logo
24 HAZİRAN 2026

'Ben kimin mevlasıysam Ali de onun mevlasıdır'

04.11.2016 00:00:00
Resulüllah (s.a.v.) Efendimizin "Ben kimin mevlasıysam Ali de onun mevlasıdır" (Tirmizi, Menakıb,19; İbn Mace, Mukaddime,11; İbn Hanbel, 1/84,118, 119) hadisi, tevil edilerek maksadından en çok saptırılmaya çalışılan ya da asıl anlamının üstü örtülmeye çalışılan hadislerdendir.
Hem Şii hem de Sünni temel kaynaklarda buradaki "mevla" kelimesi "idareci" anlamında ifade edilmesine rağmen, bu gerçeğin görülmesini istemeyenler ya da saptırmak isteyenler bunu sadece "dost" anlamıyla tevil etmeye çalışmışlardır.
Öncelikle bu hadisi Hz. Peygamber (s.a.v.), veda haccı dönüşü Gadir-i Hum mevkiinde İmam Ali'nin hilafetinin ilanı ile alakalı söylemiştir.
Maide 67. ayet nazil olunca, bu ayetin gereği olarak Hz. Peygamber 124 bin sahabeyi Gadir-i Hum mevkiinde toplamış ve uzunca bir hutbe irad ettikten ve bu hutbenin 6 yerinde Hz. Ali'nin vasi, kendisinden sonraki halife, mü'minlerin emiri, hidayet imamı tayin ettikten sonra bu hadisi söylemiştir.
Bununla alakalı 222 Ehl-i Sünnet kaynağı vardır ve bunlar Prof. Dr. Haydar Baş'ın Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt kitabının 81. sayfasından itibaren teker teker sayılmıştır.
Ve bu hutbeden ve tayinden sonra insanlar daha henüz dağılmadan Maide süresi 3. ayet inmiş ve bu ayetle İmam Ali'nin halife tayiniyle dinin tamamlandığı belirtilmiştir.
Yani bu hadis, hakkında 2 ayet olan, uzunca bir hutbe olan ve de İmam Gazali'nin Sırru'l-Alemeyn eserinden altını çizdiği gibi 124 bin sahabesinin tam icma ettiği bir hilafet ilanından sonra söylenmiş bir sözdür. Yani bu kadar insanın şahit olduğu bir hadisenin sonucudur, neticesidir.
Olayı yok sayıp, sadece kelime anlamıyla alıp hadisin manasını amacından saptırmak bizleri Allah'ın muradına götürmez. Sadece kelime anlamıyla alsak bile mevla kelimesi, Arapça'yı bilenler iyi bilir, günümüzde de çok kullandığımız "vali" kelimesiyle aynı köktendir.
Vali kelimesine nasıl "dost" anlamındadır diyemiyorsak, Mevla kelimesini de sadece bu anlamla ifade edemeyiz.
Bir diğer önemli nokta ise, Hz. Ali'nin Hz. Peygambere dost ve kardeş olmadığını bilmeyen var mı? Bunu Allah Resulü birçok yerde, birçok kez zaten söylemişti. Sadece bunun için bu kadar insanı çöl sıcağında hem de geri çağırarak bir yerde toplaması, aklen de kabul edilir bir iddia değildir.
Kaynaklarda açıkça göstermektedir ki, bu derece büyük bir toplantının sebebi, ümmetin geleceğini ilgilendiren çok önemli bir tayinle alakalıdır; Hz. Peygamber vefatına az bir zaman kala ümmetini başıboş bırakmamış ve Cenab-ı Hakk'ın emriyle Hz. Ali'yi halife tayin etmiştir.
Hüccetu'l-İslam İmam Gazali'nin ifadesiyle bu konu tartışmaya asla açık değildir, tam icmadır ve naslarla sabit olan böyle bir konuda tevil üretmek batıldır.
Bakın Ehl-i Sünnet'in temel kaynaklarından olan Ruhu'l Meani tefsirinde Müfessir Alusi bu hadisi Maide suresi 67. ayetin tefsirini yaparken nasıl nakletmektedir:
"İbn Abbas'ın şöyle dediği rivayet edilmektedir: Bu ayet, Ali (k.veche) hakkında nazil oldu. Yüce Allah, Hz. Peygambere O'nun (Ali) velayetini insanlara ilan etmesini emrettiğinde; Resulüllah, insanların 'amcasının oğlunu başımıza geçirdi' deyip kendisini kınamalarından (ta'n etmelerinden) oldukça korktu. Bunun üzerine Allah, bu ayeti indirdi, O da Gadir-i Hum'da Ali'nin velayetini ikame etti. O'nun elini kaldırarak şöyle buyurdu: Ben kimin velisi-idarecisi isem, işte bu (Ali) de onların velisi-idarecisidir. Allah'ım, O'nu veli kabul edip dost olana dost ol, O'na düşmanlık yapana da düşman ol." Suyuti, Ebi Hatim, İbn Murdeveyh, İbn Asakir gibi Sünni alimler de bu şekilde rivayet etmiştir.
Dikkate ederseniz, Allah Resulü'nün endişesi, Hz. Ali'nin ümmetin başına geçirilmesine bazılarının yapacağı itiraz? Ayetteki "Allah Seni insanlardan koruyacaktır" ifadesi de buna binaen ifade ediliyor. Ve yine dikkat ederseniz, "mevla" kelimesi "idareci" olarak özellikle belirtiliyor.
Bir diğer önemli husus ise, Gadir-i Hum'da Hz. Peygambere Haris b. Numan el-Fihri'nin itirazı? Hz. Ali'nin halife tayininden sonra Haris, Hz. Peygamber'in yanına geliyor ve "Ey Muhammed, Senin peygamberliğine razı olduk, namazı, orucu kabul ettik; başımıza bir de amcaoğlunun velayetini mi sardın? Böyle bir şey varsa, başımıza taş yağsın" diyor. Oradan ayrılır ayrılmaz Haris'in başına öyle bir taş yağıyor ki, başından giriyor, altından çıkıyor. (Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt, Prof. Dr. Haydar Baş, s.64, 65; Alusi, Ruhu'l-Meani, 19, 55; Kurtubi, el-Camii'l-Ahkami'l-Kur'an, c.9, s.181-182; Halebi eş-Şafii, es-Sire, III/274)
Bu hadis sadece bir dostluk ilanıysa, söyler misiniz Haris neden böyle bir itirazda bulunsun, neden başına taş yağsın?
Netice şudur ki; bu hadiste geçen "mevla" ifadesi, İmam Ali efendimizin Hz. Peygamber'den sonra halife tayin edilmesiyle alakalıdır ve bütün kaynaklar açıkça göstermektedir ki bu konu asla tevile ve tartışmaya açık değildir.
 
Murat Çabas / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.