logo
25 HAZİRAN 2026

BTP lideri Hüseyin Baş'tan DEM milletvekiline eşitlik cevabı

Hüseyin Baş, "Herkesin eşit olduğu yerde eşitlik isteyen eşitlik değil imtiyaz istiyordur. Eşitlik istediğini söyleyen kişi TBMM’de milletvekili. Evet, bizler eşitlik istiyoruz. Nasıl bir eşitlik istiyoruz? Söylediğimiz sözlerden ötürü yargılanmadığımız bir siyasi düzen istiyoruz. Siz istediklerinizi söyleyebilirken biz de en azından sizi uyarabilmek istiyoruz. Bu kadar eşit olmak istiyoruz" dedi.

13.10.2025 15:21:00
Haber Merkezi
BTP lideri Hüseyin Baş'tan DEM milletvekiline eşitlik cevabı
BTP lideri Hüseyin Baş'tan DEM milletvekiline eşitlik cevabı
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş partisinin Bolu 9. Olağan İl Kongresi'ne katıldı.

BTP lideri kongre öncesinde Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ı makamında ziyaret etti.



Tanju Özcan, Hüseyin Baş'a Köroğlu plaketi hediye ederken Hüseyin Baş da Tanju Özcan'a Prof. Dr. Haydar Baş'ın Hoş Geldin Atatürk ve Milli Ekonomi Modeli kitaplarını hediye etti.

Kentin sorunları ve ülke gündemi üzerine yapılan sohbetten sonra kongre salonuna geçildi. Tanju Özcan da BTP'nin il kongresini takip etti.



Mustafa Yağcı'nın yeniden il başkanı seçildiği kongrede konuşan BTP lideri gündeme dair önemli değerlendirmelerde bulundu.

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş şunları söyledi;

Mansur Yavaş hakkında soruşturma izni istenmesini değerlendirdi

"Son bir yıldır hemen hemen tek bir gündemimiz var, hukuk ve yargılamalar. Daha yeni çiçeği burnunda bir soruşturma başladı. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mansur Yavaş'a soruşturma izni için Başsavcılık Bakanlıktan izin istedi. Herhalde izin de bugün yarın çıktı çıkacaktır. Bunlar da enteresan işliyor. Malumunuz bendeniz Aralık sonunda Trabzon ilinde bir konuşma yapmıştım ve bu konuşmaya istinaden gecenin saat 2'sinde sosyal medyada dolaşırken bir baktım ki, 'Hüseyin Baş hakkında re'sen soruşturma başlatıldı' diyor.  Haberi de Anadolu Ajansı'nda gördüm. 5 yıldır siyaset yapıyorum. Hakkımda tek bir haber yapmayan Anadolu Ajansı, bir anda soruşturma başlatılınca hemen manşetten girmiş. Velhasıl şimdi ne görüyoruz? Sayın Mansur Yavaş'la ilgili soruşturma. (Bir şey bulamazlar- salondan bir ses) Evet. Bir şey bulup bulmamaları önemli değil. Türkiye'de zaten şirazenin kaydının göstergesi şu: Sizin bir suç işlemiş gibi muamele görmeniz için suç işlemiş olmanıza gerek yok. Bu hukuk devletinde olmaz.



DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit'e 'Eşit yurttaşlık' cevabı

Muhalefeti susturmanın, muhalefeti durdurmanın, muhalefeti işlevsiz hale getirmenin ne Türkiye'ye bir faydası vardır ne de Türkiye'deki iktidara bir faydası vardır. Bizler sadece ve sadece söylediğimiz sözlerden ötürü yargılanabilirken öte yandan bir bakıyorsunuz Türkiye'de daha dün önüme düştü, bir DEM Partili milletvekili çıkmış, 'Eşit yurttaşlık istiyoruz' diyor. Herkesin eşit olduğu yerde eşitlik isteyen eşitlik değil imtiyaz istiyordur. Eşitlik istediğini söyleyen kişi TBMM'de milletvekili. Daha nasıl bir eşitlik istiyorsunuz? Daha nasıl bir eşitlik arıyorsunuz? Bakanınız var, cumhurbaşkanınız oldu, başbakanınız oldu ve Türkiye'de bugüne kadar hangi idari makamda veya sosyal hayatın hangi bölümünde, biriminde etnik bir ayrımcılık yapıldı? Bu bahsettiğimiz partililer Türkiye'de etnik ayrımcılığı gündeme getirene kadar Türkiye'de etnik olarak hangi sorun yaşandı da siz bugün eşitlik istiyorsunuz?




"Evet, bizler eşitlik istiyoruz!"

Evet, bizler eşitlik istiyoruz. Nasıl bir eşitlik istiyoruz? Söylediğimiz sözlerden ötürü yargılanmadığımız bir siyasi düzen istiyoruz. Siz istediklerinizi söyleyebilirken biz de en azından sizi uyarabilmek istiyoruz. Bu kadar eşit olmak istiyoruz. Ülkede kimimizin çocukları özel eğitimler alırken, özel hocalardan özel kurslar alırken, spor eğitimleri alırken kimimizin çocukları da okula gidiyor. O okulun girişinde temizlik imandandır yazıyor ama tuvaletinde sabun yok, tuvalet kağıdı yok. Biz o çocukların eşit olmasını istiyoruz. Kimimiz hasta olduğunda hastaneye gidiyor ve beş yıldızlı otel konforunda şifa bulmaya gayret ederken kimimiz ameliyat olmak için veya bir MR çekilebilmek için 7 - 8 ay, bir sene randevu bekliyor. Biz orada eşitlik istiyoruz.  Bugün öyle bir şey oldu ki partiler üye sayılarını yarıştırır oldu. Ya biz sizle nasıl yarışalım? Sizin üye başvurunuz adeta iş başvurusuna dönmüş. Eğer o partiye üye olursanız iş bulabiliyorsunuz. O partiye üye olursanız makam bulabiliyorsunuz. İnsanlar eşitsizliği buram buram yaşıyor. Ortada hukuk kalmadı. Başından beri söylüyorum iktidara söylüyorum. Siz bizim konuşmamızdan korkmayın. Bizim susmamızdan korkun. Eğer muhalefet bir ülkede susarsa siz hiçbir ilerleme kaydedemezsiniz.

"Hepimizin ihtiyacı olan meşruiyet milletin gönlünde bir meşruiyettir"

Şimdi bir meşruiyet arayışındalar.  Kimden meşruiyet talep ediliyor diye baktığınız zaman bunun cevabını da ABD Büyükelçisi Tom Barrack veriyor. Barrack, 'Trump, bizden meşruiyet istiyorlar. Biz de onu O'na onu verdik dedi" diyor.  Ama hepimizin ihtiyacı olan meşruiyet milletin gönlünde bir meşruiyettir. Milletimizin kalbinde bir meşruiyettir. Aslında bugün iktidar sahiplerinin arzu etmeleri gereken şey Türk milletinin gönlünde bir makam elde edip o meşruiyeti elde etmek olmalıdır.



"Anadolu'da hiçbir şey tesadüfe bırakılmaz. Burada her şey planlıdır"

Uyuşturucu, sanal kumar, çeteler, ahlaki yozlaşma Türk milletine karşı bilinçli bir operasyon. Bu, milletimizin önündeki en büyük sorun. Çünkü küresel güçler bir şeyi fark etti; idareleri yönetmek bir mesele ama hem maliyetli hem de riskli. Eğer nesilleri bozarak getirirseniz o maliyetlerden ve risklerden arınırsınız. Alttan gelen nesiller komple bozuk gelsin! Ne kadar güzel değil mi? Onlar için hiçbir daha zahmete gerek yok. Hatta herkesin bir açığı olsun, herkesin bir çukuru olsun, herkesin bir bagajı olsun ki ben istediğimi istediğim zaman yaptırabileyim. Bunların hiçbiri tesadüf değil. Hele ki Türkiye Cumhuriyeti'nin oturduğu Anadolu'da hiçbir şey tesadüfe yer bırakılmaz. Burada her şey planlıdır ve bu yüzyıllardır böyle olmuştur. Dolayısıyla her birimizin üstüne düşen bir vazife var. Bu yasa dışı bahisle, çetecilikle ve uyuşturucu kullanımıyla her birimiz,  başta kendimiz için sonra çoluk çocuğumuz ve gelecek nesillerimiz için mücadele etmek durumundayız. Biz Bağımsız Türkiye Partisi olarak bununla ilgili bir program serisi dizisi başlattık.

"Fiili olarak sana düşman bir nesil yetişiyor"

Ülkede kimlik diye bir şey kalmadı. Bundan 15 - 20 yıl önce Türk gencinin bir kimliği vardı. Kimisi buna tam uyumluydu, kimisi yarım uyumluydu ama sonuç olarak bir kimliğimiz vardı ve biz bu kimliği elde etmek için, edinmek için bir sürü eğitimlerden geçiyorduk. Bunun en basiti her sabah okulda andımızı okuyorduk. Ne diyorduk; 'Türküm, doğruyum, çalışkanım, ilkem' diyorduk.  İlkem ne? Küçüklerimi koruyacağım, büyüklerimi sayacağım. Her gün bunu bir çocuğa öğretseydin o çocuklar bunu yapmayacaktı. Bunlar olmuyordu Türkiye'de. Bakın bu kimliği kaybettirdiğiniz zaman artık o gençlikle mücadele edemezsiniz. O felaket öyle bir hal alır ki, en büyük düşmanınız içeride olur. Millet olmanıza engel, devlet olmanıza engel, her şeyinize engel bir düşman var içeride ve adı düşman değil. Adı senin evladın ama fiili olarak sana düşman. Şimdi böyle bir toplum gelişiyor. Dolayısıyla bunun çözümü asla ve asla infaz düzenlemesinde değil. Bunun çözümü ve Türkiye'deki bütün sorunların çözümü eğitimde yatıyor. Eğiteceksiniz, çocuklara kimlik kazandıracaksınız. Onlara yaptıkları işlerin kötü şeyler olduğunu öğreteceksiniz.



"Meseleleri mesele etmezseniz ortada mesele kalmaz"

Milli Eğitim Bakanı okullarda bağış alınmadığını söylüyor, Adalet Bakanı beyin göçünü kabul etmiyor. Sorunları inkar ederek sorunları çözemezsiniz ancak sorunları daha da büyütürsünüz. Ama Türkiye'de ne yazık ki 'sorunları görmezden gel, kabul etme' mantığı var. Rahmetli Demirel'in, 'Meseleleri mesele etmezseniz ortada mesele kalmaz' diye bir sözü vardı. Şimdi iktidar o modda. Her şey güllük, gülistanlık, her şey süper!  O mahallede her şey süper, problem yok. Eleştirenin hemen vur ağzına iki tane! Her şey güzel, problem yok. Ama bu taraf biraz problemli ve bu taraf yaklaşık 75 milyon insandan oluşuyor. Yani orada 5  - 10 milyon iyi tamam da 75 milyon da büyük bir problem var. Buradaki ateş bütün ülkeyi sarıyor.

"Bu ülkenin gerçek vergi rekortmeni sizsiniz"

Bütün her şey için para lazım. Parayı nereden bulacağız? Bu ülkenin bütçesinin, yüzde 90'ı vergi. Milli takım teknik direktörü Montella 60 milyon vergi ödeyerek Adana'nın vergi rekortmeni olmuş. Maaşı ödeyen devlet. Devlet kendi kendine vergi rekortmeni olmuş aslında. Sivas'ta da bir futbolcu vergi rekortmeni olmuş. Bu ülkenin gerçek vergi rekortmeni kimdir biliyor musunuz? Bu ülkenin vergi rekortmenleri sizsiniz. Siz daha maaşınızı almadan vergisini ödüyorsunuz. KDV, ÖTV ve minimum V ile ödediğiniz vergiler olmasa bunlar hiçbir şey yapamaz. Bu ülkenin gerçek vergi rekortmenleri, bu ülkenin sabahtan akşama kadar çocuğuna ekmek götürmek için çalışan babalardır, o çocuğun burnu kanamasın diye saçını süpürge eden annelerdir. Bu ülkeyi yönetenler birine teşekkür edecekse yüzlerce milyon maaş verip o yabancılardan aldıkları vergilere teşekkür etmesinler. Dönsünler bu millete teşekkür etsinler. Bu millet, bu ülkeyi ve bu devleti kanını döküp, canını verip kurdu. Bu millet her türlü beceriksiz iktidara rağmen sabredip vatanına, milletine aidiyetini eksik etmemiş bu millettir.

"Biz milli kaynağa dayanan Milli Ekonomi Modeli'ni istiyoruz"

Prof. Dr. Haydar Baş bu millet için Milli Ekonomi Modeli'ni yazdı. Bu milletin nasıl üreteceğini, bu milletin nasıl iyi şartlarda yaşayacağını anlatan bir model ortaya kondu. Türkiye'de ekonomi politikası yanlış. Bunu değişmemiz lazım, sistemi baştan kurgulamamız lazım. O sistem şu anda Türkiye'de sadece ve sadece Bağımsız Türkiye Partisi'nde var. Bugün Türkiye'de bütün siyasi partilerle oturun görüşün; birisi ya faiz oranlarından bahsedecek, diğeri vergi oranlarından bahsedecek, diğeri başka bir şeyden bahsedecek. Bakın sorun bunlar değil. Ülke ekonomisinin kötü olmasının sebebi yolsuzlukla da tek başına açıklanamaz. Yolsuzluğun olmadığı gün bu ülkede ekonomi iyi miydi? Demek ki bizim bir sistematik yanlışımız var ve küresel emperyalist bir sermaye grubu var. Türkiye'ye bir model dayatıyorlar. Buna liberal ekonomi modeli diyoruz. Biz de Bağımsız Türkiye Partisi olarak, 'Hayır kardeşim, biz o liberal sömürgeci ekonomi modelini kabul etmiyoruz. Biz milli varlığa dayanan, milli kaynağa dayanan, vatandaşını düşünen bir ekonomi modeli istiyoruz. Biz enerji üretecek, istihdam yapacak, mamul üretecek, insanının tüketebildiği bir ortam sağlayacak bir ekonomi modeli istiyoruz. Bu ekonomi
modeli de Milli Ekonomi Modelidir.  Biz bunu hayata geçireceğiz. Biz bu ülkeyi özelleştirtmeyeceğiz, bu devleti de özerkleştirtmeyeceğiz. Bağımsız Türkiye Partisi Türkiye'nin bağımsızlığını Milli Ekonomi Modeliyle sağlayacak' diyoruz."

Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşan NATO Liderler Zirvesi kapsamında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ile ikili bir görüşme gerçekleştireceğini açıkladı. Kritik zirvede küresel güvenlik ve ikili ilişkiler masaya yatırılacak

24.06.2026 18:20:00
Haber Merkezi
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün yaptığı açıklamada NATO Liderler Zirvesi'ndeki diplomasi trafiğinin en önemli ayağını duyurdu. Erdoğan, zirve programı kapsamında ABD Başkanı Donald Trump ile baş başa bir araya geleceğini açıkladı. Bu görüşme, iki liderin küresel ve bölgesel gelişmeleri en üst düzeyde değerlendirmesi açısından stratejik bir önem taşıyor.

Masadaki kritik başlıklar

İki lider arasında gerçekleşecek baş başa görüşmenin ajandası oldukça yoğun. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre masada yer alacak öncelikli konular şunlar:

• NATO'nun Geleceği: İttifakın genişleme stratejileri ve savunma harcamaları.

• Bölgesel Güvenlik: Orta Doğu'daki son durum ve terörle mücadelede iş birliği.

• Ukrayna Krizi: Savaşın sonlandırılmasına yönelik barış girişimleri ve stratejik adımlar.

• Ekonomik İlişkiler: Türkiye ve ABD arasındaki ticaret hacmini artırma hedefleri.

Küresel siyasette gözler bu randevuda

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu açıklaması, uluslararası kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı. Uzmanlar, iki liderin yapacağı bu baş başa görüşmenin sadece Türkiye-ABD ilişkilerinin seyrini değil, NATO zirvesinden çıkacak ortak kararları da doğrudan etkileyebileceğini belirtiyor. Zirve sürecinde iki liderin heyetler arası görüşmelerin yanı sıra bu özel formatta bir araya gelmesi, stratejik ortaklığın kritik başlıklarında doğrudan uzlaşı arayışı olarak yorumlanıyor.

Görüşmenin kesin saati ve yerine ilişkin detayların önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor.

Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı

Yapay zekadan fiziksel dünyaya geçiş hızlanırken, bu yılın parlayan yıldızları kanser aşıları, kuantum simülasyonları ve sıfır elektrikle soğutma sağlayan malzemeler oldu

24.06.2026 16:00:00
Eyüp Kabil
Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı
Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı
Dünya Ekonomik Forumu (WEF), her yıl merakla beklenen ve geleceği şekillendirecek olan "Top 10 Emerging Technologies" (2026'nın En Önemli 10 Gelişen Teknolojisi) raporunu yayımladı. Frontiers iş birliğiyle yapay zeka analizleri kullanılarak hazırlanan rapor, teknoloji yarışının artık sadece yazılım ve sohbet botlarından ibaret olmadığını; doğrudan sağlık, enerji, altyapı ve gıda gibi fiziksel alanlara kaydığını net bir şekilde ortaya koyuyor.

2026 yılı, laboratuvarda geliştirilen teorik buluşların küresel ölçekte ticari ve kitlesel üretime geçtiği kritik bir kırılma noktası olarak kayıtlara geçiyor.


Sağlıkta devrim: Kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşıları


Raporda en çok dikkat çeken unsurların başında sağlık sektöründeki dönüşüm geliyor. Tek tip kanser tedavisi dönemi, yerini hastanın kendi tümör hücrelerine göre tasarlanan kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşılarına bırakıyor.

Çalışma Prensibi: Hastanın tümör dokusu dizilenerek benzersiz mutasyonlar ve proteinler tespit ediliyor.

Bağışıklık Eğitimi: Tespit edilen bu işaretlere özel üretilen mRNA aşısı, hastanın kendi bağışıklık sistemine kanserli hücreleri bulup yok etmeyi öğretiyor.

Klinik Başarı: Güney Karolina'da gerçekleştirilen güncel bir melanom (cilt kanseri) klinik denemesinde, bu kişiselleştirilmiş aşıyı immünoterapi ile birlikte alan hastaların ölüm veya hastalığın nüksetme riskinde yüzde 40 ila yüzde 50 oranında azalma gözlendi.

İlaç keşif süreçlerinde ise Kuantum Simülasyonları devreye giriyor. Klinik denemelere giren her 10 ilaçtan 9'unun başarısız olduğu ilaç sektöründe, kuantum bilgisayarlar moleküllerin atomik seviyedeki davranışlarını simüle ederek milyarlarca kombinasyonu önceden test edebiliyor. IBM ve Moderna ortaklığında yürütülen protein katlanması simülasyonları, yeni ilaçların laboratuvar süreçlerini yıllardan günlere indirmeyi başardı.


İklim ve enerji: Elektriksiz soğutma ve çevre temizliği


2026 yılı küresel sıcaklık rekorlarıyla mücadele ederken, teknoloji dünyası enerji tüketmeyen alternatif çözümlere odaklanıyor. Pasif radyatif soğutma malzemeleri, üzerlerine gelen güneş ışığını doğrudan atmosferin dışına, uzay boşluğuna geri yansıtarak binaların hiç elektrik harcamadan serin kalmasını sağlıyor.

Enerji ve çevre başlıklarında öne çıkan diğer kritik teknolojiler ise şu şekilde devrim yaratıyor:

Doğrudan Lityum Çıkarımı (DLE): Geleneksel buharlaştırma havuzları yerine, tuz düzlüklerinden birkaç saat içinde batarya kalitesinde lityum üreterek elektrikli araç devrimini hızlandırıyor.

PFAS İmhası: Doğada asla yok olmadığı için "sonsuz kimyasallar" olarak bilinen PFAS maddelerini zararsız bileşenlere ayırarak içme sularını temizliyor.

Hassas Fermentasyon: Genetik olarak programlanmış mikroplar yardımıyla, hayvancılığa ihtiyaç duymadan tanklarda gıda bileşenleri ve ilaç ham maddeleri üretiyor.


Siber güvenlikte yeni çağ: Kafes Tabanlı Kriptografi


Yapay zeka ve kuantum bilgisayarların işlem gücü arttıkça, mevcut internet şifreleme yöntemlerinin siber korsanlar tarafından kırılma riski de büyüyor. WEF raporu, gelecekteki kuantum saldırılarına karşı dijital dünyayı koruyacak olan Kafes Tabanlı Kriptografi (Lattice-based cryptography) teknolojisini yılın en stratejik güvenlik hamlesi olarak ilan etti.

Verileri karmakarışık geometrik kafes yapıları içine gizleyen ve sistemin içine yapay "gürültüler" ekleyen bu yeni nesil matematiksel şifreleme, hem klasik hem de kuantum bilgisayarlarla yapılacak siber saldırıları imkansız hale getiriyor. Teknoloji halihazırda Apple'ın iMessage gibi küresel platformlarında aktif olarak kullanılmaya başlanmış durumda.


"Yazılımdan fiziksel dünyaya geçiş"


Frontiers Baş Editörü Frederick Fenter, bu yılki listeyi değerlendirirken yapay zekanın itici güç olmaya devam ettiğini ancak en büyük etkinin artık yazılım dünyasından fiziksel dünyaya (fabrikalara, hastanelere ve enerji şebekelerine) geçtiğini vurguluyor. 2026 yılı, insanlığın gıda güvensizliği, iklim değişikliği ve tedavisi olmayan hastalıklar karşısında teknolojiyi en somut şekilde sahaya sürdüğü yıl olarak tarihe geçmeye aday görünüyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

24.06.2026 13:27:00
AA
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, 81 ilin yanı sıra, Avrupa'da ve dünyanın farklı yerlerinde milleti başarıyla temsil eden bütün vatandaşlara selamlarını gönderdi.

"Çeşitli zorlukları göğüsleme pahasına izzetli bir hayatın, haysiyetli bir duruşun mücadelesini veren tüm soydaşlarımıza, gönül coğrafyamızdaki her bir kardeşime aynı şekilde saygılarımı, sevgilerimi yolluyorum." diyen Erdoğan, grup toplantısını her zaman olduğu gibi yine büyük bir coşkuyla, tam bir kardeşlik atmosferi içinde gerçekleştirdiklerini söyledi.

"Partimizi yeni katılımlarla büyütmeye devam edeceğiz"
Kelimelerin tarif etmekte yetersiz kaldığı içten sevdaları dolayısıyla katılımcılara teşekkür eden Erdoğan, şunları söyledi:

"Bugün bir kez daha AK Parti'nin millete hizmet davasını omuzlayan tüm yol ve dava arkadaşlarıma, partimize, hareketimize yaptıkları katkılardan dolayı şükranlarımı sunuyor, Cenabıallah'a şahsıma böyle bir teşkilatla Türkiye'ye hizmet etme bahtiyarlığı bahşettiği için hamdediyorum. Kavganın, bel altı vuruşların, karşılıklı itibar suikastlarının Türk siyasetini zehirlediği bu günlerde, kardeşliği yücelten, tevazuyu büyüten, nezaketi ve vefayı elden bırakmayan AK Parti ailesiyle iftihar ediyorum. Partimizi ve ailemizi inşallah yeni katılımlarla büyütmeye devam ediyoruz, devam edeceğiz."

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez


 
Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
 

23.06.2026 14:36:00
MURAT ÇORBACI
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez

Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek, "Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor" dedi. Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı.

Göğüs ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.

Nefes darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.

Baş dönmesi ve bayılma hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.

Soğuk terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Halsizlik ve aşırı yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Nabzın düzensiz hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.

Çarpıntının uzun sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.

Dinlenirken ortaya çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavisi kolaylaştı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirtti.

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ankara'da seyir halindeki Berşan Yücel idaresindeki 06 FFA 414 plakalı otomobil, akaryakıt istasyonunun önünde park halindeki 04 AAV 432 plakalı kamyona çarptı. Feci kazada 4 kişi hayatını kaybetti

23.06.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Ankara'nın Polatlı ilçesinde otomobilin kamyona çarpması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.  

Kaza, Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi Borsa Yolu üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle önünde bulunan kamyona çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, araçta bulunan 4 kişiden Hasan Devran Kart (20), Berşan Yücel (24) ve Şükran Yanok (21) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan 1 kişi ise olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Araçtan ağır yaralı halde çıkarılan Raziye Yanok (21) ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.