logo
07 NİSAN 2026

Bahçeli'ye Erdoğan'ın paylaşımı ile yanıt veren Özgür Özel: Bunlar iyi siyasetçiler ama kötü insanlar

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında Erdoğan ve Bahçeli'nin eleştirilerine yanıt verdi. CHP'nin terör saldırısında PKK'nın adını anmadığı iddia eden Bahçeli'ye kendi paylaşımı ve Erdoğan'ın paylaşımı ile yanıt verdi. Özel, bütçe görüşmelerinde CHP'yi dinlemeden salonu terk ede Bahçeli'yi HÜDA PAR Genel Başkanı Yapıcıoğlu'nun 'özerlik' çıkışına yanıt vermeye davet etti.

26.12.2023 16:32:00 / Güncelleme: 26.12.2023 16:42:01
Haber Merkezi
Bahçeli'ye Erdoğan'ın paylaşımı ile yanıt veren Özgür Özel: Bunlar iyi siyasetçiler ama kötü insanlar
Bahçeli'ye Erdoğan'ın paylaşımı ile yanıt veren Özgür Özel: Bunlar iyi siyasetçiler ama kötü insanlar

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Grup Toplantısında; kendisinin şehitlerle ilgili mesajını ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımı gösterdi ve "Tüm vatandaşlarımızın dikkatine: Askerlerimiz şehit olduğunda, CHP'nin Genel Başkanının tweeti: 'Pençe Kilit Operasyon bölgesinde, PKK'lı teröristlerle çıkan çatışmada şehit olan altı askerimize Allah'tan rahmet, ailelerine ve milletimize başsağlığı diliyorum.' Sayın Bahçeli, bugün dedin ya; 'PKK'nın adını anmaz onlar, hain onlar.' PKK'nın adını anmayan bir hain arıyorsan, işte Recep Tayyip Erdoğan'ın tweeti. Öyle bedava siyaset yok artık. Hain arıyorsan burada" diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bugün TBMM'de, parti grup toplantısında konuştu.

Grup Toplantısında önce, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehitler için bir dakika süreyle saygı duruşunda bulunuldu.

Özgür Özel de konuşmasında Pençe Kilit Harekatında şehit olan askerlerin isimlerini tek tek saydı ve "Bir kez daha hem Silahlı Kuvvetler'e, hem aileye, bütün ailelere, hem de milletimize CHP Grubu olarak baş sağlığı diliyoruz." dedi.

"Alışılmış ezberleri tekrar etmekle ve tekrar ettirmekle meşguldüler"

Partsinin ortak bildiriye imza koymaması nedeniyle yapılan eleştirilere cevap veren Özel,  "Biz şehitlerimizi, ailelerini, şu anda sınır ötesinde vazife başındaki askerlerimizi düşünürken, onlar için kafa yorarken; Ankara'da birileri alışılmış ezberleri tekrar etmekle ve tekrar ettirmekle meşguldüler. Biz 12 askerimizin nasıl şehit olduğunun, Pençe Kilit operasyon bölgesindeki askerlerimizin durumunun milletimize anlatılmasını, Meclis'in bilgilendirilmesini; Cumhurbaşkanı ya da Milli Savunma Bakanı eliyle hem halkın huzuruna çıkıp bir şeyler söylenmesini, hem de parti gruplarının bilgilendirilmesini, Meclis'in bilgilendirilmesini talep ettik. Çünkü bölgeden; çok çelişkili haberler geliyordu, gelmeye de devam ediyor. Rakamlarla ilgili haberler gelmeye devam ediyor, oradaki şartlarla ilgili haberler gelmeye devam ediyor." diye konuştu.

"Bu milletin 12 evladı hayatını kaybettiğinde Milli Yas edilecek bir şey görmüyorlar"

Şehitler için 3 günlük Milli Yas ilan edilmesi çağrısında bulunduklarını ancak cevap alamadıklarını hatırlatan CHP Lideri, "Kanunu var, yetkisi belli, ilan edecek kişi Cumhurbaşkanı, belli. Ama hiç oralı olmadılar, hiç bunu duymadılar, hiç bunu hissetmediler. Daha önce bu yetkiyi Suudi Arabistan Kralı öldüğünde üç gün süreyle kullanmışlardı. Onlar Suudi Arabistan Kralı ölünce bu ülkede milli yas ilan edilmesi gerektiğini düşünüyorlar. Ama bu milletin 12 evladı hayatını kaybettiğinde, burada Milli Yas edilecek bir şey görmüyorlar. İşte böyle bir anlayışla karşı karşıyız, muhatabız; ve onlar iktidar, biz muhalefet tarafındayız." ifadelerini kullandı.

"Sizi meşrulaştıracak hiçbir imzayı atmayacağız"

Şehit haberleri geldiğinde Meclis'te bütçe görüşmelerinin devam ettiğini ve o esnada genel kurulda olan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'e bilgilendirme yapıp yapmayacağı sorulduğunda 'Hayır' diyerek önündeki mikrofınu ittiğini söyleyen Özel, ortak bildiriye imza atmama gerekçelerini şu şekilde ifade etti:

"Her zaman olduğu gibi; bir A4 kağıt, iki paragraf yazı, 'altına hep birlikte imza atalım, terörü kınayalım, şehitlerimizi analım.' 'Milli Yas ilan etmeyelim, gerek yok; Suudi Kralı kadar değerli değiller', 'Ne yaşanıyor onu size anlatmayalım, çünkü milletin vekili olsanız da sarayın muhatabı değilsiniz. Ama bir göreviniz var, bu A4 kağıda imza atacaksınız, hep beraber kınama yapacağız.' Dedik ki: Milli Yas ilan edilmeden, bu Meclis bilgilendirilmeden, bu devletin geleneklerinde vardır; başta ana muhalefet partisi, muhalefet partilerine gerekli bilgilendirme yapılmadan, sizin sorumluluğunuza ortak olacak, sizi meşrulaştıracak, sizinle birlikte hiçbir imzayı atmayacağız. Biz artık hiçbir evladımız bir daha şehit olmasın diye, askerlerimiz daha iyi korunsun diye, kimse şehitlerimiz üzerinden siyaset yapmasın diye, anneler gözyaşı dökmesin diye; artık sizin istediğiniz A4'ler üzerine imzalar koyup, iktidarın peşinden koşturup; terör belasını bu topraklardan silmek yerine bir sonraki şehit cenazesine kadar unutan anlayış ile ortaklaşmadık, bundan sonra da ortaklaşmayacağız."

"CHP burada, grup burada"

İktidara yakın bazı köşe yazarlarının ve bazı AKP'lilerin 'CHP'de farklı düşünenler var', 'CHP'de, 'iktidar partisiyle birlikte olmalıydık, ona destek vermeliydik' diyenler var' diyenler olduğunu belirten Özel, CHP'nin yayımladığı bildirideki imzaları göstererek , "İşte baksınlar CHP burada, Grup burada." dedi. 

Özel, CHP'nin bildirisinin ortak bildiriden sonra gelen tepkiler üzerine hazırlandığı iddiasını da yalanlayarak "Ömer Çelik, bu yalanı atıyor; koca koca gazetelerin, koca koca yazarları, baş yazarları demiş ki; 'CHP sonradan kendi bildirisini imzaladı.' Meclis tutanaklarını açın, bu bildiri okunduğu dakikada, ardından Grup Başkanvekilimiz söz alıyor ve bu bildiriyi satır satır okuyor. Bu bildirinin hazırlanma talebi geldiğinde, üç Grup Başkanvekilimiz ile görüştük. 'Taleplerimiz yerine gelirse ne ala, gelmezse kendi bildirimizi hazırlayalım' dedik. Dört partinin bildirisinin okunduğu dakika ile CHP'nin bildirisinin okunduğu dakika aynı dakikadır; Meclis tutanaklarında vardır, canlı yayında izlenmiştir. Herkes oradan görebilir ki; bu ciddi bildiriyi, bu şeklen ve diğerine göre çok daha ciddi bildiriyi; bu içerik olarak, diğeri büyük bir hatadır, terörü kınarken, terörü lanetleyen bu bildiriyi; şehitlere sahip çıkan, ailelerine karşı sorumluluğu hatırlatan Gazi Meclis'in sorumluluklarına söyleyen, dört başı mamur bu bildiriyi, büyük bir onurla, büyük bir gururla; CHP Genel Başkanı ve Grup Başkanı olarak; Grup Başkanvekillerimle birlikte imzaladık ve o dakika yayınladık. Yaptıkları dezenformasyon, bizdeki bir eksiklikten değil, ezberleri bozulduğu içindir." dedi.

"Zorlu bir döneme giriyoruz"

İktidara böyle bir yanıtın verilmesi gerekriğini ifade eden Özgür Özel, "Zorlu bir döneme giriyoruz. Göğüs göğüse mücadeleye gireceğiz. Nelerle muhatabız biliyoruz. Bizin nelerle muhatap edecekler göze alıyoruz. Onlardan korkmuyoruz, ama bu partinin karşısındakinden değil, arkasında durduğunu düşündüğünden bir dost ateşi almak dışında bir endişesi yoktur, kendimize güveniyoruz, kimseden korkmuyoruz." şeklinde konuştu.

"Konvoyun peşine takılan bir CHP olmayacak"

"1984'ten beri kaç ortak bildiri imzaladık. Sonucunda ne elde ettik, neyi çözdük, neyi başardık, hala daha niye annelerin gözü yaşlı, babaların yüreğinde taş var. Ve halen daha sürekli, ne zaman ama ne zaman; Türkiye'de artık bir şeyler iyiye gidecek denildiğinde, şehit cenazeleri geliyor." diyen Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Artık insanlar su sorunun cevabını istiyorlar. Öyle ne ezbere iktidar var, ezbere muhalefet var. CHP'yi bundan önce hesaba katmayanlar, bundan sonra o kirli hesaplarını iki kere yapsınlar. Çünkü yanılacaklar. 2012'ydi, 16 şehit vardı, 'Meclis toplansın' denilince, AK Parti'nin sözcüsü 'Birkaç Mehmet şehit oldu diye Meclis'i toplamaya gerek yok' diyordu. O günlerden bu günlere değişen bir şey yok. O günlerden bu günlere şehidi uğurlarken bir konvoy, bir konvoyda hepimiz varız. O ay yıldızlı al bayrağın arkasındaki o konvoyda hepimiz varız. Ama şehidi uğurlayan o konvoyda olmak, şehidin arkasından sorumluluğu taşıyan iktidar partisinin, 'Birkaç Mehmet şehit oldu diye' Meclis toplamayanların; Suudi Kral'a yas ilan edip Mehmetçiğe yas ilan etmeyenlerin siyasi konvoyunun peşine takılacak bir CHP yok, olmayacak."

"Hain arıyorsan işte Erdoğan'ın tweeti"

MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin 'CHP'nin bildirisinde PKK yazmıyor, çünkü CHP 'PKK' diyemez.' şeklindeki sözerine yanıt veren CHP Lideri Özel, "Şimdi, tüm vatandaşlarımızın dikkatine: Bu askerlerimiz şehit olduğunda, CHP'nin genel başkanının tweeti, 'Pençe Kilit Operasyon bölgesinde, PKK'lı teröristlerle çıkan çatışmada şehit olan altı askerimize Allah'tan rahmet, ailelerine ve milletimize başsağlığı diliyorum.' Aynı olay olduğunda, Sayın Bahçeli; bugün dedin ya, 'PKK'nın adını anmaz onlar, hain onlar.' PKK'nın adını anmayan bir hain arıyorsan, işte Recep Tayyip Erdoğan'ın tweeti. Öyle bedava siyaset yok artık. Hain arıyorsan burada." diyerek kendisinin ve Erdoğan'ın paylaşımlarının basılı olduğu kartonları gösterdi.





"Bunları sormak ve takip etmek mecburiyetindeyiz"
 
Pençe Kilit Operasyonunun 20 aydır sürdüğünü ve sadece şehit geldikçe hatırlandığını ifade eden Özel, "Oradaki askerler; bir de aç kaldıklarında, milletvekillerine whatsapp'tan attıkları videolarla… Bu operasyonun amacı ne, hedefi ne, hedefine ulaştı mı? Ulaştıysa niye oradayız, ulaşmadıysa neden ulaşmadı? Bunun tane tane anlatılması lazım. Saldırıya uğrayan üs bölgelerinde terörist taarruzları; mevsimsel şartlara karşı yeterli korumaya sahip olunmadığı için mi başarılı oluyor? Uygun şekilde tahkimat yok mu? Bu şartlarda koruyamıyorsak, Mehmetçiğin güvenliği için başka tedbirler alınması gerekmiyor mu? Bölgede meteorolojik şartlar çok çetin, insansız hava araçlarının meteorolojik nedenlerle uçamadığı durumlarda; gözetleme zafiyetini giderecek ilave tedbirler alınıyor mu? Alınmıyorsa niye alınmıyor, eldeki kabiliyetler nelerdir? Üs bölgelerinin termal kameralı ve benzeri elektro-optik sistemleri, nicelik ve nitelik olarak yeterli mi değil mi? Yetersizse, ne için hızla giderilmemektedir? Özellikle altın saat olarak tabir edilen süre içinde; sağlık desteği ve tıbbi müdahale için imkan ve kabiliyetler yeterli mi? Harp cerrahisi ve askeri hastane mantığı ile mücadele etmek gerekirken, 15 Temmuz sonrasında kapatılan askeri hastaneler ve ortaya çıkan zafiyet bu ölümlerde ne kadar pay sahibi? Son dönemde yoğunluğu artan terörist saldırılarda üçüncü ülke veya grupların, istihbarat ve benzeri destekleri var mı?" diye sordu.

Özel, "Bunları sorgulamak, bunlara cevap istemek; suç değil, hata değil, bir muhalefet partisi olarak hakkımızdır, ödevimizdir, terk edemeyeceğimiz sorumluluklardır. Bu soruyu kimse kendi menfaati için değil, bir daha oradan tek bir Mehmetçik, hayatını kaybederek gelmesin; bir daha 81 vilayetin herhangi birisine ateş düşmesin diye bunları sormak ve takip etmek mecburiyetindeyiz." dedi.

Şehit cenazesindeki protesto

Memleketi Manisa'da katıldığı şehit cenazesindeki protestoya dair de konuşan Özgür Özel, cenaze öncesi provokasyon olacağı yönündeki istihbarart nedeniyle cenazeye katılmaması uyarısının yapıdlığını belirterek, "Eğer ben bir provokasyon olacak diye üçü, beşi, onu, 100 kişiyi; benim memleketimde beni sözde itibarsızlaştıracaklar diye korkup da bir şehit cenazesine gitmemeye kalkarsam, oturduğum koltuğun hakkını vermemiş olurum, o koltuk buna müsait değil." dedi.

Provokasyonu yapan isimlerin tek tek ortaya çıktığını ifade eden Özel, "Nasıl ki Gaziantep'te çelengimize saldıran AK Parti'nin aday adayı çıktıysa; Manisa'da Kırkağaç'taki aday adayı bir kadının nasıl provokasyonu gün boyunca organize ettiği, nasıl orada saldırıları başlattığı ve teker teker isim isim her birisi ortaya çıkıyor. Benim üzüntüm; bir şehit cenazesini Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ve hepimize yakışır bir şekilde uğurlayamamış olmaktır." diye konuştu.

Yaşanan olaylar sırasındaki tutumları için Manisa Valisi, Manisa Emniyet Müdürü ve polislere teşekkür eden Özel, ayırca 'protestolarla ailemizin ilgisi yok, Özgür Bey bizim ailemizin çocuğu, Manisa'nın evladı, onunla gurur duyuyoruz, yapılanları lanetliyoruz' diyen Budak ailesine bu acılarına rağmen, bu hakkaniyetsizliğe ses çıkaran koca yürekli insanlara yürekten teşekkür ediyorum." şeklinde konuştu.

"Meral Hanım'ın da çelengini parçalıyorlar"

Elazığ'daki şehit cenazesinden Meral Akşener'in yolladığı çelengin de parçalandığına dikkat çeken Özgür Özel, "Büyük ayıptır, büyük yanlıştır; ama muhatap olduğumuz kötülüğü tanımak için çok önemli bir göstergedir. Meral Hanım, partisi ortak bildiri yapalım dedi, imzayı attı, ancak Meral Hanım'ın çelengini de parçalıyorlar. Biz son yıllarda saydım, 28 imza atmışız. Biz imza atmışız, onlar Genel Başkanımızın önüne kurşun koymuşlar. Biz imza atmışız, onlar Genel Başkanımıza Grup çıkışında yumruk attırmışlar. Biz imza atmışız, onlar gitmişler Çubuk'ta Genel Başkanımıza linç etmeye çalışmışlar. Linçten sonra da Çubuk'a gitti diye, 'Nereye gideceğine dikkat etsin' demişler, Anıtkabir'de bile Genel Başkanımızın elini havada bırakmışlar. Halen daha bu kötücül akılla, 'Önce imza atsaydık, sonra eleştirseydik' diyen varsa, aklını peynir ekmekle yemesin." ifadelerini kullandı.

"Bunlar kötü insanlar"

Özel sözlerini şöyle sürdürdü:

"ütün akıl veren, kötü niyetli ya da iyi niyetli; akıl veren yazan çizen herkese söylüyorum, karşımızda olanların durumu şudur: Recep Tayyip Erdoğan kötü bir siyasetçi değil, iyi bir siyasetçi. Devlet Bahçeli de öyle, çok iyi siyasetçi. Ama bunlar kötü insanlar, kötü insanlar."

"Yere batsın yerliliğin, yere batsın milliliğin"

"Kimseden aferin bekleyerek siyaset yapmayız. Ama bugüne kadar imza atınca, 'Aferin attı' diyen yok." diyen Özgür Özel, "İmza atınca 'CHP birlik ve beraberliğin teminatı' diyen yok. Seçim sath-ı mailine gidince montaj videolarla bizi Kandil ile birlikte göster, İstanbul seçimlerinden önce, 'Bunlar kazanırsa, İSPARK'ı PKK'ya verecekler' de; sıkışınca son gece Abdullah Öcalan'dan mektup okut; ondan sonra yerli ve milli siyaset: Yere batsın yerliliğin, yere batsın milliliğin." dedi.

Bahçeli'ye: Ağzını aç da konuş bakalım

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin bütçe görüşmeleri sırasında DEM Parti'yi ve CHP'yi takip etmeyeceğim' diyerek genel kurulu terk ettiğini hatırlatan Özgür Özel, Bahçeli'ye şöyle seslendi:

"Sayın Devlet Bahçeli, HDP'yi dinlemedi, CHP'yi dinlemedi. Ama Sayın Devlet Bahçeli, oturdu HÜDA PAR'ı dinledi, ittifak ortağı HÜDA PAR'ı. HÜDA PAR'ın genel başkanı, konuşması sırasında, önce bir kere, mikrofon kapandı diye açılınca ikinci kez elinde hilafet yeşili parti programı ile sanki inadına dönüp, MHP sıralarına bakarak, şunları okudu: 'Olumlu ve olumsuz tüm yönleri ile eyalet sistemi, özerklik ve federasyon gibi yönetim modelleri serbestçe tartışılabilmelidir. Özerklik, eyalet sistemi, federasyon… Bunların olumlu, olumsuz yanları varmış, eğer olumsuz yönlerini say deseniz bana düşse neler söyleyeceğimi benden iyi bilirsiniz… Ama niye bana düşsün? Bunlar ittifak ortağı değil mi? HÜDA PAR ile ittifak yapmadılar mı? Olumlu yönlerini biri saysın, olumsuz yönlerini biri saysın. Haydi, Recep Tayyip Erdoğan federasyonun, özerkliğin, eyaletlere bölünmenin olumsuz yönlerini saysın: Rabia yapsın, 'tek devlet, tek millet, tek bayrak, tek vatan' diye saysın. Bunları sayınca der ki federasyon olursa, eyalet olursa; 'tek vatan, tek bayrak, tek devlet' olmaz, bunlar olumsuz yönleri. Olumlu yönlerini kim sayacak? Ağzına geleni söyleyen Devlet Bahçeli, ağzını aç da konuş bakalım, bu sistemin olumlu yönlerini de sen anlat ittifak ortağın yerine."

"Kimler kimlerle beraber"

Özel, Bahçeli'ye yönelik sözlerini şöyle sürdürdü::

"Sayın Bahçeli Rahmi Aşkın Türeli'nin ve Gökhan Günaydın'ın konuşmalarını dinlemediler. Bu iki konuşmacı, partimizin üyesi, partinin yazılı tüm dokümanları ile bağlılar, başta da parti programı. Konuşmayı dinlemediği CHP'nin parti programında, 'CHP, Atatürk milliyetçiliğini benimsemektedir, CHP Türkiye'nin bölünmesine, parçalanmasına yönelik tüm düşünceleri kesinlikle reddeder' yazıyor. HÜDA PAR'ın parti programında ise 'Olumlu ve olumsuz tüm yönleriyle eyalet sistemi, özerklik, federasyon gibi yönetim sistemleri tartışılmalı, Anayasanın ilk dört maddesi tartışılmalıdır' diyor. Alın size CHP, alın size HÜDA PAR. Sayın Bahçeli, ittifak ortağının sözleri ile söyleyeyim: 'Kimler kimlerle beraber.'"

"Artık yeter!"

86 milyon için, CHP olarak; yeni bir yol açtıklarını ve bu yolda cesaret ve kararlılıkla yürüyeceklerini belirten CHP Lideri, sözlerini şu şekilde tamamladı:

 "Ben neye imza atıp, neye imza atmadığımı söylediğimde; çıkmış birisi 'bana masal anlatma' diyor. Bir masal anlatayım: Bir varmış, bir yokmuş… Ülkenin birinde zalim ve zengin bir kral yaşarmış. Kendisi zenginmiş, halkı çok fakirmiş. Kendi çocukları nasıl olduğu bilinmeden, işler kurar, zengin olur, gemiler alır, filolar kurar, ticaret yapar; bir eli yağda, bir eli balda yaşarmış. Ama halkın çocukları hem fakirmiş hem de işsizmiş. Bu çocuklar fakir ve işsiz olunca, bu işsiz, fakir, gariban çocuklar; kralın ordusu için, gider o orduda asker olurlarmış. O fakir çocuklar, ülkeleri için savaşırken; kral sarayında oturur, ama bir gün o çocuklar ölüp de şehit düşünce, kral hemen o çocukların fakir evlerine kocaman bir bayrak astırırmış. Kral, cenazeye koştururmuş. Bir eliyle tabutu tutar, bir eline mikrofon alır; konuşmalar yapar, nutuklar atarmış. Şehidin annesi bayılınca, annesine bir iğne; başlarını sokacakları bir ev, varsa kardeşi ona bir iş verilir, sonra kral sarayına döner, fakir çocuklar tekrar orduya gidermiş. Zenginlerin çocukları, kralın çocukları para kazanmaya devam eder; fakirlerin çocukları da ölmeye devam edermiş. Bu hikaye, bu ülkede sürekli devam edermiş. Zenginler, kralın çocukları bedelli askerlik yapar; gariban çocukları bedel öder, şehit düşermiş. Günün birinde birileri çıkmış, o ülkenin evlatları çıkmış ve 'kral çıplak' dememişler ama 'halk fakir, kral zengin, artık yeter' demişler. Artık yeter. Bu ülke herkes için zenginleşene kadar, hep birlikte çalışacağız, fakir fukaranın şehit olduğu, bunların zengin olduğu düzene dur diyeceğiz. Artık yeter, artık yeter, artık yeter."

Kocaeli'de araç alım-satım krizi: 160 kişi mağdur

Kocaeli'de vadeli araç alım-satım işiyle faaliyet gösteren işletmenin, vadeli olarak verdiği senetleri ödememesi ve ortadan kaybolması nedeniyle yaklaşık 160 kişi mağdur oldu. Dolandırıldıklarını öne süren mağdurların şikayeti üzerine yapılan operasyonda yakalanan 4 şüpheliden 1'i tutuklandı

07.04.2026 06:50:00 / Güncelleme: 07.04.2026 06:55:06
İHA
Kocaeli'de araç alım-satım krizi: 160 kişi mağdur
Kocaeli'de araç alım-satım krizi: 160 kişi mağdur
Darıca ilçesinde faaliyet gösteren ETA Oto Grup adlı firma, vadeli araç alım-satımı üzerinden onlarca kişiyi mağdur etti. İddiaya göre, firma yetkilileri peşinat ve ileri tarihli senet karşılığında araçları satın aldıktan kısa süre sonra dükkanı boşaltarak ortadan kayboldu.

Araç sahipleri, dolandırıldıklarını öne sürerek Gebze Adliyesi'ne gidip yetkililer hakkında "nitelikli dolandırıcılık" suçlamasıyla şikayetçi oldu. Mağdurlar, firmanın uzun süre güven verip al-sat işlemleri yaparak müşterileri kendilerine çektiğini, ardından bir gecede büyük bir vurgun yapmak için paraları topladığını iddia etti.



4 şüpheliden 1'i tutuklandı



160 kişinin mağdur olduğu olayla ilgili Asayiş Şube Dolandırıcılık Büro olarak Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde başlatılan soruşturma kapsamında Kocaeli ve Balıkesir'de operasyon gerçekleştirildi. Operasyon kapsamında bahse konu şirket ile bağlantısı bulunan 3 şüpheli Kocaeli'de, 1 şüpheli ise Balıkesir yakalanarak gözaltına alındı.



Şüphelilerin yapılan ev aramalarında ruhsatsız tabanca ve 30 fişek ele geçirildi. Gebze Adliyesine sevk edilen 4 şüpheliden 1'i tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 3 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Katolik Kilisesinin, Türkler Üzerindeki Planları

Papalığın ve onun şahsında Katolik kilisesinin Türkler ve Türk vatanı üzerindeki hesaplarının çarpıcı misallerinden birisi Papalığın PKK ve lideri Öcalan konusunda aldığı tavırdır

07.04.2026 00:17:00
Haber Merkezi
Katolik Kilisesinin, Türkler Üzerindeki Planları
Katolik Kilisesinin, Türkler Üzerindeki Planları
Papalığın ve onun şahsında Katolik kilisesinin Türkler ve Türk vatanı üzerindeki hesaplarının çarpıcı misallerinden birisi Papalığın PKK ve lideri Öcalan konusunda aldığı tavırdır.

Roma'da bulunduğu zaman içerisinde Öcalan'a bizzat kiliseler tarafından sahip çıkıldığı kamuoyuna yansıyan bir hakikattir.

Yeni Mesaj Gazetesinin 23/11/98 tarihli haberinden şunları öğreniyoruz: "Kardinal Achilli Silvestrini Abdullah Öcalan'a siyasi sığınma hakkı tanınması gerektiğini açıkladı. Vatikan 'da Doğu Kiliselerinden sorumlu Kardinal, " Kendi bağımsızlığı ve düşünceleri için mücadele veren herkese siyasi sığınma hakkı tanınmalı" diye konuştu.

Kürt sorununun yalnızca Türkiye ve İtalya arasında bir mesele olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çeken Kardinal, sorunun bütün Avrupa'yı ilgilendiren uluslararası bir konu olduğunu vurguladı.



Papa II. Jean Paul Noel konuşmasının bir bölümünde Kürt halkından da söz etti ve "Bütün dünyada özgürlük isteyen in­sanlar Allah'ın kuludur. Bir tek Allah bizi korumak için yaratılmıştır. Burada bulunan Kürt halkını da selamlıyorum" dedi.

3/12/98 Cumhuriyet Gazetesinde, Sn. Aytunç Altında! Öcalan '111 Papa 'ya mektubu üzerine bir değerlendirme yaptı. Altında yazısında:

"Aziz Peder, Hıristiyanlığa çok yakınım. Sizin şahsınıza ve dininize duyduğum saygı benim savaşımın ve düşüncelerimin merkezindedir."
Bu sözler bölücü terör örgütü PKK'nın başı Abdullah Öcalan'a aittir. Ve Papa il.  Jean Paul'e yazdığı mektupta yer almaktadır…

Şimdi sorumuz şudur: PKK ve ayrılıkçı Kürt hareketlerinin kiliselerle ne ilişkisi var?



İlkin şunu belirteyim: Kiliseler 1965'den bu yana Ortadoğu'daki Kürtçülük hareketleriyle ve 1983'den sonra da PKK ile çok yakından ilgilenmekteydiler. Güneydoğu Anadolu'daki ilk gizli ve örgütlü etnik ve dinsel  ayırımcılığı esas alan istihbarat faaliyetlerini 1962'de Barış Gönüllüleri adıyla bölgeye gönderilen, çoğunluğu Katolik ve Anglikan kiliselerine kayıtlı Amerikalı uzmanlar başlatmışlardır.

Bunlar üç yıl süreyle bu bölgede yoğun misyonerlik faaliyetlerinde bulundular, birçok vatandaşımıza din değiştirme telinleri yaptılar, inanılmaz vaatlerde bulundular ve etnik ve dinsel ayırımcılığı körükleyecek bölgesel inanç farklılıklarını bilgi haline dönüştürerek ABD'deki çeşitli istihbarat birimlerine aktardılar. Bu gönüllülerin hazırladıkları raporların bir kısmı da doğrudan doğruya kiliselere gitti…

Son söz

Son söz: PKK ve ayrılıkçı Kürt hareketinin arkasındaki destekçilerin başında kiliseler vardır. PKK olayında hiç dikkat edilmeyen bu husus umarım bundan sonra dikkate alınır. Ortadoğu'daki kilise ve İslam harici fraksiyonlar çok uzun zamandır bir ittifak içindeler, benden uyarması". (Prof. Dr. Haydar Baş, Dini ve Milli Bütünlüğümüze Yönelik Tehditler eseri yıl 1998 sh;77]

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İsrail hükümeti savaşı sonlandırmaya yönelik her girişimi baltalıyor."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İsrail hükümeti savaşı sonlandırmaya yönelik her girişimi baltalıyor" dedi.

06.04.2026 19:16:00
İhlas Haber Ajansı
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İsrail hükümeti savaşı sonlandırmaya yönelik her girişimi baltalıyor."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İsrail hükümeti savaşı sonlandırmaya yönelik her girişimi baltalıyor."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İsrail hükümeti savaşı sonlandırmaya yönelik her girişimi baltalıyor."

Otel odasında öldürülen genç kadın soruşturmasında yeni gelişme

Bahçelievler'de bıçaklanan Yonca Kölge'nin otel odasında ölü bulunmasına ilişkin gözaltına alınan eski eşi dahil olmak üzere 3 şüpheli gözaltına alındı. Şüpheliler emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi

06.04.2026 14:54:00 / Güncelleme: 06.04.2026 14:57:43
İHA
Otel odasında öldürülen genç kadın soruşturmasında yeni gelişme
Otel odasında öldürülen genç kadın soruşturmasında yeni gelişme
Olay, 3 Nisan Cuma günü akşam saatlerinde Bahçelievler Mareşal Fevzi Çakmak 3. Sokak üzerinde bulunan bir otelde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 3 Nisan Cuma günü saat 13.30 sıralarında Yonca Kölge (28), Salih B. ile birlikte otele giriş yapmış, odaya yerleştikten sonra Salih B., saat 17.55 sıralarında otelden tek başına ayrılmış, genç kadından haber almayan ailesi ise polisi aramıştı.

Genç kadının, Bahçelievler'de kaldığı oteli tespit edilmiş, otel odasında Yonca Kölge'nin cesedini bulmuştu.

3 yıl önce boşandıkları belirlendi

Yonca Kölge ile otele gelen şüpheli Salih B.'nin 'kasten yaralama' ve 'hırsızlık' suçlarından çok sayıda suç kaydı olduğu tespit edildi, cezaevinden izinli olarak çıktığı öğrenilen Salih B.'yi, "kasten öldürme" suçundan, Burhan B. ve Mehmet B. isimli şüpheliler ise "suçluyu kayırma" suçundan gözaltına alındı.

Salih B. ile Yonca Kölge'nin evli oldukları ve 3 yıl önce boşandıkları öğrenilm.

Gözaltına alınan 3 şüpheli emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

Antalya'daki teleferik kazasında ek bilirkişi raporu hazır

Antalya'da 1 kişinin hayatını kaybettiği, 7 kişinin yaralandığı teleferik kazasına ilişkin 12 tutuksuz sanığın yargılandığı davada, Orta Doğu Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü'nce hazırlanan ek bilirkişi raporu dosyaya girdi. Raporda 5 sanığın birinci derecede, 1 sanığın ikinci derecede sorumlu olduğu belirtilirken, 4 sanık yönünden kusur bulunmadığı kanaatine yer verildi. Raporda, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz bakımından ise kaza tarihinde resmi görevi bulunmadığı, kaza öncesi süreçteki sorumluluğunun mahkemece değerlendirilmesi gerektiği kaydedildi

06.04.2026 14:02:00 / Güncelleme: 06.04.2026 14:05:28
İHA
Antalya'daki teleferik kazasında ek bilirkişi raporu hazır
Antalya'daki teleferik kazasında ek bilirkişi raporu hazır
Konyaaltı ilçesinde 1 kişinin yaşamını yitirdiği, 7 kişinin yaralandığı teleferik kazasına ilişkin, aralarında dönemin ANET Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü olan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz'ün de bulunduğu 12 sanığın yargılanmasına Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Altıncı duruşmada tutuksuz sanıklar Ahmet Buğra S., Serkan Y. ve Okan E. ile taraf avukatları hazır bulundu. Tutuksuz yargılanan ve duruşmaya katılma şartı bulunmayan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz ise duruşmaya katılmadı.
Mahkemede, Orta Doğu Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü'nce hazırlanan ek bilirkişi raporu dosyaya sunuldu. Tutuksuz yargılanan sanıklar, daha önce hazırlanan rapor ile yeni rapor arasında çelişki bulunduğunu öne sürerek, aleyhlerine olan hususları kabul etmediklerini dile getirdi.

Ek raporda sorumluluk değerlendirmesi yer aldı

Dosyaya giren ek bilirkişi raporunun sonuç bölümünde; olay İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında "iş kazası" olarak değil, "kaza" olarak değerlendirildi. Raporda, meydana gelen olayda çalışanın yaralanmadığı ve ölmediği için olayın iş kazası kapsamında değerlendirilmediği kaydedildi.

Raporda, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz'ün 15 Aralık 2023 ile 10 Ocak 2024 tarihleri arasında 156 kalemden oluşan yapılacak işler listesini hazırlayıp bildirdiği, ancak listenin kullanım kılavuzu ve ilgili standartlar gözetilerek değerlendirilmesini sağlamadığı ya da sağlatmadığı yer aldı. Aynı raporda, kaza tarihinden 4 ay 15 gün önce ayrıldığı, ayrıca kaza günü itibarıyla herhangi bir resmi görevinin bulunmadığı, bu nedenle kaza tarihinden önce şirketin mali, teknik ve idari organizasyonunun belirlenmesi ve yönetilmesine yönelik etkisinin mahkeme tarafından değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.



5 sanık için birinci derece sorumluluk tespiti

Ek bilirkişi raporunda, Edip Kemal B.'nin asıl işveren(idare) olarak şirketin mali, teknik ve idari organizasyonunu belirlemesi ve yönetmesi nedeniyle 2. dereceden sorumlu olduğu değerlendirmesi yapıldı. Raporda Ahmet Buğra S., Okan E., Serdar T., Özgür E. ve Serkan Y.'nin ise olayda birinci dereceden sorumlu olduğu kanaatine yer verildi. Bu değerlendirmede, şirketin teknik ve idari organizasyonunun belirlenmesi ve yönetilmesine ilişkin sorumlulukların dikkate alındığı kaydedildi.

4 sanık yönünden kusur bulunmadı

Ek raporda Suphi K. ile Kazım K. hakkında, meydana gelen kazaya ilişkin doğrudan hata yaptıklarına dair bilgi ya da belge bulunmadığı, bu nedenle kusurlarının olmadığı belirtilirken, Hüseyin A. ile Aziz A. bakımından da görev tanımları itibarıyla kazaya neden olacak bir görevde bulunmadıkları gerekçesiyle kusur bulunmadığı kanaatine varıldı.

Savcı mütalaasını bir sonraki celsede sunacak

Cumhuriyet savcısının, raporun taraflara tebliğ edilmesinin ardından bir sonraki celsede esas hakkındaki mütalaasını sunmasının beklendiği belirtilirken, duruşma ileri bir tarihe ertelendi.

Olayın geçmişi

Sarısu mevkiindeki teleferik tesisinde 12 Nisan 2024'te meydana gelen kazada, parçalanan kabinden düşen bir kişi hayatını kaybetmiş, aynı kabinde bulunan 2'si çocuk 7 kişi yaralanmıştı. Sistem durduğu için havada asılı kalan 24 kabindeki 174 kişi ise yaklaşık 22,5 saat süren operasyonla tahliye edilmişti. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, aralarında dönemin ANET Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü olan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz'ün de bulunduğu 12 sanığın, "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" ile "trafik güvenliğini taksirle tehlikeye sokma" suçlarından 27 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanmaları talep edilmişti.

ABD'nin F-15'i Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle mi vuruldu?

DMM'den ABD'nin F-15 savaş uçağının Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle vurulduğu iddialarına yalanma

05.04.2026 01:07:00
İhlas Haber Ajansı
ABD'nin F-15'i Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle mi vuruldu?
ABD'nin F-15'i Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle mi vuruldu?
Bazı sosyal medya hesaplarında ve dezenformasyon odaklı mecralarda, Türkiye'nin İran'a gelişmiş uçaksavar ve İHA füzeleri tedarik ettiği ve düşürüldüğü iddia edilen ABD F-15 uçağının bu Türk sistemleriyle vurulduğu öne sürülmüştü.

Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından ABD'nin F-15 savaş uçağının Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle vurulduğu iddiaları yalanlandı.



DMM'nin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Bazı sosyal medya hesapları ve dezenformasyon odaklı mecralarda yer alan, 'Türkiye'nin İran'a gelişmiş uçaksavar ve İHA füzeleri tedarik ettiği, düşürüldüğü iddia edilen ABD'ye ait F-15 savaş uçağının Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle vurulduğu' yönündeki paylaşımlar tamamen asılsızdır ve gerçeği yansıtmamaktadır.

Nereden kaynaklandığı tahmin edilebilecek bu tür gerçek dışı iddialar, Türkiye'nin bölgesel krizlerde üstlendiği yapıcı rolü ile barış ve diplomasi odaklı gayretlerini zedelemeye yönelik kasıtlı birer psikolojik harp saldırısı ve kara propaganda girişimidir" denildi.

Türkiye'nin bölgedeki huzur ve istikrarın korunması için bir duruş sergilediği söylenen açıklamada, "Türkiye, bölgedeki tüm süreçlerde huzur ve istikrarın korunmasını esas alan bir duruş sergilemektedir. Ülkemizin küresel ölçekte takdir gören diplomatik başarısını hedef alan bu algı operasyonları, uluslararası kamuoyunu yanıltma amacı taşımaktadır.

Kamuoyunu manipüle etmeye ve bölgedeki hassas dengeleri hedef almaya yönelik bu tür kirli bilgi yayma faaliyetlerine itibar edilmemelidir. Resmi kaynaklar dışındaki spekülatif açıklamalara karşı dikkatli olunması büyük önem arz etmektedir" ifadelerine yer verildi.

Ankara'daki kazada hayatını kaybedenlerin kimlikleri belli oldu

Ankara'nın Kahramankazan ilçesinde özel halk minibüsünün köprü direğine çarpması sonucu hayatını kaybeden 5 kişiden 4'ünün kimlikleri belli oldu

04.04.2026 18:11:00 / Güncelleme: 04.04.2026 18:13:55
İHA
Ankara'daki kazada hayatını kaybedenlerin kimlikleri belli oldu
Ankara'daki kazada hayatını kaybedenlerin kimlikleri belli oldu
Kaza, Kahramankazan ilçesi Saray mevkiinde meydana geldi. Kızılcahamam istikametine seyreden 06 HO 1460 plakalı özel halk minibüsü, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu bariyerlere çarptı. Kazanın etkisiyle takla atan otobüs, köprü ayağına çarparak durabildi. Kazada 5 kişi hayatını kaybederken, 14 kişi de yaralandı. Kazada hayatını kaybeden 5 kişiden 4'ünün minibüs şoförü Efe Erdem (31) ile yolculardan Mehmet Sucu ve kızı Safiye Simge Sucu ile Hamiyet Bilge Uslu olduğu tespit edildi.



Hayatını kaybeden diğer kadın yolcunun kimliğini belirlemek için çalışmalar sürüyor. Otobüsün şoförü Efe Erdem'in evli ve 2 çocuk babası olduğu öğrenildi.



Kazayla ilgili 3 cumhuriyet savcısı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 2 bilirkişi de incelemelerini sürdürüyor. 

Ankara'daki feci kazada otobüs sahibi gözaltına alındı

Ankara'nın Kahramankazan ilçesinde 5 kişinin hayatını kaybettiği trafik kazasıyla ilgili özel halk otobüsünün sahibi gözaltına alındı

04.04.2026 18:04:00
İHA
Ankara'daki feci kazada otobüs sahibi gözaltına alındı
Ankara'daki feci kazada otobüs sahibi gözaltına alındı
Kahramankazan ilçesinde özel halk otobüsünün kaza yapması sonucu 5 kişi hayatını kaybetmiş, 14 kişi de yaralanmıştı. Olayla ilgili 3 savcı görevlendirilirken, yürütülen soruşturma kapsamında özel halk otobüsünün sahibi İ.Ç. gözaltına alındı.

Özel halk otobüsü şoförünün işe alınırken gerekli yeterlilik belgelerini Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne göndermediği ve Ankara Büyükşehir Belediyesi'nden işe başlaması konusunda uygunluk raporunun alınması gerekirken, araç sahibi İ.Ç'nin bu belgeleri temin ederek belediye ekiplerine sunmadığı, araç sahibi İ.Ç.'nin bu nedenle gözaltına alındığı açıklandı.

Çevre Şehircilik Müdürlüğü önünde bomba paniği

Bartın Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü binası önünde elinde çanta ile gelen ve "bomba var" diye bağıran kişi gözaltına alınırken, çanta ise fünye ile patlatıldı

03.04.2026 15:04:00 / Güncelleme: 03.04.2026 15:06:54
İhlas Haber Ajansı
Çevre Şehircilik Müdürlüğü önünde bomba paniği
Çevre Şehircilik Müdürlüğü önünde bomba paniği
Bartın Valiliği'ne 150 metre, Bartın Belediyesine 100 metre uzaklıkta bulunan Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'ne gelen Halil K. isimli şahıs, bina girişinde elindeki çantayı göstererek, "Bomba var, patlatacağım burayı" diyerek bağırmaya başladı. Görenlerin ihbarı üzerine olay yerine giden ekipler, şahsı gözaltına alırken çantayı ise fünye ile patlattı. Çanta ilk iki patlamada açılmazken, üçüncü denemede açıldı.

Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü önünde geniş güvenlik tedbiri alınırken, bina boşaltıldı. Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Mehmet Özdemir, polis ekipleri tarafından binadan tahliye edildi. Çevredeki vatandaşlar ise alana yaklaştırılmadı.

3 patlamada açılan çantada küçük çaplı yangın çıkarken, yangın söndürme tüpü ile alevler söndürüldü. Çantadan ise altın, tablet ve kağıtlar çıktığı öğrenildi.

Gözaltına alınan H.K.'nin Gaziahtep'te polis olduğu ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nde çalışan kardeşine disiplin cezası verilmesi nedeniyle böyle bir eylemde bulunduğu belirlendi.



LGS takvimi milli maç nedeniyle değişti

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 14 Haziran'da yapılacağı duyurulan Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınavın Dünya Kupası'ndaki Türkiye-Avustralya maçı sebebiyle bir gün öne çekilerek 13 Haziran'a alındığını açıkladı

03.04.2026 14:51:00
AA
LGS takvimi milli maç nedeniyle değişti
LGS takvimi milli maç nedeniyle değişti
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Aydın programı kapsamında Valilik Toplantı Salonu'nda gerçekleştirilen İl Eğitim Değerlendirme Toplantısı'nın ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

"14 Haziran'da yapılacağı duyurulan Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınavın Dünya Kupası'ndaki Türkiye-Avustralya maçı sebebiyle öne çekilebileceği" şeklindeki açıklamasıyla ilgili görüşleri sorulan Yusuf Tekin, "Anlamakta gerçekten zorlanıyorum. Bu açıklamayı yaptık. Ne söyleyeceğini şaşıran bazı her şeye muhalif insanlar bunu da eleştirdiler. Hatta şöyle bir açıklama gördüm. 'Sınavın tarihini değiştireceğinize maçın saatini değiştirirseniz.' Çok komik, üzüntü verici şeyler bunlar." dedi.

Türkiye'nin Dünya Kupası grup aşamasındaki ilk maçının 14 Haziran Pazar günü Türkiye saatiyle 07.00 civarında başlayacağını öğrendiklerini aktaran Tekin, öğrencilerin milli heyecana ortak olabilmeleri için çalışma başlattıklarını ifade etti.

Yapılan teknik ve hukuki incelemeler sonucunda sınavın bir gün öne alınmasında engel görülmediğini dile getiren Tekin, şunları söyledi:

"Çarşamba günü itibarıyla bu konuda arkadaşlarımız çalışmaya başladılar ve 14 Haziran günü yapılacağını ilan ettiğimiz temel eğitimden ortaöğretime geçiş kapsamındaki liselere geçiş sınavının, 13 Haziran Cumartesi günü aynı saatte yapılmasına hukuken ve teknik olarak bir engel olmadığını arkadaşlarımız tespit edince biz de sınav değişikliğini yapmaya karar verdik. 13 Haziran'da sınavı yapacağız."

"12 Haziran Cuma günü idari tatil olacak"

Sınav öncesi hazırlık süreci ve velilerin okul ziyaretleri için de düzenleme yaptıklarını aktaran Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Okullarımızın, sınavın pazar günü olması durumunda cumartesi günü hazırlıkların yapıldığı gün olarak, velilerimizin çocuklarının sınava girecekleri yerlerle ilgili hazırlıklarını yaptıkları bir gün olarak bizim için önemliydi. Dolayısıyla bu hazırlıklar açısından da bir sorun yaşanmaması adına 12 Haziran Cuma günü de Bakanlığımız bünyesindeki örgün eğitim kurumlarında bir gün idari izin olarak geçirilmesini bugün zannediyorum arkadaşlarımız basın açıklamasıyla duyuracaklar. Dolayısıyla 12 Haziran Cuma günü idari tatil örgün eğitim kurumlarında. 13 Haziran Cumartesi günü daha önce ilan ettiğimiz aynı saatte liselere geçiş sınavını gerçekleştirmiş olacağız. Çocuklarımıza, öğretmenlerimize hayırlı olmasını temenni ediyorum."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.