Ülkemizde insanlar canlı canlı yanıyor. Tonlarca enkaz altında can çekişerek ölüyor. Şehirlerin ortasında sokakta, alt geçitlerde, evlerinde boğularak ölüyor.
Terör, deprem, sel, tren kazaları, iş yerlerindeki patlamalar vs. İnsanımız hep bedel ödüyor. Peki, neden siyaset hiç bedel ödemiyor?
Evet, ölüm hak. Liyakat, ehliyet ve tedbir ise emirdir. Yaşadığımız bunca deprem, sel, yangın, kazalar, patlamalar, denizlerin kirliliği, askeri operasyonlar, verdiğimiz şehitler, sağlık ve eğitimde yaşanan skandallar vs. hepsinde kusur, ihmal, tedbirsizlik var.
Sonuçta insanımız can ile bedel ödüyor, vekalet verdiklerimiz ise önce taziye sırasına giriyor sonra mazeretleri sıralıyor.
İyi de nereye kadar?
Son yaşadığımız faciadan sonra Hüseyin Baş yayınladığı mesajda yaşanan gerçekleri özetledi: "Askerlerimiz şehit oluyor "mağarada gaz varmış" diyorlar, işçilerimiz şehit oluyor "rüzgar ters esmiş" diyorlar. Sorumluluk onlar hariç herkeste. Sınır tanımaz bir yüzsüzlük bu".
Neden istifa etmiyorlar?
Bolu'da 78 insanımız yanarak can verdi. İlgili Bakan taziye ardından suçlu aradı.
Daha birkaç hafta önce Pençe-Kilit Harekatı bölgesinde 12 askerimiz şehit oldu. İlgili Bakan taziye ardından mazeret sıraladı.
Şimdi Eskişehir orman yangınında 10 canımızı yitirdik. İlgili Bakan yine taziye ve mazeret sıraladı. Aynen depremlerden, sellerden, tren kazalarından, hastanelerdeki, mahkemelerdeki, okullardaki skandallardan sonra yaptıkları gibi.
Sahi, 'ben, görevimin gereklerini yerine getiremedim' hissine hiç mi kapılmıyorlar?
Öyle ya! Sayın Erdoğan çıtayı konuna endekslemiş ve 'biz, Dicle kenarında bir koyunu kurt kapsa hesabı bizden sorulur, mantığıyla siyaset yapıyoruz' demişti.
22 yılda ihmal, tedbirsizlik ve liyakatsiz yöneticiler yüzünden yarım milyona yakın can verdik. Ama hesap veren olmadı. O zaman 'hesabım kalsın mahşere' deyip noktayı koyalım.
Ümmet ve Gazze
Sayın Erdoğan geçen hafta biz kez daha kendisini 'ümmetçi' ilan edip, eleştirileri 'bunlardan ümmetten anlamaz' başlığında vatandaşa şikayet etti.
Peki, ümmet ne yapıyor? Ölümü, nimet olarak görüyor. Bakın Gazze'ye! Dün Haçlı ordularının, Hitler'in yaptığını bugün İsrail, Müslümanlara yapıyor.
Ümmetçi olmayanlar ne yapıyor?
Daha önce İsrail'e giden gemileri limanlarına sokmayan, büyük protestolar gerçekleştiren Yunanlılar geçen hafta binlerce İsrailli turisti taşıyan kurvaziyerin Siros limanına geldiğini öğrenince binlerce Yunanlı, 'Nehirden denize, Filistin özgür olacak' sloganları protesto düzenledi ve Yahudi turistlerin, Siros Adası'nda karaya çıkamayıp gemide kalmalarına neden oldular.
Ümmetçiler ne yapıyor?
Milli Savunma Bakanlığının ev sahipliği yaptığı, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı desteklediği, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı yönetim ve sorumluluğunda ve KFA Fuarcılık AŞ organizatörlüğünde düzenlenen 17. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı (IDEF 2025) İstanbul Fuar Merkezi'nde (İFM) gerçekleşti.
Fuarda, soykırımcı terör rejimi İsrail'e silah satan ve askeri teknoloji sağlayan LEONARDO, BAE SYSTEMS, LOCKHEED MARTIN ve HP gibi markalar silahlarını sergiledi.
Hatırlarsınız Sayın Erdoğan'ın damadının şirketi Baykar geçtiğimiz aylarda Leonardo firması ile ortaklık anlaşması imzalamıştı.
İsrail'e silah tedarik eden bu firmaları fuarda protesto eden 8 insanımız anında 'cumhurbaşkanına hakaret' suçlamasıyla gözaltına alındı. 1'i tutuklandı, 1 kişi için ev hapsi kararı verildi. 6 kişi ise imza ve yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanarak serbest bırakıldı.
Son iki örnek anlayana çok bile…
Terör, deprem, sel, tren kazaları, iş yerlerindeki patlamalar vs. İnsanımız hep bedel ödüyor. Peki, neden siyaset hiç bedel ödemiyor?
Evet, ölüm hak. Liyakat, ehliyet ve tedbir ise emirdir. Yaşadığımız bunca deprem, sel, yangın, kazalar, patlamalar, denizlerin kirliliği, askeri operasyonlar, verdiğimiz şehitler, sağlık ve eğitimde yaşanan skandallar vs. hepsinde kusur, ihmal, tedbirsizlik var.
Sonuçta insanımız can ile bedel ödüyor, vekalet verdiklerimiz ise önce taziye sırasına giriyor sonra mazeretleri sıralıyor.
İyi de nereye kadar?
Son yaşadığımız faciadan sonra Hüseyin Baş yayınladığı mesajda yaşanan gerçekleri özetledi: "Askerlerimiz şehit oluyor "mağarada gaz varmış" diyorlar, işçilerimiz şehit oluyor "rüzgar ters esmiş" diyorlar. Sorumluluk onlar hariç herkeste. Sınır tanımaz bir yüzsüzlük bu".
Neden istifa etmiyorlar?
Bolu'da 78 insanımız yanarak can verdi. İlgili Bakan taziye ardından suçlu aradı.
Daha birkaç hafta önce Pençe-Kilit Harekatı bölgesinde 12 askerimiz şehit oldu. İlgili Bakan taziye ardından mazeret sıraladı.
Şimdi Eskişehir orman yangınında 10 canımızı yitirdik. İlgili Bakan yine taziye ve mazeret sıraladı. Aynen depremlerden, sellerden, tren kazalarından, hastanelerdeki, mahkemelerdeki, okullardaki skandallardan sonra yaptıkları gibi.
Sahi, 'ben, görevimin gereklerini yerine getiremedim' hissine hiç mi kapılmıyorlar?
Öyle ya! Sayın Erdoğan çıtayı konuna endekslemiş ve 'biz, Dicle kenarında bir koyunu kurt kapsa hesabı bizden sorulur, mantığıyla siyaset yapıyoruz' demişti.
22 yılda ihmal, tedbirsizlik ve liyakatsiz yöneticiler yüzünden yarım milyona yakın can verdik. Ama hesap veren olmadı. O zaman 'hesabım kalsın mahşere' deyip noktayı koyalım.
Ümmet ve Gazze
Sayın Erdoğan geçen hafta biz kez daha kendisini 'ümmetçi' ilan edip, eleştirileri 'bunlardan ümmetten anlamaz' başlığında vatandaşa şikayet etti.
Peki, ümmet ne yapıyor? Ölümü, nimet olarak görüyor. Bakın Gazze'ye! Dün Haçlı ordularının, Hitler'in yaptığını bugün İsrail, Müslümanlara yapıyor.
Ümmetçi olmayanlar ne yapıyor?
Daha önce İsrail'e giden gemileri limanlarına sokmayan, büyük protestolar gerçekleştiren Yunanlılar geçen hafta binlerce İsrailli turisti taşıyan kurvaziyerin Siros limanına geldiğini öğrenince binlerce Yunanlı, 'Nehirden denize, Filistin özgür olacak' sloganları protesto düzenledi ve Yahudi turistlerin, Siros Adası'nda karaya çıkamayıp gemide kalmalarına neden oldular.
Ümmetçiler ne yapıyor?
Milli Savunma Bakanlığının ev sahipliği yaptığı, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı desteklediği, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı yönetim ve sorumluluğunda ve KFA Fuarcılık AŞ organizatörlüğünde düzenlenen 17. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı (IDEF 2025) İstanbul Fuar Merkezi'nde (İFM) gerçekleşti.
Fuarda, soykırımcı terör rejimi İsrail'e silah satan ve askeri teknoloji sağlayan LEONARDO, BAE SYSTEMS, LOCKHEED MARTIN ve HP gibi markalar silahlarını sergiledi.
Hatırlarsınız Sayın Erdoğan'ın damadının şirketi Baykar geçtiğimiz aylarda Leonardo firması ile ortaklık anlaşması imzalamıştı.
İsrail'e silah tedarik eden bu firmaları fuarda protesto eden 8 insanımız anında 'cumhurbaşkanına hakaret' suçlamasıyla gözaltına alındı. 1'i tutuklandı, 1 kişi için ev hapsi kararı verildi. 6 kişi ise imza ve yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanarak serbest bırakıldı.
Son iki örnek anlayana çok bile…
Akın Aydın / diğer yazıları
- Adalet ve insanlık teklifine siyasilerimiz ve medyamız cevap vermedi / 12.02.2026
- Sapıkların söz sahibi olduğu dünyada yaşamak / 11.02.2026
- Kimi bebek katiline, kimi de insanlığa umut oluyor / 09.02.2026
- Dünya Milli Ekonomi Modelini konuşuyor / 08.02.2026
- CHP rol çalma MHP çaldırmama peşinde / 07.02.2026
- Bu millet çok 6 Şubatlar gördü ve hepsini de unuttu / 06.02.2026
- Orta Çağ senyörleri, senyoraj, ABD ve MEM / 05.02.2026
- Bu ülkede ‘TÜRK’ sorunu vardır / 04.02.2026
- Mademki bu gece kader kalemleri hareket halindedir… / 02.02.2026
- Vekil maaş, asıl evlat derdinde ve Ekrem İmamoğlu / 01.02.2026
- Sapıkların söz sahibi olduğu dünyada yaşamak / 11.02.2026
- Kimi bebek katiline, kimi de insanlığa umut oluyor / 09.02.2026
- Dünya Milli Ekonomi Modelini konuşuyor / 08.02.2026
- CHP rol çalma MHP çaldırmama peşinde / 07.02.2026
- Bu millet çok 6 Şubatlar gördü ve hepsini de unuttu / 06.02.2026
- Orta Çağ senyörleri, senyoraj, ABD ve MEM / 05.02.2026
- Bu ülkede ‘TÜRK’ sorunu vardır / 04.02.2026
- Mademki bu gece kader kalemleri hareket halindedir… / 02.02.2026
- Vekil maaş, asıl evlat derdinde ve Ekrem İmamoğlu / 01.02.2026


























































