HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 06 AĞUSTOS 2021, CUMA

Bu ense ve bu kulak varoldukça...

27.06.2001 00:00:00
12 Haziran 2001 tarihinde Hürriyet gazetesinde Emin Çölaşan "Ankara'da bir miting" başlıklı yazısını kaleme almıştı. Kulaktan dolma yanlış bilgilere dayanan ve ısmarlama olduğu her cümlesinden belli olan yazısı Çölaşan'ın malum siciline silinmez kara bir sayfa eklemişti.

Mitingle ilgili iftira ve zan dolu yazısına Yeni Mesaj'daki hemen her köşe yazarı arkadaşımız tokat gibi cevaplar vermişti. Müfteri yazar da ensesinde patlayan tokatların etkisiyle şişkin bir enseye sahip olmuştu.

Bu yazımızla, aynı yazarın aynı gün "Bir cami serüveni" alt başlığıyla kaleme aldığı yazının da bir düzmece dizisi olduğunu ortaya koyup, sıranın kulağının çekilmesine geldiğini göstereceğiz.

"Geçtiğimiz 10 Kasım günü saat 9'u 5 geçe bütün araçlar Atatürk'ü anmak için korna çalarken, Ankara'da Tarım Bakanlığına bağlı bir arazide 10 elektrikli testere birden çalışmaya başladı. Güzelim kocaman çam ağaçları yaklaşık bir dakika boyunca yerle bir edildi. Korna sesleri yüzünden bu patırdı duyulmadı." (Emin Çölaşan 12.6.2001 Hürriyet).

Çölaşan'ın iddiası bu. Bakalım böyle mi olmuş; geçen hafta içinde telefonla beni arayan şahıs kendini tanıttı: "Ben, Emekli Albay Kadir Ok. Yenimahalle Tarım Camii Yaptırma ve Yaşatma Derneği Yönetim Kurulu Başkanıyım. Hakkımızda basında yer alan iftiralarla ilgili belgelere dayalı gerçekleri sizle paylaşmak istiyorum. Sizin medyacılık anlayışınıza ve tatbikatınıza güvendiğim için görüşmek istiyorum". Ben de kendisine "memnuniyetle" dedim ve ertesi günü yaptırdıkları caminin derneğinin faaliyet gösterdiği tuğladan yapılmış küçük ama sıcak ve samimi ortamın varolduğu barakada buluştuk. Tabii ki sayın Ok'la beraber bütün yönetim kurulu oradaydı.

Yaşını başını almış, çalışkan, samimi ve dirayetli bir kadroyla başbaşaydım. Bu kadroda kimler yoktu ki? Türk Silahlı Kuvvetlerinin emekli mensupları, emekli Emniyet, ilahiyat, mimarlık müntesipleri... hepsi oradaydı. Tam 3 saat birlikte olduk.

Yönetim Kurulu Başkanı Emekli Albay Kadir Ok, camiyle ilgili yaşanan tüm hukuki serüveni, bir bir yerine getirilen eksiksiz prosedürü kalın bir dosyadaki belgeleri tektek gözümüzün önüne sererek gösterdi. Aynı işlemi daha önceden kendisiyle görüşmeye gelen Çölaşan'ın medyasındaki muhabirlere de yapmış sayın Ok.

Şimdi geliyoruz Sn. Ok'un açıklamalarına:

"Çölaşan'ın bahsettiği tarihten tam 13 ay önce, yani 18 Ekim 1999'da camii inşaatı sahasındaki 39 adet sarıçam, bizim talebimiz üzerine Büyükşehir Belediye Çevre Koruma Daire Başkanlığı'na bağlı özel araçlar tarafından kökleriyle beraber sökülerek Eşref Bitlis Caddesi yanına nakledildi ve tekrar dikildi. Bir tek çam ağacı heba olmadı, isteyen gidip görebilir."

Çölaşan'ın alışkanlığıdır, hep belgelerin kendisine fakslanmasını arzular. Bu işlemin de belgesini ister Sn. Ok'tan. İster ilgili daire başkanlığından, isterse zatından talep edebilir. Halüsinasyon illetine şifa niyetiyle bir bardak suyla karıştırıp içmek isteyebilir. İmkan olsaydı da 10 Kasın 2000'de saat 9'u 5 geçe 10 adet elektrikli testerenin sesini rüyasının kaçıncı Rem döneminde duyduğunu Çölaşan'dan öğrenebilseydik. Ya da aynı saatte, akciğerini genişçe şişirerek üfleyeceği ve kanındaki promil oranını gösterecek bir cihazla kontrol edilmekten çekincesi olmadığını ifade edebileceğini duyabilseydik.

Çölaşan'ın diğer bir iddiası da şu; "İnşaat su basmasına kadar yükselmiş ve paydos edilmiş... madem para yok, inşaat niye başlatılır!" Muhabirleri Çölaşan'ı fena yanıltmış. Çünkü inşaat şu anda kubbeyi çatma aşamasına gelmiş ve tepesinde bir bayrak nazlı nazlı dalgalanıyor. Dernek Yönetim Kurulu Başkanı Emekli Albay Kadir OK diyor ki; "40 gün sonra ilk katı ilk defa açacağız." Beni 40 gün sonra camide kılınacak Cuma namazına davet ettiğine göre, aynı daveti Çölaşan'a da yapacaktır Sn. Ok.

"En yakın cami bir buçuk km uzaklıkta, insanlar mescide sığmıyor yağmurlu karlı günlerde perişanlık çekiyorlar" diyen Sn. Ok, "... Ayrıca orada mescit var, cami niye yapılıyor?.." diyerek muhalefetini ortaya koyan Çölaşan'a gerekli cevabı veriyor. Gittim, gördüm, mescit 15 kişilik kapasiteye sahip. Kadir Bey'in babası tam 17 yıl askerlik yapmış. Kendisi de 1979'da TSK'dan emekli olmuş bir Tank Albay. Bana en çarpıcı gelen cümleleri şuydu: "Etrafımızda belli insanlar var, bunlar bize gelerek (sizin bütün yaptıklarınız hukuki, bunu biliyoruz, fakat biz burada ezan sesi duymak istemiyoruz, bunun için sizle uğraşmaya devam edeceğiz) dediler. Bunu kulaklarımla işittim ve inanamadım."

Evet, dostlar, durum böyle. Kadir Bey'in açıklamaları Mesaj TV'de genişçe yer aldı. Biz de doğrunun haklının yanında her zamanki gibi yerimizi aldık.

Şimdi sıra, bayrak, ezan ve asker düşmanlığı yapanların ve bedava (!) avukatlarının yüzünün alacağı şekli görmeye geldi. Yoksa, "Zaten yüzsüzler, şeklini görmesek de olur" diye mi düşünüyorsunuz. O zaman kaçacakları deliklere dikkat edin.

Birilerinin kulakları, Kadir Bey'in eli ve sözleriyle, bizim de yazımızla, daha çoook uzayacağa benziyor.
 
Nuri Kaplan / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.