logo
23 HAZİRAN 2026

Barışta ter dökmeden işgaller engellenemez

19.03.2013 00:00:00
Türk milletinin tarihinde Çanakkale, Malazgirt, İstanbul’un Fethi gibi birçok destanlar yaşandığı gibi, 1. Dünya Savaşı’nda ve sonucunda yaşandığı gibi birçok badireler ve sıkıntılar da vardır.
Büyük millet olmak, bütün bu zaferleri ve de sıkıntıları tecrübe etmeyi gerektirir.
Bütün bu destanlar ve çileler neticesinde elde ettiğimiz tecrübenin bir özeti kışlalarımızda yazan bir cümle ile gayet güzel bir şekilde ifade edilmektedir:
“Barışta ter dökmeyen savaşta kan döker.”
Ne zaman tek bilek tek yürek olduk, bizi biz manevi bütün değerlere sahip çıktık, Türk milletini Türk milleti yapan Ehl-i Beyt anlayışına dört elle sarıldık işte o zaman zaferden zafere koştuk, düşmanların hile ve desiseleri boşa çıktı, hatta oyun kurmaya bile cesaret bulamadılar.
Fakat su uyur düşman uyumaz, bir anlık gaflet, boşluk, ayrılık, çok büyük yenilgileri de beraberinde getirdi.
Bu tarihi gerçeklerden yola çıkarak Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş’ın verdiği milli mücadeleye baktığımızda O’nun ne yapmak istediğini daha iyi anlarız.
O her sahada milli bir mücadele vererek, her şeyinden feragat ederek, il il, köy köy, hatta kapı kapı dolaşarak, kah ekonomi kongreleriyle, kah Ehl-i Beyt kongreleriyle, kah Milli Kahramanları Anma programlarıyla, kah birlik konferanslarıyla her anını milleti için çalışarak kısaca “barışta ter dökerek, göz yaşı dökerek” vatanın işgalini, milletinin de kan dökmesini engellemeye çalışmaktadır.
O ülkemiz ve milletimiz üzerinde yoğunlaşan bölme ve parçalama, ardından da katletme projelerine kadrosuyla beraber göğüs germektedir.
Üstelik Sayın Baş’ın canla başla yaptığı bu mücadelenin kıymetini milletimiz bilmemesine rağmen, defalarca sırt dönmesine rağmen O azimle devam etmektedir.
Bu yapılan mücadeleyi sadece siyasi hareket olarak tanımlamak doğru olmaz.
Çünkü hiçbir siyasi lider Prof. Dr. Haydar Baş’ın yaşadıklarının binde birini yaşamış olsaydı asla dayanamazdı. Bu iman ister, gönül ister ve her şeyden öte manevi bir seçilmişliği gerektirir. Başka türlü buna can dayanmaz.
Birlik kongreleri çok önemliydi, çünkü “Girmeden tefrika bir millete düşman giremez, toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez.”
Milli Ekonomi Modeli ve MEM kongreleri önemliydi, çünkü bağımsız bir ekonomiye sahip, ülkesinde her ferdin ekonomik açıdan huzurlu olduğu bir ülkeye asla düşmanlar saldırmayı cesaret edemezler. Bağımsız ekonomi, savaş ve işgaller açısından en önemli caydırıcı güçtür.
Ehl-i Beyt kongreleri önemliydi çünkü bizi biz yapan değer Ehl-i Beyt anlayışıydı, Türk milletinin sihirli değneği buydu. Zaten bu milletin başına ne geldiyse bu sihirli değneği elinin tersiyle itmesiyle geldi.
Milli kahramanları anmak önemliydi çünkü kahramanlarını anan, onları hatırlayan ve gelecek nesillerinin hafızalarına kazıyan bir millet asla tarih sahnesinden kaybolmaz.
Prof. Dr. Haydar Baş’ın attığı her adımda bizlerin anlayamayacağı birçok hikmetler vardır.
Rus Profesör, Lebedev’in ifade ettiği gibi O’nun Modelinde geleceğe yön veren birçok kodlar vardır.
Esasen O’nun hayatının her karesi birçok kodlarla dolu.
Zamanı gelince açığa çıkıyor, anlayan anlıyor. 
 
Murat Çabas / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.