logo
22 MART 2026


BTP lideri Hüseyin Baş'tan DEM milletvekiline eşitlik cevabı

Hüseyin Baş, "Herkesin eşit olduğu yerde eşitlik isteyen eşitlik değil imtiyaz istiyordur. Eşitlik istediğini söyleyen kişi TBMM’de milletvekili. Evet, bizler eşitlik istiyoruz. Nasıl bir eşitlik istiyoruz? Söylediğimiz sözlerden ötürü yargılanmadığımız bir siyasi düzen istiyoruz. Siz istediklerinizi söyleyebilirken biz de en azından sizi uyarabilmek istiyoruz. Bu kadar eşit olmak istiyoruz" dedi.

13.10.2025 15:21:00
Haber Merkezi
BTP lideri Hüseyin Baş'tan DEM milletvekiline eşitlik cevabı
BTP lideri Hüseyin Baş'tan DEM milletvekiline eşitlik cevabı
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş partisinin Bolu 9. Olağan İl Kongresi'ne katıldı.

BTP lideri kongre öncesinde Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ı makamında ziyaret etti.



Tanju Özcan, Hüseyin Baş'a Köroğlu plaketi hediye ederken Hüseyin Baş da Tanju Özcan'a Prof. Dr. Haydar Baş'ın Hoş Geldin Atatürk ve Milli Ekonomi Modeli kitaplarını hediye etti.

Kentin sorunları ve ülke gündemi üzerine yapılan sohbetten sonra kongre salonuna geçildi. Tanju Özcan da BTP'nin il kongresini takip etti.



Mustafa Yağcı'nın yeniden il başkanı seçildiği kongrede konuşan BTP lideri gündeme dair önemli değerlendirmelerde bulundu.

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş şunları söyledi;

Mansur Yavaş hakkında soruşturma izni istenmesini değerlendirdi

"Son bir yıldır hemen hemen tek bir gündemimiz var, hukuk ve yargılamalar. Daha yeni çiçeği burnunda bir soruşturma başladı. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mansur Yavaş'a soruşturma izni için Başsavcılık Bakanlıktan izin istedi. Herhalde izin de bugün yarın çıktı çıkacaktır. Bunlar da enteresan işliyor. Malumunuz bendeniz Aralık sonunda Trabzon ilinde bir konuşma yapmıştım ve bu konuşmaya istinaden gecenin saat 2'sinde sosyal medyada dolaşırken bir baktım ki, 'Hüseyin Baş hakkında re'sen soruşturma başlatıldı' diyor.  Haberi de Anadolu Ajansı'nda gördüm. 5 yıldır siyaset yapıyorum. Hakkımda tek bir haber yapmayan Anadolu Ajansı, bir anda soruşturma başlatılınca hemen manşetten girmiş. Velhasıl şimdi ne görüyoruz? Sayın Mansur Yavaş'la ilgili soruşturma. (Bir şey bulamazlar- salondan bir ses) Evet. Bir şey bulup bulmamaları önemli değil. Türkiye'de zaten şirazenin kaydının göstergesi şu: Sizin bir suç işlemiş gibi muamele görmeniz için suç işlemiş olmanıza gerek yok. Bu hukuk devletinde olmaz.



DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit'e 'Eşit yurttaşlık' cevabı

Muhalefeti susturmanın, muhalefeti durdurmanın, muhalefeti işlevsiz hale getirmenin ne Türkiye'ye bir faydası vardır ne de Türkiye'deki iktidara bir faydası vardır. Bizler sadece ve sadece söylediğimiz sözlerden ötürü yargılanabilirken öte yandan bir bakıyorsunuz Türkiye'de daha dün önüme düştü, bir DEM Partili milletvekili çıkmış, 'Eşit yurttaşlık istiyoruz' diyor. Herkesin eşit olduğu yerde eşitlik isteyen eşitlik değil imtiyaz istiyordur. Eşitlik istediğini söyleyen kişi TBMM'de milletvekili. Daha nasıl bir eşitlik istiyorsunuz? Daha nasıl bir eşitlik arıyorsunuz? Bakanınız var, cumhurbaşkanınız oldu, başbakanınız oldu ve Türkiye'de bugüne kadar hangi idari makamda veya sosyal hayatın hangi bölümünde, biriminde etnik bir ayrımcılık yapıldı? Bu bahsettiğimiz partililer Türkiye'de etnik ayrımcılığı gündeme getirene kadar Türkiye'de etnik olarak hangi sorun yaşandı da siz bugün eşitlik istiyorsunuz?




"Evet, bizler eşitlik istiyoruz!"

Evet, bizler eşitlik istiyoruz. Nasıl bir eşitlik istiyoruz? Söylediğimiz sözlerden ötürü yargılanmadığımız bir siyasi düzen istiyoruz. Siz istediklerinizi söyleyebilirken biz de en azından sizi uyarabilmek istiyoruz. Bu kadar eşit olmak istiyoruz. Ülkede kimimizin çocukları özel eğitimler alırken, özel hocalardan özel kurslar alırken, spor eğitimleri alırken kimimizin çocukları da okula gidiyor. O okulun girişinde temizlik imandandır yazıyor ama tuvaletinde sabun yok, tuvalet kağıdı yok. Biz o çocukların eşit olmasını istiyoruz. Kimimiz hasta olduğunda hastaneye gidiyor ve beş yıldızlı otel konforunda şifa bulmaya gayret ederken kimimiz ameliyat olmak için veya bir MR çekilebilmek için 7 - 8 ay, bir sene randevu bekliyor. Biz orada eşitlik istiyoruz.  Bugün öyle bir şey oldu ki partiler üye sayılarını yarıştırır oldu. Ya biz sizle nasıl yarışalım? Sizin üye başvurunuz adeta iş başvurusuna dönmüş. Eğer o partiye üye olursanız iş bulabiliyorsunuz. O partiye üye olursanız makam bulabiliyorsunuz. İnsanlar eşitsizliği buram buram yaşıyor. Ortada hukuk kalmadı. Başından beri söylüyorum iktidara söylüyorum. Siz bizim konuşmamızdan korkmayın. Bizim susmamızdan korkun. Eğer muhalefet bir ülkede susarsa siz hiçbir ilerleme kaydedemezsiniz.

"Hepimizin ihtiyacı olan meşruiyet milletin gönlünde bir meşruiyettir"

Şimdi bir meşruiyet arayışındalar.  Kimden meşruiyet talep ediliyor diye baktığınız zaman bunun cevabını da ABD Büyükelçisi Tom Barrack veriyor. Barrack, 'Trump, bizden meşruiyet istiyorlar. Biz de onu O'na onu verdik dedi" diyor.  Ama hepimizin ihtiyacı olan meşruiyet milletin gönlünde bir meşruiyettir. Milletimizin kalbinde bir meşruiyettir. Aslında bugün iktidar sahiplerinin arzu etmeleri gereken şey Türk milletinin gönlünde bir makam elde edip o meşruiyeti elde etmek olmalıdır.



"Anadolu'da hiçbir şey tesadüfe bırakılmaz. Burada her şey planlıdır"

Uyuşturucu, sanal kumar, çeteler, ahlaki yozlaşma Türk milletine karşı bilinçli bir operasyon. Bu, milletimizin önündeki en büyük sorun. Çünkü küresel güçler bir şeyi fark etti; idareleri yönetmek bir mesele ama hem maliyetli hem de riskli. Eğer nesilleri bozarak getirirseniz o maliyetlerden ve risklerden arınırsınız. Alttan gelen nesiller komple bozuk gelsin! Ne kadar güzel değil mi? Onlar için hiçbir daha zahmete gerek yok. Hatta herkesin bir açığı olsun, herkesin bir çukuru olsun, herkesin bir bagajı olsun ki ben istediğimi istediğim zaman yaptırabileyim. Bunların hiçbiri tesadüf değil. Hele ki Türkiye Cumhuriyeti'nin oturduğu Anadolu'da hiçbir şey tesadüfe yer bırakılmaz. Burada her şey planlıdır ve bu yüzyıllardır böyle olmuştur. Dolayısıyla her birimizin üstüne düşen bir vazife var. Bu yasa dışı bahisle, çetecilikle ve uyuşturucu kullanımıyla her birimiz,  başta kendimiz için sonra çoluk çocuğumuz ve gelecek nesillerimiz için mücadele etmek durumundayız. Biz Bağımsız Türkiye Partisi olarak bununla ilgili bir program serisi dizisi başlattık.

"Fiili olarak sana düşman bir nesil yetişiyor"

Ülkede kimlik diye bir şey kalmadı. Bundan 15 - 20 yıl önce Türk gencinin bir kimliği vardı. Kimisi buna tam uyumluydu, kimisi yarım uyumluydu ama sonuç olarak bir kimliğimiz vardı ve biz bu kimliği elde etmek için, edinmek için bir sürü eğitimlerden geçiyorduk. Bunun en basiti her sabah okulda andımızı okuyorduk. Ne diyorduk; 'Türküm, doğruyum, çalışkanım, ilkem' diyorduk.  İlkem ne? Küçüklerimi koruyacağım, büyüklerimi sayacağım. Her gün bunu bir çocuğa öğretseydin o çocuklar bunu yapmayacaktı. Bunlar olmuyordu Türkiye'de. Bakın bu kimliği kaybettirdiğiniz zaman artık o gençlikle mücadele edemezsiniz. O felaket öyle bir hal alır ki, en büyük düşmanınız içeride olur. Millet olmanıza engel, devlet olmanıza engel, her şeyinize engel bir düşman var içeride ve adı düşman değil. Adı senin evladın ama fiili olarak sana düşman. Şimdi böyle bir toplum gelişiyor. Dolayısıyla bunun çözümü asla ve asla infaz düzenlemesinde değil. Bunun çözümü ve Türkiye'deki bütün sorunların çözümü eğitimde yatıyor. Eğiteceksiniz, çocuklara kimlik kazandıracaksınız. Onlara yaptıkları işlerin kötü şeyler olduğunu öğreteceksiniz.



"Meseleleri mesele etmezseniz ortada mesele kalmaz"

Milli Eğitim Bakanı okullarda bağış alınmadığını söylüyor, Adalet Bakanı beyin göçünü kabul etmiyor. Sorunları inkar ederek sorunları çözemezsiniz ancak sorunları daha da büyütürsünüz. Ama Türkiye'de ne yazık ki 'sorunları görmezden gel, kabul etme' mantığı var. Rahmetli Demirel'in, 'Meseleleri mesele etmezseniz ortada mesele kalmaz' diye bir sözü vardı. Şimdi iktidar o modda. Her şey güllük, gülistanlık, her şey süper!  O mahallede her şey süper, problem yok. Eleştirenin hemen vur ağzına iki tane! Her şey güzel, problem yok. Ama bu taraf biraz problemli ve bu taraf yaklaşık 75 milyon insandan oluşuyor. Yani orada 5  - 10 milyon iyi tamam da 75 milyon da büyük bir problem var. Buradaki ateş bütün ülkeyi sarıyor.

"Bu ülkenin gerçek vergi rekortmeni sizsiniz"

Bütün her şey için para lazım. Parayı nereden bulacağız? Bu ülkenin bütçesinin, yüzde 90'ı vergi. Milli takım teknik direktörü Montella 60 milyon vergi ödeyerek Adana'nın vergi rekortmeni olmuş. Maaşı ödeyen devlet. Devlet kendi kendine vergi rekortmeni olmuş aslında. Sivas'ta da bir futbolcu vergi rekortmeni olmuş. Bu ülkenin gerçek vergi rekortmeni kimdir biliyor musunuz? Bu ülkenin vergi rekortmenleri sizsiniz. Siz daha maaşınızı almadan vergisini ödüyorsunuz. KDV, ÖTV ve minimum V ile ödediğiniz vergiler olmasa bunlar hiçbir şey yapamaz. Bu ülkenin gerçek vergi rekortmenleri, bu ülkenin sabahtan akşama kadar çocuğuna ekmek götürmek için çalışan babalardır, o çocuğun burnu kanamasın diye saçını süpürge eden annelerdir. Bu ülkeyi yönetenler birine teşekkür edecekse yüzlerce milyon maaş verip o yabancılardan aldıkları vergilere teşekkür etmesinler. Dönsünler bu millete teşekkür etsinler. Bu millet, bu ülkeyi ve bu devleti kanını döküp, canını verip kurdu. Bu millet her türlü beceriksiz iktidara rağmen sabredip vatanına, milletine aidiyetini eksik etmemiş bu millettir.

"Biz milli kaynağa dayanan Milli Ekonomi Modeli'ni istiyoruz"

Prof. Dr. Haydar Baş bu millet için Milli Ekonomi Modeli'ni yazdı. Bu milletin nasıl üreteceğini, bu milletin nasıl iyi şartlarda yaşayacağını anlatan bir model ortaya kondu. Türkiye'de ekonomi politikası yanlış. Bunu değişmemiz lazım, sistemi baştan kurgulamamız lazım. O sistem şu anda Türkiye'de sadece ve sadece Bağımsız Türkiye Partisi'nde var. Bugün Türkiye'de bütün siyasi partilerle oturun görüşün; birisi ya faiz oranlarından bahsedecek, diğeri vergi oranlarından bahsedecek, diğeri başka bir şeyden bahsedecek. Bakın sorun bunlar değil. Ülke ekonomisinin kötü olmasının sebebi yolsuzlukla da tek başına açıklanamaz. Yolsuzluğun olmadığı gün bu ülkede ekonomi iyi miydi? Demek ki bizim bir sistematik yanlışımız var ve küresel emperyalist bir sermaye grubu var. Türkiye'ye bir model dayatıyorlar. Buna liberal ekonomi modeli diyoruz. Biz de Bağımsız Türkiye Partisi olarak, 'Hayır kardeşim, biz o liberal sömürgeci ekonomi modelini kabul etmiyoruz. Biz milli varlığa dayanan, milli kaynağa dayanan, vatandaşını düşünen bir ekonomi modeli istiyoruz. Biz enerji üretecek, istihdam yapacak, mamul üretecek, insanının tüketebildiği bir ortam sağlayacak bir ekonomi modeli istiyoruz. Bu ekonomi
modeli de Milli Ekonomi Modelidir.  Biz bunu hayata geçireceğiz. Biz bu ülkeyi özelleştirtmeyeceğiz, bu devleti de özerkleştirtmeyeceğiz. Bağımsız Türkiye Partisi Türkiye'nin bağımsızlığını Milli Ekonomi Modeliyle sağlayacak' diyoruz."

10 soruda sağlığınızı test edin


 
 
Günümüzde sıkça sorulan bir soru var: "80 yaş yeni 60 mı?" Zira eskiden 'ileri yaş' olarak kabul edilen dönemler artık yeniden tanımlanıyor, bugün 80 yaşındaki birçok birey aktif, üretken ve bağımsız bir yaşam sürdürebiliyor. Peki sizin takvim yaşınız 80'e geldiğinde, biyolojik yaşınız 60 olabilecek mi? 

21.03.2026 22:45:00 / Güncelleme: 21.03.2026 22:51:41
MURAT ÇORBACI
10 soruda sağlığınızı test edin
10 soruda sağlığınızı test edin

İç Hastalıkları ve Geriatri Uzmanı Prof. Dr. Berrin Karadağ, yapılan bilimsel çalışmaların 80 yaşına ulaşanların 60 yaşındaki gibi olabileceğini ortaya koyduğunu söylüyor. Nasıl mı? Prof. Dr. Karadağ, "Geriatri yani yaşlılık bilimi alanındaki çalışmalar ve klinik gözlemlerimiz, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının biyolojik yaşımızı önemli ölçüde etkileyebildiğini, uzun ve sağlıklı yaşam için 10 temel kuralın 10'unu da uygulamak gerektiğini gösteriyor" dedi. Prof. Dr. Karadağ, 10 sorudan oluşan test hazırladı.

1. Sağlıklı besleniyor musunuz?

Sağlıklı yaş almanın temel taşlarından biri dengeli ve yeterli beslenmedir. İlerleyen yaşla  metabolizma değişir, kas kütlesi azalabilir ve bazı vitamin-mineral ihtiyaçları artabilir. Bu nedenle sebze, meyve, tam tahıl, sağlıklı yağlar ve kaliteli protein kaynaklarından zengin  beslenme düzeni önemlidir. Çok sayıda bilimsel çalışma; özellikle Akdeniz tipi beslenmenin kalp ve beyin sağlığını güçlendirdiğini, uzun ve sağlıklı yaşamı desteklediğini göstermektedir.

2. Kaslarınızı düzenli çalıştırıyor musunuz?

Yaş ilerledikçe kas kütlesi azalır. Vücut ağırlığı değişmese bile yağ oranı artar, kas oranı geriler. Bu da hareket kabiliyetini önemli ölçüde olumsuz etkileyebilir. Ancak iyi haber şu ki; kaslar her yaşta çalıştırılabilir. Prof. Dr. Karadağ "Klinik gözlemlerimizde, 70–80 yaşında egzersize başlayan bireylerde bile kas gücünde ve denge kapasitesinde belirgin iyileşmeler görülebilmektedir. Dolayısıyla kaslarınızı mutlaka güçlendirmeye başlamalısınız" dedi.

3. Düzenli yürüyüş ve direnç egzersizi yapıyor musunuz?

Yaşlılıkta en büyük risk çoğu zaman hastalık değil, hareketsizliktir; kas kaybı, denge sorunları, hücrelerin yaşlanması ve bağımsızlığın azalmasına yol açar. İleri yaşlarda haftada toplam en az 150 dakika orta düzey fiziksel aktivite (hafif ağırlık çalışmaları, düzenli yürüyüşler, direnç egzersizleri vb) yapmak kasları ve kalp-damar sistemini destekler, uyku kalitesini artırır, depresyon riskini azaltır ve bilişsel fonksiyonların korunmasını sağlar.

4. Beyninizin sınırlarını zorluyor musunuz?

Beyin de tıpkı kaslar gibi çalıştıkça güçlenir. Kitap okumak, yeni bir şey öğrenmek, bulmaca çözmek, müzikle ilgilenmek veya yeni hobiler edinmek zihinsel sağlığı destekler.


5. Sosyal bağlarınızı güçlendiriyor musunuz?

Yapılan bilimsel araştırmalar; yalnızlığın sağlık ve yaşlanma üzerinde sigara kadar olumsuz etkiler yaratabileceğini göstermektedir. Sosyal ilişkiler yaşam motivasyonunu artırır. Aile ilişkileri, bir dostunuzla sohbet, arkadaş görüşmeleri, grup aktiviteleri ve gönüllülük çalışmaları ileri yaşta hem ruh sağlığı hem de bilişsel sağlık için önemli koruyucu faktörlerdir. Unutkanlık ve depresyona karşı da ilaçlardan çok daha etkilidir.


6. Protein kaynaklarını yeterli tüketiyor musunuz?

Prof. Dr. Berrin Karadağ "Yaşlılık döneminde protein ihtiyacı genellikle göz ardı edilir. Oysa kas sağlığını korumak için yeterli protein alımı büyük önem taşır. Balık, yumurta, süt ürünleri, baklagiller ve kaliteli bitkisel protein kaynakları günlük beslenmede yer almalıdır. Özellikle egzersiz ile birlikte yeterli protein alımı kas kaybını azaltmada önemli rol oynar. Kas kaybı (sarkopeni) riskini ne kadar öteleyebilirsek, o denli dinç, aktif ve dinamik yaş alabiliriz" dedi.

7. Yeterli ve kaliteli uyuyor musunuz?

Uyku vücudun kendini yenilediği en önemli süreçlerden biridir. Bilimsel çalışmalar; yetişkinlerin günde 7-8 saat kaliteli uykuya ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Yetersiz veya düzensiz uyku, bağışıklık sisteminin zayıflamasına, kilo artışına, kalp-damar hastalıklarına ve hafıza sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle, aynı saatlerde yatıp kalkmaya, karanlık ve sessiz ortamda uyamaya ve uyumadan önce ekran kullanımını kısıtlamaya özen gösterin.


8. Stresinizi yönetebiliyor musunuz?


Yapılan araştırmalara göre; uzun süreli ve kontrolsüz stres kalp hastalıkları riskini artırıyor,  bağışıklık sistemini zayıflatıyor. Stresi kontrol altında tutmak ise hem ruh sağlığını hem de uzun vadede fiziksel sağlığı korumada önemli rol oynuyor. Stresi yönetebilmek için; düzenli fiziksel aktivite, nefes egzersizleri, doğada zaman geçirmek, sosyal ilişkileri güçlendirmek ya da gerekirse profesyonel destek almak önemlidir.

9. Tütün ürünleri, sigara dumanı ve alkolden uzak mısınız?


Sigara içmek de, dumanına maruz kalmak da vücuda son derece zarar vermektedir. Aşırı alkol tüketimi ise karaciğer hastalıklarından kalp sorunlarına kadar pek çok sağlık problemine yol açabilir. Uzun ve sağlıklı bir yaşam için tütün ürünlerinden, elektronik sigaradan tamamen uzak durmak ve alkol tüketimini bırakmak gerekiyor. Bu alışkanlıklardan uzak durmak, yaşam süresini ve yaşam kalitesini artıran en önemli adımlardan biri olarak kabul edilmektedir.


10. Düzenli muayene oluyor musunuz?

Sağlıklı yaş almanın olmazsa olmazlarından biri düzenli sağlık kontrolleridir. Tansiyon, diyabet, kemik sağlığı, görme ve işitme gibi birçok durum erken dönemde fark edildiğinde çok daha kolay yönetilebilir. Prof. Dr. Karadağ "Geriatri yaklaşımında amaç yalnızca hastalıkları tedavi etmek değil; bağımsız yaşamı mümkün olduğunca uzun süre korumaktır. Bu nedenle de düzenli sağlık kontrolleri ile yaşımız ilerlemiş olsa bile, kendi işimizi kendimiz görmeye, aktif hayata katılmaya ve hayattan keyif almaya devam edebiliriz" dedi.

İsrail'in gözü Anadolu'da


 
Çin-Kanada asıllı eğitimci, yorumcu ve Youtuber Ciang Şüeçin, "İsrail'in 'Büyük İsrail Projesi' adı verilen bir hedefi var. Haritanın tamamına bakıldığında bu, Anadolu'ya, Türkiye'nin güneyine ve hatta Suudi Arabistan'a kadar uzanıyor" dedi.

21.03.2026 22:43:00
Haber Merkezi/AA
İsrail'in gözü Anadolu'da
İsrail'in gözü Anadolu'da

Youtuber kimliğiyle ön plana çıkan eğitimci Ciang Şüeçin, ABD'li gazeteci Tucker Carlson'a verdiği mülakatta, ABD-İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ve gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.

İsrail'in gözü Anadou'da

Söz konusu savaşın en çok "İsrail'in lehine olduğunu" söyleyen Ciang, "Çünkü İsrail'in 'Büyük İsrail Projesi' adı verilen bir hedefi var. Haritanın tamamına bakıldığında bu, Anadolu'ya, Türkiye'nin güneyine ve hatta Suudi Arabistan'a kadar uzanıyor" ifadelerini kullandı. Ciang, oyun teorisine göre İsrail'in "Büyük İsrail Projesi"ni gerçekleştirmesinin önündeki en büyük engelin İran değil ABD olduğunu savunarak, şu ifadeleri kullandı: "İsrail baskın hale gelirse, Orta Doğu'nun egemen gücü olur. ABD'yi denklemden çıkarmanın bir yolunu bulması gerekiyor. Ve açıkçası bu savaş, ABD'nin gücünün sınırlarını da ortaya koydu."

ABD halkı savaşı istemiyor

ABD halkının savaş istemediğini söyleyen Ciang, ne olursa olsun ABD'nin Orta Doğu'dan çekilmek zorunda kalma ve İsrail'in projesini gerçekleştirme ihtimalinin bulunduğunu dile getirdi.

ABD ordusu çok hantal

İsrail'in, ABD'yi Orta Doğu'dan çıkarabilmek için bu savaşa sürüklediği görüşünü paylaşan Carlson, İsrail'in bu hedefinde başarılı olup olmayacağını sordu. Ciang ise bu soruyu, "Savaşın gidişatına bakılırsa, bu plan işe yarayacak gibi görünüyor. Bunun nedeni ise ABD ordusunun yıllardır gerçek bir savaşta yer almamış olması" şeklinde yanıtladı.
İran'daki durumun 2003'teki Irak'tan çok daha farklı olduğunu vurgulayan Ciang, ABD ordusunun da bu savaşı istemediği değerlendirmesinde bulundu.

İran dronlarla devasa gemileri püskürttü

Ciang, ABD'nin "yıkıcı güce" sahip çok sayıda gemiyle İran'ı tehdit ettiğini ancak bu gemilerin dronların hedefi olmamak için İran'a çok yaklaşamadığını ve bu yüzden "işe yaramadığı"nı savundu. İran'ın 20 yıldan fazla süredir hazırlandığını ve ABD'nin hamlelerini bildiğini ifade eden Ciang, "ABD ordusu çok hantal ve İran ordusu kadar çevik ve dirençli değil." dedi.

İsrail rasyonel davranmıyor

ABD'nin İsrail'i kontrol altına almasının mümkün olup olmadığı sorusuna Ciang, İsrail'in "rasyonel" davranmadığı yanıtını verdi. Ciang, "İsrail'den gelen videolarda din insanları, savaşın Tel Aviv'i yerle bir etmesine rağmen iyi olduğunu çünkü bu sayede Mesih'in geleceğini söylüyorlar. İsrail'in en büyük baskı altında olduğunda ve varlığı tehdit edildiği zamanda Tanrı'nın müdahale edeceğine inanıyorlar" diye konuştu. Ciang, "Amerikalıların dörtte biri Evanjelik ve bu kişilerin çoğu da Hristiyan siyonist. Dolayısıyla, İsrail'in, Tanrı'nın planının gerçekleşmesi ve İsa'nın geri dönüşü için hayati bir öneme sahip olduğuna inanıyorlar." dedi. Milyonlarca üyesi olan "İsrail İçin Birleşen Hristiyanlar Örgütü"nü (CUFI) hatırlatan Ciang, "Bu kişiler, Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetlerini ve Orta Doğu'daki çatışmaların büyük kısmını finanse eden kişiler" ifadesini kullandı. Ciang ayrıca, "Hristiyan siyonizminin" ABD'de çok önemli bir siyasi güç olduğunu dile getirdi.

Ordu Valiliğinden imha edilen insansız deniz aracı açıklaması

Ordu Valiliği, Ünye ilçesinde kıyıya vuran, aktif ve mühimmat yüklü olduğu değerlendirilen deniz aracının, kıyıdan yaklaşık 4 kilometre açıkta imha edildiğini açıkladı

21.03.2026 20:30:00
İHA
Ordu Valiliğinden imha edilen insansız deniz aracı açıklaması
Ordu Valiliğinden imha edilen insansız deniz aracı açıklaması
Valilikten yapılan açıklamada, "Ünye ilçemizin Yüceler Mahallesi'nde 20 Mart Cuma günü kıyıya vuran insansız deniz aracı, 21 Mart Cumartesi günü saat 14.00 sıralarında, İstanbul S.A.S Grup Komutanlığı ekiplerince yapılan inceleme sonucunda cihazın aktif olduğu ve mühimmat yüklü olduğu değerlendirildiğinden, sahile yaklaşık 4 kilometre uzaklıkta kontrollü bir şekilde patlatılarak imha edilmiştir" ifadelerine yer verildi.

Türk tatilciler Yunanistan'ın Midilli Adası'nda mahsur kaldı

Ramazan Bayramı tatilini Yunanistan'ın Midilli Adası'nda geçiren Türk tatilciler, adada şap hastalığı salgını nedeniyle greve giden Midilli çiftçilerin başlattığı eylemler nedeniyle adada mahsur kaldı

21.03.2026 19:40:00 / Güncelleme: 21.03.2026 19:59:08
İHA
Türk tatilciler Yunanistan'ın Midilli Adası'nda mahsur kaldı
Türk tatilciler Yunanistan'ın Midilli Adası'nda mahsur kaldı
Midilli Adası'nda şap hastalığı salgını nedeniyle çiftçiler greve gitti. Limanın içinde de eylem yapan çiftçiler, limanın girişini ellerinde sopalarla kapatarak, Ayvalık ve Aliağa'ya dönmek isteyen feribotların iskeleden ayrılmasına engel oldu.



Ramazan Bayramı tatilini Yunanistan'ın Midilli Adası'nda geçiren Türk tatilciler, eylemler nedeniyle adada mahsur kaldı.



Edinilen bilgilere göre, çiftçilerin liman içindeki Türk tatilcilerinin sadece iki feribotla geri dönmesi şartıyla Türkiye'ye dönmelerine izin verdikleri, ancak liman dışında kalan Türk tatilcilerin ise limana sokulmamalarına yönelik eylemlerini sürdürdükleri öğrenildi.

Ordu'da kıyıya insansız deniz aracı vurdu

Ordu'nun Ünye ilçesinde sahilde insansız deniz aracı (İDA) bulundu

21.03.2026 16:25:00 / Güncelleme: 21.03.2026 16:30:12
İHA
Ordu'da kıyıya insansız deniz aracı vurdu
Ordu'da kıyıya insansız deniz aracı vurdu
Olay, ilçeye bağlı Yüceler Mahallesi sahilinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, sahilde bir cismin bulunduğunu fark eden vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye jandarma ekipleri sevk edildi.



Yapılan incelemede cismin insansız deniz aracı (İDA) olduğu değerlendirildi.



Bölgede jandarma ekipleri tarafından güvenlik önlemleri alınırken, çevre güvenlik çemberine alındı. Yapılacak detaylı incelemenin ardından İDA'nın yaklaşık 2 mil açığa çekilerek imha edileceği öğrenildi.



Olayla ilgili inceleme sürüyor.

Deprem şehitliğinde hüzünlü bayram

Kahramanmaraş'ta depremzede vatandaşlar, Ramazan Bayramı'nın ilk günü yakınlarının kabirlerini ziyaret etti

20.03.2026 14:55:00 / Güncelleme: 20.03.2026 14:58:15
İHA
Deprem şehitliğinde hüzünlü bayram
Deprem şehitliğinde hüzünlü bayram
Kahramanmaraş merkezli depremlerde hayatını kaybeden binlerce kişi, Dulkadiroğlu ilçesi Kapıçam Şehir Mezarlığı'na defnedilmişti. Ramazan Bayramı'nın birinci gününde depremzedeler, yakınlarının kabirlerini ziyaret etti. Vatandaşlar, sevdiklerinin mezarlarında Kur'an-ı Kerim okuyarak, dua etti. Bayramı yakınlarından ayrı geçirmenin acısını yaşayan depremzedeler, bu yıl da bayram sevincinin yerini derin bir hüzne bıraktığını dile getirdiler.



Sultan Güzel, depremde hayatını kaybeden kızını ziyarete geldiğini kaydederek, "Duygularımız acı ve acımız da taze. Böyle yaşamaya çalışıyoruz" dedi.



Depremde yakınını kaybeden İsmail Nacar, "Unutamıyoruz, aynı gün gibi 6 Şubat hiç geçmiyor. Allah rahmet eylesin" ifadelerini kullandı.

Hatice Nacar ise, "2 aylık gelindi kızım. Daha kınası elinde duruyordu rahmetli oldu. Onun yanına geldik. Allah rahmet eylesin" dedi.



Devlet Daşçal da depremde yakınlarını kaybettiğini söyleyerek, "Yanımda hissediyorum. Gelip gidiyoruz, dualarımızı yapıyoruz ne yapalım. Hepsine rahmet olsun" diye konuştu.

Esendere Sınır kapısı bu bayram sessizlik yaşıyor

ABD, İsrail ve İran arasındaki gerilimin tırmanması ve bölgede ilan edilen yas süreci, Hakkari'nin Yüksekova ilçesindeki Esendere Gümrük Kapısı'nda Ramazan Bayramı sessizliğine neden oldu

20.03.2026 14:52:00 / Güncelleme: 20.03.2026 14:55:10
İHA
Esendere Sınır kapısı bu bayram sessizlik yaşıyor
Esendere Sınır kapısı bu bayram sessizlik yaşıyor
Edinilen bilgiye göre, Orta Doğu'da tırmanan bölgesel gerilim ve güvenlik riskleri nedeniyle sınır hatlarında önlemler en üst seviyeye çıkarıldı.

İran tarafındaki Urmiye-Sero Gümrük Kapısı yetkililerinin aldığı kısıtlama kararının ardından, Yüksekova'da bulunan Esendere Gümrük Kapısı'nda yolcu trafiğinde düzenlemeye gidildi.



Günübirlik geçişlere kısıtlama getirildi



Güvenlik gerekçesiyle alınan karar kapsamında, sınır kapısında ticari araç geçişleri devam ederken, günübirlik yolcu geçişlerine kısıtlama getirildi. Mağduriyet yaşanmaması adına vatandaşların ülkelerine dönüşlerine ise kontrollü olarak izin veriliyor. Bu çerçevede, İran'da bulunan Türk vatandaşlarının Türkiye'ye girişine, Türkiye'de bulunan İran vatandaşlarının ise ülkelerine dönmelerine müsaade ediliyor.



"Bayramda sessizlik hakim"



Normal şartlarda Ramazan Bayramı dönemlerinde yoğun yolcu trafiğinin yaşandığı sınır hattı, bu yıl tarihinin en sakin günlerinden birini yaşıyor. Bölgedeki gerilimin yanı sıra İran tarafında ilan edilen 40 günlük yas nedeniyle sınırın karşı tarafına asılan dev siyah bayraklar dikkati çekiyor.
Hem güvenlik tedbirleri hem de yas süreci sebebiyle Esendere ve Sero gümrük kapıları, Ramazan Bayramı'nı sessizlik içerisinde geçiriyor.İHA

Diyanet İşleri Başkanı'ndan Ramazan Bayramı mesajı

Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş bayram mesajında, "Bayram günlerini birlik ve beraberliğimizi pekiştirmek, gönülden gönüle köprüler kurmak için bir fırsat olarak değerlendirelim" ifadelerini kllandı

20.03.2026 10:19:00
Anadolu Ajansı
Diyanet İşleri Başkanı'ndan Ramazan Bayramı mesajı
Diyanet İşleri Başkanı'ndan Ramazan Bayramı mesajı

Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, "Bayramlar, kardeşlik bilincinin güçlendiği, muhabbet ve dayanışmanın çoğaldığı ve bizi biz yapan değerlerin hayat bulduğu bereketli zamanlardır. Bu sebeple bayram günlerini birlik ve beraberliğimizi pekiştirmek, gönülden gönüle köprüler kurmak için bir fırsat olarak değerlendirelim." ifadesini kullandı.

Arpaguş, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, zamanın insana emanet edilen en kıymetli hazine olduğunu belirtti.

Ömür sermayesi durmaksızın akıp giderken insanın bu yolculukta en büyük kazancının, vaktin değerini hakkıyla idrak edebilmesi ve onu en güzel şekilde değerlendirebilmesi olduğuna işaret eden Arpaguş, şunları kaydetti:

"Ramazan, bizlere vaktin önemini yeniden hatırlatan, hayatın geçici telaşları içinde yorulan kalplerimizi ibadet bilinciyle imar eden, iman, sabır ve şükür denkleminde yaşamayı öğreten ilahi bir mektep oldu. Bizler, oruç ibadetiyle açlık ve susuzluk karşısında sabrı öğrendik. Sahip olduklarımızın kıymetini daha iyi idrak ederek şükre yöneldik. Sahur ve iftar sofralarında kardeşliğimizi pekiştirdik. Camilerin manevi ikliminde huzur bulduk. Mukabele meclislerinde ilahi kelamın nuruyla ruhlarımızı aydınlattık. İtikafın deruni ikliminde iç dünyamızı yeniden inşa etme fırsatı bulduk. Zekat, sadaka ve infaklarımızla Rabb'imizin rızasını kazanmaya çalıştık. Bize yaşattıkları ve öğrettikleri ile ramazan ayı, hayatımızda silinmez izler bıraktı. Şimdi bizlere düşen, bu kutlu ayda elde ettiğimiz tüm güzellikleri hayatımızın tamamına yaymaktır. İman, ibadet ve iyilik yolunda attığımız adımları bundan sonra da büyük bir azim ve kararlılıkla devam ettirmektir. Zira kulluk, bir aya hasredilmeyecek kadar büyük, hayatın tamamını kuşatacak kadar uzun bir yolculuktur."

Arpaguş, Ramazan-ı Şerif'in ardından bayrama kavuşmanın huzur ve sevincini yaşadıklarını aktararak, bu kutlu vakte ulaşmayı lütfeden Allah'a hamdetti.

Bayramların, müminlerin sevinç ve neşe günleri olduğuna dikkati çeken Arpaguş, şu ifadeleri kullandı:

"Bayramlar, kardeşlik bilincinin güçlendiği, muhabbet ve dayanışmanın çoğaldığı ve bizi biz yapan değerlerin hayat bulduğu bereketli zamanlardır. Bu sebeple bayram günlerini birlik ve beraberliğimizi pekiştirmek, gönülden gönüle köprüler kurmak için bir fırsat olarak değerlendirelim. Kalplerimizi daraltan kırgınlıkları ve küskünlükleri bir kenara bırakıp gönüller kazanmaya, iyilikleri çoğaltmaya çalışalım. Bayram vesilesiyle başta aile büyüklerimiz olmak üzere eş, dost ve akrabalarımızı ziyaret ederek onların hayır dualarını alalım. Dar-ı bekaya irtihal eden yakınlarımızı rahmetle yad edelim. Bayram sevincinden mahrum kalan yetim, öksüz, garip, hasta ve yaşlıların da bayram sevinci yaşamalarına vesile olalım."

"Dayanışma ve yardımlaşma anlayışına her zamankinden daha çok ihtiyacımız var"

Arpaguş, gönül coğrafyasının pek çok yerinde Müslümanların bayram sevincine hasret kaldığını vurgulayarak, şu değerlendirmede bulundu:

"Filistin'de, Lübnan'da, Yemen'de, Sudan'da, Somali'de, İran'da ve dünyanın daha pek çok bölgesinde Müslümanlar, emperyalist güçlerin menfur emellerine kurban edilmektedir. Hak, hukuk, vicdan ve ahlak tanımayan odaklar tarafından binlerce insan hunharca katledilmektedir. Körpecik bebekler ömürlerinin baharında hayattan koparılmakta, masum insanlar yurtlarından edilmekte ve Müslümanlara hayat zindan edilmektedir. Dolayısıyla bugün İslam'ın kardeşlik bilincine, ümmet şuuruna, dayanışma ve yardımlaşma anlayışına her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. Dünyanın neresinde olursa olsun mazlum kardeşlerimizin acılarına karşı daha duyarlı olmak zorundayız. Maddi ve manevi tüm imkanlarımızla onlara destek olmak mecburiyetindeyiz. Bilmeliyiz ki Ankara ile Tahran'ın, Kudüs ile Rabat'ın, Kahire ile Cakarta'nın, Riyad ile İslamabad'ın, Şam ile Saraybosna'nın kaderi birdir. İslam beldelerinde yaşanan bütün acılar bizim acımız, bütün sevinçler bizim sevincimizdir.

Bu mühim hakikati hakkıyla idrak edip Müslümanların vahdetine vesile olacak azmi kuşandığımızda elbette bayramlar gerçek anlamını bulacaktır. Bu duygu ve düşüncelerle aziz milletimizin ve alemi İslam'ın Ramazan Bayramı'nı içtenlikle tebrik ediyorum. Bu mübarek günler vesilesiyle Müslümanlar arasında sevgi, kardeşlik, dostluk duygularının pekişmesini, İslam beldelerine barış, huzur ve güven ikliminin hakim olmasını yüce Rabb'imizden niyaz ediyorum." 

5 il için kuvvetli yağış uyarısı

Meteoroloji 15. Diyarbakır Bölge Müdürlüğü Tahmin ve Uyarı Merkezi Diyarbakır, Siirt, Şırnak, Batman ve Mardin illeri için kuvvetli yağış uyarısında bulundu

19.03.2026 14:47:00
İhlas Haber Ajansı
5 il için kuvvetli yağış uyarısı
5 il için kuvvetli yağış uyarısı
Meteorolojiden yapılan açıklamada yağışların 1500 metre üzeri bölgelerde karla karışık yağmur ve kar şeklinde görüleceğinin tahmin edildiği belirtildi.

Açıklamada, "Yapılan son değerlendirmelere göre; bölgemizde görülecek yağışların, bu gece ile yarın akşam saatleri arasında Diyarbakır, Siirt, Şırnak, Batman, Mardin'in doğu, ilçeleri olan Midyat, Ömerli, Dargeçit, Nusaybin, Savur'da yerel kuvvetli olması bekleniyor.

Yağışların, 1500 metre üzeri rakımlı kesimlerde karla karışık yağmur ve kar şeklinde görüleceği tahmin ediliyor. Kuvvetli yağışlara bağlı olarak sel, su baskını, yağış anında kuvvetli rüzgar, yüksek kesimlerde buzlanma ve don, tipi ile ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir" denildi.

TEM'de bayram yoğunluğu başladı

Ramazan Bayramı tatili için yola çıkan sürücüler TEM Otoyolu'nun Kocaeli geçişinde yoğunluk oluşturmaya başladı

19.03.2026 13:13:00 / Güncelleme: 19.03.2026 13:15:43
İHA
TEM'de bayram yoğunluğu başladı
TEM'de bayram yoğunluğu başladı
Özellikle Bekirdere Viyadüğü mevkisi Anadolu istikametinde araç sayısında belirgin bir artış gözlenirken, trafik akışı kesintisiz sağlanıyor. Güvenli ulaşım için bölgede denetimlerini artıran trafik ekipleri, güzergah boyunca radarla hız kontrolü yapıyor.

Emniyet şeridi ihlalleri, emniyet kemeri takılması ve seyir halindeyken cep telefonu kullanımı konularında denetimlerini sürdüren ekipler, sürücüleri kurallara uymaları yönünde ikaz ediyor.



Öte yandan yetkililer, güzergahta etkili olan yağış ve sis nedeniyle görüş mesafesinin yer yer düştüğünü belirterek, sürücüleri aşırı hız, uykusuzluk ve dikkatsizlik konularında dikkatli olmaları için uyarıyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.