Bazı karanlık odaklar veya onlarla iş tutan çevrelerin bu tür başlıklara ve içeriklerine karşı, olağanüstü bir alerjilerinin olduğunu biliyorum.
Türk'e ve Türkçeye karşı alerjisi olanların vatan tutacağı yer, asla Türk yurdu değildir ve olamaz!
Türk dili ve yazısının, insanlık tarihi ile yaşıt olduğunu hatırlatmak gerekir.
Yazının ilk kez Türkler tarafından icat edildiğinin ve tüm diğer alfabelerin esin kaynağının yine Türk alfabesi olduğu gerçeğinin, özellikle de Türk gençliği tarafından çok iyi bilinmesi ve bununla iftihar edilmesi icap eder.
Bu hususta tarihi bir şahsiyet olan Kaşgarlı Mahmut, Divanu Lugati't-Türk eserinde çok çarpıcı hakikatleri ortaya koymaktadır.
Kaşgarlı Mahmut, talih güneşinin Türk burcunda doğduğunu, Tanrı'nın Türk kağanlığını gökyüzünün katmanları arasına yerleştirdiğini, onlara Türk adını ve egemenliği verdiğini yazar.
Çağının kağanlarını, Tanrı'nın Türkler arasından çıkardığını ve ulusları yönetme dizginlerini Türklere vererek bütün insanlığa egemen kıldığını belirtir.
Türkleri doğruluğa yönelten Tanrı'nın, Türklerle birlikte olanları ve birlikte çalışanları aziz kıldığını, Türkler sayesinde onları isteklerine eriştirdiğini, yağmacıların kötülüklerinden onları koruduğunu anlatır.
Türklerin oklarından korunmak için akıl sahibi olanların, Türklere katılması gerektiğini yazan Kaşgarlı Mahmut, en doğrusunun Türklerin gönlünü almak olduğunu, derdini dinletebilmek için onların diliyle konuşmaktan başka çıkar yol bulunmadığını ifade eder.
Bu görüşlerini kanıtlamak amacıyla Buharalı ve Nişaburlu iki ayrı imamdan işittiği sahih bir hadisi tanık gösterir.
Her iki imam da, Hz. Muhammed'in kıyamet belirtilerinden, ahir zamandaki azaplardan ve Oğuz Türklerinin ortaya çıkışından söz ederken "Türklerin dilini öğreniniz, çünkü onların egemenliği uzun sürecektir" buyurduğunu Kaşgarlı Mahmut'a anlatmıştır.
Bu bir sahih hadistir diyen ve Türk dilini öğrenmenin Peygamber buyruğu ve dinî bir gereklilik olduğunu yazan Kaşgarlı Mahmut, dünyada Türkçeden daha güzel bir dilin ortaya çıkmadığını ve kıyamete kadarda çıkmayacağını söyler.
Büyük Selçuklu Sultanı Alparslan'ın Malazgirt zaferinden hemen sonra İslam dünyasında Türklerin, Türklüğün ve Türk dilinin öneminin daha da arttığı bir dönemde Araplara Türkçeyi öğretmek, Türkçenin çok zengin bir dil olduğunu ortaya koymak amacıyla, Divanu Lugati't-Türk'ü yazmıştır Kaşgarlı Mahmut.
Eserinin pek çok yerinde Türkleri ve Türklüğü öven Kaşgarlı Mahmut, bütün Türk illerini dolaşıp Türk, Türkmen, Oğuz, Çiğil, Yağma ve Kırgızların dillerini, sözlü edebiyat ürünlerini öğrendiğini belirttikten sonra, bütün bu bilgileri kitabında en uygun bir biçimde sıralayarak düzenlediğini anlatır.
Cumhuriyetimizin kurucusu aziz önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'te, Türk dili ve önemi hususunda çok büyük katkılar sunmuştur.
O halde Türk yurdunda, Türkçeden başka bir dil konuşulmamalı ve hatta gündeme dahi getirilmemelidir.
Ne mutlu Türküm diyene.
Türk'e ve Türkçeye karşı alerjisi olanların vatan tutacağı yer, asla Türk yurdu değildir ve olamaz!
Türk dili ve yazısının, insanlık tarihi ile yaşıt olduğunu hatırlatmak gerekir.
Yazının ilk kez Türkler tarafından icat edildiğinin ve tüm diğer alfabelerin esin kaynağının yine Türk alfabesi olduğu gerçeğinin, özellikle de Türk gençliği tarafından çok iyi bilinmesi ve bununla iftihar edilmesi icap eder.
Bu hususta tarihi bir şahsiyet olan Kaşgarlı Mahmut, Divanu Lugati't-Türk eserinde çok çarpıcı hakikatleri ortaya koymaktadır.
Kaşgarlı Mahmut, talih güneşinin Türk burcunda doğduğunu, Tanrı'nın Türk kağanlığını gökyüzünün katmanları arasına yerleştirdiğini, onlara Türk adını ve egemenliği verdiğini yazar.
Çağının kağanlarını, Tanrı'nın Türkler arasından çıkardığını ve ulusları yönetme dizginlerini Türklere vererek bütün insanlığa egemen kıldığını belirtir.
Türkleri doğruluğa yönelten Tanrı'nın, Türklerle birlikte olanları ve birlikte çalışanları aziz kıldığını, Türkler sayesinde onları isteklerine eriştirdiğini, yağmacıların kötülüklerinden onları koruduğunu anlatır.
Türklerin oklarından korunmak için akıl sahibi olanların, Türklere katılması gerektiğini yazan Kaşgarlı Mahmut, en doğrusunun Türklerin gönlünü almak olduğunu, derdini dinletebilmek için onların diliyle konuşmaktan başka çıkar yol bulunmadığını ifade eder.
Bu görüşlerini kanıtlamak amacıyla Buharalı ve Nişaburlu iki ayrı imamdan işittiği sahih bir hadisi tanık gösterir.
Her iki imam da, Hz. Muhammed'in kıyamet belirtilerinden, ahir zamandaki azaplardan ve Oğuz Türklerinin ortaya çıkışından söz ederken "Türklerin dilini öğreniniz, çünkü onların egemenliği uzun sürecektir" buyurduğunu Kaşgarlı Mahmut'a anlatmıştır.
Bu bir sahih hadistir diyen ve Türk dilini öğrenmenin Peygamber buyruğu ve dinî bir gereklilik olduğunu yazan Kaşgarlı Mahmut, dünyada Türkçeden daha güzel bir dilin ortaya çıkmadığını ve kıyamete kadarda çıkmayacağını söyler.
Büyük Selçuklu Sultanı Alparslan'ın Malazgirt zaferinden hemen sonra İslam dünyasında Türklerin, Türklüğün ve Türk dilinin öneminin daha da arttığı bir dönemde Araplara Türkçeyi öğretmek, Türkçenin çok zengin bir dil olduğunu ortaya koymak amacıyla, Divanu Lugati't-Türk'ü yazmıştır Kaşgarlı Mahmut.
Eserinin pek çok yerinde Türkleri ve Türklüğü öven Kaşgarlı Mahmut, bütün Türk illerini dolaşıp Türk, Türkmen, Oğuz, Çiğil, Yağma ve Kırgızların dillerini, sözlü edebiyat ürünlerini öğrendiğini belirttikten sonra, bütün bu bilgileri kitabında en uygun bir biçimde sıralayarak düzenlediğini anlatır.
Cumhuriyetimizin kurucusu aziz önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'te, Türk dili ve önemi hususunda çok büyük katkılar sunmuştur.
O halde Türk yurdunda, Türkçeden başka bir dil konuşulmamalı ve hatta gündeme dahi getirilmemelidir.
Ne mutlu Türküm diyene.
Hacı Gaydan / diğer yazıları
- İran’ın gerçek tarihi / 01.04.2026
- ABD’ye tapanlar bilsin ki, o artık öldü! / 23.03.2026
- Büyük olmak inanmakla mümkündür / 17.03.2026
- Tek çaremiz Atatürk’ün izinde gitmektir / 13.03.2026
- ABD - İran savaşı ve Türkiye’nin göremediği gerçek / 09.03.2026
- Petro-dolar sistemi çökerse, ABD dağılır / 05.03.2026
- ABD ve İsrail terör devletidir / 04.03.2026
- Türk yurdunda yaşayanlara TÜRK denir / 27.02.2026
- Yalancısın, alçaksın, şerefsizsin! / 20.02.2026
- Hüseyin Baş’tan küresel dünyaya tarihi mesaj / 10.02.2026
- ABD’ye tapanlar bilsin ki, o artık öldü! / 23.03.2026
- Büyük olmak inanmakla mümkündür / 17.03.2026
- Tek çaremiz Atatürk’ün izinde gitmektir / 13.03.2026
- ABD - İran savaşı ve Türkiye’nin göremediği gerçek / 09.03.2026
- Petro-dolar sistemi çökerse, ABD dağılır / 05.03.2026
- ABD ve İsrail terör devletidir / 04.03.2026
- Türk yurdunda yaşayanlara TÜRK denir / 27.02.2026
- Yalancısın, alçaksın, şerefsizsin! / 20.02.2026
- Hüseyin Baş’tan küresel dünyaya tarihi mesaj / 10.02.2026

























































