Son bir haftadır bebek katili caninin boy boy resimleri ile sözde “barış güvercini” olarak milletimize sunan medyanın manşetleri bir anda değişti. Bu sefer manşetlere bütün katillerin, vahşilerin babası, İsrail çıktı.
İşte o çadır. İsrail hatasını anladı. İsrail hizaya geldi. İsrail’e haddi bildirildi vs. gibi başlıklar atıldı. Tabi ilk sayfaların olmazsa olmazı olan Erdoğan fotoğrafını da belirtmemiz gerek.
İsrail’i ziyaret eden ve İsrail’den tüm İslam âlemine “ha İsrail, ha ABD” mesajını veren Obama, Netanyahu’ya bir çadırdan Erdoğan’ı arattırıyor. Elinde sopa filan yok. Beysbol sopası okyanus ötesinde kalmış.
Medya ve hükümet bayram ediyor. Muhalefetin aynen Apo sürecinde olduğu gibi diyecek lafı yok. AKP’ye teslim olmuş vaziyetteler. Hacılar, hocalar, AKP’nin kumanya dağıtımında aktif rol alan vatandaşlarımız ise “Bak! İsrail’i nasıl diz çöktürdük” havasında, hava atıyorlar.
Bağımsız Türkiye Partisi yetkilileri, gazetemiz ve Meltem medya gurubu dışında son yaşadığımız hayati konuşları, siyasi ve sosyal anlamda sorgulayan, neden ve niçinlerini ortaya koyan kimseler pek gözükmüyor.
Devlet eliyle hem de uluslararası sularda bir terör eylemi gerçekleştirilmiş. 3 yıl sonra telefonla “yahu kusura bakma, bizimkiler bir hata etmişler” babında özür dilenmiş, benim başbakanım da, benim adıma bu özrü kabul etmiş. Bana (millete) sordun mu? Devletlerarası hukuk böyle mi işliyor?
Tabi bu telefonun, Türkçeye çevrilip vatandaşa anlatılmasını da yine hükümet yetkilileri yaptı. Bir anda alçak koltuk unutuldu. Gazze’ye yapılan baskınlar, katledilen çocuklar unutuldu. Güney Kıbrıs’ta, İsrail’in Türkiye’yi hiç sayması unutuldu.
Hele Ahmet Davutoğlu, Filistin’de döktüğü gözyaşlarının duruma binaen olduğunu yaptığı açıklamalar ile itiraf etti.
Davutoğlu; “Kararlı ve net bir duruş sergiledik… Bugün sizlere sürpriz gibi gelen bu durum, aslında 3 yıldır nakış nakış işlendi. Sürecin başarılı olması için gizlilik içinde yürütüldü süreç. İsrail Türkiye’nin tüm taleplerini karşıladı…” Ya gözyaşların!
Tabi bu telefon özrünü haçlı müttefikler büyük bir sevinçle karşıladı. Çünkü Ortadoğu’da, iki ittifak üyesinin küskünlüğü haçlıların, İslam coğrafyasındaki hedeflerini baltalayabilirdi.
En hayati soru ise bayram değil seyran değil İsrail, Türkiye’yi neden öptü, sorusunun cevabıdır.
ABD ve AB’nin Erdoğan’a ihtiyacı var. Erdoğan, cumhuriyet tarihinde ABD ve AB lehine olamayacakları olur yaptı. 11 yıldır ABD ve AB çizgisinden bir santim sapmadı.
Baksanıza! Askerlerin suçlu bulunup, müebbetle yargılandıkları gün, bebek katili, cani barış elçisi yapıldı. Tabi bu ani şok karşısında kendine gelebilecek Türk Milletine bol miktarda ve etkili narkoz vermek gerekirdi.
Haliyle öylede oldu. Yüzyılın en büyük terör hareketi gerçekleştirildi ve AKP binasının camları kırıldı. Başbakan ne dedi; “Demek ki, doğru yoldayız.”
İsrail telefonda özür diledi. Vatandaş ne dedi; Erdoğan, İsrail’i dize getirdi. Haliyle İsrail’i dize getiren Erdoğan, Apo’yu da, kendisine emir eri yaparak terörü bitirir…”
Böylece Türk Milleti tekrar narkozun etkisinde uykuya daldı. Acil uyanmaz isek uykuda işimizi bitirecekler…
İşte o çadır. İsrail hatasını anladı. İsrail hizaya geldi. İsrail’e haddi bildirildi vs. gibi başlıklar atıldı. Tabi ilk sayfaların olmazsa olmazı olan Erdoğan fotoğrafını da belirtmemiz gerek.
İsrail’i ziyaret eden ve İsrail’den tüm İslam âlemine “ha İsrail, ha ABD” mesajını veren Obama, Netanyahu’ya bir çadırdan Erdoğan’ı arattırıyor. Elinde sopa filan yok. Beysbol sopası okyanus ötesinde kalmış.
Medya ve hükümet bayram ediyor. Muhalefetin aynen Apo sürecinde olduğu gibi diyecek lafı yok. AKP’ye teslim olmuş vaziyetteler. Hacılar, hocalar, AKP’nin kumanya dağıtımında aktif rol alan vatandaşlarımız ise “Bak! İsrail’i nasıl diz çöktürdük” havasında, hava atıyorlar.
Bağımsız Türkiye Partisi yetkilileri, gazetemiz ve Meltem medya gurubu dışında son yaşadığımız hayati konuşları, siyasi ve sosyal anlamda sorgulayan, neden ve niçinlerini ortaya koyan kimseler pek gözükmüyor.
Devlet eliyle hem de uluslararası sularda bir terör eylemi gerçekleştirilmiş. 3 yıl sonra telefonla “yahu kusura bakma, bizimkiler bir hata etmişler” babında özür dilenmiş, benim başbakanım da, benim adıma bu özrü kabul etmiş. Bana (millete) sordun mu? Devletlerarası hukuk böyle mi işliyor?
Tabi bu telefonun, Türkçeye çevrilip vatandaşa anlatılmasını da yine hükümet yetkilileri yaptı. Bir anda alçak koltuk unutuldu. Gazze’ye yapılan baskınlar, katledilen çocuklar unutuldu. Güney Kıbrıs’ta, İsrail’in Türkiye’yi hiç sayması unutuldu.
Hele Ahmet Davutoğlu, Filistin’de döktüğü gözyaşlarının duruma binaen olduğunu yaptığı açıklamalar ile itiraf etti.
Davutoğlu; “Kararlı ve net bir duruş sergiledik… Bugün sizlere sürpriz gibi gelen bu durum, aslında 3 yıldır nakış nakış işlendi. Sürecin başarılı olması için gizlilik içinde yürütüldü süreç. İsrail Türkiye’nin tüm taleplerini karşıladı…” Ya gözyaşların!
Tabi bu telefon özrünü haçlı müttefikler büyük bir sevinçle karşıladı. Çünkü Ortadoğu’da, iki ittifak üyesinin küskünlüğü haçlıların, İslam coğrafyasındaki hedeflerini baltalayabilirdi.
En hayati soru ise bayram değil seyran değil İsrail, Türkiye’yi neden öptü, sorusunun cevabıdır.
ABD ve AB’nin Erdoğan’a ihtiyacı var. Erdoğan, cumhuriyet tarihinde ABD ve AB lehine olamayacakları olur yaptı. 11 yıldır ABD ve AB çizgisinden bir santim sapmadı.
Baksanıza! Askerlerin suçlu bulunup, müebbetle yargılandıkları gün, bebek katili, cani barış elçisi yapıldı. Tabi bu ani şok karşısında kendine gelebilecek Türk Milletine bol miktarda ve etkili narkoz vermek gerekirdi.
Haliyle öylede oldu. Yüzyılın en büyük terör hareketi gerçekleştirildi ve AKP binasının camları kırıldı. Başbakan ne dedi; “Demek ki, doğru yoldayız.”
İsrail telefonda özür diledi. Vatandaş ne dedi; Erdoğan, İsrail’i dize getirdi. Haliyle İsrail’i dize getiren Erdoğan, Apo’yu da, kendisine emir eri yaparak terörü bitirir…”
Böylece Türk Milleti tekrar narkozun etkisinde uykuya daldı. Acil uyanmaz isek uykuda işimizi bitirecekler…
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Akın Aydın / diğer yazıları
- Peygamberimizin, İmam Ali üzerinden bize mesajları -2- / 03.01.2026
- Peygamberimizin, İmam Ali üzerinden bize mesajları -1- / 02.01.2026
- Zamanın sonunda yaşadığımızın farkında değil misiniz? / 01.01.2026
- Bilal Erdoğan-Oktay Saral / 29.12.2025
- Yunus Emre Vakfı ve Ünsal Ban / 28.12.2025
- Komisyon süresi neden uzatıldı? / 27.12.2025
- Toplum önüne geçenler neden illegal yollara kayar? / 26.12.2025
- Kimin hedefindeyiz? / 25.12.2025
- Saadettin Saran, Rümeysa, Nedim Şener ve diğerleri / 24.12.2025
- Raporlar DEM’i bozdu / 22.12.2025
- Peygamberimizin, İmam Ali üzerinden bize mesajları -1- / 02.01.2026
- Zamanın sonunda yaşadığımızın farkında değil misiniz? / 01.01.2026
- Bilal Erdoğan-Oktay Saral / 29.12.2025
- Yunus Emre Vakfı ve Ünsal Ban / 28.12.2025
- Komisyon süresi neden uzatıldı? / 27.12.2025
- Toplum önüne geçenler neden illegal yollara kayar? / 26.12.2025
- Kimin hedefindeyiz? / 25.12.2025
- Saadettin Saran, Rümeysa, Nedim Şener ve diğerleri / 24.12.2025
- Raporlar DEM’i bozdu / 22.12.2025






























































































