yerleşmek, arkadaşlık ilişkileri her şey eğitimin bir parçasıdır ve evlâtlarımızın sosyalleşmesi demektir. Öğretmenin öğrenciyi bire bir tanıması, öğrencinin öğretmenine rahat ulaşabilmesi, hepsi eğitimin önemli noktaları. Eğitim sadece ders kitaplarının içindekiler ile sınırlı değil. Hayata ilişkin her şey, ev dışında yaşanarak öğreniliyor çünkü. Ancak, gerek sağlık, gerek eğitim bakanlığının okullar ile ilgili süreci sağlıklı yönetememesi yüzünden, salgın eğitimi tehlikeye sokuyor.

Aklın yolu bir. Ciddi devlet anlayışına sahip olan ülkeler ayağı yere basan yöntemlerle okullarda salgını ciddi biçimde kontrol altına aldılar. Ama ne yazık ki bizde sınıflar kalabalık, okula giriş çıkışlarda temizlik kuralları tam anlamıyla uygulanamıyor. Böylece maske, mesafe, hijyen kuralının yerinde yeller esiyor. İşte bu yüzden binlerce sınıfta yeniden uzaktan eğitime geçildi.

Yazık değil mi?

Zaten müfredat bir alem. Atatürk'ün çizdiği çağdaş medeniyet düzeyinden uzaklaşılıyor. Andımızdan, birilerine yaranmak için vazgeçildi. Özgürlüğümüzün sesi İstiklâl Marşımızı bile neredeyse okutmayacaklar.

Bizler eğitimde sistem diye çırpınıp dururken karanlık dünyanın aktörleri en karanlık emelleriyle ortaya çıkıveriyorlar. Yıllar öncesinden çok tartıştığımız bir tabloyu hatırlatmak isterim;

Tam okulların açıldığı gündü. Milli eğitimden sorumlu tonton amca görünüşlü bakan, azılı dinci terörist Gulbettin Hikmetyar'ı öven ve çocuklarımızı insan öldürmeye teşvik eden şiir kitabını miniklerin ellerine tutuşturuvermişti.

Bu olsa olsa akıl tutulmasıdır diye düşünürken, bakanın -ne var bunda son derece normal- demesi, aslında çocuklarımızı da içine çekmeye çalıştıkları, şiddetten beslenen, dinle, inançla ilgisi olmayan ilkel anlayışlarını gözlerimizin önüne seriyordu.. 

Burada durun. Sorun. Sorgulayın. Bizler, çocuklarınıza şiddet çağrıştıran oyuncaklar almayın, masallar, öyküler sevgi dolu olsun diye ailelere telkinlerde bulunurken, o dönemin bakanının yaptığına bakın!

Bakan beyin dağıttığı UCUBE kitaptaki şiirden bazı bölümler:

"Çocuklar savaş oyunu oynuyor. Hiçbiri istemiyor düşman rolüne çıkmayı.

Çocuklar saklambaç körebe yerine savaş oyunu oynuyor. Kovalıyor yakalıyor ve öldürüyorlar.

Uzak ülkelerden Müslüman çocuklar rica ederim savaşa gelin.

Siz de oradan rica ederim savaşmaya gelin. Harçlıklarınızı hiç olmazsa mermi alalım için yollayın bize.

Biz çocuklar koşup duruyoruz dağlarda boynumuzda mermi torbalarıyla.

Adı Gulbettın Hikmetyar liderimiz bizim.

Allah adıyla konuşur, Allah için savaşır en önde.

Ona zor değil kafasını kırmak zalimlerin. Daha çocukken başladı bu işe.

Az yer, az uyur, örgütleyicidir. Azimli gerçekçidir.

Seviyoruz tüm ülke gibi biz küçük mücahitler de onu."

Rezalete bakın. Dünyanın TERÖR listesinde ilk sırada bulunan Afganistan'daki dinci Taliban teröristlerinin azılı liderine, bizim çocuklar 'seviyoruz biz onu' diyerek sempati besleyecekler. Ne için? Yıllar öncesinden rastladığımız ve bugün unutulan bir tablo bu.

Zihniyet değişti mi? Asla.

Bugün Taliban yeniden Afganistan sahnesinde. Bizim memlekette Taliban anlayışı konusunda değişen bir şey yok.

Bu elbette ayrı bir tartışma konusu.

Anlatmak istediğim şu:

Hangi alanda olursa olsun, içinden Atatürk'ü çıkarırsanız çöküş kaçınılmazdır.

Eğitimde Atatürksüz müfredat düşünülemez.

Çocuklarımız yeniden,

TÜRKÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM diyerek; NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE diyerek okullarda güne başlamalı, derhal akılcı eğitimle geleceğe hazırlanmalıdır. 

Eğitimin olmazsa olmazı budur.

 
Gülgûn Feyman Budak / diğer yazıları

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

28.09.2020, 28.09.2019, 28.09.2018, 28.09.2017, 28.09.2016, 28.09.2015, 28.09.2014, 28.09.2013, 28.09.2012, 28.09.2011, 28.09.2010, 28.09.2009, 28.09.2008, 28.09.2007, 28.09.2006, 28.09.2005, 28.09.2004, 28.09.2003, 28.09.2002


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.