Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın Harp akademilerinde düzenlenen uluslar arası güvenlik sempozyumunda yaptığı konuşma her zamanki gibi önemli uyarıları ve tavsiyeleri içeriyordu.Terörün küresel boyutuna değinen Büyükanıt, "Teröre destek veren müttefiklerimiz var, Teröriste yardım eden de teröristtir" ifadesiyle hem içimizdeki taşeron siyasilere, hem de stratejik müttefik görünen küresel güçlere gerekli uyarıyı yaptı.Bu ikazının ispatı olarak da şu gerçekleri ifade etti:"Müttefik olan ülkeler arasında PKK terörünü doğrudan ve dolaylı olarak destekleyen ülkeler vardır. Bu bizi son derece rahatsız etmektedir. Türkiye'de teröristler çeşitli patlayıcılar kullanmaktadır. Topuk koparan mayınlar ve C4, A4 patlayıcılar... Bunlar süpermarketlerden alınmıyor."Evet. Bunlar marketlerde satılmıyordu. Ya ABD yapımıydı, ya da AB ülkelerine aitti?Bu mayınların, patlayıcıların, silahların Batı ülkelerine ait olduğu haberleri defalarca çıktı ve resmi kaynaklar da bunu doğruladı.Düşünebiliyor musunuz, bu patlayıcılar, bu silahlar ülkemizde nerelerde kullanılıyor? Şehir merkezlerimizde siviller katlediliyor, askerimiz şehit ediliyor, binalar, araçlar havaya uçuruluyor?Bütün bu katliamların arkasındaki irade PKK terörü olabilir, ama "al bu silahları kullan" diyenler, hatta teröre hibe edenler en az onlar kadar suçlu değil mi?Terörün hedefi belli, ülkemizi bölmek ve parçalamak, peki ya bu silahları onların eline verenlerin hedefi ne?Terörün hedefiyle onların hedefi arasında herhangi bir fark var mı?Yoksa asıl hedef onların da, terör sadece bir paravan mı, tetikçi mi?İşte bütün bu yorumları Büyükanıt Paşa şu sözlerle güzelce özetliyor:"Teröriste yardım eden de teröristtir"Ya ülkesinde terör örgütünün yayın organına, Türk yayın organlarından daha fazla serbestiyet tanıyan sözde müttefiklere ne demeli?Sizce Büyükanıt, "Bazı ülkeler terör örgütlerine karşı çifte standartta bulunuyor. Bazı ülkeler terörü dış politika malzemesi olarak kullanıyor" derken kimleri kastediyor.Bu tarife en iyi uyanlar başta ABD olmak üzere, İsrail ve AB değil mi?Kuzey Irak'a operasyon konusunda da Büyükanıt Paşa önemli açıklamalarda bulundu:"12 Nisan'da bütün dünyaya söyledim. Oraya bir harekat gerekir. Ama her harekatın bir politik amacı olmalıdır. Politik amaca, askeri vasıtalarla ulaşılır. Politik direktif verilirse asker oturur bu hedefi nasıl elde edeceğini, ne kadar kuvvetle elde edeceğini hesaplar"Başbakan Erdoğan sırası geldiğinde "Asker bize bağlıdır" diyor, ama ardından "asker operasyon kararı alırsa biz meclisten bu kararı çıkarırız" şeklinde açıklama yapıyor.Tabii, burada siyasetin topu taca atma gayretini görüyoruz. Doğabilecek sıkıntıları askerin sırtına yükleme, kötü sonuçla karşılaşınca, "ne yapalım askerin kararı" diyerek yan çizme niyeti.Asker bunu yer mi? Yemediğini Büyükanıt Paşa'nın açıklamasında görüyoruz."Siyaset, operasyon yapılacaksa karar almalı, asker ise üzerine düşeni yapmalı diyor", Sayın Paşa.Tabii, Büyükanıt bunları söylüyor, ama yaptığı şu açıklamalarla da yapılacak bir operasyonun çözüm olmadığını da ifade ediyor:"İçeri girip sadece PKK ile mi uğraşacağız yoksa Barzani ile bir şeyler olacak mı? Orada PKK var Barzani var, bir de ortada ABD var. Benim önüme sözlü değil yazılı talimat gelmesi lazım"Yani operasyonun amacı ne olacak? Sadece PKK ise, arkasındaki irade, yani Barzani ve de teröre desteği açık olan ABD ne olacak?Sayın Büyükanıt şu sözlerle de siyasilerimize güzel bir diplomasi dersi veriyor:"Terörle mücadelede başarı için küresel düzlemde ortaklık şart ve fakir ve zengin ülkeler arasındaki uçurumun ortadan kaldırılması gerekiyor. Toplumlar arası refah farkı arttıkça terör beslenmektedir. Terörle mücadelede BM çatısını etkili olarak görüyorum."Yani Kuzey Irak'a bir operasyon yapılacaksa bu BM çatısı altında olmalıdır ve terörü tamamen yok etmenin yolu insanlar arası ve de ülkeler arası gelir dağılımdaki dengesizliği ortadan kaldırmaktır.Sizce bu son tavsiyeleri yıllardan beri ifade eden hangi siyasimiz var?Tabii ki Milli Ekonomi Modeli'nin sahibi ve Bağımsız Türkiye Partisi'nin Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş.Milli Ekonomi Modeli'ni incelerseniz terörün ve sömürünün asıl sebebinin küreselleşme adı altında uygulanan ekonomik politikalar olduğunu vurguladığını görürsünüz. Sunduğu milli projelerle, insana, kaynaklara, paraya, emeğe ve birçok ekonomik unsura bakışıyla gelir dağılımındaki dengesizliği tamamen kaldırdığını, işsizliğe son verdiğini, dünyanın nimetlerinden adil bir şekilde yaşayan her bir ferdin doya doya istifade ettiğini görürsünüz.Yine Sayın Baş, Kuzey Irak'a ve Kerkük'e operasyon konusunda ise aylar önce, "BM çatısı altında olmalıdır" teklifinde bulunmuştu.Şimdi askerin en yetkilisi de bunu onaylıyor. Aklın yolu birdir.Siyaset, eğer Sayın Baş bunu teklif ettiğinde hemen uygulasaydı bugün ne PKK, ne Kuzey Irak ne de Kerkük sorunu kalacaktı.Görünen o ki, terör konusunda sadece askerin duyarlı olması yeterli değildir, siyaset de gerekeni yapmalıdır. İşte o zaman, belki yapılacak birkaç siyasi hamleyle kısa zamanda ne terör kalacaktı, ne de küresel tehdit?Sen tek vücut olduktan sonra, ekonomini güçlendirdikten sonra, uluslar arası ilişkileri de milli menfaatlerimize endeksledikten sonra ve de askerini ve güvenliğini güçlendirdikten sonra sana kim, ne yapabilir?Herkes gelip senin bükülemeyen elini öpecektir.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Yeni anayasa, meşruiyet arayışı ve muhalefetin dizaynı / 24.06.2026
- Cenevre’de tehditlerin gölgesinde 60 günlük yol haritası / 23.06.2026
- Dijital mutabakatın gölgesinde yeni hamle hazırlıkları / 22.06.2026
- Kaostan beslenen düzen ve Moskova’da patlayan İHA’lar / 21.06.2026
- İslamabad Anlaşması ve İran'ın büyük zaferi / 20.06.2026
- Raflara ceza, üreticiye baskı / 19.06.2026
- İsrail’in bitmeyen yayılmacılık stratejisi / 18.06.2026
- Bütçe açıkları, faiz sarmalı ve kanıksanan yoksulluk / 17.06.2026
- Ortadoğu’da savaşa ‘reklam arası’ mı, yeni bir dönem mi? / 16.06.2026
- Gerçek enflasyonun altında ezilen emekli ve işçi / 15.06.2026
- Cenevre’de tehditlerin gölgesinde 60 günlük yol haritası / 23.06.2026
- Dijital mutabakatın gölgesinde yeni hamle hazırlıkları / 22.06.2026
- Kaostan beslenen düzen ve Moskova’da patlayan İHA’lar / 21.06.2026
- İslamabad Anlaşması ve İran'ın büyük zaferi / 20.06.2026
- Raflara ceza, üreticiye baskı / 19.06.2026
- İsrail’in bitmeyen yayılmacılık stratejisi / 18.06.2026
- Bütçe açıkları, faiz sarmalı ve kanıksanan yoksulluk / 17.06.2026
- Ortadoğu’da savaşa ‘reklam arası’ mı, yeni bir dönem mi? / 16.06.2026
- Gerçek enflasyonun altında ezilen emekli ve işçi / 15.06.2026

























































