logo
28 EYLÜL 2026

BTP lideri Hüseyin Baş'tan DEM milletvekiline eşitlik cevabı

Hüseyin Baş, "Herkesin eşit olduğu yerde eşitlik isteyen eşitlik değil imtiyaz istiyordur. Eşitlik istediğini söyleyen kişi TBMM’de milletvekili. Evet, bizler eşitlik istiyoruz. Nasıl bir eşitlik istiyoruz? Söylediğimiz sözlerden ötürü yargılanmadığımız bir siyasi düzen istiyoruz. Siz istediklerinizi söyleyebilirken biz de en azından sizi uyarabilmek istiyoruz. Bu kadar eşit olmak istiyoruz" dedi.

13.10.2025 15:21:00
Haber Merkezi
 
BTP lideri Hüseyin Baş'tan DEM milletvekiline eşitlik cevabı
BTP lideri Hüseyin Baş'tan DEM milletvekiline eşitlik cevabı
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş partisinin Bolu 9. Olağan İl Kongresi'ne katıldı.

BTP lideri kongre öncesinde Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ı makamında ziyaret etti.



Tanju Özcan, Hüseyin Baş'a Köroğlu plaketi hediye ederken Hüseyin Baş da Tanju Özcan'a Prof. Dr. Haydar Baş'ın Hoş Geldin Atatürk ve Milli Ekonomi Modeli kitaplarını hediye etti.

Kentin sorunları ve ülke gündemi üzerine yapılan sohbetten sonra kongre salonuna geçildi. Tanju Özcan da BTP'nin il kongresini takip etti.



Mustafa Yağcı'nın yeniden il başkanı seçildiği kongrede konuşan BTP lideri gündeme dair önemli değerlendirmelerde bulundu.

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş şunları söyledi;

Mansur Yavaş hakkında soruşturma izni istenmesini değerlendirdi

"Son bir yıldır hemen hemen tek bir gündemimiz var, hukuk ve yargılamalar. Daha yeni çiçeği burnunda bir soruşturma başladı. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mansur Yavaş'a soruşturma izni için Başsavcılık Bakanlıktan izin istedi. Herhalde izin de bugün yarın çıktı çıkacaktır. Bunlar da enteresan işliyor. Malumunuz bendeniz Aralık sonunda Trabzon ilinde bir konuşma yapmıştım ve bu konuşmaya istinaden gecenin saat 2'sinde sosyal medyada dolaşırken bir baktım ki, 'Hüseyin Baş hakkında re'sen soruşturma başlatıldı' diyor.  Haberi de Anadolu Ajansı'nda gördüm. 5 yıldır siyaset yapıyorum. Hakkımda tek bir haber yapmayan Anadolu Ajansı, bir anda soruşturma başlatılınca hemen manşetten girmiş. Velhasıl şimdi ne görüyoruz? Sayın Mansur Yavaş'la ilgili soruşturma. (Bir şey bulamazlar- salondan bir ses) Evet. Bir şey bulup bulmamaları önemli değil. Türkiye'de zaten şirazenin kaydının göstergesi şu: Sizin bir suç işlemiş gibi muamele görmeniz için suç işlemiş olmanıza gerek yok. Bu hukuk devletinde olmaz.



DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit'e 'Eşit yurttaşlık' cevabı

Muhalefeti susturmanın, muhalefeti durdurmanın, muhalefeti işlevsiz hale getirmenin ne Türkiye'ye bir faydası vardır ne de Türkiye'deki iktidara bir faydası vardır. Bizler sadece ve sadece söylediğimiz sözlerden ötürü yargılanabilirken öte yandan bir bakıyorsunuz Türkiye'de daha dün önüme düştü, bir DEM Partili milletvekili çıkmış, 'Eşit yurttaşlık istiyoruz' diyor. Herkesin eşit olduğu yerde eşitlik isteyen eşitlik değil imtiyaz istiyordur. Eşitlik istediğini söyleyen kişi TBMM'de milletvekili. Daha nasıl bir eşitlik istiyorsunuz? Daha nasıl bir eşitlik arıyorsunuz? Bakanınız var, cumhurbaşkanınız oldu, başbakanınız oldu ve Türkiye'de bugüne kadar hangi idari makamda veya sosyal hayatın hangi bölümünde, biriminde etnik bir ayrımcılık yapıldı? Bu bahsettiğimiz partililer Türkiye'de etnik ayrımcılığı gündeme getirene kadar Türkiye'de etnik olarak hangi sorun yaşandı da siz bugün eşitlik istiyorsunuz?




"Evet, bizler eşitlik istiyoruz!"

Evet, bizler eşitlik istiyoruz. Nasıl bir eşitlik istiyoruz? Söylediğimiz sözlerden ötürü yargılanmadığımız bir siyasi düzen istiyoruz. Siz istediklerinizi söyleyebilirken biz de en azından sizi uyarabilmek istiyoruz. Bu kadar eşit olmak istiyoruz. Ülkede kimimizin çocukları özel eğitimler alırken, özel hocalardan özel kurslar alırken, spor eğitimleri alırken kimimizin çocukları da okula gidiyor. O okulun girişinde temizlik imandandır yazıyor ama tuvaletinde sabun yok, tuvalet kağıdı yok. Biz o çocukların eşit olmasını istiyoruz. Kimimiz hasta olduğunda hastaneye gidiyor ve beş yıldızlı otel konforunda şifa bulmaya gayret ederken kimimiz ameliyat olmak için veya bir MR çekilebilmek için 7 - 8 ay, bir sene randevu bekliyor. Biz orada eşitlik istiyoruz.  Bugün öyle bir şey oldu ki partiler üye sayılarını yarıştırır oldu. Ya biz sizle nasıl yarışalım? Sizin üye başvurunuz adeta iş başvurusuna dönmüş. Eğer o partiye üye olursanız iş bulabiliyorsunuz. O partiye üye olursanız makam bulabiliyorsunuz. İnsanlar eşitsizliği buram buram yaşıyor. Ortada hukuk kalmadı. Başından beri söylüyorum iktidara söylüyorum. Siz bizim konuşmamızdan korkmayın. Bizim susmamızdan korkun. Eğer muhalefet bir ülkede susarsa siz hiçbir ilerleme kaydedemezsiniz.

"Hepimizin ihtiyacı olan meşruiyet milletin gönlünde bir meşruiyettir"

Şimdi bir meşruiyet arayışındalar.  Kimden meşruiyet talep ediliyor diye baktığınız zaman bunun cevabını da ABD Büyükelçisi Tom Barrack veriyor. Barrack, 'Trump, bizden meşruiyet istiyorlar. Biz de onu O'na onu verdik dedi" diyor.  Ama hepimizin ihtiyacı olan meşruiyet milletin gönlünde bir meşruiyettir. Milletimizin kalbinde bir meşruiyettir. Aslında bugün iktidar sahiplerinin arzu etmeleri gereken şey Türk milletinin gönlünde bir makam elde edip o meşruiyeti elde etmek olmalıdır.



"Anadolu'da hiçbir şey tesadüfe bırakılmaz. Burada her şey planlıdır"

Uyuşturucu, sanal kumar, çeteler, ahlaki yozlaşma Türk milletine karşı bilinçli bir operasyon. Bu, milletimizin önündeki en büyük sorun. Çünkü küresel güçler bir şeyi fark etti; idareleri yönetmek bir mesele ama hem maliyetli hem de riskli. Eğer nesilleri bozarak getirirseniz o maliyetlerden ve risklerden arınırsınız. Alttan gelen nesiller komple bozuk gelsin! Ne kadar güzel değil mi? Onlar için hiçbir daha zahmete gerek yok. Hatta herkesin bir açığı olsun, herkesin bir çukuru olsun, herkesin bir bagajı olsun ki ben istediğimi istediğim zaman yaptırabileyim. Bunların hiçbiri tesadüf değil. Hele ki Türkiye Cumhuriyeti'nin oturduğu Anadolu'da hiçbir şey tesadüfe yer bırakılmaz. Burada her şey planlıdır ve bu yüzyıllardır böyle olmuştur. Dolayısıyla her birimizin üstüne düşen bir vazife var. Bu yasa dışı bahisle, çetecilikle ve uyuşturucu kullanımıyla her birimiz,  başta kendimiz için sonra çoluk çocuğumuz ve gelecek nesillerimiz için mücadele etmek durumundayız. Biz Bağımsız Türkiye Partisi olarak bununla ilgili bir program serisi dizisi başlattık.

"Fiili olarak sana düşman bir nesil yetişiyor"

Ülkede kimlik diye bir şey kalmadı. Bundan 15 - 20 yıl önce Türk gencinin bir kimliği vardı. Kimisi buna tam uyumluydu, kimisi yarım uyumluydu ama sonuç olarak bir kimliğimiz vardı ve biz bu kimliği elde etmek için, edinmek için bir sürü eğitimlerden geçiyorduk. Bunun en basiti her sabah okulda andımızı okuyorduk. Ne diyorduk; 'Türküm, doğruyum, çalışkanım, ilkem' diyorduk.  İlkem ne? Küçüklerimi koruyacağım, büyüklerimi sayacağım. Her gün bunu bir çocuğa öğretseydin o çocuklar bunu yapmayacaktı. Bunlar olmuyordu Türkiye'de. Bakın bu kimliği kaybettirdiğiniz zaman artık o gençlikle mücadele edemezsiniz. O felaket öyle bir hal alır ki, en büyük düşmanınız içeride olur. Millet olmanıza engel, devlet olmanıza engel, her şeyinize engel bir düşman var içeride ve adı düşman değil. Adı senin evladın ama fiili olarak sana düşman. Şimdi böyle bir toplum gelişiyor. Dolayısıyla bunun çözümü asla ve asla infaz düzenlemesinde değil. Bunun çözümü ve Türkiye'deki bütün sorunların çözümü eğitimde yatıyor. Eğiteceksiniz, çocuklara kimlik kazandıracaksınız. Onlara yaptıkları işlerin kötü şeyler olduğunu öğreteceksiniz.



"Meseleleri mesele etmezseniz ortada mesele kalmaz"

Milli Eğitim Bakanı okullarda bağış alınmadığını söylüyor, Adalet Bakanı beyin göçünü kabul etmiyor. Sorunları inkar ederek sorunları çözemezsiniz ancak sorunları daha da büyütürsünüz. Ama Türkiye'de ne yazık ki 'sorunları görmezden gel, kabul etme' mantığı var. Rahmetli Demirel'in, 'Meseleleri mesele etmezseniz ortada mesele kalmaz' diye bir sözü vardı. Şimdi iktidar o modda. Her şey güllük, gülistanlık, her şey süper!  O mahallede her şey süper, problem yok. Eleştirenin hemen vur ağzına iki tane! Her şey güzel, problem yok. Ama bu taraf biraz problemli ve bu taraf yaklaşık 75 milyon insandan oluşuyor. Yani orada 5  - 10 milyon iyi tamam da 75 milyon da büyük bir problem var. Buradaki ateş bütün ülkeyi sarıyor.

"Bu ülkenin gerçek vergi rekortmeni sizsiniz"

Bütün her şey için para lazım. Parayı nereden bulacağız? Bu ülkenin bütçesinin, yüzde 90'ı vergi. Milli takım teknik direktörü Montella 60 milyon vergi ödeyerek Adana'nın vergi rekortmeni olmuş. Maaşı ödeyen devlet. Devlet kendi kendine vergi rekortmeni olmuş aslında. Sivas'ta da bir futbolcu vergi rekortmeni olmuş. Bu ülkenin gerçek vergi rekortmeni kimdir biliyor musunuz? Bu ülkenin vergi rekortmenleri sizsiniz. Siz daha maaşınızı almadan vergisini ödüyorsunuz. KDV, ÖTV ve minimum V ile ödediğiniz vergiler olmasa bunlar hiçbir şey yapamaz. Bu ülkenin gerçek vergi rekortmenleri, bu ülkenin sabahtan akşama kadar çocuğuna ekmek götürmek için çalışan babalardır, o çocuğun burnu kanamasın diye saçını süpürge eden annelerdir. Bu ülkeyi yönetenler birine teşekkür edecekse yüzlerce milyon maaş verip o yabancılardan aldıkları vergilere teşekkür etmesinler. Dönsünler bu millete teşekkür etsinler. Bu millet, bu ülkeyi ve bu devleti kanını döküp, canını verip kurdu. Bu millet her türlü beceriksiz iktidara rağmen sabredip vatanına, milletine aidiyetini eksik etmemiş bu millettir.

"Biz milli kaynağa dayanan Milli Ekonomi Modeli'ni istiyoruz"

Prof. Dr. Haydar Baş bu millet için Milli Ekonomi Modeli'ni yazdı. Bu milletin nasıl üreteceğini, bu milletin nasıl iyi şartlarda yaşayacağını anlatan bir model ortaya kondu. Türkiye'de ekonomi politikası yanlış. Bunu değişmemiz lazım, sistemi baştan kurgulamamız lazım. O sistem şu anda Türkiye'de sadece ve sadece Bağımsız Türkiye Partisi'nde var. Bugün Türkiye'de bütün siyasi partilerle oturun görüşün; birisi ya faiz oranlarından bahsedecek, diğeri vergi oranlarından bahsedecek, diğeri başka bir şeyden bahsedecek. Bakın sorun bunlar değil. Ülke ekonomisinin kötü olmasının sebebi yolsuzlukla da tek başına açıklanamaz. Yolsuzluğun olmadığı gün bu ülkede ekonomi iyi miydi? Demek ki bizim bir sistematik yanlışımız var ve küresel emperyalist bir sermaye grubu var. Türkiye'ye bir model dayatıyorlar. Buna liberal ekonomi modeli diyoruz. Biz de Bağımsız Türkiye Partisi olarak, 'Hayır kardeşim, biz o liberal sömürgeci ekonomi modelini kabul etmiyoruz. Biz milli varlığa dayanan, milli kaynağa dayanan, vatandaşını düşünen bir ekonomi modeli istiyoruz. Biz enerji üretecek, istihdam yapacak, mamul üretecek, insanının tüketebildiği bir ortam sağlayacak bir ekonomi modeli istiyoruz. Bu ekonomi
modeli de Milli Ekonomi Modelidir.  Biz bunu hayata geçireceğiz. Biz bu ülkeyi özelleştirtmeyeceğiz, bu devleti de özerkleştirtmeyeceğiz. Bağımsız Türkiye Partisi Türkiye'nin bağımsızlığını Milli Ekonomi Modeliyle sağlayacak' diyoruz."

RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Osmaniye'de bir öğretmenin okul bahçesinde öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında yayın yasağı kararı alındığını açıkladı

28.09.2026 16:34:00
İhlas Haber Ajansı
 
RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı
RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı
Olaya ilişkin RTÜK'ten yapılan açıklamada, "Osmaniye 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 28/09/2026 tarihli ve 2026/5294 D. İş sayılı kararı ile Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2026/15733 sayılı soruşturma kapsamındaki olay hakkında yayın yasağı getirilmiştir.

Karar; toplum sağlığının ve ahlakın, milli güvenliğin, kamu düzeninin ve kamu güvenliğinin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi ve yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması amacıyla verilmiştir. Kararda, soruşturma konusu olayla ilgili olarak her türlü haber, röportaj, eleştiri vb. yayınların, görsel ve sosyal medya ile internet ortamında yapılmasının 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca yasaklandığı belirtilmektedir.

Bu kapsamda, tüm medya hizmet sağlayıcılarının söz konusu kararın gereklerine titizlikle uyması önem arz etmektedir. Yayın yasağına aykırı yayın yapılması hâlinde, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un ilgili hükümleri uyarınca gerekli işlemler yapılacaktır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur" ifadelerine yer verildi.

Komedyen Deniz Göktaş ilk duruşmada tahliye edildi

"Ölü Deniz" isimli stand-up gösterisindeki şakaları gerekçe gösterilerek 88 gündür "kuyu tipi" cezaevinde tutulan komedyen Deniz Göktaş, çıkarıldığı ilk duruşmada tahliye edildi. Mahkeme Göktaş'a toplam 1 yıl 7 ay hapis cezası verirken, hükümle birlikte serbest bırakılmasına hükmetti

28.09.2026 16:10:00
Haber Merkezi
 
Komedyen Deniz Göktaş ilk duruşmada tahliye edildi
Komedyen Deniz Göktaş ilk duruşmada tahliye edildi
YouTube üzerinden yayımladığı "Ölü Deniz" adlı stand-up gösterisi nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan ve 3 Temmuz'dan bu yana cezaevinde bulunan ünlü komedyen Deniz Göktaş, İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nde ilk kez hâkim karşısına çıktı. Hakkında 12 yıl 2 aya kadar hapis cezası talep edilen davanın ilk duruşmasında mahkeme, Göktaş hakkında tahliye kararı verdi.

Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı ve salon yetersizliği nedeniyle İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda görülen duruşmayı siyasi parti temsilcileri, çok sayıda gazeteci, avukat ve yurttaş takip etti.

İki suçtan ceza, bir suçtan beraat

Kararını açıklayan mahkeme heyeti, Deniz Göktaş'ı "Cumhurbaşkanına alenen hakaret" suçundan 11 ay 20 gün, "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik veya aşağılama" suçundan ise 7 ay 15 gün olmak üzere toplam 1 yıl 7 ay 5 gün hapis cezasına çarptırdı. "Daltonlar Çetesi" ile ilgili yaptığı espriler nedeniyle yöneltilen "suçu ve suçluyu övme" suçlamasından ise beraatine hükmedilen Göktaş, aldığı cezaların hükmüyle birlikte tahliye edildi.

"Cümle başına 22 gün hücrede kaldım"

Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda (kuyu tipi cezaevi) tek kişilik hücrede geçirdiği 88 günü anlatarak savunmasına başlayan Deniz Göktaş, mizahın suç sayılamayacağını vurguladı. Göktaş savunmasında şu ifadelere yer verdi:

"3 Temmuz'dan beri kuyu tipi bir cezaevinde güneş görmeden, başka hiçbir insan temasım olmadan hücredeyim. Harbiye'de kurduğum 4 cümle ile suçlanıyorum ve kurduğum cümle başına tam 22 gündür hücredeyim. Yasalar değişmedi. Değişen ne? Şaka kaldıramayan, eleştiri kaldıramayan kırılgan yöneticiler."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik kullandığı "diktatör" ifadesinin hakaret değil, siyasi bir betimleme olduğunu savunan komedyen, "Bu coğrafyanın yüzlerce yıllık geleneği olan hicve açık olunmalıdır" dedi. İddianamedeki "oruç tutan canlı bombalar" ve "dalgıçlar (haşema)" şakalarının ise toplumsal gerginliklerin mizahi bir dille dışa vurumu olduğunu ekledi.

Adliyede yaşananları anlattı: "Zorla Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüm"

Göktaş savunmasında, gözaltına alınma ve tutuklanma sürecindeki usulsüzlüklere de dikkat çekti. Yurt dışı tatilini kendi isteğiyle yarıda keserek Türkiye'ye döndüğünü belirten Göktaş, havalimanında ters kelepçeyle gözaltına alındığını söyledi. Göktaş, Çağlayan Adliyesi'nde yaşadığı ilginç bir anıyı da mahkeme salonunda paylaştı:

"Hâkimliğe çıkarılmayı beklerken bana üç kez 'Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmek istiyor musun?' diye soruldu. Görüşmek istemediğimi net bir şekilde söylememe rağmen emrivakiyle adliye koridorunda kendisiyle görüştürüldüm. Ters kelepçe yetmezmiş gibi bir de Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüm. Kılıçdaroğlu bana 'Niye döndün, imkanım olsa bir dakika durmam burada' demeyen tek kişiydi."

88 günlük belirsiz bekleyişin ardından özgürlüğüne kavuşan Deniz Göktaş'ın tahliye kararı, adliye koridorlarında ve sosyal medyada büyük bir sevinçle karşılandı.

Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı

Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı

28.09.2026 14:27:00
İhlas Haber Ajansı
 
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı.

Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma çerçevesinde, İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele ekiplerince DEAŞ'a yönelik operasyon gerçekleştirildi.



Jandarma ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında yabancı uyruklu R.K.Q.B., W.K.Q.B., R.H.K.B., N.T.H.M. ve N.T.G. isimli şahısların adresleri tespit edildi.

Belirlenen adreslere Özel Harekat Timlerinin de katılımıyla eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 5 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Şüpheliler, sağlık kontrollerinin ardından işlemleri yapılmak üzere İl Jandarma Komutanlığına götürüldü.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü

Osmaniye'de yeğeni tarafından görev yaptığı okulda silahla vurulan öğretmen hayatını kaybetti

28.09.2026 14:11:00 / Güncelleme: 28.09.2026 14:14:16
İHA
 
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Olay, merkez Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nde yaşandı.

Okulda görev yapan Edebiyat Öğretmeni Mehmet Bilgili, ilk bilgilere göre yeğeni olan A.B. tarafından silahla vuruldu.



İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekibi sevk edildi.

Sağlık ekiplerinin kontrollerinde Bilgili'nin hayatını kaybettiği belirlendi.

Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek

Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek. Yenilik Partisi'nin isim benzerliği itirazıyla başlayan süreçte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı daha önce Yeni Parti'ye isim değişikliği yönünde tebligat göndermişti

28.09.2026 13:30:00
Haber Merkezi
 
 Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek
 Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek
Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek. Yenilik Partisi'nin isim benzerliği itirazıyla başlayan süreçte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı daha önce Yeni Parti'ye isim değişikliği yönünde tebligat göndermişti.

AYM'nin 24 Eylül'de yayımladığı 29 Eylül Genel Kurul gündeminin ilk sırasında, E.2026/9 (Değişik İşler) numaralı dosya yer aldı. Gündemde dosyanın konusu, "Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 96. maddesine aykırılığı ileri sürülerek anılan Kanun'un 104. maddesi gereğince hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine karar verilmesi talebi" olarak belirtildi.

Süreç, Yenilik Partisi'nin itirazıyla başladı
Öztürk Yılmaz'ın genel başkanlığını yaptığı Yenilik Partisi, "Yeni Parti" adının kendi parti adıyla karıştırılabileceğini savunarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurdu. Yılmaz, "Yeni" ve "Yenilik" ifadelerinin seçmen açısından karışıklığa yol açabileceğini ve Yeni Parti isminde ayırt edici bir ek bulunmadığını ileri sürdü.

Başvurunun ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 14 Eylül'de Yeni Parti'ye isim değişikliği talebi içeren bir tebligat gönderdi. Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir ise parti adının belirlenmesinde mevcut içtihatların dikkate alındığını belirterek isim benzerliği iddiasına karşı çıktı.

İki seçenek konuşuluyor
Yeni Parti yetkilileri isim benzerliği olmadığını belirtmiş, "Buna rağmen aksi yönde bir karar çıkarsa küçük bir değişiklikle yola devam ederiz" mesajını vermişti.

Kulislerde "Halkın Yeni Partisi" ve "Değişim Partisi" gündeme gelen seçenekler arasında yer alıyor.

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

28.09.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
Yeni Parti'nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara'da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu.

Yeni Parti'nin ilçe ön seçimleri 26-27 Eylül tarihlerinde, Türkiye genelinde kurulan sandıklarla gerçekleştirildi. 26 Ağustos tarihine kadar partiye üye olan tüm üyelerin oy kullanabildiği seçimlerde, Ankara'da da 13 ilçede sandık kuruldu. Ön seçim sonuçlarına göre Ankara'nın 13 ilçe başkanı şöyle:

Akyurt - Yalçın İpek

Altındağ - Gökhan Urun

Ayaş - Fatih Öztürk

Çankaya - Ercan Başal

Elmadağ - Mehmet Kurusakız

Etimesgut - Özgür Şahbaz

Gölbaşı - Nazım Sağlam

Keçiören - Görkem Cevahir Yıldırım

Mamak - Şeref Demirbaş

Nallıhan - Mustafa Sarıkaya

Pursaklar - Hüseyin Benek

Sincan - Önder Ağdede

Yenimahalle - Halil Alankuş

Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor

28.09.2026 11:30:00
Haber Merkezi
 
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor.

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor.

İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen iddianameye göre bu suçlamalar, "cumhurbaşkanına hakaret", "halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama" ve "suçu ve suçluyu övme" olarak sıralanıyor.

Göktaş'ın X hesabından yapılan 27 Eylül'de yapılan bir paylaşımda komedyenin yeni bir mektubu yer aldı.

Duruşmayı hatırlatarak başlayan mektupta, "88 gün sonra ilk kez kelepçeleneceğim ve araba kornası duyacağım. Kelepçeyi özlemediğim kesin, bakalım araba kornasını özlemiş miyim? İyiyim. Güneş olmadan da yaşanıyormuş, güneş abartılmış bir balonmuş" ifadeleri yer aldı.

32 yaşındaki Göktaş, "kuyu tipi" olarak adlandırılan Tekirdağ Karatepe Cezaevi'nde güneş görmeyen bir hücrede tutuluyor.

Gösterisindeki ifadeleri nedeniyle 29 Haziran'da hakkında soruşturma başlatılan Göktaş, yurtdışı tatili dönüşünde 2 Temmuz'da havalimanında gözaltına alınmış ve 3 Temmuz'da tutuklanmıştı.

28 Ağustos'ta komedyen hakkında "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ve "cumhurbaşkanına hakaret" suçlamalarından tahliye kararı verilmiş ancak cezaevinden çıkmadan "suçu ve suçluyu övmek" suçlamasıyla yeniden tutuklanmıştı.

Ancak savcılık Göktaş'ın tahliye kararının kaldırılarak üzerine atılı suçlardan yeniden tutuklanmasını talep etti ve komedyenin "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ile "cumhurbaşkanına hakaret" suçlarından ayrı ayrı tutuklanmasına oy birliğiyle karar verildi.

Daltonlar isimli suç örgütünün eylemlerini övme suçu işlediği iddiasıyla mahkemeye çıkarılan Göktaş, SEGBİS ile yaptığı savunmada suçlamayı reddetmişti.

Göktaş uzun süredir sergilediği gösteriyi 24 Haziran'da YouTube'a yüklemişti.

Video üç ayda 15 milyondan fazla izlendi.

İddianamede neler var?
İddianamede Göktaş'ın "Ölü Deniz" adlı gösterisinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında kullandığı bazı ifadelerin eleştiri sınırlarını aştığı ve Cumhurbaşkanı'nın şeref ve saygınlığını zedelediği öne sürülüyor.

Savcılık ayrıca gösteride yer alan bazı bölümlerin, İslam dininin mensuplarını ve dini pratikleri konu alan ifadeler nedeniyle toplumun bir kesimini diğer kesimine karşı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği görüşünü dile getiriyor.

Bu bölümde özellikle oruç tutan canlı bombalar ve Kur'an konulu şakalar ile Göktaş'ın dalgıçlarla ilgili sözlerinin haşema giyen kadınlarla ilgili olduğu çıkarımı yer alıyor.

Bir diğer suçlama ise kamuoyunda "Daltonlar" olarak bilinen suç örgütüne ilişkin stand-up bölümüne dayanıyor.

Savcılık, bu bölümdeki ifadelerin suç örgütünün faaliyetlerini övücü ve meşrulaştırıcı nitelik taşıdığını savunarak "suçu ve suçluyu övme" suçunun oluştuğunu ileri sürüyor.

İddianamede, gösteriyle ilgili 500'den fazla CİMER başvurusu ve çok sayıda şikâyet dilekçesi verildiği belirtildi.

Söz konusu ifadelerin kamu düzeni açısından "açık ve yakın tehlike" oluşturduğu değerlendirmesi de yer aldı.

İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

İstanbul'da, haftanın ilk iş günü sabah saatlerinde yağışın da etkisiyle bazı bölgelerde trafik yoğunluğu oluştu

28.09.2026 09:10:00 / Güncelleme: 28.09.2026 09:35:10
AA
 
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

Anadolu Yakası'nda, D-100 kara yolunda Tuzla'da başlayan yoğunluk Avrasya Tüneli girişine kadar ulaşıyor.

TEM Otoyolu'nda Sultanbeyli'de yoğunlaşan trafik, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne kadar devam ediyor.

Otoyolda Fatih Sultan Mehmet Köprüsü istikametinde, Şile Otoyolu'nda ise Altunizade'den Ümraniye'ye kadar araçlar ağır seyrediyor.

Avrupa Yakası'nda D-100 kara yolunda Haliç Köprüsü, Halıcıoğlu, Edirnekapı ve Cevizlibağ çevresinde trafik yoğunluğu yaşanıyor.

Mecidiyeköy'de yağışın da etkisiyle trafik yoğunluğu çift yönlü etkili oluyor.

TEM Otoyolu Bahçeşehir, Saadetdere ve Beylikdüzü'nde trafik ağır seyrediyor.

Öte yandan tramvay, metro, otobüs ve metrobüs duraklarında yolcu yoğunluğu yaşanıyor.

Zincirlikuyu, Cevizlibağ, Uzunçayır ve Altunizade gibi aktarma merkezlerine gelen vatandaşlar araçlara binmek için sıra bekliyor.

Metro İstanbul'un sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Hava muhalefeti nedeniyle TF1 Maçka-Taşkışla Teleferik Hattı'nda seferler yapılamamaktadır." ifadesi kullanıldı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Cep Trafik Haritası verilerine göre, kent genelindeki trafik yoğunluğu sabah saatlerinde yüzde 72'ye kadar çıktı.

Yoğunluk, Anadolu Yakası'nda yüzde 89, Avrupa Yakası'nda ise yüzde 58 olarak ölçüldü.
 

İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

İstanbul'da gök gürültülü sağanak hayatı olumsuz etkiledi, birçok ilçede su baskınları yaşandı

28.09.2026 06:30:00
AA
 
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde kısa süreli etkili olan kuvvetli yağış nedeniyle cadde ve sokaklarda su birikintileri oluşurken bazı alt geçitleri, evleri ve iş yerlerini su bastı.

Avrupa Yakası'nda Beşiktaş, Fatih, Şişli, Bakırköy, Sultangazi, Eyüpsultan, Esenler, Küçükçekmece ve Kağıthane ilçelerinde gök gürültülü sağanak etkisini gösterdi.

Yoğun yağış nedeniyle Zincirlikuyu'daki su basan alt geçitte ekiplerin çalışmaları devam ediyor. Araç trafiğine kapatılan alt geçidin su tahliyesinin sabah saatlerine kadar süreceği öğrenildi.

Fatih'teki Zeyrek Mahallesi Eski Mutaflar Caddesi'nde bir otomobil ile kamyonet çökme sonucu meydana gelen çukura girdi. Çevredeki vatandaşlar araçları iterek, bulundukları yerden çıkardı. Yola şerit çekilerek trafiğe kapatıldı.

Eyüpsultan Merkez Mahallesi Sayfiye Sokak'ta ise binaların arasında kalan arsada yağışın etkisiyle toprak kayması yaşandı. İhbar üzerine bölgeye gelen itfaiye ve AFAD ekiplerince çevredeki binalarda yaşayan 25 kişi tahliye edildi. Bölge, şerit çekilerek emniyete alındı.

Esenler'de Mehmet Akif İnan Caddesi'nde seyir halindeki motosiklet, yağış nedeniyle sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrildi. Kazada sürücü ve motosiklet savrulurken, olay anı güvenlik kamerasınca kaydedildi.

Küçükçekmece Kanarya Mahallesi Çalıkuşu Sokak'ta ise bir binanın bodrum katındaki otoparkı su bastı. Vatandaşlar otoparktaki araçlarını kendi imkanlarıyla dışarı çıkardı.

Yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor. 

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

28.09.2026 06:00:00
AA
 
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar sürüyor.

Soruşturma kapsamında Başsavcılığın ilgili kurumlara yazdığı müzekkerede kişi ve kurumların hesaplarında bulunan sermaye piyasası araçlarının dondurulmasının talep edildiği bildirildi.

Yazıda, ilgili kurumlar nezdinde mal varlığı ve para hareketlerine yönelik tedbir uygulanan firmalar ve fonlarla alakalı olarak, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve ilgili kurullar tarafından yeni değerlendirme ve bildirimlerin yapıldığı belirtildi.

Bu doğrultuda, söz konusu tedbirlerin ve mal varlığının dondurulması kararının kaldırılmasına karar verildiği kaydedildi.

Soruşturmada tedbir kararı kaldırılan 45 firma ile 19 fonun bulunduğu, gerçek kişiler üzerindeki tedbirin ise devam ettiği öğrenildi.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temini talep edilmişti.

Şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, bunların 2024'ten bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi istenmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturmada, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi tutuklanmıştı.

Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya, savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan da adliyeye sevk edilmiş ve tutuklanmıştı.

Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Furkan Baki, Murat Keçeci, Ramazan Erbey, İlhan Aygül, Salih Can Bülbül, Selçuk Kahya, Uğur Akkafa, Samet Çetinel, Celal Yarız, İsmail Ege, Mehmet Yıldırım, Lütfi Çetinel, Berkan Gülen ve Mehmet Erbey'in tutuklanmasına, 3 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar verilmişti.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen 19 şüpheli tutuklanmış, 2 zanlı ise adli kontrol şartıyla salıverilmişti.

Devam eden soruşturmada 8 zanlı daha gözaltına alınmış, 6'sının tutuklanmasına hükmedilmişti.

Böylece soruşturmada tutuklananların sayısı 51'e ulaşmıştı.

Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener'le birlikte hakkında yakalama kararı çıkarılan Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel de gözaltına alınmıştı. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.