logo
25 HAZİRAN 2026

Beşikdüzü: Karadeniz'in eğitim ve kültür meşalesi

Trabzon'un batı kapısı olan Beşikdüzü, sadece coğrafi konumuyla değil, bölgenin eğitim tarihindeki kritik rolü ve köklü kültürel mirasıyla öne çıkıyor. Şehir, modern yerleşimiyle geleneksel Karadeniz ruhunu harmanlayan yapısıyla dikkat çekiyor.

17.03.2026 00:09:00
Abdülkadir Gündoğdu
Beşikdüzü: Karadeniz'in eğitim ve kültür meşalesi
Beşikdüzü: Karadeniz'in eğitim ve kültür meşalesi
Trabzon'un batı kapısı olan Beşikdüzü, sadece coğrafi konumuyla değil, bölgenin eğitim tarihindeki kritik rolü ve köklü kültürel mirasıyla öne çıkıyor. Şehir, modern yerleşimiyle geleneksel Karadeniz ruhunu harmanlayan yapısıyla dikkat çekiyor.

Beşikdüzü'nün Kuruluşu ve Tarihsel Gelişimi

Antik dönemlerde "Liviopolis" adıyla anılan bölge, tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Roma ve Bizans hakimiyetinin ardından 1461 yılında Fatih Sultan Mehmet'in Trabzon'u fethiyle Osmanlı topraklarına katılmıştır.

Beşikdüzü, uzun süre Vakfıkebir ilçesine bağlı bir bucak olarak kalmış, ancak hızlı gelişimi ve artan nüfusuyla 1987 yılında müstakil bir ilçe statüsü kazanmıştır. İlçenin en büyük tarihsel gururu, 1940 yılında kurulan ve bölgenin kaderini değiştiren Beşikdüzü Köy Enstitüsü'dür.







İlçenin Tarihi Yapıları

Beşikdüzü, Cumhuriyet dönemi mimarisinin en önemli örneklerine ev sahipliği yapar.

Beşikdüzü Köy Enstitüsü Binaları: Bölgenin eğitim tarihindeki en somut mirasıdır. Bu binalar, dönemin kolektif çalışma ruhunu yansıtan mimari detaylara sahiptir.







Tarihi Köy Camileri: İlçenin iç kesimlerinde, ahşap işçiliğiyle ön plana çıkan Osmanlı son dönemi camileri ve geleneksel serender yapıları yerel mimarinin en güzel örneklerini oluşturur.

Eski Taş Evler: Özellikle yüksek köylerde bulunan kesme taş ve ahşap karışımı evler, Karadeniz'in zorlu coğrafyasına uyum sağlayan estetik yapılarıyla korunmaktadır.







Doğal Güzellikler ve Turizm

İlçe, mavinin ve yeşilin en saf haliyle buluştuğu noktada yer alır.

Beşikdağ ve Teleferik: Beşikdüzü'nü kuş bakışı seyretmek isteyenler için bölgenin en uzun teleferik hattı büyük bir ilgi odağıdır. Beşikdağ tepesi, mesire alanları ve eşsiz deniz manzarasıyla yerli turistlerin uğrak noktasıdır.







Sahil Bandı: Karadeniz'in en düzenli sahil yollarından birine sahip olan ilçe, geniş parkları ve yürüyüş yollarıyla modern bir kıyı şehri atmosferi sunar.

Şelaleler ve Yaylalar: İlçenin iç kesimlerine doğru ilerledikçe keşfedilmeyi bekleyen küçük şelaleler ve yaz aylarında serinlik arayanların tercihi olan yaylalar bulunur.







Beşikdüzü Mutfağı ve Gastronomi

İlçenin mutfak kültürü, deniz ürünleri ve mısır bazlı lezzetlerin mükemmel bir uyumudur.

Beşikdüzü Helvası: Bölgenin en meşhur lezzetidir. Özellikle taze fındık ve geleneksel yöntemlerle hazırlanan bu helva, ilçenin tescilli tatları arasındadır.







Karalahana ve Mısır Ekmeği: Karadeniz mutfağının vazgeçilmezi olan karalahana sarması ve fırınlanmış mısır ekmeği sofraların baş tacıdır.

Deniz Ürünleri: Kıyı şeridinde bulunan balıkçı lokantaları, mevsimine göre en taze hamsi, mezgit ve istavrit çeşitlerini sunmaktadır.

Turşu Kavurmaları: Bölgede yetişen taze sebzelerin kışlık hazırlığı olan turşular, soğanla kavrularak özellikle kahvaltılarda ve akşam yemeklerinde garnitür olarak servis edilir.







Önemli Şahsiyetler

Beşikdüzü, "Okur-Yazar Kenti" olarak anılmasını sağlayan pek çok aydın, sanatçı ve siyasetçi yetiştirmiştir. Özellikle Köy Enstitüsü çıkışlı öğretmenler ve yazarlar, Türkiye'nin eğitim sistemine yön vermişlerdir. Şairler, yerel tarihçiler ve akademik dünyada söz sahibi pek çok isim Beşikdüzü kökenlidir.

Beşikdüzü bugün, eğitimli insan kaynağı ve turizm potansiyeliyle Karadeniz'in parlayan bir yıldızı olmaya devam ediyor.

Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte yükselen sıcaklıklar, günlük hayatı zorlaştırmanın ötesinde ciddi sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Vücudumuz, ortam sıcaklığına uyum sağlamak için harika bir mekanizmaya (terleme) sahip olsa da extreme sıcaklarda bu sistem yetersiz kalabilir

18.06.2026 13:00:00
Hasan Gündoğdu
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Aşırı sıcakların olumsuz etkilerinden korunmak, konforlu ve en önemlisi sağlıklı bir yaz geçirmek için dikkat etmeniz gereken temel unsurları sizler için derledik.






Sıvı Dengesi: Susamayı Beklemeyin

Vücudumuzun %60'ından fazlası sudan oluşur ve sıcak havalarda terleme yoluyla inanılmaz bir hızla su kaybederiz.

Düzenli Su Tüketimi: "Susamak", vücudun çoktan susuz kaldığının bir alarmıdır. Bu yüzden susamayı beklemeden, gün boyunca saat başı 1-2 bardak su içmeyi alışkanlık haline getirin.

Mineral Takviyesi: Terle sadece su değil, sodyum ve potasyum gibi hayati mineralleri de kaybederiz. Tansiyon probleminiz yoksa günde 1 şişe maden suyu içmek mineral dengesini korumaya yardımcı olur.

Tuzak İçeceklerden Kaçının: Alkol, aşırı kafeinli içecekler (kahve, koyu çay) ve şekerli asitli içecekler sanılanın aksine vücuttan su atılmasını hızlandırır (diüretik etki). Sıcak günlerde bu içecekleri minimumda tutun.






Beslenme Düzeni: Hafif ve Serinletici

Sıcak havalarda sindirim sistemi fazladan çalışarak vücut ısısını daha da artırabilir. Bu yüzden beslenme alışkanlıklarını mevsime göre revize etmek şarttır.

Ağır Yemeklere Elveda: Yağlı, kızartmalı, aşırı baharatlı ve protein ağırlıklı ağır yemekler yerine; sindirimi kolay, su oranı yüksek besinleri tercih edin.

Mevsim Meyve ve Sebzeleri: Karpuz, kavun, salatalık, domates, kabak ve semizotu gibi hem su hem de vitamin deposu olan besinleri sofranızdan eksik etmeyin.

Az ve Sık Beslenin: Tek bir öğünde çok fazla yemek yerine, porsiyonları küçülterek az ve sık yemek vücudun üzerindeki metabolik yükü azaltır.






Giyim ve Kişisel Bakım: Doğru Kumaş, Doğru Koruma

Güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde cildimizi ve başımızı korumak hayati önem taşır.

Kumaş Seçimi: Sentetik, naylon ve dar giysiler cildin nefes almasını engeller ve isiliğe, mantara ya da ısı çarpmasına yol açar. Bunun yerine pamuklu, keten, gevşek dokulu ve açık renkli kıyafetleri tercih edin. Açık renkler güneş ışığını yansıtırken, koyu renkler ısıyı hapseder.

Aksesuarlar: Geniş siperlikli şapkalar ve UV korumalı güneş gözlükleri sadece birer tarz ögesi değil, başınızı ve gözlerinizi koruyan birer kalkandır.

Güneş Kremi: Dışarı çıkmadan en az 20 dakika önce, en az 30 (ideali 50+) faktörlü, geniş spektrumlu bir güneş kremini açıkta kalan tüm bölgelerinize uygulayın ve her 2-3 saatte bir yenileyin.






Zaman Yönetimi: Güneşin Zirve Noktası

Günün her saati aynı risk derecesine sahip değildir. Zamanı doğru yönetmek riskleri yarı yarıya azaltır.

Kritik Saatler: Güneş ışınlarının en dik ve zararlı olduğu 10:00 ile 16:00 saatleri arasında zorunlu olmadıkça dışarı çıkmayın.

Egzersiz Zamanlaması: Spor yapmayı seviyorsanız, bunu günün en sıcak saatlerinde değil, sabahın ilk ışıklarında veya akşam güneş battıktan sonra yapın. Ağır kardiyo hareketlerinden kaçının.






Yaşam Alanlarının Serin Tutulması

Sadece dışarısı değil, ev ve ofislerin içindeki sıcaklık da sağlığı etkiler.

Doğru Havalandırma: Gündüz saatlerinde dışarıdaki sıcak havanın içeri girmemesi için pencereleri ve panjurları kapatın, perdeleri çekin. Havalandırma işlemini hava sıcaklığının düştüğü gece veya sabaha karşı yapın.

Klima Kullanımı: Klima harika bir kurtarıcıdır ancak oda sıcaklığını aniden çok düşük derecelere (örneğin 18°C) getirmek yerine 23-24°C civarında sabitleyin. Dışarı ile içerisi arasındaki sıcaklık farkının 7-8 dereceden fazla olması felç, kas tutulması ve klima çarpması gibi riskleri doğurur.






Isı Çarpması Belirtilerine Dikkat Edin!

Aşırı halsizlik, baş dönmesi, mide bulantısı, baş ağrısı, hızlı nabız ve cildin aşırı kuru/kırmızı olması "Isı Çarpması" (Güneş Çarpması) belirtisi olabilir. Bu durumda kişi hemen serin bir yere alınmalı, giysileri gevşetilmeli, vücudu ıslak bezlerle serinletilmeli ve bilinci yerindeyse su verilmelidir. Durum kötüye gidiyorsa vakit kaybetmeden tıbbi yardım çağrılmalıdır.

Aşırı sıcaklar özellikle yaşlılar, kronik hastalığı olanlar (tansiyon, kalp, şeker), hamileler ve bebekler için çok daha büyük risk taşır. Kendinizi korurken çevrenizdeki bu hassas grupları ve sokaktaki can dostlarımız için kapınızın önüne bir kap temiz su koymayı da lütfen unutmayın.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.