logo
25 HAZİRAN 2026

Av yasağı başlıyor: Fiyatlarda yüzde 15 artış bekleniyor

15 Nisan'da başlayan av yasağı öncesinde balıkçıların büyük bölümü teknelerini karaya çekip bakım sürecine hazırlanırken, dün bazıları son kez sefere çıktı. Yasağın başlamasıyla birlikte balık çeşitliliğinin azalması ve çipura ile levrek başta olmak üzere fiyatlarda yüzde 15-20 artış bekleniyor

15.04.2026 00:10:00 / Güncelleme: 15.04.2026 06:34:22
İHA
Av yasağı başlıyor: Fiyatlarda yüzde 15 artış bekleniyor
Av yasağı başlıyor: Fiyatlarda yüzde 15 artış bekleniyor
15 Eylül'de başlayan balık av sezonu, 15 Nisan itibarıyla sona erdi. Av yasağının başlamasıyla birlikte trol ve gırgır yöntemiyle avcılık duracak, kıyı balıkçılığı ise sınırlı şekilde devam edecek.
 
Yasak sürecinde balıkların yumurtlama dönemine girmesi nedeniyle denizlerdeki çeşitlilikte düşüş yaşanması öngörülürken, sezon boyunca 30'a yakın olan balık çeşidinin 15'e kadar gerilemesi bekleniyor. Buna rağmen sardalya gibi yılın 12 ayı avlanabilen türler sayesinde vatandaşların yaz aylarında da balığa ulaşabileceği ifade ediliyor.







Av yasağıyla birlikte özellikle kültür balıkçılığında fiyat artışı yaşanacağı, çipura ve levrek başta olmak üzere balık fiyatlarında yaklaşık yüzde 15 civarında yükseliş beklendiği belirtildi.
 
Öte yandan av yasağı öncesinde balıkçıların büyük bölümü teknelerini karaya çekip bakım sürecine hazırlanırken, bazı balıkçılar ise son kez sefere çıkarak sezonu kapatmaya hazırlanıyor. 

Yasağın başlamasıyla birlikte özellikle uluslararası avcılık yapmayan teknelerin yaklaşık 5 ay boyunca limanlarda kalacağı, bu süreçte bakım ve onarım çalışmalarının yapılacağı belirtiliyor.







"Akdeniz, Ege, Marmara'da trol ve gırgır avcılığı yasaklanmış olacak"
 
Mersin Balıkçılar Derneği Başkanı Adnan Polat, 15 Nisan itibarıyla başlayacak av yasağının trol ve gırgır avcılığını kapsadığını belirterek, bu süreçte yalnızca kıyı balıkçılığının serbest olacağını ifade etti. Polat, "15 Eylül itibarıyla açılan av sezonumuz, 15 Nisan akşamı yasak başlıyor. Ülkemizin dört bir tarafında, Akdeniz, Ege, Marmara'da trol ve gırgır avcılığı yasaklanmış olacak. Yaklaşık 5 aylık bir yasak süresi var. Balıkçılarımız bu yasak süresinde yasağa uyuyorlar. Trol ve gırgır avcılığı kesinlikle yasak. Sadece kıyı avcılığı dediğimiz elle yapılan avcılık serbest. Orada sardalya ve çeşitli balıklar çıkıyor" dedi.







"12 milden sonra uluslararası av serbestliği var"
 
Polat, yasağın kıyıdan itibaren 12 mil sınırına kadar geçerli olduğunu belirterek, bu sınırın ötesinde avcılığın sürdüğünü ifade etti. Polat, "Sadece bu yasak 12 mile uygulanmıyor. 12 milden sonra uluslararası av serbestliği var. Yine çeşitli balıklar gelecek yalnız çeşitte düşme olacak. Örneğin balık sezonunda 30 çeşit balığımız geliyorsa bu çeşit 15 çeşide düşmüş olacak" ifadelerini kullandı.







"5 aylık süreçte yine balık çeşitliliğimiz var"
 
Yasak sürecinde balık çeşitliliğinin tamamen ortadan kalkmayacağını belirten Polat, "5 aylık süreçte yine balık çeşitliliğimiz var. Özellikle sardalya, yılın 12 ayı çıkan bir balık. Sardalya eksiği olmayacak, Omega-3 açısından da en zengin yiyecek. Uluslararası avcılık dediğimiz avcılıkta da yine mezgit, karides, kalamar, barbunya gibi türler çıkacak" diye konuştu.







"Yüzde 15 yüzde 20 arasında bir artış bekliyoruz"
 
Av yasağının fiyatlara etkisine de değinen Polat, "Av yasağının girmesiyle birlikte çipura ve levrekte yüzde 15-20 arasında bir artış bekliyoruz. Balıkların 5 aylık bir yumurtlama dönemi var. 15 Eylül'de tekrar 'vira bismillah' deyip balıkçılarımız av sezonunu sürdürecekler" dedi.







"Tekneler gelecek 5 ay boyunca bakıma çekilecek"
 
Balıkçı Hatip Kaçan, mesleği çocukluğundan bu yana sürdürdüğünü belirterek, "Baba mesleği olarak bu işi yapıyoruz. Her sezon olduğu gibi bu sezonun da sonuna geldik. Büyük tekneler gelecek 5 ay boyunca bakıma çekilecek. Bu sezon yağışların etkisiyle çeşitlilik açısından bereketli geçti. Özellikle çipura ve sargoz gibi beyaz balık türlerinde verim aldık. Ancak fırtınalar nedeniyle her zaman denize açılamadık. Derelerin taşmasıyla birlikte denizde oluşan sazlık ve otlar da bizi zorladı" dedi.

Mazot fiyatlarının sektörü olumsuz etkilediğini vurgulayan Kaçan, "Mazota gelen zamlar sadece yakıtı değil, kullandığımız ağdan tekne bakımına kadar her şeyi etkiliyor. Eğer mazot fiyatlarında denge sağlanırsa balıkçılık yeniden daha kazançlı hale gelebilir" ifadelerini kullandı.

Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı

Son 66 yılın en fazla yağmurunun yağdığı Aksaray'da Mamasın Barajı'ndaki doluluk oranı yüzde 46'a ulaşırken, nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde tarım ürünlerinin rekoltesinde artış beklentisi üreticilerin yüzünü güldürdü

20.06.2026 11:52:00
İHA
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Türkiye'nin en kurak illeri arasında yer alan Aksaray'da bu yıl yağan yağmurlar, son 66 yılın en fazla yağışı olarak kayıtlara geçti. Yağışlar afetleri beraberinde getirse de barajlardaki doluluk oranları arttı.






Nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde, bu yıl ekilen ürünlerde de rekolte artışı bekleniyor. Kentin hem içme suyu ihtiyacını karşıladığı hem de tarımsal sulama ihtiyacının karşılandığı tek baraj olan Mamasın Barajı, yüzde 46'lık doluluk seviyesine ulaştı. 40 milyon metreküp suyu olan barajdaki su miktarı 75 milyon metreküp olarak ölçüldü. Uzmanlar, her şeye rağmen israftan kaçınılması gerektiğimi vurguladı.








"Mamasın Barajı su seviyesinde yüzde 46 oranında artış kaydedildi"

Yağışlar ve etkileri hakkında bilgiler veren Jeoloji Mühendisleri Odası Aksaray İl Temsilcisi Tayfun Aydın, "Türkiye'de son 66 yılın en büyük yağmurları yağdı. Dolayısıyla kar ve yağmur suları bakımından su oranımız artmıştır. Türkiye'de yıllık metrekareye düşen yağış miktarı 574 kilogram, bölgemize metrekareye düşen 324 kilogram iken, bu son yağışlarla verim ve bereket gelmiştir. Mevcut Mamasın Barajımızda 40 milyon metreküp suyumuz var iken, en son yapılan ölçümde 75 milyon metreküpe çıkmıştır. Bu da buranın doluluk oranının yüzde 46 oranında arttığını göstermektedir. Ancak bu şu anlama gelmesin ki, barajımız dolu değildir. Yüzde 50'si hala boştur ama son yağışlarla yüzde 46 oranında su miktarımız artmıştır" dedi.




















Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte yükselen sıcaklıklar, günlük hayatı zorlaştırmanın ötesinde ciddi sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Vücudumuz, ortam sıcaklığına uyum sağlamak için harika bir mekanizmaya (terleme) sahip olsa da extreme sıcaklarda bu sistem yetersiz kalabilir

18.06.2026 13:00:00
Hasan Gündoğdu
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Aşırı sıcakların olumsuz etkilerinden korunmak, konforlu ve en önemlisi sağlıklı bir yaz geçirmek için dikkat etmeniz gereken temel unsurları sizler için derledik.






Sıvı Dengesi: Susamayı Beklemeyin

Vücudumuzun %60'ından fazlası sudan oluşur ve sıcak havalarda terleme yoluyla inanılmaz bir hızla su kaybederiz.

Düzenli Su Tüketimi: "Susamak", vücudun çoktan susuz kaldığının bir alarmıdır. Bu yüzden susamayı beklemeden, gün boyunca saat başı 1-2 bardak su içmeyi alışkanlık haline getirin.

Mineral Takviyesi: Terle sadece su değil, sodyum ve potasyum gibi hayati mineralleri de kaybederiz. Tansiyon probleminiz yoksa günde 1 şişe maden suyu içmek mineral dengesini korumaya yardımcı olur.

Tuzak İçeceklerden Kaçının: Alkol, aşırı kafeinli içecekler (kahve, koyu çay) ve şekerli asitli içecekler sanılanın aksine vücuttan su atılmasını hızlandırır (diüretik etki). Sıcak günlerde bu içecekleri minimumda tutun.






Beslenme Düzeni: Hafif ve Serinletici

Sıcak havalarda sindirim sistemi fazladan çalışarak vücut ısısını daha da artırabilir. Bu yüzden beslenme alışkanlıklarını mevsime göre revize etmek şarttır.

Ağır Yemeklere Elveda: Yağlı, kızartmalı, aşırı baharatlı ve protein ağırlıklı ağır yemekler yerine; sindirimi kolay, su oranı yüksek besinleri tercih edin.

Mevsim Meyve ve Sebzeleri: Karpuz, kavun, salatalık, domates, kabak ve semizotu gibi hem su hem de vitamin deposu olan besinleri sofranızdan eksik etmeyin.

Az ve Sık Beslenin: Tek bir öğünde çok fazla yemek yerine, porsiyonları küçülterek az ve sık yemek vücudun üzerindeki metabolik yükü azaltır.






Giyim ve Kişisel Bakım: Doğru Kumaş, Doğru Koruma

Güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde cildimizi ve başımızı korumak hayati önem taşır.

Kumaş Seçimi: Sentetik, naylon ve dar giysiler cildin nefes almasını engeller ve isiliğe, mantara ya da ısı çarpmasına yol açar. Bunun yerine pamuklu, keten, gevşek dokulu ve açık renkli kıyafetleri tercih edin. Açık renkler güneş ışığını yansıtırken, koyu renkler ısıyı hapseder.

Aksesuarlar: Geniş siperlikli şapkalar ve UV korumalı güneş gözlükleri sadece birer tarz ögesi değil, başınızı ve gözlerinizi koruyan birer kalkandır.

Güneş Kremi: Dışarı çıkmadan en az 20 dakika önce, en az 30 (ideali 50+) faktörlü, geniş spektrumlu bir güneş kremini açıkta kalan tüm bölgelerinize uygulayın ve her 2-3 saatte bir yenileyin.






Zaman Yönetimi: Güneşin Zirve Noktası

Günün her saati aynı risk derecesine sahip değildir. Zamanı doğru yönetmek riskleri yarı yarıya azaltır.

Kritik Saatler: Güneş ışınlarının en dik ve zararlı olduğu 10:00 ile 16:00 saatleri arasında zorunlu olmadıkça dışarı çıkmayın.

Egzersiz Zamanlaması: Spor yapmayı seviyorsanız, bunu günün en sıcak saatlerinde değil, sabahın ilk ışıklarında veya akşam güneş battıktan sonra yapın. Ağır kardiyo hareketlerinden kaçının.






Yaşam Alanlarının Serin Tutulması

Sadece dışarısı değil, ev ve ofislerin içindeki sıcaklık da sağlığı etkiler.

Doğru Havalandırma: Gündüz saatlerinde dışarıdaki sıcak havanın içeri girmemesi için pencereleri ve panjurları kapatın, perdeleri çekin. Havalandırma işlemini hava sıcaklığının düştüğü gece veya sabaha karşı yapın.

Klima Kullanımı: Klima harika bir kurtarıcıdır ancak oda sıcaklığını aniden çok düşük derecelere (örneğin 18°C) getirmek yerine 23-24°C civarında sabitleyin. Dışarı ile içerisi arasındaki sıcaklık farkının 7-8 dereceden fazla olması felç, kas tutulması ve klima çarpması gibi riskleri doğurur.






Isı Çarpması Belirtilerine Dikkat Edin!

Aşırı halsizlik, baş dönmesi, mide bulantısı, baş ağrısı, hızlı nabız ve cildin aşırı kuru/kırmızı olması "Isı Çarpması" (Güneş Çarpması) belirtisi olabilir. Bu durumda kişi hemen serin bir yere alınmalı, giysileri gevşetilmeli, vücudu ıslak bezlerle serinletilmeli ve bilinci yerindeyse su verilmelidir. Durum kötüye gidiyorsa vakit kaybetmeden tıbbi yardım çağrılmalıdır.

Aşırı sıcaklar özellikle yaşlılar, kronik hastalığı olanlar (tansiyon, kalp, şeker), hamileler ve bebekler için çok daha büyük risk taşır. Kendinizi korurken çevrenizdeki bu hassas grupları ve sokaktaki can dostlarımız için kapınızın önüne bir kap temiz su koymayı da lütfen unutmayın.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.