logo
25 HAZİRAN 2026

Bahçeli'ye Erdoğan'ın paylaşımı ile yanıt veren Özgür Özel: Bunlar iyi siyasetçiler ama kötü insanlar

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında Erdoğan ve Bahçeli'nin eleştirilerine yanıt verdi. CHP'nin terör saldırısında PKK'nın adını anmadığı iddia eden Bahçeli'ye kendi paylaşımı ve Erdoğan'ın paylaşımı ile yanıt verdi. Özel, bütçe görüşmelerinde CHP'yi dinlemeden salonu terk ede Bahçeli'yi HÜDA PAR Genel Başkanı Yapıcıoğlu'nun 'özerlik' çıkışına yanıt vermeye davet etti.

26.12.2023 16:32:00 / Güncelleme: 26.12.2023 16:42:01
Haber Merkezi
Bahçeli'ye Erdoğan'ın paylaşımı ile yanıt veren Özgür Özel: Bunlar iyi siyasetçiler ama kötü insanlar
Bahçeli'ye Erdoğan'ın paylaşımı ile yanıt veren Özgür Özel: Bunlar iyi siyasetçiler ama kötü insanlar

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Grup Toplantısında; kendisinin şehitlerle ilgili mesajını ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımı gösterdi ve "Tüm vatandaşlarımızın dikkatine: Askerlerimiz şehit olduğunda, CHP'nin Genel Başkanının tweeti: 'Pençe Kilit Operasyon bölgesinde, PKK'lı teröristlerle çıkan çatışmada şehit olan altı askerimize Allah'tan rahmet, ailelerine ve milletimize başsağlığı diliyorum.' Sayın Bahçeli, bugün dedin ya; 'PKK'nın adını anmaz onlar, hain onlar.' PKK'nın adını anmayan bir hain arıyorsan, işte Recep Tayyip Erdoğan'ın tweeti. Öyle bedava siyaset yok artık. Hain arıyorsan burada" diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bugün TBMM'de, parti grup toplantısında konuştu.

Grup Toplantısında önce, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehitler için bir dakika süreyle saygı duruşunda bulunuldu.

Özgür Özel de konuşmasında Pençe Kilit Harekatında şehit olan askerlerin isimlerini tek tek saydı ve "Bir kez daha hem Silahlı Kuvvetler'e, hem aileye, bütün ailelere, hem de milletimize CHP Grubu olarak baş sağlığı diliyoruz." dedi.

"Alışılmış ezberleri tekrar etmekle ve tekrar ettirmekle meşguldüler"

Partsinin ortak bildiriye imza koymaması nedeniyle yapılan eleştirilere cevap veren Özel,  "Biz şehitlerimizi, ailelerini, şu anda sınır ötesinde vazife başındaki askerlerimizi düşünürken, onlar için kafa yorarken; Ankara'da birileri alışılmış ezberleri tekrar etmekle ve tekrar ettirmekle meşguldüler. Biz 12 askerimizin nasıl şehit olduğunun, Pençe Kilit operasyon bölgesindeki askerlerimizin durumunun milletimize anlatılmasını, Meclis'in bilgilendirilmesini; Cumhurbaşkanı ya da Milli Savunma Bakanı eliyle hem halkın huzuruna çıkıp bir şeyler söylenmesini, hem de parti gruplarının bilgilendirilmesini, Meclis'in bilgilendirilmesini talep ettik. Çünkü bölgeden; çok çelişkili haberler geliyordu, gelmeye de devam ediyor. Rakamlarla ilgili haberler gelmeye devam ediyor, oradaki şartlarla ilgili haberler gelmeye devam ediyor." diye konuştu.

"Bu milletin 12 evladı hayatını kaybettiğinde Milli Yas edilecek bir şey görmüyorlar"

Şehitler için 3 günlük Milli Yas ilan edilmesi çağrısında bulunduklarını ancak cevap alamadıklarını hatırlatan CHP Lideri, "Kanunu var, yetkisi belli, ilan edecek kişi Cumhurbaşkanı, belli. Ama hiç oralı olmadılar, hiç bunu duymadılar, hiç bunu hissetmediler. Daha önce bu yetkiyi Suudi Arabistan Kralı öldüğünde üç gün süreyle kullanmışlardı. Onlar Suudi Arabistan Kralı ölünce bu ülkede milli yas ilan edilmesi gerektiğini düşünüyorlar. Ama bu milletin 12 evladı hayatını kaybettiğinde, burada Milli Yas edilecek bir şey görmüyorlar. İşte böyle bir anlayışla karşı karşıyız, muhatabız; ve onlar iktidar, biz muhalefet tarafındayız." ifadelerini kullandı.

"Sizi meşrulaştıracak hiçbir imzayı atmayacağız"

Şehit haberleri geldiğinde Meclis'te bütçe görüşmelerinin devam ettiğini ve o esnada genel kurulda olan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'e bilgilendirme yapıp yapmayacağı sorulduğunda 'Hayır' diyerek önündeki mikrofınu ittiğini söyleyen Özel, ortak bildiriye imza atmama gerekçelerini şu şekilde ifade etti:

"Her zaman olduğu gibi; bir A4 kağıt, iki paragraf yazı, 'altına hep birlikte imza atalım, terörü kınayalım, şehitlerimizi analım.' 'Milli Yas ilan etmeyelim, gerek yok; Suudi Kralı kadar değerli değiller', 'Ne yaşanıyor onu size anlatmayalım, çünkü milletin vekili olsanız da sarayın muhatabı değilsiniz. Ama bir göreviniz var, bu A4 kağıda imza atacaksınız, hep beraber kınama yapacağız.' Dedik ki: Milli Yas ilan edilmeden, bu Meclis bilgilendirilmeden, bu devletin geleneklerinde vardır; başta ana muhalefet partisi, muhalefet partilerine gerekli bilgilendirme yapılmadan, sizin sorumluluğunuza ortak olacak, sizi meşrulaştıracak, sizinle birlikte hiçbir imzayı atmayacağız. Biz artık hiçbir evladımız bir daha şehit olmasın diye, askerlerimiz daha iyi korunsun diye, kimse şehitlerimiz üzerinden siyaset yapmasın diye, anneler gözyaşı dökmesin diye; artık sizin istediğiniz A4'ler üzerine imzalar koyup, iktidarın peşinden koşturup; terör belasını bu topraklardan silmek yerine bir sonraki şehit cenazesine kadar unutan anlayış ile ortaklaşmadık, bundan sonra da ortaklaşmayacağız."

"CHP burada, grup burada"

İktidara yakın bazı köşe yazarlarının ve bazı AKP'lilerin 'CHP'de farklı düşünenler var', 'CHP'de, 'iktidar partisiyle birlikte olmalıydık, ona destek vermeliydik' diyenler var' diyenler olduğunu belirten Özel, CHP'nin yayımladığı bildirideki imzaları göstererek , "İşte baksınlar CHP burada, Grup burada." dedi. 

Özel, CHP'nin bildirisinin ortak bildiriden sonra gelen tepkiler üzerine hazırlandığı iddiasını da yalanlayarak "Ömer Çelik, bu yalanı atıyor; koca koca gazetelerin, koca koca yazarları, baş yazarları demiş ki; 'CHP sonradan kendi bildirisini imzaladı.' Meclis tutanaklarını açın, bu bildiri okunduğu dakikada, ardından Grup Başkanvekilimiz söz alıyor ve bu bildiriyi satır satır okuyor. Bu bildirinin hazırlanma talebi geldiğinde, üç Grup Başkanvekilimiz ile görüştük. 'Taleplerimiz yerine gelirse ne ala, gelmezse kendi bildirimizi hazırlayalım' dedik. Dört partinin bildirisinin okunduğu dakika ile CHP'nin bildirisinin okunduğu dakika aynı dakikadır; Meclis tutanaklarında vardır, canlı yayında izlenmiştir. Herkes oradan görebilir ki; bu ciddi bildiriyi, bu şeklen ve diğerine göre çok daha ciddi bildiriyi; bu içerik olarak, diğeri büyük bir hatadır, terörü kınarken, terörü lanetleyen bu bildiriyi; şehitlere sahip çıkan, ailelerine karşı sorumluluğu hatırlatan Gazi Meclis'in sorumluluklarına söyleyen, dört başı mamur bu bildiriyi, büyük bir onurla, büyük bir gururla; CHP Genel Başkanı ve Grup Başkanı olarak; Grup Başkanvekillerimle birlikte imzaladık ve o dakika yayınladık. Yaptıkları dezenformasyon, bizdeki bir eksiklikten değil, ezberleri bozulduğu içindir." dedi.

"Zorlu bir döneme giriyoruz"

İktidara böyle bir yanıtın verilmesi gerekriğini ifade eden Özgür Özel, "Zorlu bir döneme giriyoruz. Göğüs göğüse mücadeleye gireceğiz. Nelerle muhatabız biliyoruz. Bizin nelerle muhatap edecekler göze alıyoruz. Onlardan korkmuyoruz, ama bu partinin karşısındakinden değil, arkasında durduğunu düşündüğünden bir dost ateşi almak dışında bir endişesi yoktur, kendimize güveniyoruz, kimseden korkmuyoruz." şeklinde konuştu.

"Konvoyun peşine takılan bir CHP olmayacak"

"1984'ten beri kaç ortak bildiri imzaladık. Sonucunda ne elde ettik, neyi çözdük, neyi başardık, hala daha niye annelerin gözü yaşlı, babaların yüreğinde taş var. Ve halen daha sürekli, ne zaman ama ne zaman; Türkiye'de artık bir şeyler iyiye gidecek denildiğinde, şehit cenazeleri geliyor." diyen Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Artık insanlar su sorunun cevabını istiyorlar. Öyle ne ezbere iktidar var, ezbere muhalefet var. CHP'yi bundan önce hesaba katmayanlar, bundan sonra o kirli hesaplarını iki kere yapsınlar. Çünkü yanılacaklar. 2012'ydi, 16 şehit vardı, 'Meclis toplansın' denilince, AK Parti'nin sözcüsü 'Birkaç Mehmet şehit oldu diye Meclis'i toplamaya gerek yok' diyordu. O günlerden bu günlere değişen bir şey yok. O günlerden bu günlere şehidi uğurlarken bir konvoy, bir konvoyda hepimiz varız. O ay yıldızlı al bayrağın arkasındaki o konvoyda hepimiz varız. Ama şehidi uğurlayan o konvoyda olmak, şehidin arkasından sorumluluğu taşıyan iktidar partisinin, 'Birkaç Mehmet şehit oldu diye' Meclis toplamayanların; Suudi Kral'a yas ilan edip Mehmetçiğe yas ilan etmeyenlerin siyasi konvoyunun peşine takılacak bir CHP yok, olmayacak."

"Hain arıyorsan işte Erdoğan'ın tweeti"

MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin 'CHP'nin bildirisinde PKK yazmıyor, çünkü CHP 'PKK' diyemez.' şeklindeki sözerine yanıt veren CHP Lideri Özel, "Şimdi, tüm vatandaşlarımızın dikkatine: Bu askerlerimiz şehit olduğunda, CHP'nin genel başkanının tweeti, 'Pençe Kilit Operasyon bölgesinde, PKK'lı teröristlerle çıkan çatışmada şehit olan altı askerimize Allah'tan rahmet, ailelerine ve milletimize başsağlığı diliyorum.' Aynı olay olduğunda, Sayın Bahçeli; bugün dedin ya, 'PKK'nın adını anmaz onlar, hain onlar.' PKK'nın adını anmayan bir hain arıyorsan, işte Recep Tayyip Erdoğan'ın tweeti. Öyle bedava siyaset yok artık. Hain arıyorsan burada." diyerek kendisinin ve Erdoğan'ın paylaşımlarının basılı olduğu kartonları gösterdi.





"Bunları sormak ve takip etmek mecburiyetindeyiz"
 
Pençe Kilit Operasyonunun 20 aydır sürdüğünü ve sadece şehit geldikçe hatırlandığını ifade eden Özel, "Oradaki askerler; bir de aç kaldıklarında, milletvekillerine whatsapp'tan attıkları videolarla… Bu operasyonun amacı ne, hedefi ne, hedefine ulaştı mı? Ulaştıysa niye oradayız, ulaşmadıysa neden ulaşmadı? Bunun tane tane anlatılması lazım. Saldırıya uğrayan üs bölgelerinde terörist taarruzları; mevsimsel şartlara karşı yeterli korumaya sahip olunmadığı için mi başarılı oluyor? Uygun şekilde tahkimat yok mu? Bu şartlarda koruyamıyorsak, Mehmetçiğin güvenliği için başka tedbirler alınması gerekmiyor mu? Bölgede meteorolojik şartlar çok çetin, insansız hava araçlarının meteorolojik nedenlerle uçamadığı durumlarda; gözetleme zafiyetini giderecek ilave tedbirler alınıyor mu? Alınmıyorsa niye alınmıyor, eldeki kabiliyetler nelerdir? Üs bölgelerinin termal kameralı ve benzeri elektro-optik sistemleri, nicelik ve nitelik olarak yeterli mi değil mi? Yetersizse, ne için hızla giderilmemektedir? Özellikle altın saat olarak tabir edilen süre içinde; sağlık desteği ve tıbbi müdahale için imkan ve kabiliyetler yeterli mi? Harp cerrahisi ve askeri hastane mantığı ile mücadele etmek gerekirken, 15 Temmuz sonrasında kapatılan askeri hastaneler ve ortaya çıkan zafiyet bu ölümlerde ne kadar pay sahibi? Son dönemde yoğunluğu artan terörist saldırılarda üçüncü ülke veya grupların, istihbarat ve benzeri destekleri var mı?" diye sordu.

Özel, "Bunları sorgulamak, bunlara cevap istemek; suç değil, hata değil, bir muhalefet partisi olarak hakkımızdır, ödevimizdir, terk edemeyeceğimiz sorumluluklardır. Bu soruyu kimse kendi menfaati için değil, bir daha oradan tek bir Mehmetçik, hayatını kaybederek gelmesin; bir daha 81 vilayetin herhangi birisine ateş düşmesin diye bunları sormak ve takip etmek mecburiyetindeyiz." dedi.

Şehit cenazesindeki protesto

Memleketi Manisa'da katıldığı şehit cenazesindeki protestoya dair de konuşan Özgür Özel, cenaze öncesi provokasyon olacağı yönündeki istihbarart nedeniyle cenazeye katılmaması uyarısının yapıdlığını belirterek, "Eğer ben bir provokasyon olacak diye üçü, beşi, onu, 100 kişiyi; benim memleketimde beni sözde itibarsızlaştıracaklar diye korkup da bir şehit cenazesine gitmemeye kalkarsam, oturduğum koltuğun hakkını vermemiş olurum, o koltuk buna müsait değil." dedi.

Provokasyonu yapan isimlerin tek tek ortaya çıktığını ifade eden Özel, "Nasıl ki Gaziantep'te çelengimize saldıran AK Parti'nin aday adayı çıktıysa; Manisa'da Kırkağaç'taki aday adayı bir kadının nasıl provokasyonu gün boyunca organize ettiği, nasıl orada saldırıları başlattığı ve teker teker isim isim her birisi ortaya çıkıyor. Benim üzüntüm; bir şehit cenazesini Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ve hepimize yakışır bir şekilde uğurlayamamış olmaktır." diye konuştu.

Yaşanan olaylar sırasındaki tutumları için Manisa Valisi, Manisa Emniyet Müdürü ve polislere teşekkür eden Özel, ayırca 'protestolarla ailemizin ilgisi yok, Özgür Bey bizim ailemizin çocuğu, Manisa'nın evladı, onunla gurur duyuyoruz, yapılanları lanetliyoruz' diyen Budak ailesine bu acılarına rağmen, bu hakkaniyetsizliğe ses çıkaran koca yürekli insanlara yürekten teşekkür ediyorum." şeklinde konuştu.

"Meral Hanım'ın da çelengini parçalıyorlar"

Elazığ'daki şehit cenazesinden Meral Akşener'in yolladığı çelengin de parçalandığına dikkat çeken Özgür Özel, "Büyük ayıptır, büyük yanlıştır; ama muhatap olduğumuz kötülüğü tanımak için çok önemli bir göstergedir. Meral Hanım, partisi ortak bildiri yapalım dedi, imzayı attı, ancak Meral Hanım'ın çelengini de parçalıyorlar. Biz son yıllarda saydım, 28 imza atmışız. Biz imza atmışız, onlar Genel Başkanımızın önüne kurşun koymuşlar. Biz imza atmışız, onlar Genel Başkanımıza Grup çıkışında yumruk attırmışlar. Biz imza atmışız, onlar gitmişler Çubuk'ta Genel Başkanımıza linç etmeye çalışmışlar. Linçten sonra da Çubuk'a gitti diye, 'Nereye gideceğine dikkat etsin' demişler, Anıtkabir'de bile Genel Başkanımızın elini havada bırakmışlar. Halen daha bu kötücül akılla, 'Önce imza atsaydık, sonra eleştirseydik' diyen varsa, aklını peynir ekmekle yemesin." ifadelerini kullandı.

"Bunlar kötü insanlar"

Özel sözlerini şöyle sürdürdü:

"ütün akıl veren, kötü niyetli ya da iyi niyetli; akıl veren yazan çizen herkese söylüyorum, karşımızda olanların durumu şudur: Recep Tayyip Erdoğan kötü bir siyasetçi değil, iyi bir siyasetçi. Devlet Bahçeli de öyle, çok iyi siyasetçi. Ama bunlar kötü insanlar, kötü insanlar."

"Yere batsın yerliliğin, yere batsın milliliğin"

"Kimseden aferin bekleyerek siyaset yapmayız. Ama bugüne kadar imza atınca, 'Aferin attı' diyen yok." diyen Özgür Özel, "İmza atınca 'CHP birlik ve beraberliğin teminatı' diyen yok. Seçim sath-ı mailine gidince montaj videolarla bizi Kandil ile birlikte göster, İstanbul seçimlerinden önce, 'Bunlar kazanırsa, İSPARK'ı PKK'ya verecekler' de; sıkışınca son gece Abdullah Öcalan'dan mektup okut; ondan sonra yerli ve milli siyaset: Yere batsın yerliliğin, yere batsın milliliğin." dedi.

Bahçeli'ye: Ağzını aç da konuş bakalım

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin bütçe görüşmeleri sırasında DEM Parti'yi ve CHP'yi takip etmeyeceğim' diyerek genel kurulu terk ettiğini hatırlatan Özgür Özel, Bahçeli'ye şöyle seslendi:

"Sayın Devlet Bahçeli, HDP'yi dinlemedi, CHP'yi dinlemedi. Ama Sayın Devlet Bahçeli, oturdu HÜDA PAR'ı dinledi, ittifak ortağı HÜDA PAR'ı. HÜDA PAR'ın genel başkanı, konuşması sırasında, önce bir kere, mikrofon kapandı diye açılınca ikinci kez elinde hilafet yeşili parti programı ile sanki inadına dönüp, MHP sıralarına bakarak, şunları okudu: 'Olumlu ve olumsuz tüm yönleri ile eyalet sistemi, özerklik ve federasyon gibi yönetim modelleri serbestçe tartışılabilmelidir. Özerklik, eyalet sistemi, federasyon… Bunların olumlu, olumsuz yanları varmış, eğer olumsuz yönlerini say deseniz bana düşse neler söyleyeceğimi benden iyi bilirsiniz… Ama niye bana düşsün? Bunlar ittifak ortağı değil mi? HÜDA PAR ile ittifak yapmadılar mı? Olumlu yönlerini biri saysın, olumsuz yönlerini biri saysın. Haydi, Recep Tayyip Erdoğan federasyonun, özerkliğin, eyaletlere bölünmenin olumsuz yönlerini saysın: Rabia yapsın, 'tek devlet, tek millet, tek bayrak, tek vatan' diye saysın. Bunları sayınca der ki federasyon olursa, eyalet olursa; 'tek vatan, tek bayrak, tek devlet' olmaz, bunlar olumsuz yönleri. Olumlu yönlerini kim sayacak? Ağzına geleni söyleyen Devlet Bahçeli, ağzını aç da konuş bakalım, bu sistemin olumlu yönlerini de sen anlat ittifak ortağın yerine."

"Kimler kimlerle beraber"

Özel, Bahçeli'ye yönelik sözlerini şöyle sürdürdü::

"Sayın Bahçeli Rahmi Aşkın Türeli'nin ve Gökhan Günaydın'ın konuşmalarını dinlemediler. Bu iki konuşmacı, partimizin üyesi, partinin yazılı tüm dokümanları ile bağlılar, başta da parti programı. Konuşmayı dinlemediği CHP'nin parti programında, 'CHP, Atatürk milliyetçiliğini benimsemektedir, CHP Türkiye'nin bölünmesine, parçalanmasına yönelik tüm düşünceleri kesinlikle reddeder' yazıyor. HÜDA PAR'ın parti programında ise 'Olumlu ve olumsuz tüm yönleriyle eyalet sistemi, özerklik, federasyon gibi yönetim sistemleri tartışılmalı, Anayasanın ilk dört maddesi tartışılmalıdır' diyor. Alın size CHP, alın size HÜDA PAR. Sayın Bahçeli, ittifak ortağının sözleri ile söyleyeyim: 'Kimler kimlerle beraber.'"

"Artık yeter!"

86 milyon için, CHP olarak; yeni bir yol açtıklarını ve bu yolda cesaret ve kararlılıkla yürüyeceklerini belirten CHP Lideri, sözlerini şu şekilde tamamladı:

 "Ben neye imza atıp, neye imza atmadığımı söylediğimde; çıkmış birisi 'bana masal anlatma' diyor. Bir masal anlatayım: Bir varmış, bir yokmuş… Ülkenin birinde zalim ve zengin bir kral yaşarmış. Kendisi zenginmiş, halkı çok fakirmiş. Kendi çocukları nasıl olduğu bilinmeden, işler kurar, zengin olur, gemiler alır, filolar kurar, ticaret yapar; bir eli yağda, bir eli balda yaşarmış. Ama halkın çocukları hem fakirmiş hem de işsizmiş. Bu çocuklar fakir ve işsiz olunca, bu işsiz, fakir, gariban çocuklar; kralın ordusu için, gider o orduda asker olurlarmış. O fakir çocuklar, ülkeleri için savaşırken; kral sarayında oturur, ama bir gün o çocuklar ölüp de şehit düşünce, kral hemen o çocukların fakir evlerine kocaman bir bayrak astırırmış. Kral, cenazeye koştururmuş. Bir eliyle tabutu tutar, bir eline mikrofon alır; konuşmalar yapar, nutuklar atarmış. Şehidin annesi bayılınca, annesine bir iğne; başlarını sokacakları bir ev, varsa kardeşi ona bir iş verilir, sonra kral sarayına döner, fakir çocuklar tekrar orduya gidermiş. Zenginlerin çocukları, kralın çocukları para kazanmaya devam eder; fakirlerin çocukları da ölmeye devam edermiş. Bu hikaye, bu ülkede sürekli devam edermiş. Zenginler, kralın çocukları bedelli askerlik yapar; gariban çocukları bedel öder, şehit düşermiş. Günün birinde birileri çıkmış, o ülkenin evlatları çıkmış ve 'kral çıplak' dememişler ama 'halk fakir, kral zengin, artık yeter' demişler. Artık yeter. Bu ülke herkes için zenginleşene kadar, hep birlikte çalışacağız, fakir fukaranın şehit olduğu, bunların zengin olduğu düzene dur diyeceğiz. Artık yeter, artık yeter, artık yeter."

Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşan NATO Liderler Zirvesi kapsamında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ile ikili bir görüşme gerçekleştireceğini açıkladı. Kritik zirvede küresel güvenlik ve ikili ilişkiler masaya yatırılacak

24.06.2026 18:20:00
Haber Merkezi
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün yaptığı açıklamada NATO Liderler Zirvesi'ndeki diplomasi trafiğinin en önemli ayağını duyurdu. Erdoğan, zirve programı kapsamında ABD Başkanı Donald Trump ile baş başa bir araya geleceğini açıkladı. Bu görüşme, iki liderin küresel ve bölgesel gelişmeleri en üst düzeyde değerlendirmesi açısından stratejik bir önem taşıyor.

Masadaki kritik başlıklar

İki lider arasında gerçekleşecek baş başa görüşmenin ajandası oldukça yoğun. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre masada yer alacak öncelikli konular şunlar:

• NATO'nun Geleceği: İttifakın genişleme stratejileri ve savunma harcamaları.

• Bölgesel Güvenlik: Orta Doğu'daki son durum ve terörle mücadelede iş birliği.

• Ukrayna Krizi: Savaşın sonlandırılmasına yönelik barış girişimleri ve stratejik adımlar.

• Ekonomik İlişkiler: Türkiye ve ABD arasındaki ticaret hacmini artırma hedefleri.

Küresel siyasette gözler bu randevuda

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu açıklaması, uluslararası kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı. Uzmanlar, iki liderin yapacağı bu baş başa görüşmenin sadece Türkiye-ABD ilişkilerinin seyrini değil, NATO zirvesinden çıkacak ortak kararları da doğrudan etkileyebileceğini belirtiyor. Zirve sürecinde iki liderin heyetler arası görüşmelerin yanı sıra bu özel formatta bir araya gelmesi, stratejik ortaklığın kritik başlıklarında doğrudan uzlaşı arayışı olarak yorumlanıyor.

Görüşmenin kesin saati ve yerine ilişkin detayların önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor.

Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir

Dünya Ekonomik Forumu’nun son raporuna göre, gün boyu otoparklarda atıl bekleyen milyonlarca elektrikli araç, enerji krizine karşı devasa birer mobil bataryaya dönüşüyor

24.06.2026 18:00:00
Eyüp Kabil
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından Çin'de düzenlenen "Summer Davos" liderler zirvesinde yayımlanan güncel rapora göre, Araçtan Izgaraya (Vehicle-to-Grid / V2G) yani "Her Şeyden Şebekeye" enerji aktarım teknolojisi küresel enerji altyapısını kurtaracak en önemli hamlelerden biri olarak kabul edildi. Yapay zeka yazılımları ve gelişmiş akıllı şebeke altyapılarıyla desteklenen bu sistem, elektrikli araçların sadece enerji tüketen değil, aynı zamanda şebekeyi besleyen aktif birer güç istasyonu olmasını sağlıyor.

Dünya genelinde elektrik şebekelerinin aşırı yüklenme ve fosil yakıt bağımlılığıyla boğuştuğu bu dönemde, laboratuvardan çıkıp kitlesel üretime hazır hale gelen bu teknoloji, enerji yönetiminde tamamen merkezsiz bir dönemi başlatıyor.


Atıl duran araçlar enerji depolama merkezine dönüşüyor


İstatistiklere göre, dünyadaki binek araçlar ve ev tipi lityum piller günün ortalama yüzde 90'ından fazlasında otoparklarda veya garajlarda hiçbir işlev görmeden bekliyor. V2G teknolojisi, tam da bu atıl kapasiteyi küresel enerji arzını dengelemek üzere devreye sokuyor.

Çift Yönlü Şarj Akışı: Geliştirilen yeni nesil entegre altyapılar sayesinde, elektrikli araç sahipleri pillerini sadece doldurmakla kalmıyor; ihtiyaç anında bu enerjiyi evlerine ya da doğrudan şehir şebekesine geri satabiliyor.

Zirve Saatleri Yönetimi: Elektrik talebinin tavan yaptığı ve kesinti risklerinin arttığı akşam saatlerinde, sisteme bağlı binlerce araçtan şebekeye anlık enerji pompalanıyor.

Maliyet Avantajı: Tüketiciler elektriğin ucuz olduğu gece saatlerinde araçlarını şarj edip, enerjinin pahalı olduğu yoğun saatlerde sisteme geri satarak doğrudan gelir elde edebiliyor.


Yapay zeka ve yenilenebilir enerjinin entegrasyonu


Güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının en büyük problemi, hava durumuna bağlı olarak sürekli dalgalanma göstermeleridir. Yapay zeka destekli V2G yazılımları, hava tahminlerini ve şehirlerin anlık enerji tüketim verilerini analiz ederek milyonlarca aracın ne zaman şarj olacağını, ne zaman şebekeyi besleyeceğini saniyeler içinde optimize ediyor.

Bu entegrasyon sayesinde yeşil enerji kaynaklarından üretilen fazla elektrik ziyan edilmeden milyonlarca aracın bataryasında depolanıyor. Elektrik üretiminin düştüğü anlarda ise bu piller devreye girerek fosil yakıtlı ek santrallerin çalıştırılması ihtiyacını tamamen ortadan kaldırıyor. Küresel çapta test edilen pilot bölgelerde, bu yöntemle karbon salınımında ciddi düşüşler kaydedildi.


Küresel devlerin altyapı yarışı başladı


Teknolojinin ticari olarak ölçeklenmesiyle birlikte hem otomotiv hem de enerji yazılımı şirketleri bu alana milyarlarca dolarlık yatırım yapıyor. Enerji ve akıllı şebeke yönetimi üzerine çalışan yeni nesil teknoloji öncüleri, mevcut elektrik şebekelerinin "gizli" kapasitelerini açığa çıkarmak üzere dijital ikizler ve yeni nesil hibrit transformatörler üretiyor.

Apple, Google ve önde gelen küresel otomotiv üreticileri, araç içi yazılımlarını ve şarj ünitelerini bu çift yönlü enerji aktarım standardına uygun hale getirmeye başladı. Sadece batarya kalitesini koruyan değil, aynı zamanda şebekeyle mikro saniyeler düzeyinde güvenli iletişim kuran bu sistemler, geleceğin akıllı şehirlerinin ana omurgasını oluşturuyor.

Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı

Yapay zekadan fiziksel dünyaya geçiş hızlanırken, bu yılın parlayan yıldızları kanser aşıları, kuantum simülasyonları ve sıfır elektrikle soğutma sağlayan malzemeler oldu

24.06.2026 16:00:00
Eyüp Kabil
Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı
Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı
Dünya Ekonomik Forumu (WEF), her yıl merakla beklenen ve geleceği şekillendirecek olan "Top 10 Emerging Technologies" (2026'nın En Önemli 10 Gelişen Teknolojisi) raporunu yayımladı. Frontiers iş birliğiyle yapay zeka analizleri kullanılarak hazırlanan rapor, teknoloji yarışının artık sadece yazılım ve sohbet botlarından ibaret olmadığını; doğrudan sağlık, enerji, altyapı ve gıda gibi fiziksel alanlara kaydığını net bir şekilde ortaya koyuyor.

2026 yılı, laboratuvarda geliştirilen teorik buluşların küresel ölçekte ticari ve kitlesel üretime geçtiği kritik bir kırılma noktası olarak kayıtlara geçiyor.


Sağlıkta devrim: Kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşıları


Raporda en çok dikkat çeken unsurların başında sağlık sektöründeki dönüşüm geliyor. Tek tip kanser tedavisi dönemi, yerini hastanın kendi tümör hücrelerine göre tasarlanan kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşılarına bırakıyor.

Çalışma Prensibi: Hastanın tümör dokusu dizilenerek benzersiz mutasyonlar ve proteinler tespit ediliyor.

Bağışıklık Eğitimi: Tespit edilen bu işaretlere özel üretilen mRNA aşısı, hastanın kendi bağışıklık sistemine kanserli hücreleri bulup yok etmeyi öğretiyor.

Klinik Başarı: Güney Karolina'da gerçekleştirilen güncel bir melanom (cilt kanseri) klinik denemesinde, bu kişiselleştirilmiş aşıyı immünoterapi ile birlikte alan hastaların ölüm veya hastalığın nüksetme riskinde yüzde 40 ila yüzde 50 oranında azalma gözlendi.

İlaç keşif süreçlerinde ise Kuantum Simülasyonları devreye giriyor. Klinik denemelere giren her 10 ilaçtan 9'unun başarısız olduğu ilaç sektöründe, kuantum bilgisayarlar moleküllerin atomik seviyedeki davranışlarını simüle ederek milyarlarca kombinasyonu önceden test edebiliyor. IBM ve Moderna ortaklığında yürütülen protein katlanması simülasyonları, yeni ilaçların laboratuvar süreçlerini yıllardan günlere indirmeyi başardı.


İklim ve enerji: Elektriksiz soğutma ve çevre temizliği


2026 yılı küresel sıcaklık rekorlarıyla mücadele ederken, teknoloji dünyası enerji tüketmeyen alternatif çözümlere odaklanıyor. Pasif radyatif soğutma malzemeleri, üzerlerine gelen güneş ışığını doğrudan atmosferin dışına, uzay boşluğuna geri yansıtarak binaların hiç elektrik harcamadan serin kalmasını sağlıyor.

Enerji ve çevre başlıklarında öne çıkan diğer kritik teknolojiler ise şu şekilde devrim yaratıyor:

Doğrudan Lityum Çıkarımı (DLE): Geleneksel buharlaştırma havuzları yerine, tuz düzlüklerinden birkaç saat içinde batarya kalitesinde lityum üreterek elektrikli araç devrimini hızlandırıyor.

PFAS İmhası: Doğada asla yok olmadığı için "sonsuz kimyasallar" olarak bilinen PFAS maddelerini zararsız bileşenlere ayırarak içme sularını temizliyor.

Hassas Fermentasyon: Genetik olarak programlanmış mikroplar yardımıyla, hayvancılığa ihtiyaç duymadan tanklarda gıda bileşenleri ve ilaç ham maddeleri üretiyor.


Siber güvenlikte yeni çağ: Kafes Tabanlı Kriptografi


Yapay zeka ve kuantum bilgisayarların işlem gücü arttıkça, mevcut internet şifreleme yöntemlerinin siber korsanlar tarafından kırılma riski de büyüyor. WEF raporu, gelecekteki kuantum saldırılarına karşı dijital dünyayı koruyacak olan Kafes Tabanlı Kriptografi (Lattice-based cryptography) teknolojisini yılın en stratejik güvenlik hamlesi olarak ilan etti.

Verileri karmakarışık geometrik kafes yapıları içine gizleyen ve sistemin içine yapay "gürültüler" ekleyen bu yeni nesil matematiksel şifreleme, hem klasik hem de kuantum bilgisayarlarla yapılacak siber saldırıları imkansız hale getiriyor. Teknoloji halihazırda Apple'ın iMessage gibi küresel platformlarında aktif olarak kullanılmaya başlanmış durumda.


"Yazılımdan fiziksel dünyaya geçiş"


Frontiers Baş Editörü Frederick Fenter, bu yılki listeyi değerlendirirken yapay zekanın itici güç olmaya devam ettiğini ancak en büyük etkinin artık yazılım dünyasından fiziksel dünyaya (fabrikalara, hastanelere ve enerji şebekelerine) geçtiğini vurguluyor. 2026 yılı, insanlığın gıda güvensizliği, iklim değişikliği ve tedavisi olmayan hastalıklar karşısında teknolojiyi en somut şekilde sahaya sürdüğü yıl olarak tarihe geçmeye aday görünüyor.

Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet

Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 13:50:00
AA
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

Baykar'dan yapılan açıklamaya göre, Bayraktar KIZILELMA'nın gerçekleştirdiği test atışlarında, hedefleme ve işaretleme milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN tarafından yapıldı.

ASELSAN'ın LGK-82 ve ROKETSAN'ın TEBER-82 güdüm kitleriyle sabit kara hedefine yönelik gerçekleştirilen test atışı başarıyla tamamlandı.

ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Bayraktar KIZILELMA'nın keskin gözünün ASELSAN TOYGUN olduğunu belirterek, "Düşük görünürlük avantajını koruyarak hedefleme ve işaretleme, LGK ve TEBER ile vuruş. Bu başarı, milli mühendisliğimizin geldiği seviyenin ve güçlü işbirliğimizin somut bir göstergesidir. Emeği geçen tüm ekiplerimizi yürekten kutluyorum." ifadesini kullandı.

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de KIZILELMA'dan yapılan test atışında TEBER-82 Güdüm Kiti'nin hedefi başarıyla vurduğunu aktararak, "Birlikte geliştirdiğimiz milli teknolojilerimizle gücümüze güç katmaya devam ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

24.06.2026 13:27:00
AA
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, 81 ilin yanı sıra, Avrupa'da ve dünyanın farklı yerlerinde milleti başarıyla temsil eden bütün vatandaşlara selamlarını gönderdi.

"Çeşitli zorlukları göğüsleme pahasına izzetli bir hayatın, haysiyetli bir duruşun mücadelesini veren tüm soydaşlarımıza, gönül coğrafyamızdaki her bir kardeşime aynı şekilde saygılarımı, sevgilerimi yolluyorum." diyen Erdoğan, grup toplantısını her zaman olduğu gibi yine büyük bir coşkuyla, tam bir kardeşlik atmosferi içinde gerçekleştirdiklerini söyledi.

"Partimizi yeni katılımlarla büyütmeye devam edeceğiz"
Kelimelerin tarif etmekte yetersiz kaldığı içten sevdaları dolayısıyla katılımcılara teşekkür eden Erdoğan, şunları söyledi:

"Bugün bir kez daha AK Parti'nin millete hizmet davasını omuzlayan tüm yol ve dava arkadaşlarıma, partimize, hareketimize yaptıkları katkılardan dolayı şükranlarımı sunuyor, Cenabıallah'a şahsıma böyle bir teşkilatla Türkiye'ye hizmet etme bahtiyarlığı bahşettiği için hamdediyorum. Kavganın, bel altı vuruşların, karşılıklı itibar suikastlarının Türk siyasetini zehirlediği bu günlerde, kardeşliği yücelten, tevazuyu büyüten, nezaketi ve vefayı elden bırakmayan AK Parti ailesiyle iftihar ediyorum. Partimizi ve ailemizi inşallah yeni katılımlarla büyütmeye devam ediyoruz, devam edeceğiz."

Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi

Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi

24.06.2026 11:34:00
Haber Merkezi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi.
AFAD verilerine göre, Düzce'de 3.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Deprem saat 08.46'da meydana gelirken sarsıntı 11,32 kilometre derinlikte gerçekleşti.
Deprem Sakarya ve İstanbul'da da hissedildi.

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ankara'da seyir halindeki Berşan Yücel idaresindeki 06 FFA 414 plakalı otomobil, akaryakıt istasyonunun önünde park halindeki 04 AAV 432 plakalı kamyona çarptı. Feci kazada 4 kişi hayatını kaybetti

23.06.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Ankara'nın Polatlı ilçesinde otomobilin kamyona çarpması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.  

Kaza, Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi Borsa Yolu üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle önünde bulunan kamyona çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, araçta bulunan 4 kişiden Hasan Devran Kart (20), Berşan Yücel (24) ve Şükran Yanok (21) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan 1 kişi ise olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Araçtan ağır yaralı halde çıkarılan Raziye Yanok (21) ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.