logo
17 AĞUSTOS 2026

BTP’den Çankırı’ya güçlü saha çıkarması: Yeni il binasının müjdesi verildi

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP), saha çalışmalarını Türkiye’nin dört bir yanında aralıksız sürdürüyor. Hafta sonu Çankırı’da gerçekleşen kapsamlı programa Genel Merkez ve il dışı teşkilatlardan üst düzey katılım sağlandı. BTP heyeti hem kentteki teşkilat mensuplarıyla buluştu hem de Çankırılı vatandaşlarla ülkenin geleceğini masaya yatırdı

17.08.2026 13:10:00
Hasan Gündoğdu
 
BTP’den Çankırı’ya güçlü saha çıkarması: Yeni il binasının müjdesi verildi
BTP’den Çankırı’ya güçlü saha çıkarması: Yeni il binasının müjdesi verildi
Genel Merkez ve İstanbul Teşkilatlarından Çankırı'ya Tam Destek

Çankırı'da yürütülen çalışmalara BTP Genel Başkan Yardımcısı Avukat Mustafa Pak ve Merkez Yönetim Kurulu (MYK) Üyesi Haydar Yıldız Ankara'dan katılım sağladı. Ziyarete ayrıca, yaz tatili dolayısıyla memleketleri Korgun ilçesinde bulunan Kadıköy İlçe Başkanı Arif Ağırkaya ve Kadıköy Kadın Kolları Başkanı Gülseren Ağırkaya ile yine İstanbul teşkilatından memleketi Çankırı'da bulunan Ayşe Öztürk eşlik etti.






Çankırılı Vatandaşlardan Hüseyin Baş'a Büyük Teveccüh

Hafta sonu boyunca Çankırı merkez ve ilçelerinde yürütülen temaslarda, ülke sorunlarını dert edinen ve BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın söylemlerini yakından, ilgiyle takip eden çok sayıda vatandaşla bir araya gelindi. Samimi bir atmosferde gerçekleşen sohbetlerde Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal sorunlar değerlendirilirken, BTP'nin milli çözüm projeleri aktarıldı. Çankırılıların gösterdiği yoğun ilgi ve teveccüh memnuniyet yarattı.






Yeni İl Başkanlığı Binası Açılıyor

Çankırı teşkilat mensuplarıyla yapılan değerlendirme toplantısında ise kentin siyasi yapılanması ve gelecekteki saha stratejileri ele alındı. Toplantının en önemli gündem maddesini ise BTP Çankırı İl Başkanlığı'nın yeni hizmet binası oluşturdu. BTP'nin Çankırı'daki kurumsal gücünü pekiştirecek yeni il binasının açılışıyla ilgili tüm planlama ve hazırlıklar masaya yatırıldı.






Çalışmaların ardından açıklamada bulunan BTP kurmayları, Genel Başkan Hüseyin Baş önderliğinde Çankırı'da aklıselim tüm vatandaşlarla kucaklaşmaya, sorunlara çözüm sunmaya ve teşkilat yapısını her geçen gün daha da büyütmeye kararlılıkla devam edeceklerini belirttiler.













Konya Ovası'nda obruk alarmı: Sayı 740'ı aştı

Konya Ovası'nda yıllar içinde artan obruklara ilişkin çalışmalar sürerken, Konya Kapalı Havzası'nda tespit edilen obruk sayısının 740'ın üzerine çıktığı belirlendi. Konya Teknik Üniversitesi Obruk Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Fetullah Arık, Konya'da daha önce 600 civarında olan obruk sayısının günümüzde 700 seviyesine ulaştığını belirterek, bölgedeki artışa dikkat çekti

17.08.2026 13:41:00
İHA
 
Konya Ovası'nda obruk alarmı: Sayı 740'ı aştı
Konya Ovası'nda obruk alarmı: Sayı 740'ı aştı
Konya Kapalı Havzası'nda obruk oluşumlarıyla ilgili envanter çalışmaları devam ediyor. Yapılan son çalışmalarla birlikte havza genelinde 740'ın üzerinde obruk tespit edilirken, bunların yaklaşık 700'ünün Konya Havzası içerisinde, 25-30 kadarının Karaman'da, 8-10 kadarının ise Aksaray'da bulunduğu ifade edildi. Konya Teknik Üniversitesi Obruk Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Fetullah Arık, Konya'daki obruk sayısının geçmiş yıllara göre önemli ölçüde arttığını belirterek, "Konya'da envanter çalışmaları esnasında 600 civarında obruktan söz ediyorduk. Günümüzde artık 700 civarında obruktan söz ediyoruz" dedi.






2020'den bu yana artış

Obrukların sayısındaki artışın dikkat çektiğine değinen Prof. Dr. Arık, 2020 yılında Karapınar çevresindeki sayımlarda yaklaşık 500 obruk bulunduğunu, günümüzde aynı bölgede 600 civarında obruktan söz edilebildiğini söyledi. Arık, "Konya'da envanter çalışmaları esnasında 600 civarında obruktan söz ediyorduk. Günümüzde artık 700 civarında obruktan söz ediyoruz. AFAD'ın yapmış olduğu çalışmalar halen devam ediyor. Konya, Karaman ve Aksaray için duyarlılık, Konya için tehlike haritasının hazırlığı da devam ediyor. Merkezimiz de bu hususta çalışmalarını sürdürüyor. Örneğin 2020 yılında Karapınar çevresindeki sayımlar sonucunda 500 civarında obruk vardı. Şimdi aynı bölge içerisinde 600 civarında obruktan söz edebiliyoruz" şeklinde konuştu.








Obrukların oluşumunda doğal yapı ve su etkili

Obruk oluşumlarının doğal jeolojik şartlara bağlı olarak meydana geldiğini anlatan Prof. Dr. Arık, "Obruk oluşumları aslında doğal jeolojik şartlara bağlı olarak meydana geliyor. Özellikle kaya yapısı son derece önemli. Suyla karşılaştığı zaman çözünebilir nitelikteki birimlerin olduğu yerlerde su ve kaya etkileşimi sonucunda yer altındaki küçük boşluklar büyük mağaralara evrilebiliyor ve zaman içerisinde mağara tavanlarının ağırlığını taşıyamayarak çökmeleri sonucunda oluşuyor. Bu normal, doğal jeolojik şartlar demek yani kaya türü. Tabii suyun hareketine imkan verecek nitelikte yer altındaki örtülü kırıklar, faylar ve yer altındaki birimlerin gözenekleri bunda önemli etkenler. Yer altı suyunun süreksizliği, yer altı suyunun varlığı, seviyesi ve suyun karakteristiği son derece önemli obruk oluşumları için. Örneğin Konya yöresinde hafif asidik nitelikte sular, çözünürlüğü biraz daha artırıcı bir faktörle karşımıza çıkıyor" ifadelerini kullandı.








Kuraklık ve aşırı yer altı suyu kullanımı

Arık, "Tabii su seviyesindeki değişkenliklere en önemli etki iklim değişikliği içinde bulunduğumuz dönemde. Örneğin 2025 yılı son 40 yılın, 50 yılın en sıcak dönemi olarak kayıtlara geçti. Ötesinde 2026 yılında da özellikle bahardan sonra meydana gelen yağışlarda yine son 60 yılın en yağışlı periyodu olarak söylenebilir. Yani bu şekilde iklim değişikliğinin tam da özeti olarak söyleyebiliriz. Uzun süreli kuraklıklar, ani yağışlı periyotlar gibi olaylar iklim değişikliğinin sonucu. Tabii vatandaşlar bölgede tarıma da devam edebilmek için mecburen yer altı sularına başvuruyorlar. Yer altı sularını kullanma ve su seviyesindeki değişiklik de yine önemli etkenlerden bir tanesi. Özellikle düşündüğümüzde suyun yer altı seviyesindeki temel etkeni, aşırı suya olan talep olarak söyleyebiliriz" dedi.








"Deprem-obruk ilişkisi için daha fazla veriye ihtiyaç var"

Fayların obruk üzerindeki etkisine de değinen Fetullah Arık, "Tabii bu, obruk oluşumlarıyla ilgili olarak biraz önce fayların da etkisinden bahsetmiştik. Yani faylar birincisi, suyun hareketine imkan veren yer altındaki süreksizlikleri meydana getiriyor. İkincisi, bu faylara bağlı meydana gelmiş olan depremler de obruk oluşumlarını, çökmeyi tetikleyen faktörlerden bir tanesi. Dünyanın pek çok yerinde faylar, depremler ve obruk ilişkileri kurulabilmiş durumda. Bu bölge içerisinde en önemli sorun, obrukların tam olarak ne zaman oluştuğuyla ilgili kesin verilerin olmayışı. Depremlerle ilgili kayıtlarda saati, tarihi her şey net olmasına rağmen obruklarla ilgili böyle bir kayıt olmadığı için depremle obruk ilişkisi de tam olarak kurulamıyor. Ancak bazı depremlerden sonra, o dönemde depremle eş zamanlı ya da birkaç gün sonra veya birkaç hafta sonra bazı obrukların oluştuğunu biliyoruz. Burada deprem-obruk ilişkisi vardır diyebilmek için yetersiz veri olarak özetleyebiliriz" diye konuştu.






Hatay'da işçi servisi tırla kafa kafaya çarpıştı: 1 ölü, 15 yaralı

Hatay'da işçileri taşıyan servis minibüsünün tırla çarpıştığı kazada 1 kişi hayatını kaybetti, 15 kişi de yaralandı

17.08.2026 00:20:00
İHA
 
Hatay'da işçi servisi tırla kafa kafaya çarpıştı: 1 ölü, 15 yaralı
Hatay'da işçi servisi tırla kafa kafaya çarpıştı: 1 ölü, 15 yaralı
Kaza, Erzin-Ceyhan kara yolu Burnaz mevkiinde yaşandı. Toros Tarım işletmesinden çıkan işçi servisi ile karşı yönden gelen tır kafa kafaya çarpıştı. İhbar üzerine bölgeye itfaiye, sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.






Kazada hurdaya dönen minibüsteki yaralılar itfaiye ekipleri tarafından araçtan çıkarıldı. Kazada serviste bulunan Mehmet Soylu isimli işçi hayatını kaybederken, 15 yaralı olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından hastaneye sevk edildi.









Soylu'nun cansız bedeni de olay yerindeki incelemenin ardından morga kaldırıldı.
 







Servisteki işçilerin taşeron firmada çalıştığı ve mesai bitimi Dörtyol ile Payas ilçelerindeki evlerine dönmek için yola çıktıkları öğrenildi. Jandarma ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı.






Vize dolandırıcılığı operasyonunda şüpheliler gazetecilere tepki gösterdi

Vize dolandırıcılığı operasyonunda şüpheliler ve yakınları gazetecilere tepki gösterdi

15.08.2026 16:31:00
İHA
 
Vize dolandırıcılığı operasyonunda şüpheliler gazetecilere tepki gösterdi
Vize dolandırıcılığı operasyonunda şüpheliler gazetecilere tepki gösterdi
İstanbul merkezli 6 ilde, vize danışmanlığı adı altında faaliyet gösteren ve konsolosluk randevu sistemlerini "bot" yazılımlarla kilitleyerek vatandaşları mağdur ettiği öne sürülen şebekeye yönelik operasyonda tutuklanan 37 şüpheliden Alanya'da hakim karşısına çıkan 8'i ile yakınları, cezaevine sevki sırasında kendilerini görüntüleyen gazetecilere tepki gösterdi. Tutuklu şahıslardan birisi, su şişesi fırlattığı gazetecilere, "Terbiyesizler, insafsızlar. Adam mı öldürdüler" şeklinde tepki gösterdi.






İstanbul merkezli 6 ilde düzenlenen operasyonda, vize danışmanlığı adı altında faaliyet gösteren bazı kişi ve şirketlerin konsoloslukların randevu sistemlerini "bot" yazılımlarla kilitlediği, vatandaşların randevu almasını engellediği ve ücret karşılığında randevu temin ederek haksız kazanç sağladığı iddiasıyla soruşturma yürütüldü. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında şüphelilerin para hareketleri de incelemeye alındı. Yapılan incelemelerde 2,8 milyar lirayı aşan para hareketi tespit edildi. Soruşturma kapsamında 49 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilirken, İstanbul, Ankara, Antalya, Balıkesir, Bursa ve İzmir'de düzenlenen operasyonlarda 42 şüpheli gözaltına alındı, 37'si tutuklandı.








Alanya'da 8 şüpheli adliyeye sevk edildi

Operasyon kapsamında Alanya'da gözaltına alınan 8 şüpheli, dün sabah saatlerinde Alanya Adliyesi'ne sevk edildi. Savcılıkta ifadeleri alınan şüpheliler, tutuklanma talebiyle mahkemeye gönderildi. Mahkemedeki işlemlerin ardından Fikret K., Günsel K., Çınar K., Ayşe G., Tunahan A., Berkay V. ve Sezgin A. tutuklandı. Emel Ç. ise adli kontrol ve yurt dışına çıkış yasağı şartıyla serbest bırakıldı.








Basın mensuplarına tepki gösterdiler

Tutuklanan şüphelilerin cezaevine sevki sırasında görüntü alan gazetecilere bazı şüpheli yakınları sözlü olarak tepki gösterdi. Şüpheli yakınlarından biri basın mensuplarına, "Hayırdır, kimi çekiyorsun' Basınına başlarım, başlatma basınına" ifadeleriyle tepki gösterdi. Tutuklanan şüphelilerden Günsel K. de plastik su şişesi fırlattığı basın mensuplarına yönelik, "Çekil buradan. Terbiyesizler, insafsızlar. Adam mı öldürdüler'" şeklinde tepki gösterdi.






Yaşanan sözlü tartışmanın ardından tutuklanan 7 şüpheli cezaevine götürüldü.













Tüp patlamasında hayatını kaybedenlerin kimlikleri belli oldu

Manisa'nın Salihli ilçesinde bulunan ve 20 kişinin çalıştığı gaz dolum tesisinde iddiaya göre gaz sıkışması sonucu meydana gelen patlamada tesis sahibi Nazif Kavas ve işçilerden Servet Ekiz hayatını kaybetti

15.08.2026 16:25:00 / Güncelleme: 15.08.2026 16:28:09
İHA
 
Tüp patlamasında hayatını kaybedenlerin kimlikleri belli oldu
Tüp patlamasında hayatını kaybedenlerin kimlikleri belli oldu
Olay, Salihli'nin Atatürk Mahallesi'nde bulunan Kavas Gaz Dolum Tesisi'nde meydana geldi. İddiya göre, tesiste gaz sıkışması sonucu patlama meydana geldi İhbar üzerine olay yerine çok sayıda ekip sevk edildi.






Şiddetli patlamaların meydana geldiği yangın ekiplerin çalışması sonucu söndürülüp kontrol altına alındı. Ekiplerin çalışması sonucu tesis sahibi 2 çocuk babası Nazif Kavas(55) ile işçilerden 2 çocuk babası Servet Ekiz'in (45) cansız bedenlerine ulaşıldı.








Soğutma çalışmalarının yapıldığı olayla ilgili soruşturma başlatıldı.




















Tekirdağ'da korkutan yangın: Alevler geceyi aydınlattı

14.08.2026 12:18:00
İHA
 
Tekirdağ'da korkutan yangın: Alevler geceyi aydınlattı
Tekirdağ'da korkutan yangın: Alevler geceyi aydınlattı
Tekirdağ Çorlu'da çıkan tarla yangınında 200 dönüm anız alev alev yandı. Yangın itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürüldü






Olay, gece saatlerinde Hürriyet Mahallesi Mine Caddesi civarında meydana geldi. Henüz bilinmeyen bir nedenle tarlada buğday sapları alev aldı.

Yangın rüzgarın da etkisiyle büyüyerek geniş alana yayıldı.

Vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye ekibi yönlendirildi. Yangın, itfaiye ekiplerinin yaklaşık 1 saat süren çalışmalarının ardından söndürüldü.

Yaklaşık 200 dönüm alanın küle döndüğü öne sürüldü.

Yangının çıkış sebebi ise henüz bilinmiyor.













Terörizm ve siyasal şiddetin sosyolojik etkileri

Dünyada ve bölgemizde yaşanan siyasal çalkantılar, şiddet eylemlerinin ve terörizmin yalnızca askeri ya da güvenlik odaklı tedbirlerle çözülemeyeceğini bir kez daha gösteriyor

14.08.2026 00:54:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Terörizm ve siyasal şiddetin sosyolojik etkileri
Terörizm ve siyasal şiddetin sosyolojik etkileri
Dünyada ve bölgemizde yaşanan siyasal çalkantılar, şiddet eylemlerinin ve terörizmin yalnızca askeri ya da güvenlik odaklı tedbirlerle çözülemeyeceğini bir kez daha gösteriyor.

Uzmanlar ve sosyologlar, toplumsal düzeni sarsan bu olgunun derinlerindeki sosyo-ekonomik, kültürel ve psikolojik etkenlere dikkat çekiyor: Siyasal şiddet gökten zembille inmiyor; toplumsal yapının fay hatlarında biriken gerilimlerden besleniyor.







Bireyi Şiddete İten Toplumsal Dinamikler

Terörizm ve siyasal şiddeti inceleyen sosyologlar, radikalleşme süreçlerinin tek bir nedene indirgenemeyeceğini vurguluyor. Bireylerin şiddet yanlısı gruplara katılımında ve bu eylemleri meşrulaştırmasında öne çıkan temel faktörler şunlar:

Toplumdan dışlandığını, adaletsizliğe uğradığını veya sesini meşru yollarla duyuramadığını hisseden bireyler, marjinal grupların söylemlerine daha açık hale geliyor.

Özellikle modernleşme ve hızlı kentleşme süreçlerinde kimlik krizine giren gençler, radikal yapılarda kendilerine yapay bir "aidiyet" ve "amaç" buluyor.

Yoksulluk tek başına terörü yaratmasa da, yüksek genç işsizliği ve geleceksizlik hissi radikal söylemlerin yeşermesi için uygun bir zemin hazırlıyor.







Şiddetin Meşrulaştırılması ve İdeolojik Söylem

Siyasal şiddet eylemlerini diğer suç türlerinden ayıran en belirgin fark, eylemcilerin bu davranışları bir "kutsal amaç" veya "siyasal dava" adına gerçekleştirdiğine inanmasıdır. Sosyolojik araştırmalar, terör örgütlerinin propaganda mekanizmalarının iki temel strateji üzerine kurulduğunu gösteriyor:

Hedef alınan grup veya kurumlar insani vasıflarından arındırılarak "mutlak kötü" olarak tanımlanıyor.

Kendi grubunun sürekli mağdur edildiği algısı işlenerek, yapılan eylemler "zorunlu bir savunma" olarak sunuluyor.







Güvenlik Politikalarından Toplumsal Onarıma

Uzmanlar, terörle mücadelede yalnızca Polisiye ve askeri yöntemlerin yetersiz kalacağına işaret ediyor. Uzun vadeli ve kalıcı çözüm için toplumsal yapıyı güçlendirecek adımların atılması gerektiği belirtiliyor:

Kapsayıcı Sosyal Politikalar: Gençlerin eğitime ve istihdama erişiminin artırılması.

Toplumsal Diyalog ve Adalet: Hak arama yollarının şeffaf ve açık tutulması, kutuplaştırıcı dilden kaçınılması.







Sivil Toplumun Güçlendirilmesi: Radikalleşmeyle mücadelede yerel toplulukların ve sivil toplum kuruluşlarının aktif rol alması.

Siyasal şiddet ve terörizmin sosyolojik boyutunu anlamak, toplumsal barışın inşa edilmesinde kilit bir rol oynamaya devam ediyor.

Türk bayrağını yakan şüpheli adliyeye sevk edildi

Muğla'nın Menteşe ilçesinde bir iş yerinin önünde asılı bulunan Türk bayrağını çakmakla ateşe vermek isteyen kadın, güvenlik kameralarının incelenmesi sonucu yakalanmıştı. 31 yaşındaki A.A. isimli kadın emniyetteki işlemlerini ardından adliyeye sevk edildi

13.08.2026 11:52:00
İHA
 
Türk bayrağını yakan şüpheli adliyeye sevk edildi
Türk bayrağını yakan şüpheli adliyeye sevk edildi
Olay, Menteşe merkezde tarihi Kurşunlu Camii yakınlarında bulunan bir iş yerinin önünde meydana geldi. Sabah saatlerinde kaldırımda yürüyen kadın, iş yerinin önünde duvara asılı Türk bayrağının yanına gelerek, çantasından çıkardığı çakmakla bayrağı ateşe vermek istedi.






Olayın güvenlik kameralarına yansımasının ardından kolluk kuvvetleri kadının yakalanması başlattıkları çalışmada aynı gün yakalanarak gözaltına alındı. 






Yakalanan A.A., Muğla Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü'ndeki işlemlerini ardından Muğla Adliyesi'ne sevk edildi.






Silahlı kuyumcu soygununda canından oldu: Tazminat kararı Yargıtay'dan döndü

Antalya'da silahlı kuyumcu soygununda öldürülen Abuzer Atakan Gür'ün ailesine 4 milyon 679 bin 831 TL tazminat ödenmesine ilişkin kararı, saldırganın eyleminin işveren yönünden nedensellik bağını kestiği gerekçesiyle bozan Yargıtay, dosyayı yeniden yerel mahkemeye gönderdi

13.08.2026 11:42:00
İHA
 
Silahlı kuyumcu soygununda canından oldu: Tazminat kararı Yargıtay'dan döndü
Silahlı kuyumcu soygununda canından oldu: Tazminat kararı Yargıtay'dan döndü
Olay, 29 Ekim 2021 tarihinde Kepez ilçesi 15 Temmuz Şehitler Caddesi'ndeki bir kuyumcu dükkânında meydana geldi. Kar maskesiyle iş yerine giren şüpheli, silahla vurduğu çalışan Abuzer Atakan Gür'ü darbedip yeniden ateş açtıktan sonra yaklaşık 2 kilogram altını alarak kaçtı. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, Gür'ün hayatını kaybettiğini belirledi.






Güvenlik kamerası kayıtlarını inceleyen polis ekipleri, şüphelinin yakalanması için çalışma başlattı. Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından Kütahya karayolunda yakalanan şüphelinin aracında ve üzerinde yapılan aramada Kalaşnikof marka uzun namlulu silah, silaha ait şarjör, şarjör içerisinde 15 mermi, 100 bin TL, 1 kilogram külçe altın ve 177 gram saf altın ele geçirildi. Şüpheli S.Ö, Antalya İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ile Gasp Büro Amirliği ekiplerine teslim edildi.








Yapılan araştırmalarda, 17 Ekim 2020 tarihinde Kepez ilçesindeki başka bir kuyumcuda meydana gelen silahlı yağma olayının şüphelisinin de S.Ö (29) olduğu tespit edildi. Her iki olayı da gerçekleştirdiğini itiraf eden S.Ö, emniyetteki işlemlerinin ardından 14 Kasım 2021 tarihinde çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hâkimliğince tutuklandı. Antalya 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanan S.Ö, tasarlayarak öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet, nitelikli yağma suçundan 14 yıl, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan ise 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı.








Tazminat kararını Yargıtay bozdu

Abuzer Atakan Gür'ün yakınları, silahlı soygunun ardından işveren kuyumcu A.A. hakkında maddi ve manevi tazminat davası açtı. Aile, iş yerinde gerekli iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınmadığını öne sürerek, işverenin Gür'ün ölümünde sorumluluğunun bulunduğunu savundu.
Davayı karara bağlayan Antalya 4'üncü İş Mahkemesi, Gür'ün yakınlarına toplam 4 milyon 679 bin 831 TL maddi ve manevi tazminatın, olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesine hükmetti. İşverenin karara karşı yaptığı istinaf başvurusunun reddedilmesinin ardından dosya Yargıtay'a taşındı.

Dosyayı inceleyen Yargıtay 10'uncu Hukuk Dairesi, saldırganın kuyumcu soygununu ve silahlı saldırıyı önceden planladığına dikkati çekerek yerel mahkemenin kararını bozdu. Yargıtay, üçüncü kişinin ağır kusurlu eyleminin işveren yönünden nedensellik bağını kestiğini belirterek, tazminata hükmedilen kararın bozulmasına oy birliğiyle karar verdi. Dosya, yeniden karar verilmek üzere Antalya 4'üncü İş Mahkemesi'ne gönderildi.









"Bir saldırganın suç işleme iradesi, işverenin yükümlülüğünü ortadan kaldırır mı?"

Gür ailesinin avukatlarından Elif Hondu Çil, müvekkillerinin Yargıtay kararına karşı yerel mahkemenin önceki kararında direnmesini talep ettiğini belirtti. Gür'ün ailesinin geçimini sağlamak için iş yerine gittiğini ve silahlı saldırıda hayatını kaybettiğini ifade eden Çil, şunları söyledi: "Bugün yıllar sonra hâlâ şu sorunun cevabını arıyoruz: Bir işçinin iş yerindeki güvenliği için alınması gereken önlemler alınmadıysa bu ölümde işverenin hukuki sorumluluğu nerede başlar, nerede biter' İş yerinde gerekli risk değerlendirmeleri yapılmamıştı. Gerekli önlemler alınmamıştı. Güvenlik amacıyla bulundurulması gereken bir silah ve alarm yoktu. Bu tespitlerin hepsi ilk derece mahkemesi tarafından yapıldı. Mahkeme de Abuzer Atakan Gür'ün eşinin ve çocuklarının maddi ve manevi tazminat taleplerini kabul etti."

Yargıtay'ın işveren ile ölüm arasındaki nedensellik bağının kesildiğine hükmederek kararı bozduğunu dile getiren Çil, "Bir saldırganın suç işleme iradesi, işverenin işçisini koruma yükümlülüğünü tamamen ortadan kaldırır mı' Bu saldırı bir tesadüf değildi. Saldırgan, iş yerindeki para ve altınları almak amacıyla dükkâna gelmişti. Biz suçlunun bulunmasını istemiyoruz. Suç da suçlu da zaten belli. Bir işçinin çalıştığı iş yerinde güvenliğinin sağlanması için işverene yüklenen sorumluluğun bu olay özelinde neden yok sayıldığını sorguluyoruz. Hiçbir tazminat Abuzer Atakan'ı geri getirmeyecek. Ancak bir işçinin iş yerine giderken sahip olması gereken en önemli hak, evine sağlıklı dönebilmektir. Abuzer Atakan evine geri dönemedi. Şimdi sıra adalette" ifadelerini kullandı.








"Silahlı yağma öngörülebilir bir risk"

Ailenin diğer avukatı Serpil Alabaş da saldırganın aldığı cezayı tartışmadıklarını, itirazlarının işverenin sorumluluğunun tamamen ortadan kaldırılmasına yönelik olduğunu belirtti. Saldırganın temel amacının yağma olduğunu ifade eden Alabaş, "Ölüm, bu yağma eylemi sırasında meydana gelen sonuçtur. İşverenin mal varlığı zarar görmüş, işçi ise hayatını kaybederek bunun bedelini canıyla ödemiştir. Ailesi ve çocukları da destekten mahrum kalmıştır. Yalnızca üçüncü kişinin yağma kastının bulunması, işverenin çalışanını öngörülebilir bir riskten koruma yükümlülüğünü neden tamamen ortadan kaldırmaktadır" diye konuştu.

Yargıtay kararında işverenin risk değerlendirmesi yapmadığı, gerekli önlemleri almadığı ve iş güvenliği eğitimi vermediğinin kabul edildiğini savunan Alabaş, "Kuyumculuk faaliyetinde silahlı yağma öngörülebilir bir risk ise bu risk değerlendirilmemişken meydana gelen ölümün işverenin kusuruyla hiçbir bağlantısının bulunmadığı nasıl söylenebilir. İş yerinin güvenlik şartlarının, çalışma düzeninin, Cumhuriyet Bayramı'ndaki açılış saatinin ve alınan ya da alınmayan diğer önlemlerin araştırılması gerektiğini söylüyoruz" dedi.

Gür'ün ilk ateşin ardından yere düştüğünü, saldırganın daha sonra yanına giderek yeniden ateş ettiğini belirten Alabaş, "Abuzer Atakan Gür o sabah çalışmak için iş yerine girdi. Akşam evine dönmesi gerekiyordu ancak dönemedi. Talebimiz yalnızca tazminat değildir. İş yerinde hayatını kaybeden bir işçinin de işverenin koruma yükümlülüğü kapsamında olduğunun kabul edilmesini istiyoruz" şeklinde konuştu.








"Çocuklarımın hakkını istiyorum"

Abuzer Atakan Gür'ün eşi Nurcan Gür ise iki çocuğuyla birlikte zorlu bir süreç yaşadığını belirterek, "Gelecek karardan çok umutluyduk fakat şu anda çok üzgünüz. Eşim geri gelmeyecek ancak iki çocuğuma bakmak ve onların geleceklerini hazırlamak zorundayım. Yerel mahkemenin adaleti yerine getirmesini istiyorum. Çocuklarımın hakkını istiyorum" dedi.
Gür'ün oğlu Gürkan Gür de yaşadıkları sürecin kelimelerle anlatılamayacak kadar ağır olduğunu ifade ederek, "Yargıtay davamızı bozdu. Önceki yerel mahkeme kararında mahkemenin yeniden durmasını istiyoruz. Umutluyuz ve adalete güveniyoruz. Babam geri gelmeyecek ancak hakkımızı alabilme umuduyla mahkemenin kararını bekliyoruz" diye konuştu.İHA

Seydikemer'de yangının yaraları sarılıyor

Muğla'nın Seydikemer ilçesinde çıkan ve birden fazla mahalleyi etkileyen orman yangınında mağdur olan vatandaşlara yönelik destekler sürüyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi, yangından etkilenen ailelerin yaralarının sarılması amacıyla çalışmalarına devam ederken, Dere Mahallesi'nde evini kaybeden Çobanoğlu ailesine yaşam konteyneri desteğinde bulundu. Hayırsever vatandaşların katkılarıyla temel yaşam eşyaları da temin edilen konteyner aileye teslim edildi

12.08.2026 12:14:00
İHA
 
Seydikemer'de yangının yaraları sarılıyor
Seydikemer'de yangının yaraları sarılıyor
Muğla Büyükşehir Belediyesi, yangının ilk anından itibaren bölgede yürüttüğü çalışmaların yanı sıra yangın sonrasında da vatandaşların yanında olmaya devam ediyor. Yangından etkilenen mahallelerde ihtiyaçların belirlenmesine yönelik yapılan çalışmalar kapsamında, evlerini kaybeden ve barınma ihtiyacı bulunan vatandaşlara yönelik destekler gerçekleştiriliyor.






Çobanoğlu ailesine yaşam konteyneri

Yangından etkilenen vatandaşlar arasında Dere Mahallesi'nde yaşayan Çobanoğlu ailesi de yer aldı. Yangında evlerini kaybeden ailenin barınma ihtiyacının karşılanması amacıyla Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından yaşam konteyneri temin edildi. Ailenin yalnızca barınma ihtiyacının değil, günlük yaşamını sürdürebilmesi için gerekli temel ihtiyaçlarının da karşılanması için çalışma yürütüldü. Hayırsever vatandaşların destek ve katkılarıyla konteynerin içerisindeki yaşam alanı için gerekli eşyalar temin edildi. Hazırlıkları tamamlanan eşyalı konteyner, Dere Mahallesi'nde Çobanoğlu ailesine teslim edildi.

Yangında evlerini kaybeden Ahmet Çobanoğlu, "Yardım eden ekiplerimize, herkese komple hepsinden Allah razı olsun. Başımızı sokacak bir yuvamız oldu. Allah o yangını kimseye göstermesin" dedi.








Evin kızı olan ve annesi ile babası için endişelenen Kader Çakal, "Yangın esnasında buradaydık. Arazözlere, tankerlere su taşıyorduk. Sonra yangın bu tarafa gelince biz kaçmak zorunda kaldık. Kaçtık gittik. Sonra Çatak'a gittik, keçilerimizi götürdük. Ondan sonra yangın Çatağ'a da geçti. Oradan kaçtık Fethiye'ye gittik. Sonra bir gün sonra geldik. Buralar zaten küle dönmüştü. Ondan sonra böyle böyle ilerledik artık. Hani çok kötü ya, hani Allah'ım kimselere yaşatmasın, göstermesin. Çok kötü bir şey. Hani geliyorsun, her yer simsiyah. Ora gidiyorsun yeşil. İnsana gerçekten o kadar çok koyuyor ki hani anlatamam. Çok kötü bir duygu. Şimdi kafalarını sokacak bir evleri var. Allah'ın izniyle inşallah rahat edecekler. Herkese çok teşekkür ederiz. Allah razı olsunlar."








Dere Mahalle Muhtarı Birol Koyuncu, "Yüzyılın afeti diyebileceğimiz büyük bir afet yaşadık. Bu süreçte altı tane, yedi tane evimiz kullanılamaz halde bir tanesi de bu evimiz. Onun dışında yarım yanan evlerimiz var, birçok evimiz var, ahırlarımız var. Bu süreçte bize yardımcı olan Büyükşehir Belediye Başkanımıza, Daire Başkanlarımıza teşekkür ediyorum" dedi.
Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi'nde Görevli Sosyal Hizmet Uzmanı Zeliha Balık, "Seydikemer'de yaşanan yangınlardan dolayı birçok vatandaşımızın evi, eşyaları ve günlük yaşamın önemli bir parçası zarar gördü. Biz de Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi olarak Başkanımız Ahmet Aras'ın talimatlarıyla yangının ilk anından beri sahada vatandaşlarımızın yanında olmaya ve ihtiyaçlarını da yerinde tespit ederek destek olmaya çalışıyoruz. Bugün Dereköy Mahallemizde hanesi yanan bir vatandaşımız için konteyner ve eşya getirdik. Muğla Büyükşehir Belediyesi olarak yangından etkilenen tüm vatandaşlarımızın yanında olmaya, ihtiyaçlarını dinlemeye ve elimizden gelen desteği sunmaya devam edeceğiz" dedi.
Kıyı Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, yangından etkilenen vatandaşların yalnız olmadığını belirterek Büyükşehir Belediyesi'nin afet sonrasında da tüm imkânlarıyla sahada olmaya devam edeceğini söyledi. Başkan Aras, yangının ilk anından itibaren ekipler ile sahada oldukları gibi yangın sonrasında da vatandaşların yanında olmaya devam ettiklerini, asıl önemli olanın, afetten etkilenen vatandaşların yeniden hayatlarını kurabilmelerine destek olmak ve yaralarını birlikte sarabilmek olduğunu belirtti.






Gaziantep Valisi'nden fabrika yangını açıklaması: 'Hemen hemen kontrol altına alındı'

Gaziantep Valisi Kemal Çeber, kentte bir tekstil fabrikasında çıkan yangın ile ilgili açıklamalarda bulundu. Vali Çeber, "Yangına 39 araç ve 81 personelle müdahale ediliyor, hemen hemen kontrol altına alındı" dedi

11.08.2026 11:23:00
İHA
 
Gaziantep Valisi'nden fabrika yangını açıklaması: 'Hemen hemen kontrol altına alındı'
Gaziantep Valisi'nden fabrika yangını açıklaması: 'Hemen hemen kontrol altına alındı'
Yangın, Şehitkamil ilçesi 3. Organize Sanayi Bölgesi'nde bulunan Üniteks Tekstil isimli fabrikada çıktı. İddiaya göre, sabah 04.26 sıralarında bilinmeyen bir nedenle çıkan yangın sonrası yapılan ihbarla olay yerine çok sayıda itfaiye, sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri, kısa sürede büyüyen ve fabrikayı saran yangına müdahale etti. Ekiplerin yangınla mücadelesi 39 araç ve 81 personelle sürerken Gaziantep Valisi Kemal Çeper de olay yerine gelerek yetkililerden son durum hakkında bilgi aldı.






Yetkililerden bilgi aldıktan sonra açıklamalarda bulunan Gaziantep Valisi Kemal Çeber, "Yangın, 3. Organize Sanayi Bölgesi bulunan fabrikada çıktı. Gördüğünüz dumanlar aslında söndürüldü ya da söndürülmesi aşamasında olduğuna işaret ediyor ama müdahale devam ediyor. Gece 04:26 sularında yangın şu an henüz belirleyemediğimiz bir nedenden dolayı tabii ona bakılacak teklif olarak çıkıyor. Fabrika bir pamuk ipliği tesisi. On yedi bin beş yüz metrekare bir fabrika. Yangının etkilediği alan üç bin metrekarelik gibi bir alan. Yoğun çalışan bir fabrika. Üç vardiya çalışıyor. 04:26'da yangın çıkınca kendileri de bu konuda en güzelini yapıyorlar ve hemen herkes tahliye ediliyor. Beş dakika sonra da OSB itfaiyemiz, Büyükşehir itfaiyemiz burada 04.32 itibarıyla ve yangınla mücadele başlıyor. Tabii pamuk ipliği bilmeyenler için ifade edelim çok yanıcı bir maddedir. 






Yani siz söndürdüğünüzü düşündüğünüzde bile içten içe yanma riski olan bir madde. Balyalar halinde tutulur. Onlar yanıyor. Biz de sabah 7'den itibaren dronlar üzerinden zaten yangını sürekli olarak takip ettik. Randevularımızı bitir bitirmez de hem sevgili hemşerilerimize geçmiş olsun diyelim hem yerinde görelim diye geldik. Elhamdülillah ki vefat ya da yaralımız yok. Bizim yangınlardaki ilk önceliğimiz bu. Üç bin metrekare kadar bir alan etkilendi Şuan itibariyle de 39 itfaiye aracımız ve 81 personelimiz müdahale ediyor. Zaten daha fazlasını alacak fiziki imkan da yok. Ekipler çalışmalarını devam ettiriyor ama işte malzemenin ve fabrikanın özelliği gereği uzun bir mücadele gerektiriyor. Hemen hemen kontrol altına alındı. Bundan sonra soğutma çalışmaları devam edecek. Nedenine ilişkin arkadaşlar çalışmalarını yürütecekler" ifadelerini kullandı.

İtfaiye ekiplerinin yangının çıktığı fabrikada söndürme ve soğutma çalışmaları devam ediyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.