Üç, beş Mehmet’ten birinin ailesine yazdığı mektup…
“Sana evlat acısı yaşattığım için beni affet anne!
Biliyorum bana kızmıyorsun. Ama içinde yanan ateşle ağıt yakıyorsun anne. Ana yüreği bu. Biliyorum, yüreğinde kocaman bir kor yanacak bundan sonra. Bayramların bayram olmayacak bensiz. Mezarımın başında geçireceksin tüm bayramlarını. Mezar taşımı temizleyeceksin gözyaşlarınla. Düşman işgaline uğramasın bu topraklar anne. Dayan annem dayan! Ben seni şehitlerin arasında bekleyeceğim.
O koca yüreğinde ateş yaktığım için beni affet baba!
“Vatan sağ olsun!” derken sesin titreyecek biliyorum baba. Bayrağımıza bakarken, “Vatan sağ olsun!” diyeceksin tekrar tekrar. Çocukluğumda bana anlattığın Çanakkale şehitlerine, senden selam götüreceğim baba.
Beni affet taze gonca gülüm, hayat arkadaşım!
Seni genç yaşta dul bıraktığım için. Ben şehit oldum, sen şehit eşi. Dünya hayatında yokluğumun acısını yaşayacaksın belki… Tabutumun başında ağlarken, “doyamadım sana yiğidim!” diyerek, gözyaşlarını damlattın tabutuma. Ben sana doydum mu sanıyorsun? Ya senin namusuna leke getirecek alçaklar ülkemi işgal etseydi! İşte o zaman ben gerçekten ölmüş olurdum.
Sizi yetim bıraktığım için beni affedin evlatlarım!
O küçük ellerinizi tutup, yanaklarınıza bir öpücük daha kondurmak için neler vermezdim. Kokunuz burnumda tüterken şehitlik nasip oldu. Size doyamadım. Sen beni öldü sanma oğlum. “Şehitlere ölü demeyin!” diyen Allah, bize ölmeden önce yerimizi gösterdi. Orayı görsen sende bir an önce şehit olmak istersin. Seni orda bekleyeceğim oğlum! İnşallah sende şehit olursun!
Kolay mı bırakıp gittim sizi sanıyorsunuz. Hepiniz gözümün önünden geçtiniz. Ben sizi nasıl bırakıp giderim? diye düşünürken, Hz. Peygamberi gördüm anne. Ellerini açmış beni bekliyordu anne. Ruhumu teslim ederken gideceğim yer gösterildi bana. O ne güzellik! Cennete uçtuğumu anladım. Bakmayın siz cesedimin kan revan içinde kaldığına. Hiç acı çekmedim ben. Dünyada şehitlerden başka hiç kimsenin yaşayamayacağı kadar rahat bir ölüm yolculuğu yaptım. Milletime söyleyin, beni Fatihasız bırakmasın!”
Erdoğan’ın tokalaştığı kanlı ellerden…
1987, Midyat baskını. 10 vatandaş öldürüldü.
1987, Pınarcık köyü katliamı: 16 çocuk, 6 kadın, 8 erkek, toplam 30 kişi katledildi.
1988, Mardin’in Nusaybin ilçesi, Taşköyü, Behmenin mezrası baskını: Bir aileden 8’i çocuk, 2’si kadın 11 kişi katledildi.
1990, Şırnak’ın Çevrimli köyü baskını: 12 çocuk, 7 kadın 27 kişi öldürüldü.
1992, Silvan’ın Yolaç köyü katliamı: Camide namaz kılan Kürt kardeşlerim kurşuna dizildi. 10 kişi katledildi.
1992, Bitlis’in Cevizdalı köyü baskını: 30 ölü, 25 yaralı. 13 köy korucusu kaçırıldı.
1993, Başbağlar Katliamı: 28 kişi katledildi, 3 kişi yaralandı, 57 ev yakıldı.
1993, Erzurum’un Çat ilçesine bağlı Yavi beldesi baskını: Çocuk, kadın ve yaşlıların da bulunduğu 35 kişi öldü, 50 kadar kişi de yaralandı, evler ateşe verildi.
22 Mayıs 2007’de Ankara. Canlı bomba patlatıldı. 6 kişi öldü, 91 yaralı…
3 Ocak 2008 Diyarbakır’da araç patlatıldı. Altısı öğrenci 7 kişi öldü, 73 yaralı.
9 Mayıs 2008 Batman’da mayın patlatıldı. 4 ölü, 5 ağır yaralı…
2008 Güngören. Bomba patlatıldı. 17 kişi öldü, 154 kişi yaralandı…
Tarih 8 Kasım 2009’da Bağcılarda belediye otobüsünde bir genç kızı diri diri yaktılar…
16 Eylül 2010 Hakkari Durankaya beldesi ile Geçitli köyü yakınlarında mayın patlattılar. 9 ölü, 4 yaralı…
23 Nisan 2011’de Mardin’de ilköğretim okuluna saldırdılar…
20 Eylül 2011 Ankara’da araç patlattılar. 5 ölü, 42 yaralı…
20 Eylül 2011 Siirt’te otomobil tarandı. Araçtaki 6 bayandan dördü öldü, ikisi yaralandı.
26 Eylül 2011 Batman’da dört çocuk annesi, 8 aylık hamile bir kadını katlettiler…
Bingöl’de, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda, bir anne canlı bombaya müdahale ederek çok sayıda kişiyi kurtardı. Olayda anne, oğlu ve bir vatandaş hayatını kaybetti.
20 Ocak 2012 Hakkâri’de bomba patlatıldı. 1 ölü, 28 yaralı…
Bu örnekler yaşadığımız acıların belki yüzde biri. Bu acılardan da anlayacağımız gibi PKK terör örgütüdür. Apo ve elemanları bebek katilidir, insan katilidir, insanlıktan nasipsizler topluluğudur.
Ve dikkat ettiyseniz PKK’nın insan katliamlarında Türk, Kürt ayrımı yoktur. Onlar için önemli olan kandır. Yoksa beslenemezler, ölürler.
İşte bu noktada Sayın Erdoğan’a ve dava arkadaşlarına soruyorum; Bu kan yeter. Baldırana gerek var mı?
“Sana evlat acısı yaşattığım için beni affet anne!
Biliyorum bana kızmıyorsun. Ama içinde yanan ateşle ağıt yakıyorsun anne. Ana yüreği bu. Biliyorum, yüreğinde kocaman bir kor yanacak bundan sonra. Bayramların bayram olmayacak bensiz. Mezarımın başında geçireceksin tüm bayramlarını. Mezar taşımı temizleyeceksin gözyaşlarınla. Düşman işgaline uğramasın bu topraklar anne. Dayan annem dayan! Ben seni şehitlerin arasında bekleyeceğim.
O koca yüreğinde ateş yaktığım için beni affet baba!
“Vatan sağ olsun!” derken sesin titreyecek biliyorum baba. Bayrağımıza bakarken, “Vatan sağ olsun!” diyeceksin tekrar tekrar. Çocukluğumda bana anlattığın Çanakkale şehitlerine, senden selam götüreceğim baba.
Beni affet taze gonca gülüm, hayat arkadaşım!
Seni genç yaşta dul bıraktığım için. Ben şehit oldum, sen şehit eşi. Dünya hayatında yokluğumun acısını yaşayacaksın belki… Tabutumun başında ağlarken, “doyamadım sana yiğidim!” diyerek, gözyaşlarını damlattın tabutuma. Ben sana doydum mu sanıyorsun? Ya senin namusuna leke getirecek alçaklar ülkemi işgal etseydi! İşte o zaman ben gerçekten ölmüş olurdum.
Sizi yetim bıraktığım için beni affedin evlatlarım!
O küçük ellerinizi tutup, yanaklarınıza bir öpücük daha kondurmak için neler vermezdim. Kokunuz burnumda tüterken şehitlik nasip oldu. Size doyamadım. Sen beni öldü sanma oğlum. “Şehitlere ölü demeyin!” diyen Allah, bize ölmeden önce yerimizi gösterdi. Orayı görsen sende bir an önce şehit olmak istersin. Seni orda bekleyeceğim oğlum! İnşallah sende şehit olursun!
Kolay mı bırakıp gittim sizi sanıyorsunuz. Hepiniz gözümün önünden geçtiniz. Ben sizi nasıl bırakıp giderim? diye düşünürken, Hz. Peygamberi gördüm anne. Ellerini açmış beni bekliyordu anne. Ruhumu teslim ederken gideceğim yer gösterildi bana. O ne güzellik! Cennete uçtuğumu anladım. Bakmayın siz cesedimin kan revan içinde kaldığına. Hiç acı çekmedim ben. Dünyada şehitlerden başka hiç kimsenin yaşayamayacağı kadar rahat bir ölüm yolculuğu yaptım. Milletime söyleyin, beni Fatihasız bırakmasın!”
Erdoğan’ın tokalaştığı kanlı ellerden…
1987, Midyat baskını. 10 vatandaş öldürüldü.
1987, Pınarcık köyü katliamı: 16 çocuk, 6 kadın, 8 erkek, toplam 30 kişi katledildi.
1988, Mardin’in Nusaybin ilçesi, Taşköyü, Behmenin mezrası baskını: Bir aileden 8’i çocuk, 2’si kadın 11 kişi katledildi.
1990, Şırnak’ın Çevrimli köyü baskını: 12 çocuk, 7 kadın 27 kişi öldürüldü.
1992, Silvan’ın Yolaç köyü katliamı: Camide namaz kılan Kürt kardeşlerim kurşuna dizildi. 10 kişi katledildi.
1992, Bitlis’in Cevizdalı köyü baskını: 30 ölü, 25 yaralı. 13 köy korucusu kaçırıldı.
1993, Başbağlar Katliamı: 28 kişi katledildi, 3 kişi yaralandı, 57 ev yakıldı.
1993, Erzurum’un Çat ilçesine bağlı Yavi beldesi baskını: Çocuk, kadın ve yaşlıların da bulunduğu 35 kişi öldü, 50 kadar kişi de yaralandı, evler ateşe verildi.
22 Mayıs 2007’de Ankara. Canlı bomba patlatıldı. 6 kişi öldü, 91 yaralı…
3 Ocak 2008 Diyarbakır’da araç patlatıldı. Altısı öğrenci 7 kişi öldü, 73 yaralı.
9 Mayıs 2008 Batman’da mayın patlatıldı. 4 ölü, 5 ağır yaralı…
2008 Güngören. Bomba patlatıldı. 17 kişi öldü, 154 kişi yaralandı…
Tarih 8 Kasım 2009’da Bağcılarda belediye otobüsünde bir genç kızı diri diri yaktılar…
16 Eylül 2010 Hakkari Durankaya beldesi ile Geçitli köyü yakınlarında mayın patlattılar. 9 ölü, 4 yaralı…
23 Nisan 2011’de Mardin’de ilköğretim okuluna saldırdılar…
20 Eylül 2011 Ankara’da araç patlattılar. 5 ölü, 42 yaralı…
20 Eylül 2011 Siirt’te otomobil tarandı. Araçtaki 6 bayandan dördü öldü, ikisi yaralandı.
26 Eylül 2011 Batman’da dört çocuk annesi, 8 aylık hamile bir kadını katlettiler…
Bingöl’de, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda, bir anne canlı bombaya müdahale ederek çok sayıda kişiyi kurtardı. Olayda anne, oğlu ve bir vatandaş hayatını kaybetti.
20 Ocak 2012 Hakkâri’de bomba patlatıldı. 1 ölü, 28 yaralı…
Bu örnekler yaşadığımız acıların belki yüzde biri. Bu acılardan da anlayacağımız gibi PKK terör örgütüdür. Apo ve elemanları bebek katilidir, insan katilidir, insanlıktan nasipsizler topluluğudur.
Ve dikkat ettiyseniz PKK’nın insan katliamlarında Türk, Kürt ayrımı yoktur. Onlar için önemli olan kandır. Yoksa beslenemezler, ölürler.
İşte bu noktada Sayın Erdoğan’a ve dava arkadaşlarına soruyorum; Bu kan yeter. Baldırana gerek var mı?
Akın Aydın / diğer yazıları
- ABD putu yıkılıyor / 18.03.2026
- Kadir Gecesi ve zulme meyletmek / 16.03.2026
- Bir ülkeyi hazinenin tükenmesi değil güvenin tükenmesi bitirir / 15.03.2026
- NATO’da mücahit olmak zor be kardeşim! / 14.03.2026
- Hani mazlumun dini sorulmazdı yoksa ajan mısınız? / 13.03.2026
- Ortadoğu’ya 100 yıl önceki ameliyat mı gerçekleştiriliyor? / 11.03.2026
- Arap devletlerinin derin zilleti / 10.03.2026
- Dolara karşı Milli Ekonomi Modeli ile bağımsızlık yürüyüşü / 09.03.2026
- NATO’nun hedefi Türkiye ve İslam Coğrafyasıdır / 08.03.2026
- Sıra Türkiye’de mi? / 07.03.2026
- Kadir Gecesi ve zulme meyletmek / 16.03.2026
- Bir ülkeyi hazinenin tükenmesi değil güvenin tükenmesi bitirir / 15.03.2026
- NATO’da mücahit olmak zor be kardeşim! / 14.03.2026
- Hani mazlumun dini sorulmazdı yoksa ajan mısınız? / 13.03.2026
- Ortadoğu’ya 100 yıl önceki ameliyat mı gerçekleştiriliyor? / 11.03.2026
- Arap devletlerinin derin zilleti / 10.03.2026
- Dolara karşı Milli Ekonomi Modeli ile bağımsızlık yürüyüşü / 09.03.2026
- NATO’nun hedefi Türkiye ve İslam Coğrafyasıdır / 08.03.2026
- Sıra Türkiye’de mi? / 07.03.2026





























































