logo
24 MAYIS 2024

Bakan Göktaş: Koruyucu aile yanında bakımı sağlanan çocuk sayımız 10 bin 84'e ulaştı

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, koruyucu aile yanında bakımı sağlanan çocuk sayısının 10 bin 84'e ulaştığını açıkladı.
21.04.2024 10:09:00
İhlas Haber Ajansı
Bakan Göktaş: Koruyucu aile yanında bakımı sağlanan çocuk sayımız 10 bin 84'e ulaştı
Bakan Göktaş: Koruyucu aile yanında bakımı sağlanan çocuk sayımız 10 bin 84'e ulaştı
Bakan Göktaş, aile odaklı hizmet modelleri kapsamında uygulanan koruyucu aile sisteminde gelinen son duruma ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Göktaş, koruyucu aile hizmet modelinin çeşitli nedenlerle biyolojik ailesi yanında bakımları sağlanamayan çocukların aile ortamlarında eğitim, bakım ve yetiştirilmesine yönelik aile odaklı bir hizmet modeli olduğunu söyledi. Bakan Göktaş, koruyucu aile hizmet modeli ile Bakanlık tarafından belirlenen güvenli ve destekleyici bir aile ortamında çocukların gelişimine katkı sağlandığını kaydetti.

8 bin 140 koruyucu aile bulunuyor

Koruyucu aile hizmet modelinin, biyolojik ailelerinin yanında bakımı sağlanamayan çocuklar için bir umut kaynağı olduğunu ifade eden Bakan Göktaş, şunları söyledi:
'Koruyucu ailelerimiz çocuklarımıza sadece bir yuva sunmakla kalmıyor, aynı zamanda onların hayallerini ve umutlarını yeşertiyor. Koruyucu aile hizmet modelimiz kapsamında 2002 yılında 500 ailemizin yanında 515 çocuğumuzun bakımı sağlanırken, bugün 8 bin 140 koruyucu ailemizin yanında bakımı sağlanan çocuk sayımız 10 bin 84'e ulaştı.'

Çocukların gelişimleri takip ediliyor

'Sosyal hizmet anlayışımız gereği bütün çocuklarımız için aynı şartları oluşturmaya çalışıyoruz' diyen Bakan Göktaş, 'Koruyucu aile yanına yerleştirildikten sonra çocuklarımızı ilk bir yılda her ay, ikinci yıldan itibaren de 3 ayda bir yerinde ziyaretler yaparak izliyoruz. İzlemelerde çocuklarımızın psikososyal gelişimlerini ve eğitime devam durumlarını değerlendiriyoruz' ifadelerini kullandı.

'Çocukları yetiştirme sorumluluğu, devlet ile koruyucu aileler arasında paylaşılıyor'

Aileleri, üstlendikleri bu özel sorumluluktan ötürü maddi olarak da yalnız bırakmadıklarını ve çocukların ihtiyaçlarını karşılamaları amacıyla ekonomik olarak desteklediklerini ifade eden Bakan Göktaş, 'Koruyucu ailelere sigorta ödemeleriyle birlikte aylık ortalama 8 bin 895 lirayı bulan miktarda destek sağlıyoruz. Engel durumu olan çocuğa bakan koruyucu ailelere de engel durumundan dolayı bakım desteği sağlıyoruz. Böylece çocukları yetiştirme sorumluluğu, devlet ile koruyucu aileler arasında paylaşılıyor' dedi.

'Koruma altındaki çocuklarımıza sıcak bir yuva sunmaya devam edeceğiz'

Koruyucu ailelerin ve hizmetten yararlandırılan çocukların karşılaştıkları sorunları gidermek için çeşitli çalıştaylar ve toplantılar gerçekleştirdiklerini ifade eden Bakan Göktaş, 'Koruyucu aile hizmet modelimizin kalitesini artırmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu kapsamda Ocak Ayında 'Çocuk Koruma Temelli Koruyucu Aile Çalıştayı'mızın ikincisini gerçekleştirdik. Bu çalıştaydan elde ettiğimiz çıktıları hayata geçirmeye başladık. Birçok ilimizde tematik toplantılar ile koruyucu aile hizmetinden yararlanan ergenlik dönemindeki ve yabancı uyruklu çocuklarımız başta olmak üzere tüm çocuklarımız için hizmetimizi güçlendiriyoruz' dedi.

Bakan Göktaş, son olarak "Geçici Koruyucu Aile Çalıştayı" düzenlediklerini belirterek, 'Geçici koruyucu aile modelinin faaliyete geçmesi ile ülkemizde koruyucu aile hizmetinin kapsamını daha da genişleterek bakım ve korunma altındaki çocuklarımıza sıcak bir yuva sunmaya devam edeceğiz' ifadelerini kullandı.

Azerbaycan'da örnek uygulama olarak görülüyor

Öte yandan, koruyucu aile hizmet modelinin Azerbaycan'da da örnek alındığını ve ülkeye adapte edilmek üzere çalışmalar yürütüldüğünü ifade eden Bakan Göktaş, alanda görev yapan uzmanların Azerbaycan'da koruyucu aile hizmetinin oluşturulmasında yardımcı olduklarının bilgisini verdi.
Naci Görür 'başka çare yok' dedi
'Hiç acımadan yıkacaksın'
5 dönümle başladı siparişlere yetişemiyor
Kilosu tarlada 60 lira
Yahudi yerleşimciler yeni bir "kaçak yerleşim birimi" kurdu
Gazze'de katliam, Eriha'da işgal!
Gazze'deki Aksa Şehitleri Hastanesinde alarm
1200 hasta ölümle karşı karşıya
Bakan Yerlikaya gözaltı ve tutuklama sayılarını açıkladı
11 ayda FETÖ'den kaç kişi tutuklandı?
1 kişi ağır yaralandı, 4 kişi dumandan etkilendi
Mahkum kendini yaktı, koğuş tutuştu
Sayı 147'yi bulacak
46 ülke Yahudi lobisinin kuklası
Nefes kesen sonda kupaya Kartal uzandı
12 milyonluk Musrati galibiyet golünü attı
Ayhan Bora Kaplan'dan 'bitanem' açıklaması
'Sehven 'efendim bir tanem' dedim'
Netanyahu Almanya'ya giderse tutuklanacak
'Biz kanunlara uyarız'
Yaklaşım farkı ortaya çıktı
Gündem sokak hayvanları
Erdoğan'ın seferberlik yetkisi ne anlama geliyor?
Şahsi ihtiraslar için kullanılırsa...
TCMB faiz kararını açıkladı
Merkez Bankası faizi değiştirmedi
Orman yangını mevsimi geldi
Hava filosu ne durumda?
Senegalli Süleyman ve arkadaşları sınır dışı edilecek
'Günde 5 bin 500 TL kazanıyorum' demişti
Naci Görür 'başka çare yok' dedi
'Hiç acımadan yıkacaksın'
5 dönümle başladı siparişlere yetişemiyor
Kilosu tarlada 60 lira
Yahudi yerleşimciler yeni bir "kaçak yerleşim birimi" kurdu
Gazze'de katliam, Eriha'da işgal!
Gazze'deki Aksa Şehitleri Hastanesinde alarm
1200 hasta ölümle karşı karşıya
Bakan Yerlikaya gözaltı ve tutuklama sayılarını açıkladı
11 ayda FETÖ'den kaç kişi tutuklandı?
1 kişi ağır yaralandı, 4 kişi dumandan etkilendi
Mahkum kendini yaktı, koğuş tutuştu
Sayı 147'yi bulacak
46 ülke Yahudi lobisinin kuklası
Nefes kesen sonda kupaya Kartal uzandı
12 milyonluk Musrati galibiyet golünü attı
Ayhan Bora Kaplan'dan 'bitanem' açıklaması
'Sehven 'efendim bir tanem' dedim'
Netanyahu Almanya'ya giderse tutuklanacak
'Biz kanunlara uyarız'
Yaklaşım farkı ortaya çıktı
Gündem sokak hayvanları
Erdoğan'ın seferberlik yetkisi ne anlama geliyor?
Şahsi ihtiraslar için kullanılırsa...
TCMB faiz kararını açıkladı
Merkez Bankası faizi değiştirmedi
Orman yangını mevsimi geldi
Hava filosu ne durumda?
Senegalli Süleyman ve arkadaşları sınır dışı edilecek
'Günde 5 bin 500 TL kazanıyorum' demişti

Prof. Dr. Naci Görür: Binaları hiç acımadan kepçeyi vurarak yıkacaksın

Güngören, Bahçelievler ve Bağcılar çevresinde havadan çekilen görüntüler ile betona boğulan şehrin adeta tablosu ortaya çıktı. Açık ve yeşil alanların hiç olmadığı görüntüleri yorumlayan Yer Bilimci ve Deprem Uzmanı Prof. Dr. Naci Görür, çözümün 'yıkım' olduğunu söyledi.
24.05.2024 09:34:00 / Güncelleme: 24.05.2024 09:40:38
İhlas Haber Ajansı
Prof. Dr. Naci Görür: Binaları hiç acımadan kepçeyi vurarak yıkacaksın
Prof. Dr. Naci Görür: Binaları hiç acımadan kepçeyi vurarak yıkacaksın
Betona boğulan İstanbul'un havadan çekilen görüntülerini yorumlayan Yer Bilimci ve Deprem Uzmanı Prof. Dr. Naci Görür, 'İlçenin belediye başkanı, insanlarımız ölmesin diye önce yapı stokunu deprem dirençli mi, değil mi araştıracak. Bu araştırma sırasında deprem dirençli olmayanları ise ya yıkacak ya da güçlendirecek. Bunu belirledikten sonra yapılacak iş, insanları ölüme terk etmek olmayacağına göre, binaları hiç acımadan kepçeyi vurarak yıkacaksın. Kentsel dönüşüm binayı sadece yenilemek değil, planlamaktır. Kente zarar veren bütün bileşenleri deprem dirençli yapmaktır' dedi.



Güngören, Bahçelievler ve Bağcılar çevresinde havadan çekilen görüntüler ile betona boğulan şehrin adeta tablosu ortaya çıktı.

Açık ve yeşil alanların hiç olmadığı görüntüleri yorumlayan Yer Bilimci ve Deprem Uzmanı Prof. Dr. Naci Görür, 'O kentte veya o ilçede bina yoğunluğu ne kadar fazlaysa yıkım, ona bağlı olarak ölüm ve maddi zarar olma ihtimali o kadar fazla olur. Bu duruma izin veren ve onu öyle kabul eden anlayışta da bir yanlışlık var. İşin başında zaten öyle bir kent, öyle bir planlama zaten olmazdı. Ama olmuş, böyle bir hata yapılmış. Şimdi ne yapacağız diyorsanız; o ilçenin belediye başkanı, insanlarımız ölmesin diye önce yapı stokunu deprem dirençli mi, değil mi araştıracak. Bu araştırma sırasında deprem dirençli olmayanları ise ya yıkacak ya da güçlendirecek. Bunu belirledikten sonra yapılacak iş, insanları ölüme terk etmek olmayacağına göre, binaları hiç acımadan kepçeyi vurarak yıkacaksın. Ona göre de bir yasa çıkaracaksın. Bunun başka yolu yok. Yıktığın yerde de aynı şekilde, ev yapayım derseniz yanlış yaparsınız. Kentsel dönüşüm binayı sadece yenilemek değil, planlamaktır. Kente zarar veren bütün bileşenleri deprem dirençli yapmaktır. Yapılacak şey, anlattığım gibi 6 bileşen üzerinde duracaksın. Çok yoğun bir bölgede, dönüşüm alanı yapacaksın. Dönüşüm alanında 10 bin ev yaptıysan, o kentin içinde 10 bin problemli evi yıkacaksın. Orayı ferahlatacaksın. Yeşil alana, parka dönüştüreceksin. Ve oradan çıkacak insanlara da 'senin evin bu' diyeceksin. O zaman halk da memnun olur. Halka tepeden bakarsan, uzak yerlere gönderirsen, halk onu istemez. İlçenin içerisinde güzel bir yerde usulüne uygun, 'mis gibi deprem dirençli evler' yaparsanız, o bölgeleri de yıkıp yeşil alana dönüştürürseniz kimse bir şey demez. En kötü durumda bile can güvenliği önemlidir. Kamu yararı önemlidir. Devlet şefkatli ve anlayışlı olmalıdır. Ne vatandaş rant peşinde koşmalı, ne de yönetimler rant peşinde olmamalıdır' ifadelerini kullandı.

Filistin'i tanıyan ülke sayısı artıyor

 
 
İspanya, Norveç ve İrlanda, 28 Mayıs'ta Filistin'i bir devlet olarak tanıyacaklarını dünyaya duyurdu. Böylece Filistin'i tanıyan ülke sayısı 147'ye çıkacak.
23.05.2024 23:24:00
AHMET TURAN YİĞİT
Filistin'i tanıyan ülke sayısı artıyor
Filistin'i tanıyan ülke sayısı artıyor

Filistinli liderlerin memnuniyetle karşıladığı açıklama, Filistin Kurtuluş Örgütü tarafından da "tarihi bir an" olarak nitelendi. Filistin'i bir devlet olarak tanımaya karar veren ülkeler, bu adımın İsrail ile Filistinliler arasında barış görüşmelerinin gelişmesine yardımcı olacağını ifade ediyor. İsrail, Filistin'in bir devlet olarak tanınmasına kesin olarak karşı duruyor ve böyle bir devletin "İsrail'in varlığına tehdit olacağını" iddia ediyor. Birleşmiş Milletler'e (BM) üye 193 ülkeden 144'ü Filistin'i devlet olarak tanıyor. Bunların arasında BM'deki 22 üyeli Arap Grubu, 57 ülkeli İslam İşbirliği Teşkilatı ve 120 üyeli Bağlantısızlar Hareketi de bulunuyor. Son açıklama ile Filistin'i tanıyan BM üyesi ülke sayısı 147'ye yükselmiş olacak. Filistin'i 15 Kasım - 25 Aralık 1988 arasında 82 ülke tanımıştı. Türkiye, 15 Kasım 1988'de ilk tanıyan ülkelerden biri. Bu tarihten önce Filistin'i tanıyan ülke bulunmuyor.

İşte tanımayan kuklalar

Filistin'i tanımayan ülkeler ise şunlar: Andorra, Ermenistan, Avusturya, Estonya, Letonya, Litvanya, Liechtenstein, Fiji, İsrail, ABD, İngiltere, Almanya, Fransa, Kanada, Avustralya, Hollanda, İtalya, Portekiz, Finlandiya, Danimarka, Marshall Adaları, Moldova, Monako, Kuzey Makedonya, Yeni Zelanda, San Marino, Portekiz, Samoa, Solomon Adaları, Tonga, Tuvalu, İsviçre, Belçika, Yunanistan (Kıbrıs Rum Kesimi tanıyor), Japonya, Güney Kore, Myanmar, Eritre, Tayvan,  Panama, Kamerun, bir kaç minik ülke...
Tayvan'ı yanıyan ülke sayısı ise son derece az, dolayısıyla listeye almaya gerek yoktu aslında! Avustralya bu ay yaptığı açıklamada, "iki devletli çözüme ön ayak olmak üzere" Filistin'i devlet olarak tanıyabileceğini bildirdi. Mart ayında İspanya, İrlanda, Malta ve Slovenya liderleri, "uygun koşullar sağlandığında" Filistin'i devlet olarak tanımaya yönelik çalıştıklarını açıklamışlardı. Bu açıklamadan önce, yalnızca 9 Avrupa ülkesi Filistin'i devlet kabul ediyordu. Bunların da çoğu, 1988'de, Sovyet Bloku'nun bir parçası oldukları dönemde karar almıştı. BM Güvenlik Konseyi'ne gelen taslaklar ancak beş daimi üyeden hiçbirisi veto etmediği takdirde onaylanabiliyor. Bu beş ülke ise şöyle: ABD, İngiltere, Fransa, Rusya ve Çin.

Ayhan Bora Kaplan: Hakime sehven 'bitanem' dedim

Suç örgütü lideri olduğu ileri sürülen Ayhan Bora Kaplan ile suç örgütü şüphelisi 20'si tutuklu 61 sanığın yargılanmasına devam edildi.
23.05.2024 17:20:00
İhlas Haber Ajansı
Ayhan Bora Kaplan: Hakime sehven 'bitanem' dedim
Ayhan Bora Kaplan: Hakime sehven 'bitanem' dedim
Suç örgütü lideri olduğu iddia edilen Ayhan Bora Kaplan'ın içerisinde bulunduğu 20'si tutuklu 61 sanığın yargılanmasına Ankara 32'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi.

'Bitanem' açıklaması

Duruşma başlangıcında mahkeme başkanından söz alan sanık Bora Kaplan, 16 Nisan'da görülen davanın ikinci duruşmasında mahkeme başkanına yanlışlıkla, 'efendim bir tanem' dediği için neden şimdi gündem olduğunu anlayamadığını söyleyerek, 'İlk duruşmaya çıktığımda, kendimi kaptırmışım olayları anlatıyorum, sehven, gayriihtiyari 'efendim bir tanem' dedim. Sizden özür dilemiştim, yine özür dilerim. Hayatım boyunca devletin hiçbir memuruna saygısızlık yapmadım. Sabıkam vardır, sicil kaydım vardır ama memura mukavemet yoktur. Gözaltında o kadar şey yapıldı, tek mukavemetim olmadı. Biraz adaletli olmak lazım' ifadelerine yer verdi.

Sanıklardan Barış Kurt ise bilirkişinin hazırladığı HTS raporunun gerçekleri yansıtmadığını iddia etti.

Aldıkları başka raporla müşteki Erkan Doğan'ın anlattıklarının doğru olmadığını ortaya koyduğunu söyleyerek, 'Benim söyleyeceklerim, ben yapmadım, ben etmedim değil. Ben bilgili, belgeli şeyler anlatacağım. Erkan Doğan'ın HTS kayıtlarına ilişkin sizden inceleme yapmanızı rica etmiştim. Sanırım bakmadınız. Niye bakmadınız anlamıyorum. İnanmayın, ama bir bakın Allah aşkına. Erkan Doğan'la bazımız da yolumuz da kesişmiyor. Geçen sefer anlattıklarımdan sonra Erkan Doğan'ın beyanlarını düzelttiler. Bugün anlattıklarımdan sonra da düzeltme yaparsa hiçbirinize hakkımı helal etmem' ifadeleriyle suçlamaları reddederek, tahliyesini talep etti.

"Lütfen kamuoyu baskısı ve bu kumpasa karşı bize yardım edin"

Mahkeme, tutuklu sanıkların taleplerinin ardından sanık avukatlarının taleplerini dinledi. Bora Kaplan'ın avukatı, Kaplan'ın gözaltına alınmasının yasadışı olduğuna değinerek HTS kayıtlarıyla ilgili raporu hazırlayan bilirkişinin kısa süre önce Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Başkanlığı (KOM)'dan ayrılan bir polis olduğunu, bazları yalan yanlış tanzim ettiğini belirterek bilirkişi hakkında evrakta sahtecilikten suç duyurusunda bulunulmasını talep etti.

Avukat, mahkeme başkanına, "Lütfen kamuoyu baskısı ve bu kumpasa karşı bize yardım edin" dedi.

Duruşma yarın devam etmek üzere ertelendi.

Kudüs'te öldürülen imam Hasan Saklanan Şanlıurfa'da defnedildi

Kudüs'te İsrail polisi tarafından öldürülen imam Hasan Saklanan'ın cenazesi, memleketi Şanlıurfa'da defnedildi.
23.05.2024 17:05:00 / Güncelleme: 23.05.2024 17:09:56
İhlas Haber Ajansı
Kudüs'te öldürülen imam Hasan Saklanan Şanlıurfa'da defnedildi
Kudüs'te öldürülen imam Hasan Saklanan Şanlıurfa'da defnedildi
Kudüs'te İsrail polisi tarafından öldürülen Şanlıurfalı imam Hasan Saklanan'ın (34) cenazesi, 23 gün sonra kurulan diplomasi çalışmalarının ardından hava yolu ile memleketi Şanlıurfa'ya getirildi.

GAP Havalimanında ailesi tarafından teslim alınan cenaze, yüzlerce araçlık konvoy ile Şanlıurfa Adli Tıp Kurumu Morguna götürüldü. Burada otopsi işlemleri yapılan cenaze yakınlarına teslim edildi.

Cenaze, merkez Eyyübiye ilçesindeki Eyüp Peygamber Camisine götürüldü. İkindi namazının ardından kılınan cenaze namazına imamın yakınları ile birlikte yüzlerce vatandaş katıldı.



Cenazeye katılan vatandaşlar, slogan atarak İsrail'e tepki gösterdi. Tekbirler de getiren vatandaşlar, Hasan Saklanan ve Gazze'de hayatını kaybedenler için dua etti.

Cami avlusunda dev Türk ve Filistin Bayrakları açan kalabalık, namazın ardından tabutun üzerini de Filistin Bayrağıyla örttü. Namaz ve duaların ardından imamın cenazesi cami bahçesinde yer alan mezarlıkta defnedildi.



Ne olmuştu?

Şanlıurfa'nın Haliliye ilçesine bağlı Kepez kırsal Mahallesi'nde cami imamı olarak görev yapan 4 çocuk babası 34 yaşındaki Hasan Saklanan, Diyanet İşleri Başkanlı tarafından düzenlenen bir organizasyonla Ürdün'e gitti. Pasaportunu yanına alan Saklanan, kafileden ayrılarak 30 Nisanda Filistin'e geçti. İddiaya göre İsrail polisi, Mescid-i Aksa'ya girmeye çalışan Hasan Saklanan'a fiziki şiddet uygulayarak izin vermedi. Çarşı bölgesinden satın aldığı bıçakla polise saldıran Saklanan, vurularak öldürülürken İsrail polisi ise yaralandı.
Hasan Saklanan'ın naaşı, adli soruşturmanın tamamlanmasının ardından Tel Aviv Büyükelçiliği tarafından teslim alınarak Türkiye'ye getirildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2024

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.