HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 12 HAZİRAN 2021, CUMARTESİ

Asıl başkan Obama mı, Biden mi?

08.11.2008 00:00:00


Önceki gün aldığım bir e-postada şöyle bir olay aktarılıyordu: "Bundan iki yıl kadar önce, İngiltere'de yapılan uluslararası bir toplantıda, bir İngiliz işadamı, bir Türk işadamına şöyle demişti: Obama diye çok zeki bir kişi bulduk. Siyah! ABD Başkanı yapacağız." Şu soruyu sormak hakkınız: İngiliz işadamı kim, Türk işadamı kim? E-postada bu tür ayrıntılar yer almıyordu. Eğer bu olay doğruysa, kurnaz diplomasileriyle tarih boyunca nam salmış olan İngilizlerin Amerikan siyasetine böyle en üst merciden burunlarını sokmaları ilginç! Obama'nın hayatı mercek altına alındığında, birçok şeye 'beyni ve bileğiyle' ulaştığını söyleyebiliriz. Babasız geçen sıkıntılı bir çocukluktan sonra Obama, yetenekleriyle ABD'de girilmesi en zor üniversite olan Harvard Üniversitesi'nin yine girilmesi en zor bölümlerinden biri olan Hukuk Fakültesi'ne kaydolmayı başarmış. Daha önce de Columbia Üniversitesi'nde siyasal bilgiler okumuştu. Obama ilk kez 1996'da İlinois eyalet senatosuna seçilmiş, aynı başarıyı 1998 ve 2000'de de göstermişti. Ancak 2000'de Temsilciler Meclisi'ne girmek için Demokrat Parti'nin ön seçimlerine katıldı ama başarılı olamadı. Yani Obama'nın siyasi geçmişi hep başarılarla dolu değil. Obama, 2004'te Senato'ya seçilmeyi başarmış. Beni şaşırtan ulusal ölçekte 4 yıllık siyasi geçmişi olan, dahası 2000'de Demokrat Parti'den milletvekili adayı bile olamayan bir kişinin, üstelik beyaz da değil, ABD'nin hatta Türkiye, Asya ve Avrupa gazetelerinin manşetlerine yansıyan haliyle dünyanın ümidi haline gelmesidir. Hızlı yükselişlerden oldum olası tedirginlik duyarım! Dünyanın Obama'dan beklediği bellidir: 2009 yılı bütçesi 550 milyar dolar olan (dünya ordularının bütçelerinin yarısı!) ABD Savunma Bakanlığı Pentagon'un ölüm makinelerinden emin olmak. Dahası Irak ve Afganistan'da olduğu gibi canavarlaşmayan bir ABD görmek. Şu soruları sormak da hakkımız: Acaba Obama eliyle Bush döneminin cinayetlerinin kanları mı temizlenecek? Küresel düzlemde tarumar olan ABD'nin yumuşak gücü yeniden mi parlatılacak? Böylece yeni bir Amerikan sömürü döneminin altyapısı mı tesis edilecek? Bu sorulara 'hayır' diyebilmek ne kadar mümkün?Gelelim ana başlığa: Asıl başkan Obama mı, Biden mi? Acaba şu tablonun daha şiddetli bir versiyonu mu yaşanacak? Malum George Walker Bush'un yardımcısı Dick Cheney'dir. Kararları şekillendiren kişinin Bush değil, Cheney olduğu sık sık dillendirilir. Mesela Irak işgali Cheney'in işi olarak görülmektedir. Neoconların başı da Cheney'dir. Dahası, Cheney'nin yurtdışı gezileri Bush'unkilerden daha fazla spekülasyona yol açmaktaydı. Mesela Mart 2008'de Cheney Türkiye'ye geldi: Ziyaret bağlamında Türkiye'de gündeme getirilen konulardan biri, Cheney'nin 'bor' madenleriyle de ilgilendiğiydi. Doğru, yanlış; ayrı mesele. Görüşme tutanakları elimde değil.

Toy Obama'nın başkan yardımcısı olarak atadığı Joe Biden ise tam bir siyaset kurdu. 66 yaşındaki Biden, 30 yaşında ABD Senatosu'na seçilmiş. ABD^de Senato'ya seçilme yaşı 30. ABD tarihindeki en genç 5. senatör! 1974'te Time Dergisi, Biden'i Geleceğin 200 Yüzünden biri olarak belirlemişti. Daha sonra 6 kez daha Senato'ya girmiş. ABD düzeninin, Washington ve dünya siyasetinin inceliklerini biliyor. Hakkındaki iddialardan biri, ABD derin devletinin önemli isimlerinden biri olduğu yönünde. Burada parantez açıp işi International Herald Tribune gazetesinin 5 Kasım tarihli nüshasında yer alan rakamlara dökelim: Obama'nın seçimlerde aldığı oyların yüzde 61'i beyazlardan, yüzde 23'ü ise siyahlardan gelmiş. 2004 yılındaki seçimlerde ise Demokrat aday Kerry'nin topladığı oyların yüzde 66'si beyazlardan, yüzde 21'si siyahlardan gelmişti. Görüldüğü gibi Demokrat Parti tabanında 2004 ile 2008 arasında çok ciddi oy kayması yok. McCain'in oylarının yüzde 90'i ise beyazlardan. Bush için bu rakam 2004'te yüzde 88 idi. Orada da değişen bir şey yok. Demek ki, ABD seçmeni ırk eksenli tercih yapmamış. Bu bir? İkincisi, bu sonuca Biden'in katkısı inkar edilemez!

Türkiye için Biden hayra alamet ve tekin bir isim değil. 20 yıl önce söylediği "Türkiye'nin etrafını ateş çemberine çeviririz" sözü hala daha kulaklarda çınlamaktadır. Obama'nın Ermeni tezlerini ve Patriğin ekümeniklik sıfatını desteklemesi, Türk askerinin Kıbrıs'tan çekilmesini istemesinin ardında Joe Biden bulunuyor. Joe Biden, yurtdışına gönderilecek büyükelçileri Dış İlişkiler Komitesi'nde sorgulayan, Ankara büyükelçi adaylarına özel bir önem veren bir kişi olarak da dikkat çekmekteydi. Ayrıca 1991'de Kıbrıs'a BM Barış Gücü yerine 70 bin Amerikan askerinin yerleştirilmesini istemişti! Neticede biz geçmişten gelen bilgileri bir araya toplayarak burada kaygılarımızı dile getiriyoruz. Obama konusunda ne iyimser, ne de kötümserim! İşimiz soru sormak. Keşke Obama Amerikan askerlerini Irak ve Afganistan da çekse; keşke İran'a veyahut başka bir ülkeye savaş ilan etmese ya da bomba yağdırmasa, keşke samimi bir şekilde PKK'nın üzerine gitse, keşke soykırım meselesini gündeme getirmese, keşke, keşke!!!?
 
Recep Bahar / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.