logo
25 HAZİRAN 2026

Bakan Yerlikaya, Karayolları Trafik Kanunu'nda yapılacak değişiklikleri anlattı

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, yeni düzenlemede zorunluluk hali dışında kaza yerini terk edenlerle ilgili olarak, "O hal dışında kaza yerini terk etme 46 bin lira, 2 yıl sürücü belgesini alıyoruz, 1 yıldan 3 yıla kadar da hapis cezası var" dedi

29.05.2025 05:38:00
AA
Bakan Yerlikaya, Karayolları Trafik Kanunu'nda yapılacak değişiklikleri anlattı
Bakan Yerlikaya, Karayolları Trafik Kanunu'nda yapılacak değişiklikleri anlattı

Yerlikaya, katıldığı bir TV programında, TBMM Adalet Komisyonunda görüşülen Karayolları Trafik Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifine ilişkin soruları yanıtladı.

36 maddelik kanun teklifine ilişkin bilgiler veren Yerlikaya, göreve başladığı 2023'te günlük ortalama 17,9 kişinin trafik kazalarında hayatını kaybettiğini, 2024'te bu sayının 17,4'e düştüğünü söyledi.

"Güvenli Trafik Güvenli Türkiye" mottosuyla 2030'a kadar trafikteki can kayıplarını yarı yarıya, 2050'de ise sıfıra indirmeyi planladıklarını belirten Yerlikaya, İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda üçer yıllık eylem planı hazırlandığını anlattı.

Türkiye ile bazı ülkelerde trafikte 100 bin kişi başına düşen can kayıplarına değinen Yerlikaya, "AB ülkelerinde 2015'te 5,15, Türkiye'de 9,56. Rusya'da 17,50, ABD 12,10, Kanada 5,80, Japonya 4,20. 2020'de durumumuz ne' Kovid dönemi olmasına rağmen Türkiye 9,56'dan 5,82'ye inmiş. Rakam olarak en düşük dönemimiz bu. 2023'te 7,67'ye çıktı." dedi.

2002'de ülke nüfusunun 66 milyon, araç sayısının 9 milyon olduğunu, o yıl toplam can kaybının 9 bin 5, günlük can kaybının 24,7 olduğunu aktaran Yerlikaya, "2021'de nüfusumuz 84,6 milyon, araç sayısı 25,2. Nüfus 20 milyona yakın artmış, araç sayısı 25 milyona yükselmiş, can kaybı 9 binden 5 bin 362'ye düşmüş." ifadesini kullandı.

Yerlikaya, 2030'da ülke nüfusunun 88,1 milyon olarak planlandığını belirterek, "Araç sayımız 42,4 milyon olacak. Bu kadar artışa rağmen toplam can kaybımız, hedef 2 bin 791. Daha sonra bunu 20 yılda sıfır can kaybı noktasına getireceğiz." dedi.

Göreve başladığı ilk yılda denetimlerin yüzde 50 arttırıldığını aktaran Yerlikaya, 2023-2024 arasında yüz yüze 41,3 milyon denetim yapıldığını, 10 milyon kişiye cezai işlem uygulandığını kaydetti.

Yıl sonunda yaka kamerası taşıyan güvenlik görevlisi sayısı 111 bine ulaşacak

Yerlikaya, "Göreve gelir gelmez denetim gücümü arttırmak için trafikte polis ve jandarma araç sayımızı yüzde 48 arttırdım. Trafikte ekip sayısını yüzde 36 arttırdık. Radardaki artış şimdilik yüzde 17,5, bunu da arttıracağız. Yaka kamerası 2023'te 19 bin 604'dü, yüzde 117 ile 42 bine ulaştırdım. Bu yılın sonunda 111 bin, yani beylik tabancası gibi herkesin kamerası olacak." dedi.

Bakan Yerlikaya, kameralara yüz tanıma sisteminin de entegre edileceğini vurguladı.

"Düzenleme sonrası çakarlı araç sayısı yüzde 80 azalmış"

Yasa dışı çakarlarla ilgili toplumda büyük nefret oluştuğuna işaret eden Yerlikaya, şöyle konuştu:

"Cezası 6 bin 439 liraydı. Trafik Kanunu'nun 26'ncı maddesinde değişiklik yaptık. Para cezası 138 bin lira oldu, 30 gün ehliyetini alıyoruz, 30 gün de aracı trafikten men ediyoruz. İkincisinde 276 bin lira, bir yılda iki ve daha fazla oluyorsa bu ceza uygulanacak ve bu kişilerin ehliyetini 60 gün alıyoruz, 60 gün de aracı trafikten men ediyoruz. 2023-2024'te çakarla ilgili 100 bin 249 araç denetlenmiş, yüzde 266 daha fazla denetim yaparak 336 bini geçmişiz. Geçen sene 6 bin 79 kişiye 6 bin 439 lira ceza yazmışız, bir anda (yürürlüğe giren düzenleme sonrası) bakın 1203'e düşmüş. İkinci defa işlem yapılan bir kişi var. Düzenleme sonrası çakarlı araç sayısı yüzde 80 azalmış. İddia ediyorum yıl sonuna kadar bu oran yüzde 90'ı geçecek."

Yerlikaya, kamu-özel ayrımı olmadan yasa dışı çakar kullanan herkese cezai işlem uygulanacağını söyledi.

Hız ihlalinden günde 10 kişinin hayatını kaybettiğini anlatan Yerlikaya, şerit izleme ve değiştirme, geçiş önceliği ve dönüş kurallarına uymama, arkadan çarpma ve kırmızı ışık ihlallerinin en fazla can kaybına sebep olan hatalar olduğunu kaydetti.

Trafikteki can kayıplarının yüzde 84'ünün bu sebeplerle yaşandığına dikkati çeken Yerlikaya, "3 günde bir vatandaşımız maalesef kırmızı ışık ihlalinden hayatını kaybediyor." dedi.

2024'teki ölümlü kazalarda her iki kural hatasından birini hız ihlalinin oluşturduğunu söyleyen Yerlikaya, "Hız ihlalinin geçen yıl ölümlü kazalardaki toplam kural hataları içerisindeki oranı yüzde 47. Ölenlerin yarısı hız ihlalinden ölüyor." diye konuştu.

"1356 kişi okul ve hastane önünde ölmüş"

2023-2024'te hız ihlallerine ilişkin 3,5 milyon kişiye işlem yapıldığını anlatan Yerlikaya, buna rağmen hız kusuru verilen kaza sayısının yüzde 14 arttığına değindi.

TÜİK verilerine göre son 10 yılda ölümlü ve yaralamalı kazaların yüzde 79'unun yerleşim yeri içinde gerçekleştiğini hatırlatan Yerlikaya, şöyle konuştu:

"Yani ölümlü 5 kazanın 4'ü şehir içinde oluyor. Yerleşim yerinde hız sebepli kazalarda can kaybı, 2019-2024 yıllarında 12 bin 140. Saatte 30 kilometre hız limiti okul, hastane önleridir. 1356 kişi okul ve hastane önünde ölmüş. Okul ve hastane önlerinde 6 senede 723 yaya ölmüş. Yani 1356'nın 723'ü yaya. Orada 169 okul çocuğu var, 0-17 yaş aralığı. Yine aynı periyotta 50 kilometre limiti olan yerde maalesef 7 bin 689 can kaybı yaşamışız. Bunun da yarısı yayaya çarpma."

Yerlikaya, 2019-2024 yıllarında yerleşim yerinde 12 bin 140, aynı periyotta şehirler arasında ise 6 bin 590 kişinin kazalarda hayatını kaybettiğini açıkladı.

Ters yönde araç kullanma cezası yeniden düzenlendi

Hız ihlaliyle ilgili yapılan düzenlemeye açıklık getiren Yerlikaya, konuşmasına şöyle devam etti:

"Dünya Sağlık Örgütünün verileri, hızdaki her bir kilometrelik artışın ölüm riskini yüzde 4 arttırdığını ortaya koyuyor. Biz de şöyle bir şey yaptık, 5 kilometrelik toleransla, mesela 30 kilometre hız limiti olan okul önünde 36 dahil yakalanırsanız 2 bin lira getiriyoruz. 36'dan 40'a çıkarsan 2 bin lira. Ve burada 4 barem var, 5'erli sistem yaptık. Daha sonra 10'arlı duruma çıkıyoruz. 30 kilometre limitli bir yerde 76 ile yakaladığımız zaman 20 bin lira ceza, 30 gün ehliyetini alıyoruz. (56-65 kilometre limit aşımda) 25 bin lira ceza, 60 gün alıyoruz, 66 kilometre ve üzeri olduğunda 30 bin lira ceza ve 90 gün ehliyetini alıyoruz. Geriye doğru bir yıl içerisinde bu durum 5 kez tekrarlanırsa psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatr muayenesine sevk ediyoruz. Yerleşim yerlerinde yeni nesil tripotlu radarlar ve araç içindeki seyyar radarlarla artık çok denetim yapacağız.''

Faaliyete geçecek mobil uygulama ile vatandaşların radar bölgelerini görebileceğini anlatan Yerlikaya, "Nokta atışı değil ama yani '5 kilometre içerisinde 8 radar var.' diyecek. Amacımız ceza yazmak değil, yerleşim yeri içerisinde, okul önünde can kaybı olmaması." ifadesini kullandı.

Yerlikaya, şerit izleme kurallarına uymamanın cezasının 5 bin lira, ağır taşıtlarda bu rakamın 10 bin lira olduğunu belirterek, "Ters yön ihlali önceki kanunda tek bir cezaydı. Biz bunu yolların riskine göre yeniden düzenledik. Tek yönlü yollarda tüm araçlar için 10 bin lira yaptık. Yerleşim yeri bölünmüş yol 20 bin lira. Şehir dışı bölünmüş ve otoyollar olursa 90 bin lira ceza, 60 gün de ehliyetini alıyoruz, aracı 60 gün trafikten men ediyoruz. Makas atma 90 bin lira, 60 gün ehliyetine el koyuyoruz, 60 gün de aracı men ediyoruz. Kesin bitecek bu göreceksiniz." dedi.

Geçiş önceliği ve kavşak kuralları ihlalinde mevcut para cezasının 993 lira olduğunu anımsatan Yerlikaya, ambulans ve itfaiyeye yol verilmediğinde 46 bin lira para cezası, 30 gün sürücü belgesi geri alma ve trafikten men uygulanacağını, diğer geçiş üstünlüğü olan araçlara yol verilmediği takdirde 15 bin lira para cezası, kavşaklarda geçiş hakkı kurallarına uyulmadığında ise 5 bin lira para cezası uygulanacağını aktardı.

Yerlikaya, kırmızı ışık ihlallerinde mevcut uygulamanın 2 bin 167 lira para cezası olduğuna dikkati çekerek, ilk ihlalde 5 bin lira, ikincide 10 bin lira, üçüncüde 15 bin lira ve 30 gün süreyle sürücü belgesini geri alma cezalarının uygulanmasının yanı sıra dördüncüde 20 bin lira ve 60 gün süreyle sürücü belgesini geri alma, beşincide 30 bin lira ve 90 süreyle sürücü belgesini geri alma, altıncıda ise 80 bin lira ve psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesi istenerek sürücü belgesi iptali cezalarının uygulanacağını söyledi.

Taksi konusuna değinen Yerlikaya, bu kapsamda taksimetre kullanmamak/açmamak durumunda 46 bin lira para cezasının yanı sıra aracın eksikliği giderilinceye kadar trafikten men edileceğini kaydetti.

Yerlikaya, takograf cihazı kullanmamanın cezasının 75 bin lira olduğunu, eksikliği giderilinceye kadar aracın trafikten men edileceğini, usulsüz sürücü kartı kullanımında ise ilkinde sürücüye 75 bin lira tekrarında 150 bin lira, araç sahibine bu cezaların iki katı ve ilkinde 30 gün tekrarında ise 90 gün sürücü belgesi geri almanın uygulanacağını bildirdi.

Takograf cihazına müdahaleye değinen Yerlikaya, ilkinde 185 bin lira, tekrarında 370 bin lira, araç sahibine bu cezaların iki katı, ilkinde 30 gün, tekrarında ise 90 gün sürücü belgesi geri alma ve eksikliği giderilinceye kadar trafikten men cezası verileceğini aktardı.

Yerlikaya, trafik kazalarının 3'te 2'sinde motosiklet sürücülerinin kusurlu olduğu verisini paylaşarak, kask/koruma gözlüğü kullanmayan sürücü ve yolcuya ilkinde 2 bin 500, ikincisinde 5 bin, üçüncü kez ve fazlasında 10 bin lira para cezası ile kasksız seyrine izin verilmeme adımlarının uygulanacağını aktardı.

Yeni düzenlemede 15 yaşını doldurmamış çocukların koruyucu tertibat kullanmasını sağlamamanın cezasının 5 bin lira olacağını söyleyen Yerlikaya, akrobatik hareket yapmaya 46 bin lira para cezası, 60 gün süreyle sürücü belgesi geri alma ile 60 gün trafikten men, akan trafikte yarış yapmaya ise 46 bin lira ceza, 2 yıl süreyle sürücü belgesi geri alma ile 60 gün trafikten men adımlarının uygulanacağını söyledi.

Yerlikaya, alkol/uyuşturucu etkisinde araç kullanmada mevcut cezaları paylaşmasının ardından kanun teklifinde geriye doğru 5 yıl içerisinde alkol etkisinde araç kullanımına ilkinde 25 bin lira para cezası ve 6 ay süreyle sürücü belgesi geri alma, ikincisinde 50 bin lira para cezası ve 2 yıl süreyle sürücü belgesi geri alma, üçüncüsü ve fazlasında 150 bin lira para cezası ve 5 yıl süreyle sürücü belgesi geri alma uygulanacağını bildirdi.

Bakan Yerlikaya, uyuşturucu etkisinde araç kullanmada 150 bin lira para cezası ve sürücü belgesi iptali ile alkol ve uyuşturucu ölçümü yaptırmama durumlarında 150 bin lira para cezası ve 5 yıl süreyle sürücü belgesi iptali yapılacağını söyledi.

"Dur ihtarına uymama" ile ilgili olarak ise Yerlikaya, "En üzüldüğüm kural ihlali de bu. Son 6 yılda 29 can kaybımız var, 9 şehit polis mesai arkadaşım, 16 gazimiz var. Sadece duracak ve cezası neyse onu alacak. Durmuyor, üstüne sürüyor." dedi.

Yerlikaya, dur ihtarına uymamada mevcut cezanın 2 bin 167 lira olduğunu anımsatarak, ihtara uymayarak kaçmaya 200 bin lira para cezası ve 60 gün süreyle sürücü belgesi geri alma uygulanacağını bildirdi.

Yerlikaya, sürücü belgesiz araç kullanma durumlarında 40 bin lira para cezası, sürücü belgesi geçici geri alındığı veya iptal edildiği halde araç kullanmada ise 200 bin lira para cezası uygulanacağını aktardı.

Drift atılmasına değinen Yerlikaya, 46 bin liralık para cezasıyla ilgili olarak "Çok tehlikeli, riskli olduğu için bunu 140 bin lira yaptık. 60 gün ehliyetini ve arabasını alıyoruz. Geriye doğru 5 yıl içinde bunu ikinci defa yaparsa ehliyetine veda ediyor." dedi.

Yerlikaya, kaza yerini terk etmeyle ilgili olarak da "Adam başında bekliyor, telefon açmış 112'yi çağırmış, perperişan, psikolojik olarak yıkılmış ama orada diğer kaza sakinleri, onlar da üzüntülerinden eğer ona saldırıyor o da can havliyle kaçıyorsa o 'zorunluluk hali' diyor arkadaşlar. O hal dışında kaza yerini terk etme 46 bin lira, 2 yıl sürücü belgesini alıyoruz, 1 yıldan 3 yıla kadar da hapis cezası var." diye konuştu.

Yeni düzenlemelerden bir diğerine dikkati çeken Yerlikaya, "Basın, yayın, internet, sosyal, dijital medyada elektronik cihazlar yoluyla eğer siz bir trafik kuralı ihlalini paylaşım yaparak görüntüleri alenen yayar ve överseniz 25 bin lira idari para cezası var." dedi.

Göç yönetimi

Göç yönetimine değinen Yerlikaya, konuşmasına şöyle devam etti:

"9 Aralık'tan beri gönüllü, güvenli, onurlu ve düzenli geri dönüş yapan Suriyeliler bugün itibarıyla 250 bini geçti. 2 milyon 711 bin 170 geçici korumalı Suriyeli var. Bakın burada 47 bin aile gitti, 250 bin kişi. Sayın Cumhurbaşkanımız, 'Gönüllü, güvenli, onurlu gitmek isteyen Suriyeli kardeşlerimize bunu kolaylaştırmamız lazım.' dedi. Biz de oradaki Suriyeli ve yerli STK'larımızı topladık, konuştuk. Okul ve kış zamanı, 9 Aralık düşünün. Dediler ki 'Biz önden gidelim. Evimize, barkımıza, tarlamıza bir bakalım ne halde' Aradan 13 sene geçmiş.' Şu ana kadar 27 bin öncü göçmene, 1 Ocak'la 1 Temmuz arasında 3 kere gidip gelip orayı hazırlamayla ilgili izin verdik. Şimdi orada hazırlıklarını yapıyor. Okullar kapanacak, yaz tatili. Bayramdan sonra görüştüklerimiz, Suriyeli STK'lar, onların paylaşımları, ifadeleri bunun daha da artacağı yönünde."

Yerlikaya Türkiye'de toplam 3 milyon 988 bin 257 yabancı bulunduğunu, bunlardan 2 milyon 711 bin 170'inin geçici koruma altındaki Suriyeliler, 1 milyon 104 bin 385'inin ikamet izni olanlar ve 172 bin 602'sinin ise uluslararası koruma altındakiler olduğunu söyledi.

Bakan Yerlikaya, "2016'dan beri gönüllü, güvenli giden Suriyeli muhacirlerin sayısı 1 milyonu aştı ve bunun 250 bini 9 Aralık'tan bugüne kadar oldu. 2016'dan beri gidenler 1 milyonu aştı ama 9 Aralık'tan günümüze Suriye'deki o büyük zaferden sonra çeyrek milyon oldu." diye konuştu. 

Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir

Dünya Ekonomik Forumu’nun son raporuna göre, gün boyu otoparklarda atıl bekleyen milyonlarca elektrikli araç, enerji krizine karşı devasa birer mobil bataryaya dönüşüyor

24.06.2026 18:00:00
Eyüp Kabil
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından Çin'de düzenlenen "Summer Davos" liderler zirvesinde yayımlanan güncel rapora göre, Araçtan Izgaraya (Vehicle-to-Grid / V2G) yani "Her Şeyden Şebekeye" enerji aktarım teknolojisi küresel enerji altyapısını kurtaracak en önemli hamlelerden biri olarak kabul edildi. Yapay zeka yazılımları ve gelişmiş akıllı şebeke altyapılarıyla desteklenen bu sistem, elektrikli araçların sadece enerji tüketen değil, aynı zamanda şebekeyi besleyen aktif birer güç istasyonu olmasını sağlıyor.

Dünya genelinde elektrik şebekelerinin aşırı yüklenme ve fosil yakıt bağımlılığıyla boğuştuğu bu dönemde, laboratuvardan çıkıp kitlesel üretime hazır hale gelen bu teknoloji, enerji yönetiminde tamamen merkezsiz bir dönemi başlatıyor.


Atıl duran araçlar enerji depolama merkezine dönüşüyor


İstatistiklere göre, dünyadaki binek araçlar ve ev tipi lityum piller günün ortalama yüzde 90'ından fazlasında otoparklarda veya garajlarda hiçbir işlev görmeden bekliyor. V2G teknolojisi, tam da bu atıl kapasiteyi küresel enerji arzını dengelemek üzere devreye sokuyor.

Çift Yönlü Şarj Akışı: Geliştirilen yeni nesil entegre altyapılar sayesinde, elektrikli araç sahipleri pillerini sadece doldurmakla kalmıyor; ihtiyaç anında bu enerjiyi evlerine ya da doğrudan şehir şebekesine geri satabiliyor.

Zirve Saatleri Yönetimi: Elektrik talebinin tavan yaptığı ve kesinti risklerinin arttığı akşam saatlerinde, sisteme bağlı binlerce araçtan şebekeye anlık enerji pompalanıyor.

Maliyet Avantajı: Tüketiciler elektriğin ucuz olduğu gece saatlerinde araçlarını şarj edip, enerjinin pahalı olduğu yoğun saatlerde sisteme geri satarak doğrudan gelir elde edebiliyor.


Yapay zeka ve yenilenebilir enerjinin entegrasyonu


Güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının en büyük problemi, hava durumuna bağlı olarak sürekli dalgalanma göstermeleridir. Yapay zeka destekli V2G yazılımları, hava tahminlerini ve şehirlerin anlık enerji tüketim verilerini analiz ederek milyonlarca aracın ne zaman şarj olacağını, ne zaman şebekeyi besleyeceğini saniyeler içinde optimize ediyor.

Bu entegrasyon sayesinde yeşil enerji kaynaklarından üretilen fazla elektrik ziyan edilmeden milyonlarca aracın bataryasında depolanıyor. Elektrik üretiminin düştüğü anlarda ise bu piller devreye girerek fosil yakıtlı ek santrallerin çalıştırılması ihtiyacını tamamen ortadan kaldırıyor. Küresel çapta test edilen pilot bölgelerde, bu yöntemle karbon salınımında ciddi düşüşler kaydedildi.


Küresel devlerin altyapı yarışı başladı


Teknolojinin ticari olarak ölçeklenmesiyle birlikte hem otomotiv hem de enerji yazılımı şirketleri bu alana milyarlarca dolarlık yatırım yapıyor. Enerji ve akıllı şebeke yönetimi üzerine çalışan yeni nesil teknoloji öncüleri, mevcut elektrik şebekelerinin "gizli" kapasitelerini açığa çıkarmak üzere dijital ikizler ve yeni nesil hibrit transformatörler üretiyor.

Apple, Google ve önde gelen küresel otomotiv üreticileri, araç içi yazılımlarını ve şarj ünitelerini bu çift yönlü enerji aktarım standardına uygun hale getirmeye başladı. Sadece batarya kalitesini koruyan değil, aynı zamanda şebekeyle mikro saniyeler düzeyinde güvenli iletişim kuran bu sistemler, geleceğin akıllı şehirlerinin ana omurgasını oluşturuyor.

Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, sosyal medya üzerinden yaptığı Şeyh Said paylaşımları nedeniyle yargılandığı davada "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçundan adli para cezasına çarptırıldı. Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Özdağ'a 87 gün karşılığı toplam 8 bin 700 TL adli para cezası verilirken, hükmün açıklanması 5 yıl süreyle ertelendi. Özdağ, kararın ardından sert açıklamalarda bulundu

24.06.2026 16:20:00
Haber Merkezi
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Dava, Şeyh Said'in 3 yakınının şikayeti üzerine açılmıştı. Savunmasında "Vatan hainine vatan haini demenin hatıraya hakaret oluşturmayacağını" savunan Özdağ'ın bu talebi mahkeme heyeti tarafından kabul görmedi.

Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi, paylaşımdaki ifadelerin kanunda yer alan "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçunun unsurlarını oluşturduğuna hükmetti. Mahkeme, Özdağ'ı adli para cezasına çarptırırken sabıkasızlık durumunu gözeterek Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı uyguladı. Kararın ardından  konuşan Özdağ, davayı tamamen "siyasi bir süreç" olarak nitelendirdi ve avukatları aracılığıyla üst mahkemeye (istinafa) taşıyacaklarını duyurdu.

"Bu ceza Türkiye Cumhuriyeti'ne verilmiştir"

Adliye çıkışında karara oldukça sert tepki gösteren Zafer Partisi lideri, cezanın hukuki değil ideolojik bir alt metni olduğunu iddia etti. Özdağ, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Bu karar kabul edilebilir bir ceza değil. Çünkü mahkeme bu kararla Şeyh Said'in hakaret edilebilecek muteber bir hatırası olduğunu kabul ediyor. Biz bunu reddediyoruz. Bu ceza bana değil; esasen Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ve o dönem bu kanlı ayaklanmayı bastıran Türk Silahlı Kuvvetleri'ne verilmiştir. Bu karar, yarın bebek katili terörist elebaşı Öcalan'a da aynı hakkı vermek demektir. Biz teröriste terörist, haine hain, salağa salak demekten asla vazgeçmeyeceğiz!"

Şeyh Said'i tarihte ait olduğu vatan hainliği yerinde değerlendirmeye devam edeceklerini vurgulayan Özdağ, Cumhuriyet değerlerini savunmaktan geri adım atmayacaklarını yineledi.

Hukuk tarihsel gerçeklerin neresinde?

Ümit Özdağ'a verilen bu ceza, hukuk sistemi ile tarihi/siyasi gerçekliklerin çarpışmasını bir kez daha gündeme taşıdı.

Şeyh Said, 1925 yılında genç Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı silahlı isyan başlatmış ve Şark İstiklal Mahkemesi tarafından "vatan hainliği" suçundan idam edilmiştir. Devletin resmi mahkemelerince tescillenmiş bir isyancı liderin "korunmaya değer bir hatırası" olup olmadığı tartışması, yargının kendi geçmişiyle çelişmesi olarak yorumlanıyor.

Siyasi parti liderlerinin tarihi figürler ve terör eylemleri hakkında yaptıkları sert tanımlamaların "hakaret" potasında eritilmesi, siyaset yapma ve ifade özgürlüğünün alanını daraltıyor.

Kararın ardından sosyal medyada, iktidara yakın bazı gazetecilerin Şeyh Said hakkında benzer veya daha sert ifadeler kullanmasına rağmen takipsizlik kararı aldığı, buna karşın muhalif bir parti liderine ceza kesilmesinin "düşman ceza hukuku" izlenimi yarattığı eleştirileri yükseliyor.

Sonuç olarak Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararı, teknik olarak hukuki bir sınır çizmiş gibi görünse de siyaset sahnesinde ve toplumsal hafızada Cumhuriyet'in kurucu değerleri üzerinden yeni bir kutuplaşma ve tartışma dalgası başlattı.

Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet

Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 13:50:00
AA
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

Baykar'dan yapılan açıklamaya göre, Bayraktar KIZILELMA'nın gerçekleştirdiği test atışlarında, hedefleme ve işaretleme milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN tarafından yapıldı.

ASELSAN'ın LGK-82 ve ROKETSAN'ın TEBER-82 güdüm kitleriyle sabit kara hedefine yönelik gerçekleştirilen test atışı başarıyla tamamlandı.

ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Bayraktar KIZILELMA'nın keskin gözünün ASELSAN TOYGUN olduğunu belirterek, "Düşük görünürlük avantajını koruyarak hedefleme ve işaretleme, LGK ve TEBER ile vuruş. Bu başarı, milli mühendisliğimizin geldiği seviyenin ve güçlü işbirliğimizin somut bir göstergesidir. Emeği geçen tüm ekiplerimizi yürekten kutluyorum." ifadesini kullandı.

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de KIZILELMA'dan yapılan test atışında TEBER-82 Güdüm Kiti'nin hedefi başarıyla vurduğunu aktararak, "Birlikte geliştirdiğimiz milli teknolojilerimizle gücümüze güç katmaya devam ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi

Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi

24.06.2026 11:34:00
Haber Merkezi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi.
AFAD verilerine göre, Düzce'de 3.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Deprem saat 08.46'da meydana gelirken sarsıntı 11,32 kilometre derinlikte gerçekleşti.
Deprem Sakarya ve İstanbul'da da hissedildi.

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu

24.06.2026 11:15:00
AA
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı
Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı
Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ankara'da seyir halindeki Berşan Yücel idaresindeki 06 FFA 414 plakalı otomobil, akaryakıt istasyonunun önünde park halindeki 04 AAV 432 plakalı kamyona çarptı. Feci kazada 4 kişi hayatını kaybetti

23.06.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Ankara'nın Polatlı ilçesinde otomobilin kamyona çarpması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.  

Kaza, Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi Borsa Yolu üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle önünde bulunan kamyona çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, araçta bulunan 4 kişiden Hasan Devran Kart (20), Berşan Yücel (24) ve Şükran Yanok (21) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan 1 kişi ise olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Araçtan ağır yaralı halde çıkarılan Raziye Yanok (21) ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.