HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 18 MAYIS 2021, SALI

Borç ve onur

04.07.2001 00:00:00
Önceki gün başbakan Ecevit, görevini yapmış olmanın verdiği mutluluk içinde, "IMF ve Dünya Bankası'nın hükümetimizden, Türkiye'den bütün beklentileri eksiksiz olarak ve zamanında karşılanmıştır. Bu arada G-7'lerin de bütün beklentileri karşılanmıştır" diye övünmüştü.

Bu duygular içinde hükümetten sorumlu Bakan Kemal Derviş, Batı başkentlerine uğurlanmıştı. IMF'den 1,5 milyar dolarlık taksidi koparmak için ellerini ovuşturan hükümete IMF'den "no, no" haberi gelince piyasaların tekrar tansiyonu yükseldi.

IMF yapılanları yeterli bulmamış olacak IMF icra kurulu, Türkiye'yi toplantı gündeminden çıkarıyor, 1,5 milyar doların üstüne soğuk su için diyordu.

Kararı açıklayan IMF Başkanı Horst Köhler, "Türkiye, icra kurulumuz tekrar toplanana kadar daha fazla adım atmalı. Telekom'un yeni yönetim kurulunu oluşturanları gözden geçirmek istiyoruz" dedi.

Para onların canları isterse vermezler diyebilirsiniz. Asıl çirkin olan IMF'nin Cumhurbaşkanı'na yolladığı mesaj.

Mesaj şöyle: "IMF'nin ikinci dilim kredisi olan 1,5 milyar doların serbest bırakılması için, Cumhurbaşkanlığında incelenen Emlakbank Yasası'nın hemen imzalanarak Resmi Gazete'de yayınlanması gerekiyor."

Kemal Derviş'e, hükümete hatta Meclis'e talimat vermeye alışan IMF, Cumhurbaşkanı'na talimat verecek kadar ileri gidiyor.

Sanki Türkiye bir muz cumhuriyeti. Bu ülkenin Anayasa'sını, Anayasal kurumlarını, hukuki prosedürlerini, varlığını gözardı eden IMF, her istediğinin anında yapılmasını istiyor.

Cumhurbaşkanı yasayı hemen onaylıyor ama IMF yine kredi musluğunu açmıyor. Sanki IMF'nin derdi sadece Türkiye'yi aşağılamak.

Küreselleşme adına artık bağımsızlığın savunulamayacağını, globalleşen dünyada yeni milliyetçilik anlayışını savunan ulusalcı-milliyetçi hükümetin Türkiye'yi içine düşürdüğü onur kırıcı manzara bu.

IMF kapısında merdivenlere yığılmış bir iktidar, AB kapılarında izzet arayan bir muhalefet, ABD elçiliklerinde nöbet tutan yeni oluşumcu siyaset ve toplumun "batıyoruz" korkusu ülke insanını bedbin, ümitsiz ve kimseye güvenmez kılıyor.

Türkiye siyasetin sıfırı tükettiği bir noktada. Siyasetin kaybettiği bu güveni kazabilmesi için yepyeni bir siyaset anlayışına, ama her şeyden önce 'milli bir duruş'a ihtiyaç var.

Yahudi lobilerine sırnaşarak, Atlantik ötesine kırıtarak yeni oluşum pozlarına yatanların ülkeyi bu tablodan çekip çıkarması mümkün değil.

Devletle milleti, askerle-sivili, dinle devleti kavga ettirerek ülkeyi hortumlayan zihniyetten kavgayı sona erdirecek, bütün değerlerin buluşma noktası olacak bir Büyük Oluş'a ve millette kendisini, kendisinde milleti görecek bir lidere, öyle ki dağdaki eşkıyayı bile sevgisinde eritip kucaklayacak, millete ram edecek geniş gönüllü bir lidere ihtiyaç var.

Ve en önemlisi Türkiye'yi Uganda seviyesine düşüren, doğacak çocukları borçlandıran borç batağından kurtaracak bir iktisadi projeye sahip lider ve bunu hayata geçirecek fedakar kadrolara ihtiyaç var.

O lider de, o kadro da var. Var olduğunu millet de gördü, devlet de.

Onun için korkmayın, yok oldu denilen anda bu millet yeniden dirilecek.

Tıpkı Kurtuluş Savaşı'nda olduğu gibi.
 
İbrahim Berk / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.