Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ın ortaya koyduğu Milli Ekonomi Modeli (MEM), ABD ve AB ülkelerinin daha büyük çıkmazlara girdiği bugünlerde daha önemli bir çıkış noktası, bir çözüm kapısı olarak görülmektedir.Fransa'nın müstakbel Cumhurbaşkanı Le Pen'in Milli Ekonomi Modeli için "vatansever model" ifadesini kullanması, IMF Başkanı Lagarde'nin Kapitalizmin yetersizliğini itiraf etmesi ve Batıdan gelen nice üst düzey açıklamalar bunu göstermektedir.Bir dönem ekonomik bir kuşatma altında tuttukları Rusya'nın Milli Ekonomi Modeli ile kabuğunu kırıp bağımsız ve güçlü bir ekonomiye sahip hale gelmesi, Kapitalist ülkelerde çözümsüz kabul edilen birçok konuyu kolaylıkla çözüme kavuşturması elbette ki Kapitalist ABD ve AB ülkelerinin dikkatinden kaçmamaktadır.AB ülkeleri yaşadıkları ekonomik krizi resmi rakamlara taşımayarak bir şekilde durumu kurtarmaya çalışıyorlardı. Yani AB içi kaynayan ama dışarıdan güçlü gözükmeye çalışan bir yapı gibi durmaya çalışıyordu. Ama AB'nin resmi kuruluşlarının da ortaya koyduğu ekonomik rakamlar artık mızrağın çuvala sığmadığını gösteriyor.AB'nin resmi verilerini yayınlayan Avrupa İstatistik Ofisi Eurosat, Euro Bölgesi'nin milli gelirinin 3'te 2'sini oluşturan üç büyük ekonomisi olan Almanya, Fransa ve İtalya'nın bu yılın ikinci çeyreğinde büyüme kaydedemediğini hatta Almanya ve İtalya ekonomilerinde küçülme yaşandığını ortaya koydu. Almanya Federal İstatistik Ofisi'nden yapılan açıklamada da Almanya ekonomisinin büyük ivme kaybettiği belirtildi.Bu ülkelerin tüketici fiyatlarında sürekli düşmeler yaşanıyor ve yaşanan deflasyonun kalıcı olmasından endişe ediliyor. Deflasyon, fiyatlar düştüğü için başlangıçta vatandaşlar için olumlu gibi gözükse de hükümetlerin bütçe açıklarını ödeyememesine, kamu hizmetlerinin daralmasına ve de üreticilerin darbe yemesi neticesinde yine vatandaşın zararına neden olmaktadır.Deflasyon, enflasyondan çok daha tehlikelidir ve ekonomileri daha hızlı çökerten bir hastalıktır. Kapitalizmin deflasyona bir çaresi yoktur, çünkü deflasyonun da yüksek enflasyonun da asıl sebebi zaten Kapitalizmdir.Deflasyondan çıkış anahtarı sadece ve sadece Milli Ekonomi Modeli'ndedir.Euro Bölgesi'ndeki son gelişmeleri dünkü yazısında değerlendiren Prof. Dr. Baş, "Bu sorunların temelinde meselenin özünü bilmemeleri yatmaktadır. Euro Bölgesi henüz sorunu görmüş değildir" İfadelerini kullanmaktadır. Sayın Baş yıllardan bu yana AB'nin dağılacağını, bunun nedenlerini ve de çözüm yollarını birçok ekonomi kongresinde, TV programında, mitinglerde, röportajlarda dile getirmiştir.Hatta 8 defa düzenlenen Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongrelerine bizzat katılıp tebliğ sunan Batılı bilim adamları kendi hükümetlerine bu gerçekleri defalarca arz etmiştir.Ama Kapitalizmi insanlık medeniyetinin ulaştığı son nokta olarak kabullenmiş olan Batılı siyasiler bu gerçekleri kulak arkası etmiş ve karşılaşacakları kötü sona doğru hızla koşmaya devam etmişlerdir. AB'yi dağılmaya mahkum kılan gerçek sebebi Sayın Baş şu sözlerle vurgulamaktadır:"Ortak paraya geçişten sonra birliğe üye her ülke kendi kazancını gerçek rakamı ile göstermeyecek, Merkez Bankası'ndan kendisine verilecek destek değişecektir ve zamanla üye ülkeler arasında korkunç bir adaletsizlik oluşacaktır ki, bu birliği dağıtacaktır demiştik. Dediğimiz gibi de oldu. Ülkeler senyoraj hakkını kaybedeceği için, borçlanmaya gidecektir. Bu borçlanma ekonomik olarak çöküşlerine neden olacaktır demiştik, nitekim bugün böyle oluyor."Çözüm ise her bir ülkenin bağımsızlık hakkı olan senyoraj gelirini, milli parasını Milli Ekonomi Modeli'nin çizdiği çerçevede devreye koymasıdır.Yalnız şu gerçeğin altını da önemle çizmek durumundayız:Milli Ekonomi Modeli "bütüncül" bir modeldir, sistemlere yama olarak kullanılamaz, iyi bir netice için bütünüyle uygulanmalıdır.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Sefalet kıskacında bir ülke: Emeklilerin yaşam mücadelesi ve çıkış yolu / 28.09.2026
- Orta Doğu girdabı / 27.09.2026
- 25 yıllık tam bağımsızlık yürüyüşü: Çözümün adı BTP / 26.09.2026
- BM 81. Genel Kurulu'nda diplomasi maskeleri ve küresel güç dengeleri / 25.09.2026
- Dev vurgun, 10 aylık sessizlik ve 455 bin yatırımcının mağduriyeti / 24.09.2026
- Avrupa'nın jeopolitik sıkışmışlığı ve çok kutuplu dünya arayışı / 23.09.2026
- Refah, adalet ve gelecek kaygısının gölgesinde Türkiye’nin mutsuzluk tablosu / 22.09.2026
- ABD'nin savaş suçları, İran'ın masadaki şartları ve Hürmüz kilidi / 21.09.2026
- Trump’tan söylemde ‘barış’, eylemde ‘savaş’ adımları / 20.09.2026
- Mekke semalarında kirli oyun ve sahte bayrak operasyonları / 19.09.2026
- Orta Doğu girdabı / 27.09.2026
- 25 yıllık tam bağımsızlık yürüyüşü: Çözümün adı BTP / 26.09.2026
- BM 81. Genel Kurulu'nda diplomasi maskeleri ve küresel güç dengeleri / 25.09.2026
- Dev vurgun, 10 aylık sessizlik ve 455 bin yatırımcının mağduriyeti / 24.09.2026
- Avrupa'nın jeopolitik sıkışmışlığı ve çok kutuplu dünya arayışı / 23.09.2026
- Refah, adalet ve gelecek kaygısının gölgesinde Türkiye’nin mutsuzluk tablosu / 22.09.2026
- ABD'nin savaş suçları, İran'ın masadaki şartları ve Hürmüz kilidi / 21.09.2026
- Trump’tan söylemde ‘barış’, eylemde ‘savaş’ adımları / 20.09.2026
- Mekke semalarında kirli oyun ve sahte bayrak operasyonları / 19.09.2026























































