logo
25 HAZİRAN 2026

BTP lideri Hüseyin Baş, “Faizde Nas var. Benden başka bir şey beklemeyin, ben bu faizi indireceğim’ diyenle, seçimin ertesi günü faizi yüzde 45 yapanlar aynı kişilerdir" dedi

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, "Faizde Nas var. Benden başka bir şey beklemeyin, ben bu faizi indireceğim' diyenle, seçimin ertesi günü faizi yüzde 45 yapanlar aynı kişiler. 'İsveç, Kur'an-ı Kerim yakmıştır onların NATO'ya katılımına asla evet diyemeyiz' diyenlerle, bir yıl geçmeden İsveç'in NATO'ya katılımına evet diyenler aynı kişiler. Bunlarda ne gezer inanç, ne gezer din, ne gezer iman. Hiçbir şeyleri yok, işleri güçleri seni beni kandırmak" dedi

27.02.2024 13:31:00 / Güncelleme: 27.02.2024 13:38:45
Haber Merkezi
BTP lideri Hüseyin Baş, “Faizde Nas var. Benden başka bir şey beklemeyin, ben bu faizi indireceğim’ diyenle, seçimin ertesi günü faizi yüzde 45 yapanlar aynı kişilerdir" dedi
BTP lideri Hüseyin Baş, “Faizde Nas var. Benden başka bir şey beklemeyin, ben bu faizi indireceğim’ diyenle, seçimin ertesi günü faizi yüzde 45 yapanlar aynı kişilerdir" dedi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) İzmir'de aday tanıtım toplantısı düzenledi. Bölgesel düzeyde yer alan programda İzmir'in yanı sıra Aydın, Muğla, Afyon, Denizli illerinin adayları da tanıtıldı. Programda konuşan BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş önemli açıklamalar yaptı. Hüseyin Baş'ın İzmir konuşmasından notlar şu şekilde;

"İstanbul'un bugün elimizde kalmasını sağlayan fatih, Atatürk'tür"

Biz İstanbul'un fethini kutluyoruz ya İstanbul'un fatihi kimdir? Fatih Sultan Mehmet. Peki, İstanbul'un bugün elimizde olabilmesinin sebebi olan fatih kim? Mustafa Kemal Atatürk... Galata kulesinin üzerinde 5 yıl boyunca İngiliz bayrağı sallanmış, hiç kimse buna itiraz etmemişken o bayrağı oradan söküp paçavra gibi ayaklarının altına alan adamdır Mustafa Kemal Atatürk.

"İngilizin uşaklığını yapan ajanlar oldukları için asıldılar"

Bu uyanık adamlar işini şansa bırakır mı, ne yapıyorlar? Hemen Samsun'un 100-150 kilometre ötesinde İskilipli dediğiniz, O'nu da ajan tutuyor. Kazım Karabekir Paşa Erzurum'da… Hemen 100-150 kilometre ötesinde Seyit Rıza var, O'nu da ajan tutuyor. Şeyh Sait var O'nu da ajan tutuyor. Bunların tamamı aslında İngilizin uşaklığını yapan ajanlar olduğu için asıldı. Bütün anlatmaya çalıştığım bu. İngilizler bir kurgu yapıyor ve bu kurguya çomak sokan, bu kurguyu bozan bir tane adam çıkıyor o da Mustafa Kemal Atatürk. Atatürk bizim toplumumuzun bütün değerlerini, bütün fikirlerini kuşatan ve bizim yaşamamızı sağlayan insan. O yüzden hepimiz Atatürkçü olmamız lazım, meselenin özü özeti bu.


"Oturdukları masadakiler bile cumhuriyet düşmanı"

Arkadaşlar zannediyoruz ki sadece Atatürk karşıtları Atatürk'le kavga ediyor. Bir de Atatürkçü gibi olup Atatürk'le kavga edenler var. Bu daha vahim bir tablo. Adamlar Seyit Rıza'yı anmaktan bir hal oldu, adamlar Şeyh Said'i anmaktan bir hal oldu. Adamlar Atatürk'ün kurduğu cumhuriyete sahip çıkacak ne kadar fikir varsa buna düşman olup, başkaca fikirlerle yürümekten bir hal oldu. Bakıyorsunuz oturdukları masalarda yanlarında oturanlar bile cumhuriyet düşmanları.

"İsrail ile ticaret, istihbarat desteği sürüyor"

Avrupa'da petrol yok, doğalgaz yok, kömür yok. Ne üretecek olsa bunu bir şekilde dışarıdan ithal etmek zorunda. Rusya- Ukrayna savaşı da öyle bir katladı ki meseleyi. Tabii doğal olarak hepsi Rusya'ya bir karşı duruş sergilemek ve O'ndan ticareti durdurmak durumunda kaldılar. Yani işine gelmeyen, ideolojisine ters bir şey olunca hemen ticareti kesiyor adamlar. Kime benzemiyor? İsrail'le hala ticaret yapanlara hiç benzemiyorlar. Kim İsrail'le ticaret yapıyor?  Ben yapmıyorum ama Türkiye'de birileri yapıyor, büyük büyük gemilerle yapıyorlar. Yap kardeşim yap, benim umurumda değil senin ne ticaret yaptığın da… Kalkıp niye yalan söylüyorsun, niye ortalığı ayağa kaldırdın da hala Kürecik Radar Üssünden İsrail'e istihbarat bilgisini sağlayan ülke olma özelliğini devam ettiriyorsun? Niye ortalığa ayağa kaldırdın da hala onların pilotlarını eğitiyorsunuz? Kaldırma o zaman ortalığı ayağa.

"İsrail protestoları bitti farkında mısınız?"

Seçime yaklaştık, bütün İsrail karşıtı propaganda bitti farkında mısınız?  Niye? Daha dün Sayın Cumhurbaşkanının bir mitinginde bir vatandaş 'İsrail'le ticareti durdurun' diye döviz açtı, kolluk kuvvetleri yaka paça kişiyi aldılar. Çünkü bu gerçek, bu yalan değil. O söyledikleri yalanın içinde bir gerçek var, hala onların elinde Filistinlinin kanı var. Bu bela da onlara yeter.

"Afganistan mı işgal altında, Türkiye mi?"

Bütün madenlerimiz işgal altında hepsini kepçe kepçe götürüyorlar. Onların bildirdiği rakama göre 30 küsür milyar dolarlık altınımız alınmış, götürülmüş. Devlete ne kalıyor % 2 . Cem Yılmaz diyor ya 'bana ne kaldı 2.' Devlete yüzde 2 veriyor. Afganistan'ın madenine,  beğenmediğimiz Taliban'a yabancı maden işletmeleri yüzde 20 veriyor, sana yüzde 2 veriyor. Şimdi Afganistan mı işgal altında, Türkiye mi?

"Ayrışırsak elimizde avucumuzda vatan diye bir şey kalmaz"

Birkaç meseleyi temelde anlamamız lazım. Bir, bizi ideolojilerle uyuttular. Milliyetçi isen de Atatürkçü olacaksın, muhafazakarsan da Atatürkçü olacaksın, solcuysan da Atatürkçü olacaksın, ama gerçek anlamda Atatürkçü olacaksın. Şimdi öyle bir şey var ki, A partisi iktidar olursa milliyetçilik tehdit altında, o gelirse milliyetçilik elden gidecek, ya da sadece o milliyetçi olacak!  Birine bakıyorsun sanki milliyetçiliği getirmeye geliyor, diğerine bakıyorsun sanki solculuğu getirmeye geliyor, diğerine bakıyorsun sanki dinciliği getirmeye geliyor. Toplumda seçeneklerimiz illa bir şeyciliği getirmeye çalışan insanlarla dolu, kendi ideolojilerini size dayatan insanlarla dolu. İşte bu kardeşiniz diyor ki, 'benim size ideoloji dayatma derdim yok, doğruyu ve yanlışı ayıralım, haklıyla haksızı ayıran bir anlayış içerisinde hep bir olarak, beraber olarak. İsteyen istediğini yaşasın ama kimse de kimseye pislik atmasın, kimse de kimseyi küçümsemesin, kimse de kimseyi ötekileştirmesin, dışlamasın, devletin yöneticileri bütün fikirlere, bütün inançlara, bütün düşüncelere saygılı olsun ve onlara yaşama imkanı kursun. Sonuç olarak Atatürk de bunu yapmadı mı? Atatürk bugünkünden daha problemli daha sıkıntılı bir ortamda bir formülle bu milleti layık olduğu yere taşıdı. Ne o formül? Bu milletin kardeşliği formülü. Dolayısıyla bize düşen bu ideolojik saplantılardan kurtulup, bu milleti bir beraber ve kardeş yapma çabasıdır, eğer biz ayrı kalırsak, biz millet olarak ayrışırsak elimizde avucumuzda inanın bana vatan diye devlet diye bir şey kalmaz. Eğer biz birleşirsek beraber olursak hiç kimse bu vatana, bu devlete en ufacık bir zarar veremez.


"Sana kumanya verenle seni kumanyaya muhtaç eden aynı kişi"

Seni açlığa mahkum edenle senin kapına seçim zamanı bir poşet kumanya bırakan aynı kişi. Diyorsun ki, 'bu kumanyadan sebep ben buna oy vereyim.' Halbuki seni bu kumanyaya muhtaç eden, doğalgaz faturanı ödeyememene sebep olanla mutfaktaki doğalgazdan 100 lira almayacağım diyen adam aynı adam, bir farkı yok bunların, aynı kişi bunu size yapıyor. Dolayısıyla uyanır ve 'kardeşim sen benimle dalga mı geçiyorsun' dersen sorunu çözmüş olacaksın. Millet olarak ne yapıyoruz; duyduğumuza oy veriyoruz, okuduğumuza oy veriyoruz ama hiç yaşadığımıza oy vermiyoruz, gördüğümüze oy vermiyoruz.

"Faizde nas var diyenle faizi yüzde 45'e çıkaran aynı kişi"

Sınır mahkemeleri kurup, hudut mahkemeleri kurup teröristi davulla zurnayla karşılayanla, bugün kalkıp, 'onlar teröristle el ele onlara oy vermeyin' diyen kişiler aynı. Gençlere 'biz onlara Z kuşağı demeyiz onlar Türk genci, bizim gencimiz' diye milli kimlik propagandası yapanlarla, Avrupa Birliği kapısında 30 seneden beri ülkeyi çürüten aynı kişiler. 'Faizde Nas var. Benden başka bir şey beklemeyin, ben bu faizi indireceğim' diyenle, seçimden sonra faizi yüzde 45 yapanlar aynı kişiler. 'İsveç bir terör devletidir, Kur'an-ı Kerim yakmıştır onların NATO'ya katılımına asla evet diyemeyiz' diyenlerle bir yıl geçmeden İsveç'in NATO'ya katılımına evet diyenler aynı kişiler. Bunlar aynı, bunlar değişmiyor ve biz zannediyoruz ki bunların ideolojisi… Ya bırak, ne ideolojisi, bunlarda ideoloji ne gezer, bunlarda ne gezer inanç, ne gezer din, ne gezer iman, hiçbir şeyleri yok, işleri güçleri seni beni kandırmak.   Madem onlar değişmiyor kim değişecek? Biz değişirsek onlar da değişecek.


"AKP iktidarını CHP'ye borçlu"

AKP 23 yıldır iktidar. Kime borçlu bu iktidarını? Karşısındaki kanaat önderi denilen kişilere, karşısındaki muhalefete ve Atatürk'ün kurduğu parti olduğu için üzülerek söylüyorum, CHP'ye borçlu. İndir oradan CHP'yi yüzde 1 alamaz. Ama size öyle bir düzen dayattılar o dindarların sahibi bu cumhuriyetçilerin sahibi! Yok ya! Senin neren cumhuriyetçi, senin neren dindar.

"Herkes hocaefendi derken babam Fetoş derdi"

Fethullah Gülen denen terörist başı bu ülkede faaliyetlerine başladığında ona ilk karşı duran benim babamdı, gururla söylüyorum benim babamdı. Ben o günleri dün gibi hatırlıyorum. Bütün topluma bunların ne mal olduğunu anlatmaya çalışıyoruz, kime gitsek 'hoca efendinin' bir bildiği vardır dediler. Kime gitsek aynısını duyduk. Gördük bildiğini hoca efendinizin! Şimdi hepsi oldu FETÖ düşmanı! Dün sen 'bunun bir bildiği vardır' diyordun! Bir vatan mücadelesi zihniyetiyle kim yaptı bu kadar çalışmayı hiç sordunuz mu? FETÖ ortaya çıktığında babam, 'bu Vatikan projesi, papalık projesi, insanımızı inancından medeniyetinden uzaklaştırma projesi' dedi. Babam ona FETÖ demezdi, ne derdi, 'Fetoş' derdi. Millet 'Hocaefendi' derken babam ona Fetoş derdi Fetoş, dikkat edin.

"Tarikatım Atatürk, cemaatim Türk milleti"

Şimdi bak bunları izleyen bütün Fetoşçular bana başlayacak saldırmaya. Neymiş, ben tarikatçıymışım, ben cemaatçiymişim! Benim bir tane tarikatım var o da Atatürk tarikatıdır, bir tane cemaatim var o da Türkiye Cumhuriyeti milleti, cemaatidir."

Türkiye'ye göç edenler yüzde 25,2 arttı

Türkiye’ye göç edenler yüzde 25,2 artışla 393 bin 829 kişiye ulaşırken, en çok göç alan ve veren şehir İstanbul oldu, ülkeye gelen yabancı nüfusta ise ilk sırayı Türkmenistan vatandaşları aldı

24.06.2026 19:20:00
AA
Türkiye'ye göç edenler yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenler yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı

Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı

Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşan NATO Liderler Zirvesi kapsamında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ile ikili bir görüşme gerçekleştireceğini açıkladı. Kritik zirvede küresel güvenlik ve ikili ilişkiler masaya yatırılacak

24.06.2026 18:20:00
Haber Merkezi
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün yaptığı açıklamada NATO Liderler Zirvesi'ndeki diplomasi trafiğinin en önemli ayağını duyurdu. Erdoğan, zirve programı kapsamında ABD Başkanı Donald Trump ile baş başa bir araya geleceğini açıkladı. Bu görüşme, iki liderin küresel ve bölgesel gelişmeleri en üst düzeyde değerlendirmesi açısından stratejik bir önem taşıyor.

Masadaki kritik başlıklar

İki lider arasında gerçekleşecek baş başa görüşmenin ajandası oldukça yoğun. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre masada yer alacak öncelikli konular şunlar:

• NATO'nun Geleceği: İttifakın genişleme stratejileri ve savunma harcamaları.

• Bölgesel Güvenlik: Orta Doğu'daki son durum ve terörle mücadelede iş birliği.

• Ukrayna Krizi: Savaşın sonlandırılmasına yönelik barış girişimleri ve stratejik adımlar.

• Ekonomik İlişkiler: Türkiye ve ABD arasındaki ticaret hacmini artırma hedefleri.

Küresel siyasette gözler bu randevuda

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu açıklaması, uluslararası kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı. Uzmanlar, iki liderin yapacağı bu baş başa görüşmenin sadece Türkiye-ABD ilişkilerinin seyrini değil, NATO zirvesinden çıkacak ortak kararları da doğrudan etkileyebileceğini belirtiyor. Zirve sürecinde iki liderin heyetler arası görüşmelerin yanı sıra bu özel formatta bir araya gelmesi, stratejik ortaklığın kritik başlıklarında doğrudan uzlaşı arayışı olarak yorumlanıyor.

Görüşmenin kesin saati ve yerine ilişkin detayların önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor.

Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir

Dünya Ekonomik Forumu’nun son raporuna göre, gün boyu otoparklarda atıl bekleyen milyonlarca elektrikli araç, enerji krizine karşı devasa birer mobil bataryaya dönüşüyor

24.06.2026 18:00:00
Eyüp Kabil
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından Çin'de düzenlenen "Summer Davos" liderler zirvesinde yayımlanan güncel rapora göre, Araçtan Izgaraya (Vehicle-to-Grid / V2G) yani "Her Şeyden Şebekeye" enerji aktarım teknolojisi küresel enerji altyapısını kurtaracak en önemli hamlelerden biri olarak kabul edildi. Yapay zeka yazılımları ve gelişmiş akıllı şebeke altyapılarıyla desteklenen bu sistem, elektrikli araçların sadece enerji tüketen değil, aynı zamanda şebekeyi besleyen aktif birer güç istasyonu olmasını sağlıyor.

Dünya genelinde elektrik şebekelerinin aşırı yüklenme ve fosil yakıt bağımlılığıyla boğuştuğu bu dönemde, laboratuvardan çıkıp kitlesel üretime hazır hale gelen bu teknoloji, enerji yönetiminde tamamen merkezsiz bir dönemi başlatıyor.


Atıl duran araçlar enerji depolama merkezine dönüşüyor


İstatistiklere göre, dünyadaki binek araçlar ve ev tipi lityum piller günün ortalama yüzde 90'ından fazlasında otoparklarda veya garajlarda hiçbir işlev görmeden bekliyor. V2G teknolojisi, tam da bu atıl kapasiteyi küresel enerji arzını dengelemek üzere devreye sokuyor.

Çift Yönlü Şarj Akışı: Geliştirilen yeni nesil entegre altyapılar sayesinde, elektrikli araç sahipleri pillerini sadece doldurmakla kalmıyor; ihtiyaç anında bu enerjiyi evlerine ya da doğrudan şehir şebekesine geri satabiliyor.

Zirve Saatleri Yönetimi: Elektrik talebinin tavan yaptığı ve kesinti risklerinin arttığı akşam saatlerinde, sisteme bağlı binlerce araçtan şebekeye anlık enerji pompalanıyor.

Maliyet Avantajı: Tüketiciler elektriğin ucuz olduğu gece saatlerinde araçlarını şarj edip, enerjinin pahalı olduğu yoğun saatlerde sisteme geri satarak doğrudan gelir elde edebiliyor.


Yapay zeka ve yenilenebilir enerjinin entegrasyonu


Güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının en büyük problemi, hava durumuna bağlı olarak sürekli dalgalanma göstermeleridir. Yapay zeka destekli V2G yazılımları, hava tahminlerini ve şehirlerin anlık enerji tüketim verilerini analiz ederek milyonlarca aracın ne zaman şarj olacağını, ne zaman şebekeyi besleyeceğini saniyeler içinde optimize ediyor.

Bu entegrasyon sayesinde yeşil enerji kaynaklarından üretilen fazla elektrik ziyan edilmeden milyonlarca aracın bataryasında depolanıyor. Elektrik üretiminin düştüğü anlarda ise bu piller devreye girerek fosil yakıtlı ek santrallerin çalıştırılması ihtiyacını tamamen ortadan kaldırıyor. Küresel çapta test edilen pilot bölgelerde, bu yöntemle karbon salınımında ciddi düşüşler kaydedildi.


Küresel devlerin altyapı yarışı başladı


Teknolojinin ticari olarak ölçeklenmesiyle birlikte hem otomotiv hem de enerji yazılımı şirketleri bu alana milyarlarca dolarlık yatırım yapıyor. Enerji ve akıllı şebeke yönetimi üzerine çalışan yeni nesil teknoloji öncüleri, mevcut elektrik şebekelerinin "gizli" kapasitelerini açığa çıkarmak üzere dijital ikizler ve yeni nesil hibrit transformatörler üretiyor.

Apple, Google ve önde gelen küresel otomotiv üreticileri, araç içi yazılımlarını ve şarj ünitelerini bu çift yönlü enerji aktarım standardına uygun hale getirmeye başladı. Sadece batarya kalitesini koruyan değil, aynı zamanda şebekeyle mikro saniyeler düzeyinde güvenli iletişim kuran bu sistemler, geleceğin akıllı şehirlerinin ana omurgasını oluşturuyor.

Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, sosyal medya üzerinden yaptığı Şeyh Said paylaşımları nedeniyle yargılandığı davada "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçundan adli para cezasına çarptırıldı. Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Özdağ'a 87 gün karşılığı toplam 8 bin 700 TL adli para cezası verilirken, hükmün açıklanması 5 yıl süreyle ertelendi. Özdağ, kararın ardından sert açıklamalarda bulundu

24.06.2026 16:20:00
Haber Merkezi
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Dava, Şeyh Said'in 3 yakınının şikayeti üzerine açılmıştı. Savunmasında "Vatan hainine vatan haini demenin hatıraya hakaret oluşturmayacağını" savunan Özdağ'ın bu talebi mahkeme heyeti tarafından kabul görmedi.

Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi, paylaşımdaki ifadelerin kanunda yer alan "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçunun unsurlarını oluşturduğuna hükmetti. Mahkeme, Özdağ'ı adli para cezasına çarptırırken sabıkasızlık durumunu gözeterek Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı uyguladı. Kararın ardından  konuşan Özdağ, davayı tamamen "siyasi bir süreç" olarak nitelendirdi ve avukatları aracılığıyla üst mahkemeye (istinafa) taşıyacaklarını duyurdu.

"Bu ceza Türkiye Cumhuriyeti'ne verilmiştir"

Adliye çıkışında karara oldukça sert tepki gösteren Zafer Partisi lideri, cezanın hukuki değil ideolojik bir alt metni olduğunu iddia etti. Özdağ, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Bu karar kabul edilebilir bir ceza değil. Çünkü mahkeme bu kararla Şeyh Said'in hakaret edilebilecek muteber bir hatırası olduğunu kabul ediyor. Biz bunu reddediyoruz. Bu ceza bana değil; esasen Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ve o dönem bu kanlı ayaklanmayı bastıran Türk Silahlı Kuvvetleri'ne verilmiştir. Bu karar, yarın bebek katili terörist elebaşı Öcalan'a da aynı hakkı vermek demektir. Biz teröriste terörist, haine hain, salağa salak demekten asla vazgeçmeyeceğiz!"

Şeyh Said'i tarihte ait olduğu vatan hainliği yerinde değerlendirmeye devam edeceklerini vurgulayan Özdağ, Cumhuriyet değerlerini savunmaktan geri adım atmayacaklarını yineledi.

Hukuk tarihsel gerçeklerin neresinde?

Ümit Özdağ'a verilen bu ceza, hukuk sistemi ile tarihi/siyasi gerçekliklerin çarpışmasını bir kez daha gündeme taşıdı.

Şeyh Said, 1925 yılında genç Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı silahlı isyan başlatmış ve Şark İstiklal Mahkemesi tarafından "vatan hainliği" suçundan idam edilmiştir. Devletin resmi mahkemelerince tescillenmiş bir isyancı liderin "korunmaya değer bir hatırası" olup olmadığı tartışması, yargının kendi geçmişiyle çelişmesi olarak yorumlanıyor.

Siyasi parti liderlerinin tarihi figürler ve terör eylemleri hakkında yaptıkları sert tanımlamaların "hakaret" potasında eritilmesi, siyaset yapma ve ifade özgürlüğünün alanını daraltıyor.

Kararın ardından sosyal medyada, iktidara yakın bazı gazetecilerin Şeyh Said hakkında benzer veya daha sert ifadeler kullanmasına rağmen takipsizlik kararı aldığı, buna karşın muhalif bir parti liderine ceza kesilmesinin "düşman ceza hukuku" izlenimi yarattığı eleştirileri yükseliyor.

Sonuç olarak Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararı, teknik olarak hukuki bir sınır çizmiş gibi görünse de siyaset sahnesinde ve toplumsal hafızada Cumhuriyet'in kurucu değerleri üzerinden yeni bir kutuplaşma ve tartışma dalgası başlattı.

Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet

Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 13:50:00
AA
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

Baykar'dan yapılan açıklamaya göre, Bayraktar KIZILELMA'nın gerçekleştirdiği test atışlarında, hedefleme ve işaretleme milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN tarafından yapıldı.

ASELSAN'ın LGK-82 ve ROKETSAN'ın TEBER-82 güdüm kitleriyle sabit kara hedefine yönelik gerçekleştirilen test atışı başarıyla tamamlandı.

ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Bayraktar KIZILELMA'nın keskin gözünün ASELSAN TOYGUN olduğunu belirterek, "Düşük görünürlük avantajını koruyarak hedefleme ve işaretleme, LGK ve TEBER ile vuruş. Bu başarı, milli mühendisliğimizin geldiği seviyenin ve güçlü işbirliğimizin somut bir göstergesidir. Emeği geçen tüm ekiplerimizi yürekten kutluyorum." ifadesini kullandı.

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de KIZILELMA'dan yapılan test atışında TEBER-82 Güdüm Kiti'nin hedefi başarıyla vurduğunu aktararak, "Birlikte geliştirdiğimiz milli teknolojilerimizle gücümüze güç katmaya devam ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi

Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi

24.06.2026 11:34:00
Haber Merkezi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi.
AFAD verilerine göre, Düzce'de 3.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Deprem saat 08.46'da meydana gelirken sarsıntı 11,32 kilometre derinlikte gerçekleşti.
Deprem Sakarya ve İstanbul'da da hissedildi.

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.