logo
25 HAZİRAN 2026

Bazı Peygamberler ile Hz. Hüseyin (a.s)’ın hallerinin benzerlikleri

Adem (a.s.) yalnız bir oğlunun öldürülmesi ile üzüntü duydu ama Hz. Hüseyin (a.s.) ise bir çok çocuğunun ve yakınının şehadetini gözü ile gördü. İşte bundan dolayı daha çok üzüldü ve gözyaşı döktü

25.08.2022 23:40:00
Bazı Peygamberler ile Hz. Hüseyin (a.s)’ın hallerinin benzerlikleri
Bazı Peygamberler ile Hz. Hüseyin (a.s)’ın hallerinin benzerlikleri
Bu konu ile ilgili bilgileri Fuzuli'nin "Kerbela Şehitleri" isimli eserinden vereceğiz.

Adem (a.s.)'ın çektiği belanın beyanı:

"Adem (a.s.), cennetten çıkıp da gurbet ülkesinde serserice dolaşmak zorunda kalmış bulunuyordu ise de Hz. Hüseyin (a.s.) Medine'den ve Mekke'den ve Hazreti Resul'ün (s.a.v.) türbesinden mahrum olup, Kerbela toprağında, gurbet ülkesinde eziyetlere uğradı. Cefalar çekti, mihnetler gördü.

Adem (a.s.) yalnız bir oğlunun öldürülmesi ile üzüntü duydu ama Hz. Hüseyin (a.s.) ise bir çok çocuğunun ve yakınının şehadetini gözü ile gördü. İşte bundan dolayı daha çok üzüldü ve gözyaşı döktü." (s. 32)

Nuh (a.s.)'ın çektiği belanın beyanı:

"Kenz'ül-Garaib'de yazıldığına göre, Nuh'un gemisi tufan günlerinde her tarafı gezip dolaştı ve Kerbela ülkesine de ulaştı. Kerbela ülkesinde Cayiriyye denen yere geldiği zaman orada şaşırıp kaldı, durdu ve hareket edemez oldu.

Hz. Nuh (a.s.) bu hâli görünce hayrete düştü. Nida geldi ve "Ey Nuh! Burası o yerdir ki, "Benim Ehl-i Beyt'imin hâli, Nuh'un gemisinin haline benzer" sözü gereğince Ehl-i Beyt kan deryasına gömülürler. Ehl-i Beyt'in ileri gelenlerinin çoğunu, burası hayran edecektir" dendi.

Hakikaten de biraz düşünürsek, bu söz Ehl-i Beyt'in hâline pek de uygundur.

Hadis-i sahihin gereğince Nuh'un gemisi Ehl-i Beyt-i risalettir. Zira bunlar da nefsanî isteklerine uymuş bulunan inatçıların ve haksızlık edenlerin musibetlerinin ve haksızlıklarının dalgalı denizlerinde fırtınaya yakalanmış, Kerbela çölünün tufanına düşmüşlerdi. Her kim Ehl-i Beyt'e sığındı ise, masiyet belasından kurtuldu. Ehl-i Beyt'ten uzak kalan ise, helak oldu.

Rivayet edildiğine göre, Hz. Hüseyin (a.s.) Medine'den Kûfe'ye doğru yola çıktığı zaman yedi yaşında bir kızı vardı. Bu kız yolculuğa tahammül edemez diye Hz. Ümmü Seleme'nin yanında kalmış bulunuyordu.

Kerbela Vakası'nda Hazreti Seyyidü'ş-Şüheda şehit edilince, siyah kanatlı bir karga gelerek Kerbela'da kanatlarını kanla boyadı ve uçarak Medine'nin yolunu tuttu.

Ümmü Seleme'nin evinin duvarına konup orada kan ağlamaya başladı. Bu ufak masume kız karganın bu vaziyetini görüp, Hazreti Hüseyin (a.s.)'ın şehit edildiğini firasetle keşfetti, feryad-ı figâna başladı.

Hazreti Ümmü Seleme, "Ey masume kız, sana ne oldu, ne diye ağlıyorsun?" dedi.

Kızcağız cevabında, "Ey muhterem hatun! Karga Nuh'un gemisinden haber veren bir kuştur. İhtimal bugün Ehl-i Beytin gemisi, dünyanın kasırgalı ve dalgalı denizinden kurtulmuştur. Onlar bu tehlikeli dünya vartasından kurtulup ilahî yakınlığa yol bulmuşlardır. İşte bu karga da oradan gelip, onlardan haber veriyor" dedi." (s. 34-35)

İbrahim (a.s.)'ın çektiği belanın beyanı:

"İbrahim (a.s.), Nemrud'un ateşine atıldığı sırada, meleklerden yardım kabul etmedi, Şâh-ı Kerbela da,  Kerbela'daki musibetlerinde, meleklerden ve cin ordularından yardım istemeyerek onların desteklerine lüzum görmedi.

İbrahim (a.s.) eğer rüyadaki hüküm gereğince oğlu İsmail (a.s.)'ı boğazlamaya konuldu ise, Şâh-ı Kerbela da vaziyetin iktizası gereğince, birkaç evladını ve yakınlarını fedâ eyledi.

İsmail, kendi varlığının nakdini Hak yolunda koymaya hazırlandı ise, Kerbela Şâhı da, bundan daha yüksek bir makam elde ederek şehitlik derecesine yükseldi.

Ehl-i Beyt İmamlarından nakledildiğine göre: Kerbela şehitleri için dökülen her gözyaşı damlası, şeref sedefinde birer inci olup hesap gününde, günahların affedilmesine sebep olur. Amellerin sahifesinden kara çizgileri siler ve günahı ortadan kaldırır." (s. 47)

Yâkub (a.s.)'ın belaya düşmesinin beyanı:

"Nakledildiğine göre, Hazreti İmam Zeynelâbidin de Kerbela Vakası'ndan sonra hep ağlardı. Yalvararak kendisine, "Ey İmam, bu kadar çok ağlama sabret" dediler.

İmam buyurdu: "Ey azizler! Beni bu işte mâzur görün.

Hazreti Yâkub gönderilmiş bir peygamberdir. On iki oğlundan birini kaybetmişti. Kaybettiğinin bulunmasında da ümitvar iken o kadar ağlamıştı ki, gözünün karasını gözyaşı seli ortadan kaldırmış ve gözlerini görmez etmişti. Benim ulu babam ve değerli amcalarım, kudretli kardeşlerim gözümün önünde şehit edildiler, dünyadan göçüp ahirete gittiler. Ağlarsam haksız mıyım?" (s. 67)

"Allah Allah! Ne güzel bir vakı'adır ki, Yusuf cefâlar görüp, zindana düşüp, Yakub'a haber gönderdi, dertten kurtuldu.

Kerbela çölünün mihnet zindanına düşmüş bulunan Kerbela'daki kavmin cefâsına uğramış bulunan Kerbela şehidi Hüseyin (a.s.) ise, Hazreti Resul-i Ekrem (s.a.v.)'in  pâk türbesine hâlini arz ettiği zaman tahammülün en yüksek derecesine vardı da, kardeşleri ve akrabaları birer birer gözü önünde şehitlik şerbetini içti ve kendisi yalnız kalıp müteessir olmadı ve sarsılmadı, durdu." (s. 68)

Kelimullah Musa (a.s.)'ın belaya düşmesinin beyanı:

"Yardımcıların ve yakınlarının az ve sayılı olmasına rağmen, Firavun'un vefasına göğüs gerdi, tahammül eyledi. Kavminin budalalarının ezâsına sabretti, onların çeşitli eziyetlerine dayandı ve şükretmeye devam eyledi. Hakikaten onun hâlindeki sıkıntıların ağırlığı Kerbela Şâhı'nın vakı'alarına çok benzer.

Kerbela Şâhı da düşmanların saldırmasından bıkıp usanmış ve Hazreti Resul-i Ekrem'in mübarek türbesinin civarını bırakıp, yakınlarından ve ülkesinden mahrum kalarak, Kerbela çölünde musibetlerin tuzağına düştü ve sıkıntılara atıldı fakat sarsılmadı doğru fikri asla değişmedi." (s. 78)

İsa (a.s.)'ın belaya düşmesinin beyanı:

"İsa (a.s.) tek başına yaşayan dünya evine girmemiş, fânilik ipliğinin ucunu tutmuş, iğne gibi dünya varlığının deliğinden geçip fâni dünyaya ait ne var ne yoksa terk etmiş ve yalnız yaşamak yolunu seçmiştir. Yahudi zümreleri ona iftiralar atmış, töhmetler uydurmuş, muhalefet yoluna gitmişlerdi.

Nitekim Hazreti Şâh-ı Kerbela'nın da kendisinin müstehak ve layık bulunduğu halifelik hükmünü ele aldığından sonra Şah-ı Kerbela'ya karşı da tecavüzler vâki oldu.

Hazreti Resulüllah (s.a.v.)'in türbesinin mücavirliğini ve türbedarlığını seçip orada oturmuş iken, ümmetin haksızlık ve zulüm yolu tutan ve nefsanî isteklere tâbi olan güruhu tarafından muhalefetle karşılanıp, zorla kolundan tutarak bela denizine atılıp, fânilik girdabında boğuldu." (s. 79)

Eyyub (a.s.)'ın belaya düşmesinin beyanı:

"Ey azizler, şimdi eğer sabırlı Eyyub, mallarının elinden çıkmasına ve evlatlarının ölümlerine nasıl sabır kıldı ise, Kerbela şehidi de evinin, barkının, ailesinin dağılmasını, kardeşlerinin evladının, yakınlarının ve akrabasının şehid edilerek öldürülmelerini, gözü önünde görüp sabretti.

Eyyub'un vücudunda dört bin yirmi kan emen böcek var idiyse, Kerbela şehidinin mübarek vücudunda da yüz bin parlak ok karargâh kurmuş duruyordu." (s. 83)

Zekeriyya ve Yahya (a.s.)'ın belaya düşmelerinin beyanı:  

"Şevahid'ün-Nübüvve'de İmam Zeynelâidin (a.s.)'dan nakledildiğine göre, Hazreti İmam Hüseyin (a.s.) da Mekke'den çıkıp Kûfe'ye doğru yol aldığı zaman her konak yerine vardığında hep Yahya (a.s.)'ın macerasından bahseder ve şöyle buyururdu:
"Cefakâr dünyanın merhametsizliği ve zâlim zamanenin son derece büyük haksızlığını görün ki, Yahya (a.s.) gibi sâlih ve temiz bir zâtın mübarek başı, yakışmaz iş tutan fuhuş yoluna giden bir kadına hediye edilmişti."

Saad İbn-i Cübeyr'in rivayet ettiğine göre, bir gün Hz. Resul (s.a.v.), Kerbela Vakası'ndan haberdar olup, "Acaba o gariplerin intikamını o zâlimlerden kim alacaktır?" diye düşünürdü. O zaman Hazreti İzzet'ten vahiy geldi:

"Ya Resulallah! Zekeriyya'nın (a.s.) oğlu Yahya (a.s.) için yetmiş bin –bir rivayete göre yüz yetmiş bin– kâfir katledildi.  Kerbela şehitleri için yetmiş kere yetmiş bin münafıkın katledilmesi gerektir."

Gerçekten de verilmiş olan bu vaad yerini buldu. Zira Muhtar İbn-i Ebu Ubeyde-i Sakafî ve Müseyyib İbn-i Ka'ka el-Huzaî ve İbrahim İbn-i Mâlik Eşter Nahaî ve Ebu Müslim-i Mervezî birbirlerinin ardından ortaya çıkarak başkaldırıp, Âl-i Resulün (s.a.v.) düşmanlarının çoğunu zamanın sahifesinden sildiler. Bunları mahvedip, onların kanlarından, mazlumların gözyaşlarının seli gibi oluklar akıttılar.

Uyunü'r-Rıza'da yazıldığına göre Mehdi-i Âl-i Muhammed, Kerbela şehitlerinin katillerinin geride kalan diğer nesillerini de yeryüzünden silecek, tümden ortadan kaldıracaktır. O Hazretin kanının karşılığı ve intikamın şartı o zaman yerini bulacaktır ve bu Hazret tarafından tamamlanacaktır." (s. 89-90) 

Hz. Peygamber (s.a.v.)'in çektiği belaları bildirir:

"Ravzat-ül Ahbar kitabında yazar ki:

Abdullah Vakkas oğlu Urve'den sordular:

"Resul Hazretlerine (s.a.v.) Kureyş'in ileri gelenlerinden  gelen cefâların çoğunu bilirsin. En şiddetli ve en dayanılması güç cefâlar hangisidir?"

Urve cevap verdi: "Bir gün Kureyş büyükleri toplanıp Hazreti Muhammed (s.a.v.) hakkında görüşmeye başladılar. Dediler ki: "Biz bu öksüz çocuğun niçin derdini çekelim. Gelin el ele verelim onun kanını dökelim."

Hz. Fatıma (a.s.) bu konuşmayı haber aldı ağlaya ağlaya Hazreti Muhammed (s.a.v.)'in yanına gelerek, "Babacığım, Kureyş halkı seni öldürmeye azmetmiş" dedi.

Hazreti Resul (s.a.v.) asla üzülmeyip, endişe duymayarak ona cevap verdi: "Ey kızım, Bana biraz su hazırla. Abdest mü'minlerin silahıdır. Kendimi o silahla hazır tutayım. Namaz zırhı da Müslümanların kalesidir. O zırhı sırtıma  alayım!"
Hazreti Muhammed, abdest alıp evinden çıktı. Mescidü'l Haram'a ayak bastı. Eline birkaç tane taş parçası aldı. "yüzlerine…" diyerek o taş yüreklilerin tarafına saçtı.

Rivayet edilir ki, hiçbirinin göz açmaya vakti olmadı ve hiçbiri o Saadet Burcu Yıldızının geldiğinin farkında olmadılar. O taş parçaları her kime dokunduysa, Büyük Bedir Gazası'nda hepsi öldürüldü. Nitekim Ebu Cehl, Şeybe, Utbe, Ümeyye Ammare, Allah'ın kabul ettiği dua okunun hedefi oldular ve din yardımcılarının elinde ölüme vardılar.

Kerbela Vakası'nda da yirmi iki bin Şam askerinden ve Kûfeli neferlerden her biri, Hazreti Hüseyin'in dua okuna hedef olup o yıl içinde bin belaya uğrayıp dünyadan gittiler." (s. 98)

"Kenzi'l-Garaib'de Ebu Câfer'e isnad ile şu rivayet nakledilmektedir:

"Bir gün bir tanığı gördüm. Kür olmuştu. Ona sordum:

- Ey birader! Sen görürdün. Ne sebep oldu ki gözünün nuru gözsüzlüğün karanlığına boğuldu?

O cevap verdi:

- Ey aziz! Kerbela Vakası'nda ben Ziyadoğlu Ubeydullah'ın askeri içindeydim. O vakadan sonra evime döndüğüm zaman bir gece rüyamda Hazreti Resul (s.a.v.)'i gördüm. Bir mescid içinde mihraba yaslanıp oturmuştu. Çevre ve yanında sahabeler halka olmuştu. Hazreti Hüseyin (a.s.) yaralı uzuvları ve kanlı elbiseleri ile zulüm ve gadırdan  şikayet edenler gibi karşısında durup hâlini bildirdi.

Kerbela şehitlerini ve onların katillerini birer birer  getirdikçe Resul-i Ekrem (s.a.v.), "Kılıçla darb ediniz ve ateşte yakınız diye işaret ederdi. Zebaniler onları öldürüp ateşte yaktıkça onlar yine yeni bir hayat bulup ve yeniden o azaba uğrarlardı. Ben bu türlü ceza verilmesinin sertliğinden korkarak Hazreti Peygamberin (s.a.v.) himayesine sığınıp O'ndan yardım istemek dileğiyle, "Esselam-u aleyke ya Resulallah!" dedim.

Hazreti Resulüllah (s.a.v.) selamımı almadı. Kızgın gözü ile bakarak, "Ey Allah'ın düşmanı! Niçin benim hürmetimi saymadın?" dedi.

Ben, "Ya Resulallah! Hak Teala bilir ki, ben kılıç çekmedim" diye cevap verdim.
"Kılıç çekmediğinde doğru söylüyorsun. Ama düşman askerinin kapkara topluluğuna sebep olmuştun" dedi.

Sonra, "ileri gel, bu kanlı leğene bak" diye buyurdu.

Leğene baktım, içi kan doluydu.

Bana, "Ey bahtsız, bu benim ciğer köşemin kanıdır!" dedi. Bir mil ile o kandan gözüme bir sürme çekti. O korku ile uyandım. Bütün dünya gözümde karanlık oldu." (s. 98-99) Prof. Dr. Haydar Baş İmam Hüseyin eserinden)

Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşan NATO Liderler Zirvesi kapsamında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ile ikili bir görüşme gerçekleştireceğini açıkladı. Kritik zirvede küresel güvenlik ve ikili ilişkiler masaya yatırılacak

24.06.2026 18:20:00
Haber Merkezi
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün yaptığı açıklamada NATO Liderler Zirvesi'ndeki diplomasi trafiğinin en önemli ayağını duyurdu. Erdoğan, zirve programı kapsamında ABD Başkanı Donald Trump ile baş başa bir araya geleceğini açıkladı. Bu görüşme, iki liderin küresel ve bölgesel gelişmeleri en üst düzeyde değerlendirmesi açısından stratejik bir önem taşıyor.

Masadaki kritik başlıklar

İki lider arasında gerçekleşecek baş başa görüşmenin ajandası oldukça yoğun. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre masada yer alacak öncelikli konular şunlar:

• NATO'nun Geleceği: İttifakın genişleme stratejileri ve savunma harcamaları.

• Bölgesel Güvenlik: Orta Doğu'daki son durum ve terörle mücadelede iş birliği.

• Ukrayna Krizi: Savaşın sonlandırılmasına yönelik barış girişimleri ve stratejik adımlar.

• Ekonomik İlişkiler: Türkiye ve ABD arasındaki ticaret hacmini artırma hedefleri.

Küresel siyasette gözler bu randevuda

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu açıklaması, uluslararası kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı. Uzmanlar, iki liderin yapacağı bu baş başa görüşmenin sadece Türkiye-ABD ilişkilerinin seyrini değil, NATO zirvesinden çıkacak ortak kararları da doğrudan etkileyebileceğini belirtiyor. Zirve sürecinde iki liderin heyetler arası görüşmelerin yanı sıra bu özel formatta bir araya gelmesi, stratejik ortaklığın kritik başlıklarında doğrudan uzlaşı arayışı olarak yorumlanıyor.

Görüşmenin kesin saati ve yerine ilişkin detayların önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor.

Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet

Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 13:50:00
AA
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

Baykar'dan yapılan açıklamaya göre, Bayraktar KIZILELMA'nın gerçekleştirdiği test atışlarında, hedefleme ve işaretleme milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN tarafından yapıldı.

ASELSAN'ın LGK-82 ve ROKETSAN'ın TEBER-82 güdüm kitleriyle sabit kara hedefine yönelik gerçekleştirilen test atışı başarıyla tamamlandı.

ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Bayraktar KIZILELMA'nın keskin gözünün ASELSAN TOYGUN olduğunu belirterek, "Düşük görünürlük avantajını koruyarak hedefleme ve işaretleme, LGK ve TEBER ile vuruş. Bu başarı, milli mühendisliğimizin geldiği seviyenin ve güçlü işbirliğimizin somut bir göstergesidir. Emeği geçen tüm ekiplerimizi yürekten kutluyorum." ifadesini kullandı.

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de KIZILELMA'dan yapılan test atışında TEBER-82 Güdüm Kiti'nin hedefi başarıyla vurduğunu aktararak, "Birlikte geliştirdiğimiz milli teknolojilerimizle gücümüze güç katmaya devam ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!

Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.
 

24.06.2026 13:40:00
AA
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.

Etkinlikte konuşan Almanya'nın Denizcilik Ekonomisi ve Turizmden Sorumlu Hükümet Koordinatörü Christoph Ploss, ağır işleyen vize işlemlerinin turistler ve iş dünyası önünde büyük bir bariyer oluşturduğuna dikkat çekerek, bu sorunu aşmak adına Ulusal Turizm Stratejisi kapsamında dijital vize dönemine geçileceğini duyurdu.

"Mesafe kat ettik"
Yoğun bürokrasinin pek çok kişiyi Almanya'ya seyahat etmekten alıkoyduğunu belirten Ploss, "Konuyu Dışişleri Bakanımızla şahsen görüştüm ve kendisinin de yakından ilgilenmesiyle ciddi mesafeler katettik. Bu yıl ve önümüzdeki yıl atacağımız adımlarla hayata geçecek dijital vize kolaylığının, Türk-Alman dostluğunu çok daha ileriye taşıyacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.

Yığılmalar engellenebilir
Söz konusu dijital dönüşüm; vize başvurularının tamamen çevrimiçi platformlara aktarılmasını, basılı etiketlerin kaldırılarak dijital vizelere geçilmesini ve sınır kontrollerinde biyometrik doğrulama teknolojilerinin kullanılmasını kapsıyor.

Bu yeni sistemle birlikte başvuru yığılmalarının engellenmesi, evrakta sahteciliğin önüne geçilmesi, sınır güvenliğinin artırılması ve seyahatlerin çok daha hızlı hale getirilmesi hedefleniyor.

Almanya'ya vize işlemleri
Almanya'ya vize işlemleri, kısa süreli ziyaretler için Schengen vizesi ve 90 günden uzun süreli kalışlar için ulusal vize olarak ikiye ayrılıyor.

Türk vatandaşları için Schengen vizesi, 90 gün içindeki seyahatler için gerekli. Uzun süreli ikamet (iş, aile birleşimi gibi) için ulusal vize başvurusu yapılıyor.

Başvurular, Almanya'nın Türkiye'deki dış temsilcilikleri aracılığıyla veya resmi randevu sistemiyle gerçekleştiriliyor. Gerekli belgeler arasında Schengen başvuru formu, seyahat amacına uygun evraklar ve finansal durum kanıtı bulunuyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

24.06.2026 13:27:00
AA
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, 81 ilin yanı sıra, Avrupa'da ve dünyanın farklı yerlerinde milleti başarıyla temsil eden bütün vatandaşlara selamlarını gönderdi.

"Çeşitli zorlukları göğüsleme pahasına izzetli bir hayatın, haysiyetli bir duruşun mücadelesini veren tüm soydaşlarımıza, gönül coğrafyamızdaki her bir kardeşime aynı şekilde saygılarımı, sevgilerimi yolluyorum." diyen Erdoğan, grup toplantısını her zaman olduğu gibi yine büyük bir coşkuyla, tam bir kardeşlik atmosferi içinde gerçekleştirdiklerini söyledi.

"Partimizi yeni katılımlarla büyütmeye devam edeceğiz"
Kelimelerin tarif etmekte yetersiz kaldığı içten sevdaları dolayısıyla katılımcılara teşekkür eden Erdoğan, şunları söyledi:

"Bugün bir kez daha AK Parti'nin millete hizmet davasını omuzlayan tüm yol ve dava arkadaşlarıma, partimize, hareketimize yaptıkları katkılardan dolayı şükranlarımı sunuyor, Cenabıallah'a şahsıma böyle bir teşkilatla Türkiye'ye hizmet etme bahtiyarlığı bahşettiği için hamdediyorum. Kavganın, bel altı vuruşların, karşılıklı itibar suikastlarının Türk siyasetini zehirlediği bu günlerde, kardeşliği yücelten, tevazuyu büyüten, nezaketi ve vefayı elden bırakmayan AK Parti ailesiyle iftihar ediyorum. Partimizi ve ailemizi inşallah yeni katılımlarla büyütmeye devam ediyoruz, devam edeceğiz."

Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi

Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi

24.06.2026 11:34:00
Haber Merkezi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi.
AFAD verilerine göre, Düzce'de 3.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Deprem saat 08.46'da meydana gelirken sarsıntı 11,32 kilometre derinlikte gerçekleşti.
Deprem Sakarya ve İstanbul'da da hissedildi.

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.