HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 03 AĞUSTOS 2021, SALI

Brüksel’den çıkan sonuç; ABD ne derse o

16.06.2021 00:00:00
'Brüksel’den çıkan sonuç; ABD ne derse o' seslendirme dosyası:

2 aydır millet nezdinde yapılan açıklamalar, gözdağı hatta aba altından sopa göstermeler, akabinde gerçekleşen toplantı ve ardından yapılan açıklamalar başka nasıl izah edilebilir ki?

Brüksel'e gelmeden önce 90'lara gidelim! Aynı şartlarda Demirel, Mesut Yılmaz ve Çiller bırakın ne açıkladıklarını böyle bir toplantıya katılmaları dahi en yüksek dozda hem de ayetler okunarak, tarihten örnekler verilerek, 'batıdan asla dost olunmayacağını' dile getirirler, Beyazıt meydanında binlerce kişi toplanır, 'katil ABD, katil İsrail, katil NATO, işbirlikçi hükümet' sloganları atılırdı. 

O günleri şu anki nüfusumuzun en az 50 milyonu hatırlar. Örneğin Abdullah Gül'ün, Meclis kürsüsünden ki, Sayın Erdoğan'ın meydanlarda, vakıf toplantılarında, kameralar önünde kurdukları  ABD, AB karşıtı cümleleri çok iyi hatırlıyorum. 

Hele o zamanki ilahiyat ve Nakşi kökenli siyasetçilerin yaptıkları vaaz tipi toplantılarda kurulan cümleler, emperyalistlerden daha çok onlarla iş birliği yapanların iplikleri de, imanları da pazara çıkartılırdı.

Geldiğimizin nokta, "ABD dostuz ve çözülemeyecek hiçbir sorunumuz yoktur, AB hedefimizden hiç vazgeçmedik, NATO'nun yılmaz savunucusuyuz." 

NATO'nun hedefi İslam âlemi ve Müslümanlardır, desem ne dersiniz? Ama bu gerçeği ben değil bizzat kendileri ifade etmiştir. 

Sovyetler Birliği'nin parçalanması ve Varşova Paktı'nın dağılmasından sonra bu güce karşı kurulan NATO'nun varlığı tartışmaya başlandı. NATO'nun ayakta kalması, varlığını devam ettirmesi için bir düşmana ihtiyaç vardı ve o düşman çoktan seçilmişti; İslam Coğrafyası ve Müslümanlar!

ABD Başkanlarına ulusal güvenlik konularında danışmanlık yapan Francis Fukuyama, 1992 yılında yayınladığı "Tarihin Sonu Son İnsan" ve Amerikalı siyaset bilimci Samuel P. Huntington 1997 yılında yayınladığı "Medeniyetler Çatışması" isimli eserinde, ABD ve NATO yeni bir hedef buldu: İslam! diyerek ifade etmişti.

2 bin yılına kadar süreçte İslam coğrafyasına bir bakın! Sovyetlerin Afganistan işgali, ABD'nin yetiştirdiği Saddam'ın İran ile süren 8 yıllık savaşını görürsünüz. 

BOP'tan sonraki İslam coğrafyasına bakın! Kan akmayan, teröre, işgale uğramayan tek karış İslam toprağı var mı? Yok.

Türkiye, kimin yanında kime karşı? Türkiye, kimi kimden koruyor? 

Erdoğan-Biden görüşmesine gelirsek! 

13 Haziran İstanbul: "Zira 24 Nisan bizler için maalesef çok çok olumsuz bir süreç oldu. Bunu gündeme getirmeden geçmeyi doğru bulmamız mümkün değil. Zira Türkiye rastgele bir ülke değil."

14 Haziran Brüksel: "Hamdolsun 24 Nisan meselesi gündeme gelmedi..."  

Yani ABD ne derse o, demektir bu. Ha! Sayın Erdoğan'ın, 'hamdolsun' kelimesini bilinçli olarak söylediğini zannetmiyorum. Ama söyleyene değil söyletene baktığımızda girilen yolun mahiyeti çok açıktır.

Afganistan, Suriye, Libya'da ve ekonomik alanda işbirliği konularında uzlaşıldı, deniliyor. Kime karşı? Çin ve Rusya. 

Ama ABD, PYD/PKK terör örgütüne her türlü desteğe devam edecek.

Eğer kurmaya kalkarsak S-400'leri kuramazsınız, diyecek.

Ne el koyduğu F-35 ne de parasını verecek. Projeye geri de almayacak.

Araştırma gemilerimizin bir daha Akdeniz'e inmesi de zor. 

Ege'de işgal altındaki adalarımız hiç gündeme gelmedi. Rumların, Türk ve İslam düşmanlığı hiç konuşulmadı. İç politikada en çok seslendirilen Filistin, Mescid-i Aksa, Kudüs, Golan Tepeleri, İsrail vahşetine ise hiç değinilmedi.

Kusura bakmayın ama 'o eski emir alan Türkiye artık yok. Artık Küresel oyun kurucular arasında yer alan bir Türkiye var' iddiasının ispatı bu muydu? 

Macron; "Libya ile ilgili Erdoğan'la birlikte çalışacağız. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Libya topraklarında operasyon yürüten paralı askerlerin ve yabancı milislerin en kısa sürede çekilmesi gerektiği konusundaki arzusunu bana doğruladı" diyor.

ABD ve Fransa'nın, Libya'da istemediği güç kim? Rusya.  

Sayın Erdoğan da "Macron, İslam'a karşı olmam söz konusu değildir, bunu bir dost olarak size söylüyorum, dedi" diyor.

Macron'un, İslam ve Müslüman düşmanı olmadığına inanan bir tek kişi var mı?

Diğer taraftan o meşhur soru akla geliyor; Fransa'nın ne işi var Libya'da?

Hani Libya'yı Libyalılara teslim etmek için gittik demiştiniz! Macron, Libyalı mı?

Bu buluşmanın diğer kısa özetini de ABD Başkanı Joe Biden yaptı: Çok verimli bir görüşme gerçekleştirdik. 

Eski defans topçusu AKP vekili Alpay Özalan ise bugünkü gazete manşetlerini dün akşamdan özetlemişti; "ABD Başkanı Joe Biden, Cumhurbaşkanımızın ayağına kadar gidip selam veriyor. Çapsız muhalefet ve medyası, rezilce algı yapıyor."

Kimin ne yaptığı kendine kalsın. Biz her zaman ki gibi, "Ne AB, ne ABD. Yaşasın tam bağımsız Türkiye" demeye ve bu hedefe ulaşmaya ant içiyoruz.

 
Akın Aydın / diğer yazıları
Megadentist



logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.